Yeniden doğuş sürecimi izlediğim günlüğüm..

merhaba sevgili günlük k8908
bugün şunu anladım galiba...bir insanın kendinde en önemli sorunlar olarak gördükleri şeyler aslında bir insanın aynı zamanda en çok önem verdikleri şeyler de oluyor sanırım...

yani demek istediğim ; sadece önem verdiğimiz şeyler bizim istediğimiz şekilde hayatımızda sürmüyorsa onlar bizim en önemli sorunlarımız oluyor...önem vermediğimiz şeyler ise ister yolunda gitsin isterse gitmesin..hiçbir zaman bizim için birşey teşkil etmiyor...
bu demek oluyorki bazı konularda oldukça esneğiz bazı konulardada vazgeçilmez kurallarımız var...

dışarı çıkıp insan içine karıştığımda kendimi neden aciz yetersiz ve kötü hissettiğimi birkez daha anladım...şöyle bir düşündüm benzer zamanlarımı...(yani diğer dışarı çıkışlarımı ve insanlarla karşılaşışımı hatta konuşmak zorunda olduğum pozisyonları) ve şu sonuca vardım...aslında kendimi seviyor da olsam içimdeki donanımın farkında bile olsam bunu dışarıya istediğim şekilde yansıtamadığımı ve çevreden de bu yalnış yansımaya göre davranışlar gördüğümü farkettim...
dışarı çıktığımda neden mutsuz olduğumu anladım...yukarıda bahsetmiştim ya insanın en çok önemsediği şeyler istediği şekilde hayatında yer almıyorsa en büyük sorunları oluyor diye...işte benim dışarıyı sevmeme sorunum da kendi görünümümden emin olmamamdan ileri geliyormuş....nitekim modern ve lüx olarak dekore edilmiş alışveriş merkezlerinin kapısından içeriye girişimden itibaren enerjim düşerdi...sanki bir ezilme duygusu hissederdim...çünkü görünümümden dolayı kendimi böyle güzel ve pahalı döşenmiş özenli mekanlara bir türlü yakıştıramaz ve kendimi oraya girmeye orda bulunmaya layık değilmiş gibi hissederim...ama ufak çapta bir mahalle hipermarketinde kendimi çok daha rahat ve huzurlu hissederim...içimdeki güzellikleri içimdeki hazineyi görünüşümde dışarı vuramıyorum...oysa çok da zevkli biriyimdir...estetik tasarımlı şeylerden hoşlanırım..kaba saba dizaynlardan hiç hoşlanmam...ama daha kendi görünümümü istediğim hale getiremedim..ancak getirebilmek için bazı fikirlerim var...kendime örnek bir saç rengi buldum ancak bu renk evde boyayabileceğim bir renk değil...kuaförleri de sevmiyorum ancak madem ki öyle bir renge karar verdim...kuaföre de gitmek zorunda kalacağım buna katlanacağım...işin sonucunda istediğim renk olucak sonuçta...1 saatliğine onların muhabbetine de katlanırım artık ayda bir...bu arada kilo verme çalışmalarına da devam ediyorum..son günlerde kaçırıyorum ama geri kilo almadım en azından...herşeyde güzelliğe estetiğe önem veren biri olarak kendim arzuladığım formda profilde olmadığım için kendimi kötü hissediyormuşum dışarıda..çünkü çevreye göstermek istediğim şeklim şu anki şeklim değil..

gerçek hayatta hiç gerçek bir arkadaşım yok..inan eksikliğini de hissetmiyorum internet yetiyor da artıyor..çünkü siteye göre bana hitap eden ortamları ben seçiyor ve o ortama göre insanlarla rahatça fikir alışverişi yapıyorum...bu halimden memnunum..ama gel gör ki dışarıdaki insanların çık dolaş arkadaş edin sosyalleş tarzında akıl vermeye çalışmalarına sinir oluyorum....tamam belki hiç arkadaşımın olmaması toplum tarafından normal kabul edilecek birşey değil ancak ben bu durumdan da şikayetçi değilim..gel gör ki başkaları durumumdan çok rahatsız olup beni bu halimden kurtarmak ister gibi....ben çok memnunum ve rahatım....belki görünüşümün de payıyla özensiz giyindiğimi görünce bunun hiç arkadaşı yoktur die düşünüyorlar ve sahiden de doğru çıkıyor tahminleri galiba....biraz da bu gibi davranışlara maruz kalmamak için görünümümde düzeltmeler yapmak istiyorum....gerçekten hoşuma gitmiyor..insanın değerini arkadaş çokluğuyla ölçen ve arkadaş çokluğunu da giyime bağlayan görünüşe bağlayan çok insan var...ve öylesine konuştuğum herkes bana açıkca yeni bir arkadaş istemediklerini belirtecek kadar beni reddedercesine tutum içine giriyorlar...sanki ben arkadaşlığa çok açmışım da ölüyormuşum gibi...ve onlar böyle birşeyi kabul ederse onlara haddinden fazla yapışacakmışım gibi....oysa benim niyetimde arkadaşlık değil...

yani ben halimden memnunum onlara ne oluyor ?
kendi halinde yaşayan insanları ezmeye çalışmaya kimsenin hakkı yok ki....onlara kendimi beğendirecem diye de her önüme gelenle rastgele arkadaş olacak da değilim...


 
merhaba sevgili günlük smil56
bugün sanırım en önemli , evet en önemli sorunumun ne olduğunu buldum ve ona bir ad koyabildim...

benim en büyük sorunum, sürekli her an birşeyler düşünüyor olmak...hatta bazen uyurken bile kafamdan kelimelerin cümlelerin geçtiğine bile şahit oluyordum...hani kelimeyle rüya görmek falan derler ya....
bu yüzden ana odaklanamadığımı ve kafa gerektiren ezber gerektiren her eylemden kaçındığımı farkettim...çünkü zaten beynimin içi her zaman için ağzına kadar doluydu...ve beynimden geçenlerin hepsini de çözmek gibi bir takıntım var....ve bu düşünceleri maalesef istediğim anda durdup bir kenara koyup önümdeki işe mesela derse kendimi veremiyorum...

aslında sürekli birşeyler düşünmenin çok da faydasını gördüm bu sayede evde bir sürü yenilik güzellik yarattım...yenilenecek şeylerin niteliklerini en ince detayına kadar düşünüp doğru kararlar verdim....ancak en ufak bir karar verme aşamasında bile baya kafa yoruyorum ve baya vakit alıyor...böyle olmasındaki sebep sonradan kararımdan pişman olmamak ve hatalı karar ihtimalini en aza indirmek...

ama artık sürekli birşeyler düşünme halinden kurtulmak istiyorum gerçekten çok yorucu...bazen öyle anlar oluyorki kafamdan geçen şeyleri çözemediğimde üstüne hızla yenileri ekleniyor ve işin içinden çıkamayıp bunalıma giriyorum...hani bilgisayarda da birçok programı aynı anda arda arda açınca ısınır kitlenir saçmalamaya başlar falan ya....kendince isyan eder...ben de öyle oluyorum....mesela sabah kalktığımda şöyle sorun çözmeye yönelik kendini geliştirmeye vesaireye yönelik hiçbirşey düşünmeden anın tadını çıkaramıyorum...

netten araştırma yaptım çok düşünme hastalığı denen bir hastalık varmış...sanırım bendeki şey bu..

bende sürekli birşeyler düşünme durumu çocukluğumdan beri var...sürekli yalnız kaldığım zamanlar olurdu canım sıkılırdı ve birşeylere dalgın dalgın bakarak düşüncelere dalardım ve bu düşünceler giderek sorun çözmeye kendini geliştirmeye yönelik oldu...sonra alışkanlık haline geldi yanlız değilken bile çevrem birşeylere dalmama düşünmeme elverişli değilken bile bunu yapar hale geldim...unutkanlık ve hafıza sorunları da başladı....bu dertten kurtulmak istiyorum...istediğimde kafamdaki düşünceleri defetmem lazım....buna bir çözüm bulmalıyım.....düşünce tiryakisi olmuşum....düşünmekten de zevk alıyorum ama artık zarar verici boyuta geldi...çünkü hayatımı yaşayamıyorum...anın tadını çıkaramıyorum...ve beynim hiç dinlenmiyor...

sanki heryönden birçok kişinin arkasından kalmışım da onlara geriden yetişmek ister gibi kendimi fazla zorluyor hergün kendimi geliştirmeye ve açık kapamaya eksiklerimi doldurmaya çalışıyorum...bu da beni düşünmeye itiyor...yada yalnış karar vermemek pişmanlık yaşamamak için yapıyorum..biraz zor durumdayım....eskiden sorunumun tam olarak bu olduğunu bile bilmediğim için adlandıramıyor veya anlatamıyorum...şu an yani bugün..sorunumu iyice tespit ettim..ancak nasıl çözeceğimi bilmiyorum....artık anı yaşamak...dersime rahatça çalışabilmek istiyorum....bir anda aklımda 10 tane farklı şey geçmesin istiyorum...istediğim zaman bu düşünceler musluğunu kapatabileyim istediğimde açayım istiyorum...musluğun sürekli açık olması iyi olmuyor...
 
956k Harika 956k

hocam hocam bu sorunun cevabını ben biliyorum, ben cevaplayabilir miyim?y789
 
günlüğümde çoooook gerilerde kalmış, bulamadım. bir ara aynı konudan ben de muzdariptim. uykuda bile düşünme durumu, sabahları yorgun sanki bir ton dayak yemişim gibi kalkma durumu y789 ben senin gibi dalıyordum ama daldığımın bile farkına varmıyordum. seslendiklerini dahi duymuyordum.

Bir çok seçenek var bundan kurtulmak için. ama en etkilileri bunlar.

1: düşünceye izin vericeksin ama sınır koyacaksın. diyelim ders çalışıyorsun, düşüncenin geldiğini hissettiğin an farkında olduğun an dersi bırak ve 'bak canım, şimdi benim kafama girip beni meşgul etmek istiyorsun ya sana 5 dakika izin veriyorum. Şimdi senin içinden geçiyorum ve sadece 5 dakika sonra ben seni bir daha çağırana kadar gelmiyorsun. evet şimdi seni dinliyorum.'

2: farkındalık saati: forumun çeşitli yerlerine de yazmıştım bunu, benim çok işime yaramıştır. telefonun alarmını istediğin bir ana (misal ders çalışmaya başladıktan yarım saat sonraya-burada mağdur olduğun konu ders olduğu için devamlı aynı örneği veriyorum :) ) alarmını kur. ve alarm çaldığı zaman o an da ne yaptığını bir (ders mi çalışıyorsun yoksa düşüncelere mi dalmışsın) yere not et, o anın farkında ol ve eğer düşüncelere dalmışsan 1. maddeyi uygula :) bunu istediğin sayıda yapabilirsin.

Kaç aldım hocam y789
 
günlüğümde çoooook gerilerde kalmış, bulamadım. bir ara aynı konudan ben de muzdariptim. uykuda bile düşünme durumu, sabahları yorgun sanki bir ton dayak yemişim gibi kalkma durumu y789 ben senin gibi dalıyordum ama daldığımın bile farkına varmıyordum. seslendiklerini dahi duymuyordum.

Bir çok seçenek var bundan kurtulmak için. ama en etkilileri bunlar.

1: düşünceye izin vericeksin ama sınır koyacaksın. diyelim ders çalışıyorsun, düşüncenin geldiğini hissettiğin an farkında olduğun an dersi bırak ve 'bak canım, şimdi benim kafama girip beni meşgul etmek istiyorsun ya sana 5 dakika izin veriyorum. Şimdi senin içinden geçiyorum ve sadece 5 dakika sonra ben seni bir daha çağırana kadar gelmiyorsun. evet şimdi seni dinliyorum.'

2: farkındalık saati: forumun çeşitli yerlerine de yazmıştım bunu, benim çok işime yaramıştır. telefonun alarmını istediğin bir ana (misal ders çalışmaya başladıktan yarım saat sonraya-burada mağdur olduğun konu ders olduğu için devamlı aynı örneği veriyorum :) ) alarmını kur. ve alarm çaldığı zaman o an da ne yaptığını bir (ders mi çalışıyorsun yoksa düşüncelere mi dalmışsın) yere not et, o anın farkında ol ve eğer düşüncelere dalmışsan 1. maddeyi uygula :) bunu istediğin sayıda yapabilirsin.

Kaç aldım hocam y789

önerilerin için teşekkürler canım blissy
çok kullanışlı ve etkili görünüyorlar...ilk fırsatta bunları yapmaya çalışacağım..çok teşekkürler sevincli bu önerilere 100 üzerinden 100 puan verilir bence happy6
 
merhaba sevgili günlük k8908
bugün şunu anladım galiba...bir insanın kendinde en önemli sorunlar olarak gördükleri şeyler aslında bir insanın aynı zamanda en çok önem verdikleri şeyler de oluyor sanırım...

yani demek istediğim ; sadece önem verdiğimiz şeyler bizim istediğimiz şekilde hayatımızda sürmüyorsa onlar bizim en önemli sorunlarımız oluyor...önem vermediğimiz şeyler ise ister yolunda gitsin isterse gitmesin..hiçbir zaman bizim için birşey teşkil etmiyor...
bu demek oluyorki bazı konularda oldukça esneğiz bazı konulardada vazgeçilmez kurallarımız var...

dışarı çıkıp insan içine karıştığımda kendimi neden aciz yetersiz ve kötü hissettiğimi birkez daha anladım...şöyle bir düşündüm benzer zamanlarımı...(yani diğer dışarı çıkışlarımı ve insanlarla karşılaşışımı hatta konuşmak zorunda olduğum pozisyonları) ve şu sonuca vardım...aslında kendimi seviyor da olsam içimdeki donanımın farkında bile olsam bunu dışarıya istediğim şekilde yansıtamadığımı ve çevreden de bu yalnış yansımaya göre davranışlar gördüğümü farkettim...
dışarı çıktığımda neden mutsuz olduğumu anladım...yukarıda bahsetmiştim ya insanın en çok önemsediği şeyler istediği şekilde hayatında yer almıyorsa en büyük sorunları oluyor diye...işte benim dışarıyı sevmeme sorunum da kendi görünümümden emin olmamamdan ileri geliyormuş....nitekim modern ve lüx olarak dekore edilmiş alışveriş merkezlerinin kapısından içeriye girişimden itibaren enerjim düşerdi...sanki bir ezilme duygusu hissederdim...çünkü görünümümden dolayı kendimi böyle güzel ve pahalı döşenmiş özenli mekanlara bir türlü yakıştıramaz ve kendimi oraya girmeye orda bulunmaya layık değilmiş gibi hissederim...ama ufak çapta bir mahalle hipermarketinde kendimi çok daha rahat ve huzurlu hissederim...içimdeki güzellikleri içimdeki hazineyi görünüşümde dışarı vuramıyorum...oysa çok da zevkli biriyimdir...estetik tasarımlı şeylerden hoşlanırım..kaba saba dizaynlardan hiç hoşlanmam...ama daha kendi görünümümü istediğim hale getiremedim..ancak getirebilmek için bazı fikirlerim var...kendime örnek bir saç rengi buldum ancak bu renk evde boyayabileceğim bir renk değil...kuaförleri de sevmiyorum ancak madem ki öyle bir renge karar verdim...kuaföre de gitmek zorunda kalacağım buna katlanacağım...işin sonucunda istediğim renk olucak sonuçta...1 saatliğine onların muhabbetine de katlanırım artık ayda bir...bu arada kilo verme çalışmalarına da devam ediyorum..son günlerde kaçırıyorum ama geri kilo almadım en azından...herşeyde güzelliğe estetiğe önem veren biri olarak kendim arzuladığım formda profilde olmadığım için kendimi kötü hissediyormuşum dışarıda..çünkü çevreye göstermek istediğim şeklim şu anki şeklim değil..

gerçek hayatta hiç gerçek bir arkadaşım yok..inan eksikliğini de hissetmiyorum internet yetiyor da artıyor..çünkü siteye göre bana hitap eden ortamları ben seçiyor ve o ortama göre insanlarla rahatça fikir alışverişi yapıyorum...bu halimden memnunum..ama gel gör ki dışarıdaki insanların çık dolaş arkadaş edin sosyalleş tarzında akıl vermeye çalışmalarına sinir oluyorum....tamam belki hiç arkadaşımın olmaması toplum tarafından normal kabul edilecek birşey değil ancak ben bu durumdan da şikayetçi değilim..gel gör ki başkaları durumumdan çok rahatsız olup beni bu halimden kurtarmak ister gibi....ben çok memnunum ve rahatım....belki görünüşümün de payıyla özensiz giyindiğimi görünce bunun hiç arkadaşı yoktur die düşünüyorlar ve sahiden de doğru çıkıyor tahminleri galiba....biraz da bu gibi davranışlara maruz kalmamak için görünümümde düzeltmeler yapmak istiyorum....gerçekten hoşuma gitmiyor..insanın değerini arkadaş çokluğuyla ölçen ve arkadaş çokluğunu da giyime bağlayan görünüşe bağlayan çok insan var...ve öylesine konuştuğum herkes bana açıkca yeni bir arkadaş istemediklerini belirtecek kadar beni reddedercesine tutum içine giriyorlar...sanki ben arkadaşlığa çok açmışım da ölüyormuşum gibi...ve onlar böyle birşeyi kabul ederse onlara haddinden fazla yapışacakmışım gibi....oysa benim niyetimde arkadaşlık değil...

yani ben halimden memnunum onlara ne oluyor ?
kendi halinde yaşayan insanları ezmeye çalışmaya kimsenin hakkı yok ki....onlara kendimi beğendirecem diye de her önüme gelenle rastgele arkadaş olacak da değilim...



Kim ne derse desin boşver içindeki ses sana söylüyor zaten herşeyi. Ayrıca sen asosyal biri deilsinki öyle olsan burda bile olamazdın ve bizlerin sevgisini kazanamazdın. Bazı insanlar illaki çok arkadaşı olsun ister. Oysaki çokluk önemli değildir. Şöyle bir tane arkadaş insana yeter hatta o bile olmasa dünyanın sonu değil. İnsanın babası, annesi, kardeşi, kuzenide arkadaşı olabilir. Üniversite sondayken sayısız arkadaşım olmuştu. Hepside saygıdeğer çok iyi insanlardı, sonra hayat koşulları kimse ortada kalmadı. Oysaki gerçekten arkadaş olsaydık öyle mi olurdu? Önemli olan sen birşeyler anlattığında seni can kulağıyla dinleyen, senin mutlu gününde, acı gününde hep yanında olan, birşeye ihtiyacın olduğunda çekinmeden söyleyebildiğin ve aynı şekilde sende ona aynen öyle davrandığın, yanına giderken huzurla gittiğin. Saçın kötü bile olsa sen ne kadar güzelsin herşey sana çok yakışıyor diyen. (çünkü gönül sevdimi ne yapsa karşı taraf güzel gelir) Derdin olduğunda gerçek yorum istediğinde her zaman sana objektif olarak destek verebilen kişidir o. Benim öyle bir arkadaşım vardı ama ben salak ben onu kaybettim:( Kısacası insanın birileriyle tanışıp lak lak etmesi, onun yanında huzursuz ola ola onunla görüşmesi, ay kıyafetime ne der diye yanında şıkıdım giyinmek zorunda olmadığın kişilerle arkadaşlık arkadaşlıktır. Beraber pijama partileri yapıp, annenden gizli o yatınca koca bir tencerede sıcak şarap yapıp çay kupalarında kikirdeyerek içmektir arkadaşlık. Bir sır verdiğinde asla kimsenin duymayacağından emin olmaktır. Böyle arkadaş bence ömürde ya 1 bilemedin 2 kere gelir hayattay789
İnsanın böyle bir arkadaşı yoksa hiç olmasın zaten, sevdiklerin arkadaş olur sana merak etme.12389
 
günlüğümde çoooook gerilerde kalmış, bulamadım. bir ara aynı konudan ben de muzdariptim. uykuda bile düşünme durumu, sabahları yorgun sanki bir ton dayak yemişim gibi kalkma durumu y789 ben senin gibi dalıyordum ama daldığımın bile farkına varmıyordum. seslendiklerini dahi duymuyordum.

Bir çok seçenek var bundan kurtulmak için. ama en etkilileri bunlar.

1: düşünceye izin vericeksin ama sınır koyacaksın. diyelim ders çalışıyorsun, düşüncenin geldiğini hissettiğin an farkında olduğun an dersi bırak ve 'bak canım, şimdi benim kafama girip beni meşgul etmek istiyorsun ya sana 5 dakika izin veriyorum. Şimdi senin içinden geçiyorum ve sadece 5 dakika sonra ben seni bir daha çağırana kadar gelmiyorsun. evet şimdi seni dinliyorum.'

2: farkındalık saati: forumun çeşitli yerlerine de yazmıştım bunu, benim çok işime yaramıştır. telefonun alarmını istediğin bir ana (misal ders çalışmaya başladıktan yarım saat sonraya-burada mağdur olduğun konu ders olduğu için devamlı aynı örneği veriyorum :) ) alarmını kur. ve alarm çaldığı zaman o an da ne yaptığını bir (ders mi çalışıyorsun yoksa düşüncelere mi dalmışsın) yere not et, o anın farkında ol ve eğer düşüncelere dalmışsan 1. maddeyi uygula :) bunu istediğin sayıda yapabilirsin.

Kaç aldım hocam y789

Herkes gezer tozar en son 1 hafta kala sabahlarlar çalışırlar başarırlar. Ben hep düzenli olmak zorunda oldum, sırf bu düşünme oyalanmasından kaynaklanıyor. Ben okuldan gelir gelmez derslerimi temize geçirir ve ödev proje ne varsa yapar birde ekstra çalışırdım:( hiç sabahlamadım hayatım boyunca (babam buna izin vermedi zaten) Ben hep heveslendim öyle son dakika çalışmaya ama nerdeeee. Çalışmaya başlardım notları güzelce ve düzgünce planlar heryere yayardım. Başlardım okumaya, yada yazmaya 10 dakika geçemeden hoşlandığım çocuğun bakışı gelirdi aklıma, yada hocanın dediği laf aklıma gelir ve üzülürdüm, yada babam bana neden öyle dedi bende şöyle deseydim derdim, hep anları kafamda defalarca yaşatırdım ve 1 saat geçmiş olurdu. Tokat atardım kendime kendine gel ve çalış diye çalışırdım, pat hadi çay molası vereyim derdim gelirdim başlardım yine düşüncelere dalardım. Ders dinlerkende hep böyle hayallere dalardım ya hep geçmişe takılı kalırdım. Ne kötü. Böyle böyle zaman kaybettim. Zamanın odamda geçti. Belki benim için gerizekalı mı bu ne çok çalışıyor ama biz ondan daha iyi not alıyoruz diyen bile olmuş olabilir. İşte durum bundan kaynaklandı. Yinede okulu ortalamanın üstünde çoğu öğrenciden daha başarılı bir şekilde tamamladım. Hatta bikaç yıl ödül bile aldım. Sonuç olarak eğer ben salak gibi hayallere düşüncelere dalmasaydım, hem çok sosyal olurdum hemdr daha çok gezip tozup eğlenirdim. Bu sorun hala devam ediyor. Buna bir son vermek lazım. Abim hiç öyle değil ya. Ben niye böyleyim. Aynı kandan iki kişi neden birbirinden farklı. Neden hep insanların düşüncelerine gereğinden fazla değer verip beynimizde bunları habire döndürüp duruyoruz. Birde zaman yönetiminden bahsediyorum. Ben şu aklımdaki tilkileri atsam neler başarırdım.Niye başarmayım ya niyeeeee? hadi artık şuna bir çözüm bulalım. Redflower senin çözümünü deniycemde benimki ders değil. Mesela ben eve gidiyorum tv izliyorum sözde, aaaaa bir bakmışım başka diyarlardayım. Aklımda şu var" geçen gün erkek arkadaşıma gitmiştim, onun odasındaydık üst katta. Ben sonuçta misafirim yani. Evin içinde evin sahibiymişim gibimi dolanayım yani. Bana dediki çayları sen getirir misin dedi? Bende suratına garip garip baktım. hayır aşağıda hepbirlikte oturduğumuzda ailesiyle evet çay içtiğimizde ben kendiminkini ve onlarınkini doldurdum hemde kaç defa. Şimdi durum farklı yani, onun aşağıya inip getirmesi daha makul olur diye düşündüm. Oda ben öyle bakınca dediki bana " babam öyle düşünmezde annem bu kız oğlumu kendisine hizmet ettiriyor diye düşünür " dedi. Ben o günden bugüne hala orda bozuk plak gibi takılmış durumdayımç yok bitmiyor çıkmıyor aklımdan sinir oldum ya. 1 erkek arkadaşıma böyle birşeyi bana söylediği için kızdım. 2 o eve gitmek istememiştm erkek arkadaşım ekonomik durumum müsait değil evde durmam gerekiyor bizimkilerle konuştum gelsen dediği için gittim. 3 ben misafirim ya 4 kaç kere kalabalıkken hizmet ettim yani. 5 Annesinin böyle birşeyi düşünebileceğini söylediğine göre annesi benim için bişeyler demiş demekki daha önceden başka şeylerle ilgili!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!! Birde kadın beni çok seviyor görünüyor çok ilgili görünüyor en sinir olduğum şeydir yüzüne başka arkandan başka. Bir ömür böyle geçer mi ya. Şimdi şüpheye düştüm işte. Sinir oldum sırf bu laftan sonra bir daha yüzlerine bakamam çekinirim iyice. Oysa ben elimden gelenin fazlasını yaptım. Daha aile bile olmadık neler neler yaptım. Sorun bende kabul ediyorum. Düşünmemem takmamam gerek yada ne yapmam gerek. İşte bunun gibi pekçok şey kafama hayatım boyunca takılıyor ve ben hiçbir işe konsantre olamıyorum tvdeki izlediğim şeye bile konsantre olamıyorum. :( İmdaaaaaaaaattttttttt
 
merhaba sevgili günlük sevincli
spor sayesinde bacaklarım iyice fıstık gibi oldular..aynada bakmaya doyamıyorum y789 özellikle bacakların 2 yanında bulunan basen dedikleri kısım neredeyse yok denicek kadar az hale geldi...eskiden bacağımın üst kısmının hatları üste doğru kalın alta doğru ince giderken şimdi genel görünüm olarak daha düz ve eşit hale geldiler sevinclisevincli
bugün beni sevindiren sadece bu oldu...havaladanmıdır nedir birkaç gündür bunalım hali var bende...ama tek tesellim bu gibi dönemlerin geçici olduğunu bilmek..şu aralar aklıma korku ve kaygı yaratan kötü düşünceler çokca gelmeye başladı..ama geçmesini sabırla bekleyeceğim..her gecenin bir sabahı vardır actionsmile
 
merhaba sevgili günlük
baya uzun zamandır telkin dinliyorum...ve artık telkinleri bırakmaya karar verdim...
dün geceden beri telkin dinlemiyorum ve dinlemediğim gece karışık rüyalar gördüm..birkaç rüya biraradaydı ve birbirinden kopuktu tıpkı film fragmanı gibi...ancak bütün parçaları hatırlayabildim..
ve sabah kalktığımda zaman sanki daha yavaş geçiyormuş gibi bir hisle karşılaştım sanki hayat yavaşlamış da ben hızlanmışım gibi...açkcası bu durum hoşuma gitti inşallah bir yanılsamadan ibaret değildir...onlarca şey düşünüyorum ve yapıyorum ancak eskisi gibi zaman uçup gitmiyor...10 dakika hayal kursam sanki saatlerce hayal kurmuşum gibi verim alıyorum..tıpkı rüya görür gibi....hani biz gece saatlerce rüya gördüğümüz sanırız ama bütün olan bitenler gerçek hayatta 10 dakika içinde olmuştur ya..bu da onun gibi....
belki de ana odaklanmayı öğrenmişimdir...dün biraz indirdip topladığım şeylerde temizlik yaptım..artık elimdekilere daha fazla hakim olmak istiyorum...yani dinlemek istediğimi zamanında dinleyeceğim..izlemek istediğimi zamanında izleyeceğim....yani herşeyi taze iken tüketeceğim ki bana gerçekten katkıları olsun....

ha bu arada dışarıda kendimi kötü hissetmemin nedeni gerçekten dışarı çıkarkenki giyimimden hoşnut olmamamdan ötürü mü yoksa başka sebepler mi var onu anlamak için dün dışarı çıktığımda her zamanki giydiğim montum ve eşofman altım yerine..bi parça daha az rahat olan ama diğer montumdan bi parça daha iyi görünen bir montumu giydim..aynı şekilde eşofman altını da....ve ayakkabı olarak da sporda kullandığım ayakkabıyla çıkmak yerine geçenlerde aldığım baharlık kahverengi ayakkabıyı giydim...ve gerçekten kendimi daha saygıdeğer ve daha güvenli hissettim...gerçekten de giyimim beni etkiliyormuş..belki de kendi hakettiğimi düşündüğüm özeni kendime vermeden bu yüzümü topluma gösterdiğim için kendimden utanıyormuşum..öyle anladım...

 
Vauvvvv! diyorum bırakma kararına. Gerçekten cesur bir karar. Bırakman gerektiğini bilmen bile bana vauvv! dedirtti.
Telkin dinlemiyorum dedin ya şu an telkin dinlemediğimi farkettim :) Hemen açayım.
Ne güzel telkini bırakalı 1 gün olmasına rağmen gelişmeler seni bırakmıyor. Telkinsiz günlüğün hayırlı olsun;) İkinci bahar ;)
 
merhaba sevgili günlük sevincli
spor sayesinde bacaklarım iyice fıstık gibi oldular..aynada bakmaya doyamıyorum y789 özellikle bacakların 2 yanında bulunan basen dedikleri kısım neredeyse yok denicek kadar az hale geldi...eskiden bacağımın üst kısmının hatları üste doğru kalın alta doğru ince giderken şimdi genel görünüm olarak daha düz ve eşit hale geldiler sevinclisevincli
bugün beni sevindiren sadece bu oldu...havaladanmıdır nedir birkaç gündür bunalım hali var bende...ama tek tesellim bu gibi dönemlerin geçici olduğunu bilmek..şu aralar aklıma korku ve kaygı yaratan kötü düşünceler çokca gelmeye başladı..ama geçmesini sabırla bekleyeceğim..her gecenin bir sabahı vardır actionsmile
y789 Çok sevindim bacaklarının durumuna. Ben bir türlü adamakıllı yapamadım sporumu. Ne güzel sen başarıyorsun.956k Bu arada dolunay günleri ya o yüzden öylesindir hepsi geçicek 3-4-5 Nisanda kendini çok daha iyi hissedersin. Bu arada ben sınava girmeyeceğim:( çünkü hiç çalışmadım. Ayrıca Cumartesi doğum günüm onu sınavda geçirmek istemiyorumy789s456
 
merhaba sevgili günlük k8908
şu aralar yediklerimi kaçırmama rağmen sporu bırakmadığım için mevcut kilomu hala korumaktayım...haftasonu sınavlardan çıktıktan sonra diyetimin kalorisini düşürmek istiyorum..böylece daha hızlı incelme görebileceğim inşallah blissycanım tatlı çektiğinde tatlıya alternatif olarak keçiboynuzu meyvesini keşfettim..gerçekten çok işime yarıyor...canım çektikçe yiyorum ve tatlılardaki gibi yağı ve şekeri de yok...zaten nette biryerde okumuştum çikolataya bağımlı olanlara da keçiboynuzu öneriyorlardı sevincli eskiden şeker keşfedilmeden önce de tatlılara şeker tadı vermek için keçiboynuzu kullanılırmış..ama şeker keşfedildikten sonra bu unutulmuş...ve şeker onun yerini almış...nette öyle yazıyor...

yaşam tarzımda biraz değişiklikler yapmak istiyorum...bilgisayarın beni çok esir aldığını farkettim...zaten biliyordum da kendime itiraf edemiyor ve geçerli bahaneler bularak kılıf üretiyordum....evet tabi ki bilgisayar ve internet çok gerekli..artık çağımızın olmazsa olmazı haline geldiler...tıpkı mutfaktaki fırın...veya banyodaki çamaşır makinesi ne ise bilgisayar da o kadar gerekli hal aldı bunu inkar edemem...ancak hayatımın diğer alanlarından beni geri bırakıcak hale geldiğini anladım....bunu anlamamdada nette bilgisayar başında çok oturmaktan gördüğü zararları anlatan birisinin yazısı yardımcı oldu..onu da tamamen tesadüf eseri buldum özellikle aradığım birşey değildi...gördüğü zararlardan ders almış ve başkalarına bu konuda öğüt vermek isteyen birisinin yazısıydı..

gerçekten şöyle bir düşündüm de ben çocukluğumda daha aktif bir şekilde hayal kurabiliyor ve daha aktif düşünebiliyordum...ve anda kalamama sorunum da yoktu pek...vardı da bugünkü kadar değildi..bugün kilolu oluşumun sebebinin bile yaşam tarzından kaynaklandığını anladım...çocukken de kiloluydum ancak bu kiloların çoğunluğunu kas oluşturuyordu yani baya güçlüydüm...okulda yanlışlıkla bi belaya bulaşsam da kavgalarda gücüm sayesinde ben galip gelirdim...hatta lisedeyken kendi sınıfımdaki bir erkeği şöyle bir itmekle yere düşürdüğümü bile hatırlıyorum...ancak şimdi çok daha kilolu olmama rağmen çok güçsüzdüm..bu da demek oluyorki kasların yerini yağlar almış...onun da sebebi ne ? sosyal imkanların olmaması nedeniyle kendimi bilgisayar başına bağlamam...ve bundan üniversitemin örgün değil de açıköğretim oluşunun bile payı var...bilmeden kendimi cezalandırmışım..elimde olmadan gelişen bazı koşullar nedeniyle ve ailemin kısıtlamaları nedeniyle sosyal imkanlarım olamadı diye kendimi bilgisayarın başına zincirlemişim...yani tamam belki yine arkadaş edinmemeyi seçebilirdim, dışarı çıkardım ama sabah çıkıp akşamlara kadar gezmezdim de....belki yine bütün günüm evde geçicekti herhangi bir okula veya işe gitmeden....ancak bu süreci daha iyi değerlendirebilirdim...evdede yapılabilincek çok şey var aslında...mesela kendi çabalarımla 2. bir dil öğrenebilirdim...illa kursa gitmeye de gerek yok zaten kurslardan çok birşey öğrenemiyorum....ancak hayatın diğer alanlarını takip edebilir kendimi onlardan geri hissetmezdim hiç değilse...

neyse gülenyüz gül arkadaşımın yardımıyla kendime bir liste oluşturdum..kendisine teşekkür ediyorum blissyve liste şimdilik bu başlıkları içeriyor....ruhsal gelişim, sağlık, eğitim, kişisel gelişim, gündemi takip etmek ve güzellik...zamanla gerektiğince başka şeyler de eklenir...ne zaman bu maddelere yeterince hakim olduğumu hissedersem tabi

peki bugün bu başlıklar altında neler yaptığımı sıralamaya çalışayım..ruhsal gelişim için sabah kalktığımda sabah güneşi vuran balkonumuza şöyle bir çıktım caddeden ve kavşaktan geleni geçeni izleyerek tıpkı çocukluğumdaki gibi hayaller kurdum düşüncelere daldım...mesela yolda yürüyen birini seçip gözümle yolun sonuna kadar takip ettim ve acaba nereye gideceği konusunda kendi kendime tahminlerde bulundum....mesela bu kişi takım elbiseli veya klasik giyinmişse elinde çantası varsa bu kişi işine gidiyor falan diye kafamda yorum yaptım eğlenceliydi...

dün gece yatmadan önce korkularımdan birisi için eft yaptım..kendimi ço k daha rahat hissediyorum..test edeceğim ve sorun tamamen bitmemişse tekrar edeceğim..

sağlık olarak zaten spora ve diyete devam etmekteyim..arada ne kadar kaçırsam da temel olarak diyete sadık kalmaya devam ediyorum

eğitim olarak az sonra yarınki sınavım için ders çalışacağım

gündemi takip etmek için de internetten yararlanacağım...kendime çeşitli siteler buldum..çeşitli konularla ilgili...

güzellik için daha bugün birşey yapmadım ama spor yaptım belki o da bunun için bir çabadan sayılabilir..zayıflayınca insan daha güzel görünüyor sonuçta y789

şimdiden kendimi daha genç daha dinç ve dinamik hissediyorum günlük sporumu yaparken bile eski şarkılar yerine bugünün şarkılarını dinliyorum...bilmediğim şeyleri dinlemek daha heyecanlıymış hem de kendimi hayatın daha merkezinde hissediyorum blissy
 
merhaba sevgili günlük
baya uzun zamandır telkin dinliyorum...ve artık telkinleri bırakmaya karar verdim...
dün geceden beri telkin dinlemiyorum ve dinlemediğim gece karışık rüyalar gördüm..birkaç rüya biraradaydı ve birbirinden kopuktu tıpkı film fragmanı gibi...ancak bütün parçaları hatırlayabildim..
ve sabah kalktığımda zaman sanki daha yavaş geçiyormuş gibi bir hisle karşılaştım sanki hayat yavaşlamış da ben hızlanmışım gibi...açkcası bu durum hoşuma gitti inşallah bir yanılsamadan ibaret değildir...onlarca şey düşünüyorum ve yapıyorum ancak eskisi gibi zaman uçup gitmiyor...10 dakika hayal kursam sanki saatlerce hayal kurmuşum gibi verim alıyorum..tıpkı rüya görür gibi....hani biz gece saatlerce rüya gördüğümüz sanırız ama bütün olan bitenler gerçek hayatta 10 dakika içinde olmuştur ya..bu da onun gibi....
belki de ana odaklanmayı öğrenmişimdir...dün biraz indirdip topladığım şeylerde temizlik yaptım..artık elimdekilere daha fazla hakim olmak istiyorum...yani dinlemek istediğimi zamanında dinleyeceğim..izlemek istediğimi zamanında izleyeceğim....yani herşeyi taze iken tüketeceğim ki bana gerçekten katkıları olsun....

ha bu arada dışarıda kendimi kötü hissetmemin nedeni gerçekten dışarı çıkarkenki giyimimden hoşnut olmamamdan ötürü mü yoksa başka sebepler mi var onu anlamak için dün dışarı çıktığımda her zamanki giydiğim montum ve eşofman altım yerine..bi parça daha az rahat olan ama diğer montumdan bi parça daha iyi görünen bir montumu giydim..aynı şekilde eşofman altını da....ve ayakkabı olarak da sporda kullandığım ayakkabıyla çıkmak yerine geçenlerde aldığım baharlık kahverengi ayakkabıyı giydim...ve gerçekten kendimi daha saygıdeğer ve daha güvenli hissettim...gerçekten de giyimim beni etkiliyormuş..belki de kendi hakettiğimi düşündüğüm özeni kendime vermeden bu yüzümü topluma gösterdiğim için kendimden utanıyormuşum..öyle anladım...


Çok sevindim telkinleri bırakmanda güzel değişimler gördüğüne, umarım devamı gelir. Bu arada bende 3-4 gündür telkin dinlemiyorum, ama olumlama dinliyorum Nil Gün'ün. Benimde rüyalarımda bir netlik var accayip derecede net. Öyleki doğum yaptım valla o kadar yavaş çekimde olduki gerçek gibiydi aynı. Kız çocuğum olmuş, yalnız annem emzirmişti onu anlayamadımy789 Biraz telkine ara vermek belki iyi gelir dediğin gibi. Sınavlarda başarılı olacağını biliyorumsmileydance Sevgiler.
 
merhaba sevgili günlük k8908
şu aralar yediklerimi kaçırmama rağmen sporu bırakmadığım için mevcut kilomu hala korumaktayım...haftasonu sınavlardan çıktıktan sonra diyetimin kalorisini düşürmek istiyorum..böylece daha hızlı incelme görebileceğim inşallah blissycanım tatlı çektiğinde tatlıya alternatif olarak keçiboynuzu meyvesini keşfettim..gerçekten çok işime yarıyor...canım çektikçe yiyorum ve tatlılardaki gibi yağı ve şekeri de yok...zaten nette biryerde okumuştum çikolataya bağımlı olanlara da keçiboynuzu öneriyorlardı sevincli eskiden şeker keşfedilmeden önce de tatlılara şeker tadı vermek için keçiboynuzu kullanılırmış..ama şeker keşfedildikten sonra bu unutulmuş...ve şeker onun yerini almış...nette öyle yazıyor...

yaşam tarzımda biraz değişiklikler yapmak istiyorum...bilgisayarın beni çok esir aldığını farkettim...zaten biliyordum da kendime itiraf edemiyor ve geçerli bahaneler bularak kılıf üretiyordum....evet tabi ki bilgisayar ve internet çok gerekli..artık çağımızın olmazsa olmazı haline geldiler...tıpkı mutfaktaki fırın...veya banyodaki çamaşır makinesi ne ise bilgisayar da o kadar gerekli hal aldı bunu inkar edemem...ancak hayatımın diğer alanlarından beni geri bırakıcak hale geldiğini anladım....bunu anlamamdada nette bilgisayar başında çok oturmaktan gördüğü zararları anlatan birisinin yazısı yardımcı oldu..onu da tamamen tesadüf eseri buldum özellikle aradığım birşey değildi...gördüğü zararlardan ders almış ve başkalarına bu konuda öğüt vermek isteyen birisinin yazısıydı..

gerçekten şöyle bir düşündüm de ben çocukluğumda daha aktif bir şekilde hayal kurabiliyor ve daha aktif düşünebiliyordum...ve anda kalamama sorunum da yoktu pek...vardı da bugünkü kadar değildi..bugün kilolu oluşumun sebebinin bile yaşam tarzından kaynaklandığını anladım...çocukken de kiloluydum ancak bu kiloların çoğunluğunu kas oluşturuyordu yani baya güçlüydüm...okulda yanlışlıkla bi belaya bulaşsam da kavgalarda gücüm sayesinde ben galip gelirdim...hatta lisedeyken kendi sınıfımdaki bir erkeği şöyle bir itmekle yere düşürdüğümü bile hatırlıyorum...ancak şimdi çok daha kilolu olmama rağmen çok güçsüzdüm..bu da demek oluyorki kasların yerini yağlar almış...onun da sebebi ne ? sosyal imkanların olmaması nedeniyle kendimi bilgisayar başına bağlamam...ve bundan üniversitemin örgün değil de açıköğretim oluşunun bile payı var...bilmeden kendimi cezalandırmışım..elimde olmadan gelişen bazı koşullar nedeniyle ve ailemin kısıtlamaları nedeniyle sosyal imkanlarım olamadı diye kendimi bilgisayarın başına zincirlemişim...yani tamam belki yine arkadaş edinmemeyi seçebilirdim, dışarı çıkardım ama sabah çıkıp akşamlara kadar gezmezdim de....belki yine bütün günüm evde geçicekti herhangi bir okula veya işe gitmeden....ancak bu süreci daha iyi değerlendirebilirdim...evdede yapılabilincek çok şey var aslında...mesela kendi çabalarımla 2. bir dil öğrenebilirdim...illa kursa gitmeye de gerek yok zaten kurslardan çok birşey öğrenemiyorum....ancak hayatın diğer alanlarını takip edebilir kendimi onlardan geri hissetmezdim hiç değilse...

neyse gülenyüz gül arkadaşımın yardımıyla kendime bir liste oluşturdum..kendisine teşekkür ediyorum blissyve liste şimdilik bu başlıkları içeriyor....ruhsal gelişim, sağlık, eğitim, kişisel gelişim, gündemi takip etmek ve güzellik...zamanla gerektiğince başka şeyler de eklenir...ne zaman bu maddelere yeterince hakim olduğumu hissedersem tabi

peki bugün bu başlıklar altında neler yaptığımı sıralamaya çalışayım..ruhsal gelişim için sabah kalktığımda sabah güneşi vuran balkonumuza şöyle bir çıktım caddeden ve kavşaktan geleni geçeni izleyerek tıpkı çocukluğumdaki gibi hayaller kurdum düşüncelere daldım...mesela yolda yürüyen birini seçip gözümle yolun sonuna kadar takip ettim ve acaba nereye gideceği konusunda kendi kendime tahminlerde bulundum....mesela bu kişi takım elbiseli veya klasik giyinmişse elinde çantası varsa bu kişi işine gidiyor falan diye kafamda yorum yaptım eğlenceliydi...

dün gece yatmadan önce korkularımdan birisi için eft yaptım..kendimi ço k daha rahat hissediyorum..test edeceğim ve sorun tamamen bitmemişse tekrar edeceğim..

sağlık olarak zaten spora ve diyete devam etmekteyim..arada ne kadar kaçırsam da temel olarak diyete sadık kalmaya devam ediyorum

eğitim olarak az sonra yarınki sınavım için ders çalışacağım

gündemi takip etmek için de internetten yararlanacağım...kendime çeşitli siteler buldum..çeşitli konularla ilgili...

güzellik için daha bugün birşey yapmadım ama spor yaptım belki o da bunun için bir çabadan sayılabilir..zayıflayınca insan daha güzel görünüyor sonuçta y789

şimdiden kendimi daha genç daha dinç ve dinamik hissediyorum günlük sporumu yaparken bile eski şarkılar yerine bugünün şarkılarını dinliyorum...bilmediğim şeyleri dinlemek daha heyecanlıymış hem de kendimi hayatın daha merkezinde hissediyorum blissy
y789 Seni kıskandım valla, ne azimlisin, çok başarılısın, derslerinide geçip mezun olacağından eminim. s456 Uzaktan okumak kolay değil bence, ben bunu farkettim, çünkü kendi kendini çalışmaya ve öğrenmeye motive etmek zorundasın bu zor bişey. Hani okul olunca ödev filna oluyor, birde insanlar var, arkadaşlar var toplum içinde olunca mecburen öğreniyorsun ve sonra zamanlada kendi kendinede çalışıyorsun. Ama böyle uzaktan öğretimde yani nerden başlayacaksın nasıl başlayacaksın, nasılsa bir ödev yok, hoca yok deyip insan gevşiyor. Buda kendi kendine sadece kendi kendine herşeyi başarmak zorunda kaldığını gösteriyor ve bu çok zor sen zoru başarıyorsun. Bravo25889

:zpzp:Mezun olunca ve iyice zayıflayınca böyle sevinçten zıp zıp zıplarsın ne güzely789happy6

Bu arada 29 tlye(95tllik) bir İngilizce eğitim seti Dost kitabevinde satılıyor. Yani internette öğretililiyor, cdleri filan var. Bence çok iyi bir fırsat. Üsatelik 24 saat eğitim diyor böyle dediğine göre soruda sorabiliyorsun. İngiliceni geliştirebilirsin. Dediğin gibi illa bir kursa gitmene gerek yok. Onun bir başka markası 90 tl onun birde fransızcasıyla ispayolcası var.derty
 
y789 Seni kıskandım valla, ne azimlisin, çok başarılısın, derslerinide geçip mezun olacağından eminim. s456 Uzaktan okumak kolay değil bence, ben bunu farkettim, çünkü kendi kendini çalışmaya ve öğrenmeye motive etmek zorundasın bu zor bişey. Hani okul olunca ödev filna oluyor, birde insanlar var, arkadaşlar var toplum içinde olunca mecburen öğreniyorsun ve sonra zamanlada kendi kendinede çalışıyorsun. Ama böyle uzaktan öğretimde yani nerden başlayacaksın nasıl başlayacaksın, nasılsa bir ödev yok, hoca yok deyip insan gevşiyor. Buda kendi kendine sadece kendi kendine herşeyi başarmak zorunda kaldığını gösteriyor ve bu çok zor sen zoru başarıyorsun. Bravo25889

:zpzp:Mezun olunca ve iyice zayıflayınca böyle sevinçten zıp zıp zıplarsın ne güzely789happy6

Bu arada 29 tlye(95tllik) bir İngilizce eğitim seti Dost kitabevinde satılıyor. Yani internette öğretililiyor, cdleri filan var. Bence çok iyi bir fırsat. Üsatelik 24 saat eğitim diyor böyle dediğine göre soruda sorabiliyorsun. İngiliceni geliştirebilirsin. Dediğin gibi illa bir kursa gitmene gerek yok. Onun bir başka markası 90 tl onun birde fransızcasıyla ispayolcası var.derty
teşekkür ederim canım güzel sözlerin için y789
gerçekten de zor canım...hele o kitaplardaki karışık cümleler yokmu bi de uzatıyorlar...bazen kitabı yeniden anlayacağım dile yazdığım olurdu khkh56 artık hiçbirşey yapmıyorum tabi...sanırım bilerek böyle yazıyor yazarlar...
tavsiyelerin için teşekkür ederim canım...evet cd setleri güzel bir alternatif..sevincli
 
teşekkür ederim canım güzel sözlerin için y789
gerçekten de zor canım...hele o kitaplardaki karışık cümleler yokmu bi de uzatıyorlar...bazen kitabı yeniden anlayacağım dile yazdığım olurdu khkh56 artık hiçbirşey yapmıyorum tabi...sanırım bilerek böyle yazıyor yazarlar...
tavsiyelerin için teşekkür ederim canım...evet cd setleri güzel bir alternatif..sevincli

Rica ederim ne demek.
 
Vauvvvv! diyorum bırakma kararına. Gerçekten cesur bir karar. Bırakman gerektiğini bilmen bile bana vauvv! dedirtti.
Telkin dinlemiyorum dedin ya şu an telkin dinlemediğimi farkettim :) Hemen açayım.
Ne güzel telkini bırakalı 1 gün olmasına rağmen gelişmeler seni bırakmıyor. Telkinsiz günlüğün hayırlı olsun;) İkinci bahar ;)


güzel dileklerin için teşekkür ederim canım y789
günlerin gökkuşağı renginde geçsin smil56
 
merhaba sevgili günlük...
artık sana nokta koyma kararı aldım...
sevgiyle kal k8908
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst