- Katılım
- 17 Haziran 2008
- Mesajlar
- 159
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
- Yaş
- 2025
Gücünüzü Harekete Geçirmek İçin Sorgulamaya Ara Vermeyin
Bedensel hastalıklar sadece mikrop, virüs ve bakteri den oluşmuyor. Bunu tıp da söylüyor, artık biliniyor. Eğer ruhunuza da en az bedeninize gö sterdiğiniz kadar özen göstermezseniz, bedeniniz zayıf yerlerini çoğaltır. Üzüldüğünüzde, rahatsızlıklarınızın midenizin ağrı masından, tansiyonunuzun düşmesinden de öteye gitmesini istemiyorsanız ruhunuzun da sesini dinlemeniz gerekiyor... Çocukluğunuzdan beri her şey belleğinize yazıldı. Bunlar kendinize olan inançlarınızı da sınırladı. Size sürekli "aptal tembel" diyen bir annenin ruhunuzda yaptığı damgayı görüyor musunuz?: Yeterince iyi değilim, yapamam!
Ya, size her kızdığında "seni bırakıp gideceğim başkasının çocuğu ol" diyen bir anne, sizde terkedilmek ve önemsenmemek korkusunu yerleştiren kişi olmasın?
Çocukluğunuzda edindiğiniz kalıp inançları "bu sahiden doğru mu?" diye yeniden gözden geçirin. Ben hayata acı çekmek için gelmişim, kader bana hiç gülmez, beni kimse sevmez ki, insanların hepsi nankördür, hep benim yüzümden, ben önemli değilim, çok güçsüzüm... Bunları çoğaltmak mümkün. Zihninizi de evde temizlik yapar gibi temizleyebilirsiniz. Zihniniz, içinden neler geçtiğini bir tek sizin bilidğiniz bir odadır. Orayı arındırıp olumlu mesajları sürekli tekrarlayarak ve değişmek istediğinizi yineleyerek tertemiz yapabilirsiniz. Böylece geçmişten gelen korkular yavaşça silinip "ben iyiyi hakediyorum ve bulacağım" inancına dönüşecektir. Sadece birkaç gece tekrarlayın bakın neler değişecek yaşamınızda.
Louise Hay~~in ~~Düşünce Gücüyle Tedavi ve Bedensel Rahatsızlıkların Ruhsal Nedenleri~~ adlı kitaplarına lütfen göz atın. 143~~üncü sayfadan itibaren hangi kırgınlık ve kızgınlığınızın bir organınızı hasta ettiğini anlayacaksınız. Sınır diye bir şey yoktur öğreneceksiniz. Şimdi Kerem~~in bana yolladığı bu güzel sözleri bir kez de sesli okuyun. Bakalım zihninizde bir anlamışlık sevinci oluşacak mı?
İşinizin çok önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu sinirlerinizin ciddi biçimde bozulduğunun en açık göstergesidir. (Bertrand Russell)
İşini her şeyden önemli sayarak günde sekiz saat çalışan, sonunda çalıştığı yerin başına geçer ve günde aynı hızla yirmi dört saat çalışmaya mahkum olur. (Robert Frost)
Mutluluğun formülü, gerektiğinde önemsiz şeylerle meşgul olabilmektedir. (Edward Newton)
Bitap bırakan günlük yaşam, ancak bir aptalın karşılaşabileceği bir hayat krizidir. (Anton Çehov)
Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L. P. Smith)
Kalitenizin ölçüsü, boş zamanlarınızda ne yaptığınızdır. Medeniyetlerin kalitesi de insanlara sağladığı boş zaman ve bunun kalitesi ile ölçülür. (Irwin Edman)
Babam bana çalışmayı, fakat işin esiri olmamayı öğretti. Şimdi okumanın, hikaye anlatmanın, şakalaşmanın, konuşmanın ve gülmenin iş kadar; hatta ondan da önemli olduğunu biliyorum. (Abraham Lincoln)
Boş zamanı iyi değerlendirmek, çok ciddi bir sorumluluktur. (William Russell)
Yeterli zamanım yok deme. Büyük insanların da günleri 24 saattir...
Bedensel hastalıklar sadece mikrop, virüs ve bakteri den oluşmuyor. Bunu tıp da söylüyor, artık biliniyor. Eğer ruhunuza da en az bedeninize gö sterdiğiniz kadar özen göstermezseniz, bedeniniz zayıf yerlerini çoğaltır. Üzüldüğünüzde, rahatsızlıklarınızın midenizin ağrı masından, tansiyonunuzun düşmesinden de öteye gitmesini istemiyorsanız ruhunuzun da sesini dinlemeniz gerekiyor... Çocukluğunuzdan beri her şey belleğinize yazıldı. Bunlar kendinize olan inançlarınızı da sınırladı. Size sürekli "aptal tembel" diyen bir annenin ruhunuzda yaptığı damgayı görüyor musunuz?: Yeterince iyi değilim, yapamam!
Ya, size her kızdığında "seni bırakıp gideceğim başkasının çocuğu ol" diyen bir anne, sizde terkedilmek ve önemsenmemek korkusunu yerleştiren kişi olmasın?
Çocukluğunuzda edindiğiniz kalıp inançları "bu sahiden doğru mu?" diye yeniden gözden geçirin. Ben hayata acı çekmek için gelmişim, kader bana hiç gülmez, beni kimse sevmez ki, insanların hepsi nankördür, hep benim yüzümden, ben önemli değilim, çok güçsüzüm... Bunları çoğaltmak mümkün. Zihninizi de evde temizlik yapar gibi temizleyebilirsiniz. Zihniniz, içinden neler geçtiğini bir tek sizin bilidğiniz bir odadır. Orayı arındırıp olumlu mesajları sürekli tekrarlayarak ve değişmek istediğinizi yineleyerek tertemiz yapabilirsiniz. Böylece geçmişten gelen korkular yavaşça silinip "ben iyiyi hakediyorum ve bulacağım" inancına dönüşecektir. Sadece birkaç gece tekrarlayın bakın neler değişecek yaşamınızda.
Louise Hay~~in ~~Düşünce Gücüyle Tedavi ve Bedensel Rahatsızlıkların Ruhsal Nedenleri~~ adlı kitaplarına lütfen göz atın. 143~~üncü sayfadan itibaren hangi kırgınlık ve kızgınlığınızın bir organınızı hasta ettiğini anlayacaksınız. Sınır diye bir şey yoktur öğreneceksiniz. Şimdi Kerem~~in bana yolladığı bu güzel sözleri bir kez de sesli okuyun. Bakalım zihninizde bir anlamışlık sevinci oluşacak mı?
İşinizin çok önemli olduğunu düşünüyorsanız, bu sinirlerinizin ciddi biçimde bozulduğunun en açık göstergesidir. (Bertrand Russell)
İşini her şeyden önemli sayarak günde sekiz saat çalışan, sonunda çalıştığı yerin başına geçer ve günde aynı hızla yirmi dört saat çalışmaya mahkum olur. (Robert Frost)
Mutluluğun formülü, gerektiğinde önemsiz şeylerle meşgul olabilmektedir. (Edward Newton)
Bitap bırakan günlük yaşam, ancak bir aptalın karşılaşabileceği bir hayat krizidir. (Anton Çehov)
Eğer boş zamanınız yoksa, ruhunuzu kaybediyorsunuz demektir. (L. P. Smith)
Kalitenizin ölçüsü, boş zamanlarınızda ne yaptığınızdır. Medeniyetlerin kalitesi de insanlara sağladığı boş zaman ve bunun kalitesi ile ölçülür. (Irwin Edman)
Babam bana çalışmayı, fakat işin esiri olmamayı öğretti. Şimdi okumanın, hikaye anlatmanın, şakalaşmanın, konuşmanın ve gülmenin iş kadar; hatta ondan da önemli olduğunu biliyorum. (Abraham Lincoln)
Boş zamanı iyi değerlendirmek, çok ciddi bir sorumluluktur. (William Russell)
Yeterli zamanım yok deme. Büyük insanların da günleri 24 saattir...
