sosyal fobiyi neler yaparak yenebileceğimizi burada tartışalım mı ?

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

imported_Angel

New member
9
HD RANK
Katılım
17 Mayıs 2008
Mesajlar
996
Reaksiyon puanı
7
Puanları
0
Arkadaşlar sitede sosyal fobi ile ilgili konuların geçtiği yerlere baktım ancak sosyal fobiden muzdarip olan kişilerin biraraya toplanıp bunu nasıl yeneceği hakkında fikir alışverişi, tartışma veya beyin fırtınası yapabileceği bir yer bulamadım...o yüzden böyle bir konu açmak istedim...eminim ki bu konuya fazlaca katılım olacaktır..

ilk olarak ben fikrimi söyleyerek konuda açılış yapayım...
sosyal fobinin kaynağının yanlış aile tutumları olduğunu ve bizim de bunlardan etkilenerek bugünkü hali aldığımızı düşünüyorum...malum küçük yaşlarda beynimize neyi alıp neyi almamamız gerektiği konusunda bir süzgece sahip değildik şimdiki gibi....ancak şimdi bu süzgece sahibiz..
ama süzgecimizin olmadığı dönemlerde beynin içine giren virüsleri neden hala bugün tutarız ki ?

bence sosyal fobinin yenilmesi için bize ailemiz tarafından dikte edilen ve özgüvenimizi egomuzu sarsan düşüncelerden arınmalıyız...böylece sosyal fobinin diğer bir belirtisi olan, başkalarının düşüncelerine fazla önem verme konusunun da kendiliğinden hallolacağını düşünüyorum...

sosyal fobisi olan arkadaşlar sizin de fikirlerinizi bekliyorum...burada birbirimize yardım ederek bu engeli hep beraber aşalım ne dersiniz ?

bu sorunun kaynağı sizce neler ?
özgüven nasıl geri kazanılır ve geliştirilir ?
ve bu konuda neler yapılabilir ?
karar verme becerisi nasıl kazanılır ve geliştirilir ?
daha da önemlisi nereden başlamalı ?
fikirlerinizi bekliyorum
k8908k8908k8908
 
filmlerde görmiştim ben de, hani bir grup toplanırlar bir yerde, herkes sırayla hangi konuda konuşuyorlarsa o şey hakkında kendi başından geçenleri anlatır. . öyle bir şey faydalı olabilir bence. . hem paylaşma duygusu insanı hafifletir, hem de bazı şeyleri affetmek için adım atılmış olunur. .
 
Arı Poleni denediniz mi bir yerde okumustum. bayagı iiyi geldıgıne dair. 1 ay oldu bende başlayalı bayagı iyi durumdayım allah bozmasın. 6 ay kullanacam bakalım ne olcak:) 4-5 yıldır bıktım artık sentetik haplardan nefret ediyorum. kullanınca süper bıraakınca ölmeyi düşünen psikolojıden. o yusden arı polenine başladım denemelisiniz bence ama ben sigara alkol gibi kötu alıskanlıkların hepsını bıraktıktan sonra denemeye başladım. sigarayı bırakmayıda Allen carr yontemıyle bıraktım:) sonra bol bol yazarım kalın saglıcakla. birde sunum yaparken kekemeliği atsam varya süper olur. sesli duraklamalardan nefret ediyorum. bu arada 4 gundur sosyal fobı telkınınıde dınlıyorum.
 
çocukken konuştuklarınız dinlenmiyor
sürekli eleştiriliyorsanız
iyi bir şey yaptığınızda takdir edilmiyorsanız
toplum içinde eleştiriliyorsanız
anne veya babanız size sürekli başkalarını örnek gösteriyorsa
otoriter,herşeyi ben bilirim diyen ebeveynlere sahipseniz...
sosyal fobili oluyorsunuz tek çözüm bilinçaltı onarımı ve üstüne gitmek
 
çocukken konuştuklarınız dinlenmiyor
sürekli eleştiriliyorsanız
iyi bir şey yaptığınızda takdir edilmiyorsanız
toplum içinde eleştiriliyorsanız
anne veya babanız size sürekli başkalarını örnek gösteriyorsa
otoriter,herşeyi ben bilirim diyen ebeveynlere sahipseniz...
sosyal fobili oluyorsunuz
ben çocukluğumu, geçmişimi. . hatırlamak istemiyorum; 'derinn eskim'i çabucak unutuyorum. . bu neden olabilir??
 
ben çocukluğumu, geçmişimi. . hatırlamak istemiyorum; 'derinn eskim'i çabucak unutuyorum. . bu neden olabilir??


Sorunun cevabı içinde saklı :)

Hatırlamak istemediğin için unutuyorsun..
 
dusun2 ne yapmalı, nasıl davranmalıyım acaba? o büyük '?' leri çok yoruyor beni terli345

Bilmem :)

Beyin fırtınası yapalım mı?

Kendimde olsa bu sorun önce dönüp kendime sorardım sanıyorum. Hatırlamak istemediğim bazı durumlar mevcut ama hatırlayamıyor olmaktan da rahatsızım. Zaten istemediğim bir şey gerçekleşiyor, peki bundan neden rahatsızım?
Bundan rahatsız olan gerçekten ben miyim?
Ya da hatırlamak istemediğim durumları gerçekten ben mi hatırlamak istemiyorum?
Peki insan neden hatırlamamayı seçer?

İlk aşkımızla ilk öpücüğümüzü hafızamızda sanki daha dünmüş gibi tutarken, her hatırladığımızda içimizi o sıcak duygu sararken, nasıl olur da ismini bir türlü aklımıza getiremeyiz?

Başlayan ve sonucu kötü biten bir tartışmanın içinde geçen sözlerini ve aldığımız sarsıcı darbeleri hatırlarken nasıl olur da başlangıç sebebini hatırlamak için hafızamızı sarsmamız gerekir?

Hatırlanan şeyler de yaşadığımız olaydaki kişiler, onların kıyafetleri, saçları, konuşma biçimleri, nereli oldukları, nasıl sözler söyledikleri midir; yoksa biz de bıraktığı izler, duygular mıdır?

Hatırlamamayı seçip hatırlamamak mümkünken, hatırlamayı seçip sorumluluğu kendi ellerimize alabilir miyiz peki? Hatırlamayı seçince hatırlamak mümkün müdür? Diğeri mümkünse bu da mümkün olmalı :)

Bir olay düşünelim; çok kırılmışız, incinmişiz, karşımızdaki sevdiğimiz kişi (aile, eş, dost, sevgili) ondan hiç beklemediğimiz bir şekilde yaralamış bizi. Dost olduğunda ilişkinizi bitirmek bazen kolaydır, sizi kırmıştır dersini onu hayatınızdan çıkartarak ödetirsiniz. Ama aile kavramında hayattan çıkarmak herkesin yapabileceği bir durum değil, yapılmamalı da zaten. Onu hayatınızdan çıkaramadığınız, onunla bağınızı kesemediğiniz veya gerçekten sevdiğiniz için kesmek istemediğiniz kişi/lerin yaptıklarını unutursunuz.. Görmemezlikten gelirsiniz ve bu bir süre sonra kronikleşir. Zamanla tavizler birbirini kovalar, görmemezliğe, arkada bırakmaya, unutmaya o kadar alışırsınız ki hatırlayamazsınız..

Bunu size yapan siz de olabilirsiniz :) Kendinizi affedemediğiniz durumlarda o olayı hatırlamamayı seçersiniz bilinçli veya bilinçsiz ve arkası kesilmez.. Bir süre sonra bilinçaltınızı öyle bir programla tanıştırmış olursunuz ki o en baştaki parafta size haz veren ilk öpücüğü bile hatırlayamaz konuma gelirsiniz..

Hatırlamak istemediklerimiz genelde affedemediklerimizin kaynağıdır ve bu kaynak çok güzel beslenir.

Suçluluk telkinlerimiz bu yüzden var, ego güçlendirici, kendine güven hepsi derinde bir yerde affetmenizi kolaylaştırır. Affettikçe yüzleşir ve yüklerinizden kurtulursunuz..

Sevgili Shamanic o kadar değerli bir hediye sundu ki bizlere, bana kalan sadece hatırlatmak: http://www.hayatimdegisti.com/forum...iyesi-gecmis-gelecek-ve-simdi-kutsal-3-a.html

Konunun çok dışına çıktığımın farkındayım. Bunun için imported_Angel'dan özür diliyorum :) Fakat yanıtsız kalmasını istemediğim bir soruydu.

Sevgilerimle.
 
Bilmem :)

Beyin fırtınası yapalım mı?

Kendimde olsa bu sorun önce dönüp kendime sorardım sanıyorum. Hatırlamak istemediğim bazı durumlar mevcut ama hatırlayamıyor olmaktan da rahatsızım. Zaten istemediğim bir şey gerçekleşiyor, peki bundan neden rahatsızım?
Bundan rahatsız olan gerçekten ben miyim?
Ya da hatırlamak istemediğim durumları gerçekten ben mi hatırlamak istemiyorum?
Peki insan neden hatırlamamayı seçer?

İlk aşkımızla ilk öpücüğümüzü hafızamızda sanki daha dünmüş gibi tutarken, her hatırladığımızda içimizi o sıcak duygu sararken, nasıl olur da ismini bir türlü aklımıza getiremeyiz?

Başlayan ve sonucu kötü biten bir tartışmanın içinde geçen sözlerini ve aldığımız sarsıcı darbeleri hatırlarken nasıl olur da başlangıç sebebini hatırlamak için hafızamızı sarsmamız gerekir?

Hatırlanan şeyler de yaşadığımız olaydaki kişiler, onların kıyafetleri, saçları, konuşma biçimleri, nereli oldukları, nasıl sözler söyledikleri midir; yoksa biz de bıraktığı izler, duygular mıdır?

Hatırlamamayı seçip hatırlamamak mümkünken, hatırlamayı seçip sorumluluğu kendi ellerimize alabilir miyiz peki? Hatırlamayı seçince hatırlamak mümkün müdür? Diğeri mümkünse bu da mümkün olmalı :)

Bir olay düşünelim; çok kırılmışız, incinmişiz, karşımızdaki sevdiğimiz kişi (aile, eş, dost, sevgili) ondan hiç beklemediğimiz bir şekilde yaralamış bizi. Dost olduğunda ilişkinizi bitirmek bazen kolaydır, sizi kırmıştır dersini onu hayatınızdan çıkartarak ödetirsiniz. Ama aile kavramında hayattan çıkarmak herkesin yapabileceği bir durum değil, yapılmamalı da zaten. Onu hayatınızdan çıkaramadığınız, onunla bağınızı kesemediğiniz veya gerçekten sevdiğiniz için kesmek istemediğiniz kişi/lerin yaptıklarını unutursunuz.. Görmemezlikten gelirsiniz ve bu bir süre sonra kronikleşir. Zamanla tavizler birbirini kovalar, görmemezliğe, arkada bırakmaya, unutmaya o kadar alışırsınız ki hatırlayamazsınız..

Bunu size yapan siz de olabilirsiniz :) Kendinizi affedemediğiniz durumlarda o olayı hatırlamamayı seçersiniz bilinçli veya bilinçsiz ve arkası kesilmez.. Bir süre sonra bilinçaltınızı öyle bir programla tanıştırmış olursunuz ki o en baştaki parafta size haz veren ilk öpücüğü bile hatırlayamaz konuma gelirsiniz..

Hatırlamak istemediklerimiz genelde affedemediklerimizin kaynağıdır ve bu kaynak çok güzel beslenir.

Suçluluk telkinlerimiz bu yüzden var, ego güçlendirici, kendine güven hepsi derinde bir yerde affetmenizi kolaylaştırır. Affettikçe yüzleşir ve yüklerinizden kurtulursunuz..

Sevgili Shamanic o kadar değerli bir hediye sundu ki bizlere, bana kalan sadece hatırlatmak: http://www.hayatimdegisti.com/forum...iyesi-gecmis-gelecek-ve-simdi-kutsal-3-a.html

Konunun çok dışına çıktığımın farkındayım. Bunun için imported_Angel'dan özür diliyorum :) Fakat yanıtsız kalmasını istemediğim bir soruydu.

Sevgilerimle.

açıklayıcı cevabın problemlerimin farkındalıgına ulaşmamı sağladı. bu konuyu okuyunca, evet sorunlarınla karsı karsıyasın ve sana sunulmus müthiş öneriler. çok teşekkür ederim. unutmak istediklerimi,hatalarımı affedip yoluma devam etmeyi seçiyorum. iyi ki varsınız.
 
arkadaşlar bir uzmandan destek almadan sadece telkinlerle bu sf den kurtulabilir miyiz. lütfen yardım edin
 
Eğer bir insan kendini sf li yapabiliyorsaa, neden kurtulamasınki sevincli Yaşamanın zevkine varmak senin ellerinde. . deriiiinn deriiinn nefes alıpp, hayatım güzelliklerini yeniden keşfetmekk. . Yaşamakk!! Senin ellerindee actionsmile İyiki varsınn
 
Kanımca bu illetin üstüne üstüne gidilmeli.. o zaman korkulacak bir şey olmadığı anlaşılabilir...

mesela ben şarkı söyleyerek insanların içinden geçenlere şaşırırdım.. yaw nasıl bu kadar rahatlar diye...


sonra dedim ki bende söyleyeceğim hani şarkı söylemeyi sevdiğimden değil, bu tabuyu yıkmak için...
ilk deneyimim şöyle: baktım karşıdan birisi geliyor 50 metre kadar ileriden başladım orta tonda şarkıyı söylemeye
baktım yaklaştıkça ses gidiyor.y789 ve ses gitti..


baktım az ileriden yine bir gurup geliyor.. başladım yine şarkıya yaklaştım yaklaştım... ve susmadım, baktım o gurup aldırmadı bile pehhh..

bir şeyi başarmanın sevinci içinde birkaç kere daha denedim, inanın netice insana güç veriyor..f678h

bu şekilde basit bir denemeden başlanıp, daha zorlarıyla yüzleşmeye gidilebilir..

ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN..
 
Cok guzel bir konu. Ben de eski-yeni bir sosial fobik olarak bu konuda bir kac fikir belirtmek istiyorum. Neden eski-yeni cunki, bir cok konuda (bu hastalik mi desem bela mi desem) bunu yenmeyi basardim. Ama hala tam anlamiyla yenemedim. Bir kac tecrubeyi ben sosial fobiyi yenmek gibi kabul etmiyorum. Sirf sosial fobiyi yenmek icin 100-e yakin kitap okudum. Anlaya bildigim kadariyla her kes sosial fobinin kokunun aileden geldigine inanmis durumda. Buna katilmiyor degilim, ama bende tam tersi oldu. 13 yasima kadar hep ailemle birlikte yasadim. O zamanlar cok aktiftim. 3-4 yasimda bile rahatlikla disarida dolasa biliyordum. Mesela o zamanlar yasadigim simdi isgal altinda olan Shusha shehrinde(Yukari Karabag) yasadigim evden cikip rahatlikla pazara, diger akrabalarimin evine gidiyordum, buyuk kucuk her kesle cok cabuk arkadaslik kura biliyordum. Isgalden sonra Bakida, Berdede, Gubada, Mingecevirde yasadim. O zamanlarda yeni eve geldigim ilk gunlerden sokaga cikiyordum ve cocuklarla cok cabuk arkadasliklar kuruyordum. Onlarin evine gidiyordum, onlari kendi yasadigim eve davet ediyordum. Yani anlayacaginiz cok sosyal bir cocuktum, o zamanlar hep ailemle yasadim. 13 yasimda lise sinavlarinda basarili oldugum icin diger bir shehirde olan yatili okula gittim ve ne olduysa orada oldu. Bir yil icinde tam bir tipik sosyal fobik oldum. Bu gune kadar bunun nedenini anlaya bilmis degilim. Cunki, okulda notlarim cok iyiydi, dolasyisiyla da hocalarla iyi geciniyordum, arkadaslarla da aram iyiydi, bazen kavga falan ediyoruk tabii, ama her shey normaldi. Hep birlikte futbol, tenis , voleybol maclari falan yapiyorduk. Yani okuldaki sosyal ortam da cok guzeldi. O okulda iki yil egitim gordum, daha sonra Bakiya tasindigimiz icin diger okulda egitim gormeye devam ettim. Bakida her gun eve gidip-geliyordum. Yani yatili okul durumu ortadan kalkmisdi. Belki de sosyal fobik olmamin sebebi yatili okulda okumam ola bilir. Yani sanki hapisde gibi insan. Okulun sinirlari icinde her sey cok guzel de disariya ozeniyor insan tabii. Sanki okuldan cikip eve geldigimde hapisten cikmis gibi seviniyordum ve okulumun ikinci yilinda okuldan nefret etmeye baslamistim bile. Dusunuyorum da belki arkadaslarin sulu espirilerine iceriliyordum. Gerci ben de sulu espiri yapiyordum ama. O okula baslamazdan once eve misafir geldiginde hep onlarla oynardim, konusurdum ve s. O okuldan sonra eve misafir geldiginde hep kendi odama kilitledim kendimi. Bu huyumdan yillar sonra kurtula bildim, ama tam kurtuldugumu da soyleyemem. Dusunun eve misafir geliyor ve beni soruyor hatta sesliyor, ben de uyudugumu ima etmek icin odamda isigi kapiyorum, kapiyi kilitliyorum. Hatta bazen misafir gelince hemen kosup yatagima girib uyudugum da oluyordu ). Sanki beni pisirip yeyecek)..Yani cok durum var, hepsini yazsam sayfalar yetmez)..Simdi bu gibi sorunlarim hayli azalmis durumda. Ama arkadaslik kurmada ve sosyal olmada hala problemler yasiyorum. Hatta ben cok guclu irade sahibi biriydim, kafama koydugumu yapiyordum. O okulda okumayi da kafama koymustum. Okulu yaklasik 750 ogrenci arasindan 6-cilikla kazandim. Ama okula basladiktan sonra iradem de zayifladi. Kafama koydugumu yapamaz duruma geldim. Daha sonra da pek zor hedefler belirleyemez duruma geldim zaten.
TOPARLAYACAK OLURSAM

---Sosyal fobinin en buyuk nedeni aile degil, soslay cevredir. Beni ailem hep el ustunde tuttu. Ayni zamanda da serbest olmam icin imkan tanidi. Tabii bazilarinin sosyal cevresi yalnizca ailesiyse ona deyecek bir sozum yok.
---Hep bir sheyi kendimiz icin imkansizlasdirip sonra hayiflanmak, eger boyle durum devam ederse sosyal fobiye sebep ola bilir.(bu isi yuzume gozume bulastiracagim, ben acizim hic bir isi beceremiyorum --gibi dusunmek)
---Karincayi deve yapmak. Yani kucuk bir seyi gozumuzde buyutmek sosyal fobiye sebep ola bilir.(mesela: boyum kisa kimse beni takmaz. Ve ya cok sismanim insanlar icten ice bana guluyordur ve s - gibi dusunmek)
---Tenbellesmek. Tenbel insan eger bu durum devama ederse gelecekte sosyal fobik ola bilir. Onun icin tenbelligi uzerimizden atmali, islerimizi kendimiz yapmaliyiz. Islerimizi zamaninda yapmaliyiz. Bir shey alacaksak kendimiz carsiya, pazara ve s gitmeliyiz.Kucuk kardeslerinizi , soforunuzu ,cocugunuzu buyurmaktan vaz gecin. Zamaniniz varsa kendi isinizi kendiniz yapin.

BU HASTALIGI NASIL YENELIM?

1-Ben 100-e yakin kitap okudum ama bek faydasini gormedim. Bu siteyi kesf edip telkinleri dinledikten sonra tamamen olmasa bile bu hastaligi yendim. Acil cozum telkin dinlemek bence.

2-Diger insanlarin da bir cogunun sizden pek farki yok. Bunu bilmek. Mesela siz hic diger insanlarin sizden utandigini fark etmediniz mi? Ve ya sizinle konusurken nefes almakta zorlandigini? INSANLARIN COGU BIZIM GIBI. bu guzel haber. Yani siz de karsisinda utanilmaya ve heyecan duylmaya layik bir insansiniz. Bunu unutmayin)) Diger insanlari dev aynasinda gormeyi birakin. Onlar uzaydan gelmedi, neden onlarin karsisinda utanalim ki? Mesela siz neden benim karsimda utanasiniz ki? Beni tanimiyorsunuz bile. Ben sizin hangi kusurunuzu gordum? Cevap: Hic bir kusurunuz gormedim ve sizin(diger insanlarin) benim karsimda sikinti duymaniz bana cok garip geliyor acikcasi ve icten ice ben "neymisim be abi" soylemiyor da degilim))

3-Insanlarla iliskide hep esit olun. Yani kendinizi kimseden ustun ve ya assagi gormeyin. Bu insan kim olursa olsun. Ister Birlesik Devletlerin genel sekreteri olsun ve ya evsiz bir alkolik olsun. Siz kimseden ustun ve ya assagi degilsiniz. Ben saygisizlik yapin demiyorum, saygili olun ama esit olun. Yani bir bakana "hey birader ne haber" soylemek saygisizlik ama "sayin bakanim benim filanca bir porjem var ve bu projelye sanayide cok buyuk bir kalkinma yasariz" soyleye bilmek ve ya "benim filanca bir problemim var" soyleye bilmek esitliktik. Ayni kurali yasadiginiz sosyal ortamada olan diger yetkili ve ya yetkili olmayip ta karizmatik ya da populer olan insanlara da uygulayin. Ya da tanimadiginiz ve ya tanidiginiz her insana.

Daha bir cok oneri ola bilir belki, hatirlarsam yazarim. Ama sosyal fobiyi yenmek mumkun. Bunu unutmayalim. Sevgilerle.
 
ben hiç göz teması kuramıyordum şimdi gayet iyi kuruyorum ilişkilerim düzeldi artık gözlerimi kaçırmıyorum ve biriyle konuşurken sesim değişmiyor ki ben bunu senelerce düzeltmeye çalıştım ama yapamadım en çok bunu yapabildiğime seviniyorum peki nasıl yaptım bir arkadaşım var bana yardım etmek istediğini söyledi.birini tanıyorum dedi okul birincisi çokda güzel konuşuyor sohbet ediyor dedi gittik tanıştık öğle molasında onunla çalıştık böyle gözlerinin içine bakarak konuşmamı istedi benden .ilk başta biraz zor oldu ama şimdi iyi .bence birinin yardımını alınca ve destek görünce insan biraz rahatlıyor.
 
telkin dinlemekle beraber her sabah-akşam üzerinde çalışmak istediğim konularda olumlamalar yapmak ve en azından haftada 1 affetme meditasyonu yapmak gerçekten iyi geldi bana... telkinlerin etkisiyle zihnim ve farkındalığım açıldığı için sürekli üşenip ertelediğim işlere de koyulup onları da yapıp tek tek bitirmeye başladım...işleri bitirmek hem zihni hafifletiyor.. hem de insan birşeyleri bitirmiş olmanın verdiği gururunu yaşıyor..
gündelik hayatımdaki olumsuz düşüncelerden kaynaklanan hatalarımı ve sınırlarımı da farkettiğim anda hemen nedenlerini araştırıyorum ve düzeltmek çin neler yapabileceğimi düşünüyorum...birden fazla seçeneğim varsa en kolay olan seçenekten başlıyorum...daha yolun başındayım ancak başladığım noktaya göre baya ilerlediğimi söyleyebilirim..
 
Arkadaşlar önerileriniz için çok teşekkür ederim beni motive ettiniz iyi varsınız sizleri seviyorum yaşadığım zorluklar bazen bundan hiç kurtulamayacağım hissi veriyor. bazen çok mutlu bazen karamsar olabiliyorum dalgalanma hissi herhalde ailemle paylaşamadığım şeyleri sizlerle paylaşıyorum şimdi biraz daha hafifledim sanki.
 
Okunulan kişisel gelişim kitaplarının çok faydası olmuyor kesinlikle,(kitap okumayalım demiyorum tabi ki )telkinleri dinleyene

kadar yaptığım hiçbirşeyin faydasını

görmedim. Telkinler mucize gibi :) tabi ki sadece telkinler yeterli değil,olumlamalar,içsel konuşmalar yapılmalı ek olarak.

Ve hepsinden önemlisi SABIR :)
 
Okunulan kişisel gelişim kitaplarının çok faydası olmuyor kesinlikle,(kitap okumayalım demiyorum tabi ki )telkinleri dinleyene

kadar yaptığım hiçbirşeyin faydasını

görmedim. Telkinler mucize gibi :) tabi ki sadece telkinler yeterli değil,olumlamalar,içsel konuşmalar yapılmalı ek olarak.

Ve hepsinden önemlisi SABIR :)

o konuda haklısın...ama şöyle bir durum var..kişisel gelişim kitapları da kendi içinde kategorilere ayrılıyor....yani daha içsel olan konularda var daha dışsal olan konularda var....değişimin dıştan içe değil, içten dışa gerçekleştiği kaçınılmaz...

mesela kendi özgüvenimizi bile daha oturtamamışken kendimizi nasıl seveceğimizi bile bilmiyorken tabi ki bize insan ilişkileri, beden dili veya iş hayatında başarı, etkili konuşma vesaire gibi kitapların faydası olmayacaktır.....

onun yerine sevgiyle ilgili, kendimizi sevmekle ilgili özgüvenle ilgili sırf bu konuyu kapsayan kitaplar var.... mesela "özgüven" diye bir kitap çarpmıştı gözüme...onlardan başlamak gerekiyor...
yukarıda bahsettiğim konular daha sonraki aşamalar...

telkinler konusunda sana katılıyorum...kitap konusunda da seçimleri o doğrultuda yapmak daha iyi olur..eskiden ben de hataya düşüp önce daha sosyal ve dışsal gelişim kitapları almıştım fakat özgüvenim ve kendime saygım olmadığı için fayda etmedi...özgüven geliştiren kitaplardan başlamak gerekiyor..
 
sosyal fobi bence mücadele edilmesi gereken bir tutum değildir. sadece insanın hayata, çevresine ve özellikle kendisine olan bakışının yansımasıdır sf.
bu bakış açısını değiştirebilirsen zaten sf kendiliğinden kaybolur...

sosyal fobinin en yaygın belirtisi topluluk içerisinde konuşma...

işim gereği sık sık böyle bir durumla karşı karşıya kalıyorum. toplantılarda soru sormak, gerekirse konuşma yapmak vesaire..
mesleğe ilk başladığım dönemlerde toplantı anında konuşmacıya soru sormaya hazırlandığımda bile kalp atışlarım hızlanır ellerim titremeye başlardı. bu durum beni rahatsız ettiği için çoğunlukla soru sormaktan vazgeçerdim.
bu konuda ilginç bir yöntem geliştirdim son bir yıla yakındır buna benzer orunlarla karşılaşmadım. toplantı anında soru sormam gerekiyorsa soru soracağım kişi dışındaki herkese içimden küfür ediyorum. hepinizin taa...
bu sayede o an sadece ben ve karşımdaki muhatabım kalıyor diğer insanlar sadece bir figür olarak kalıyor.
bu olayı her tekrar edişimde içimdeki heyecanın azaldığını ve kendime daha rahat ve daha berrak bir ruh hali hazırladığımı farkettim. artık soru sormadan önce gülümseyebiliyordum bile :)
soru sorarken tıkanmıyorum, daha uzun sorular sorup konuşmacıyı sıkıştırmaya çalışıyorum. falan filan...
artık bir toplantı sırasında ve özellikle kameraların karşısında bu sessizce küfür etme olayını sesliye çevirmek için içim içimi yiyor ama böyle bir davranışın beni yasal müeyyide altında bırakma ihtimali yüksek. bu yüzden bu deliliği yapmamak için kendimi zor tutuyorum...
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst