ilişkilerde veya evlilikte en büyük rol

bussraster

New member
1
HD RANK
Katılım
29 Ağustos 2010
Mesajlar
192
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Konum
antalya
arkadaşlar bahsediceğim konuya değerli yorumlarınızı bekliyorum...
bir erkek ve bir kadının arasındaki ilişki hakkında soru sorucam bir anket gibi düşünün ve ayrıca kendi fikrimi de yazıcam..
her ilişkide (evlilik veya flört) problemler olur. burda ilişkinin gidişatını belirleyen ilişkinin temelidir. bireylerin temele kattıkları kadar ilişki sağlam durur.
peki sizce ilişkilerin temelinin sağlamlığı konusunda erkeğin veya kadının kattıkları nelerdir, kıyaslanabilir mi? yoksa aynı değerdemmidir? ilişkinin ayakta durmasında daha çok hangi taraf etkindir?

benim fikrim kadındır. çünkü;
kadınlarda dygusallık mantığa ağır basar 2sinden de vardır ama biri ağır basar.
erkeklerde ise mantık duygusallığa ağır basar.
tabikide mantıksız bir ilişki olmaz olsa bile sağlıksızdır fakat ilişkinin cansuyu 'duygu'dur.
temelinde ne kadar saf temiz tutkulu duygular varsa o ilişkinin harcıda okadar sağlam olur.
şöyle diyebilirim; erkek gidişatı belirler kadın ayakta tutar.
erkek gidişatı belirler derken kelebek etkisi misali ilk önce küçük bir hareket doğar erkek tarafından ve kadın bunu nasıl yorumlarsa dalgalar o denli büyük veya küçük olur.
yani her iki türlüde kadın etkinliği erkeğe oranla çok çok daha baskındır.
kadın kalbini saklamaz saklayamaz, adeta avuçlarının içindedir. hayat yolunda yüreği avuçlarının içindeyken yol alır, bunun sonucunda da yüreğinin yara alması kaçınılmazdır. yüreği ortadadır. ilişkide yüreğinin içinde saklıdır. herşeye rağmen onu koruyabilirse ne ala.
yüreklerinizin hep sapasağlam kalması dileğimle....
 
Bu kıyaslama bence çok da mantıklı değil. Bir ilişkiye kadının da erkeğin de kattıkları eşittir. Feminist bir rekabet gibi geldi bana bu kıyaslama. Ancak eşcinsel ilişkilerde böyle bir şey yapılabilir. Aksi takdirde iki farklı cinsi mukayese etmek kedinin kendi kuyruğunu kovalamasından farklı değildir.

Erkek erkektir, gerekirse(ki bu asla gerekmemeli) başka erkekle kıyaslanır. Ama asla bir kadınla değil. Erkek ya da kadın diye ayırmak dediğim gibi cinsiyetçi bir ayrım olur. İkisi farklı özelliklere sahiptir bu yüzden iki farklı cinsiyet bir araya gelir, bu yüzden ilişkiler meydana gelir.

Kıyaslama şartsa cinsiyetten değil, bireylerin kattıklarından yapılabilir. Bu da tartışma yaratabilir. 'Ben daha çok özveride bulundum, sen bulunmadın' gibi çocukça bir münakaşa ortaya çıkabilir :)
 
ah cliviaff ahh senle bi anlaşamadık :) eklicektim konuyu açarken feminist algılanmasın diye ama vazgeçtim. keşke vazgeçmeseydim. ilişki içinde erkek kadın kıyaslamasına karşı çıktın ( ki bence tartışmaya gayet açık bi konu. heleki günümüzde ve günümüz toplumunda). duygu-mantık kıyaslamasına yorum yapsaydın bari. evliliğimde değişik bir süreçten geçiyorumda sizlere bu yüzden danışmak istedim bu konuyu.
 
ah cliviaff ahh senle bi anlaşamadık :) eklicektim konuyu açarken feminist algılanmasın diye ama vazgeçtim. keşke vazgeçmeseydim. ilişki içinde erkek kadın kıyaslamasına karşı çıktın ( ki bence tartışmaya gayet açık bi konu. heleki günümüzde ve günümüz toplumunda). duygu-mantık kıyaslamasına yorum yapsaydın bari. evliliğimde değişik bir süreçten geçiyorumda sizlere bu yüzden danışmak istedim bu konuyu.

:) Hayır aslında daha fazla anlattığımızda anlaşıyoruz.

Hala erkek-kadın kıyaslamasına karşıyım. Bunun cinsiyetle bir ilgisi olduğunu sanmıyorum. Erkek üstüne düşeni, kadın üstüne düşeni yaparsa zaten uyumlu bir ilişki olur. Yaşanmışlıklar belki senin dediğin olabilir. Yani mesela senin ilişkinde sen daha çok şey yapmışsındır. Eşin sorumsuzdur. O zaman olabilir. Ama onun sorumsuz olması erkek olduğundan ya da senin çok özveride bulunman kadın olmandan kaynaklanmıyor. Demek istediğimi anlatabildim mi?

Duygu ve mantık kıyaslaması da aynı şekilde. İkisi birbirini tamamlar/tamamlamak zorunda. Duygularıyla hareket eden bir kadın bile bir yerde mantığını kullanıyor, kullanmıyor mu?
 
seninki hoş bir duru görüş. belkide dediğin gbi ben dalgaların arasında görmeye çalışıyorum ondandır. ammavelakin ısrarlıyım kadın erkek tümm yaşam hakları konusunda eşittir fakat tabiri caizse hamurları farklıdır. ilişkiye kattıkları farklıdır. bu dengeliyse ne ala fakat bir eksiklik varsa bunu daha çok kadın örtmeye çalışır...
 
seninki hoş bir duru görüş. belkide dediğin gbi ben dalgaların arasında görmeye çalışıyorum ondandır. ammavelakin ısrarlıyım kadın erkek tümm yaşam hakları konusunda eşittir fakat tabiri caizse hamurları farklıdır. ilişkiye kattıkları farklıdır. bu dengeliyse ne ala fakat bir eksiklik varsa bunu daha çok kadın örtmeye çalışır...

Ee ama bu düşüncene göre bir kadın ve bir erkek birlikteyken asla yeterince mutlu olamaz. Çünkü mutlu olmaları için aynı hamurdan olmaları gerekiyor.
İlişkiye kattıkları farklıdır doğru, çünkü öyle olmak zorunda. Sende olmayan onda, onda olmayan da sende olacak.
 
merhaba arkadaşlar.ben de bişeyler söyleyebilir miyim. Okuduğum bir kitapta '' erkek evrenin görünen yüzü, kadın ise görünmeyen yüzüdür. Bu yüzden erkek mantıksal, kadın ise duygusal davranır'' diyor. Öcelikle bunu kabullenmekte fayda var diyorum. ilişkilerde ise eşlerin birbirinini tamamlaması gerektiği önemli bir konu. aksi takdirde hangi taraf olursa olsun tek başına bir ilişkiyi sürdüremez.. başka önemli bir nokta, erkek kadından bir adım önde olmalı.ayakları yere sağlam basmalı.basit bir rüzgarda kırdaki otlar gibi sallanmamalı.. sevdiği kadının hayranlığını kazanan bir erkeği, zaten kadını yalnız bırakmaz.çünkü o da kendini erkeğinin yanında rahat ve huzurlu hisseder.
 
merhaba arkadaşlar.ben de bişeyler söyleyebilir miyim. Okuduğum bir kitapta '' erkek evrenin görünen yüzü, kadın ise görünmeyen yüzüdür. Bu yüzden erkek mantıksal, kadın ise duygusal davranır'' diyor. Öcelikle bunu kabullenmekte fayda var diyorum. ilişkilerde ise eşlerin birbirinini tamamlaması gerektiği önemli bir konu. aksi takdirde hangi taraf olursa olsun tek başına bir ilişkiyi sürdüremez.. başka önemli bir nokta, erkek kadından bir adım önde olmalı.ayakları yere sağlam basmalı.basit bir rüzgarda kırdaki otlar gibi sallanmamalı.. sevdiği kadının hayranlığını kazanan bir erkeği, zaten kadını yalnız bırakmaz.çünkü o da kendini erkeğinin yanında rahat ve huzurlu hisseder.

canım benim. çoğuna katılıyorum fakat sadece bir nokta var. günümüzde bir ilişkiyi 'tek' başına sürdüren ve helak olan nice insan var. tabi akılları başta değil sağlıklı düşünebilseler böyle olmaz zaten. hem ilşkinin yükünü hem de ağır depresyon yüküknü tek başına omuzlayan kadınlar. 1 tanesini tanıyorum.ağla2 ablam.
onun haricinde çok doğru. öncede dedğim gibi erken bir evlilik yaptım 3 yıllık evliyim ve evliliği daha yeni yeni tanımaya başlıyorum. ve herkes için söylüyorum sakınn erken evlenmeyinnngirlhaha
 
Okurken yoruldum yazdıklarınızı girlhaha

Birkeresinde,,bilenler bilir Selin Karacehennem diye bi evlilik danışmanı hanım vardır,,tarzını çok severim,,onun şöyle bir cümle söylediğini duydum ve """hı,,aslolan buymuş"" dedim kendikendime,,şöyle diyordu : erkekler bukalemun gibidir,,karşısındaki kadının tavrına göre,,tavır alırlar""

yani demek istiyor ki,,ipler kadının elinde
bence de karşında,,imalat hatası olan bir erkek yoksa,,yani en azından tedaviye cevap verebilecek bir vakaysa,,bir kadın,,yeterince sabır ve zekayla ilişkiyi her aşamada kotarabilir..

Ama illaki de çabalamalıdır diye birşey yok bence,,seviyorsan,,emek vermeye değeceğini düşünüyorsan,,hala tükenmemişsen,,denenebilir,,

uzun lafın kısası,,evlilikte erkeğin belirleyici olmasını beklemek doğru değil ,,çünkü onlar öyle bir duygusal ya da zekasal donanma sahip değiller,,herşey kadında başlar ve biter,,bu benim şahsi kanaatim tabii,,actionsmile
 
Tatmin olacaksanız şöyle bir söz de var: "Yuvayı dişi kuş yapar."
 
sağlıklı düşünebilmek nedir.. bana bunu tarif edebilir misiniz..

kişi kendini geliştiremedikten sonra gerisi hikaye..
 
sağlıklı düşünebilmek nedir.. bana bunu tarif edebilir misiniz..

kişi kendini geliştiremedikten sonra gerisi hikaye..

Egoyu susturup içsel benliğin sesi yardımıyla düşünmek gibi bir şey.
 
Egoyu susturup içsel benliğin sesi yardımıyla düşünmek gibi bir şey.

aynı zamanda olayı veya durumu gerçekçi olarak bi nevi yorumunu katmadan olduğu gibi görebilmek gibi bişey de olabilir.
 
merhaba arkadaşlar.ben de bişeyler söyleyebilir miyim. Okuduğum bir kitapta '' erkek evrenin görünen yüzü, kadın ise görünmeyen yüzüdür. Bu yüzden erkek mantıksal, kadın ise duygusal davranır'' diyor. Öcelikle bunu kabullenmekte fayda var diyorum. ilişkilerde ise eşlerin birbirinini tamamlaması gerektiği önemli bir konu. aksi takdirde hangi taraf olursa olsun tek başına bir ilişkiyi sürdüremez.. başka önemli bir nokta, erkek kadından bir adım önde olmalı.ayakları yere sağlam basmalı.basit bir rüzgarda kırdaki otlar gibi sallanmamalı.. sevdiği kadının hayranlığını kazanan bir erkeği, zaten kadını yalnız bırakmaz.çünkü o da kendini erkeğinin yanında rahat ve huzurlu hisseder.


ben erkeğin kadından bir adım önde olması gerektiğini düşünmüorumm .kadınlar nie ezilioo erkek parayı kazandığı için yaptırıma başlıoo yaptırım oldugu yerdee kadınn mutlu değillkii..

kadın herzamn sağlam durmalıı.
 
uzun lafın kısası,,evlilikte erkeğin belirleyici olmasını beklemek doğru değil ,,çünkü onlar öyle bir duygusal ya da zekasal donanma sahip değiller,,herşey kadında başlar ve biter,,bu benim şahsi kanaatim tabii,,actionsmile

aynen.. örenke vermek gerekirse erkek aldatır kadın ya ayrılır ilişki biter yada affeder ilişki devam eder. ilişki devam ederse ya kadın sinidirip mutlu olur yada sindiremeyip ilişkiyi zehir eder. burda da en sağlıksızı sindiremeyip zehir olması. kadın için düşünüyorum. yoksa erkeğe ilişki zehir olmuş ne farkeder o en büyük darbeyi vurmuştur zaten...

bunun gibi bir çok örnek olabilir.
yeniden hatırlatıyım feminist değilim :)
sadece ailede aile dostlarında arkadaşlarım arasında gördüğüm bütün ilişkilerde kadın bi şekilde daha aktif rol oynamıştır. ama kadınlarımızın doğasında affetme hatayı örtme sevgiyi katma gibi unsurlar daha çok bulunur bu da hem ilişki devamı için hemde hayatla olan ilişkimize de yorarsak yaşamak yaşamı devam ettirmek için gerekli donanım kadın 'hamurunda' daha çok bulunur.smil56
 
yeldacım sen de haklısın. geleneklerle içiçe yaşadığımız toplumda maddi ve manevi erkek bir adım önde olduğu müddetçe kadın daha bir eziliyor. ama kadınların çoğu şikayetçi değil. 'ben koruma altında olıyım da ne olursa olsun' diye düşünüyorlar.
fiziki üstünlükleri erkeklere yeter diye düşünüyorum. :)
yaşam kalitesini oluşturan her türlü haklardaki eşitlikte bir sağlıklı bir ilişkiyi sürdürmeye yeter diye düşünüyorum.
 
aynen.. örenke vermek gerekirse erkek aldatır kadın ya ayrılır ilişki biter yada affeder ilişki devam eder. ilişki devam ederse ya kadın sinidirip mutlu olur yada sindiremeyip ilişkiyi zehir eder. burda da en sağlıksızı sindiremeyip zehir olması. kadın için düşünüyorum. yoksa erkeğe ilişki zehir olmuş ne farkeder o en büyük darbeyi vurmuştur zaten...

bunun gibi bir çok örnek olabilir.
yeniden hatırlatıyım feminist değilim :)
sadece ailede aile dostlarında arkadaşlarım arasında gördüğüm bütün ilişkilerde kadın bi şekilde daha aktif rol oynamıştır. ama kadınlarımızın doğasında affetme hatayı örtme sevgiyi katma gibi unsurlar daha çok bulunur bu da hem ilişki devamı için hemde hayatla olan ilişkimize de yorarsak yaşamak yaşamı devam ettirmek için gerekli donanım kadın 'hamurunda' daha çok bulunur.smil56

Evet gördüklerin yanlış inanç sahibi olmana sebep olmuş muhtemelen. Erkek aldatır kadın ayrılır. Bu nasıl oluyor ki? Kadın da aldatabiliyor, erkek sadık kalabiliyor. Erkeğin de kötü etkilendiği yerler olabilir. Sadece kadınlarda yok ki duygusal haller. Erkekler de üzülebilir, aldatılabilir.
Erkeklerde de hatayı örtme gibi özellikler olabiliyor, birkaç tane çift tanıyorum, kadın eşini aldatmasına rağmen erkek hala onunla birlikte. Bunlar yaşanılan şeyler.
Kadınlarda söylediklerinin daha çok olmasının hamurdan kaynaklandığını sanmıyorum. Toplumsal çevreden ve yaşanmışlık birikimlerinden olabilir.
 
yaşamda istisnaların olmadığı hiç bir durum hiç bir olay yoktur.
elbette aldatılan ve affeden bir çok erkek var.
dünya çapındaki bütün araştırmalar göstermişki çoğu zaman erkek aldatan taraf oluyor.
sen azınlığa bakarak yorumunu yapıyosun ve böyle olunca sana kesinlikle haksızsın diyemem.
ve gösterdiğim sadece bir örnek.
gerçekçi bir örnek.
ben göçmenim eşim doğulu. doğu-batı sentezi gibi yaşıyorum hayatı.
aynı zamanda yurt dışında 'moder ve çağdaş' dediğimiz ülkelerdenden işim dolayısıyla bir çok arkadşım var.
evrensel bir hayata sahibim ne mutlu bana :) fakat her tarafta çoğunluğu oluşturan grup şuan üzerinde tartıştığımız grup.
örnek verirsel, güzellikleriyle,üstünlükleriyle, çalışkanlık ve başarılarıyla, tek başlarında ayakta durabilme yetisine sahip olarak anılan rus kızlarında bile, durum 'çoğunlukta' aynı.
 
Sen bugüne kadar yaşadığın çevreden bahsedince ben de ona göre yorum yaptım. Azınlığa bakmamın sebebi senin söylediklerine yorum yapmış olmam.
Sevgiyle
 
cliviafcım olay kimin ne yorum yaptığı değil aslında.
yaptığın yorumdan sonra düşündümde olay aslında azınlık çoğunluk değil. senle bu fikir alışverişimiz tamamen kadın erkek savunması halini aldı. değerli yorumların için teşekkür ederim. farklı bakış açısı sağlama çaban için de teşekkür ederim.
dünya zaten ikiliklerle zıtlıklarla dolu. ben kadınds biter olay diyorum sen ewet ama aynı oranda olayın erkekte de bittiği ilişkileri söylüyosun.
doğru mu?
doğruysa bir kere daha içtenlikle teşekkür ediyorum...
ben böyle düşünüyorum sen öyle düşünüyosun... tartışmanın gidişatı kısır döngü...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst