Benim Kişisel Gelişim Yolculuğum

Ah ego vah ego!

Haftaiçinde bir gün hiç olmayacak bir zamanda elektrikler kesildi. O an kendimi çok kötü hissettim. Kısa bir an.(Çok şükür ki kısa :) ) Oysa bu o şartlar altında kontrol edebileceğim birşey değildi. Kontrol edebileceğim şey ise o an beni sarmaya çalışan öfke duygusuydu hem niye kime? Her şey olur. Bir arıza vardır, başka bir şey olmuştur belki de sigorta atmıştır. Tabi bunları sağlıklı bir biçimde düşünmek için önde öfkeye ve içinden kötü sözler saymaya başlayan egoya bir dur, bir sus diyebilmek gerekir. O an ne yapabilirim? diye sorduğumda ne öfke kaldı ne kötü sözler söyleyen bir ses. Sonra jenaratör çalışmaya başladı. Ben işime kaldığım yerden devam ettim. Ardından bu kez elektrikler gelince jenaratörün durması için yeniden elektrikler gitti. Daha önce çalışırken böyle bir şeyi hiç yaşamadığım için o durumda beklenmesi gerektiğini bilmiyordum. Bekleme kararı da beni işimden alıkoyacaktı zaten. İkinci şoku- ilkini atlattıktan sonra şok da denemez ya- çok rahat atlattım. Oluşan sorunları en aza indirmeye çalıştım sanırım da büyük ölçüde başardım en kötü ihtimal yaptığım işi başka bir gün tekrarlayacaktım. Sakin kalmayı başararak bunun üstesinden geldim. Bunun için şükürler olsun. Ayrıca bu gibi durumlarda ne yapılması gerektiğini öğrendiğimi 1. ile 2. kesinti arasında öğrendiğim için de şükürler olsun.

Aralık ayını ders çalışma ve sınav hazırlığı açısından çok verimli geçrimiştim. Çünkü bunu yapmak için kendime söz vermiştim. Hatta yaptığım her şeyi çözdüğüm her soryu not etmiştim. Sonuçta toplam çalışma miktarımı hesaplayıp hem kendimi takdir edebilmiş hem de diğer aylardaki çalışmalarım içinde verileri ile birlikte iyi bir motivasyon kanıtı elde etmiştim.

2012 bitmeden kendime bir hedef günlüğü de hazırladım.
Bu hedef günlüğü fikrini şu yazıdan esinlenerek hazırladım.

http://www.hayatimdegisti.com/forum...17ye-hazirlik-65440degisim-donusum-oyunu.html


Özellikle iki büyük hedefim var bu yıl için hatta ilk 6-7 ayı içinde gerçekleştirmem gereken.

Birisi sınavda istediğim puanı almak diğer ise yüksek lisans eğitimimi istediğim gibi tamamlamak. İkisi arasında denge kurmaya çalışıyorum. İkisinin çalışmalarını bir arada yürütmeliyim. İkisini de ben istiyorum. Bu iki hedefe ulaşmayı özgür irademle aldım. Kimse başıma silah dayamadı. İki hedefi olan bir geminin kaptanıyım. Dümen benim elimde iki hedefime de ulaşmaya niyet ettim. En doğru zamanda, en doğru yerde hedeflerim için en doğru olanı yapıyorum. Hedeflerime hızla ve emin adımlarla yaklaşıyorum.

Ocak ayında hedeflerimden birine ağırlık verirken sınav çalışmalarımı biraz yavaşlattım. Dönüp baktığımda ocak ayında başta bir enerji düşüklüğü yaşadım. Aslında bunun nedeni aklımda gereksiz yer alan bazı korku, endişe ve önyargılardı. Yazmam gereken rapoları bitirdiğimde anladım ki bunlar sadece insanın zihninde yer eden ve insanı eylemden alı koyan şeyler. Şubat ayı itibari ile yeniden dengeli çalışmaya başladım. Ocakta bitirmem gereken iki kitabı 1 hafta rötarla bitirdim. Ve yeniden her yaptığımı yazıyorum plan defterime. Plan defterim hedef günlüğümden farklı. Ona günlük yapılacak işleri ve yaptıklarımı not ediyorum. Bir de küçük hatırlatıcı notlarımı yazdığım ve yanımdan hiç ayırmadığım defterim var ki o küçücük defter benim için kıymetli - kıymetliiiiim-. Kıymetli çünkü ona yazdığım her işi bir şekilde- hatta en uygun şekilde- bitirebiliyorum. Hem hatırlıyorum hem de şunu hatırlıyorum daha önce yazdıklarımı bitirdim bunu da bitireceğim. Böylece bitireceğime dair kendime olan inancımı da destekliyor.

Bütün bu koşturmaca arasında en önemli şeylerden biri de kendime ve sevdiklerime vakit ayırmak. Bunun da çalışma temposuyla dengesini iyi ayarlamak gerek. O ayrılacak vakitleri kendim planladığımda her şey daha iyi yolunda oluyor. Aşırı kontrolcü olmak yerine en iyi dengeyi kurmayı istiyorum. Şanslıyım çevremdeki insanlar bu kadar anlayışlı oldukları için. Hepsini çok seviyorum. Buradaki arkadaşlarımı da çok seviyorum.(Aklıma gelmişken söylemeden geçmem) Sevgi konusunda birşeyler yazmaya devam edersem bir paragraf daha çıkar. Belki sevgililer gününe kadar sevgi ile ilgili bir yazı yazarım. O yazıda bahsederim.

Tüm dengeleri en iyi şekilde kurmaya niyet ediyorum.


Tüm dengeleri en iyi şekilde kurmayı seçiyorum.

Hepimize mutlu, huzurlu ve denge dolu günler diliyorum. Sevgiler.
 
Bugün uzun bir gündü.

Uzuun bir gündü bugün. Kafam meşgul bu aralar, bitirmem gereken işlere ve çalışmam gereken derslere odaklandığım için az kaldı kayıt yenileme dönemini kaçırıyordum ki kaçırmadım. Bunun için şükrediyorum. Kaçırsaydım da üzülmezdim ya hayırlısı der geçerdim. Ama takvimi ve duyuruları takip etmeyi ihmal etmezdim. Not almak, hatırlatıcı koymak falan gerekli. Bunun farkındayım.

Sonra sabah çalıştığım yeri dün bıraktığım gibi bulamadım. Küçük bir kaza olmuş çalıştığım odanın camlarından biri sarsıntı sonucu inmiş aşağıya kime olayın nasıl olduğunu bilmiyor kimse görmemiş. Küçük bir şok geçirip sonra sorumlu birine haber verdim ve ortalığı toparlamaya başladım. Normalde eskiden olsa bu küçücük şey için bile bir sürü söylenirdim. E olmuş olan. Yapılacak şey ortalığı temizleyip sonra da işine gücüne bakmak. Bahaneyle iyi bir temizlik yapmış oldum. Camın kırılmasından başka zarar ziyan yok çok şükür. He bu arada temizlik için yardıma gelen görevli arkadaş bana olayla ilgili birşey söyledi. Ben de cam kırığı temzilemeyi sevmem oldum olası sevmem. İşte gayri ihtiyari sıkıntı işte bu olayın olması dedim. Bu bilinçaltımdaki düşüncenin dışa vurumuydu. O an bunu çok güçlü hissettim. Çünkü bilinçli olarak o olayla en iyi şekilde başa çıkabilmiştim. Sanırım içimdeki ego o cam kırıklarını temizlememden memnun değildi. Ama cihazları görevli arakadaş temizletemezdim. Hassas bir durumdu ve sorumluluk bana aitti. Tabi ben bunları adam gittikten sonra düşündüm. Aslında konuşmanın devamında adam şöyle dedi: "Sıkıntı olmayan şey mi var kardeşim hayatta?" Durdum o an. Adam çok güçlü inandığı bir şeyi söyledi ve gitti kim bilir ne sıkıntıları vardı. Skağa çıktığınızda gülen insan bulmak ne zor. Düşüncelere dalıp uzun uzun düşünülür bu konuda. Bana göre ise hayatta sıkıntı olmayan şeyler var. Bunlar biraz çabayla günden güne çoğaltılabilir. Bilinçaltımda sıkıntı olarak görünen halan kısa süreli can sıkan şeyler oluyor. Ama başa çıkayı her gün daha iyi öğreniyorum. Bu konuda günden güne tecrübem artıyor.

Okulda işimi erken bitirdim bugün. Sonra da bir arkadaşımla buluştum. Onun bir işiyle ilgili bir kısa görüşme yapması gerekiyordu. Vakit geçireceğimiz yere yakın ama pek bilmediğimiz bir yere gittik. Onu dışarıda bekleyecektim. Hava da soğuktu. Etrafta kafe/bar tarzı mekanlar vardı. Sokakta beklemek yerine o mekanlardan birine girip bir kahve içmeyi tercih ettim. İçeriye girdim. Aslında bu cümle kadar basit olmadı ilk adımda. Dışarıdan bakılınca nezih bir yer gibi göründü, öyleydi de. Gerçi bir mekanın nezihliği gelen insanlarına da bağlıdır. Çok kişi yoktu etrafta. İki tur attıktan sonra içeriye girme cesareti gösterdim. Yok yok ben de var biraz fobik(gizli sf) durumlar. :D Kendi kendime dedim ki oraya girip tek başına oturup bir kahve içebilirsin. Kimse beni tedirgin edemez. Bu mekanda keyifli bir kahve içmeyi seçiyorum dedim. Girdim içeri bir kahve istedim. Hoş müzikler çalan bir mekandı. Çok kalabalık değildi. Masalarda okuacak şeyler vardı. Mekanın duvarlarını hoş fotorğaflar süslüyordu. Aslında sanatsal ve hikayesi olan fotoğraflardı. Masada mısır püsküllerinden yapılmış ince detaylar vardı. Uzun zamandır yolculuk ve alışveriş etmek dışında -ki bunlar ihtiyaç dahilinde yapılan şeyler- tek başıma bir şey yapmadığımı fark ettim. Oysa lise yıllarımda haftanın bir gününü kendime ayırırdım. Belli bir mekana gitmesem bile tek başıma havam değişsin diye gezerdim. Bir ödül gibi. Sonra hayatıma insanlar girdi arkadaş çevrem kalabalıklaştı. Tek başına bir şeyler yapmanın nasıl bir şey olduğunu unuttum mu? O zamanlar daha çekingedim. Hatta tam anlamıyla kimlik arayışındaydım. Oysa şimdi daha kendime güvenliyim. İlk anda tek başına bir mekanda olmak alışık olmadığımdan gerdi beni. Sonra derin bir nefes aldım. Güler yüzlü konuştum insanlarla(tabi orada çalışanlarla) teşekkür etmeyi ve içten gülümsemeyi ihmal etmedim genelde etmiyorum. Kahveyi beğendim. Ortamı beğendim. Dergi okudum arkadaşım gelene kadar. Hoşça vakit geçirdim kendime özel. Etrafımdaki güzellikleri keşfettim. Bu güzelliklerin farkına varabilmek bile büyük keyif veriyor bana. Kendimle başbaşa. Arada bir yapmak mı gerek? Belki de. Diyorum ya en iyi dostu insanın kendisi. Sürekli aynı yerlerden ziyade farklı ortamlarda olmayı seviyorum. Yeni şeyler denemeyi. Değişmeye alıştım ya neden yeni güzelliklerin girmesine izin vermeyeyim hayatıma. İzin vermeyi seçiyorum.

Daha başka şeyler de oldu bugün. Şimdilik bu kadar anlatacağım. Çok bile çene çaldım gidip uyuyayım bakalım bu gece rüyalarım bana neler anlatacak? Nedense eminim rüya göreceğime. :))

Sevgiler herkese.Umutlu kalalım hep.
 
hepimiz her gece rüya görüyoruz ama çoğunu hatırlamıyoruz.en azından ben öyleydim.şimdi uyumadan rüyalarımı hatırlamayı seçiyorum diyerek uykuya dalıyorum..hepsini şimdi hatırlıyorum.günlüğünü okumak çok keyifli.çok güzel şeyler öğreniyorum..zevkle takip ediyorum...iyi ki tanımışım seni iyi ki varsın.sevgiyle her daim mutllu,umutlu kal..ttli3 ttli3 ttli3
 
Gerçek bir insan gibi davranmak

Kendi adıma bugün için kıssadan hissem:

Bence gerçek bir insan gibi davranmak hoşumuza gitmeyen bir düşünce bir söz ile karşılaştığımızda sakin kalabilmekten geçiyor. Bu zor bir sınav. Sonra sakin kalıp düşüncenizi belirtiyorsunuz bu sefer karşınızdaki sinirleniyor. Onun sinirinden kendimizi koruyup sakin kalmak daha zor bir sınav. İki farklı düşüncenin karşı karşıya geldiği konuşmalarda bir taraf diğer tarafa düşüncesini dayatmaya çalışırsa o zaman sonu gelmiyor. İşin tuhafı iki taraf da konuşmayı uzattığı için birbirini suçluyor. İnsanın doğal ve dengeli hali sakinlik. Yeri geldiğinde susmayı da bilmeli derler ya o susmak düşünceni saklamak değil. Seni çileden çıkaracak konuşmalar karşısında susmayı bilmek. Her şeyden önce herkese yalnızca insan olduğu için saygı duymayı öğrenmeliyiz.
 
gayet samimi ve içten bi yazı olmuş hatta yazdıklarında kendimi görür gibi oldum desem yalan olmaz =)) umarım bende zamanla kendimi rahatlıkla ifade edebilirim..
 
gayet samimi ve içten bi yazı olmuş hatta yazdıklarında kendimi görür gibi oldum desem yalan olmaz =)) umarım bende zamanla kendimi rahatlıkla ifade edebilirim..

Teşekkür ederim. Gerçekten istediğin zaman kendini çok da iyi ifade edebileceğine inanıyorum.
 
Uzun zaman oldu suskundum. Kaç kere yazmaya niyet edip döndüm. Yolda mıyım molada mıyım bilmiyordum. İki dümeni olan geminin kaptanı diyordum kendime iki hedef peşinde koşarken. Dümenlerden birinin başında bir kaç aydır çok da aktif çalışamıyorum. O konuda moladayım diğer yolda tam gaz ileri yani KPSS çalışmalarım sürüyor, sınava 2 ay kaldı gelişmeler var tabi ki. Her soru, her sınav beni hedefe daha çok yaklaştırıyor. Soru uzmanı olacağım yakında. Oturdum mu 400-500 soru çözdüğüm oluyor günde. Etkili ve verimli çalışmak daha önemli venim için. Tekrarlarımı yapıyorum, deneme de çözüyorum. Elimden gelenin en iyisini yapmaya niyet ediyorum. Güzel haberleri paylaşabilmeyi diliyorum. Çalışmalar hızlanıp yoğunlaşıyor bu arada. Ben de bu kalan zamanı en iyi şekilde değerlendirmeye devam edip varış çizgisine ulaşacağım. Sonra yeni hedefler yeni hayaller yeni planlar var bakalım.

Yarım kalan işimi de sınavdan sonra tamamlamak için çalışacağım.O iş için verdiğim emeklerden vazgeçmem. Çünkü bu da benim hayalimdi. Sadece yeni bir bitirme tarihi belirledim o hedef için. Bu süre zarfında zamanın önünde koşma çabamın anlamsız olduğunu öğrendim. Gün 24 saat ne kadar iyi plan yaparsan yap 24 ü 25 saat yapamıyorsun. Boşuna üzdüğüm oldu bu yüzden kendimi. Hedefleri gerçekleştirme konusunda bir zaman planlaması yapmak önemli ama insanın B planları da olmalı yedekte. Tek bir plana bağlı kalmak zorlayabiliyor insanı.

Spor yapmak için en güzel mevsimdi bahar ayları yeniden pilates yapmaya başladım. Bu nedenle çok mutluyum. Yine bu ara sınava kadar geceleri düzenli telkinleri dinleyeceğim. Ekstra sınav heyecanını ekledim. Sakin kalmaya ihtiyacım var içimde uyanmak isteyen bir stres canavarı mı sezdim ne yok yok uyuturum ben onu uyanmamak üzere. Bu gün çok fazla su içme ihtiyacı hissettim. Telkinlerden mi, havalardan mı anlayamadım. Sporun da etkisi olabilir.

Kokoloji testi yaptım az önce testi çok beğendim. Kendi adıma kıssadan hissemi aldım.

http://www.hayatimdegisti.com/forum/testler-ve-anketler/621117-kokoloji-testleri.html#post823834

rainbow_yin_yang_photosculpture-p153685447221678258env3r_210.jpg

 
Zaman akıp gidiyor ben peşindeyim. 18 gün kaldı sınavıma. Tabiri cazise soru kampındayım. Günde yaklaşık 600 çözüyorum. Arttırsam mı yoksa abartmasam mı bilmiyorum? :D Havalar sıcak ben rüzgar esince çok mutlu oluyorum bu aralar.

Sınav 7 temmuz sabahı olacak ben edindiğim bilgileri en etkili şekilde kullanmaya çalışacağım. Hayatımın en bilinçli döneminde-özellikle bir öğretmen adayı öğrenci olarak :)-, olabilecek en büyük serinkanlılıkla, en az stresle bir sınava hazırlandım. Ki beni bu foruma getiren nedenimdi sınav stresi. Bununla büyük ölçüde başa çıkabildiğim için mutluyum. Bu konuda çok yol aldım. Dikatsizliğim -yoğun stres kaynaklıydı- büyük ölçüde azaldı. Hayatımda hiç bir sınavda taktik kullanmadım desem yeridir. Taktikleri öğrendim. Dershanemdeki hocaların da çok büyük katkısı oldu. Sorulara bakış açım değişti. O kadar çok deneme ve soru çözdüm ki az kaldı soru uzmanı olacağım.:) Artık zamanı da iyi kullanıyorum. Bu süreçte olumlu bakış açımı neredeyse hiç kaybetmedim. İstediğim netleri alamadığım zamanlar oldu. Devam ettim çalışmaya ve kendime güvenmekten hiç vazgeçmedim. İstediğim gibi netler yaptığım sınavlarım da oldu. Kendime güvenim ve olumlu düşüncelerimde telkinlerin etkisi var. Her sıkıldığımda bir çıkış yolu buldum. Bana destek olan ailem, arkadaşlarım hepsi iyi ki varlar. Kaygı öyle bir şey ki kaygılanmayı çevreden öğreniyoruz biz. diğer insanlar olmasa kaygılanır mıydık acaba? Kaygıyı yok etmeyi başarabildim mi? hayır. Ama kontrol edebilmek gerek. En aza indirmeyi başardım mı? Şükürler olsun ki evet.

Sınavın sonu ne olursa olsun ben yoluma devam edeceğim planlarımı ertelemeyeceğim.

Bir de sınavımızda şans faktörünün etkili olduğunu düşünüyorum. Çünkü safi bilgi soruları sorulmuyor. Onlar zaten net bilirsen yaparsın. Ama yorum sorularında soruyu yazan gibi düşünmezsen doğru cevaplama ihtimalin azalıyor. Bu nedenle şansın da benden yana olmasınnı diliyorum. Belki kadercilik gibi gelebilir ama bu verdiğim emek sonunda kısmet olursa bana atanmak her türlü benden yana olacak o istediğim şans. :)

Sınavdan sonra olmasını istediklerim. Kısa ama etkili bir tatil yapacağım. Döndüğüm zaman yarım bıraktığım işleri tamamlamaya bakacağım. Sonra ben onlarla uğraşırken bir bakmışım sınav sonuçları açıklanmış olacak ve bana gereken puanı almış olacağım. Hayallerimden biri daha gerçekleşmiş olacak. Şu anda yapmam gereken şeylere devam ediyorum. Bir varış noktasına vardığınızda önünüzde gidilecek yeni yollar oluyor. Gerçekten merak ediyorum bir sonraki varış noktamı. Nerede olacağımı bilmiyorum ama önümüzdeki dönem bir yerlerde öğretmenlik yapmaya başlayacağım.
 
Bir rüya gördüm. Tuhaf rüyalarımdandı. Sanırım hala sınav sonucunun açıklanmamasının ruhumda yaratıığı gelgitler nedeniyle gördüm. Deniz kenarında bir yere gitmişim. "Akçay" mış sanki. Rüyam bile ne detaylı. :) Böyle denize girmek için koşuyorum. Pırıl pırıl bir güneş vardı. Kollarımı koşulsuz sevgi ve huzurla iki yana açıyorum. Güneşi hissediyorum tenimde. Bembeyaz bir kordon yapılmış taştan bir tarafı kumsal bir tarafı o bembeyaz yol. Beyaz yolda yürümeyi tercih ediyorum. Sonra deniz çekiliyor. Denizde irili ufaklı kum tepeleri. Yüzülmez bu denizde diyorum baksana birden derinleşiyor ve yükseliyor. Sonra insanlar kaçmaya başlıyor sevdiklerime de haber verip hepsinin güvenli bir yere gelmesini sağlıyorum. Sular gelmeye başlarken bir şekilde yükseklere tırmanarak sulardan kurtulmayı başarıyorum. Bu tarz rüyaları ara ara hep görürüm. Deniz vazgeçemediğim rüya imgelerimden. Yalnız benim cesaretimi ve sabrımı sınıyor her seferinde. Kurtulduk. Sıkıntılar geçicek her zaman bir yol bulunur. Sonra deniz eski haline döndüğünde her şey düzelmişti. Deniz kenraını indik hiç bir şey olmamışçasına.
 
Kaybolduğuna en çok üzüldüğüm iki mesajımı terkar paylaşacağım. Hafta sonu kitaplığımı temizlerken arkalarda kalmış, yıllardır hiç bakmadığım bir küçük altın kesesi içinde bulduğum bir not beni çok etkiledi. Onun varlığını biliyordum. Hatta düşününce o yazdığım anı bile hatırlıyorum. Bu benim çok özelim. O nıtu gören en yakın bir ya da iki arkadaşım olmuştur benden başka. Ama orada yazdığım benim gerçeğim oldu. İsteğim. Aşık olmaktı. Ve aradım buldum istediğim gibi bir aşka sahibim şükürler olsun. Bazen ben peşinden gittim bazen benim peşimden gelenler oldu. Ama ben aramaktan hiç vazgeçmedim. İşte o not eski bir gazete parçasına yazılmış kendimle yaptığım bir sözleşme gibi altına imza bile atmışım yazdıklarımın. :) Tam 11 yıl önce yazılmış bir sözleşme. Bir film izlemiştim o film bana ilham olmuştu. O an ki duygu yoğunluğumu hala hissedebiliyorum.

0119734.jpg

İşte burada:

bqgnr.jpg


Okunmaz diye yazıyorum:

"Bazı filmler o kadar etkileyici oluyor ki göz yaşlarımı zor tuttum. Başrol oyuncusu Jude Law çok yakışıklı partneri Jennifer da çok sevimli bir kız. Herşey harika. Şu saatte aşık olmak istiyorum.

OLMAK İSTİYORUM."

arka yüzü ise:

bqgpl.jpg

"Bu söz hakkında. Gece saat 12:23'te "Yan odadan gelen melodiler" adlı filmi izledim. Aşk filmi ve bana ilham verdi.

***

Aşk güzel yaşayabilene
Hayat güzel anlayabilene
Tutku güzel bulabilene
Herşey güzel kıymetini bildiğin sürece.

İmzam

Tarih:20.08.2001"

Burada yazılanlar tam 6,5 yıl önce ancak istediğim gibi gerçek oldu. Hala çok aşığım. Yani bu zaman olayına her açıdan takılmamak gerek. Tabi ki bazı şeyler için doğru zaman ve doğru yerde olmak önemli. İşte bu bence şans faktörü ama daha önemlisi bir şeye gönülden niyet etmek. Ben o insanla hayatımı paylaşmaya niyet ediyorum. O benim yol arkadaşım, şimdi hayat arkadaşım olacak. Her şey yolunda, şükürler olsun.

Ne söylediğinize, ne düşündüğünüze ve ne istediğinize her zaman çok dikkat edin.

İlham olur diye sevgiyle paylaştım. Sevgiler sonsuz olsun.

 
Çok etkileyici gerçekten ..Bayıldım ..vede imrendim güzel bir aşkı aramak bulmak ve mutlu olmak ne kadar güzel şey varsa hepsine sahipsin sevgili sweet ...çok etkileyici..alk78
 
bu gercekten cok guzel sweeet.inşallah hep mutlu olursun.
sevgiler..
 
Teşekkürler nuray'cım. Hayatım boyunca herkesin mutlu olmasını istedim. Ama bunu isterken aşırı fedakarlıklar yaptım ve kendimi arka planlara düşürdüğümü fark etmedim. Şimdi ise durum farklı artık önce kendim mutluyum. Mutluluğum içimde. Dışsal nedenlere çok bağlı kalmadan mutluyum. Böylece hem benim için mutluluk daha kolay hem de başkalarını mutlu etmem daha kolay doğrusu bu bence de.

Bir de şunu öğrendim kendimizi hiçe sayarak mutlu olduğumuz zaman başkalarından da aynı şeyi bekliyoruz. Bu bize hayal kırıklıklarından ve mutsuzluktan başka bir şey getirmiyor. Kendi mutluluğum için bencil olmadan savaşmayı seçiyorum. Bu diğerlerinin isteklerini hiçe saydığım anlamına da gelmez. Ortak noktayı bulmak mutluluk getiriyor insan ilişkilerinde de. İkinizin de geleceği noktaları bulabilmek...
 
Her şey her zaman planlandığı gibi gitmiyor. B planı bile işe yaramıyor bazen. Yine de bugün sakin kalabildim. Şükürler olsun. Bugün çalışma ortamında hepimiz dökülüyorduk. Herkesin bir sorunu çıktı. :) Buna rağmen düşük ama belli bir hızla bir şeyler yaptık. Ortamımı seviyorum. Yakında oradan uzun süreli ayrılabilirim. Yinede sevgili iş arkadaşlarımla paylaştığım güzel anılar zihnimde ve sevgileri kalbimde kalacak.

Çalıştığınız ortamda uyum sağlayabilecek iş arkadaşlarının olması çok değerli. Takım ruhu. Birinin eksiğini diğerinin tamamlaması. Liderliğin tek elden çok, demokratik bir ortamda ve paylaşımlı olması güzel. Sevdiğim ortamda sevdiğim insanlarla sevdiğim işi yapıyorum. Yeni işim de bu beklentilerimi fazlasıyla karşılayacak olmasına niyet ediyorum.

Hayatıma girip bana bir şeyler öğreten ve benden bir şeyler öğrenen herkes iyi ki varlar. Onlara varlıkları için teşekkür ediyorum.

Şimdiden bayram tatili başladı benim için. İşlerin çok az bir kısmını bayram ertesi tamamlamak üzere topladık.

Şimdi tatil yapacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Tek istediğim şey tezimi tamamen son haline kavuşturabilmek. Tabi bayramda ziyaret etmem ve ağırlamam gereken bir kaç aile ve arkadaşım var. Olsun onların canları sağolsun. Hepsine yeterli vakit ayırabilirim.

Ramazanın sonuna doğru yaklaştığımız için hüzünlüyüm biraz. Başlarda alışmak sonra da vedalaşmak zor oluyor. :)

Bu yıl Ramazan benim için bambaşkaydı. Zorluklarına severek katlandım aşk için, aşkla. Şükürler olsun. Nice Ramazanlar olsun.
 
başkalarını mutlu etmek..ya da yaşamımızda tutmak için.onların ihtiyaçlarını değerlerini ya da bütünlüğünü.. kendi ihtiyaçlarımızın..değerlerimizin.. ya da bütünlüğümüzün önüne geçirirsek...
alacağımız sonuç.. nem mutlu etmek.. ne mutlu olmak.. sadece kendi mutluluğumuzu feda ederk. kendi değerlerimizi ve bütünlüğümüzü yitirmektir..

..ki sanırım benim bu forumda bir şekilde en sık dile getirdiğim konu bu..

Bencil olmadıklarını iddia edenler;
BEN leri için istemeyi bilmeyenler değil; BENlerini ve ben lerinin ne istediğini bilmeyenlerdir........cansuyu :)
 
Hasat mevsimi ve Bekleyiş

Hasat mevsimindeyim. Bekleme odasındayım. Zaman geçmiyor sanki. Beklediğim şey açıklanınca ne olacak? yeni bir bekleyiş yine bir bekleyiş olacak. Bu sefer tercih yapıp sonuçları bekleyeceğim. Belki umutlarım artacak. Beklediğim sonuç gelince önümde açılacak kapıdan girdiğimde yeni yeni maceralara dalacağım.

Sabırlı olmayı seçiyorum. Sabrın sukünetini istiyorum kendime. Zaman durmuş gibi hissetmem beni biraz tedirgin ediyor. Çok az kaldı biliyorum. Ama şunu da çok iyi biliyorum her konuda belirsizlik beni her zaman yoruyor. Sabır tatlı bir meyve. Yeteri kadar sabrım var. Sabrın sonunda gelen mükafatı kollarımı sevgiyle açarak kabul ediyorum. Kendi içsel dengemi koruyorum, güçlüyüm. Bunun için de şükürler olsun.

Bekleme döneminde hissettiklerimi kimseye anlatamıyorum ya yazın ortasında boğazım acıyor. Üşütmüş gibiyim. Biraz hastayım, biraz da keyifsizim. Ama yine de sahip olduğum sağlığım için şükürler olsun. Yazmak da iyi geldi. Her an daha iyi oluyorum. İlacımı da içtim. Biraz spor yapmalıyım.

Bekliyorum. Bekliyorum. Bekliyorum. Hem sadece ben mi bekliyorum? Hayatın çoğu bir bekleyiş değil mi? Uyurken sabah olucak diye bekleriz. Yaşarken gece olacak diye. Kışın yazı bekleriz yaz olunca da kışı. Bazen baharları bekleriz. Bazen kavuşmayı bazen de ayrılığı hep bekliyoruz hep. Bazen keşfetmeyi bekleriz bazen anlamayı. Bazen değişmeyi bekleriz bazen de aynı olmayı. Bazen ay başını bekleriz bazen yılbaşını. Bazen bir yolcu bekleriz bazen de yolculuk vaktini. Bazen nikah tarihini bekleriz bazen de yıldönümlerini. Nihayetinde hep var bu bekleyişlerinmiz. Her zaman bekliyoruz. Elde etmek istediğimiz tüm güzellikleri sabırla bekleyebilmeyi diliyorum hepimiz için.
 
benim gözümde sitenin en yardımsever en sevecen üyelerinden birinin günlüğünü okudum az önce.biraz baştan biraz sondan :) birazdan da "Yan odadan gelen melodiler"i izlemeyi düşünüyorum.ağlatır mı ki? ağla2
son yazında özellikle ilk paragrafta yazdıklarını çok iyi anlamakla beraber bende aynı durumda olduğumdan çok fazla beklemeyiz umarım diyorum canım, sizler sayesinde müdavimi oldum sitenin :) iyi ki varsın. actionsmile
 
Ehem, kim o, ben miyim? Teşekkür ederim. Takdir edilmek çok değerli.

Yengeç burcu biri olarak filmi izlerken senin de ağlama ihtimalin yüksek olabilir. Bu senin fenemolojik alanınla da ilgili. Özellikle geçmiş yaşantıların ve yaşamak istediklerinle de ilgili. ;)

Ben hala telkin dinliyorum ara ara ama aldığım yolun farkındayım. Yine de gel gitler olmuyor değil ama ben kendimden daha emin ve daha güçlüyüm. Telkin dinlemek güvende hissettiriyor çoğu zaman, can simidi gibi. Sıkıntılar gelse de bazen er ya da geç geçecek. Onlar gelir gider. Ben iyi bir gözlemci olmayı ve soğukkanlı kalmayı seçiyorum. Yaşadıklarımdan dersler çıkarmayı ihmal etmiyorum. Böylece geliştiğimi, ilerlediğimi ve öğrendiğimi hissedebiliyorum.
 
Zaman durmuş gibi hissinden kurtuldum. Zaman akıp gidiyor ve her anımı en faydalı şekilde değerlendirmeyi seçiyorum. İki gündür spor yapmayı da ihmal etmedim. Kendimi daha iyi hissetmemde etkisi tartışmasız var. Her şey olması gerektiği gibi oluyor. Tam teslimiyeti seçiyorum. Hasat mevsimine en yakışır şekilde beklemeyi seçiyorum.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst