Güzel günler göreceğiz...

Berilce

New member
8
HD RANK
Katılım
21 Mart 2011
Mesajlar
834
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Konum
Ankara
Hayat ne olursa olsun, yine de yaşamaya değer,
Bizim gibiler için bile!... Figen (Feride Çetin)

“Güzel günler göreceğiz”; adından da anlaşılacağı gibi, umudun insan yaşamında en itici güç olduğunu, en karanlık anlarda bile yaşama tutunmanın öyküsünü anlatan bir film, İstanbul’da bir günde yaşananları anlatan filmde, tecavüz mağduru Figen, bir çıkış arayan Ali, özünde iyi fakat dengesiz ve saplantılı başkomiser İzzet, hayatını bedeniyle kazanan iyi yürekli Anna, töre yüzünden kız kardeşini öldüren Cumali’nin yaşamlarını izlerken, birbiriyle çakışmayan kişilerin yaşamlarında belki de tek benzer olan şey; bir çıkış aramaları… Hepsi de o günün sonunda onları ülkeden götürecek bir gemi’ye kaçak olarak binecekler ve yeni bir ülkede, yeni bir hayata başlayacaklardır, dilekleri budur. Günün sonunda sadece iki kişi gemiye biner; Anna ve film boyunca hiç konuşmayan, büyümüşte küçülmüş bir yüz ifadesine sahip, yabancı olduğunu anladığımız, büyük bir olasılıkla kaçırılarak getirilen ve Organ Mafyasına satılmış, 10 yaşlarında bir erkek çocuğu… İnsanlar hiç konuşmasa da duygularını gözleriyle, beden diliyle ifade edebilir, ben küçük oyuncuyu çok beğendim, filmin karanlık temasına çok iyi uymuş, mutlu bir çocuk değil bu, gözleri yaşadığı dramı anlatıyor. Anna rolündeki Azeri asıllı, Nesrin Cavadzade’yi ben çok beğendim, hem güzelliği hem de yeteneğiyle göz dolduran genç bir kadın, onu önce bir otel odasında gösteren kameraya yarı çıplaklığını bir resim tablosu estetiğinde sergiliyor, seyirciyi rahatsız etmeyen bir görüntü, çıplaklığını doğallığıyla ve masumiyetiyle taşımış… Bu filmdeki rolüyle En iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü almış Antalya Altın Portakal’dan, hiç şaşırmadım doğrusu. Başkomiser İzzet rolünde Uğur Polat çok başarılı, hayata hınçlı, öfkeli, dengesiz bir kişilik, eviyle kavgalı, bir tek Figen’i seviyor, o ise karşılık vermiyor ona, o bir tek Cumali’yi seviyor… “Nefreti kar’lara yazmak isterdim, güneş çıkınca erisin diye”… bu kelimeleri söyleyen İzzet, bir yandan da eviyle, eşiyle, yaşmala kavgalıdır, çocuklarına gereken şefkati gösteremez, yapamaz…
Film, insanı çok mutlu etmiyor belki ama, umudun, sevginin, insanlığın hala ölmediğini gösteriyor, bir yandan acıların insanı nasıl da olgunlaştırdığının önemine dikkat çekerken; ölenlerin yanı sıra katillerin de bir kurban olduğunu gösteriyor bize…
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst