Bencede bilinçaltını kandırma yöntemi faydalı olur katılıyorum sanay789
kandırıldım ders çalışmaya gidiyorum
Bencede bilinçaltını kandırma yöntemi faydalı olur katılıyorum sanay789
imported angel sana özel mesajda gönderdim ders konusunda canım.
aynı dert bende de var canım...sen sanıyomusun ki diyet listesinden bir harf bile dışarı çıkmadığımı ? y789 sevdiğim şeyler diyete dahil olunca ben de kaçırıyorum...hatta bazen listede olmayanlar da kaçıyor..fakat uzun süredir spor yaptığım için artık istesem de kaçamağın miktarını aşamıyorum..çünkü spor iştahı azaltıyor tatlı isteğini falan önlüyor..eskiden dünya kadarını yesem doymam gibiydim ama artık öyle değil...
kuruüzüm ve benzeri şeyleri listeme daha önce dahil ettiğimde aşırı kaçırmıştım ama şimdi o kadar kaçırmıyorum...sürekli spor yapınca bu istekte azalma etkisi zamanla oluyor...yani 1-2 gün spor yapıp da hemen istekte azalma olmuyor tabi ki.....sen de 3 hafta falan düzenli spor yaparsan ondan sonra istediğini eklersin diyete..hatta sevdiğin şeyleri de....çünkü istesen de fazla kaçıramıyorsun...smil56
kızma kendine smil56
spor yapıcam diye de kendini çok hırpalamana gerek yok...ben de öyle çok ağır sporlar yapmıyorum...sadece 45 dakikalık hızlı tempo yürüyüş hepsi bu kadar...ben de jimnastik ve benzeri şeyleri sevmiyorum yürümek kolayıma geliyor y789 hazır bahar gelmişken sen de dışarı çıkıp yürüyebilirsin istersen....yürümek tembel işi gibi ama kesinlikle etkili...bizzat görüyorum yani smil56 inşallah beraber forma girip yaza fıstık gibi çıkacağız ve plajlarda gururla gerinerek gezeceğiz canım....sevgiyle kal..iyiki varsın cat3500
yine burdayım günlük y789
nette beyin ile yiyecekler arasındaki ilişkiyi açıklayan bir yazıyla karşılaştım ve burada paylaşmak istiyorumsevinclisevinclisevinclisevincli
Cevap: Beyinle ilgili keşifler
18 ve 19"uncu yüzyılda yapılan anatomik çalışmalarda beynin dört farklı lobdan (bölümden) oluştuğu belirleniyor. Ardından beyinde "dopamin", "gaba", "asetilkolin" ve "serotonin" adı verilen dört ana biyokimyasal madde bulunduğu ve bunların her birinin beynin birbirinden farklı dört bölümünün biri tarafından salgılandığı anlaşılıyor. Daha sonra beynin dört bölümüyle ilgili olan ve elektrik akımlarının iletimini temsil eden dört ayrı beyin dalgası keşfediliyor.
Beynin hastalıklarla ilişkisi
1- Simetri (ruh hali) ile ilgili bölüm; "Beynin sağ ve sol yarımkürelerinin fonksiyonları birbirlerine bağlı mı?"
Serotonin kimyasalı ve beraberindeki tryptophan amino asidi beynin iki yarım küresi arasındaki simetrinin ilişkisini belirliyor. Bu ilişki aksadığında ya da bozulduğunda ise tuz kullanma isteği artıyor; sırt ve ve baş ağrıları, nefes darlığı ve uyku bozuklukları şikayetleri beliriyor. Bu belirtiler çoğaldıkça kişide depresyon, takıntı ve uykusuzluk hastalıkları ortaya çıkıyor.
2- Enerji ve metabolizmayla ilgili bölüm; "Beyin, fonksiyonları için gereken besin maddelerini alabiliyor mu?"
Dopamin kimyasalı için beynin enerji ve güç kaynağı diyebiliriz. Bu maddedeki eksilme, şeker-kafein kullanma ihtiyacı, yorgunluk, solgunluk, ishal, azalan cinsel dürtü, rutin işlerin yapılmasında zorluklar, keyifsizlik ve fiziksel aktivitede gerileme gibi belirtiler gösteriyor. Beyindeki bu enerji kaybı, obezite, çeşitli bağımlılıklar, cinsel bozukluklar ve parkinson gibi rahatsızlıklara zemin hazırlıyor. Kaynakwh: Kaynakwh:![]()
![]()
3- Ritim (sükunet) ile ilgili bölüm; "Dört ana beyin dalgası dengeli çalışıyor mu?";
Gaba kimyasal maddesi, beyin dalgalarının uyum ve ritim içinde çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücudun sükunet içinde bulunmasına katkıda bulunuyor. Gaba eksikliği halinde beyindeki ritim kaybolarak şu belirtiler ortaya çıkıyor: Karbonhidrat aşermeleri, titreme, seğirmeler, ateş basmaları, çarpıntı, terleme, ellerde soğukluk-nemlenme, göğüs ağrısı, görme bozuklukları, dinlenememe, anormal derecede koku alma hissi, mide şikayetleri ve beklenmedik alerjiler. Beyin ritim bozukluğu ise, yüksek tansiyon, kulak çınlaması, adet öncesi sendromu, kriz nöbetleri ve kaygılanma gibi problemlere sebep oluyor.
4- Hız (hafıza) ile ilgili bölüm; "Beyin, gelen bilgilerin ne kadarını değerlendirebiliyor?" sorularının cevaplarını veriyor.
Asetilkolin kimyasal maddesi, "beynin çalışması ve bilgileri tekrar hatırlaması için gereken kaynak" diye tarif ediliyor.
Bu kimyasal maddede azalma meydana gelirse beynin çalışma hızı yavaşlıyor. Bu da kendini yağ tüketme isteği, ağız kuruluğu, kuru öksürük, hafıza kaybı, unutkanlık ve konsantrasyon zorluğu gibi belirtilerle hissettiriyor.
İnsanı yaşlanmaktan korkutan bunama ve alzheimer türü hastalıklar ile asetilkolin kimyasalındaki eksilme arasında çok ciddi bir ilişki söz konusu.
Beynimizi doğru besleyelim
Beyin Enerji Diyeti (Dopamin): Kahve, yulaf ezmesi, buğday özü, tofu (Soya Peyniri), biftek, avokado, balık, börülce, kabak tohumları… yenmelidir.
Beyin Sükuneti Diyeti (Gaba): Kafeinsiz bitki çayları, muz, narenciyeler, rafine edilmemiş pirinç, bakliyat, brokoli, pekmez, ciğer-sakatat, mercimek, patates, ıspanaklı makarna, fındık… yenmelidir.
Beyin Hafızası Diyeti (Asetilkolin): Kahve, greyfurt suyu, yumurta, buğday özü, fıstık ezmesi, peynir, balık, tavuk, lahana, bakla, arı sütü (polen), karnabahar, badem, ceviz, kuru üzüm, incir… yenmelidir.
Beyin Simetri Diyeti (Serotonin ve tryptophan amino asidi): Kafeinsiz bitki çayları, köy peyniri, İsviçre peyniri, muz, somon balığı, hindi, ördek, lüfer-uskumru, pancar, rafine edilmemiş pirinç, patates, ayçiçeği, kakao, havuç (yağ katılarak), karanfil, bulgur, narenciye… yenmelidir.
tavsiyelerin için sağol canım....valla sınıf tekrarı yapmama rağmen dersler hakkında çok çok az bilgim var...1-2 ünite bakıyorum sonra sıkılıp bırakıyorum ve bi süre sonra çalıştıklarımı da unutuyorum zaten....benim sorunum...birşeylerin üzerine eğildiğim zaman sorunlarımı çözmek istediğim zaman hep onlara eğiliyorum bir türlü ders çalışmak içimden gelmiyor hep sona bırakıyorum....mesela şu an önceliğim kilo vermek ve bazı kişisel sorunlarımı çözüp kafamı boşaltmaya çalışmak...zaten sen de biliyorsun y789 onlara yoğunlaşınca kafamda hiç derse yer kalmıyor...bilmiyorum ...senelerdir böyle oldu zaten...o yüzden okulum bu kadar uzadı...4 senelik üni okuyorum ama şu an 11.senemdeyim sanırım...neyseki ite kaka son sınıfa geldim 6 dersim var...onları da verirsem mezun oluyorum inşallah...iş e girme gibi bir hedefim yok....babam diplomayı toplum içinde daha güvenle konuşmam ezilmemem için almamda ısrar ettiğini söylüyor ancak ben toplumda kendimi saydırabilmek için bunun zorunlu olduğuna inanmayanlardanım....kilolu oluuşum beni okumamaktan daha çok eziyor aslında...yada birşeyleri oturtamamış olmam.....
ama dersler zor..kafa isteyen şeyler..ben de aklımı onlara verip beyin gücümü harcamak istemiyorum...sınavların test oluşu beni biraz rahatlatıyor ama not sistemi çok katı...yani ders geçme sistemi...sad456 dersi ve okulu hep öncelik olarak en sona atıyorum...babam her nek adar okulu ilk sıraya alıyorsa kendi gözünde.....ben de en sona alıyorum....
akşamı ettik günlük y789
bugün bir karar aldım ve internetten birşeyler indirip toplamaktan vazgeçtim...yani artık buna vaktimi harcamama kararı aldım...
işin ilginç yanı da ne oldu biliyormusun ?
ben bu kararı verdikten sonra zorunlu evişleri günlük işler ve spor haricinde geri kalan tüm vaktimi bilgisayar başında birşeyler indirmekle meşgul olmakla geçirdiğimi iyice anladım...çünkü bugün bunu yapmayınca o kadar boş kaldım ve sıkıldım ki ne yapacağımı şaşırdım...boşta kaldım...demekki başka birşey yapmıyormuşum...ne yapayım da vakit geçsin diye düşünüp evin içinde dolanırken akşamı buldum...yapıcak birşey bulamadım....ben ömrümü sadece bunu yaparak geçiriyormuşum...zorunlu işler haricinde...hani derler ya "bütün yumurtaları tek sepete koyma " diye...işte ben bütün yumurtalarımı tek sepete koyuyormuşum....hem de aslı astarı olmayan sağlam olmayan bir sepete....o yüzden de yumurtaların hepsi kırıldı gitti tabi.....
bi ara içime bunalım geldi ve yatıp ağladım...eskiden bunalsam da ağlayamazdım..netten birşeyler indirme bağımlılığının kötü yanını birkez daha anladım...saatlerimi harcadığım işin meyvesini yemek istedim birtane film seçip izleyim dedim o da bozuk çıktı şansıma...bir hiç için mi o kadar uğraşmışım...sağlam olanları da zevk vermiyor....hazır gözyaşlarım 40 yılda bir kendini serbest bırakmasını fırsat bildim ve iyice içimdekileri gözyaşı olarak dökmeye çalıştım...arasıra aklım karışınca böyle bunalımlara girebiliyorum ve genelde mart nisan gibi bahar aylarına denk geliyor bu dönem...belki de arasınavlar bu aylarda olduğu için olabilme ihtimali de çok yüksek...yoksa nesi varki güzelim bahar mevsiminin...?
ama bugün bunları tecrübe etmem iyi oldu...vaktimi çok alan bir işi kendi isteğimle devreden çıkarınca günümde ne kadar çok vaktin boşaldığını gözlerimle gördüm..hem de boşluktan sıkılacak kadar....aslında o vakitleri derslerime çalışmaya ayırabilirdim..ama yine de geç kalmış sayılmam heralde...hiç kitap yüzü açmadan girmek yerine hiç değilse her dersten 1-2 ünite okumuş olarak sınava girmenin biraz farkı olur heralde...birkaç soruyu da şans eseri atar tutarım belki makul puanlar gelir...y789
merhaba sevgili günlük y789
anlatacağım şey düne ait ama yine de yazmak istiyorum..
hala ben kendimi tanıma ve kişiliğimi oluşturma (yada varolanı keşfetme) çalışmaları içindeyim....kilo vermeye çalışmak dışında..
neyse bize ablamlar misafirliğe gelmişti ve ablam yeni aldığı telefonunun özelliklerini babama gösterip anlatmıştı ve babam da o telefonu çok beğenmiş olmalı ki...ertesi gün bana geldi dedi ki....onun telefonu çok güzel çok beğendim sana da öyle birşey alalım mı ? dedi...
bu bahsi geçen telefon oldukça pahalı ve fazla özellik barındıran bir telefon olmasına rağmen görünüşünden ötürü sevmediğim ve içimin ısınmadığı bir telefondu....ancak aklımda olan ve gözümün kaldığı başka bir telefon vardı...
ben de babamın bana bu soruyu sormasını fırsat bildim ve dedim ki "ben bana almayı istediğin telefonu beğenmiyorum dedim...hem çok pahalı o kadar özelliği kullananam bile dedim....sen bana telefon illa almak istiyorsan onu değil şu benim beğendiğim telefonu al dedim hem çok daha ucuz o bahsettiğine göre" dedim...
kendisi normalinde lüks ve pahalı şeyler almayan birisidir ancak kendi almayı direttiği telefonun o fiyatı hakettiğini ve benim kendime alınmasını istediğim telefonun ise kendi fiyatını bile haketmediğini söyledi...garibime gitti....babam bana 1500 Tl lik telefon teklif ederken ben ona 500 kusur liralık bir telefonu beğendiğimi ve bunu istediğimi söylüyorum ama fiyatının 3 te biri olmasına rağmen 500 lük telefonu pahalı görüyor...sanırım gerçekten de bana telefon almak gibi bir niyeti yokmuş ağızucuyla söylemiş ben de enayi gibi ciddiye almışım....bu durum beni biraz üzdü....
açıkca ben o 500 tl lik telefonu çok istiyorum ağla2ağla2 hem yaşıma ve tarzıma da uygun özellikleri de fena değil ama gel de anlat ağla2ağla2
sonra bana dedi ki e geçen sene bayılarak aldığın kapaklı siyah telefon duruyo onu kullanmıyorsun bile dedi....neden diye sordu.....sonra bu yeni istediğimin de kaderinin böyle olacağını ekledi....
ben de nedenini açıkladım...o telefonda fazla özellik olmadığını biliyordum ancak fiyatı ucuzdu ve çok şık görünüyordu ben de o fiyata bu kadar şık telefon bir daha bulamam diye onu aldım dedim.....ama sonradan bana hediye olarak daha özellikli bir telefon gelince o açığa çıktı tabi dedim....ancak hediye gelen telefonun özelliklerinden memnun olduğumu fakat görünüşünü beğenmediğimi söyledim...ve istediğim telefonun hediye gelen elimdekiyle aynı özellikleri hatta fazlasını taşıdığını ve daha şık göründüğünü o yüzden onu istediğimi ekledim....ama beni anlamamakta direndi....
boşta kalan siyah kapaklı telefonu kendisine vermemi söyledi...madem boşta duruyor bana ver ben kullanıyım dedi ben de verdim...
siyah kapaklı telefonu aslında neden kullanmadığımın başka bir sebebini de sonradan anladım....bir dizide görmüştüm bu telefonu ve çok hoşuma gitmişti...ancak dizide bu telefonu elinde gördüğüm kişi bir erkekti daha doğrusu yaşlı başlı bir adamdı ve takım elbise giyen bir ajandı kendisi....ama adama ve havasına olan hayranlığımdan o telefona sahip olmak istemiştim...ona sahip olunca en az ben de o kişi kadar havalı olacağımı sandım ancak telefona sahip olmak bir süreliğine hoşuma gitse de elime yakışmadığını ve bende özenti durduğunu farketmiştim...çünkü telefon resmen bir erkek telefonuydu ve ortayaş telefonuydu....ben ise bayanım ve daha ortayaşlarda değilim...bundan sonra karar verdimki birşeyi birinden örnek alıcaksam sadece almayı düşündüğüm şeye değil onu kullanan kişinin özelliklerine yaşına ve cinsiyetine de bakmam gerektiğini anladım...yani bundan sonra kendi yaş grubumdan ve kendi cinsiyetimden olan kişilerin birşeylerini örnek almaya karar verdim...sadece malın veya aksesuarın güzelliğini tek başına birşey ifade etmiyormuş...
inşallah istediğim telefona kavuşurum...fiyatı düşsün bekle dedi babam ama ben biran önce istiyorum onu..ve fiyatı düşmüyor ağla2ağla2 hatta gece rüyama bile girdi o telefon ağla2
Günaydın günlüğüm y789
kilo verme çalışmalarım hala sürüyor...
geçenlerde ablam misafirliğe geldiğinde benim sadece 3 kilo verdiğime inanamadı blissy ve bana dedi ki 10 kilo vermiş gibi görünüyorsun dedi...birçok yerin incelmiş dedi...3 kilo verdim diyince çok şaşırdı yani blissy
bu arada yeni bir karar aldım günlükcüğüm....giyim tarzımda ufak değişiklikler yapmaya karar verdim....ancak bu değişiklikleri uygulamak için daha da zayıflamam ve tarz değişikliğine hazır olmam gerekiyor...
dün akşam dışarı çıktığımda dikkat ettim de pek de şık giyinmediğimi farkettim...spor tarzda giyinen bir insanım ancak tamamen rahatlığı düşünerek bu kadar da spor giyinmem hem yaşımı küçük gösteriyor...hem de o kıyafetlerle biyerlere alışverişe gittiğimde satış elemanları beni çocuk sanıyor dikkate almıyor...sırf onlar dikkate almadı diye tarz değiştirmiyorum...zaten kendi beğenim isteğim de bu yöndeydi...yani dışarı o şekilde çıkmayı aslında kendim de istemiyorum ama kilolarımdan ötürü hareketim kısıtlanmasın rahat edeyim diye o yönde giyiniyordum...ama daha çok kilo verdiğim zaman daha şık şeyler giymek istiyorum...nitekim öyle parçalar da var birkaç tane....ama içlerine girmek ve rahat etmek için biraz daha zayıflamam gerekiyor...mesela dışarı çıkarken nereye gidersem gideyim hep aynı montu giydiğimi farkettim....ve bunun sebebinin en rahat olduğunu düşündüğüm mont olması olduğunu anladım...evet rahat ancak feminenlik adına hiçbir iz taşımıyor...yani sırf rahat olsun diye giyildiği çok belli oluyor...biraz daha kilo verdiğimde sıkça giydiğim kıyafetlerin tarzı tamamen değişmese de (yani yine spor tarza sadık da kalsam) en azından spor-şık dedikleri spor ile klasik arasında kalan bir tarz yakalamak istiyorum...inşallah bunda başarılı olurum y789
ha bu arada dün yeni bir telefon almayı başardım sevincli babam son günlerde kafamın çok düşünceli olduğunu ve telefon konusunu kafama taktığını anladığını söyledi...sanırım beni üzgün görmüş olacakki beni telefoncuya götürdü akşam vakti....oysa biz akşamları çok extra bir durum olmadığı sürece dışarı çıkmayan insanlarız y789 o arada hayalini kurduğumu söylediğim pembe telefonu da canlı olarak gördüm ancak beğenmedim...netteki resimlerdeki halinden çok daha küçükmüş..ve biraz çocuksu gibiydi...tuşları da ufaktı....ondan vazgeçtim onun yerine daha ucuza ve daha güzel bir başka telefona kavuştum blissy
babam bunu biraz da ben yaklaşan sınavlara çalışayım kafamda problem kalmasın diye yapmış..çünkü bu konuya çok kafa yorduğumu anlamış....yani bana ders çalış diyor kendisi y789 ben de bugün çalışmaya başlayacağım...kendisi sözünü yerine getirdi..benim de getirmem lazım bu durumda....belki 1 hafta buralarda görünmeyebilirim...o yüzden merak etme günlük y789
Çok sevindim tebrikler bu bir çekim işte, diledin ve oldu, güle güle kullan yeni telefoncuğunu, sana hep mutluluk getirsin. y789 Ayrıca 10 kilo vermiş gibi görünmene çok sevindim düşünsene 2. ay bittiğinde dilediğin kıyafetleri alıp yine dilediğin gibi şık spor giyinebilirsin. Bunları başarıyorsun ya ders çalışmak sana artık çok daha kolay gelir diye düşünüyorum. Dün akşam anneme senden bahsettim, azimli ve zayıflıyor dedim (bizde annemle diyetteyiz, ama o spor konusunda benden daha azimli) tebrik ettis456956k Başarılarının devamının geleceğini biliyorum, seni özleyeceğiz ama sen derslerine bak tabiki en doğalı bu, sevgiler. İyiki varsın.
[dün akşam dışarı çıktığımda dikkat ettim de pek de şık giyinmediğimi farkettim...spor tarzda giyinen bir insanım ancak tamamen rahatlığı düşünerek bu kadar da spor giyinmem hem yaşımı küçük gösteriyor...hem de o kıyafetlerle biyerlere alışverişe gittiğimde satış elemanları beni çocuk sanıyor dikkate almıyor...sırf onlar dikkate almadı diye tarz değiştirmiyorum...zaten kendi beğenim isteğim de bu yöndeydi...yani dışarı o şekilde çıkmayı aslında kendim de istemiyorum ama kilolarımdan ötürü hareketim kısıtlanmasın rahat edeyim diye o yönde giyiniyordum...ama daha çok kilo verdiğim zaman daha şık şeyler giymek istiyorum...nitekim öyle parçalar da var birkaç tane....ama içlerine girmek ve rahat etmek için biraz daha zayıflamam gerekiyor...mesela dışarı çıkarken nereye gidersem gideyim hep aynı montu giydiğimi farkettim....ve bunun sebebinin en rahat olduğunu düşündüğüm mont olması olduğunu anladım...evet rahat ancak feminenlik adına hiçbir iz taşımıyor...yani sırf rahat olsun diye giyildiği çok belli oluyor...biraz daha kilo verdiğimde sıkça giydiğim kıyafetlerin tarzı tamamen değişmese de (yani yine spor tarza sadık da kalsam) en azından spor-şık dedikleri spor ile klasik arasında kalan bir tarz yakalamak istiyorum...inşallah bunda başarılı olurum y789
imported angel çok tatlısın güldürdün beni.Haklısın bazen giydiğimiz kıyafetlere göre insanların bize olan davranışları da şekillenebiliyor.Ne güzel ifade etmişsin.Herkes böyle analiz edip açıkça dile getiremez kolaylıkla, aynı şeyleri yaşamış olsada seninle.
Kendine yakışanı,tarzını eminim ki bulabileceksin canım.
Seni özleriz ama hiç mi uğramayacaksın![]()
"Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?..." Ne güzel anlatmışsın yağmur benzetmesini.
"yağmur damlalarından beğendiğimi seçip...yere düşmesine izin vermeden onu yakalayacağım" bu da çok hoşuma gitti. Beğendiklerini seç ve yaşa doyasıya.
Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.
Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.
Bu sitenin çalışmasını sağlamak için temel çerezleri ve deneyiminizi geliştirmek için isteğe bağlı çerezleri kullanıyoruz.
