Zero Limit

yıllar evvel ben daha 15li yaşlarımdayken Richard Bach'ın "mavi tüy" adlı kitabını okumuştum. uzun yıllar bu kitap beni etkisi altına aldı. kitabın içinde bir dizi hayatla ilgili cümleler var. bunlardan bir cümle vardı ( ki ben bu cümleyi okuduğumda sanırım pek farkında değildim ne anlama geldiğinin) şimdi tüm paylaşımlarınızdan sonra ne olduğunu anladım.

kitapta aynen şöyle diyor: hayatınızdaki herşey siz oraya çizdiğiniz için ordadır.

yani hayatının sorumluluğunu al ve çizdiklerini sil ya da değiştir diye ekleyebilirim ben bunun sonuna.idea3



Harika!..alk78alk78alk78
 
teşekkürler, denerim..
 
Varolduğumuz şu anda biz insanların farkında olmadığı şey, hayata karşı inatçı, aralıksız bir direnç içinde olduğumuzdur. Bu direnç bizi özgürlükten, ilhamdan, her şeyin ötesinde Tanrısal Yaratıcının kendisinden sürekli ve sabit bir farklılık konumunda tutuyor. Yani bizler zihnimizin çöllerinde amaçsız bir biçimde dolaşan yersiz yurtsuz insanlarız. ‘Direnmeyin’ prensibini kulakardı ediyoruz. Bir diğer prensibin farkında bile değiliz; ‘Huzur benimle başlar.’

Direnç bizi sürekli olarak endişe ve ruhsal, zihinsel, bedensel, maddi ve manevi yoksulluk konumunda tutar. Shakespare’ın aksine, bizler akıp gitmek yerine sürekli bir direnç konumunda olduğumuzun farkında değiliz. Bilincin her bir bit’i için bilinçaltımızda en az bir milyon bit deneyimliyoruz. Ve kurtuluşumuz için bir bit hiçbir işe yaramaz.”

- Dr. Ihaleakala Hew Len
 
“Bireysel olarak sahip olduklarımızın, anılar ya da esinlenmeler, insanlıktan mineral, bitki ve hayvan krallıklarına kadar her şey üzerinde ani ve kesin bir etkisi vardır. Bir bilinçaltı zihninde bir anı Tanrısal olan tarafından sıfıra dönüştürüldüğünde, tüm bilinçaltı zihinlerinde de sıfıra dönüştürülmüş olur – hepsinin!

Dolayısıyla, anbean ruhumuzda olan şeyler, aynı anda tüm ruhlarda da olmaktadır. Bunu fark etmek öyle muhteşem bir şeydir ki. Daha da muhteşemi, bilinçaltı zihnindeki bu hatıraları sıfırlamak ve ruhunda e her şeyin ruhunda onları Tanrısal olanın düşünceleri, sözleri ve davranışları ve hareketleri ile değiştirmek için İlahi Yaratıcı’ya çağrıda bulunabilecek olmanın kıymetini bilmektir.”

- Dr. Ihaleakala Hew Len

 
Bir tövbe, affedicilik ve değişimler süreci olan güncelleştirilmiş Ho’oponopono, zehirli enerjileri boşaltıp kendisi ile doldurması için Sevgiye verilen bir dilekçedir. Sevgi bunu zihinden akarak, ruhani zihinden, süperbilinçten başlayarak başarır. Buradan entelektüel zihne, bilinçli zihne onu düşünce enerjilerinden özgürleştirmeye devam eder. Sonunda, duygusal zihnin içine, bilinçaltına girer, zehirli enerjilerin düşüncelerini boşaltır ve onları kendisi ile doldurur.

- Dr. Ihaleakala Hew Len
 
Ho’oponopono’da, kişi içindeki yanlışları düzeltmek için Sevgi’yi talep eder. ‘Özür dilerim.İçimde, sorun olarak kendini gösteren her ne olup bitiyorsa, lütfen beni affet,’ dersiniz. Böylece Sevgi’nin sorumluluğu, kişinin içindeki kendini sorun olarak ortaya çıkartan yanlışları tamamen değiştirmek olur.

Ho’oponopono sorunu bir sıkıntı olarak değil bir fırsat olarak görür. Sorunlar sadece, bize sevginin gözüyle görebilmemiz ve esinlenme ile harekete geçmemiz için bir şans daha vermek üzere ortaya çıkan geçmişin yeniden canlanan anılarıdır.”
 
“Ho’oponopono gerçekten çok kolaydır. Eski Hawaililere göre, bütün sorunlar düşünce olarak başlar. Ama sorun bir düşünceye sahip olmak değildir. Peki sorun ne o zaman? Sorun bütün düşüncelerin acı dolu anılarla –kişilerin, yerlerin ya da nesnelerin anıları- aşılanmış olmasıdır.

Akıl tek başına hiçbir şey yapamaz, çünkü akıl sadece yönetir. Yönetmek sorunları çözmek değildir. Oları bırakmayı istemelisiniz! Ho’oponopono yaptığınız zaman olan şey, Tanrısal olanın acı veren düşüceleri alması ve onları nötralize etmesi ya da saflaştırmasıdır. Kişiyi, yeri ya da nesneyi saflaştırmazsınız. Dolayısıyla Ho’oponopono’nun ilk aşaması o enerjinin saflaşmasıdır.

Şimdi harika bir şey oluyor. Sadece o enerjiyi nötralize etmekle kalmıyor; onu serbest de bırakıyor, dolayısıyla yepyeni bir sayfa açılıyor. Budistler buna Boşluk diyor. Son adımda Tanrısal olanın gelip o boşluğu ışıkla doldurmasına izin veriyorsunuz.

Ho’oponopono yapmak için, sorunun ya da yanlışın ne olduğunu bilmek zorunda değilsiniz. Tüm yapmanız gereken fiziksel, duygusal ya da her ne ise deneyimlemekte olduğunuz sorunu fark etmektir. Fark ettiğiniz zaman, sorumlulğunuz hemen arınmaya, ‘Özür dilerim. Lütfen beni affet.’ Demeye başlamaktır."

Dr. Ihaleakala Hew Len

 

UYANIŞIN ÜÇ EVRESİ

Egonuzu ve egonuzun isteklerini terk ettiğiniz zaman, size yol gösterecek çok daha iyi bir şeye izin vermiş olursunuz: Tanrı’ya.


Bu yeni ben ve yeni anlayışım tamamen benim canlandırmamın bir parçasıdır. Elbette ki her şey bir gecede olmadı. Ama “Seni seviyorum”u ve diğer ifedeleri söyleyerek, bazılarının uyanış ve hatta aydınlanma dediği çok daha derin bir farkındalığa ulaştım. Bu uyanışın en az üç evresi olduğunu anladım ve bunlar yaşamın ruhani yolculuğunun neredeyse bir haritası gibiler:

  • Siz bir kurbansınız. Hemen hemen hepimiz güçsüz olduğumuz duygusuyla dünyaya geliriz. Çoğumuz da bu duyguyu taşımaya devam eder. Dünyanın bizim dışımızda döndüğünü düşünürüz: hükümet, koşular, toplum, kötü insanlar… Hiçbir etkimizin olmadığını hissederiz. Bizler dünyanın geri kalanının amacının bir etkisiyizdir. Yakınırız, şikayet ederiz, protesto ederiz ve bizden sorumlu olanlarla mücadele etmek için gruplar oluştururuz. Hayat genelde, bazı istisnalar hariç, berbattır.
  • İdareyi ele alıyorsunuz. Bir an gelir, The Secret gibi insanın hayatını değiştiren bir film seyredersiniz, ya da The Attractor Factor ya da The Magic of Believing gibi bir kitap okursunuz ve kendi gücünüzün farkına varırsınız. Amaç edinmenin gücünü fark edersiniz. İstediğiniz şeyi gözünüzde canlandırmak, harekete geçmek ve ona ulaşmak için gereken güce sahip olduğunuzu görürsünüz. Mucizelerle karşılaşmaya başlarsınız. Bazen çok iyi sonuçlar elde edinirsiniz. Hayat, genel olarak çok güzel görünmeye başlar.
  • Uyanıyorsunuz. İkinci evreyi geçtikten sonra, amaçlarınızın kısıtlamalarınız olduğunu fark etmeye başlarsınız. Yeni bulduğunuz güçle, hala her şeyi kontrol edemediğinizi görmeye başlarsınız. Daha yüce bir güce teslim ettiğiniz zaman, mucizelerin gerçekleşmeye başladığını farketmeye başlarsınız. Serbest bırakmaya ve güvenmeye başlarsınız. Anbean Tanrı ile olan bağlantınızın farkındalığını deneyimlemeye başlarsınız. İlham size geldiğinde onu fark etmeyi ve ona göre hareket etmeyi öğrenirsiniz. Seçim yapabileceğinizi ama yaşamınızı kontrol edemeyeceğinizi anlarsınız. Yapabileceğiniz en harika şeyin her anı kabul etmek olduğunu fark edersiniz. Bu evrede, mucizeler olur ve her seferinde sizi şaşkına çevirir. Genelde sürekli bir şaşkınlık, hayret ve şükran duyarsınız.

Joe Vitale – Zero Limit
 
Merhaba..

Sizin Sorduğunuz Sorunun Cevabını Kitaptaki Gibi Maddeleyerek Açıklamak İstiyorum..
--------------------------------------------
Arınma Aşamaları..


1)Bilinçli Zihin Hatıraları Boşluğa Dönüştürmek İçin Tanrısal Zeka'ya Bir DUA Olan Ho'oponopono Sorun Çözme Sürecini Başlatır.Sorunun Bilinçaltı Zihninde Tekrar Eden Hatıralar OLduğunu Ve OnLardan %100 Sorunlı OLduğunu Bilir.Dua Bilinçli Zihinden BİLİNÇALTI Zihne Hareket Eder.

2)Duanın Aşağıya , Bilinçaltı Zihnine Akışı Hatıraları Yavaş Yavaş Değişime Alır.Bundan Sonra Dua Bilinçaltı Zihinden Yukarıya,Süperbilinçli Zihne Doğru Hareket Eder.


3)Süperbilinçli Zihin Duayı Gözden Geçirir,Gerekli Değişiklikleri Yapar.Çünkü O Daima Tanrısal Zeka İle Aynı Tınıdadır Ve Hatıraları Değiştirme Gücüne Sahiptir.. Bu İşlemden Sonra Dua İncelenmek Üzere Tanrısal Zekaya Yönlendirilir..

4)Tanrısal Zeka İse Dönüşüm Enerjisini Tekrardan Süperbilinçli Zihne Yollar..

5)Dönüşüm Enerjisi Burdan Bilinçli Zihne Akar..

6)Ve Son Durak Bilinçaltıdır.. Burada Hatıralar Etkisiz Hale Getirilir Ve Geriye O Hatıralardan Yalnızca Sevgi Kalır..


-----------------------------------------


Aslında Sorumluluk Alma Kısmı EFT Gibi Yalnız Bilip Bilmediğiniz Herşeyden Sorumlusunuz.. Hatıra Kapasitemiz Gerçekten Geniş Ve O Sorunu Tetikleyen Birçok Hatıra OLur Genelde Ve Bu Yüzden Arınırken İlahi OLana Güvenip Arınırsanız Daha İyi OLur.. Hatıralara Takılıp Kalmayın Bu Arada.. Amacınız Sıfıra Yaklaşmak OLsun.. Çünkü Sıfır NETLİKTİR.. Netliğin OLduğu Yerde Hiçbirşey Sizi Rahatsız Edemez.. Huzursuzlukla Alakalı İse Aslında İyi Yolda OLduğunuzu Düşünüyorum.. Hatıralar Giderken İnsanı Rahatsız Edebilirler.. Ve Buda Sizin Dönüştüğünüzün Göstergesidir..


Sevgiyle Kalın..


Not: Aslında Arınmayı Devamlı Hale Getiren Bir Ritmotranslı Bir Mp3 Yapılsa Gerçekten Mükemmel OLur.. Zaten Basitte Bir Telkin Mp3'ü OLur.. Zaten 4 Kelime Var.. Öyle Sayfalar Dolusu Scriptler Yok.. :) Şu Anda Size Yazarken Aklıma Böyle Bir Fikir Geldi.. Umarım Atakan Bey Bunu Düşünür.. :)



Sevgili TR-ance,
"Seni seviyorum. Özür dilerim. Lütfen beni affet. Teşekkür ederim." den ibaret sihirli dörtlüyle telkin mp3'ü fikri bence de çok iyi bir fikir.

Eğer mümkünse sen de ho'oponopono ile deneyimlerinden bir kaç örnek verebilir misin? Teşekkürler.
 
[/COLOR]


Sevgili TR-ance,
"Seni seviyorum. Özür dilerim. Lütfen beni affet. Teşekkür ederim." den ibaret sihirli dörtlüyle telkin mp3'ü fikri bence de çok iyi bir fikir.

Eğer mümkünse sen de ho'oponopono ile deneyimlerinden bir kaç örnek verebilir misin? Teşekkürler.



Selam..


Aslında Gerçekten Öyle Bir Telkin Çok Güzel OLurdu.. Her An Rahatça Arınabilirdik.. Çünkü Herzaman Bilinçli OLarak Arınamıyoruz .. Hem de Bu Çok Güzel Bir Hizmet OLurdu Bizlere .. :)


Ho'oponopono Hakkında O Kadar Çok Deneyimim OLdu Ki.. Normalde Bir Başlık Altında Paylaşmayı Düşünüyordum Fakat Maalesef Vakit Bulamıyorum Uzun Bir Zamandır.. Ama Olsun Burda Birkaç Tane Yazayım Bari :)


- Öncelikle Çevrem Gerçekten Genişledi.. ( Genellikle Kolay Kolay Arkadaş Edinen Bir Tip Değilim.. Gerçi Asosyalde Değilim Çok Şükür Ama İçe Kapanıklık Var Az Biraz .. :) )

- Ailemdeki Sorunların Çoğu Bitti.. ( Kavga Gürültü Pek Yok.. )

- Birçok Yeni Projelerim OLdu..

- Stres Seviyem Azaldı..

ve dahası...


Sevgiyle KaLın.. :)
 
Selam..


Aslında Gerçekten Öyle Bir Telkin Çok Güzel OLurdu.. Her An Rahatça Arınabilirdik.. Çünkü Herzaman Bilinçli OLarak Arınamıyoruz .. Hem de Bu Çok Güzel Bir Hizmet OLurdu Bizlere .. :)


Ho'oponopono Hakkında O Kadar Çok Deneyimim OLdu Ki.. Normalde Bir Başlık Altında Paylaşmayı Düşünüyordum Fakat Maalesef Vakit Bulamıyorum Uzun Bir Zamandır.. Ama Olsun Burda Birkaç Tane Yazayım Bari :)


- Öncelikle Çevrem Gerçekten Genişledi.. ( Genellikle Kolay Kolay Arkadaş Edinen Bir Tip Değilim.. Gerçi Asosyalde Değilim Çok Şükür Ama İçe Kapanıklık Var Az Biraz .. :) )

- Ailemdeki Sorunların Çoğu Bitti.. ( Kavga Gürültü Pek Yok.. )

- Birçok Yeni Projelerim OLdu..

- Stres Seviyem Azaldı..

ve dahası...


Sevgiyle KaLın.. :)

Ne güzel. Devamını dilerim.alk78

Bu kitap benim de dikkatimi çekti ama hala alıp okuyamadım. Buradan anlatılanlardan da tam kavrayamadım gerçi.

Bunu telkin olarak, Atakan Bey ile görüşmüştüm. Olumlu bakmıştık. Fakat subliminal olarak bu konunun olmayacağını söyledi sevgili Keops ve o şekilde kaldı.

O yüzden yapılmadı.Ama medi tarzında olabilir demişti Keops. Bilemiyorum tekrar bi soralım, benim de ilgimi çekiyor..super

 
Ne güzel. Devamını dilerim.alk78

Bu kitap benim de dikkatimi çekti ama hala alıp okuyamadım. Buradan anlatılanlardan da tam kavrayamadım gerçi.

Bunu telkin olarak, Atakan Bey ile görüşmüştüm. Olumlu bakmıştık. Fakat subliminal olarak bu konunun olmayacağını söyledi sevgili Keops ve o şekilde kaldı.

O yüzden yapılmadı.Ama medi tarzında olabilir demişti Keops. Bilemiyorum tekrar bi soralım, benim de ilgimi çekiyor..super


Haklısınız, mesajı yazarken ben de düşünmüştüm, medi tarzında olursa uygun olabilir diye. Metin içeriği için kitaptan yararlanılabilir, kitap başlı başına hipnotik zaten. Dolayısıyla çok veri bulunabilir.

Telkin için de belki kendi sesimizle kayıtlar hazırlayıp dinlemek daha uygundur. Birinci tekil şahıs olarak ve kendi sesimizle, ne dersinz?

Ama bunun en iyi ve fonksiyonel nasıl olacağını henüz bilemiyorum. Kendi kayıtlarımızı oluşturup, telkinlerden oluşturduğumuz dinleme listelerimizin parça aralarına koysak iyi olmaz mı? Uykumuzda da dinleriz böylece. Olur mu??...

Bunu bir geliştirebilirsek çok iyi olur. İlgileniyor olmanıza çok sevindim gerçekten!..96kl
 
Selam..


Aslında Gerçekten Öyle Bir Telkin Çok Güzel OLurdu.. Her An Rahatça Arınabilirdik.. Çünkü Herzaman Bilinçli OLarak Arınamıyoruz .. Hem de Bu Çok Güzel Bir Hizmet OLurdu Bizlere .. :)


Ho'oponopono Hakkında O Kadar Çok Deneyimim OLdu Ki.. Normalde Bir Başlık Altında Paylaşmayı Düşünüyordum Fakat Maalesef Vakit Bulamıyorum Uzun Bir Zamandır.. Ama Olsun Burda Birkaç Tane Yazayım Bari :)


- Öncelikle Çevrem Gerçekten Genişledi.. ( Genellikle Kolay Kolay Arkadaş Edinen Bir Tip Değilim.. Gerçi Asosyalde Değilim Çok Şükür Ama İçe Kapanıklık Var Az Biraz .. :) )

- Ailemdeki Sorunların Çoğu Bitti.. ( Kavga Gürültü Pek Yok.. )

- Birçok Yeni Projelerim OLdu..

- Stres Seviyem Azaldı..

ve dahası...


Sevgiyle KaLın.. :)


Sevgili TR-ance paylaşımın için çok teşekkür ederim. Sen bunu hayatına ne güzel geçirmişsin. Devamını ve huzurun hayatında her daim artmasını dilerim.

Bunu hayatına geçirirken, somut bir durumda sıfır sınıra ne şekilde gittiğini uygulama örneği olarak aktarabilir misin?... Örneğin benim zihnimde durumla bağlantılı beliren hatıralar oluyor ve olay, kişi, nesne ne varsa hepsi için dörtlüyü söylemeye devam ediyorum. Bu olmasa da genel olarak tekrardayım zaten.

Ama sen etkili uygulamalarla iyi sonuçlar almaktasın anladığım kadarıyla. Bu yüzden ayrıntılı bir uygulama örneği verebilirsen bana ve bu yöntemi öğrenmeye çalışan arkadaşlarımıza daha yardımcı olacağını düşünüyorum.

Sevgiler.
 
Telkin için de belki kendi sesimizle kayıtlar hazırlayıp dinlemek daha uygundur. Birinci tekil şahıs olarak ve kendi sesimizle, ne dersinz?

Ama bunun en iyi ve fonksiyonel nasıl olacağını henüz bilemiyorum. Kendi kayıtlarımızı oluşturup, telkinlerden oluşturduğumuz dinleme listelerimizin parça aralarına koysak iyi olmaz mı? Uykumuzda da dinleriz böylece. Olur mu??...

Bunu bir geliştirebilirsek çok iyi olur. İlgileniyor olmanıza çok sevindim gerçekten!..96kl

kendi sesimizin olması daha iyi olur düşüncesindeyim. kendi kaydımız. super
 
Cevap: Ho'oponopono

kilo ile ilgili tanrıdan mı özür diliyoruz bedenemizdenmi.ben bu yöntemi tam anlayamadım her durumda tanrıdanmı özür diliyoruz yoksa konuyla alakalı olan kişi vs ilemi
 
Cevap: Ho'oponopono

kilo ile ilgili tanrıdan mı özür diliyoruz bedenemizdenmi.ben bu yöntemi tam anlayamadım her durumda tanrıdanmı özür diliyoruz yoksa konuyla alakalı olan kişi vs ilemi

özür dilemek aslında şişmanlıga neden olan düşüncenizi kabul ettiginizi gösterir kabul edilmeyen şeyden özür dilenmez yani kısaca şişman olmaya yol açan düsünce kalıplarını önce kabul edip sonra affediyorsunuz ve en son sevgiyle temizliyorsunuz hepsi busevincli

sevgiler
 
Cevap: Ho'oponopono

çok teşekkür ederim.size zahmet olmazsa bu konuda tam olarak söylemem gerekenleri madde olarak yazabilirmisiniz.
 
Cevap: Ho'oponopono

çok teşekkür ederim.size zahmet olmazsa bu konuda tam olarak söylemem gerekenleri madde olarak yazabilirmisiniz.

canım kitaplar bölümünde zero limit başlıgını açarsan orda daha ayrıntılı bilgiler bulabilirsin ya da alabiliyosan kitabı almanı tavsiye ederim.

sevgiler
 
merhabalar..

kitabın 37. sayfasında bu konu ile ilgili şöyle bir yazı var;

" bedeninle konuş; o'na de ki: seni bu halinle seviyorum. benimle olduğun için teşekkür ederim.. eğer her hangi bir nedenle benim tarafından kötüye kullanışmış olduğunu hissettiysen, lütfen beni affet..

şimdi dur ve günün geri kalanında bedenini ziyaret et.. ziyaretinin sevgi ve şükran ziyareti olmasına izin ver.. "beni taşıdığın için sana teşekkür ederim.. nefes alıp verdiğim için, kalbim attığı için teşekkür ederim.."

bedenini bir hayat arkadaşı olarak gör, bir hizmetçi olarak değil.. tıpkı küçük bir çocuğa konuşurmuş gibi konuş bedeninle.. onunla dost ol.. kendi kendine çalışmak için en çok sevdiği şey bol sudur.. onun aç olduğunu hissedebilirsin, ama aslında sana susadığını anlatmak istiyor olabilir..

su içmek bilinçaltındaki (çocuk) anıları, tekrar eden sorunları değiştirir ve bedenin "hepsinden arınma ve Tanrı'nın içeri girmesine izin verir.".. mavi renkli cam bir şişe al.. su ile doldur.. ağzını mantar tıpa ile kapa ya da selefon ile sar... şişeyi güneşin altında ya da akkor ışık altında en az bir saat beklet.. suyu iç.. banyo yaptıktan ya da duş aldıktan sonra bedenini bu su ile durula..yemek pişirirken bu suyu kullan.. elbiselerini bu su ile yıka ve suyu nerelerde kullanıyorsan orada hep bu suyu kullan.. kahveni ya da sıcak çikolatanı bu su ile yapabilirsin.. "

dr. hew lenin joe vitale yazdığı mektuplardan bir tanesi..

894564y2edqsyaui.gif
bu arada mavi şişe çalışmasını yapacak olan arkadaşlarım lütfen cam bir şişe kullansınlar..
mavi cam şişe bulmakta zorlanırsanız beyaz bir şişenin dışını maviye dönüştürecek kaplamaları deneyebilirsiniz...

69ha0.gif
sevgiler.. actionsmile
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst