EVLİLİK VE BİLİNÇALTI

tolgaasya

New member
7
HD RANK
Katılım
27 Temmuz 2010
Mesajlar
736
Reaksiyon puanı
3
Puanları
0
Web sitesi
www.tolgacelebi.com
EVLİLİK VE BİLİNÇALTI
Tolga ÇELEBİ

Evlilik; iki kişinin bir ayara gelip, kendini tek yürek ve tek vücutta yaşıyor gibi hissetmesidir. Aşkım olduğu yerde ateş vardır, ateş ise sevgiliden başka her şeyi yakıp kül eder. Sadece seven ve sevilen kalır. Aşık ile maşuk kalır. Aşkın bittiği yerde ise donukluk vardır. Her şey buz kesmiştir adeta. Nereye dokunsanız soğukluk ve hissizdir.

Her zaman ‘bekarlık sultanlıktır’ derler. Bu söz, bakış açısına göre değişir. Bekarlık sultanlıksa, sultanlık monarşidir. Monarşide tek bir insanın dediği geçerlidir. Karşısına hiç kimse, hiçbir söz çıkamaz, ‘BEN’ ön plandadır. Bu söz karşılık ben de diyorum ki; bekarlık sultanlıksa, evlilik demokrasidir. Demokrasi; çok sesliliktir, paylaşımcılıktır, özgürlüktür. Bekarlığın monarşisine karşı; evliliğin demokrasisi ve özgürlüğü. Burada kimseyi yargılamak ya da eleştirmek niyetinde değilim, aksine yıllardır süregelen bir söz nasıl anladığımı, algıladığımı açıklamak niyetindeyim.

Çocukluğumuzda, gençliğimizde ve yetişkinlik dönemlerimizde, evlilik ile ilgili bilinçaltımıza kazıdığımız, yazdığımız fikirleri; eninde sonunda yaşayacağız. Bunun basit bir kuralı var, içeride ne varsa, dışarıda da o yaşanır.

Evlilik hayatında yaşanan problemler sürekli ertelenir. Sorunları çözmeye uğraşmak yerine karanlıklara atar çiftler. Sonra bir bakarlar ki, bu ötelenen sorunlar çığ gibi büyümüş ve evliliği yutacak hale gelmiş. Evlilik hayatındaki en önemli kavram odaklanmaktır. AN’a odaklanmak. Bir çok insanın başına gelen bir olayı anlatmak istiyorum size. Bayan gün içinde saçını boyatır. Büyük bir hevesle saçını göstermek için akşam eve gelecek kocasını bekler. Beyefendi gelir ve eşinin saçını fark etmeden ‘yemek hazır mı?’ diye sorar. İnanın bana o akşam yenecek yemek, şifa değil zehir olur çiftler için... Bunun sebebi odaklanamamak, fark edememek. Çözümü ise, algıların açılması ve evlilik hayatına odaklanmak olabilir.

Çiftler arasında; samimiyet, anlayış, sevgi yoksa bu kavramların yerini samimiyetsizlik, çıkarcılık, rol yapmak alacaktır.

Bilinçaltında; ‘çalışmaktan çok yoruldum evlenip rahat bir hayat yaşamak istiyorum’ şeklinde inanç eken bayan, evlilik hayatı boyunca huzuru bulmakta zorlanır. Ya da tam aksi, ‘rahat bir hayat yaşamamı sağlayacak çalışan bir bayanla evlenmek istiyorum’ şeklinde inanca sahip erkek de, eşi herhangi bir sebepten ötürü işten ayrılırsa büyük bir hayal kırıklığı yaşayacaktır. Dediğimiz gibi, samimiyet, anlayış ve sevgi mutlu bir evliliğin anahtarıdır. Evliliği, bunların dışında madde veya soyut kavramlara endekslersek, o şey elimizden çıktığında eşimizde bir eksiklik hissetmemiz kaçınılmazdır.

Bilinçaltımızı, iyi bir evlilik için nasıl programlayabiliriz?

WEB sitemde; çekim yasası, kuantum düşünce ve bilinçaltı ile ilgili sayfalar dolusu yazı bulabilirsiniz. Peki, ben ne yapmalıyım ki evrendeki tüm yasalar mutlu bir evlilik amacıma hizmet etsin. Öncelikle başvuracağım en iyi yöntem, imgelemedir. Rahat bir koltukta gevşeyerek; en mutlu olduğunuz anın fotoğrafını yani düğün fotoğrafını imgeleyebilirsiniz. Olumlama yapmak da ikinci yönteminiz olabilir. Gözlerini kapatın ve tamamen pasif ve etkilere açık bir hale gelin. Sonra bir bir olumlama cümlelerinizi sıralayın. Unutmayın, bilinçaltı telkine çok ama çok açıktır. Neye inanırsanız, hayatınıza onu çekersiniz. Ben mutsuz olacağım diyen bir insan, kendisine bu inancına uygun bir hayat çeker. Aksini düşünen ise, mutluluğa odaklanır ve güzel bir yaşamı kendine çeker. Peygamberlerin hayatı incelendiğinde hepsinin ortak bir yönünü bulursunuz. Tüm peygamberler evlenmiştir. Tüm peygamberler aile kurmuştur. Tüm peygamberler iyi nesiller yetiştirmiştir. Bizler kendimize örnek olarak Peygamberleri seçtiysek, Onların hepsi evlendi. (A.S.) Zaten kainattaki her şey çift yaratılmıştır. İlk insandan bu güne değin, çift.

Sorun kiminle evleneceğim, ne zaman evleneceğim, nasıl bir hayat yaşayacağım sorunudur. Burada pozitif düşünün, iyiliğiniz için pozitif düşünün. Sizi, yaşamınızın sonuna kadar mutlu edecek bir eş için imgeleme yapın. Örneğin; dürüst, samimi, sevgi dolu, inançlı, huzurlu, mutlu bir eşi kendime çekiyorum diyebilirsiniz. Bilinçaltınıza bu düşünceleri aşılayın. Bu ideal eşi kendinize çekmenize yardımcı olur. Her zaman görebileceğiniz yere, ideal bir eş tarifi yapın. Sık sık buna odaklanın.

Bu düşüncelere de hayatınızda yer vermeyin: “Ben mutsuz olacağım. Beni mutlu edecek bir kadın/erkek yok. Bütün evlilikler mutsuzdur. Bütün eşler anlayışsızdır. Aşk ve mutluluk bana çok uzak. Bütün kadınlar/erkekler aldatır.” Bu düşüncelere hayatınızda yer verirseniz, hayatınıza çekersiniz.

Peki, şöyle bir soru gelebilir aklınıza; “İnsanlar neden boşanıyor?” Boşanma fikri de zihinde başlar aslında. Her ailenin kendi içinde dinamikleri var. Bir olay benim ailem için gayet normalken, diğer bir aile için tartışmaya yol açabilir. Benim ailem için doğru olan şey, başka bir aile için yanlış olabilir. Doğrular, zaman, mekan insan faktörüne göre değişir. Dışarıdan bakarak, ‘siz geçinemiyorsunuz ayrılın’ diye bir fikir yürütmek ne kadar yanlışsa, ‘gayet güzel bir ilişkiniz var’ demek de o kadar yanlıştır.

Eşinizi kendinize benzetmeye çalışmayın. Düşüncesizce karşınızdaki insanı değiştirmeye çalışmayın. Evlilik bağınız ciddi bir yara alır. Hiç kimse mükemmel değil. Mükemmeli elde etmeye çalışarak ya da insanları değiştirmek için çabalayarak üzüntüye davet çıkartmayın. Sorunlarınızı asla yarına taşımayın. Sırtınızda ne kadar yük taşırsanız, hayatınız o kadar çekilmez olur.

Peygamber A.S efendimize ait bir hadis okudum. Bu hadiste; erkeğin, kadından farklı yaratıldığından bahsediliyor. Bu farkı kendi lehine düzeltmek için müdahale eden erkeğin, eşini kırabileceği, bu yüzden de tepkilerine dikkat etmesi gerektiği açıklanıyor. Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin ...!!! Çünkü Allah gözyaşlarını sayar...!!!
 
ahhh annem sağolsun evlilikle ilgili okadar olumsuz yükleme yapmıştı ki bana nasıl olduda evlendim hayret.Gerçi mümkün olduğunca erteledikçe ertelemiştim.Sanırım o çok küçük yaşta,farklı bir kültürden ,ailesinden uzakta bir evlilik yaptığı için benimde erkenden evleneceğimden korkmuştu.
 
VGüzel bir paylaşım olmuş. Çok teşekkürler. Evlilik konusunda hep bir ön yargım, hep bir korkum var. Biri evlense 'ayyy' diye üzülerek bakıyorum ve bu durum beni çok rahatsız ediyor.
 
Cliviafcım sende amma abartmışsın evliliği gözünde.Evlilik ; resmi olarak sevişebilmek için Önce ailelerden sonrada belediyeden izin ve imza alınan ,akabinde bolca masraf yapılan, hatta üstüne halay çekilen resmi aşk kurumu sadece :DDD
Anlaşarak mutlu mutlu sürdürürsün ya da baktın olmuyor kötü gidiyor anlaşmayı bozarsın,yollarını ayırırsın.Öyle ayyy.. vayy.. yandı garipler gibi bir durum yok ortada.Umarım mutlu bir evlilik hayatı seni bekliyordur.. Sevgilerrr...
 
VGüzel bir paylaşım olmuş. Çok teşekkürler. Evlilik konusunda hep bir ön yargım, hep bir korkum var. Biri evlense 'ayyy' diye üzülerek bakıyorum ve bu durum beni çok rahatsız ediyor.


Bende öyleyim biliyormusun yanlış karar vermekten çok korkuyorum bu konuda,ne de olsa evlilik sonuçta ailenle tanıştırdığın bir evi paylaştığın birinden ayrılması çok zor olur diye düşünüyorum.
 
Merhabalar. Ben evlenmek istediğim bayanın özelliklerini bir kağıda yazdım. Aradan 2-3 yıl kadar zaman geçti.

Çekim yasasına inandığım için hep istediğim bir bayan ile evleneceğimi düşünüyordum. Çok şükür Allah nasip etti ve 2,5 yıl önce evlendim. Öğrendim ki eşimde, evlenmek istediği erkek ile ilgili tüm özellikleri yazmış :))

 
evet birşey okumuştum..o andan itibaren yola çıkıyor evlenmek istediğin insan..belki iş değiştiyor belki şehir..belki ev ..karşılaşmanız için tüm şartlar sağlanıyor gerekli iradeler devreye giriyor ve siz istediğinize kavuşuyorsunuz..yazın ve çağırınn..geldiğinde belki yazdıklarınızı O na da gösterirsiniz..
 
Bende henüz 17 yaşına yeni girmiş bir lise öğrencisiyken tanıştığım yakışıklı çocuk için arkadaşlara sürekli ben onunla evlencem ben onunla evlencem diyip dururdum.Evlenmek orda dursun onunla çıkma gibi bir umudum bile yoktu.Çünkü çocukluktan kalma çirkinlik kompleksim vardı.Tabi bu kompleksin nedeni 5 numara kalınlığında gözlüğüm,sivilceden görünmeyen suratım ve aşırı zayıf bir kız olmamında etkiside olabilir :) Geçmiş zaman tam bilemiyorum.:) Gel zaman git zaman üniversiteye bu kompleksimden arınmış bir genç kız olarak başladım ve onunla çıkmaya başladık.Şimdi 2.5 yıllık evliyiz :)
 
Bende henüz 17 yaşına yeni girmiş bir lise öğrencisiyken tanıştığım yakışıklı çocuk için arkadaşlara sürekli ben onunla evlencem ben onunla evlencem diyip dururdum.Evlenmek orda dursun onunla çıkma gibi bir umudum bile yoktu.Çünkü çocukluktan kalma çirkinlik kompleksim vardı.Tabi bu kompleksin nedeni 5 numara kalınlığında gözlüğüm,sivilceden görünmeyen suratım ve aşırı zayıf bir kız olmamında etkiside olabilir :) Geçmiş zaman tam bilemiyorum.:) Gel zaman git zaman üniversiteye bu kompleksimden arınmış bir genç kız olarak başladım ve onunla çıkmaya başladık.Şimdi 2.5 yıllık evliyiz :)

Paylaştığınız için teşekkürler. Çok çok sevindim. Allah mutlu etsin :))
 
Bende atlattığım bir nişandan sonra tüm umutları kaybolmuş bir şekilde,elbet bir yerlerde dürüst beni çok sevecek birisi vardır diye sürekli düşüncelerdeykin, eşim çıktı karşıma,aynı yerde çalışıyorduk evlendikten hemen sonra tayini çıktı ordan başka bir yere.Sanki sırf beni bulmak için gelmişti.Hayalimdeki tüm özelliklerede sahip..smil56
 
Evilik, bir elmanın iki yarısı olmak gibi. Eşiniz; size bire bir uyuan ve hayatınızı tamamlayan diğer yarınızdır.
 
Sevgili Tolga Çelebi, yazı için teşekkürler.

Ancak bazı noktaları arkadaşlarımız için açıklamakta fayda var. Bilinçli zihninizle sadece pozitif düşünerek, olumlamalar yaparak istediğiniz gibi bir eşi hayatınıza çekemezsiniz.

O yaşa gelene kadar süregelmiş inançlarınız ve bilinçaltınızdaki olumsuz kayıtlarınızı silmekle işe başlamanız gerekir.

Bir insan düşünün 30 yaşına kadar bilinçaltında tonla negatif kayıtlar oluşturmuş. Şimdi bu insan birden bire "ben artık evleneceğim bu yüzden, bugünden itibaren pozitif olup imgelemeler yapacağım" derse, arzu ettiği gibi bir eşi hayatına çekemez. Kimleri çekebilir ? Bilinçaltındaki negatif kalıplara eş değerde insanları çekebilir.

Bu yüzden önce bilinçaltını layıkıyla temizlemek gerekmektedir.

Sonrasında işte, eşte olumlu şekilde hayatımıza girecektir zaten.

Saygılarımla,
 
Sevgili Tolga Çelebi, yazı için teşekkürler.

Ancak bazı noktaları arkadaşlarımız için açıklamakta fayda var. Bilinçli zihninizle sadece pozitif düşünerek, olumlamalar yaparak istediğiniz gibi bir eşi hayatınıza çekemezsiniz.

O yaşa gelene kadar süregelmiş inançlarınız ve bilinçaltınızdaki olumsuz kayıtlarınızı silmekle işe başlamanız gerekir.

Bir insan düşünün 30 yaşına kadar bilinçaltında tonla negatif kayıtlar oluşturmuş. Şimdi bu insan birden bire "ben artık evleneceğim bu yüzden, bugünden itibaren pozitif olup imgelemeler yapacağım" derse, arzu ettiği gibi bir eşi hayatına çekemez. Kimleri çekebilir ? Bilinçaltındaki negatif kalıplara eş değerde insanları çekebilir.

Bu yüzden önce bilinçaltını layıkıyla temizlemek gerekmektedir.

Sonrasında işte, eşte olumlu şekilde hayatımıza girecektir zaten.

Saygılarımla,

Yaptığınız ekleme için teşekkürler. İnsan kendine koyduğu sınırlar kadar yaşar. Yapamam, edemem, bana uymaz dersek, dediğimiz gibi yaşarız. Burada yanlış anlaşılmak istemem. Yaratmak Allah'ın kudretindedir. Ben yaratalım, parmağımızı şıklatalım ve her şey düzelsin demiyorum, diyemem de. Ben diyorum ki en azından pozitif düşünelim, iyi düşünelim ki iyi şeyleri kendimize yaklaştıralım.

Teşekkürler,,,
 
Yaptığınız ekleme için teşekkürler. İnsan kendine koyduğu sınırlar kadar yaşar. Yapamam, edemem, bana uymaz dersek, dediğimiz gibi yaşarız. Burada yanlış anlaşılmak istemem. Yaratmak Allah'ın kudretindedir. Ben yaratalım, parmağımızı şıklatalım ve her şey düzelsin demiyorum, diyemem de. Ben diyorum ki en azından pozitif düşünelim, iyi düşünelim ki iyi şeyleri kendimize yaklaştıralım.

Teşekkürler,,,

Rica ederim ben teşekkür ederim değerli ve bilgilendirici paylaşımlarınız için.

Yukarıda söylediklerinize harfiyen katılmaktayım. Ancak Allah'ın yaratımlarımız için kendi nefesinden bize üflediğini de unutmayalım lütfen.

Sevgi ve saygılarımla,
 
Çok faydalı bir yazı olmuş ellerine sağlık 956k Bu yazı sayesinde yapılan paylaşımlara da ayrıca teşekkürler actionsmileactionsmile
 
Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin ...!!! Çünkü Allah gözyaşlarını sayar...!!!

ne güzel bir söz bu :)
 
Etrafımda, evlilikten kaçöan yada mutsuz bir evlilik yapmaktan korkan bir çok dostum var. Aslında herkesin yaşadığı problem ortak. Büyük bir bilinmezlik var ortada. Bir eş buldunuz ve evlendiniz. Ya sonra??? İşte insanları burası ürkütüyor...
 
Amaan Tolgacım,
Evet ne kadar uzun yıllar tanırsan tanı, o çok iyi tanıdığın insan da değişebilir, o aynı kalır sen de değişebilirsin. Arkadaşlarına söyleyebileceğim tek şey, karşılarında evlenmeye, uzuuun bir ömür geçirmeye değecek kriterleri kendilerinde belirleyip bir baksınlar, sevdikleri, aşık oldukları eşlerine bir baksınlar. Bir de ilişkinin içinde yaşadıkları problem türlerine baksınlar. Konuşarak anlaşabilecek, birlikte olduktan sonra her sorunu çözerim ben onunla diyebiliyorlarsa evlensinler.
Yok iki gün fazla kaldık mı, çekilmez bu dırdır, vırvır diyorlarsa vazgeçsinler. Aşk bile kurtarmaz bazı evlilikleri. Bazı evlilikler de temelden sağlamdır, bütün duygular yerli yerinde evrim geçirir.

Ama seneler ne gösterir diye düşünmeye kalkınca o iş olmaz. Kişi kendisi de değişebilir. Onun da çözümü var çok şükür. Kolay karar değil ama gözünüzde de fazla büyütüp içinize korku salmayın. İşlediği müddetçe eğlenceli bir müessese kendisi:)))
 
paylaşımız /paylaşımlarınız için çok teşekkürler..ben de eşimi bilinçsiz tariflerimle çektim kendime, evlendiğim andan itibaren de ne iyi etmişim demekten alıkoyamıyorum kendimi,umarım bu hislerimi kendi hayatlarında da yaşamak nasip olur burdaki tüm arkadaşlara..sevgiyle ve mutlulukla kalın..
 
Amaan Tolgacım,
Evet ne kadar uzun yıllar tanırsan tanı, o çok iyi tanıdığın insan da değişebilir, o aynı kalır sen de değişebilirsin. Arkadaşlarına söyleyebileceğim tek şey, karşılarında evlenmeye, uzuuun bir ömür geçirmeye değecek kriterleri kendilerinde belirleyip bir baksınlar, sevdikleri, aşık oldukları eşlerine bir baksınlar. Bir de ilişkinin içinde yaşadıkları problem türlerine baksınlar. Konuşarak anlaşabilecek, birlikte olduktan sonra her sorunu çözerim ben onunla diyebiliyorlarsa evlensinler.
Yok iki gün fazla kaldık mı, çekilmez bu dırdır, vırvır diyorlarsa vazgeçsinler. Aşk bile kurtarmaz bazı evlilikleri. Bazı evlilikler de temelden sağlamdır, bütün duygular yerli yerinde evrim geçirir.

Ama seneler ne gösterir diye düşünmeye kalkınca o iş olmaz. Kişi kendisi de değişebilir. Onun da çözümü var çok şükür. Kolay karar değil ama gözünüzde de fazla büyütüp içinize korku salmayın. İşlediği müddetçe eğlenceli bir müessese kendisi:)))


Güzel bir yorum olmuş. Eline sağlık. Özellikle şu kelime çok çok manidar...

"Aşk bile kurtarmaz bazı evlilikleri"
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst