Arketipler Nedir ? Neye Yarar ?
Arketipler, Plato’nun devrinden beri dağarcığımızda yer almışlardır. Plato, arketiplerin, Biçim’lerin ideal ölümsüz şablonları olduğunu anlatmıştır. Ayrıca, bu ölümsüz Biçim’lerin maddeye yansıdığını da söylemiştir.
Örneğin, Güzellik Biçimi, sanal bir kavramdır ve güzel bulduğumuz herşeye uygulanmıştır. Güzelliğin farklı şekilleri olmasına rağmen (örneğin bir insan, at veya çiçek...) bu şekiller kişisel değerlendirmelerdir ve Biçim’in kendisi asla değişmez. Başka filozoflar da arketip konusuna değinmişlerdir ancak 20.yy’da İsviçreli psikolog Carl Jung, arketipleri modern bilinç haritasına oturtmuştur.
Temelinde, çoğu arketip, yaşamdaki tarihsel rollerden ortaya çıkmıştır, örneğin Anne, Çocuk, Fahişe veya Hizmetçi. Evrensel olaylar veya durumlar da arketipleri oluşturabilir.
Örneğin İnisiyasyon, Ölüm veya Yeniden Doğuş. Kişisel bilinçaltımızın yanısıra ki her insana özeldir.
Jung’a göre, “her kişide aynı olan, ikinci bir kollektif, evrensel ve kişisel olmayan bir psişik sistem vardır.” Bu “kollektif bilinçaltı”,Jung’un isimlendirdiği şekilde,her insana miras kalır ve büyük oranda arketiplerden ve mitolojik figürlerden oluşur.
Arketipler evrensel ve tarihsel olmalarına rağmen, bizim kendi bilinçaltımızın bir parçası olarak yer aldıklarında kişiselleşirler. Doğmadan önce bu yaşamımız için bir kontrat yaparız ve bu kontratta hangi deneyimleri, hangi tip insanlarla yaşayacağımız bellidir. Bu Kontratımızı gerçekleştirmemizde yardımcı olacak, 12 arketipten oluşan bir destek grubumuz vardır. Bu 12 davranış modeli tamamen size ait olduğu için, onları adeta yakın arkadaşlarımız şeklinde düşünebiliriz. Kişiliğiniz, dürtüleriniz, duygularınız, inançlarınız, motivasyonlarınız ve aksiyonlarınız için temel oluştururlar.
Ancak arketipler, tozlu bir şatoda asılı duran ataların portreleri gibi, enerjetik bedenimizde yer alan pasif varlıklar değildirler. Tehlikede olduğumuzda bizi uyarmak veya yıkıcı bir davranışa kapılmamak için, gardiyanlarımız ve içsel müttefiklerimiz şeklinde aktif rol oynarlar.
Tüm arketiplerin gölge olduğu kadar aydınlık yönleri de vardır.
Örneğin Asi; kanunsuz bir otoriteyle mücadele etmeniz ve yeni bir hareket başlatmanız için itici bir güç olabilir. Ancak farkındalığınız yoksa, gölge yönü, yapıcı otoriteye, olumlu liderlere de karşı çıkmanıza yol açabilir veya asilik imajına hayran olmanıza sebep olabilir.
Keza benzer şekilde, Kraliçe, gücünüzü doğru kullanmanızı, olaylarda insiyatif almanızı, sorumluluğu delege etmenizi ve yardımsever davranmanıza yol açar. Ancak gölge Kraliçe, emir yağdırır, imkansız isteklerle etrafını bunaltır ve kafaları uçurabilir!
Kişisel destek takımımızda yer alan 12 arketipimizden, 4 tanesi hepimizde mevcuttur: Çocuk, Kurban, Fahişe ve Sabotajcı.
Herbiri, yaşam mücadelemizde karşılaştığımız en zorlu olaylarda çok etkin rol oynar.
Kontratımızın bir parçası olarak, karşılaşacağımız ve mücadele edip aşacağımız farklı konuları, korkuları ve zayıflıkları temsil eder. Bu yolda ilerlerken, 4 temel arketipinizin spritüel olduğu kadar dünyevi konularda da en önemli müttefiklerinizi olduğunu farkedeceksiniz.
Arketipleri incelerken en önemli konu, hangi olayların gölge, hangi olayların ise bizi uyarıcı, destekleyici ve güçlendirici olduğunu kavramaktır. Deneyimlerim, genellikle 3. şahısların olduğu durumlarda arketiplerin gölge kullanımlarının sergilendiğini gösterdi.
[FONT="]Arketipsel temalar, karşınızdaki bir insan aracılığıyla kendilerini gösterebilecekleri gibi, bir olay, bir tema, bir düşünce veya hatta bir rüya olarak da karşımıza çıkabilirler.[/FONT]
