İstediğimiz hayatı yarattığımız bilimsel olarak kanıtlandı

0
750

Eğer şu ana kadar isteklerimiz gerçekleşmediyse, en şiddetli arzularımıza ulaşamadıysa; eğer hayatımıza hiç istemediğimiz şeyler girdiyse, eğer mutsuzsak veya yenilgiye uğradıysak, bütün bunların sebebini Rezonans Kanununda bulabiliriz. “ Pierre Franckh, bu kitabında Rezonans Kanununu kavrayıp onu nasıl kullanacağımızı anlamaya başladığımız anda, hayatımızdaki her şeyin mümkün olabileceğini anlatıyor. Yazar, hayatımızı kalbimizle değiştirebileceğimizin de altını çiziyor.
Düşünce gücümüzle maddeye etki edebilir miyiz?

Kim olmayı istiyorsun?
İsteklerimizi hangi yolla yayıyoruz?
ideal partneri yaşamımıza çekmemizi sağlayan en uygun rezonans alanını nasıl oluştururuz?
Rezonans alanın yazılı ve görsel izlenimlere nasıl tepki verir?
Eğer istediğimiz sonuçları elde etmeye çalışıyorsak; düşüncelerimizi, duygularımızı ve inançlarımızı gözlemleyerek yönlendirmeye başlamalıyız. Çünkü hissettiğimiz ya da düşündüğümüz her şey, bir rezonans alanı oluşturur ve biz isteklerimizi yönetebiliriz.
İmkansız, sadece bizim imkansız olduğunu düşündüğümüz şeydir.
Belki de şu anda imkansız olduğunu düşündüğün şey, işte bu sınırsız olanakların imkansız olmadığı fikridir. Öyleyse bu senin şahsi kanaatindir. Bunun doğru ya da yanlış; iyi ya da kötü bir tarafı yok. Bu senin, kendi kanaatindir ve yaşamın da bu doğrultu da ilerleyip gelişecektir.
Ama ya hayat görüşün ve inandıkların yanlış bilgi ve olgulara dayanıyorsa?
En yeni bilimsel araştırmalar, duygu, düşünce ve inançlarımız sayesinde olduğumuzu, hiçbir şüpheye yer bırakmazsızın ispatlıyor. Zira duygularımızla desteklenmiş ve kaydedilmiş inançlarımız muazzam bir rezonans alanı oluşturuyor. Ve bu rezonans alanındaki titreşimlerle uyum içinde olan her şey, evet dünya üzerindeki her şey, bu titreşime ayak uydurmak durumunda kalıyor.
Demek ki asıl soru şu: Sen şu anda hangi rezonans alanını oluşturuyorsun? Ve bu soruyla kendimizi konunun tam ortasında buluyoruz.
Rezonans Nedir?
Resonantia = Akis
Rezonans = Eko, yankı, titreşim
Rezonans Kanunu, evrendeki her şeyin birbirleriyle titreşimler aracılığı ile nasıl iletişim halinde olduğunu anlamamızı sağlar. Vücudumuzun her bir organı ve hücresi de dahil olmak üzere dünyadaki bütün nesnelerin ve canlıların kendilerine has bir titreşimleri vardır. Bu, madde içinde böyledir. Maddenin titreşim enerjisini incelediğimizde farklı objelerin genellikle farklı frekanslarda titreştiğini görürüz. Bazıları da aynı ya da benzer frekansta titreşir.
Bunu piyanodan da biliriz; piyanonun herhangi bir tuşuna bastığımız zaman, bu tuşla uyumlu olan diğer bütün teller de titremeye başlar. Notaların daha pes ya da tiz olması, hiç önemli değildir. Uygun frekansta olmaları onların titreşime geçmeleri için yeterlidir.
Diğer insanlar, nesneler veya olaylar, eğer bizimle aynı frekansta iseler, içimizde oluşturduğumuz titreşim alanına karşı koyamazlar. Bizim titreşimlerimize tepkisiz kalmaları mümkün değildir. Nasıl ki piyanonun basılan tuşuyla aynı frekanstaki diğer teller bu tuşun hareket ile titreşmek durumunda kalıyor ise, bizimle aynı frekanstaki insanların, nesnelerin ve olayların da bizim titreşimlerimize katılmaktan başka seçeneği yoktur.
Peki ama diğer varlıkların bizim enerjimizle titreşime geçmesi bize ne yarar sağlar? Burada, Rezonans Kanununun şu temel kuralı devreye giriyor: BENZERLER BİRBİRİNİ ÇEKERLER.
Bizim titreşimlerimizle uyumlu olan her şey, karşı koymaksızın bizim hayatımıza çekilecektir. Bu, bizim için her zaman olumlu bir şey anlamına gelmez. Mesela titreşim bazen maddeyi tahrip edecek kadar kuvvetli olabilir. Bir opera sanatçısı sadece sesinin gücü ile bir bardağı çatlatabilir. Burada yaptığı şey enerjiyi boşluktan bardağa iletmektir. Eğer bardağa iletilen enerji bardakla aynı titreşime sahipse, yani bardağın moleküler yapısı ile aynı frekanstaysa, basınç bardağı çatlatacak kadar büyük olabilir.
Biz bir bardak gibi çatlamayız tabii ki. Ama içimizdeki “negatif titreşim enerjisi” olarak adlandırdığımız şey; bizde hoşlanmadığımız, huzursuzluk verici hislerin uyanmasına, hatta belki sarsıcı olayların yaşamımıza çekilmesine sebep olabilir.
İşte bu yüzden, nasıl bir titreşim içinde olduğumuzun, bilerek veya bilmeyerek hangi rezonans alanını oluşturduğumuzun farkına varmak, bizim için çok mühimdir.
İsteklerimizi Hangi Yolla Yayıyoruz?
“Ön yargıları yıkma, atomu parçalamaktan daha zordur” Albert Einstein

Kalp, ezelden beri sevginin en kuvvetli sembolü ve duygularımızın merkezi olarak kabul edilirdi. Ama sonra tıp ve modern bilim ortaya çıktı ve bize, kalbin sadece vücudumuzda kanın dolaşımını sağlayan bir pompa olduğunu yutturmaya çalıştı. Biz “normal insanlar” ise, elimizde halihazırda bunun aksini kanıtlayacak herhangi bir delilimiz olmamasına rağmen, kalbimizin duygularımızın merkezi olduğu inancımızı asla kaybetmedik. 1993 yılında duyguların insan vücudu üzerindeki hakimiyeti hakkında bir araştırma yapılmak istenmiş ve bunun için duygularımızın oluşumundan sorumlu olduğu düşünülen bölgeye, yani kalbimize odaklanılmış. Oldukça çabuk, daha araştırmaların başında herkesi hayrete düşüren bir şey tespit edildi ve bu buluşun neden daha önce yapılmadığının şaşkınlığı yaşandı. Bu nefes kesici buluş; kalbin muazzam büyük bir enerji alanıyla çevrili oluşuydu. Burada bahsedilen alanının çapı yaklaşık iki buçuk metredir.
Bir düşünün, kalbimiz beynimizin oluşturduğundan çok daha büyük bir enerji alanı oluşturuyor. Bilim şimdiye kadar beynin, sahip olduğu elektromanyetik nabızlarla en büyük yayın alanına sahip olduğunu varsayıyordu. Ama şimdi bundan çok daha büyük bir enerji alanı bulundu, insan vücudundan dışarı uzanacak kadar kuvvetli bir enerji. Böylece ilk şaşkınlık atılmasıyla birlikte, akıllara kalbimizin etrafındaki bu enerji alanın nasıl bir görevi olduğu sorusu geldi. Geldiğimiz noktada ulaştığımız bilgiler şaşırtıcı olduğu kadar önemlidir de.

Çekirdek İnanç -----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Düşünce gücümüz sayesinde geleceğimizi etkileyebilir miyiz?
Kesinlikle evet! Bunu yapabiliriz, hem de tahmin ettiğimizden daha fazla. Kuantum fizikçilerinin nefes kesici buluşları hayatımızı her an tamamen değiştirebileceğimizi ve istediğimiz her şeyi değiştirebileceğimizi, bize bir kez daha gösterdi.
Bildiğimiz gibi düşünce gücümüzle enerji yaymaktayız. Tabii ki sadece biz değil, diğer bütün insanlarda aynı şekilde enerji gücü yaymakta. Aynı titreşimdeki enerjiler birbirlerini çektikleri için tıpkı bizim diğer insanları ve olayları kendimize çektiğimiz gibi başka insan ve olayların da bizi çekiyor olması doğaldır. Buradaki tek koşul, iki enerjinin birbiriyle uyumlu olması yani titreşimlerinin birbirine yakın olmasıdır.
Bu arada kuantum fiziği, kuantum dalgası denilen şeyin, örneğin; düşünce ve inançlarımızın, sadece fiziksel olarak yayılmakla kalmayıp zaman içine de yayıldığını bulmuştur. Yani inançlarımız sadece yer değil, zaman da değiştiriyorlar (zaman dalgaları). Demek ki “normal kuantum dalgası” diye adlandırdığımız, geçmişten geleceğe giden kuantum dalagaları var. Bunun dışında, bir de “birleşik karmaşık dalgalar” olarak adlandırdığımız gelecekten geçmişe yayılan dalgalar vardır! Hayret verici değil mi? Ama gerçek. Geleceğe yayılan dalgalar “teklif dalgası”, geçmişe geri dönen dalgalar ise “eko dalgası” olarak adlandırılır.
Eğer bu iki dalga karşılaşırsa, yani gelecekten gelen bir eko dalgası, bizim yolladığımız bir teklif dalgasına rastlarsa, bu durumda dalgalar birbirlerini modüle ederler ve ikisinin ortak ürünü olarak ortaya “olay ihtimali” dediğimiz şey çıkar. Kuantum fiziğine göre “bir olayın gerçekleşmesi ihtimali, geçmişten gelen teklif dalgası ile gelecekten gelen uygun bir eko dalgasının buluşması sonucu ortaya çıkar”. Bu şu anlama gelir : “Sadece geçmiş geleceği değil, aynı zamanda gelecek de geçmişi etkiler”.
Aklımız bunu idrak etmekte biraz zorlanabilir, çünkü şimdiye kadar hep zamanın geçmişten geleceğe, doğrusal bir biçimde ilerlediğini düşünmüştük. Şimdiyse bunun tam tersinin de mümkün olması aklımız için şaşırtıcı. Demek ki : Gelecek dışarıda bir yerlerde, çoktan beri mevcut. Aksi halde geçmişe, yani bizim şimdiki zamanımıza, dalgalar yollaması mümkün olmazdı. Senin geleceğin de şu an, şu saniye mevcut. Ama yine de geleceğinin akışı önceden belirlenmemiş, zira geleceğin çeşitli mahiyetlerini seçme imkanına sahibiz.
Tabii ki bilincimiz, sadece bir tek zaman algılıyor. Farklı bir şey tanımıyoruz. Bu şaşılacak bir şey değil, sonuçta duyularımız çok sınırlı.Bütün ışık yelpazesinin sadece % 8′ini algılayabiliyoruz. Geri kalan % 92′lik gerçeği, aynı şekilde bizi çevrelemesine rağmen algılayamıyoruz. Aslında var olduğu halde tamamen yok sayıyoruz.
Ama yine de etrafımızda hiç tanımadığımız diğer enerji titreşim, dalga ve bilgilerle çevrili.
“Bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir.” Sokrates
Teklif dalgamız tüm geleceğimizi dolaşır. İster bir saniye sonrası, ister bir ya da on yıl sonraki olaylar olsun, tüm olasılıklar tek tek kontrol edilir. Bu aşamada kuantum fiziği şu fenomeni keşfetmiştir: Gelecekteki olay, zaman açısından ne kadar yakındaysa, rezonans da o kadar nettir. Bu şu anlama gelir; “Gelecekte gözlediğim bir olay zaman açısından bana ne kadar yakınsa, o olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği kararı o kadar kesindir.”
Yakın gelecekteki bütün olayları, bugünkü bilincimiz belirler.
İşte bu noktadan sonra “istemek” konusuna varıyoruz. Zira istemek birçok ihtimalden birini yaşamımıza çekmekten başka bir şey değildir.
Bir şey istediğimizde, bu doğrultuda bir teklif dalgası yolluyoruz.
Bu dalga, bir eko dalgasıyla irtibata geçiyor.
Bir gerçekleşme ihtimali meydana getirebilirsek istediğimizin gerçekleşmesi için en uygun şartları sağlamış oluyoruz.
İç alemimizde sahip olduğumuz her şey, dış alemde de karşımıza çıkacaktır.
Zira dış dünya her zaman iç alemimizi yansıtır.
Ancak bilincimizi hedefe yönlendirirsek yaşamımızda sahip olmak istediğimiz şeylerle etkileşime geçebiliriz.
Eğer istediğimiz sonuçlara istiyorsak; düşüncelerimizi, duygularımızı ve inançlarımızı gözlemleyerek yönlendirmeye başlamalıyız, zira hissettiğimiz ya da düşündüğümüz her şey, bir rezonans alanı oluşturur.
Rezonans Kanunu-Pierre Franckh

Okuduğunuz için teşekkürler! Okuduğunuz için teşekkürler! Okuduğunuz için teşekkürler! Ben Atakan Sönmez, Burası hayatimdegisti.com. Ses kayıdı yaparken tesadüfen mikrofonda bir arıza olması sonucu Ritmotrans Telkin Yöntemini geliştirdim. Boğaziçi Üniversitesi Mezunuyum ve Türkiye'de ilk Subliminal Telkin Uzmanıyım. Şimdiye kadar 10 yılda bir milyon üzerinde kişi telkin mp3 lerimi indirip faydalandı. Eğer denemek isterseniz bu siteden ücretsiz telkin mp3 indirip uykuda dinleyerek bilinçaltınızı programlayabilirsiniz.
Amacım kendi hayatımı değiştirmekti… Atakan Sönmez kimdir? Atakan Sönmez, 2006 yılında açtığı bu site ve Türkiye’de ilk kez Subliminal yani bilinçaltı telkinleri yaparak birçok insanın hayatının değişmesine katkıda bulunmuş. Boğaziçi Üniversitesi Mezunu olan Sönmez, subliminal telkinleriyle büyük bir değişim yaşayarak, daha sonra bunu birçok konuda geliştirerek insanların hizmetine sunmuştur.

Bir site olsa onu bulanların uykuda dinledikleri mp3 ler ile hayatları değişse böyle özetlenebilir mi?
Bir site olsa onu bulanlar hipnoz olmadan sadece mp3 leri yükleyip dinleyerek hayatlarını değiştirseler.Bu fikir 1995 yılında yani 23 yıl onca çıkmıştı . 14 yıl önce hayatimdegisti.com ile gerçekleşti..Ortalama 20 . yıla özel bu söyleşi içinde ayrıca +90 542 447 50 50 telefonlarımızdan ulasan kişilere bir haftalık çekirdek inanç ön tespit deneme telkinleri ücretsizdir...Yurtdisindan whatsapp üzerinden de ulaşabilirsiniz.Lütfen bu söyleşiyi sonuna kadar okuduktan sonra 1 haftalık ön tespit ücretsiz deneme programı için arayınız.
Detaylı çalışmalarımız hakkında bilgi için cekirdekinanc.com sitemizi inceleyiniz.Bu sitede online telefonla yada bireysel çekirdek inanç çalışmaları vardır.
Eğer tek tek konularda telkin almak isterseniz telkincd.com sitemizde 400 e yakın konu vardır.Tek telkin ücretleri 32 tl den başlar.
    Nasıl oluştu bu telkinler?
Telkin kayıtlarını ilk yaptığımda yeterince etkili değildi. Ta ki mikrofonumda tesadüf eseri bir arıza olması ve ses yükselmesi oluncaya kadar… Bu ses ritmlerini geliştirerek ritmotrans tekniğini oluşturdum. Dünyada telkinlere doğal olmayan frekanslar eklenirken ben insan sesinin doğal frekanslarını kullandım.
  Nedir bu Subliminal müzikler bir çeşit müzik terapi mi? Uyurken bile dinleyebileceğimizi söylüyorsunuz doğru mu?
  Subliminal telkinler de müzik sadece bilinçaltının telkinleri rahat algılaması için kullanılır. Yani müzik ile hiçbir ilgisi yoktur. Asıl etkili olan içindeki ses kayıtlarıdır… Uyurken de dinlenebilir.
  Bir çeşit organik telkin diyebilir miyiz?
Bir bakıma öyle.Dünyada müziğin içine eklenen sese bir de frekans eklenir.Ben insan sesinin ritmlerini kullandım. Bu ritmleri müziğin içine ekledim ve frekansa gerek kalmadı.İnsan sesi, ritmleri ve müzik.Uykuda yada uyanıkken dinleyin ve değişin.
  Subliminal CD leri siz mi buldunuz ne farkı var dünyadaki diğer benzerlerinden?
Subliminal CD ler ve telkin mp3 ler dünyada oldukça yaygın kullanılıyor yani ben bulmadım. Önce bir ses kaydı yapılıyor. Olumlu cümleler müziğin içine gizleniyor. Sonra da üzerine etkiyi arttırması için çeşitli frekanslar ekleniyor. Benim yaptığım subliminaller ise daha farklı. 2000 yılının başlarında kendi kendime kayıt yapıp dinlerken mikrofonumda bir sorun oldu ve tesadüfen ses yükseldi. Bunları dinlerken tam da o bölümlerde farklı etkiler hissettim. Bu etkiler üzerine çalışarak ritmotrans sistemini geliştirdim ve frekans eklemeden ritimler ile telkinler oluşturdum.
Kendi hayatınızda bu telkinleri dinliyor musunuz?
Tabii ki dinliyorum.İlk 2005 de başladım.Zaman zaman ayda birkaç gün de olsa tekrar ettiğim kendime özel listem vardır. Kitabınız çıktı mı?
Çekirdek inanç kitabımız geçen yıl çıktı...Ve 3. baskısı tükendi..Şu an kitabın online formatını sitemizden alabilirsiniz.Yakında tekrar güncellenmiş basımı Destek yayınevi aracılığı ile tüm kitapçılarda olacak.     Telkinleri dinleyenler sadece müzik ya da okyanus sesi dinliyorlar bu durumda bilinçaltını kulağımızla duyamayacağımız sesler nasıl etkiliyor? Telkinler nasıl hazırlanıyor ?
  Önce her konu için bir script vardır. Yazılı ve İngilizce olan bu scriptler dünyaca ünlü uzmanlar tarafından hazırlanmıştır. Bu scriptleri türkçeye çeviriyoruz. Daha sonra kağıt üzerinde ritmleri belirleyip telkinleri kendi sesim ile kaydediyorum. En son ise okyanus sesi ya da herhangi başka bir müzik arkasına telkinleri gizliyorum. Siz telkinleri ya çok az ya da hiç duymuyorsunuz. Bilinçaltınız ise tamamını algılıyor. Duymak ayrı algılamak ayrıdır.Telkinli mp3’leri forumdan indirebilirsiniz.   Aslında telkinleri duysaydınız dirençler ile karşılaşırdınız ve etki etmeyebilirdi. Bu şekilde ses gizli olduğunda bilinçaltı telkinleri daha kolay kabul ediyor. Bununla ilgili ayrıntılı açıklama portalın sss bölümünde vardır.
  Telkinli müziğin arkasında başka bir şey olmadığını nerden bileceğim? Ne dinlediğimi nasıl öğrenip emin olabilirim diyenler olmuyor mu?
  Bu soru ile çok fazla karşılaştım. Ben telkinlerin türkçesini önemli ölçüde yazılı olarak veriyorum. Bir kez okuyup ne dinlediğinizi öğrenebilirsiniz. Hiç kimseye ne olursa olsun istemediği bir şey yaptırılamaz.Profesyonel olarak böyle bir portal açan kimse telkin yerine başka bir şey eklemeyi göze alamaz. Eninde sonunda sesleri ayıran programlar ile bu ortaya çıkar. Bu anlattıklarınız bazılarına deli saçması gelecektir. Dünyada örnekleri var mı?
Dünyada bir çok başarılı insan subliminal telkin kullanmaktadır.Ünlü tenisçiler, golfçüler sinema oyuncuları hatta yönetmenler başarılarında bu yöntemleri kullanırlar.Bilimsel alt yapısı olan ve somut etkiler yaratan bir yöntemdir.
    Ritmotrans madem bir ilk yabancı dilde mp3 hazırlamayı ve ve tüm dünyaya yönelik bir site hazırlamayı düşünüyor musunuz?
Ritmotrans tekniği dünyada bir ilktir. Bu teknikte telkinlere herhangi bir frekans eklenmez. Bu konuda İngilizce çalışmalar hazırlıyorum. Şu an İngilizce sitemiz açıldı ve son düzenlemeleri yapılıyor.
  CD’ler seri üretim mi? Yani bir tane yapıp kopyalıyor musunuz?
İsme özel CD de hazırlıyorum yani o mp3’ün içinde o kişinin ismi geçiyor. Böylece hem telkinler daha fazla etkili oluyor hem de aynı anda çevrede dinleyenlerin etkilenmesi önlenmiş oluyor. Telkincd.com da hem isme özel hem de genel 400 e yakın mp3 ve cd vardır.
  . Telkinleri aldım ve kaybettim ne olacak tekrar mı yaptırmam gerekiyor?
Tüm özel telkinler kişiye özel klasörlerde saklanmaktadır. Kaybettiğiniz çalışmalar ek ücret talep edilmeden tekrar gönderilir.
  Çekirdek inanç nedir ve Telkin CD’den farkı nedir? Her şey yolunda giderken birden tepetaklak olur bunun ardında da çekirdek inançlarımız mı var?
TelkinCD’leri 2005 yılında yapmaya başladım.Hayatimdegisti.com sitesinden sonra içinde 400 ‘e yakın telkin mp3 ve cd ürünü olan telkincd.com açıldı… Ancak bazı durumlarda kişiler özel telkin istediler. Önce bilinçaltında kişiye engel olan çekirdek inançları bulmak ve buna ait kişiye özel telkin mp3 leri hazırlama yontemi 2010 yılında cekirdekinanc.com cekirdekinanc.com.tr sitelerinde başladı…Bu çalışmada 20 ye yakın telkin mp3 hazırlanır. Neden Çekirdek İnanç çalışması yaptırmalı?
Bilinçaltı 11 yaşına kadar kararlar alır ve çekirdek inançlar oluşturur… Bu kararlar bilinçaltından temizlenmezse hayatınızda hep aynı şeyler tekrar eder. Bir şey sizi engelliyorsa hayatınızda hep aynı şeyler tekrar ediyorsa nedeni çekirdek inançlardır, bu engellerden kurtulmak için Çekirdek İnanç Çalışmasını tavsiye ediyoruz.
Kalıcı oluyor mu?
Çalışmaların etkileri kalıcı oluyor.Ancak bir fanusda yaşamadığımız için doğal olarak çevremizdeki insanlar ve olaylardan etkilenebiliyoruz. Bu durumda yapılması gereken sizde ki telkinleri ara ara tekrar etmek.
Çocuklar için çekirdek inanç var mı?
Ağaç yaşken eğilir.Bu nedenle çocuklarda ders başarısı odaklanma daha özgüvenli olma öfke kontrolü vb gibi konularda etkili olan çekirdek inanç ve telkin cd leri yapilir.Bu çalışmada 90 soruluk bir form gönderilir ve anne yada babanın yanıtlarına göre özel telkinler hazırlanır.
  İnanmak fark yaratıyor mu?
Telkinlerin etkili olması için inanmak gerekmez.Ancak inanmıyor olmanız eğer dinleme süresini azaltmanıza ya da dinlemeyi bırakmanıza neden oluyorsa bu etkiyi azaltır.
7 günlük deneme telkinlerini ve testini nasıl alabilirim?
Bu soylesinin tamamını okuduktan sonra telefonla arayınız. + 905424475050 yurtdışı için telefonla yada whatsup ile arayabilirsiniz.
  Sizler kendi hayatınızda bu yöntemleri kullanıyor musunuz?Telkinleri dinleyerek ya da çekirdek inanç ile neleri başardınız?
Ben üniversitede odaklanma sorunu yaşıyordum ve okulu bırakmıştım.Telkinler sonrası okula döndüm aynı sene iki üniversiteyi bitirdim. Özgüven kendini mutlu hissetme gibi bir çok konuda değişim yaşadım.Halen de telkin dinliyorum. Yaptığımız Çekirdek İnanç ve telkinler girişim konusunda da başarıya ulaşmamızı sağladı. Kendi hayatımızda da telkinlerin ve Çekirdek İnanç etkisini görüyoruz.
Ön tespit ücretsiz demişsiniz, bu nasıl yapılıyor?
Telefonla birkaç soru sorularak yapılan ön tespittir. Yaklaşık 5 dakika sürer. Çalışma hakkında genel bir bilgi verilir. Ücretsiz 5 dakikalık ön görüşme tespiti ile Çekirdek İnanç bulmanın size faydası olup olmayacağı belirlenir.
  Tek bir seansla neler değişiyor? Süresi nedir? Nasıl dinleyeceğiz?
Telefonda, online test ile tespit yapılabilir ya da ofiste birebir seans alabilirsiniz. Tespit sonrası telkinleriniz hazırlanır. Bunları bir buçuk ay dinlersiniz. Böylece uyurken dinleyeceğiniz CD ile çekirdek inançlarınız temizlenir.
  Telkinlerin etkisini nasıl fark edebiliriz? Herkeste aynı değişimi mi gösterir?
Değişimi aynada bile fark edebilirsiniz. Başlangıçta sizin fark etmesi biraz zor olabilir. Çevrenizden almış olduğunuz olumlu geri dönüşler sayenizde değişimi hem içinizde hem dışınızda hissedersiniz. Telkinlerin etkisi kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Kökleşmiş negatif duygularımız ve direnç seviyemiz farklı olabilmektedir.
  Bu etkiler plasebo ise ...Yani insanlar etki göreceklerine inandıkları için etki görüyorsa...
Bir çok kişi telkinden hiç haberi olmayan annesine babasına telkinleri dinletti ve bilmeden dinleyenler de aynı sonuçları aldılar.O yüzden gönül rahatlığı ile plasebo olmadığını yüzlerce deneyim ile söyleyebilirim.
Bu kadar vakit ayırmak zor değil mi?
Telkinleri uyurken bile dinleyebilirsiniz. Fazladan bir vakit ayırmanıza gerek yoktur. Odaklanmamak esas alınmaktadır. Bu nedenle bilgisayar başında çalışırken fonda telkinleri dinleyebilirsiniz.
  Hangisi daha etkili, tek tek telkin mi almalı yoksa çekirdek inanç mı? Telefonla mı yüz yüze mi online mı?
Telefonda kendini daha rahat ifade eden kişiler genellikle telefonla çalışmayı tercih etmektedirler. Ofisimize gelme imkanı olan danışanlarımız İstanbul, Levent’teki ofisimize gelmektedir. Seanslarımız oldukta yoğun olduğu için acil olarak çalışma yaptırmak isteyen danışanlarımız online formu tercih etmektedir. Yapılan çalışmaların hepside isme özel telkinler hazırlanmaktadır. Çalışmanın nasıl yapılacağı kişinin tercihine bırakılmaktadır.
  Bilgilerimiz gizli mi?
Yapılan görüşmeler ve test sonuçları etik kurallar gereğince bizde saklı kalır.

Yaşam boyu garanti çok mu iddialı?
Çalışmalarımıza yaşam boyu garanti veriyoruz. Eğer danışanımız herhangi bir fayda hissetmezse öncelikle telefonda destek sağlıyoruz. Sonrasında gerektiği takdirde ek telkinler hazırlanıp gönderilir. Yine bir fayda hissetmezse form doldurulması istenir. Hedef çalışması yapılır. Amaç fayda sağlamak olduğu için tüm bunlar yapıldığı takdirde yine de bir değişim olmuyorsa, kişi telkine yatkın değildir. Ücreti iade edilir.
  Çekirdek İnanç terapistliği eğitimi nedir?
Çekirdek İnanç Terapistliği eğitimimiz için kayıt yaptırabilirsiniz. Boğaziçi Üniversitesinde gerçekleşecek olan eğitimimiz sonucu eğitimi başarı ile tamamlayan kişilere sertifikaları verilir. Yaşam boyu supervizyon imkanı sağlıyoruz.
İnternet ne kadar güvenli? Bir şeyleri internetten almaya çekiniyorum?
Küreselleşen dünyada internet hayatımızı kolaylaştıran en birinci iletişim ağıdır. Bu yüzden kurumsal markalar bizler dahil hayatta kalabilmek için kendilerini korumak zorundadırlar.Kullanıcılar için aslında internetten bir şeyler almak daha güvenlidir.Çünkü ne kadar fayda sağlarsanız markanız o kadar değerlenir.Fayda sağlamayan markalar yok olurlar.
Yaşam boyu garantiyi kötüye kullanan olmuyor mu? Bu çalışmayı alırım sonra iade alırım CD lerde bende kalır diye düşünen olmuyor mu?
Çok sık olmasa da böyle durumlarda karşılaşabiliyoruz. Bu şekilde düşünüp de iadesini aldıktan sonra telkinlerimizi dinlemeye devam edip fayda hissedip olumlu geri dönüş yapan, diğer çalışmalarımızı da alan danışanlarımız oldu.
  Randevu nasıl alınıyor?
Çalışmamız hakkında detaylı bilgi ve randevu almak için 0542 447 5050 nolu telefonumuzdan bize ulaşabilirler.1 haftalık ön tespit deneme programı ücretsizdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here