etterna_ ' Alıntı:Sustum... bir şey söylemedim yalnızlığım için ona..
Bu akşam patlama zamanıymış bilemezdim önceden. Kendimi tanıyamadığım zamanlar olur bu o zamanlardan biriydi.Gardrobun kapağı kırılmış...
Sigaram bitmişti sadece... Bu ev sapa çarşıya taşınma zamanı geldi çattı. Manzara bi yere kadar galiba.
Dört saat bekledim. Sonra kendimi bilmezce kurmaya başladım “ben çalışmıyorum, arabam olsa gider alırım” güçsüz mü sandım kendimi; tıkılmış kalmış evde ne?
Toplantıda olduğunu biliyorum hiç bi şüphem yok bundan aşkım benim..
Ben sadece sapıttım boşluktan, aylaklıktan, hayal kırıklığımdan...gururdan..
Seni kırdım uyu şimdi huzurlu olsun için benden yana.Ben iyiyim ummadığın kadar..
Kendimi evin dışında buldum bi an ne yapıcaksam o karanlıkta, sapa yerde?
Seninle kapıda karşılaşınca bi anda aslında belli etmedim, edemezdim sana ama sevindim yalnız olmadığım için. Seni itip yoluma devam edince, arkamda sen vardın “canım”!!!
Sonra bana sarıldın.Herşeyi unuttum ama direndim gururuma yenildim özür dilerim bebeğim.
Sensiz yemek yemek istemiyorum artık yeter!!
Bu saatlere kadar uyumamamın sebebi bişeyleri yaşayamamışlığımızdan mı?Sana doyamamaktan mı? Bin bir türlü soru ve sensiz, belki yalnızlıktan.
pc başından popomu kaldırmak istiyorum.Bu güzel havalarda sadece akşam üzeri seninle sahilde dolaşmak, elele dolaşmak istiyorum çok mu?
Senin suçun yok beni sevdiğinden hiçbir kuşkum yok. Beni anladığını biliyorum, hissediyorum... Bana hissettirdin de bu akşam fazlasıyla. Ama şimdi uyuyosun benden habersiz... Yarın yine aynı ve öbür gün... iş, toplantı..
Ama ne varki kendime yetiyorum yalnız da olsam.. Sana doyamasam da ben iyiyim ummadığın kadar... Bir tek sen bazen hayatımdasın, bazen yoksun o kadar...
Ben iyiyim umamdığın kadar iyiyim blissy
lalezar ' Alıntı:sevginin yanında ,zaman mekan kırık cam parçalarıdır..batmasın gönüle...
lerzan ' Alıntı:cumartesi gecesine kadar yokum. hepinize cocuklarinizin dunyasinda keyifle sevgiyle..
Kalemine sağlık lalezar...lalezar ' Alıntı:Barış Akarsu için...............
Gökyüzünde melekler, elekleriyle su taşıdılar , susuzluktan kurumuş (k)alem erbabına...
Ve yeryüzündekiler yağmuru tanıdı ……ve bir Mansur vardı ki …sesi , açları doyuran...
Mansur….
ezelden suskun gibisin..
Seni derdest eden kudrete,
küskün gibisin…
meyusane bakışın har’dı özüme..
sırrı sırra koydu , aslı aslıma...
sadık muhbir gibi daldı
rüyama….
Salıver gitsin....
başparede ağaç oldum soruldum...
boğum boğum, salkım saçak soyuldum,
mansurum...
delik deşik kovuldum...
nefesini iliştirdim yıldıza....
ebabiller nişan aldı ruhuma...
gölgede nemrudun sıcağı.... ,
kuzguni,
yatışmaz..
Mansur’um gel de..…
istersen musahhar edeyim leyli neharı..
Leyla’yı mecnuna vereyim,
helal diye..
yüreğe sabır küreyim..söyle..
yoksa dikenlerin , defne dalı mı?
Soruver gitsin..
nar çiçeğim ,
kalma cefasız..
Açıver gitsin….
zevkü sefa dillerinde,
düreyim zamanı ebede..
nağmelerinde......
lakin sustun ya......
körebe kaldım kerbelada…
Mansur’um dile gel !
Yeter küstüğün..…
hercümerc oldu dünya..
durma..
Ölüver gitsin...
aslına...
Dönüver gitsin
Bu sitenin çalışmasını sağlamak için temel çerezleri ve deneyiminizi geliştirmek için isteğe bağlı çerezleri kullanıyoruz.
