Gençler İçin Beş Sevgi Dili

0_51a1a_c0be851b_L


DOĞRU OLMAYAN FİZİKSEL TEMAS

Keşke aşağıdaki birkaç paragrafı yazmak zorunda olmasaydım. Keşke "fiziksel şiddet" ve "cinsel taciz" kavramları toplumumuzda bu denli yaygın olmasaydı. Gerçek şu ki kayda değer bir azınlık aileleri tarafından her türlü suistimale maruz bırakılıyorlar. Bunlardan en dramatik olanlarını akşam haberlerinde bol bol izliyoruz.

Birçok ergen başlarına gelen bu tip olayları söylemekten kaçınıyor ve çoğu zaman en yakınlarının bile haberi olmuyor.

Fiziksel Şiddet ve Öfke

Fiziksel şiddet uygulayan ana babalar çocuklarına kızdıklarında onları dövüyor, itip kakıyor. Buradaki anahtar kelime öfkedir. Bazı ergenlerin ana babaları öfkelerini yapıcı bir tutum içinde kontrol altına almayı hiçbir zaman öğrenememiştir. Ergen çocuklarının bir davranışına sinirlendiklerinde önce onlara kötü sözler söyleyip sonra da fiziksel şiddete başvururlar. Tokat atmak, itmek, tekmelemek, vurmak ergenlerin maruz kaldığı fiziksel şiddetin parçaları.

Böyle bir davranış şekliyle karşılaşan bir gencin sevgi deposu boşalmakla kalmayıp delik deşik olacaktır, bundan emin olabilirsiniz. Öfke patlamalarından sonra sarf edilen güzel sözler ve yakın davranışlar ergene her zaman boş gelir. Ergen kalbi bu tür bir fiziksel şiddetten sonra kolay kolay onarılamaz.

Böyle bir öfke gösterisinden sonra ergen çocuğuna sevildiğini hissettirmek isteyen ebeveyn ondan içten ve dürüst bir şekilde özür dilemekle kalmayıp çocuğuna uyguladığı bu yıkıcı kalıpları yok etmeye çalışmalı ve öfkesini kontrol altına alma becerisi kazanmalıdır. Bu da konu hakkında kitaplar okuyarak, destek gruplarına katılarak ve profesyonel yardım alarak gerçekleştirilebilir. Öfke zamanla unutulacak bir şey değildir. Ana-baba bu tip yıkıcı öfke patlamalarını değiştirme yolunda ilk adımı atmak durumundadır. Ergende meydana gelen duygusal acı da sadece zamanla geçmez. Ebeveyn eğer çocuğundan ciddi anlamda özür dilemez ve içinde yaşadığı kalıplarını değiştirmezse emin olun ki fiziksel şiddete maruz kalmış olan çocuk ebeveynleri tarafından sevilmediğini düşünmeye devam edecektir. Ergen kendisine şiddet uygulamayan diğer ebeveyn tarafından da sevilmediğini hisseder.

Genç olayı şöyle açıklar: "Eğer beni sevseydi bu kötü muamelenin devam etmesine izin vermez ve beni korurdu." Çocuğunuza kötü davranan bir eşiniz varsa size hemen bir rehbere başvurmanızı ve sizi ve çocuğunuzu korumak için atmanız gereken olumlu adımların gerçekleştirilmesi yolunda gerekli duygusal gücü ve bilgiyi kazanmanızı öneririm. Kötü muamelenin devam etmesine göz yumarsanız çocuğunuza olan sevginiz adına hiçbir şey yapmıyorsunuz demektir. Ailenizde olumlu değişim yolunda öncü olmak istiyorsanız eğitimli bir rehberin yardımına başvurun.

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L

Cinsel Taciz

Cinsel taciz ana baba rolündeki kişilerin cinsel arzularının ergen çocuklar aracılığıyla tatmin edilmesidir. Cinsel tacizi gerçekleştirenler genelde babalar, üvey babalar ve annelerin erkek arkadaşıdır. Böyle bir taciz doğal olarak ergen kızlara yöneliktir.

Çekirdek ailelerde erkek çocuklara da eşcinsel tacizde bulunulduğu bilinse de bu tür taciz genelde heteroseksüeldir. Çoğunlukla cinsel tacizde bulunan ebeveyn çocuğunu, davranışlarının ona olan sevgisinin bir ifadesi olduğuna inandırmaya çalışacaktır. Ebeveyn tarafından verilen bu mesaj ergenin kafasında "doğru" bir yere oturmayacaktır. Ergenin en derinlerinde bir şey bu hareketlerin "doğru olmadığını" söyleyecektir.

Bununla birlikte ergen çoğu zaman yaşadığı cinsel deneyimleri diğer ebeveynle ya da başka bir yetişkinle paylaşmak istemez. Bazen de ergenler yaşadıklarının utancıyla sessizliğe gömülürler ama üzerlerindeki en büyük baskı korku duygusudur. Çoğu zaman tacizde bulunan ebeveyn tarafından tehdit edilirler.

15 yaşındaki bir kız "Babam bana ikimizin arasında geçen şeylerden anneme ya da başka birine bahsedersem bunları inkâr edeceğini ve annemin bana değil ona inanacağını, benim de yalan söylediğim için cezalandırılacağımı söyledi." dedi.

17 yaşındaki bir genç kıza üvey babasının onu 13 yaşından beri taciz ettiğini, neden annesine söylemediği sorulduğunda "Eğer anneme anlatsaydım üvey babamın beni öldüreceğine emindim. O sürekli benden kurtulmanın çok kolay olduğunu söyleyip duruyordu. Bu konuda ciddi olduğunu biliyordum ve ölmek istemiyordum." diye yanıt verdi. Genç kız, babası işlediği başka bir suçtan dolayı hapse atıldıktan sonra üvey babasıyla aralarında geçenleri bir rehberle paylaştı.

Ebeveyn rolündeki bir kişinin ergen çocuğuna cinsel yakınlık göstermesi o ergen tarafından sevginin bir ifade şekli olarak algılanmaz ki bu herkes tarafından açıkça görülebilen bir şeydir. Bu gerçekte kişinin kendi zevkinin tatmini yani sevginin tam tersidir. Ergen kendini kullanılmış hissedecektir. Bu tür bir taciz ergende zamanla acı, öfke gibi duyguların doğmasına neden olacak ve ergeni büyük olasılıkla depresyona itecektir. Zaman zaman da bu duygular ergeni şiddet içeren davranışlara itebilmektedir.

Akşam haberlerinde bir sokak altınızda oturan genç kızın üvey babasını öldürdüğünü görürüz. Herkes o tatlı kızın nasıl böyle birşey yapabileceğini düşünmeye başlar. Cinsel taciz acı ve öfke duygularına neden olur ve ergenin duygusal, sosyal ve cinsel gelişimini derinden etkiler.

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L

Cinsel Tacizi Ele Almak

Eğer evinizde yaşayan bir ergen çocuktan cinsel tacize uğradığına dair bir mesaj alıyorsanız atacağınız ilk adım böyle bir davranışın yanlışlığını kabul etmek olmalıdır, ikinci adımda hemen profesyonel bir rehberden randevu almalı, sorunu onunla paylaşmalı ve ergen çocuğunuzla ilişkinizi düzeltme yönünde çalışmalara başlamalısınız. Evet, böyle cesur bir adım atmanın da ödenmesi gereken birtakım bedelleri vardır. Örneğin durumdan utanabilirsiniz, eşinizle ilişkiniz bozulabilir ya da bu olay sizde duygusal bir stres yaratabilir. Fakat bunları yapmazsanız bu hata size daha ilerde çok daha fazla şey kaybettirecektir.

Eminim, cinsel tacizde bulunan çoğu ebeveyn biraz önce vermiş olduğum öğüdü hiç dikkate almayacaktır. Bu demek oluyor ki konunun üzerine eğilmek diğer ebeveyne kalıyor. Elbette diğer ebeveyn de çoğu zaman olanlardan habersiz oluyor. Bazen apaçık ipuçlarını görmezden gelebiliyorlar ya da çocuklarının anlatacaklarına kulaklarını tıkıyorlar. Nedeni ne olursa olsun böyle bir duyarsızlık çocuğunuza ihanettir. Onu dinlemeniz ve yardım etmeniz için çocuğunuzun size iletmeye çalışacağı zayıf bir yardım çığlığı için bile her ifadesini araştırmanızı rica ediyorum ve sizden eşinizle ergen çocuğunuz arasında oluşan herhangi bir uygunsuz davranışı görebilmeniz için gözlerinizi açık tutmanızı istiyorum.

Doğrudan bir soru yönelttiğinizde ergen çocuğunuz her şeyi inkâr edebilir, buna hazırlıklı olun. Bu reddediş de yine utanma ve korku duygularından kaynaklanmaktadır. Çocuğunuzun ani tepkisini durum hakkındaki son söz olarak almayın. Eğer eşiniz ve çocuğunuz arasında uygunsuz bir cinsel davranış şekli olduğuna inanacak nedeniniz varsa size profesyonel bir rehber bulmanızı, elinizdeki ipuçlarını onunla birlikte değerlendirmenizi ve doğru adımı atmanız için rehberin size yardım etmesine izin vermenizi öneririm.

Cinsel taciz, ergen çocuğunuzun benliğini yıkıcı bir olaydır. Çocuğunuzun böyle bir cinsel tacize maruz kaldığını biliyor ve buna karşı hiçbir şey yapmıyorsanız çocuğunuz sadece onu taciz eden tarafından kullanıldığını değil, sizin tarafınızdan da terkedildiğini hissedecektir. Evet bu taciz olayını ele almak belki utanmanıza yol açacak, belki evliliğinizi bitirecek, belki de eşinizle olan ilişkilerinizi zedeleyecek ama eğer çocuğunuzu seviyorsanız tek seçeneğiniz budur.

Doğru bir rehberlik ve psikolojik yardımla böyle yıkıcı bir tacizin ardından bile yaralar sarılabilir. Fakat böyle bir duygusal ve ruhsal yardım almadan ergen çocuğunuz asla sağlıklı bir yetişkin olamaz. Toplumumuzdaki birçok sorunlu genç insan problemlerinin kökenine indiğinde ergenlik dönemlerinde yaşadıkları cinsel taciz etkisini görecektir.

Cinsel tacizlerin hepsi ebeveynler ya da ebeveyn rolündeki kişiler tarafından gerçekleştirilmemektedir. Çoğu zaman ergen çocuklar amcalarının, halalarının, kuzenlerinin, okulda karşılaştıkları yetişkinlerin ya da başka yerlerde bir arada oldukları insanların tacizine uğramaktadırlar. Ergen erkeklere yapılan tacizler ise genelde çekirdek aile dışındaki insanlar tarafından yapılmakta. Eğer ebeveynler böyle bir tacizle karşılaşırsa hemen gördüklerini o bölgede bulunan zihinsel sağlık/sosyal hizmet kuruluşlarına bildirmelidirler. Ergenler Batı toplumunun karmaşık cinsellik denizinde köpek balıklarına yem olarak bırakılmamalıdır. Ebeveyn sevgisi bizi çocuklarımızın olumlu cinsel kimlik oluşturmaları için onlara yardım etmeye iterken aynı zamanda onları kendi cinsel isteklerini tatmin etmek için kullanmak isteyen yetişkinlere karşı da korumaya olanak sağlıyor.

Ana-babaların büyük bir kısmı çocuklarına fiziksel şiddet veya cinsel taciz uygulamıyor ki bu sevindirici bir haberdir. Ana-babaların birçoğu çocuklarını fiziksel temas dilini konuşarak seviyorlar.

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L

Gençler Ne Diyor?

Fiziksel Temas temel sevgi dillerinden bir tanesi. Ergenler ana-babalarının onları sevdiğini hissetmek için kendilerine dokunmalarına gereksinir. Bazı gençlerin temel sevgi dili fiziksel temastır. Bu dil diğer dördünden daha hızlı dile getirilebiliyor ve çok daha derine işliyor. Şimdi temel sevgi dilleri fiziksel temas olan ergenlerin söylediklerine kulak verelim.

Victoria, 16 yaşında ve bekâr bir ebeveyn olan annesiyle oturuyor. "Annemin sırtımı sıvazlaması çok hoşuma gidiyor. O bunu yapınca sanki bütün sorunlarımdan arınıyorum."

Jocl, 17 yaşında. "Babamın beni sevdiğini biliyorum. Sürekli bana sataşıyor. Televizyonda maç izlerken sürekli bana dirsek atıyor. Omzuma vurup yanından geçerken çelme takıyor. Bazen öyle bir ruh halinde oluyorum ki kimsenin bana dokunmasını istemiyorum ve babam buna saygı duyuyor. Ama ertesi gün yürürken birdenbire bana çarpıyor ve buna bayılıyorum!"

Merdith, 15 yaşında. "Babam bana eskisi kadar sarılmıyor. Benim artık bir yetişkin olduğumu ve onun kucaklamasına gereksinim duymadığımı mı düşünüyor acaba? Ama ben onun bana sarılmalarını özledim, çünkü beni her kucakladığında kendimi özel hissediyorum."

Barrett, bu sene cebirle başı beladaymış. "Ödev yapmanın en keyifli tarafı, annemin odama gelip omuzlarımı sıkması ve o bunu yaparken cebiri filan unutuyorum. Bu beni dinlendiriyor ve kendimi çok daha iyi hissediyorum."

Jessica, 17 yaşında. "Bazen beraber yaşaması çok zor bir insan olduğumun farkındayım. Annem ve babam değişken ruh hallerimle cebelleşiyor. Herhalde bu ergenlik ile ilgili bir durum ama bana sarıldıkları hatta koluma bir kere dokundukları zaman her şeyin düzeleceğini düşünmeye başlıyorum. Bu çok yatıştırıcı bir şey ve biliyorum ki beni gerçekten seviyorlar."

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L


3. SEVGİ DİLİ NİTELİKLİ ZAMAN​

Akşam 23.45 sularında oğlumun odasına girdim. Bütün günümü psikolojik danışmanlık yaparak geçirmiştim ve kendimi hem fiziksel hem de ruhsal olarak çok yorgun hissediyordum. Oğlumdan her zaman söylediği gibi kısa bir "iyi geceler baba, seni seviyorum." cümlesi bekliyordum ki o "Baba ben kızları anlamıyorum." dedi.

Bu soru üzerine yere oturdum, yatağının kenarına yaslandım ve "Seni bu sonuca götüren şey nedir?" diye sordum. Bu yaklaşık iki saat sürecek olan bir sohbetin başlangıcıydı. Oğlum Derek o zaman 17 yaşındaydı. Şu anda 31 yaşında ve hâlâ kızları anlamıyor, tıpkı benim gibi. Fakat biz her zaman böyle şeyleri konuşabilecek kadar yakın olduk. Bence önemli olan da budur.

Ergen çocuğunuza nitelikli zaman ayırmanız demek ona hayatınızın bir bölümünü vermeniz demektir. Nitelikli zaman ergen çocuğunuza yoğun dikkatinizi verdiğiniz zamandır. Böyle zamanlarda siz ve çocuğunuzdan başka hiçbir şeyin önemi kalmaz. Nitelikli zaman duygusal sevginin güçlü bir ileticisidir.

Ne yazık ki nitelikli zaman sevgi dili, onay sözleri ve fiziksel temas dilinden daha zordur. Bunun nedeni de nitelikli zaman dilinin çok zaman almasıdır. Çocuğunuza bir saniye içinde anlamlı bir şekilde dokunabilirsiniz ya da bir dakikadan az bir sürede onu onay sözlerinizle destekleyebilirsiniz fakat nitelikli zaman sevgi dili için saatler gerekebilir. İçinde yaşadığımız hızlı dünyada çoğu ergen ebeveyni nitelikli zaman sevgi dilinin zor olduğunu düşünüyor. Sonuç olarak birçok ergen tıka basa teknolojik aletle dolu evlerinde sevgi depoları boş olarak yaşamakta ve çoğu zaman kendilerini ana babalarının evlerinde biriktirdikleri bu koleksiyonların basit birer parçası olarak görmektedirler.

Ergen çocuklarına sevildiklerini hissettirmek isteyen ana babalar onlara yoğun dikkatlerini verecekleri bir zaman yaratmak zorundadır. Psikiyatrist Ross Campbell şöyle yazıyor: "Dikkatin odak noktası olduğunu hissetmeyen bir ergen aşırı derecede kaygı duyar, çünkü kendisinden başka her şeyin önemli olduğunu düşünmeye başlar. Sonuçta kendisini eskiye kıyasla daha savunmasız bulur ve duygusal ve psikolojik gelişimi darbe alır."

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L


BİRLİKTELİK​

Nitelikli zaman dilinin temel özelliği birlikteliktir. Ben burada yakınlıktan bahsetmiyorum. Ergen çocuğunuzla aynı evde oluşunuz nitelikli zaman dilini konuştuğunuz anlamına gelmez. Çocuğunuzla aynı odada bulunuyorsanız fiziksel olarak yakınsınız demektir ama bu birliktesiniz anlamını taşımaz.

Birliktelik, birbirinizle temas halinde olmanızdır. Baba ile oğlunun birlikte TV ya da statta maç izlemesi bir birliktelik sayılmayabilir. Eğer ergen beraber yaptığınız bu şeyden kendini yalnız hissederek kaçıyor ve "Babam için maç benden daha önemli" diye düşünüyorsa aranızda bir birliktelik oluşmamış demektir. Ama eğer genç babasından "Bu maçı seyretmenin en güzel tarafı seninle izliyor oluşum. Birlikte bir şeyler yapmaya bayılıyorum." mesajını alıyorsa o zaman baba ve oğul beraber yaptıkları bu işte birleştiler demektir ve ergen babasının yanından sevildiğini hissederek ayrılacaktır.

Ergen çocuğunuzla "temas halinde" bulunmak ne demektir? Bu aslında ergenin sizin dikkatinizin odak noktası olduğunu hissetmesi anlamına gelir. Her birlikte oluşunuzda onunla uzun ve derin sohbetler yapmanız gerektiği anlamına gelmez. Bu olgu, ebeveynin çocuğuna olaydan daha önemli olduğunu hissettirmek için bilinçli bir şekilde kurduğu göz temasını, kelimeleri, dokunuşları ya da beden dilini kullanarak onunla iletişim kurmaya çalışması demektir.

15 yaşındaki Clint bunu şöyle bir örnekle açıkladı: "Babam beni balığa götürdüğünde bana iyilik yaptığını düşünüyor. Bunu 'arkadaşlık zamanımız' olarak nitelendiriyor ama hiç kendimizden söz etmiyoruz. Genelde balık tutmak ve doğa üzerine konuşuyoruz fakat ben bu konularla hiç ilgilenmiyorum. Babamla sorunlarım hakkında konuşmak isterdim ama o hiç de benimle ilgileniyormuş gibi görünmüyor." Clint'in babasını tanıyordum. Eminim, Clint'i balığa çıkararak mükemmel bir iş yaptığını sanıyordu. Çocuğuyla "temas halinde" olup olmadıklarına dair hiçbir fikri yoktu.

Sorun, Clint'in babasının odaklandığı yerin oğlu yerine birlikte yaptıkları etkinlik olmasıydı. Daha sonra birlikte gerçekleştirdiğimiz bir rehberlik seansında Clint'in babasıyla balık tutma etkinliğinden kendini boş ve reddedilmiş hissederek ayrıldığını öğrendiğinde babası çok sarsılmıştı. Clint'in babasının nitelikli zaman sevgi dili hakkında daha öğrenecek çok şeyi vardı.

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L


NİTELİKLİ SOHBET

Onay sözleri ya da fiziksel temas gibi nitelikli zaman sevgi dilinin de pek çok şivesi vardır. En yaygınlarından biri de nitelikli sohbettir. Nitelikli sohbet olarak adlandırdığım, şey ebeveynin ve gencin bütün deneyimlerini, duygu, düşünce ve arzularını sıcak bir atmosferde özgür bir şekilde dile getirebilecekleri bir diyalog kurmalarıdır. Bu da ebeveynlerin "çocuklarına" konuşmak yerine "çocuklarıyla" konuşmayı öğrenmelerini gerektirir.


0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L


İLETİŞİM TARZIMIZI DEĞİŞTİRMEK

Nitelikli sohbet birinci sevgi dilinden biraz farklıdır. Onay sözleri söylediğimiz şeylere ilişkinken nitelikli sohbetin odak noktası duyduğumuz şeylerdir. Ana baba, çocuğuna olan sevgisini nitelikli zaman dilini kullanarak göstermek istiyorsa ve bu zamanı da onunla sohbet ederek geçirmekten yanaysa çocuğunun konuşmasını sağlamalı ve onu anlayışla dinlemelidir.

Ana baba ergen çocuğuna sorular soracaktır. Bu soruları elbette sadece onunla ilgileniyor görünmek için değil, onun duygu, düşünce ve arzularını anlamak üzere gerçek bir istekle sormalıdır. Birçok anne-baba bu konu üzerinde çalışmalıdır, çünkü bu iletişim tarzımızda meydana getireceğimiz bir değişikliktir. Çocuklarımız küçükken onlara emirler ve talimatlar veriyorduk. Eğer bu iletişim kalıbımızı onların ergenlik yıllarında da kullanmaya devam edersek ergen çocuğumuz "Bana küçük çocuk gibi davranıyorsunuz!" diyecek ve haklı da olacaktır. Şimdi çocuğumuza onun şekillenmekte olan bağımsızlık duygusunu göz önünde tutarak ve öz-benliğini geliştirirken ona destek olmayı unutmayarak bir ergen gibi davranmayı öğrenmeliyiz. Bunu ergen çocuğumuzun kendi kendine düşünmesine, duygularını kendisinin keşfetmesine, hayalleri olmasına ve bizim yorumlarımızı almadan bütün bunları bizimle paylaşmasına izin vererek gerçekleştirebiliriz. Fikirlerini değerlendirmesine, duygularını anlamasına ve hayallerini gerçekleştirmek için somut adımlar atmasına yardım etmeliyiz ve bunu da monologun o dogmatik ifadelerinden çok diyalogun cesaretlendirici ve dostça atmosferi içinde yapmayı öğrenmeliyiz. Çoğu ebeveyn için bu çocuk yetiştirmenin en zor yanlarından biridir ve ana babaların çoğu öğrenme süreci içinde zor anlar yaşamaktadırlar.

Marlene bana, "Bir ergeni nasıl yetiştirmem gerektiğini bilmiyorum." dedi ve devam etti: "Katie 16 yaşına girinceye kadar her şeyi gayet iyi yaptığımı düşünüyordum. Şu an 'aptal ve gerçek dünyayla ilişkisi olmayan' ve kızımın hayatını kontrol etmeye çalışan bir anne olduğumu görüyordum. Kızımı düş kırıklığına uğrattığımı ve onun beni çok fazla sevmediğini hissediyorum. Söylediğim her şey yanlış. Artık onunla nasıl konuşmam gerektiğini bilmiyorum."

Marlene'i birkaç senedir tanıyordum ve onun iletişim tarzının benim deyimimle "gevezelik" olduğunu biliyordum. (Görüp işittiğinin ağzından çıkması bir dakika bile sürmüyordu.) Marlene gördüğü, duyduğu ve hissettiği her şeyi, başkalarının onun duygu, düşünce ve izlenimlerini duymak isteyip istemediğine aldırmadan özgürce ifade ediyordu. Bunu çocukluğunda normal bir şey olarak gören Katie şimdi kendi kişiliğini keşfetmeye ve annesinden ayrı bağımsızlığını kurmaya çalışıyordu. Artık annesinin sözlerini Tanrı kelâmı olarak algılamıyordu. Artık kendine ait düşünceleri vardı ve onları annesi gibi özgürce ifade ediyordu.

Öğrenme dönemecinin Marlene için zorlu olacağını biliyordum, tıpkı Katie ile iletişim kurmak için yeni bir kalıp kullanmayı öğrenmezse kızıyla aralarında önceki yıllarda geliştirdikleri sıcak ilişkiyi kaybedeceğini bildiğim gibi. Marlene'in ağzından çıkan sözcüklerin "akışını yavaşlatması" ve aktif dinleme ve doğru diyalog kurma sanatını öğrenmesi gerekiyordu.

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L


NİTELİKLİ SOHBET İÇİN 8 TEMEL NOKTA​

İşte size daha iyi bir dinleyici olabilmeniz ve gerçek diyaloglar kurabilmeniz için sekiz madde. İlk beşi ergen çocuğunuzu etkin bir şekilde dinlemeyi öğrenmenizle ilgili. Bu maddeler Marlene'in nitelikli diyalog kurmayı öğrenmesinde çok etkili oldu. Deneyin, ergen çocuğunuzla yaptığınız sohbetlerin nasıl geliştiğini göreceksiniz.

1. Çocuğunuz konuşurken kurduğunuz göz temasını koruyun. Bu aklınızın başka yerlere kaymasını önler ve çocuğunuza onu bölünmemiş bir dikkatle dinlediğinizi iletir. Gözlerinizi duyduğunuz şeylerden iğreniyor gibi kaydırmaktan, sizi üzecek şeylerden bahsettiklerinde gözlerinizi kapamaktan, onlara başlarının üzerlerinden bakmaktan ve onlar konuşurken ayakkabılarınızı seyretmekten kaçının.

2. Çocuğunuzu dinlerken aynı anda başka bir işle uğraşmayın. Nitelikli zamanın dikkatinizi bir kişi üzerinde odaklamanız anlamına geldiğini unutmayın. Eğer bir şey okuyor, seyrediyor ya da başka herhangi bir şeyle uğraşıyor ve yaptığınız işi o an bırakamıyorsanız çocuğunuza gerçeği söyleyin. Sergileyeceğiniz olumlu tutum, "Benimle konuşmaya çalıştığını biliyorum ve seni gerçekten çok dinlemek istiyorum. Ama bütün dikkatimi sana vermek istiyorum ve bunu da şu an yapamam. Bana şunu bitirmek için on dakika verirsen oturup seni dinleyeceğim." demek olabilir ve çoğu ergen bu isteğinize saygı gösterecektir.

3. Duygularını öğrenmek için dinleyin. Kendinize "Ergen çocuğum ne tür duygular yaşıyor?" diye sorun. Bu sorunun cevabım bulduğunuzu düşündüğünüzde onay alın. Örneğin ona "Bana öyle geliyor ki seni hayal kırıklığına uğrattım çünkü ...yapmayı unuttum." deyin. Bu, çocuğunuzun duygularını anlamasına yardım edecek, ayrıca onun söylediklerini büyük bir dikkatle dinlediğinizin kanıtı olacaktır.

4. Beden dilini gözlemleyin. Ergenin yumruklarını sıkması, ellerinin titremesi, ağlaması, alnını kırıştırılması ve göz hareketleri çocuğunuzun o anki hislerini anlamınızda bir ipucu olabilir. Bazen beden dili size bir mesaj iletirken kelimeler farklı bir şey anlatır. Ne düşündüğünü ve ne hissettiğini doğru anladığınızı teyit etmek için ondan duygularını açıkça anlatmasını isteyin.

5. Sözünü kesmeyin. Araştırma bulgularına göre bir insanın sözünü kesmeden ve araya kendi düşüncesini katmadan karşısındaki kişiyi dinleme süresi 17 saniyedir. Bu tip söz kesme davranışı genelde sohbeti başlamadan bitirir. Bu noktada çocuğunuzla kurduğunuz sohbette amacınız kendinizi korumak ya da çocuğunuzu düzeltmek değil sadece onun duygu, düşünce ve isteklerini anlamak olmalıdır.

6. Yansıtıcı sorular sorun. Çocuğunuzun söylediği şeyi anladığınıza kanaat getirdiğinizde onun söylemiş olduğu şeye (anladığınız biçimde) bir soru yardımıyla geri dönün ve doğru anlayıp anlamadığınızı kontrol edin. "Anladığım kadarıyla söylediğin şey... Doğru mu anlamışım?" ya da "Şunu mu söylemeye çalışıyorsun?" gibi. Yansıtıcı dinleme şekli yanlış anlamaları ve çocuğunuzun söylediği şeyleri algılayış biçiminizi açıkça ortaya koyar. Unutmayın, cevaplamaya çalıştığınız sorular şunlardır: "Çocuğum ne düşünüyor? Çocuğum ne hissediyor? Çocuğumun benden beklentileri nelerdir?" Bu soruların cevaplarını hâlâ bulamadıysanız henüz onunla fikirlerinizi paylaşmaya hazır değilsiniz demektir.

7. Onu anladığınızı ifade edin. Ergen karşısındakinin onu dinlediğini ve anladığını bilmek ister. Bir ebeveyn olarak şu yansıtıcı soruyu sorduğunuzu varsayın: "Üç arkadaşınla yaz tatiline gitmeyi düşünüyorsun. Onların ehliyetleri olmadığından kendi arabanı almak ve hiçbirinizin benzin ve kalacak yer için yeterli parası olmadığından sana bunlar için para da vermemi istiyorsun. Söylemek istediğin şey bu mu?" Eğer çocuğunuzun cevabı "Evet" ise o zaman onun istediği şeyi anladığınızı ifade edin ve "Bunu ne kadar istediğini görebiliyorum. Orada iyi vakit geçireceğinize eminim." deyin. Onu anladığınızı ifade ettiğinizde ona değer verdiğinizi göstermiş ve özel istekleri olan bir yetişkin gibi davranmış olursunuz. Artık 8. adım için hazırsınız.

8. Bakış açınızı onunla paylaşmak için izin isteyin. Ona "Bu konu hakkındaki düşüncemi duymak ister misin?" diye sorun eğer ergen çocuğunuz "Evet" derse düşüncelerinizi, fikirlerinizi ve duygularınızı onunla paylaşın. Çocuğunuz sorduğunuz soruya "Aslında pek değil" diye cevap veriyorsa o zaman konuşmanız bitmiş ve sahile yapılacak olan gezinin parası da sizden çıkmamış olur. Çocuğunuzun duygularını, düşüncelerini ve arzularını tam anlamıyla anladığınızı ona söylerseniz o her zaman sizin konuya bakış açınızı öğrenmeye açık olacaktır. Aynı fikirde olmasa bile sizi dinleyecektir.

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_51a1a_c0be851b_L


DAHA İYİ BİR İLİŞKİYE DOĞRU

Bazı ana babalar düşüncelerini ergen çocuklarıyla paylaşmadan önce onların bunu duymak isteyip istemediğini sorma fikrini saçma buluyorlar. Bir baba "Konuşmak için neden çocuğumdan izin almam gerekiyor?" diye sordu. Soru ana babaların çocuklarıyla konuşma hakkına sahip olup olmadıkları değil; böyle bir hakları var. Soru şu: "Çocuğunuzun sizin söylediğiniz şeyi dinlemesini istiyor musunuz?" Fikirlerinizi belirtmeden önce iznini istemeniz onu bir birey olarak kabul ettiğinizin göstergesidir, ayrıca ona kafanızdan ve kalbinizden geçenleri duymak isteyip istemediği konusunda da bir seçme şansı sunar. Ergen çocuğunuzun bir birey olduğunun farkına varıyorsunuz ve güzel bir sohbet için uygun bir atmosfer yaratıyorsunuz. Ebeveynler her zaman çocuklarından izin almadan öğüt içeren vaazlar verebilirler, bunun için sonsuz bir özgürlükleri vardır. Buna karşılık ergenlerin de eğer isterlerse "Onları susturmaya" hakları vardır. Birçoğu kendilerine çocuk muamelesi yapıldığını hissederek ana babalarını susturacaktır. Düşüncelerinizi onunla paylaşmadan önce ondan izin alırsanız çocuğunuz kendisine olgun bir genç gibi davrandığınızın farkına varacaktır.

Çocuğunun yaz tatili parasını ödemek hatta onun yaz tatiline çıkıp çıkamayacağına karar vermek gibi konularda son sözü yine ana babalar söyler. Bu ana baba otoritesi ile ilgili bir şey değildir; bu ebeveyn-ergen ilişkisi ya da otoritenizi dile getiriş şeklinizle ilgili bir olaydır. Çocuğunuza her zaman bir hükümdar edasıyla yaklaşabilirsiniz fakat bu neredeyse her zaman çocuğunuzun kendini itilmiş ve sevgiden mahrum edilmiş hissetmesiyle sonuçlanacaktır. Buna karşın çocuğunuza onun yetişkinlik dönemecinde bir değişim geçirdiğinin ve bu değişimin de sağlıklı ve güzel olmasını istediğinin bilincinde olan ve onu seven bir ebeveyn olarak da yaklaşabilirsiniz. Bu tip nitelikli sohbetler gerçekleştirebilmenin zaman alacağı açıktır. Onunla konuşurken geçirdiğiniz zamanın en az iki katı kadarını onu dinleyerek geçireceksiniz. Ancak kazancınız da çok fazla olacaktır. Bütün ana babalarınhayali, ergenin karşısındaki tarafından anlaşıldığını, sevildiğini ve saygı duyulduğunu hissetmesidir. Bu hayaller şimdiye kadar uyguladığınız yöntemleri uygulamaya devam ederek gerçeğe dönüşmüyor. Bu, ergenlik yıllarında yaşanan gelişime uygun yeni iletişim kalıpları öğrenerek gerçekleştirilebilir.

0_51a1a_c0be851b_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


KONUŞMAYI ÖĞRENMEK​

Konuşmak ergen çocuğunuzla kurduğunuz anlamlı diyalogun önemli bir bölümüdür. Bunun yanında konuşurken takındığınız tavır da son derece önemlidir. Etkili konuşma kendi duygularınızı, düşüncelerinizi ve isteklerinizi çocuğunuzla paylaşmanıza yardımcı olur, çocuğunuzun fikirlerine saldırmanıza zemin hazırlamaz. Ebeveynler konuşmalarına çocuklarının konu hakkındaki fikirlerini kötüleyerek başlarlarsa düşmanca bir ilişki başlatmış olurlar. Çok daha iyisi, kendi bakış açınızı, duygularınızı, düşüncelerinizi ve isteklerinizi paylaşırken olumlu bir tavır almaktır.

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


"Ben" İfadesiyle Konuşmak

Konuşmalarınızda bu yaklaşımı kullanmayı öğrenebilmenizin en basit yolu cümlenize "Sen" yerine "Ben" ifadesiyle başlamaktır: "Bence... Benim hissettiğim şey... Ben... istiyorum." gibi. Bunlar sizi açıklayan ifadelerdir, içinizde olup biten her şeyi çocuğunuza iletirler.

Bunların tam tersi olan "Sen yanlış davrandın, sen anlamıyorsun, sen durumu yanlış algılıyorsun, sen mantıksız davranıyorsun, sen hayatımı zorlaştırıyorsun." ifadeleri ise karşınızdakini suçlar niteliktedir. Bunlar hemen her zaman ergenin karakterine bağlı olarak iki tepkiden birine yol açar: Son derece yıpratıcı tartışma hali ya da içe kapanma ve depresyon.

"Sen" ifadeleri diyalogun akışını bozarken, "Ben" ifadeleri konuyu daha derinlemesine tartışmanın yolunu açar. Bu yeni konuşma tarzını öğrenmeniz zaman alabilir. Cümlelerinize "sen" diye başladığınızı fark ettiğiniz anda durun. Çocuğunuza konuşmanızda yeni bir tarz arayışı içinde bulunduğunuzu ve başlamış olduğunuz cümleyi tekrar söylemeye çalışacağınızı söyleyin. Bu sefer cümlenize "ben" diyerek başlayın.

Örneğin kendinizi "Sen beni çok sinirlendiriyorsun..." derken bulursanız hemen durup "Bunu bir daha söylemeye çalışayım." "... olduğu zaman sinirleniyorum." deyin. Daha sonra da çocuğunuza dönüp "Konuşmak için neden yeni bir tarz yaratmaya çalıştığımı anlıyor musun? Sana kötü şeyler söylemek istemiyorum, seni anlamak istiyorum. Aynı zamanda senin de benim duygu ve düşüncelerimi anlamanı istiyorum." deyin.

Ergenlerin çoğu ana-babalarının yeni iletişim şekilleri öğrenme çabasından hoşlanacaktır.

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


Vaaz Vermek Yerine Öğretmek​

Ergenlerle konuşma sanatındaki önemli kurallardan biri de vaaz vermek yerine öğretmektir.

Ana-babaların yüksek sesle konuşmaları ve yapmacık hareketlerde bulunmaları çocuklarını başkalarından öğüt istemeye iter. Buna karşılık fikirlerini çocuklarıyla sakin ve mantıklı bir tavır takınarak paylaşmayı öğrenen ebeveynlerin çocukları onlardan sürekli kendilerine yol göstermelerini isteyeceklerdir.

Ben, ana-babalar derin ve güçlü inançları konusunda dogmatik olamazlar demiyorum. Demek istediğim, koyu inançlarının bir ölçüsü olması ve başkalarının, özellikle de kendi ergen çocuklarının fikirlerine açık olmaları gerektiği.

"Sana bu konu hakkında şimdiye kadar neye inandığımı ve neden benim inancımın en doğru olduğunu düşündüğümü anlatmama izin ver, sonra da sen bana konu hakkındaki fikirlerini söyle. Yorumlarını almak istiyorum." Böyle bir yaklaşım ana-babanın güçlü inançlarını ifade etmesine olanak sağlar ve ana-babanınkinden farklı olsa bile ergenin kendi fikirlerini paylaşmasına yardım eder. Ebeveynin yaratması gereken işte böyle bir atmosferdir.

Ergenlerin olayları artık bir mantık zincirinde ve somut olarak algılamaya başladıklarını unutmayın. İçinde yetiştirildikleri inanç sistemini incelemekte, kendi değer sistemlerini kurmaktadırlar. Bu süreç içinde çocuklarını etkilemek isteyen ebeveynler din adamı yerine öğretmen rolünü üstlenmeyi öğrenmelidir. Soru sorma sanatını öğrenin. Soru sormayı öğrenen ana-babalar çocuklarıyla her zaman konuşabilirler. "Nereye gittin?", "Ne kadar kaldın?", "Kiminleydin?" gibi rahatsız edici soruları kastetmiyorum elbette. Söylemek istediğim "Sence gençler geçen hafta üniversite öğrencilerinin Amerikan bayrağını yakması konusunda ne düşünüyor?" gibi ergenin düşüncelerini öğrenmenize yarayan sorular sormanız. Dikkatle dinlediğinizde çocuğunuzun yaşıtları konusundaki gözlemlerini öğrenmekle kalmayıp onun konu hakkındaki fikirlerini de keşfedeceksiniz.

Sorduğunuz güzel sorularla ergenin fikirlerine gösterdiğiniz ilgi, onu sizin düşüncelerinizi sormaya da yöneltebilir. Sorular beraberlerinde sadece cevaplar değil başka sorular da getirir.

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


Neden Göstermek

Ergenlerle konuşmanın başka bir stili de: "Bunu söyledim çünkü ..." yerine "Sana neden böyle dediğimi açıklayayım." demektir ve bu güzel bir yoldur, çünkü ergenler nedenlerle ilgilenirler. Ergenler muhakeme etme yeteneklerini geliştirmekte ve fikirleri ya da inançlarını mantıksal sebeplere bağlayan bir kişiye cevap vermektedirler. Neden belirtmeksizin otoritesini kullanmaya başlayan bir ebeveyn ergenle arasında oluşturduğu doğru diyalogun akışını bozar. Böyle durumda da ergen kendini reddedilmiş hisseder ve sevgi deposu hemen boşalır.

Ergen çocuğunu etkin bir şekilde dinlemeyi ve onunla konuşmayı öğrenen bir ebeveyn, sevgiyi en iyi şekilde onun duygu düzlemine iletir. Nitelikli sohbet böyle bir sevgiyi en güçlü şekilde ifade eden yollardan birisidir.

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


NİTELİKLİ FAALİYETLER

Ergenler eylem timsalleridir. Ebeveynin kurduğu en nitelikli diyalogların çoğu aktivitelerle desteklenerek yapılır. Bu etkinliklerin birçoğu da okul, spor, müzik, dans, tiyatro, sosyal ve dinsel faaliyetler gibi hayatın normal akışında iç içe olduğumuz şeylerdir. Bütün bu alanlarda ergenler etkin bir şekilde yer alır. Çocuklarıyla nitelikli zaman geçirmek isteyen ebeveynler bunların onlar için çeşitli fırsatlar yarattığını göreceklerdir.

Ergenlik döneminin ilk yıllarında ergenler zamanlarının büyük bir kısmını bir faaliyetten diğerinekoşturmakla geçirirler. Ana-babalar yukarıda sıralanan ve konuşma ve dinleme ile ilgili önemli noktalara uyacak olurlarsa, çocuklarını bu aktivitelere götürürken yolda geçirdikleri zamanı tartışarak harcamazlar. Çoğu zaman olayların kendisi çocuğunuzla nitelikli zaman geçirebilme olanağı sunar. Çocuğunuz sizin için, akşam orada onun oyununu izlemekten daha önemli hiçbir şey olmadığını anlarsa bu ona çok şey ifade eder.

14 yaşındaki bir genç kız "Babam her zaman konserlerime gelir. Müzisyen değil ama bana hep destek olur. Kendimi bundan dolayı çok şanslı hissediyorum." dedi. Aynı orkestradan başka bir genç kız ise "Babamın beni sevdiğini biliyorum ama işi yüzünden konserlerimi izlemeye hiç gelmiyor. Arkadaşlarıyla golf oynamak için zaman buluyor ama benim için hiç zaman yaratmıyor." dedi. İkinci genç kız kafasında babasının onu sevdiğini biliyor ama boş bir sevgi deposuyla yaşıyor.

Ergenler, faaliyetlerinden birisine katılmak için zamanınızı ayırmanın hayatınızın bir bölümünü onlara vermeniz demek olduğunu biliyorlar ve bu da onlara olan sevginizi derinlemesine ileten bir faktör. Bunun yanında ebeveynler çocuklarının yer aldığı faaliyetlere katılmak için zaman ayırmıyorlarsa bu onlar için "Sen hayatımdaki diğer şeyler kadar önemli değilsin." anlamına gelir.

Ebeveynleri hayatın doğal akışı içersinde çocuklarıyla mümkün olduğu kadar çok zaman geçirirlerse gençler ergenlik çağındaki gelişimlerinde karşılaşacakları zorluklarla daha rahat mücadele edebilirler. Beş bin ebeveyne "Gençlik yıllarınızda ana-babanızın en çok ne yapmasından hoşlanmazdınız?" sorusu sorulduğunda en yaygın karşılığın "Onlar hiçbir zaman benim hayatıma dahil olamadılar." olması ilginçtir. Ergenler ana-babalarının hayatlarına katılmasını isterler. Ebeveynlerin bu birlikteliği onlara sunması, hafızalarında gelecekte hep hatırlayacakları güzel anılar yaratmakla kalmayıp şu an için de aralarında derin sevgi bağları oluşturacaktır.

Derslerine yardım etmek, faaliyetlerine katılmak, alışveriş merkezine gidip alışveriş yapmak ergen çocuğunuzla nitelikli zaman geçirmek için fırsatlar yaratmanızı sağlayacak durumlardır. Ana-babanın bütün bunlara dahil olması onlara şu mesajı verecektir: "İlgi alanların benim için çok önemli."

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


NİTELİKLİ ZAMAN İÇİN DOĞRU ÇEVRE

Ana babalar ayrıca çocuklarıyla değişik planlar yaparak hafta sonu rutinlerinin dışına çıkıp nitelikli zaman için ortam yaratmayı da öğrenebilirler. Bunun için zaman, para ve çaba gerekiyor elbette ama böyle bir şey yapabilirseniz inanın getirişi son derecede güzel olacaktır. Onunla kırda uzun yürüyüşlere çıkmak, kamp, kayak, rafting yapmak ya da farklı su sporları denemek, farklı bir şehirde spor, müzik veya tiyatro etkinliklerine katılmak ya da tarihi yerleri gezmek ergen çocuğunuzla nitelikli zaman geçirmek üzere uygun bir ortam yaratmanız için kullanacağınız yollardan sadece birkaçı.

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


Çocuğunuzun Sevdiği Şeyleri Öğrenin​

Çocuğunuza başarılı bir ortam sunmanın yolu öncelikle onun ilgi alanlarını öğrenmekten geçer. Çocuğunuzunkiler yerine kendi zevklerinizi göz önüne alarak ayarlayacağınız bir tatil ikiniz için de kötü bir deneyim olabilir. Çocuğunuzun ilgilendiği şeyleri keşfedin ve onu sizinle nitelikli zaman geçirmeye motive edecek ortamlar bulma konusunda yaratıcı davranın.

17 yaşındaki oğlumuz Derek'in 1950'lerde yaşamış olan ve bir uçak kazasında ölen şarkıcı Buddy Holly hakkında her şeyi öğrenmek istediğini hatırlıyorum. Kütüphaneye gidip Buddy Holly hakkında bulabildiğim her şeyi okumuştum. Hatta şarkı sözlerini bile. Sonra Derek'le konuşurken ona Buddy'nin şarkı sözlerinden bahsettim. Şarkılarının sözlerini bile bildiğime çok şaşırmıştı. Birkaç gün sonra Fort Worth, Texas'ta bir evlilik semineri planladım ve Derek'e benimle gelmek isteyip istemediğini sordum. Ona "Seminerden sonra Lubbocak'a gidip Buddy Holly'nin kökenlerinde bir keşfe çıkabiliriz." dedim. Onun "Baba bu inanılmaz bir şey!" derkenki bakışını asla unutamam. (Lubbock-Fort Worth arasındaki mesafenin ne kadar olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu.). Nitelikli zamandan söz ediyorduk, işte biz bunu yakalamıştık. Batı Texas'ı boydan boya geçerken Lubbock'da ne bulmayı umduğumuzdan söz ettik. Derek'in geçmişinden ve gelecekte karşısına çıkabilecek fırsatlardan konuştuk. Petrol kuyularını, dikenli telli çitleri, demiryollarını ve yabani otları gördük. Ama asıl yaptığımız konuşmaktı. Düzenli olarak durup arabadan indik ve kendimizi Batı Teksas'ın sessizliğine bıraktık. Lubbock'a vardığımızda Ticaret Odasına gidip Buddy Holly hakkında dört sayfalık bilgi aldık. Holly'nin doğduğu eve gittik (Aslında evi yıkılmıştı biz de bir zamanlar üzerinde evin olduğu arsanın resmini aldık.). Daha sonra Buddy Holly'nin ilk plağının çalındığı radyoya gittik. Orada bizi içeri davet ettiler ve onun ilk plağının çalındığı pikabı gösterdiler. Holly'nin ilk plağını yaptığı eve gittik. Evin önünde Derek'in bir fotoğrafını çektim. Ev sahibi dışarı çıkıp bizi karşıladı. Ne yaptığımızı anlattık, o da "Önemli değil, birçok insan sizin gibi gelip aynı şeyi yapıyor." dedi. Sonra Holly'nin ilk konserini verdiği klübe gittik. Oradan ayrıldıktan sonra Holly'nin okuduğu liseye gittik. Orada da Derek'in krem renkli tuğla duvara yaslanmış bir halde bir fotoğrafını çektim. Buddy Holly'nin düğün ve cenaze töreninin yapıldığı küçük Baptist kilisesine gittik. Rahibin babası Buddy Holly hayattayken bu kilisede rahiplik yapıyormuş. Şimdiki rahip bize onun nikâhı ve cenazesi hakkında bildiği her şeyi anlattı. Sonra şehrin diğer ucuna, Buddy Holly'nin mezarına gittik. Mermer taşı ve bronz gitarı gördük. O an Derek'i bir süre yalnız bıraktım sonra birlikte yavaş yavaş arabaya gidip tekrar yola çıktık. Lubbock dikiz aynamızda kaybolurken Derek'le Buddy Holly hakkında konuştuk: Buddy o kadar genç bir yaşta o uçak kazasında ölmeseydi ne olurdu? Buddy'nin dini inançları nelerdi? Birçok insan gencecik öldüğüne göre hayatta önemli olan şeyler nelerdi? Fort Worth'a dönene kadar konuştuk. Bu ikimizin de asla unutmayacağı bir "nitelikli zaman" deneyimi olmuştu. Yıllar sonra Londra'da başka bir nitelikli zaman deneyimi yaşarken bir "Buddy" müzikalini keşfettiğimizde duyduğumuz şaşkınlığı düşünün. Müzikaldeki bütün aktörler Texas aksanıyla konuşan İngilizlerdi ve gösteri gerçekten de muhteşemdi! Derek'in daha sonraki yıllarda Bruce Springsteen hayranı olduğunu hatırlıyorum. Sizi ayrıntılarla sıkmak istemiyorum, sadece Bruce'un hayatını keşfetmek için Freeport, New Jersey'e gittiğimizi söyleyeceğim.

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


Nitelikli Zaman İçin Ortam Yaratın

Derek'in ergenlik çağı yıllarında onun ilgi alanlarını keşfetmek için her sene bir gezi ayarladım. Bunu çocuğunuzla aranızda nitelikli zaman için ortam yaratmanız açısından şiddetle tavsiye ediyorum. Şimdi bile Derek bana geçmişte yaptığımız nitelikli zaman gezilerimizi hatırlatır. Biz belleğimizde güzel izler bırakan nitelikli zaman deneyimlerimizle birbirimize sonsuza kadar bağlanmış bulunmaktayız.

Sizi çocuğunuz için bir nitelikli zaman dilimi yaratmanız konusunda düşünmeye davet ediyorum. Bu deneyimin pahalı olması ya da Londra, Lubbock, Freeport gibi çok uzak yerlere gidilerek yaşanması gerekmiyor. Bu bulunduğunuz yere 30 mil uzaklıkta bir kasabaya çocuğunuzun yapmaktan hoşlandığı bir şeyi beraber deneyebileceğiniz ucuz ve kısa bir yolculukla bile mümkün olabilir.

Önceden planlanmış aktiviteler nitelikli zaman sevgi dilini kullanmak için bir fırsat sağlar. Ergen çocuğunuzun temel sevgi dili nitelikli zaman olmasa bile bu tür şeyler onu daha iyi tanımanıza, kalıcı ve anlamlı anılar yaşamanıza ve onu sevdiğinizi anlamasına olanak sağlar.

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


"ERGEN ÇOCUĞUM KONUŞMAK İSTEMİYOR"

Ebeveynlerin en çok şikâyet ettikleri şey küçük çocuklarının ergenlik çağına girdikleri anda konuşmayı kesmeleridir.

"Ergen çocuğum konuşmadığına göre neden onunla nitelikli bir sohbete girmeye çalışayım?"

Ergenlerin yalnız kalmaya küçük çocuklardan çok daha fazla ihtiyacı olduğu doğrudur. Ebeveyninkinden farklı duygu ve düşünceler geliştirmeleri bağımsız olmaya başlamanın bir parçasıdır. Gençlerin bu konu hakkında konuşmak istemeyecekleri zamanlar vardır; bunu kendilerine saklamak isterler. Böyle durumlarda ana-babaların ergeni konuşmaya zorlamaları pek akıllıca değildir. Bizim yapmamız gereken, eğer konuşmak isterlerse bizim burada olduğumuzu bilmelerini sağlamaktır.

Bazen ergenler ana-babalarıyla konuşmak istemezler, çünkü daha önce denediklerinde konuşma bittiğinde kendilerini reddedilmiş ve üzgün hissetmişlerdir. Ana-babalar olarak neyi nasıl söylediğimize çok dikkat etmeliyiz.

Genç okulda kötü bir gün geçirmiştir ve eve geldiğinde bunu ebeveyni ile paylaşmaya başlar ki ebeveyn, "Bu sefer neyi yanlış yaptın?" diye sorar. Bu noktada aralarındaki konuşma biter ve ergen karşısındakinin onu yanlış anladığını hissederek oradan uzaklaşır. Bazen ana-babalar çocuklarına "Gelecek hafta bu zamanlar bugün ne olduğunu hatırlamayacaksın bile" gibi boş telkinlerde bulunurlar. Başka zamanlarda ise öğüt vermekte çok hızlıyızdır. "Surat asıp ortalarda dolanacağına yürüyüşe çıksana." Bu tür yaklaşımlar onunla iletişiminizin akışını durdurur. Bu ifadeler karşısındakine "Ben bunların hepsini biliyorum." der. Bunlar ergenin o an hissettiği şeyler için empati sunmaz. Bazı ergenler bu tip cevaplar alacaklarını bildiklerinden konuşmazlar.

Ana-babalar olarak ergen çocuğumuzun içinde bulunduğu ruh haline saygı duyarsak o zaman iletişimin kapılarını açmaya yardım edebiliriz. "Kötü bir gün geçirmişe benziyorsun. Konuşmak ister misin?" gibi bir teklif birçok ergene cazip gelebilir. "Bu gece biraz heyecanlı görünüyorsun. Bugün güzel bir şey mi oldu?" diye sormak genç kızınızın sizinle konuşmasını kolaylaştırabilir. İyi bir dinleyici olmak ve tehditkâr olmayan sorular çocuğunuzun size daha kolay açılabilmesi için iyi bir atmosfer oluşturur.

Unutmayın, çocuğunuzun duygularını ve düşüncelerini kendisine saklama hakkı vardır. Bazen bu onun seçimi olur. Yukarıdaki gibi durumlarda onu konuşturmaya kalkışmak bağımsızlığını ve bireyselliğini inkâr etmek anlamına gelir. Kendisi konuşmak istediği zaman sizin yanında olduğunuzu ona bildirin. Bazı zamanlarda gençler ebeveynlerin tercih etmediği sadece kendilerince uygun buldukları zamanlarda konuşmak isterler. Bu zamanlar genelde gecedir ve sohbet etmek istedikleri mekânlar da yatak odaları ya da herkes uyuduktan sonra yalnız olabilecekleri çalışma odalarıdır. Düşünceli ana-babalar bu tip fırsatları değerlendirmesini bilirler. İki saat fazla uyumak ebeveynin hayatında çok az bir değişiklik yaratır ama çocuğuyla geçirdiği iki nitelikli zaman saati ergenin hayatında önemli bir değişikliğe neden olur. Ergen o konuşmadan sonra yatağına yalnızlık ve reddedilme duyguları yerine sevgi dolu bir yürekle dönecektir.

0_519e9_d6ddc846_L
 
0_519e9_d6ddc846_L


"ERGEN ÇOCUĞUM BENİMLE ZAMAN GEÇİRMEK İSTEMİYOR!"

Onun Arkadaşlarına İhtiyacı Olduğunu Kabul Edin

Nitelikli zaman yaratmaya çalışan ana babaların başka bir şikâyeti de çocuklarının onlarla zaman geçirmek istemeyişidir. Çocuğunuz ergenlik yıllarında aile dışındaki insanlarla derin arkadaşlıklar kuracaktır kuşkusuz. Sosyologlar buna ergenin akran grubu demektedir. Dr. Easttvood Atwater akran grubunu: "Yaşları, okuldaki sınıfları ve statüleri dolayısıyla birbirini eşit gören insanlar" olarak tanımlar.

Dr. Atwater akran gruplarının ergenin hayatında dört temel rol oynadığını belirtir. Bunlar:

1. Grup bir sosyal-duygusal destek grubu oluşturarak ergenin yetişkinliğe geçişine yardım eder.

2. Akran grubu ergene kendi hareketlerini ve tecrübelerini yargılayabileceği standartlar sağlar.

3. Akran grubu ergene insan ilişiklerini ve sosyal becerilerini geliştirmesi için fırsatlar sunar.

4. Akran grubu ergenin özbenlik olgusunu geliştirebileceği bir ortam sunar.

Çocukluktan ergenliğe geçişte ergen doğal olarak okuldan ya da katıldığı diğer etkinliklerden sonra arkadaşlarıyla daha çok takılır, sinemaya ya da alışveriş merkezine gider, gece arkadaşında kalır, telefonda çok daha fazla konuşur ya da elektronik posta aracılığıyla sürekli onlarla mesajlaşır.

Danışman Gary Smalley: "Ergenlerin yeni buldukları akran grupları duygusal destek, anlayış ve yakınlık göstererek onların arkadaşlık ve eğlence ihtiyaçlarını karşılamalarına yardım eder duydukları ihtiyaç sürer, bütün bunları ailelerinden ya da diğer yetişkinlerden görmeye fakat bu gereksinimlerini arkadaşları yardımıyla karşılamalarının gelişmeleri açısından hayati önemi vardır."

Ana-babalar genellikle gencin ailesi yerine arkadaşlarına gösterdiği bu yakınlığı yanlış yorumlarlar ve 15 yaşındaki bir ergenin babasıyla avlanmaya ya da annesiyle alışverişe gitmekten hoşlanmayacağını sanırlar. Fakat araştırma sonuçları çoğu gencin aileleriyle şu an geçirdiklerinden daha az değil daha çok zaman geçirmek istediğini göstermektedir.

0_519e9_d6ddc846_L
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst