Yeniden doğuş sürecimi izlediğim günlüğüm..

Nasıl yani?Artık günlüğüne devam etmeyecek misin?
 
Nasıl yani?Artık günlüğüne devam etmeyecek misin?

canım burası fena alışkanlık yapıyor yeni mesaj gelmişmi diye kontrol etmekten kendimi alamıyorum..yoruyor ve vaktimi alıyor..bazı konularda kendimi geliştirmekten geri kalıyorum...bilgisayar başına bağlıyor beni...o yüzden bu kararı almak zorunda kaldım...hem artık telkin dinlemeyi de bıraktım...bilmeyip de okumaya devam eden arkadaşlar beni hala dinliyor sanıp yeni yazacaklarımı da ona göre değerlendirebilirler...onları da yanıltmak istemiyorum...^-^

Günlüğüne son nokta koydun..Yine buralarda ol seni özlerim canım arkadaşım..Herşey gönlünce olsun.
İyi ki varsın.
y789

olucam tabiki sağol canım iyiki varsın sevinclimutluluk seni bırakmasın actionsmile
 
canım burası fena alışkanlık yapıyor yeni mesaj gelmişmi diye kontrol etmekten kendimi alamıyorum..yoruyor ve vaktimi alıyor..bazı konularda kendimi geliştirmekten geri kalıyorum...bilgisayar başına bağlıyor beni...o yüzden bu kararı almak zorunda kaldım...hem artık telkin dinlemeyi de bıraktım...bilmeyip de okumaya devam eden arkadaşlar beni hala dinliyor sanıp yeni yazacaklarımı da ona göre değerlendirebilirler...onları da yanıltmak istemiyorum...^-^

İlerde bende düşünüyorum. Kesinlikle alışkanlık haline geliyor. Gözlerim iflas aşamasınday789 İzindeyim;) Hayırlı olsun diyorum.
 
Ya nereye gidiyorsun ama:( ben çok üzüldüm tamam haklısın bağımlılık yapıyor, sende o zaman 2 güne bir aç günlüğüne bak yaz. O zaman daha ii olur hem biriktirirsin düşüncelerini sonra yazarsın buraya. Nasıl olur?
 
Ya nereye gidiyorsun ama:( ben çok üzüldüm tamam haklısın bağımlılık yapıyor, sende o zaman 2 güne bir aç günlüğüne bak yaz. O zaman daha ii olur hem biriktirirsin düşüncelerini sonra yazarsın buraya. Nasıl olur?

seni ve diğer üzülen arkadaşlarımı üzdüğüm için özür dilerim sad456
hani ne biliyim hergün de aynı şeyleri yazdığımı farkettim..ben bile sıkılmaya başladım ki okuyanlar haydi haydi sıkılmıştır...yada bir süre sonra sıkılacaktı...en azından hayatımın bazı temellerini tam oturttuğumu hissedersem ve kendimce gözle görülür değişim sağlarsam belki o zaman devam edebilirim tekrar...ama şimdilik zamana ihtiyacım var...buralara takılmaktan sınavıma bile düzgün çalışamadım...aynı tutuma devam edersem bir arpaboyu bile yol alamayacağımı farkettim....tabi ki sitedeki ilgimi çeken konulara katılırım ancak günlük konusunu (tamamen bitirmek demeyim zaten bunun istenilmediğini anlıyorum ama) askıya aldım diyim..
 
tekrar geldim sevgili günlük y789
sınav sonuçlarım açıklandı...6 dersim vardı ancak 3 dersten sınava girebildim..diğer derslere hasta olduğum için ve mesafe uzak olduğu için giremedim...ancak girdiklerimden birisi çok güzel geçmişti ve sonucu da 70 geldi 100 üzerinden sevincli şimdi vakit kaybetmeden final sınavlarına çalışmayı düşünüyorum...

hava çok güzel ortalık pırıl pırıl...içimden süslenmek geliyor...dün zaten alışverişe çıktım şapka ve güneş gözlüğü falan aldım gümüş rengi oje aldım sürmek için...blissy
itiraf etmeliyimki bu süreç içinde daha fazla kilo veremedim ancak varolan kilomu korudum geri almadım....bunu da hergün düzenli spora borçluyum....en kısa sürede 1500 kalorilik diyete tekrar başlamayı düşünüyorum...

artık şimdiki zamana odaklanma konusunda sıkıntı çekmiyorum...bilgisayar başında vakit öldürme huyum büyük oranda azaldı..ve başkalarının düşüncelerini önemseme huyum.....tabi tamamen kaybolmadı ama eskisi gibi olumsuz eleştiri veya davranışlar karşısında sinir krizlerine girmiyorum...


dün yine babam hayatımda en sinir olduğum cümleyi söyledi bana...." en ufak şeyde gerilirsen hayatla nasıl başa çıkacaksın" dedi...sanki bugüne kadar elimden hiç iş gelmemiş de evin düzeni kendi kendine yürümüş gibi.....sonradan anladım ki babam bu lafı bana sıkça söylüyormuş yani ağzına sakız etmiş alışkanlık birnevi...eskiden bu lafı karşısında kendimi savunmaya geçer ıspatlamaya çalışır ve bugüne kadar yaptıklarımı sıralardım...ama dün buna ihtiyaç duymadım ve bu sözden olan rahatsızlığımı dile getirdim....tekrar birşeye tahammül edemediğimde söyler mi söylemez mi bilmiyorum ama söylemeye devam etse de artık bana kalbime saplanan bıçak misali acı vermeyecek...çünkü içimde kalmadı söyledim...dedim ki bu cümleye çok sinir oluyorum işte dedim...sinirlenmek yapamamak demek mi dedim....hem gerilirim hem başederim dedim....iyi demişim dimi.....kendisi de oysa en ufak pürüzde sinirlenen gerilen biridir oysa....
yok ama ben anladım ki onunki ağız alışkanlığı..ağzımla kuş da tutsam yine birşeye sinirlendiğimde aynı şeyi söyleyecek biliyorum...en azından artık beni acıtmayacak...çünkü babamın içinde belli bir plağın yerleşik olduğunu ve belli durumlarda o aynı plağın aynı yüzünün dönüp çaldığını keşfettim...yani olay aslında benimle ilgili değil.....aynı şekilde dışarıdaki insanların da sırf ben evde oturuyorum diye saçma sapan can sıkıcı sözlerine de aldırmayacağım artık....anladım ki insanlar beni kendi gözlerinde nasıl görmek istiyorlarsa öyle görüyorlar ve ona göre dillendiriyorlar....ne malum arkadaşlarıyla arası iyi olmayan biri oldukları ve benim asosyalliğimi yüzüme vurarak kendini rahatlatmaya çalışmadıkları.....veya ne malum babamın benim büyüdüğümü yetişkin olduğumu ve hatta onu bile geçtiğimi kendisine bile itiraf etmekten korkmadığı ne malum....bence bu can sıkıcı eleştiri sözleri kendi korkularının tezahürü gibi gelmeye başladı bana dünden beri ve kendimi daha iyi hissediyorum...
 
Canım seni çok ama çok özledim.Ara sıra yazmalısın.Açıkçası bende ara verdim aynen bahsettiğin gibi aynı şeyleri tekrar tekrar yazdığımı ve okuyanları sıkabileceğimi düşündüğüm için.Ama tamamen kopmadım.İyi olmana sevindim.Sınav sonuçlarına da.
Finallerde başarılar şimdiden.
 
Senin adına çok sevindim derslerine başlamışsın bence bu yük üstünden kalktı en iyisini yapıyorsun.
Fazla kendini özlettirme yine aramıza katıl.İdeal kiloda kalmakta güzel sonuç ..Bu arada şapkan,gözlüğün,ojen hayırlı olsun canım..

evet canım kendimi daha rahat hissediyorum artık sevincli
bazen ara da versem sizleri tamamen yanlız bırakmam merak etmeyin arkadaşlar y789 teşekkür ederim blissy
 
Canım seni çok ama çok özledim.Ara sıra yazmalısın.Açıkçası bende ara verdim aynen bahsettiğin gibi aynı şeyleri tekrar tekrar yazdığımı ve okuyanları sıkabileceğimi düşündüğüm için.Ama tamamen kopmadım.İyi olmana sevindim.Sınav sonuçlarına da.
Finallerde başarılar şimdiden.

ben de çok özledim hepinizi neseli56
canım sen demekki sitede saatlerini geçirip bağımlı olmak konusunda kendine hakimsin...günlüğe yazmasan da tamamen kopmaman bunu gösteriyor :)
ben onu yapamadığım için kopmak zorunda kalmıştım ama birşeyler sanki beni geri çağırdı buraya...hep de sorunlu olduğumuz dönemde burada olacak değiliz ya...ben de mutluluğumu paylaşmak için tekrar geldim....başarı dileklerin için teşekkür ederim blissy
 
merhaba sevgili günlük partysmiley
bugün de kendimi çok iyi hissediyorum...

eskisi gibi çok da fazla kişisel gelişim konusunda eylemlerimi yapamasam da başka birşeyler sanki herşeyi kendi kendine alıp götürüyor gibi...
özellikle son birkaç gün güzel rüyalar görmeye başladım...karışık ve anlamsız olan rüyalarım bile beni iyi hissettiriyor....oysaki genelde kötü rüyalar gören bir insandım..uyku esnasında bile huzurlu ve mutlu olmak çok güzel birşeymiş...sevincli bu mutlu eden rüyalarımda da genelde etrafımda insanlar olduğunu ve bu insanların beni seven insanlar olduklarını görüyorum..ancak kim olduklarını bile bilmiyorum...olsun sevildiğimi rüya içinde bile olsa hissetmek çok güzel bir duygu..gerçekten yaşamış gibi oluyorum...ve bu günümün de iyi geçmesini sağlıyor..

güneşli güzel hava ve kendim için alışveriş etmek beni mutlu ediyor..özellikle bu havada mahallede yürüyüş yapmak etraftaki ağaçları yeşilikleri seyretmek de iyi geliyor...belki de rüyaların iyi olması günümün iyi geçmesiyle bağlantılı olabilir...gün iyi geçince rüya da iyi rüya oluyor ve iyi rüya da ardından gelicek bir sonraki günü güzelleştiriyor böyle bir dönüşüm var gibi y789

artık eskisi gibi sinema ve müzik dünyasını takip edememek konusunda kendimi üzüp sıkmıyorum..arada kaçırdığım güzel şeyler varsa da vardır ne yapayım...canım takip etmek istemiyorsa neden kendimi zorluyorumki öyle değil mi...zaten gündemdeki şeyler en fazla 1 ay sonra unutulabiliyor..bazen 1 aya da kalmıyor...artık film de indirmiyorum..sadece dinleyebileceğimi düşündüğüm müzikleri dinliyorum...kendimi çevreye ıspat etmenin tek yolu da gündemi bilmek değil ya....zaten onların niyeti beni karalamak veya ezmek ise başka bir konu üzerinden bunu zaten yine yapacaklardır...gündem takibi işini diğer insanların yanında asosyalliğim belli olmasın diye zorlamayla yapmışım bunu anlıyorum...insanın içinden gelemyen şey de biryere kadar...yani yetişmek için bir süre koşarsın sonra nefesin kesilir ve bir adım daha atmak istemezsin bunun gibi...artık film falan izlemiyorum..kafam rahat..

bunların dışında artık gerçek anlamda başkalarının düşüncelerini önemsememe konusunda epey yol katettim...eskiden benim canımı sıkan tarzda cümleleri herkes istisnasız olarak sarfedince kendimden şüphe ederdim...derdim ki " bu kadar insan aynı anda yanılıyor olamaz..bu kadar söyleniyorsa bende gerçekten yalnış birşeyler var" derdim...ve çoğunluk onlar oldukları için kendimin kendimle ilgili olan düşüncelerine bu çoğunluğun düşünceleri baskın gelirdi ve bütün sevdiğim olumlu özelliklerim de kafamda bir anda onların sözleriyle sıfırlanırdı...ama artık kabul edilebilir ve iyi taraflarımı da görmeye başladım....dışarıdaki insanların sözlerine bakılırsa hiç arkadaşım yok diye evde oturuyorum diye işe yaramaz ve değersiz bir insanın , koca bir sıfırın tekiydim sanki...ama herşey arkadaş çevresinden veya herhangi bir işte çalışıyor olmaktan ibaret edilmiş bunu anladım....arkadaşım yok ama kimsenin kolayca geçinemeyeceği babam gibi bir insanı dize getirmeyi başarmışım ve en az 10 senelik bir evhanımı kadar da evişlerinde tecrübe sahibi olmuşum ve bu arada kendi özel ve kişisel işlerimi de eğitimimi de halletmeye çalışıyorum....daha ne olsun....ayrıca o insanlar benim hayatımdaki zorluklarla karşı karşıya gelselerdi aynı başarıyı gösterirlermiydi ondan da şüphem var...

fiziksel görünümümü de artık takmıyorum ve bazı hatalara karşı daha hoşgörülü olmaya başladım...mesela bazı aksesuarlara veya saç boyalarına eskiden çok bel bağlardım ve beni o ufak bir ayrıntının bile sihirli değnek değişmişcesine değiştirmesini umardım..bu olmayınca da hayal kırıklığına uğrardım...sonradan bunun gerçekçi bir beklenti olmadığını anladım...sonuçta birçok ufak ayrıntı birleşip bütünü oluşturuyor 1-2 şey değil ki..eskiden herşeyim jilet gibi kusursuz olursa anca kendimi değerli hissedebileceğimi düşünüyordum....bir de baktım ki dışarıdaki insanlara karşı da aynı düşünceler içindeymişim..ufak bir hatalarını falsolarını görünce onlardan çabucak soğuyor ve kopuyormuşum...demekki hem kendime hem de diğer insanlara karşı çok sert ve affetmez bir tutum içindeymişim...kolay kolay hiçbirşeyi beğenmediğimi benimsemediğimi ve birçok şeyin dışında kaldığımı farkettim...kusursuzluğu arayarak ömrümü geçirmişim...hem kendime hem diğerlerine karşı daha yumuşak daha anlayışlı olmam gerekiyor sanırım...kendimi bu konuda çok sıktığım halde istediklerimi elde edemediğim için diğer insanların da bu konuda en az benim kadar kendilerini sıkmalarını çaba göstermelerini ve ondan sonra mutlu sona ulaşmalarını istemişim..çünkü onlarınkinden çok daha fazla çaba gösterip ben bile mutlu sona ulaşamıyorsan onlar asla bunu haketmiyorlardı....mesela saçına makyajına giyimine herşeyine en ince detayına kadar dikkat eden hatta işi abartıp renk bilimi bile çalışan ben, sokağa çıkan herhangi bir insanın bunların hiçbirini bilmeden bu kadar özenmeden gelişigüzel beğendiği şeyleri giymesini ve sonucunda iltifatları onların almasına dayanamıyordum...bunu çözeceğim inşallah..
 
Günlüğünü okuyarak gözleme dayalı yorum yazmak istedim ...
1.Kendini çok iyi hissetmek Mutluluğun anahtarı..
2.Güzel rüyalar görerek yaşanmış gibi hissetmek ve gününün güzel geçmesine sebep olan Mutluluk anahtarı.
3.Sinema ve müzik dünyasını takip edememek konusunda kendimi üzüp sıkmamak yine Mutluluk anahtarı.
4.Artık film de indirmemek burda bir adım atmışsın Mutluluğa giden bir adım anahtarı.
5. Başkalarının düşüncelerini önemsememe konusunda epey yol katetmek yine Mutluluğun anahtarı.
6.İnsanlar benim hayatımdaki zorluklarla karşı karşıya gelselerdi aynı başarıyı gösterirlermiydi ondan da şüphem var.Azim,güven,zorlukları üstesinden gelen bir başarı ve büyük bir adım her kişi böyle davranmayabiliyor.Başarıya giden Mutluluk anahtarı.
7.10 senelik bir evhanımı kadar da evişlerinde tecrübe sahibi olmuşum ve bu arada kendi özel ve kişisel işlerimi de eğitimimi de halletmeye çalışıyorum..Tebrik ediyorum hem evişleri hem dersini yapıp kişisel gelişimine devam etmeni kutluyorum.. Kişisel gelişim ve eğitim başarısına giden Mutluluk anahtarı.
8.dışarıdaki insanlara karşı da aynı düşünceler içindeymişim.Gözleme dayalı giden Mutluluk anahtarı.
Çok doğru yoldasın gelişimlerin daim olsun.Gözlem yapmayı sakın ihmal etme büyük bir faydası var kendini daha çok sev .Kimse senin kadar değerli olamaz bu yüzden kıymetini bil gelişimlerinde olumlu adımlar atman dileğiyle canım arkadaşım. Bu güzel gelişimlerin için ayrıca tebrik ediyorum.

bu güzel analizin için teşekkür ederim arkadaşım..yorumun çok güzel y789 haklısın kendini sevmek ve kendini değerini bilmekle başlıyor herşey...ve de bahsettiğin gibi gözlem olmazsa olmaz buna katılıyorum sevincli
 
merhaba sevgili günlük

Dün kendim için çok önemli bir karar aldım ve uygulamaya başladım...
tabi ki karar vermeden önce de sırf bunun üzerinde düşünmek için kendime vakit ayırdım ve düşündüm...yani öyle 2 dakikada ayaküstü ve rastgele alınmış bir karar değil...

verdiğim karar, göbeğim için ayrıca spor yapıp yapmamamla ilgiliydi...bunun için netten birkaç şey okudum ve geçmişteki benzer tecrübelerimi ve sonuçlarını gözden geçirdim...ve anladım ki geçmiş yıllarda ben en düşük kilomla en zayıf halimleyken bile (55 kiloyken) yine göbeğim kocamandı...en düşük kilomla olduğum zaman ise sadece diyet ve yürüyüş yapmıştım..demekki yeterli değilmiş....internette bu durumda olan çok kişi olduğunu gördüm mesela 48 kilo olup da 3 aylık hamileymişim gibi göbeğim var diyenler gördüm..
bende de durum çok farklı değil...evde duran ancak küçük geldiği için giyemediğim kıyafetlerin neredeyse hepsini giyememe sebebim zaten göbek büyüklüğünden ötürü..diğer yerlerim normale yakın...kilonun büyük çoğunluğu göbekte...ve takdir edersiniz ki bir tişort de giyseniz tişort aşağı inerken göbeğin üstünden geçiyor..pantolon da giyseniz pantolon da göbeği kendi içine alıyor...her kıyafetin kesişim noktası...kıyafetlerim bana olmuyorsa işte bu göbekten dolayı olmuyor..

sonuç olarak göbek büyüklüğünün zayıflıkla da direkt bağlantılı olmadığını ve kendine has bir sorun olduğunu anladım..çünkü ben de aynısını yaşıyorum...bugüne kadar yediklerime dikkat etmeye çalıştım ve hergün koşu bandını kullandım...koşu bandı bacaklarımın ve kaçlamın incelip sıkılaşması konusunda iyi oldu ama gövde ve göbek için pek birşey yapmıyor...göbek yine davul gibi....ben de mekik çekmeye karar verdim...karındaki kaslar zayıf oldukları için o kısım çabuk yağlanıyormuş duyduğuma göre...bundan sonra hem koşu bandı kullanıp hem mekik çekeceğim..bugün mekikte 2. günüm...bakalım neler olacak...
 
Uzun bir aradan sonra (bana gerçekten çok uzun geldi) aramıza hoşgeldin yeniden:) iyiki varsın canım. Çok güzel şeyler yazmışsın. Kendini bu kadar net bir şekilde eleştirebiliyor olmanda bence çok iyi ben mesela o derece cesur değilim sanırım, kendimi eleştiremediğim gibi başkasınında beni eleştirmesine tahammülüm yok yada yoktu diyeyim (değişim şart) Sen yokken bende günlük okuma alışkanlığımı kaybettim. Anasayfada senin başlığını görünce hemen tıkladım ve geldim günlüğüne, çok sevindim. Sınavının sonucuna da çok sevindim, finalde başarılı olacağını biliyorum. Benim telefonuma tüm dersler için girmedi yazısı geldi. İlk sınavlara girmeyip finallere girip orda iyi puanlar alınca geçilir mi? Sen son sınıf olduğun için aofnin sistemini çok çok daha iyi bilirsin. Bu arada göbek konusunda kesinlikle haklısın. Zayıflıkla şişmanlıkla alakası yok. Ben zayıfım ama kocaman göbeğim var:( eskiden tahta gibiydi, dalga geçerlerdi bende üzülürdüm ve hep göbeğim olmasını isterdim e sonunda oldu:) neyi istersek oluyor dikkat etmek gerek. Düşünüyorum neler yapardım nasıl davranırdım diye. Sabahtan akşama yatana kadar koşturur dururdum, oturduğum anlar çok azdı ama iyide yerdim abur cubur, sabah öğlen akşam yemeği sürekli hareket ettiğim için acıkırdım durmadan ve yerdim gece yarısı bile ekmek arası yerdim. Şimdi azcık yiyorum sık sık yiyorum ama olmuyor yani kesinlikle hareket her dakika hareket şart. Sabah markete bisikletle yada yürüyüş yaparak giderdim. Kahvaltıya yardım ederdim, uzun kahvaltıdan sonra temizliğe yardım ederdim sonra saatler 11i gösterince arkadaşımla buluşur koca sitede yürüyüş yapardık, bisiklete binerdik, sonra biryerlerde oturup hayal kurardık, tavla oynardık. Ordan eve gelip bikinileri giyip diğer arkadaşlarla buluşup denize giderdik. Bulunduğumuz yerde durmazdık, sürekli sahil değiştirirdik, küçük koyla kocaman siteye ait gez gez bitmiyor. Sonra iyi yüzmeyi bilmediğim halde arkadaşlarım yüzüyor diye kendimi zorlar yüzerdim derinlerde. Orda öğle yemeği yerdim yada eve gidip yeyip duşumu alıp bisiklet turuna devam ederdik akşamüstleri hergün birinde çay partisi olurdu yer içerdik yine! Akşam saati evde anneme masayı kurmada yardımcı olur yemeği hızla yer 9 yada 9buçukta arkadaşlarla buluşurduk ve 11buçuk 12 e kadar akşam yürüyüş yapardık, oturduğumuz yerde yarım saat durmazdıkki:))) ve yine acıkır kocaman ekmek tost yerdik. Ben incecik tüy gibiydim. Neyse şimdi tabiki bunun kadar hareketli günler geçiremeyeceğimize göre başka şeyler yapabiliriz. Benim kuzenimde oldum olası kilosundan ve göbeğinden şikayet ederdi. Bir spor salonuna yıllık yazıldı. İçinde herşey var, yüzme, fitness, latin dansı stepi, plates neler neler uygun olduğu saatlerde gidiyor üstelik üni sonda ve hukuk okuyor. Şimdi benden ince oldu ve göbeği bebekliğinden beri hep var olan kızın göbeğini araki bulasın:) yani oluyor yani ordaki kasları çalıştırmak gerek bunun içinde belini incitmeden yapmalısın. Bel çok önemli ben mekik çekince yanlış yapıyorum heralde ağrıyor. Aslında plates kursuna gitsen bu evdeki sporunun haricinde, o zaman tüm kasların çalışır ve sende kuzenim gibi kesin ince olursun. Çünkü sen azimlisin başarırsın.
 
Uzun bir aradan sonra (bana gerçekten çok uzun geldi) aramıza hoşgeldin yeniden:) iyiki varsın canım. Çok güzel şeyler yazmışsın. Kendini bu kadar net bir şekilde eleştirebiliyor olmanda bence çok iyi ben mesela o derece cesur değilim sanırım, kendimi eleştiremediğim gibi başkasınında beni eleştirmesine tahammülüm yok yada yoktu diyeyim (değişim şart) Sen yokken bende günlük okuma alışkanlığımı kaybettim. Anasayfada senin başlığını görünce hemen tıkladım ve geldim günlüğüne, çok sevindim. Sınavının sonucuna da çok sevindim, finalde başarılı olacağını biliyorum. Benim telefonuma tüm dersler için girmedi yazısı geldi. İlk sınavlara girmeyip finallere girip orda iyi puanlar alınca geçilir mi? Sen son sınıf olduğun için aofnin sistemini çok çok daha iyi bilirsin. Bu arada göbek konusunda kesinlikle haklısın. Zayıflıkla şişmanlıkla alakası yok. Ben zayıfım ama kocaman göbeğim var:( eskiden tahta gibiydi, dalga geçerlerdi bende üzülürdüm ve hep göbeğim olmasını isterdim e sonunda oldu:) neyi istersek oluyor dikkat etmek gerek. Düşünüyorum neler yapardım nasıl davranırdım diye. Sabahtan akşama yatana kadar koşturur dururdum, oturduğum anlar çok azdı ama iyide yerdim abur cubur, sabah öğlen akşam yemeği sürekli hareket ettiğim için acıkırdım durmadan ve yerdim gece yarısı bile ekmek arası yerdim. Şimdi azcık yiyorum sık sık yiyorum ama olmuyor yani kesinlikle hareket her dakika hareket şart. Sabah markete bisikletle yada yürüyüş yaparak giderdim. Kahvaltıya yardım ederdim, uzun kahvaltıdan sonra temizliğe yardım ederdim sonra saatler 11i gösterince arkadaşımla buluşur koca sitede yürüyüş yapardık, bisiklete binerdik, sonra biryerlerde oturup hayal kurardık, tavla oynardık. Ordan eve gelip bikinileri giyip diğer arkadaşlarla buluşup denize giderdik. Bulunduğumuz yerde durmazdık, sürekli sahil değiştirirdik, küçük koyla kocaman siteye ait gez gez bitmiyor. Sonra iyi yüzmeyi bilmediğim halde arkadaşlarım yüzüyor diye kendimi zorlar yüzerdim derinlerde. Orda öğle yemeği yerdim yada eve gidip yeyip duşumu alıp bisiklet turuna devam ederdik akşamüstleri hergün birinde çay partisi olurdu yer içerdik yine! Akşam saati evde anneme masayı kurmada yardımcı olur yemeği hızla yer 9 yada 9buçukta arkadaşlarla buluşurduk ve 11buçuk 12 e kadar akşam yürüyüş yapardık, oturduğumuz yerde yarım saat durmazdıkki:))) ve yine acıkır kocaman ekmek tost yerdik. Ben incecik tüy gibiydim. Neyse şimdi tabiki bunun kadar hareketli günler geçiremeyeceğimize göre başka şeyler yapabiliriz. Benim kuzenimde oldum olası kilosundan ve göbeğinden şikayet ederdi. Bir spor salonuna yıllık yazıldı. İçinde herşey var, yüzme, fitness, latin dansı stepi, plates neler neler uygun olduğu saatlerde gidiyor üstelik üni sonda ve hukuk okuyor. Şimdi benden ince oldu ve göbeği bebekliğinden beri hep var olan kızın göbeğini araki bulasın:) yani oluyor yani ordaki kasları çalıştırmak gerek bunun içinde belini incitmeden yapmalısın. Bel çok önemli ben mekik çekince yanlış yapıyorum heralde ağrıyor. Aslında plates kursuna gitsen bu evdeki sporunun haricinde, o zaman tüm kasların çalışır ve sende kuzenim gibi kesin ince olursun. Çünkü sen azimlisin başarırsın.


hoşbulduk canım sen de iyi ki varsın :) özlemişim valla...y789
canım bildiğim kadarıyla sınava girilmediği zaman otomatikman 0 almış kabul ediliyorsun ve arasınavdan 0 alanların dersi geçebilmeleri için finalden yada bütünlemeden en az 71 almaları gerekiyor...
ama bu seni korkutmasın 2. yarının üniteleri ilk yarıdan çok daha kolay oluyor hep...hangi ders olursa olsun arasınavı kapsayan üniteler hep bana çok daha ağır gelmiştir ve geçtiğim derslerin çoğunu 2. yarı ünitelerinden de sorulduğu için onlardan çıkan soruların yardımıyla geçmişimdir neseli56

güzel yorumun için teşekkür ederim sevincli insan kendini eleştirmeden değişemezmiş gibi geliyor bana..o bakımdan faydalı oluyor insanın kendisine bir başkasının gözünden baıyormuş gibi bakması...ama önemli olan bunu yaparken ve kendindeki sorunu tespit edince kendini suçlamamak kötülememek lazım..ve hatayı bulduğumuz için sevinmemiz lazım...iki ucu keskin bıçak gibi yani biryerde...

evet canım anlattıklarına göre hiç yerinde durmuyomuşsun hakikaten de..özendim vallasevincli olsun şu an aynı yaşan tarzına sahip olamasan da kendine hareket için bahaneler üretebilirsin..benim de yaşantım hala değişmedi hala evde oturuyorum...tek büyük fark eve koşu bandı alınması olmuştu ama bir süre sonra onunla yürümenin tek başına yeterli olmadığını ama başlangıç için çok iyi bir başlangıç olduğunu anladım...koşu bandında hergün 45 dakika yürümek yetmemeye başlayınca bunu günde 2 kere yaptığım zamanlar oluyor...2. kere yapmayı canım istemiyorsa da onun dışında çıkıp babamla mahallede de dolaşmaya başladım...havanın ısınmasının da etkisi var tabi..bahçelerdeki ağaçlara çiçeklere bakma bahanesiyle biraz daha adım atmış oluyorum...evden hiç çıkamıyorsam da kulağıma mp3 çaları geçirip odamın içinde kafama estiği gibi dansediyorum..
en son da mekik çekmeye karar verdim işte....bugün mezurayla belimi ölçtüm ve tam 90 cm çıktı ağla2sık sık ölçüp bakacağım artık mekik ne kadar işe yarıyormuş....ha bu arada daha çok hareket etmek için kendime bahaneler ürettikçe bilgisayar başında oturma bağımlılığım da sorun olmaktan çıktı gözüküyor...bilgisayar bağımlısı değil hareket bağımlısı oldum girlhaha
havalar ısınınca insan ister istemez hareket edesi geliyor galiba y789 babam spor salonlarına veya kusrlara gitme konusunda katı tutumları tutumları var o yüzden herşeyimi kendim evde halletmeye çalışıyorum bakalım...inşallah fıstık gibi oluruz ikimiz de actionsmile
 
Canım ya çok tatlısın. Bence sen bu yaza fıstık gibi girersin baksana şu azime maşallah diyorum. Senin yazını okuyunca banada heves geldi. İşyerinde hep oturuyorum bilgisayar başında. Arada kalkıp merdiven inip çıkayım bari bir işe yarar diye düşünüyorum:)
Baharda iyiki geldi dimi bak ne güzel sende çıkıp yürüyormuşsun. Bende iş çıkışı annemi takıyım koluma yürüyüm bari. Bana takılır umarım:) Sevgiler.
 
Canım ya çok tatlısın. Bence sen bu yaza fıstık gibi girersin baksana şu azime maşallah diyorum. Senin yazını okuyunca banada heves geldi. İşyerinde hep oturuyorum bilgisayar başında. Arada kalkıp merdiven inip çıkayım bari bir işe yarar diye düşünüyorum:)
Baharda iyiki geldi dimi bak ne güzel sende çıkıp yürüyormuşsun. Bende iş çıkışı annemi takıyım koluma yürüyüm bari. Bana takılır umarım:) Sevgiler.

sen de çok tatlısın canım sağol y789 havaları ısınmış görünce insana ister istemez incelme hevesi geliyor ..çünkü güneşi görünce dışarı çıkasın süslenip gezesin geliyor..o bu da güzel kıyafetleri gerektiriyor..güzel kıyafetleri giyebilmek de daha formda bir vucut gerektiriyor...dolaylı da olsa insanı şartlandırıyor yani sevincli yürüyüşte annen sana katılmasa bile mp3 çalarını alırsın yanına sevdiği şarkılar eşliğinde yürürsün canım sevgiler :)
 
merhaba sevgili günlük..
bugün yine kendimle ilgili bazı kararlar aldım...
senelerdir kilolarımdan çektiğimi anlatır dururum..zaten bunu bilmeyen kalmadı....ve tabi bu durumun da beraberinde getirdiği kıyafetle ilgili sıkıntılarım var...bunu da biliyorsunuz tabi ki...girlhahagirlhaha

beni tetikleyen şey şu son günlerde dışarı çıktığım zamanlarda benden de daha kilolu ve daha kalın olan ancak benden daha özenli giyinen insanlarla karşılaşmış olmam oldu...yani ben eşofman altıyla gezerken o gördüğüm kişiler işlemeli kot pantolonlarla yani daha derli toplu şeylerle geziyorlardı..içlerinde rahatlarmıydı onu bilemiyorum o ayrı konu..ama hala kendilerine bakma isteği olduğu belli..

neyse aldığım kararın ne olduğuna geleyim...şöyle bir düşündüm ve baktım ki dolabımdaki şeylerin çoğunu hipermarketlerdeki bayan giyim reyonundan aldığım şeyler oluşturuyor...yani çok da kaliteli şeyler oldukları ve belli standartlara kusursuzca uydukları söylenemez..çoğunun markası bile belli değil...hatta beden ölçüleri bile bir garip mesela geniş beden (large yani L) dedikleri bedende tişortler o kadar küçük ve darki anlatamam sanki çocuk reyonu....

geçenlerde babam erkek giyim kısmından gömlek almak istedi ve kendisinin benim gibi kilo sorunu da yoktur..ona bile L beden gömlekler olmamış yani kalıpların aşırı darlığını o bile farketmiş....bu demek oluyorki hipermarketlerdeki giyim reyonundaki mallar bu bedenleri belirlerken dünyada kabul görmüş standart ölçüleri kullanmıyor ve kafalarına göre numaralandırıyorlar..ben de üzülüp duruyordum...
aldığım şeylerde rahat edememe ve hatta tekrar giyememe sorunum ondanmış....ve yıllarca bu kıyafetlerle idare ettiğim için kendi bedenimin bile kaç numara olduğunu bilmiyormuşum....belki de hep babamla alışveriş ettiğim için bedenleri standart numaralara göre satan markalara da yanaşmamış olma ihtimalim yüksek..çünkü babamın rakamlara takıntısı vardır...onun yanında da 44 beden pantolon bakmak yada satıcıya sormak olmuyordu tabi...ama aldıklarımı da giyemiyorum ki...ablamlar ne zaman bizi çağırsalar bizimle gezmek isteseler geri çevirmek zorunda kalıyorum çünkü dışarı çıkmak için ismi cismi bedeni belli olan doğru dürüst bir kıyafetim yok..olanlarda şu anki bedenime uygun değiller..

bugün nette bedenlerle ilgili bir çizelge buldum ve alt ve üst bedenimin kaç bedene denk geldiğini buldum..

üst bedenim 42
alt bedenim ise 44- 46 arasıymış...
işte ben incelme takibimi de kilo bazında yapma taraftarı olmadığımı biliyorsunuz zaten..ben de bedenleri baz alarak gelişimimi takip etmek istiyorum..

bugün artık kıyafetleri standart beden numaralarına göre ölçülenmiş olan kıyafetler almaya karar verdim...sadece evde giyeceğim kıyafetler için artık sadece hipermarket reyonlarını seçerim artık...o kadar elışmışımki ben bile kaç beden olduğumu bilmiyordum...aldıklarım da birşeye benzemiyordu...bedenimi bilmemekten ötürü doğru dürüst kot pantolon alamayıp yaz -kış hipermarketten aldığım beli lastikli eşofman altıyla dolaşmaktan sıkılmıştım heleki herkes şıkır şıkır giyinirken....e üstelik bir parçayı da insan 10 değişik amaçla kullanamazki...eşofman altıyla mahallede gezersin mahalle bakkalına da gidersin ama büyük alışveriş merkezlerinde daha merkezi yerlerde gezerken olmuyor..utanıp eziliyorum...

sonuç olarak bugün...gerçek anlamda beden numaralarımı öğrendim..ve artık bedenleri buna göre numaralandıran yerlerden kıyafet almaya karar verdim...ki zaten kaliteli markalar böyle yapıyor...öyle S, M , L gibi şeyler yazan kıyafetler pek tatmin edici olmuyor...

aynı şekilde hipermarket reyonundan aldığım şapkayla marka biryerden aldığım spor malzemeleri reyonundan aldığım şapka arasında dağlar kadar fark vardı ..hipermarket şapkası her taktığımda kenarları kafamı acıtırken diğer kaliteli şapka yumuşacıktı ve yok gibiydi üstelik hava alıyordu ve saçımı terletmiyordu...geçenlerde onu da anladım...
hatta basit bir çorapta bile benzer şeye şahit oldum...
hipermarketten aldığım markasız çoraplar ayakkabımın içinde dikişleri ile rahatsız ederken spor malzemeleri satan yerden aldığım daha pahalı çoraplarda hiç dikiş batması sorunu yaşamadım..

bundan sonra biraz daha paraya kıyacağım ve istediğimi bulana kadar daha çok gezeceğim ilk karşıma çıkanı sırf evde yok diye lazım diye zaruri olarak almayacağım..
 
yazdıklarını okudum da ben de yeniden heveslendim ..ben önceden incecik herkesin imrendiği bir görüntüye sahiptim. hatta hamileliğimde bile yandan bakmayan hamile oldugumu farketmiyordu.9 aylık hamilelik sürecimde sadece 8 kilo aldım dogum sonunda 3 kilo bebeğim oldu kalan 5 kilo 2 ayda gitti.ama bebeğim 3 aylık oldugunda yani 1 ayda 11 kilo geri aldım.çok üzülmüştüm ama bunun yasadıgım hipotroidi hastalıgından kaynaklandıgını ögrendim.yeni kilolara çok alıstım kendimle barısmam çok uzun sürdü.ama şimdi alıştım.bendee kilo vermek istiyorum bunun için bel ve göbek bölgesini calıstıracak egzersizler buldum onları yapıyorum arada..bebekle zor oluyor ama yapmaya calısıyorum.umarım sen azimli bir şekilde devam edersin ..sevgiler..
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst