ÇEKİRDEK İNANÇ TESPİTİ

İki yeni kitap aldım bugün. Rüyaların iyileştirici gücü ve 9 kutsal bahçe. Çok ama çokkkkk sevinçliyim çoktandır istiyordum bu kitapları okumayı. Önce rüyaların iyileştirici gücünü okumaya başladım, yalnız komik olan diğer kitabımı da elimde tutuyorum. Her gittiğim yere öteki kitabı da taşıyorum. Onuda elimden bırakamıyorum. Resim kursuma uğradım, çoktan uğramamıştım. Kurs hocamla son karşılaşmamızda pekte hoşuma gitmeyen sözler söylemişti bana. Sadece beni yanlış yorumladığı için ve fazla açık sözlü olduğundan. Yoksa kötü sözler değildi. Bugünse çok farklı davrandı, çok saygılıydı, hatta özür diler mahiyette konuştu. Sevgimle kabul ettim özrünü. Fakat öncesinde dün gece gördüğüm rüyamdan bahsedeyim. Resim kursundayım, hocam bana "çayı demle" diyor, fakat bir türlü bulamıyorum çayı ben. Sonrasında "boş ver" diyor. Kurs oldukça temiz ve düzenli. Ben buna dikkat ediyorum rüyamda ve taktir ediyorum. Sonra hocam sağ koluma yaslanıyor. Ben onu biraz uzaklaştırıyorum. Bunu kibarca yapıyorum. İnsanların bunu yanlış yorumlamasını istemiyorum. Sağ gelecek ve erkek enerjisi demek. Kabul var rüyamda. Kadınlığımı kabul üzerine telkinler dinliyorum bu arada. İlgisinden hoşlanıyorum ama kendi içimde huzur ve güveni seçiyorum. Etraf temiz ve düzenli, bu konuda iyileşme ve arınma var. Sırf sonucu görmek için gittim özellikle bugün oraya biliyordum. Çoktandır, onunla aramızda bir sürtüşme ve gizli bir laf dalaşı vardı. Tam tersi bugün aramızda barış ve karşılıklı hoşgörü vardı. Ve ben geçenlerde "telkinlerimi dinleyip geleceğim, bakalım o zaman bana karşı tavrın ne olacak. Bakalım aramızda ne değişecek. Bana karşı tutumunda ne değişecek? " demiştim. Çünkü onunla aramızdaki sürtüşme çok belirgindi arkadaşlar. Onunla ilişkimde ben galibim :) Kendi adıma, güzel bir gelişme.
 
Aslında onunla ilişkimde değil, erkeklerle olan ilişkim demek daha doğru. Bu arada ben bir amazon kadınım. Onuda söyleyim. Çay konusuna gelince 'çay' onunla ortak noktamız. İkimizde karadenizliyiz çayı çok seviyoruz. Çay, keyif demek. Demek ki resim yapmaktan keyif almalıyım. Sabah kendi kendime şöyle söylediğimi şu an hatırlıyorum" Sen resim yapmayı seviyorsun, bunu sadece keyif alarak yap. Gerisiyle lütfen ilgilenme" :) Ben bir türlü bulamıyorum o da bana geç kaldın artık, boş ver diyor. Hmmm, burası önemli! Demek ki ben resim yapmak için geç olduğunu düşünüyorum ama zaten rüyada iyileşme ve arınma var. Çok takılmıyorum buna.
 
3. periyot bitti. Şimdi 3 günlük ara, sonra 4. periyota başlayacağım. Bu arada bazı konulu telkin cdleri almak niyetindeyim. Yarın onunla ilgili girişimde bulunacağım. Eminim harika sonuçları olacak. Rüyamda Tarkanı gördüm. Hayranı olduğum bir sanatçıdır. Çok başarılı, yetenekli ve özgün ban göre. Hayata karşı duruşunu da severim.( Bildiğim kadarıyla) Yeni aldığım kitapta tarkan ismini şöyle ayırmıştı Işık hanım T: Tanrı Ark: Su yolu An: Anda kalmak Yani Allahla beraber olduğunu bil, anda kal sürece güven sonuçta her şey senin için güzel olacak. Ve bir niyetle yatmıştım. Bu benim çok ama çok istediğim, hayalini kurduğum, yıllardır peşinden koşturduğum bir amaç. Ve harika olacak her şey. Amin Allahım bunu bütün kalbimle diliyorum. Lütfen nasip et...
 
Ve bir de müjde vardı rüyamda ama o bana kalsın. Paylaşmayacağım. :) BU arada tarkan hem dans ediyor hemde şarkı söylüyordu. Ben de ona eşlik etmeye çalışıyor, şarkıyı ezberlemeye çalışıyordum. Şarkı çok aklımda değil yine de şarkının içinde yıldızlar kelimesi vardı, onu hatırlıyorum. Yıldızlar: gökyüzü, gecenin süsü, aynı zamanda yol gösteren. Güzel, çok güzel bir rüya. İnanmayı çok istiyorum bu hayalin gerçek olacağına. amin OLsun o halde. Tüm kalbimle evet diyorum hayalime.
 
bu yolda çalışmalar yapıp, gerçekten isteyince verildiğine inanıyorum. çok güzel bir rüya görmüşsünüz. hayaller gerçekleşmeyecek olsaydı, hayal diye bir şey olmazdı. ben kulumun zannı üzereyim diyor kudsi hadiste. peygamberimizde dualarınıza hallerinizi katın diyor. buradaki arkadaşlardan olumlu yazılar görünce ben de mutlu oluyorum .
 
bu yolda çalışmalar yapıp, gerçekten isteyince verildiğine inanıyorum. çok güzel bir rüya görmüşsünüz. hayaller gerçekleşmeyecek olsaydı, hayal diye bir şey olmazdı. ben kulumun zannı üzereyim diyor kudsi hadiste. peygamberimizde dualarınıza hallerinizi katın diyor. buradaki arkadaşlardan olumlu yazılar görünce ben de mutlu oluyorum .

Çok teşekkür ediyorum. Duama eşlik ettiğiniz için teşekkürler:) Herkesin gönlünden geçen en kolayıyla hayırlısıyla olsun. amin:)
 
Yarın 4. periyot. Resim yapma konusunda daha istekli ve başarılıyım. Olumluyum, huzurluyum. Değişime inanıyorum. Devam edeceğim. Biliyorum ki her şey inşallah daha da iyi olacak. Hayatı okuyun arkadaşlar. Motivasyonunuzu yüksek tutun. Her adımınızın farkında olun. Geleceğimden umutluyum. Aklım, düşünebilme yeteneğim ve daha bir çok şey için mutluyum. Minnettarım. Çözemeyeceğiniz sorun yok. Doğru kapıları çalmak, doğru soruları sormak önemli. Ve yılmamak. Sevgimle kalınız
 
Mesnevi iyi bir yol arkadaşıdır. Tavsiye ediyorum.
 
Evde resimlerimle minik bir sergi açtım. Bu arada eksiklerimi görüyor ve düzeltme şansı yakalıyorum. Sonuç için heyecanlanıyorum. Fırçam ve boyalarım bana iyi davranıyor. Satamazsam korkumu bir yana attım. Satmak için değil zevk aldığım için yapıyorum şimdi. Bu da duyduğum stresi azaltıyor. Bakalım neler getirecek zaman,başarıyı kabul ediyorum. Ve umutluyum.
 
Bugün 4. periyot birinci gün. Hayırlısı olsun, hayırlısıyla olsun bakalım. Sabah uyandıktan sonra düşündüm bir müddet. Kendimle ilgili bir konuydu bu. Hislerimle alakalı. Neden böyle hissediyor olabilirimle alakalı. Ve, buldum. Sebeplere ulaştım, sonuçta neden böyle davranıyorumu buldum. Harika bir gelişme benim adıma. Şimdi neymiş diye merak edeceksiniz. Ne hakkında düşündüm de ne buldum? Normal böyle düşünmeniz çünkü pek bi gizemli konuştum. Peki anlatabilecek miyim bakalım meramımı? Şöyle ki, utanmaktan kaçarım ben, utanılacak durumlara düşmekten sakınırım. Gözden düşmek deyimini çok kullanırım. Neden böyle diye düşündüm? Mesela bunu sizler şöyle yapabilirsiniz, çok kullandığınız cümle ya da kelimeler vardır. Mesela ellerimden kayıp gitti tabirini çok kullanırım ben. Bu nasıl bir inancın tezahürü olabilir. Burada bir şeye sıkı sıkı bağlanmak, sıkı sıkı yapışmak, sahip olmaya çalışmak ama başarısız olmak durumu var. Ellerimden kayıp gitti, tutamadım. Yani kaybettim. Demek ki kaybetmekle ilgili negatif bir inancım var. Bunu bir kaç yıl önce fark etmiştim zaten. Bir duygunuzu fark ettiniz diyelim. O vakit, bunu nasıl dönüştürebileceğinize odaklanmanız gerekir. Şimdi bugün fark ettiğim konuya dönüyorum. benim kendimle ilgili bir sorunum yok aslında bu konuda ( ki bu da başka bir sonucu inancımın, biraz dikkat ederseniz bunun böyle olduğunu yazılarımı takip eden arkadaşlarım bilirler. Aslında kelimesini çok kullanırım ben. Aslında ne demek? Aslında: yani sandığın gibi değil, aslı başka, göründüğü gibi değil) Ben kendimin, akıllı, bilgili ve güzel olduğu konusunda bir negatif inancım yok. Zeki olduğumuda düşünürüm Yani değersizlik inancım yok. Benim tam da burada bunun böyle olduğunu ispat gibi bir sorunum var. Yani durmadan kendimi ispat etmeye çalışmak. Bu sevgili anneciğimin bana bir hediyesi. Hep kendimi ona kanıtlamaya çalışıp durduğum için, hala buna devam ettiğimi fark ettim. Ben akılllıyım, mı acaba? Bunu ben biliyorum, karşımda ki insan da biliyor. Öyle kalmalı ama, yani benim akıllı ve bilgili olduğumun bilincinde olmalı. Bu konuda fikri değişmemeli. Hata yapmamalıyım. Hep mantıklı davranmak zorundayım. O yüzden mesela, diyelim ki biriyle tanıştım, konuştum ondan övgü dolu sözler aldım. Fakat bir konuda onunla aynı fikirde değilim. Ve bunu ona söyledim. O da bunun üzerine sessizleşti. İşte o zaman bende alarm çalmaya başlar. Eyvah, onun kalbini kırdım, ya da onun gözünden düştüm. Şimdi benim hakkımda ne düşünecek. Artık beni sevmeyecek daha da önemlisi artık bana değer vermeyecek. Bu ben değersiz olduğum için değil. Ben değerliyim ben bunu biliyorum fakat bunu o da bilmeli. Daima düzgün olmalıyım. Düzgün davranmalıyım. Saçmalamamalıyım. Bunu nasıl söylersin Işık, nasıl böyle davranırsın? Neden bu kadar aptalca bir şeyi söyledin ki sen şimdi? gibi daha neler neler. Hemen karşı atağa geçerim. ASLINDA öyle demek istemedim. ASLINDA sandığın gibi değil. ASLINDA ben öyle değilim, öyle demedim. öyle davranmamalıydım, öyle dememeliydim. Afedersin, özür dilerim. Barıştık mı? gibi. Kaybetme korkusu.. neyi kaybetme? Saygınlığımı, onun gözünde ki değerimi, benim hakkımda ki güzel düşüncelerini.
 
Aptal konumuna düşmemeliyim, utanılacak bir şey yapmamalıyım. Aileme layık olmalıyım, babama layık olmalıyım. Kocama layık bir eş, çocuklarıma layık bir anne, kendime ayık, ona layık, buna layık. Layık olmalıyım. Hata yapmamalıyım. Daima iyi olmalıyım ben. Gibi. Şimdi burada bazı arkadaşlarım telkinleri dinlediklerini ama faydasını göremediklerini söylüyorlar. Bu şöyle bir yanılgının sonucu olabilir. Sanki bir sihirli değnek gelecek ve hayat bir anda toz pembe olacak. Hayır en dipte ki kendinlik algısı değişecek arkadaşlar. Farkında mısınız bakalım, nereden başladığınızın. Bu konuda bir video bulmuştum dün bulabilirsem buraya şimdi koyarım ne demek istiyorum belki daha net anlaşılır.
 
ışık hanım sizin yazdıklarınızı okurken ben de kendi hissettiklerimle ne kadar benzer duygular olduğunu farkettim. bende onaylanmama korkusu, sevilmeme, reddedilme ya da dışlanma korkusu nedeniyle hayır diyemeyenlerdenim. bu nedenle insanları kırmamak için çok özen gösteririm. ben kırılınca da yıkılırım. herşeyi kafama takarım. birisiyle bir sorun yaşadığımda beni üzen birisi olduğunda çok üzülüyorum. yani o kişi benim için çok değerli biri olmasına gerek yok. şöyle bir düşünüyorum o kişi hayatımdan çıkarsa ne değişir diye. çok şey kaybetmem aslında ama hayatımdan çıkarama sorunum var. ben elimden geleni yapmış olmama rağmen yine de düzeltemeyeceğim bir durumsa da çok üzülüyorum. resmen hayatım kararıyor sanki depresyona giriyorum. bu duyguyu nasıl yeneceğimi bilmiyorum. beni çok yoruyor, acı veriyor. bunun sebebi güçsüz, zayıf karakterli oluşum diye düşünüyorum. birilerine sürekli bağımlıyım. beğenilmeme korkusu nedeniyle eleştirilere de kırılganlık gösteriyorum. kendi içimde tabi. karşı tarafın haberi bile olmuyor çoğu zaman. sorunumun asıl kaynağı özgüven eksikliği sanırım. bunu Abdullah beyle de paylaştım. kendine güvenle ilgili telkinler göndermiş. 7. periyottayım düzenli olarak dinliyorum ama bu konuda bir değişim olmadı henüz. ağla2
 
ışık hanım sizin yazdıklarınızı okurken ben de kendi hissettiklerimle ne kadar benzer duygular olduğunu farkettim. bende onaylanmama korkusu, sevilmeme, reddedilme ya da dışlanma korkusu nedeniyle hayır diyemeyenlerdenim. bu nedenle insanları kırmamak için çok özen gösteririm. ben kırılınca da yıkılırım. herşeyi kafama takarım. birisiyle bir sorun yaşadığımda beni üzen birisi olduğunda çok üzülüyorum. yani o kişi benim için çok değerli biri olmasına gerek yok. şöyle bir düşünüyorum o kişi hayatımdan çıkarsa ne değişir diye. çok şey kaybetmem aslında ama hayatımdan çıkarama sorunum var. ben elimden geleni yapmış olmama rağmen yine de düzeltemeyeceğim bir durumsa da çok üzülüyorum. resmen hayatım kararıyor sanki depresyona giriyorum. bu duyguyu nasıl yeneceğimi bilmiyorum. beni çok yoruyor, acı veriyor. bunun sebebi güçsüz, zayıf karakterli oluşum diye düşünüyorum. birilerine sürekli bağımlıyım. beğenilmeme korkusu nedeniyle eleştirilere de kırılganlık gösteriyorum. kendi içimde tabi. karşı tarafın haberi bile olmuyor çoğu zaman. sorunumun asıl kaynağı özgüven eksikliği sanırım. bunu Abdullah beyle de paylaştım. kendine güvenle ilgili telkinler göndermiş. 7. periyottayım düzenli olarak dinliyorum ama bu konuda bir değişim olmadı henüz. ağla2
Biz malesef çok yanlış eğitilmiş bir nesliz. Televizyon başlı başına bir kuyu, insanları dibe çeken, televizyon demeyimde diziler daha çok. O yüzden mutlaka seyrettiğiniz şeylere bakın diyorum. Çünkü bilinçaltı 20 dakikadan sonra transa girer ve oradaki her şeyi kendine yapılıyormuşçasına algılar. Düşünsenize bir yandan telkin cdleri dinliyor bir yandan hala dizilerle altını üstüne getirmeye devam ediyoruz her şeyin. İkincisi size bir çalışma önerebilirim bu konuda. Yazınızda kendiniz hakkında pek çok negatif inanç sıralamışsınız. İşte bütün bu cümleleri, bir kağıda yazın. Ne varsa size söylenmiş, sizin kendinize söylediğiniz hepsini yazın, sonra kağıdın en üstüne kocaman harflerle İPTAL yazın. Ve karalayın hepsinin üzerini şimdi de, sonrasında ise yakın. Artık bu negatif duygularımdan özgürleşiyor artık kendi değerimi, özel oluşumu kabul ediyorum. diyerek yakın ve küllerini ister atın isterseniz tuvalete döküp sifonu çekin. Ben sifonu çekiyor tüm o cümleleri layık oldukları yere göndermeyi tercih ediyorum. Bunu pek çok defa yapın. Cidden, çok rahatladığınızı göreceksiniz. Ve seyrettiğiniz, dizi ve filmlere dikkat edin. Ben çok uzun süredir negatif hiç bir şey izlemiyorum desem yeridir. Netten film indirip izliyorum. Bakıyorum konusu açmadı beni kapatıyorum. Sizin hayallerinizi mahvetmelerine izin vermeyin lütfen.
 
Ne "YAPRAK DÖKÜMÜ " izledim ben, ne "AŞK-I MEMNU" ne " ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ " ne "İNTİKAM" ne " MERHAMET" ne " UMUTSUZ EV KADINLARI" ne de başka bişey. EVİM SENSİN i de izlemedim, AŞK TESADÜFLERİ SEVER de bi bıraksınlar da bir kere de sevenler kavuşsun, bir defa da sevgiyi yüceltin ve sonunda ayrılık olmasın. Şu milletin haline bakın, ne birbirine güven var. Ne evlenip mutlu olan. Top yekün değiştirmeliyiz bu düşünce tarzımızı. BUDUR!!!
 
Bir de serpilelifcim,şnu fark et. Şu an yaşadıkların geçmişinde öyle hissettiğin, herhangi bir zamanın bugüne yansıması. Yani çekirdek inançların. Bugün tutup neden böyle hissediyorum diye üzülme, bilki çok minikken yaşadığın bir olay sonucu, sen buna karar verdin ve bugün bunun yansımasını yaşıyorsun. Yani tamamen algı hatası. Bakış açısı yani. Diyelim ki kötü bir olay yaşadın. Hemen ne hissediyoruma bak. Yani içinden çık ve kendine dışarıdan bak. Ben terapideyim bir gün.Faik hocamla konuşuyoruz. Ona "bütün erkeklerden nefret ediyorum" dedim. Bana kaç erkek tanıdığımı sordu? En fazla kaç tane olabilir? 100 hadi olsun 1000 , yani hayatıma giren abartıp 50000 diyeyim yada daha fazla. Bana dedi ki " dünya yüzünde 3 milyar erkek var." O zaman baktım ki genelleme yapıyorum. Tanıdıklarımı bile tam tanımıyorum. O zaman biraz daha insaflı olmaya karar verdim. Böyle işte düşüncelerini gerçekmiş gibi hemen alıp kabullenme, sorgula, evir çevir onlarca soru sor. Sıkıştır köşeye, bak nasıl itiraf gelecek ardından. En büyük yalanları hep kendimize söyleriz. Hatta ben derim ki bazen " kendine yalan söyle" abart yani, kendine onca zaman aptal dedin de ne oldu. "Ben bir dahiyim" de :) ya da ne istiyorsan onu. Ve MESNEVİ arkadaşlar mesnevi okuyunuz. Daha iyi bir kişisel gelişim kitabı bilmiyorum ben ya da terapi, ya da yol klavuzu.
( bir hatamı düzelteyim. Bütün bu kitaplar Kur'andan beslenir. Önce dinimizin kitabı diye de düzeltmek istiyorum"
 
mrb Işık Hanım, ilginiz için çok teşekkür ederim. sizin gibi değerli insanlarla duygularımı paylaşabildiğim için çok mutluyum. verdiğiniz bilgiler için de çok teşekkür ederim. söylediklerinizi kesinlikle uyguluycam. yalnız olmadığımı bilmek çok güzel. bu arada çok sulu gözüm. şuan gözlerim doldu bunları yazarken. neutrali5 allah umudumuzu kaybettirmesin.umudum var çok şükür. aslında ben inançlı biriyim ama ibadetlerimi çok aksatıyorum malesef. özellikle dua etmek konusunda. çok az dua ediyorum. oysa ki en büyük yardımcımız ALLAH. biliyorum ama...
 
arkadaşlar bir sorum daha olacak size. bana gelen telkinler 2 versiyon halinde. ama örnek vermek gerekirse kendine güven doğa versiyonu 8 dk. klasik müzik versiyonu 20 dk. ben hangisini dinlemeliyim. yani ikisinin de içeriği aynı mı? ben ikisini de dinliyorum karar veremediğim için neutrali5
 
Ben başından başlayıp sonuna kadar hepsini dinliyorum. Çok uzun sürüyor ama, sıkılmıyorum dinlerken öyle olunca da
Ayrıca güzel sözlerin için çok teşekkür ederim. Hayat paylaşınca güzel. Düşünsene, bütün dünya bizim olsaydı ama yalnız olsaydık. Yani yeryüzünde ki tek insan biz olsaydık. Fakat tüm dünya bizim olsaydı. Ne anlamı vardı ki? Ne değeri vardı? İŞte bir ekmeği biriyle paylaşabiliyorsan lezzetli, sevincini paylaşabiliyorsan daha çok acını paylaştıkça daha az. Hayat çok güzel, yaşamak çok güzel. Nefes alabilmek çok değerli. İnsan olmanın değeri hiç bir şeye değişilmez hele ki imanın değeri... sevgimle
 
arkadaşlar bir sorum daha olacak size. bana gelen telkinler 2 versiyon halinde. ama örnek vermek gerekirse kendine güven doğa versiyonu 8 dk. klasik müzik versiyonu 20 dk. ben hangisini dinlemeliyim. yani ikisinin de içeriği aynı mı? ben ikisini de dinliyorum karar veremediğim için neutrali5[/QUOTE
Ben versiyonları grup yaptım, 1 hafta bi versiyon mesela doga, diğer hafta diğer versiyon mesela klasik. bunu yapmakla bilinçaltını şaşırtıyormuşuz.
benim de cdim 1 hafta önce geldi. önce hiç dinlemediğimden dolayı 2 hafta ego-suçluluk-kendine güveni dinliyorum şuan.
daha sonra çekirdek inançlarıma başlayacağım.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst