Zero Limit

MuminOKAN

<b>Administrators<br /> MuminOkan</b>
20
HD RANK
Katılım
1 Nisan 2008
Mesajlar
3,640
Reaksiyon puanı
26
Puanları
0
Konum
Earth
Web sitesi
www.hayatimdegisti.com
Zero Limit

296956_2.jpg


Yazar Joe Vitale Çevirmen Zeynep Esin



Hayatınızdaki Bütün Sınırları Kaldırın. İlk Defa Okuyacağınız Ho'oponopono Yöntemiyle Hayatınızda %100 Değişim Yaratacaksınız "Vay Canına! Bu, Vitale'nin Yazdığı En İyi Ve En Önemli Kitap!"
Cindy Cashman
Çok mu yorgunsunuz ve streslisiniz? Elinizden gelenin en iyisini yapıyorsunuz fakat kişisel tatmin ya da profesyonel başarıyı bulmak korkunç derecede zor mu geliyor?
Eğer çok çalışıyor ve karşılığını alamıyorsanız, belki de problem kendi içinizdeki bir şeydir? Belki de dışarıdan değil de içinizden gelen sınırlandırmalar sizi çoğu şeyden alıkoyuyordur.
Zero Limit size bu içsel kaynaklı sınırlandırmaları ortadan kaldırmanın ve bunun yerine hayatınıza hayal ettiğinizden çok daha fazla başarı katmanın kanıtlanmış yöntemlerini sunmaktadır.
Joe Vitale'in kendi yaşantısını ele aldığımızda, o bir zamanlar sokakta yaşayan biriydi. Şimdi ise çok sayıda bestseller kitabın yazarı olan, internet ve pazarlama konusunda uzman olmuş bir milyonerdir. Peki bütün bu başarıyı getiren şey ne olmuştur? Bu, çok çalışıldığı için mi, yoksa Tanrı'nın bir lütfu olarak mı meydana gelmiştir. Yoksa her ikisi de mi? Yanıt sizi şaşırtabilir.
Antik Hawai H'oponopono yöntemini bulana kadar çok sınırlı bir başarı elde edebilmiştir.
H'oponopono bizim yolumuza çıkan zihinsel engelleri ortadan kaldıran bir kişisel gelişim yöntemidir. Bu yöntem sayesinde zihnimizi engellerden özgür kılarız ve yaşamdan istediklerimizi elde etmek için yeni ve beklenmedik yollar buluruz. O, hem özel yaşantıda hem de iş hayatında yalnızca işe yaramakla kalmaz, aynı zamanda mucizeler yaratır. Vitale bu deneyimini tüm dünya ile paylaşmak için bu kitabı kaleme almıştır.
Tanıtım Yazısı'ndan



 
Dünyanın En Alışılmadık Terapisti

Joe Vitale
www.mrfire.com

Çeviren: Onur Sargın
zrdilerimet2.jpg

2 yıl önce, Hawaii'de, bir koğuş dolusu akıl hastası suçluyu onları hiç görmeden tedavi eden bir terapist olduğunu duymuştum. Terapist, hastaların dosyalarını incelemiş ve sonrasında kendisinin bu kişilerin hastalıklarını nasıl yarattığını görmek için kendi içine bakmış. Kendisi geliştikçe, hastalar da gelişme göstermiş.

Bu hikayeyi ilk duyduğumda bunun bir şehir efsanesi olduğunu düşünmüştüm. Biri, kendini iyileştirerek başkalarını nasıl iyileştirebilirdi ki? Bu kişi bilge bir kişi olsa bile akıl hastası suçluları nasıl iyileştirebilirdi?

Anlamamıştım. Mantıksızdı. Ve hikâyeyi unutup gittim.

Ta ki hikayeyi bir yol sonra yeniden duyana kadar. Terapistin ho'oponopono adında bir Hawaii iyileştirme yöntemi kullandığını duydum. Daha önce bu yöntemi duymamıştım. Hikayeyi yeniden unutup gitmek istemiyordum. Eğer hikaye tümüyle doğruysa, hakkında daha fazla şey öğrenmeliydim.

Şu ana kadar "sorumluluk" kelimesinin anlamını, yaptıklarımdan ve düşündüklerimden sorumlu olduğum şeklinde anlardım. Daha ötesinden değil. Ve çoğu insanın da böyle düşündüğünü sanıyorum. Biz yaptıklarımızdan sorumluyuz, başkalarının yaptıklarından değil. Birçok akıl hastasını iyileştiren Hawaiili terapist bana sorumluluğun ne demek olduğu konusunda yeni bir bakış açısı kazandırdı.

Adı Dr. Ihaleakala Hew Len. İlk telefon görüşmemiz yaklaşık bir saat sürdü. Ona hikayenin tamamını bana anlatıp anlatamayacağını sordum. Hawaii Eyalet Hastanesi'nde dört sene boyunca çalıştığını söyledi. Akıl hastası suçluların bulunduğu koğuş oldukça tehlikeliymiş. Terapistler bir ay içinde istifa ediyorlarmış. Hastane personeli sıkça hastalık izni alıyormuş ya da istifa ediyormuş. Hastalar tarafından saldırıya uğrama korkusundan dolayı, koğuşta sırtlarını duvara çevirerek yürüyorlarmış. Kısacası burası yaşamak, çalışmak ya da ziyaret etmek için hoş bir yer değilmiş.

Dr. Len bana hastaları hiç görmediğini anlattı. Ofisinde oturup hastaların dosyalarını incelemiş. Hastaların dosyalarına bakarken kendi üzerinde çalışmış. Ve kendi üzerinde çalıştıkça hastalar iyileşmeye başlamış.
1140003150ozur004.gif

"Birkaç ay sonra, daha önceden ellerli kelepçeli dolaşan hastalara serbestçe dolaşmaları için izin verilmeye başlandı," dedi bana. "Ağır ilaç tedavilerine maruz kalan hastalar ilaç tedavilerini bıraktılar. Serbest bırakılmaları konusunda hiç ihtimal olmayanlar serbest kaldı."

Şaşkınlık içindeydim.

"Sadece bu kadar değil," diye devam etti. "Ve personel işe gelmekten hoşlanmaya başladı. İşe gelmeme ve sıkça olan işten ayrılmalar bitti. Personel ihtiyaçtan daha fazla sayıda olmaya başladı, çünkü hastalar serbest bırakılıyordu. Personelin yapacak bir işi kalmamıştı. Bugün, bu koğuş kapalı."

Ve işte en önemli soru: "Bu insanların değişimine sebep olacak ne yaptın?"

"Onları yaratan kendi parçamı iyileştirdim sadece," dedi.

Anlamadım.

Dr. Len hayatından sorumlu olmanın, hayatındaki her şeyden sorumlu olmak olduğunu söyledi –aslında basit, çünkü her şey senin hayatında oluyor. Tam manasıyla, tüm dünya senin yaratımın.

Hmmm. Kolay sindirilebilir bir şey değil. Söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu olmakla, hayatındaki tüm insanların söylediklerinden ve yaptıklarından sorumlu olmak farklıdır. Gerçek şu ki, eğer hayatının sorumluluğunu alıyorsan hayatında gördüğün, işittiğin, tattığın, dokunduğun ya da herhangi bir şekilde deneyimlediğin her şey senin sorumluluğun altındadır. Çünkü hepsi senin hayatında olmaktadır.

Terör eylemleri, ülke yöneticileri, ülkenin mali durumu ve hoşuna gitmeyen diğer şeyler, hepsi şifalanmak üzere sana geliyor. Onlar aslında yoklar. Onlar sadece iç dünyanın birer yansıması. Sorun onlarda değil, sende. Onları değiştirmek istiyorsan, kendini değiştirmelisin.

Bunu kabul etmeyi ve hayata geçirmeyi bir kenara bırak, kavramak bile kolay değil; biliyorum. Suçlamak sorumluluk almaktan kolaydır. Fakat Dr. Len'le konuştukça onun kendisini nasıl iyileştirdiğini ve ho'opnopono yönteminin kendini sevmek anlamına geldiğini kavramaya başladım. Hayatının gelişmesini istiyorsan, onu iyileştirmelisin. Eğer birini iyileştirmek istiyorsan -akıl hastası bir suçlu bile olabilir bu- bunu ancak kendini iyileştirerek yapabilirsin.

Dr. Len'e kendisini nasıl iyileştirdiğini sordum. Hastaların dosyalarına bakarken ne yapmıştı?

flores2sh4.gif
"Sadece, tekrar ve tekrar 'özür dilerim' ve 'seni seviyorum' dedim
," dedi.


Bu kadar mı?

Bu kadar.

Sonuç olarak, kendini sevmek kendini geliştirmenin en önemli yoludur ve kendini geliştirdikçe dünyan gelişir. Bu konu hakkında bir örnek vermeme izin verin: Bir gün biri bana beni üzen bir e-posta gönderdi. Eskiden olsa, bu konu üzerindeki çalışmamı, zayıf duygusal noktalarımı araştırarak ya da hoş olmayan bu e-postayı gönderen kişinin bunu neden yapmış olabileceğini bulmaya çalışarak yapardım. Bu sefer, Dr. Len'in yöntemini kullanmaya karar verdim. İçimden "Özür dilerim" ve "Seni seviyorum," dedim. Bu dediklerimi özellikle bir kişiye yönelik söylemedim. Sadece, dış koşulları yaratan içimdeki parçamı iyileştirmesi için, sevginin ruhunu yardıma çağırdım.

Bir saat sonra aynı kişiden bir e-posta daha aldım. Önceki e-posta için özür diliyordu. Bu özür için herhangi özel bir eylemde bulunmamıştım. Ona herhangi bir şey yazmamıştım. "Seni seviyorum" diyerek içimdeki, o kişiyi yaratan parçamı iyileştirmiştim.

Daha sonra Dr. Len tarafından düzenlenen bir ho'oponopono workshopuna katıldım. 70 yaşında, saygıdeğer yaşlıca bir şaman. Ve bir münzevi gibi. Çekim Yasası Sırrı adlı kitabımla ilgili güzel şeyler söyledi. Kendimi geliştirirsem, kitaplarımın titreşiminin artacağını ve okuyucuların bunu hissedeceklerini söyledi. Kısacası, kendimi geliştirirsem okuyucularım da gelişecekti.

"Şu anda piyasada, dış dünyada olan kitaplar hakkında ne dersin?" diye sordum.

"Onlar orada değiller,"dedi. Bilgeliği aklımı karıştırmıştı. "Onlar hala içinde."

Dış dünya diye bir şey yok.

Bu gelişkin tekniği hak ettiği derinlikte anlatabilmek için bir kitap yazmak gerekir ama kısaca şunu söyleyebiliriz. Hayatındaki herhangi bir şeyi değiştirmek istediğinde bakacağın tek bir yer var: kendi için.

"İçine baktığında, bunu sevgiyle yap." super

10751ri8yn9.gif
sevgiler..
 
bu yöntem gerçekten inanılmaz şu an the key isimli kitabı okuyorum ve bu yöntem oradada geçiyor.
ben bunu okur okumaz hayatımda uygulamam gerektiğini düşündüm ve hayatımda olumsuz izler bırakan kişilerde denemeye karar verdim.
bir kaç gündür bunu uyguluyorum aklıma geldikçe ve inanın bu bir kaç gün içinde bile kızgın olduğum insanlara karşı olumsuz şeyler hissetmediğimi fark ettim.
gerçekten etkilimi bunu zamanla göreceğim ama şimdilik en azından kendimi iyi hissediyorum sanırım önemli olanda bu.
bu konuyu paylaştığınız için teşekkürler.
 
slm lar,sevgili mümin bey yardımınız için teşekkür etmek istedim,siz bana mail göndermeden önce sevgili shamanic yazıyı bana yollamıştı yinede saolun ilginiz ve emeğiniz için,bende bisürü kişiye yolladım ufak bir notla sitemizin adını vererk.belki birilerinin dikkatini çeker tamda ihtiyacı olduğu anda yardım edebiliriz umuduyla,atakan bey site sizin ancak içimden bizim demek geldi hoşgörün.bu kitabı mutlaka edincem çok ilgimi çekti sevgili shamanic çok aydınlatıcı bilgiler veriyor onun yazılarını okumaya doyamıyorum,bu konuyla ilgili başka arkadaşların yazıları olursa ve bizlerle paylaşırlarsa sevinicem.tekrar teşekkürler sevgiyle kalın
 
bu yöntem gerçekten inanılmaz şu an the key isimli kitabı okuyorum ve bu yöntem oradada geçiyor.
ben bunu okur okumaz hayatımda uygulamam gerektiğini düşündüm ve hayatımda olumsuz izler bırakan kişilerde denemeye karar verdim.
bir kaç gündür bunu uyguluyorum aklıma geldikçe ve inanın bu bir kaç gün içinde bile kızgın olduğum insanlara karşı olumsuz şeyler hissetmediğimi fark ettim.
gerçekten etkilimi bunu zamanla göreceğim ama şimdilik en azından kendimi iyi hissediyorum sanırım önemli olanda bu.
bu konuyu paylaştığınız için teşekkürler.


selamlar alestason; aynı etki bende de söz konusu.
farklı bi rahatlıkta hissediyorsun kendini. dingin oluyorsun.
tavsiye ederim.
 
merhaba herkese..Sevgili Shamanic'in Onur sargın çevirili yazısını daha evvel "Kuraldışı" sitede okumuş ve çok ilgimi çekmişti,hemen kitabı da almıştım(zero limit)..hatta belki bu site ile bile o vesile ile tanışmış olabilirim..sürekli ho'oponopono hakkında bişeyler okumaya çalışıyordum..
Yöntemi uzunca bir süredir uyguluyorum,ilk günler daha yoğun olmak üzere tabi..Bu yöntem yüzünden koşu bantından bile düştüm:)) Koşuyor ve aynı zamanda,dörtlü cümleleri tekrarlayıp duruyordum içimden, artık nasıl rahatlamış ve transa geçmişsem muhtemelen ayaklarım duraksadı ve bant dışına atıldım..düşünce ayıldım ve gerçekten neler olduğunu neden böyle olduğunu hatırlamıyorum tek bildiğim sürekli "seni seviyorum" demekti:))çok da iyi hissediyordum ama kendimi..
Aslında şu da alışkanlık oldu ben de,gerildiğim kaygılandığım bi durumun içindeyken artık farkında bile olmadan bu cümleleri geçiriyor oluyorum içimden..özellikle sabah uyandığımda ilk bu cümleler çıkıyor..Evet kısacası şunu söyleyebilirim,beni rahatlatıp sakinleştiriyor,olumsuz baloncuklarımın sevgiyle dolduğunu hissediyrm..Taa kiayaklarımı banttan kesecek kadar:))....SEVGİLER "(Seni seviyorum,seni seviyorum seni seviyorum...teşekkür ederim...)
 
merhaba herkese..Sevgili Shamanic'in Onur sargın çevirili yazısını daha evvel "Kuraldışı

Ne yapmışım yine ben yaay789..Özür dilerim,inanın nasıl olduğunu bilmiyorum..mesaj atlamışımdusun2
 
Hayatınızda Yaşadığınız Olumlu OLumsuz Ne Varsa İlahi OLanın Yardımıyla Rahatça İyileştirebilirsiniz.. İyileşmenin Kapısını Açan Şey İse Yalnızca 2 Kelime.. SENi SEVİYORUM..
 
Bende yeni başladım bu teknige cok hoş tekerleme gibi süreki içimden söylüyorumy789
 

Sadece, tekrar ve tekrar 'özür dilerim' ve 'seni seviyorum' dedim
,


Bu kadar mı?

Bu kadar.


H'oponopono yöntemini ilk defa duyan biri olarak, yöntemi gerçekten çok merak ettim.
Gerçekten bu kadar mı?
özür dilerim ve seni seviyorum
 
H'oponopono yöntemini ilk defa duyan biri olarak, yöntemi gerçekten çok merak ettim.
Gerçekten bu kadar mı?
özür dilerim ve seni seviyorum


y789 evet o kadar sevincli waveskan67
 
süper bir yöntem bu wave

çok sevindim, seni seviyorum =)
 
nasıl oldugunu bilmiyorum,yukarıda yazdığımın aynısını yollamışım,
iki kere olmasın diye bunu tekrar düzenledim
 
Merhaba
bu yöntemi uygularken bu cümleleri kime hitaben söylüyoruz acaba?
1-kendi kendimize demeliyiz
2-Önce sorunun ne olduğundan bahsedip (eft de ki gibi örneğin ders calışmıyorum derslerim zayıf buna rağmen )seni seviyorum özür diliyorum lütfen beni affet tşk ederim diyoruz
3-sorundan bahsedip ve bundan kurtulmaya niyet edip Allah'a hitaben bu cümleleri söylüyoruz
4-sorun yaşadığımız kişi kimse ona hitaben söylüyoruz??
bayağı dallanıp budaklandı ve anlamadım
bir fikri olan var mı?
teşekkürler
 
Merhaba
bu yöntemi uygularken bu cümleleri kime hitaben söylüyoruz acaba?
1-kendi kendimize demeliyiz
2-Önce sorunun ne olduğundan bahsedip (eft de ki gibi örneğin ders calışmıyorum derslerim zayıf buna rağmen )seni seviyorum özür diliyorum lütfen beni affet tşk ederim diyoruz
3-sorundan bahsedip ve bundan kurtulmaya niyet edip Allah'a hitaben bu cümleleri söylüyoruz
4-sorun yaşadığımız kişi kimse ona hitaben söylüyoruz??
bayağı dallanıp budaklandı ve anlamadım
bir fikri olan var mı?
teşekkürler


Selam..

Bu Cümleleri Kullanırken Doğruyu Söylemek Gerekirse Bir Kişiye Veya Bir Şeye Hitap Etmenize Gerek Yok.. Siz Yalnızca Sevgiyi Davet Ediyorsunuz Bu Kelimelerle.. İSterseniz Allah, İsterseniz Tanrı İsterseniz Tao vsvsv.. (İstediğiniz Şeyi Üretebilirsiniz.. )Daimi OLan Yaratıcı Sizin Çağrınızı Alıyor.. Burada Asıl Amaç Altbilincin Aptal Önermelerinden Kurtulup (Hatıralardan.. ) Üstbilincin Bilgeliğinden Yararlanmak.. Mesela Sorunlar İçinse Şu Soruları Sorabilmeniz Gerekli..

Bu Olayların Sebebi Nedir ?
Bu Olayların OLmasına Sebebiyet Veren İçimde Neler OLuyor ?

Bu Soruların Anlamınız Kavramanız İçin Öncelikle Kitabı Okumanız Gerekiyor.. Çünkü Yazar Evrenin Holografik Kopyasının Bizim İçimizde Var OLduğunu Söylüyor.. Yani Bizim İçimizin Dışında Birşey Yok.. Lakin Bilinçli Zihinle Günlük 5 veya 10 Bayt Bilgi Algılarken Bilinçaltı Zihnine Milyarlarca Bayt Veri Yükleniyor.. Yani Farkında OLmadan Aslında Kaderimizi O Bilemediğimiz Verilerle Yazıyoruz.. Ve O Veriler İçerisinde Virüslü OLan VEriler Var.. OnLarada Zararlı Hatıralar Diyoruz.. Eğer Bu Hatıralardan Arınmazsanız Aynı Sorunları Tekrar Tekrar Yaşarsınız.. Zihniniz Ya O Virüslü Hatıralara Hizmet Edecek Ya Da İlahi OLanın Esinlenmeleriyle Mükemmel Bir Hayat Yaşayacak.. İŞte O Verileri Temizleyen Anti Virüs Ho'oponopono Adını Almış Bulunmakta.. Ve Eminim Hiçbir Anti Virüs Bu Düzeyde Çalışamaz.. Şu An Elinizde Güçlü Bir Araç Tutuyorsunuz Emin Olun..



Sevgiyle Kalın..



Not : Kendi Deneyimlerimi Paylaşacaktım Lakin Bu Aralar Çok Meşgulüm.. En Kısa Zamanda PAylaşmayı Düşünüyorum Deneyimlerimi.. :)
 
Selam..

Bu Cümleleri Kullanırken Doğruyu Söylemek Gerekirse Bir Kişiye Veya Bir Şeye Hitap Etmenize Gerek Yok.. Siz Yalnızca Sevgiyi Davet Ediyorsunuz Bu Kelimelerle.. İSterseniz Allah, İsterseniz Tanrı İsterseniz Tao vsvsv.. (İstediğiniz Şeyi Üretebilirsiniz.. )Daimi OLan Yaratıcı Sizin Çağrınızı Alıyor.. Burada Asıl Amaç Altbilincin Aptal Önermelerinden Kurtulup (Hatıralardan.. ) Üstbilincin Bilgeliğinden Yararlanmak.. Mesela Sorunlar İçinse Şu Soruları Sorabilmeniz Gerekli..

Bu Olayların Sebebi Nedir ?
Bu Olayların OLmasına Sebebiyet Veren İçimde Neler OLuyor ?

Bu Soruların Anlamınız Kavramanız İçin Öncelikle Kitabı Okumanız Gerekiyor.. Çünkü Yazar Evrenin Holografik Kopyasının Bizim İçimizde Var OLduğunu Söylüyor.. Yani Bizim İçimizin Dışında Birşey Yok.. Lakin Bilinçli Zihinle Günlük 5 veya 10 Bayt Bilgi Algılarken Bilinçaltı Zihnine Milyarlarca Bayt Veri Yükleniyor.. Yani Farkında OLmadan Aslında Kaderimizi O Bilemediğimiz Verilerle Yazıyoruz.. Ve O Veriler İçerisinde Virüslü OLan VEriler Var.. OnLarada Zararlı Hatıralar Diyoruz.. Eğer Bu Hatıralardan Arınmazsanız Aynı Sorunları Tekrar Tekrar Yaşarsınız.. Zihniniz Ya O Virüslü Hatıralara Hizmet Edecek Ya Da İlahi OLanın Esinlenmeleriyle Mükemmel Bir Hayat Yaşayacak.. İŞte O Verileri Temizleyen Anti Virüs Ho'oponopono Adını Almış Bulunmakta.. Ve Eminim Hiçbir Anti Virüs Bu Düzeyde Çalışamaz.. Şu An Elinizde Güçlü Bir Araç Tutuyorsunuz Emin Olun..



Sevgiyle Kalın..



Not : Kendi Deneyimlerimi Paylaşacaktım Lakin Bu Aralar Çok Meşgulüm.. En Kısa Zamanda PAylaşmayı Düşünüyorum Deneyimlerimi.. :)
merhaba kitabı okuyorum ancak yine de emin olamadığım anlar oluyor, bu cümleler nasıl bilinçaltındaki yanlış kodlamaları temizliyor, içimizde o soruna neden olan şeyi nasıl tedavi ediyor anlayabilmiş değilimdusun2 toplum olarak çok da sevgiden bahseden bir toplum değiliz
Bugün durmadan sıkıntı yaratan durumları düşünüp- bir nevi eft deki gibi probleme odaklanıp onu kabul edip durmadan bu cümleleri söyledim içimden..azen biliçli olarak söylemiyordum,zihnim alışmıştı bu cümlelere ve ben içimden düşünmeden tekrar ediyordum.. Bu DOĞRU mu? yoksa farkında olmalı mıyız tekrar ederken?mesela vitrinlere bakarken bile içimden söyledim..

ayrıca 2 gece önce bunu söylemek beni rahatlatıp uyuturken, bugün hiç rahatlama hissetmedim acaba yanlış mı yapıyorum diye düşünüyorum...
Çok teşekkürler
 
merhaba kitabı okuyorum ancak yine de emin olamadığım anlar oluyor, bu cümleler nasıl bilinçaltındaki yanlış kodlamaları temizliyor, içimizde o soruna neden olan şeyi nasıl tedavi ediyor anlayabilmiş değilimdusun2 toplum olarak çok da sevgiden bahseden bir toplum değiliz
Bugün durmadan sıkıntı yaratan durumları düşünüp- bir nevi eft deki gibi probleme odaklanıp onu kabul edip durmadan bu cümleleri söyledim içimden..azen biliçli olarak söylemiyordum,zihnim alışmıştı bu cümlelere ve ben içimden düşünmeden tekrar ediyordum.. Bu DOĞRU mu? yoksa farkında olmalı mıyız tekrar ederken?mesela vitrinlere bakarken bile içimden söyledim..

ayrıca 2 gece önce bunu söylemek beni rahatlatıp uyuturken, bugün hiç rahatlama hissetmedim acaba yanlış mı yapıyorum diye düşünüyorum...
Çok teşekkürler


Merhaba..

Sizin Sorduğunuz Sorunun Cevabını Kitaptaki Gibi Maddeleyerek Açıklamak İstiyorum..
--------------------------------------------
Arınma Aşamaları..


1)Bilinçli Zihin Hatıraları Boşluğa Dönüştürmek İçin Tanrısal Zeka'ya Bir DUA Olan Ho'oponopono Sorun Çözme Sürecini Başlatır.Sorunun Bilinçaltı Zihninde Tekrar Eden Hatıralar OLduğunu Ve OnLardan %100 Sorunlı OLduğunu Bilir.Dua Bilinçli Zihinden BİLİNÇALTI Zihne Hareket Eder.

2)Duanın Aşağıya , Bilinçaltı Zihnine Akışı Hatıraları Yavaş Yavaş Değişime Alır.Bundan Sonra Dua Bilinçaltı Zihinden Yukarıya,Süperbilinçli Zihne Doğru Hareket Eder.


3)Süperbilinçli Zihin Duayı Gözden Geçirir,Gerekli Değişiklikleri Yapar.Çünkü O Daima Tanrısal Zeka İle Aynı Tınıdadır Ve Hatıraları Değiştirme Gücüne Sahiptir.. Bu İşlemden Sonra Dua İncelenmek Üzere Tanrısal Zekaya Yönlendirilir..

4)Tanrısal Zeka İse Dönüşüm Enerjisini Tekrardan Süperbilinçli Zihne Yollar..

5)Dönüşüm Enerjisi Burdan Bilinçli Zihne Akar..

6)Ve Son Durak Bilinçaltıdır.. Burada Hatıralar Etkisiz Hale Getirilir Ve Geriye O Hatıralardan Yalnızca Sevgi Kalır..


-----------------------------------------


Aslında Sorumluluk Alma Kısmı EFT Gibi Yalnız Bilip Bilmediğiniz Herşeyden Sorumlusunuz.. Hatıra Kapasitemiz Gerçekten Geniş Ve O Sorunu Tetikleyen Birçok Hatıra OLur Genelde Ve Bu Yüzden Arınırken İlahi OLana Güvenip Arınırsanız Daha İyi OLur.. Hatıralara Takılıp Kalmayın Bu Arada.. Amacınız Sıfıra Yaklaşmak OLsun.. Çünkü Sıfır NETLİKTİR.. Netliğin OLduğu Yerde Hiçbirşey Sizi Rahatsız Edemez.. Huzursuzlukla Alakalı İse Aslında İyi Yolda OLduğunuzu Düşünüyorum.. Hatıralar Giderken İnsanı Rahatsız Edebilirler.. Ve Buda Sizin Dönüştüğünüzün Göstergesidir..


Sevgiyle Kalın..


Not: Aslında Arınmayı Devamlı Hale Getiren Bir Ritmotranslı Bir Mp3 Yapılsa Gerçekten Mükemmel OLur.. Zaten Basitte Bir Telkin Mp3'ü OLur.. Zaten 4 Kelime Var.. Öyle Sayfalar Dolusu Scriptler Yok.. :) Şu Anda Size Yazarken Aklıma Böyle Bir Fikir Geldi.. Umarım Atakan Bey Bunu Düşünür.. :)
 
Önceki gün kitabın büyük bir kısmını soluksuz okudum neredeyse:)
Onunla birlkte akışa girdim. Bütün gün boyu, en derindeki ışıklı zeminde, huzurda olmak tarifsiz. Tanrısal olanla temas adeta...Buradaki pek çok arkadaş değişik yöntemlerle bunu deneyimlemiştir mutlaka. Deneyimi olanlar beni daha iyi anlıyordur. Bu bendeki öyle bir ruh hali ki, güçlü, kararlı, sade, güvenli, enerjik ve dingin...Kelimeler, açıklamalar fuzuli sanki. Sadece huzur işte.

Bu nasıl oldu? Sizlere aktarabilmek için, şimdi düşünüyorum bu hale nasıl girdiğimi: Ben bunu bir teknik olarak görüp, uygulama adımlarını irdelemeden, nasıl iş gördüğünü sorgulamadan okudum. Sadece okudum. Sürükleyici bir roman okur gibi kaptırmıştım kendimi. Sanırım hızlı okuma sırasında bilinç devre dışı kalıp, bilinçaltı açılıyor. O sırada bilinçaltı alması gereken mesajları daha iyi alıyor. Zaten Joe Vitale'nin iyi bir hipnotik yazar olduğu da malum.

Şu an aynı ruh halinde miyim? Az önce değildim. Burada aktarırken tekrar hatırladım ve girdim o hale.

Zemin böyle olunca, farkındalığımın da arttığını gözlüyorum. Benim deneyimim böyle. Sizlerle paylaşmak istedim.

Ben bu yöntemle reiki arasında paralellik olduğunu düşünüyorum. %100 sorumluluğu üzerine al, sevgini ilet, arındır, oluşan boşluk tanrısal olanla dolsun, teşekkür et, gibi.Detaylara girersek uzun...

Şimdilik hoşçakalın...
 
SIFIR SINIR
TEMEL İLKELER

1.Ne olduğuna dair iç bir fikriniz yok.

İçinizde ve etrafınızda olan her şeyin, bilinçli ya da bilinçsz, farkında olmanıza imkan yoktur.Bedniniz ve aklınız şu anda çalışmaktadır ve bunun farkında değildir.Ve havada, radyo dalgalarından düşünce formlarına kadar görünmeyen sayısız sinyal bulunmaktadır ve sizler bunların hiç birini bilinçli olarak algılamazsınız. Gerçeği söylemek gerekirse, tam şu anda kendi gerçeğinizi yartmaktasınız ama bu olay bilinçli bilginiz ya da kontrolünüzün dışında, bilinçsizce olmaktadır. Bu nedenle istediğiniz kadar olumlu düşünün gene de yaralanırsınız. Yaratıcı olan bilinçli zihniniz değildir.

2. Her şeyi kontrolünüz altında tutamazsınız

Elbetteki olan her şeyden haberiniz olmadığı için, onları kontrol edemezsiniz. Dünyaya emredebileceğinizi düşünmek egosal bir hatadır. Şu anda dünyada neler olduğunun çoğunu egonuz göremediğine göre, sizin için en iyisine egonuzun karar vermesine izin vermek hiç de bilgece olmaz. Seçim sizin elinizde, ama kontrol değil. Ne deneyimlemeyi tercih edeceğinize karar vermek için bilinçli zihninizi kullanabilirsiniz, ama onu ifade edip edemeyeceğinizi ya da bunu nasıl ve ne zaman yapacağınızı kendi haline bırakmalısınız. Teslimiyet anahtardır.

3. Yolunuza her ne çıkarsa onu iyileştirebilirsiniz.

Yaşamınızda önünüze çıkan her şey, oraya nasıl geldiğine bakmaksızın, iyileştirmek içindir, çünkü şu anda sizin radarınızdadır. Buradaki varsayım, eğer onu hissedebiliyorsanız, onu iyileştirebilirsiniz de. Eğer onu bir başkasında görebiliyorsanız ve bu sizi rahatsız ediyorsa, o zaman iyileştirmek için oradadır demektir. Ya da Oprah'ın bir keresinde söylemiş olduu gibi, "Eğer onu farkedebiliorsanız, ona sahpsinizdir." Onun neden hayatınızda olduğuna ya da oraya nasıl geldiğine dair hiçbir fikriniz olmayabilir, ama artık farkında olduğunuza göre, onu serbest bırakabilirsinz. Karşılaştığınız şeyleri ne kadar iyileştirirseniz, tercih ettiklerinizi ifade etmede o kadar net olursunuz, zira başka şeyleri kullanmak için gereken enerjiyi serbest bırakmış olursunuz.

4. Tüm deneyimlerinizden %100 sorumlusunuz.

Hayatınızda başınıza gelenler sizin suçunuz değildir, ama sizin sorumluluğunuzdadır. Kişisel sorumluluk kavramı söylediğiniz, yaptığınız ya da düşündüğünüzün ötesindedir. Hayatınızda yer alan diğer herkesin dediklerini, yaptıklarını ve düşündüklerini de içerir. Yaşamınıza meydana gelen her şeyin sorumluluğunu tamamen alırsanız, o zaman herhangi bir kişi bir sorunu su yüzüne çıkardığında, o sizin de sorununuz olur. Bu üçüncü ilkeye bağlanır, yani yolunuza çıkan her şeyi iyileştirebilirsiniz. Kısacası, şu anki gerçeğiniz için hiç kimseyi ya da hiçbir şeyi suçlayamazsınız. Tüm yapabileceğiniz onun sorumluluğunu almak, yani onu kabul etmek, ona sahip çıkmak ve onu sevmektir. Karşılaştığınız şeyleri ne kadar çok iyileştirirseniz kaynak ile o kadar uyumlu olursunuz.

5. Sıfır limite iletiniz "seni seviyorum" cümlesini söylemektir.

Sizi her şeyin ötesindeki huzura, iyieştirmeden ifade etmeye götürecek bilet sadece "seni seviyorum" cümlesidir. Bu cümleyi Tanrı'ya söylemek içinizdeki her şeyi temizler ve böylece şu anın mucizesini yaşayabilirsiniz: sıfır limiti. Amaç her şeyi sevmek. Fazla kiloyu, bağımlılığı, sorunlu çocuğu ya da komuyu, eşi sevin; hepsini sevin. Sevgi sıkışıp kalmış enerjiyi değiştirir ve serbest bırakır. "Seni seviyorum" demek Tanrıy deneyimleme dileğinizin gerçekleşmesidir.

6. İlham niyetten daha önemlidir.

Niyet zihnin oyuncağıdır;esinlenme Tanrı'dan bir bildirimdir. Bir an gelir, yalvarmak ve beklemek yerine teslim eder ve dinlemeye başlarsınız. Niyet egonun sınırlı görüşünü temel alarak hayatı kontrol etmeye çalışmaktır; esinlenme ise Tanrı'dan gelen mesajı almak ve buna göre hareket etmektir. Niyetler işe yarar ve sonuç verir; esinlenme ise işe yarar ve mucizeler getirir. Hangisini tercih edersiniz?

Alıntı:
Zero Limit - Joe Vitale, Dr.Ihaleakala Hew Len
 
Kitabı ben de okudum ve anlık değişimler inanılmaz. Özellikle iş hayatında çok işime yaradı. Sebebini bilmediğim ama beni bir şekilde rahatsız eden herşeye uyguluyorum ve etrafımdaki insanlar ben arındıkça arınıyor. Öfkeli olanlar daha sakin ve dingin, paylaşmayanlar daha paylaşımcı oldular. Bense sadece bir köşede oturup sırıtıyorum:) Yalnızca çok ufak bir detay var söylemeden edemeyeceğim. Eğer birisi size bir derdini anlatıyorsa, o anda bu cümleleri içinizden söylemeye başladığınızda karşınızdaki kendisini dinlemediğinizi veya anlattıklarını önemsemediğinizi düşünüyor ve dile getiriyor. Sizde anda kalamayıp sohbetin detaylarını kaçırıyorsunuz, pek hoş olmuyor neticede. Sizlere tavsiyem sohbet bir şekilde sona erdiğinde bu metodu uygulamaya başlamanız. Bu metod tam bir eylemsizlik halinde gerçek eylem! Mutlaka deneyin çünkü diğer birçok arınma yönteminden kesinlikle çok daha basit. Kitabı okumuş olmama rağmen ana hatlarını özet olarak geçtiğin için sevgili ismira sana; ve kitapla bizleri tanıştırdığı için sevgili Mümin'e çok çok teşekkür ederim.

Bu arada yukarda bahsettiğim gibi anlık değişimler gözledim ancak yine de bilinçaltımızın çok zor ikna olduğunu düşünürsek birkaç tekrarla bilinçaltının böyle bir mesajı hem de uyanıkken nasıl içselleştirdiğini pek anlayabilmiş değilim. Bu konuda fikri olanlar paylaşırsa çok sevinirim. Ayrıca kitapta bahsedildiği gibi çok ağır problemlerde tekrar çok önemli. Normalde sakin olan bir insanın anlık bir öfkesini birkaç tekrarla halledebiliyorsunuz, ama ağır vakalarda (örn.ezelden beri öfkeli olan biri, ağır ruhsal sorunları olan biri, doğumundan bu yana türlü türlü felaketlerle kucak kucağa yaşamış biri vs.) mutlaka uzun uzun tekrarlar gerekiyor.

Sevgiyle kalın...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst