Merhabalar,
Yukarıdaki görüşlerden ayrı olarak, sadece kendi görüşümü belirtmek için ben de bir şeyler yazmak istiyorum...
Bana göre evlilikte en büyük rol diye birşey olmaz, çünkü iki kişinin birlikteliğinden oluşan bir yapıya ilişkin sorumluluğu tek tarafın üstlenmesi veya "en büyük rol bana ait" demesi bence doğru değil. Evlilikten anlaşılan birliktelikse, her kişinin kendine ait görüşleri, duyguları vs. olduğu bilinerek, kararlar birlikte alınmalı ve birlikte hareket edilmeli.. Dün okulumuzun değerli kişisel gelişim uzmanının düzenlediği seminere katıldım ve bu seminerde evliliğe ilişkin olarak aldığım notları size aynen aktarmak istiyorum:
- Evliliğin veya ailenin mutluluğu için aile mahkemesi kurulmalı.
- Aile mahkemesinde hakim baba, savcı anne ve çocuklar da müvekkil olmalı.
- Ailenin kendine ait bir kurallar listesi olmalı. Aile bireylerinin her biri ailede olmasını istediği kuralları yazmalı ve bu kurallar yazılı olarak evin muhtelif yerlerine asılmalı (mesela buzdolabının üzerine)
- Bu kurallar listesi hazırlanırken geniş zamanlı cümleler kullanılmalı, mesela "Yemeklerden önce eller yıkanır" gibi..
- Bu kuralları hazırlarken, isterseniz kendi görüşünüze göre dini kitabınızı (Kur'an-ı Kerim vs.), Medeni Kanunu veya aileye ilişkin önemli psikoloji kitaplardan birini hakem olarak belirleyebilirsiniz.
- Bu kurallara uyulup uyulmadığı takip edilmeli, kuralların yanına (-) veya (+) işaretleri konulmalı ve ay sonunda duruma göre ödül veya ceza sistemi uygulanmalı.
Aldığım notlar bu şekilde. Bir de söylemek istediğim birşeyler var. Bence kişi hiçbir zaman "dış dünyamız, iç dünyamızın bir yansımasıdır" sözünü unutmamalı. Ancak mutlu bireyler, mutlu bir evliliği ve mutlu bir aileyi oluşturur. Kişi önce sorumluluklarını üstlenmeli çünkü kişinin hayatta değiştirebileceği tek kişi kendisidir. Kendi sorumluluklarını üstlenip üzerine düşeni yaptığında ve mutlu olduğunda, aslında karşısındaki kişinin de değişmeye başladığını ve mutlu olduğunu görüyor, yani her şey kadın ya da erkekte değil, kişinin kendisinde bitiyor...
Yukarıdaki görüşlerden ayrı olarak, sadece kendi görüşümü belirtmek için ben de bir şeyler yazmak istiyorum...
Bana göre evlilikte en büyük rol diye birşey olmaz, çünkü iki kişinin birlikteliğinden oluşan bir yapıya ilişkin sorumluluğu tek tarafın üstlenmesi veya "en büyük rol bana ait" demesi bence doğru değil. Evlilikten anlaşılan birliktelikse, her kişinin kendine ait görüşleri, duyguları vs. olduğu bilinerek, kararlar birlikte alınmalı ve birlikte hareket edilmeli.. Dün okulumuzun değerli kişisel gelişim uzmanının düzenlediği seminere katıldım ve bu seminerde evliliğe ilişkin olarak aldığım notları size aynen aktarmak istiyorum:
- Evliliğin veya ailenin mutluluğu için aile mahkemesi kurulmalı.
- Aile mahkemesinde hakim baba, savcı anne ve çocuklar da müvekkil olmalı.
- Ailenin kendine ait bir kurallar listesi olmalı. Aile bireylerinin her biri ailede olmasını istediği kuralları yazmalı ve bu kurallar yazılı olarak evin muhtelif yerlerine asılmalı (mesela buzdolabının üzerine)
- Bu kurallar listesi hazırlanırken geniş zamanlı cümleler kullanılmalı, mesela "Yemeklerden önce eller yıkanır" gibi..
- Bu kuralları hazırlarken, isterseniz kendi görüşünüze göre dini kitabınızı (Kur'an-ı Kerim vs.), Medeni Kanunu veya aileye ilişkin önemli psikoloji kitaplardan birini hakem olarak belirleyebilirsiniz.
- Bu kurallara uyulup uyulmadığı takip edilmeli, kuralların yanına (-) veya (+) işaretleri konulmalı ve ay sonunda duruma göre ödül veya ceza sistemi uygulanmalı.
Aldığım notlar bu şekilde. Bir de söylemek istediğim birşeyler var. Bence kişi hiçbir zaman "dış dünyamız, iç dünyamızın bir yansımasıdır" sözünü unutmamalı. Ancak mutlu bireyler, mutlu bir evliliği ve mutlu bir aileyi oluşturur. Kişi önce sorumluluklarını üstlenmeli çünkü kişinin hayatta değiştirebileceği tek kişi kendisidir. Kendi sorumluluklarını üstlenip üzerine düşeni yaptığında ve mutlu olduğunda, aslında karşısındaki kişinin de değişmeye başladığını ve mutlu olduğunu görüyor, yani her şey kadın ya da erkekte değil, kişinin kendisinde bitiyor...
