Zero Limit

ben anlamadım şimdi herşey benim içimdeyse bende bu yöntemle bunu çözdüysem bi daha hakarete uğrama ihtimalim var mı nedennnsevincli
evet şimdi lale85 bu soruyu sorduğunda ,düşündümde bu konuda kendimizi arındırdığımızda,bi kişi gelip bana hakaret etti ,bu hakareti kendime algılamıycammırt67,yada nasıl kayıtsız kalıcam,daha doğrusu hakaret edebilecek insanları hayatımamı çekmiycem arınınca
 
ben anlamadım şimdi herşey benim içimdeyse bende bu yöntemle bunu çözdüysem bi daha hakarete uğrama ihtimalim var mı nedennnsevincli smileydance her defasında ayrı çalışma gerekiyor sanırımpartysmiley
 
bak yine anlamadı ben!
yaw bu dört cümlenin ne anlama geldiğini anlıyorum ama gün boyu papağan gibi bunları tekrarlamanın sorunları nasıl çözeceğini, ya da hayatımızı düzelteceğini anlamıyorum bir türlü!
biliyorum günlerdir bu kalın kafamla hepinizi çıldırttım ama üfff ağlayacağım şimdi!
yaw işin kötüsü bende bu kitap var, okudum da...sadece cümleleri söylemek, sanki sihirli bir etki mi yaratıyor ki, işe yarıyor?
telkin dinlemeyi de bıraktım, galiba ben sizinle yola devam edemiyorum hayatını güzelleştiren kardeşler...

tembelliğin,nohutbeyinliliğin bu kadarına da pes!
y789arkadaşım sen bu işlere inanmadığın sürece başarılı olamzsın nedenlerin niçinlerin üzerinde duracağına uygulamaya başla kafa yormakahvesmileyŞanal Bey ne dediyse uyguladım, ne kadar saçma geliyordu ilk başlarda. kendini bırak inanarak ne deniyorsa yap çalışmalarını skan67
 
bak yine anlamadı ben!
yaw bu dört cümlenin ne anlama geldiğini anlıyorum ama gün boyu papağan gibi bunları tekrarlamanın sorunları nasıl çözeceğini, ya da hayatımızı düzelteceğini anlamıyorum bir türlü!
biliyorum günlerdir bu kalın kafamla hepinizi çıldırttım ama üfff ağlayacağım şimdi!
yaw işin kötüsü bende bu kitap var, okudum da...sadece cümleleri söylemek, sanki sihirli bir etki mi yaratıyor ki, işe yarıyor?
telkin dinlemeyi de bıraktım, galiba ben sizinle yola devam edemiyorum hayatını güzelleştiren kardeşler...

tembelliğin,nohutbeyinliliğin bu kadarına da pes!
956kşekerim sözler tekrar edildikçe manyetik bir alan çekim oluşuyor yani tesbih çekerken dua okuruz ya onun gibi.yani bu sözler sihirli sana geri döner kötü söz beddua edeceğine güzel söz söyle.sanada güzel sözler geri gelsin tamam mı hayatım.kizgin1geçenlerde ben bir komşuya sinirlendim.Allah bir dert versin benimle uğraşamasın dedim çok canımı yaktı.ne oldu? benim canımı yakan oldu ...geri döndü.2600dusun2kadına bişi olmadı şeker şimdi ben debeleniyorum.ama sözümü geri aldım komşum seni seviyorum beni affet özür dilerim.annadın mı benim güzel siyahçamwave
 
tamam, anladım artık kendime kötü sözler söylemek yok!
aslında feci zekiyimdir biliyor musunuz? kahvesmiley

e madem sözler sihirli diyorsunuz, peki başlayalım bakalım söylemeye...

teşekkürler...
 
uygulamadaki ana tema; her ne olursa olsun bunun bizden, içimizdeki şeylerden kaynaklandığını fark edip, tamamen sorumluluğu almak, bunu yapabilirsek iyileşme meydana gelmeye başlıyor, ayrıca bu dört cümleyi Allah a söylüyoruz ve Onu yardıma çağırıyoruz...
küçük bir örnek: annemle başka bir şehire misafirliğe gittik. aynı odada kalıyoruz, gece horlama sesiyle uyandım, biraz rahatsız olduğu için acayip bir tonla horluyordu, uykuya dalmam mümkün değildi, kendisini uyandırıp rahatsız etmekte istemedim...önce olayın sorumluluğunu alıyorum benden kaynaklanıyor diye içimden geçirdim sonra da;
Allahım seni seviyorum, özür dilerim, bu durumu yaratan içimde her ne varsa lütfen beni affet, tşk ederim demeye başladım, birkaç kez tekrarladım, anneciğim birden kalkıp oturdu ooo67sonra lavaboya gitti geri dönüp yattı, tabi horlama kesildi, hemen etki etmesine çok şaşırdım, ertesi gece yine aynı, bu sefer kalkıp su içti yattıy789.
 
uygulamadaki ana tema; her ne olursa olsun bunun bizden, içimizdeki şeylerden kaynaklandığını fark edip, tamamen sorumluluğu almak, bunu yapabilirsek iyileşme meydana gelmeye başlıyor, ayrıca bu dört cümleyi Allah a söylüyoruz ve Onu yardıma çağırıyoruz...
küçük bir örnek: annemle başka bir şehire misafirliğe gittik. aynı odada kalıyoruz, gece horlama sesiyle uyandım, biraz rahatsız olduğu için acayip bir tonla horluyordu, uykuya dalmam mümkün değildi, kendisini uyandırıp rahatsız etmekte istemedim...önce olayın sorumluluğunu alıyorum benden kaynaklanıyor diye içimden geçirdim sonra da;
Allahım seni seviyorum, özür dilerim, bu durumu yaratan içimde her ne varsa lütfen beni affet, tşk ederim demeye başladım, birkaç kez tekrarladım, anneciğim birden kalkıp oturdu ooo67sonra lavaboya gitti geri dönüp yattı, tabi horlama kesildi, hemen etki etmesine çok şaşırdım, ertesi gece yine aynı, bu sefer kalkıp su içti yattıy789.

Gerçekten çok etkileyici....Teşekkürler...
 
merhabalar..

minik bir kaç ekleme yapmak istiyorum.. ark5

yaşamlarımızı arzu ettiğimiz gibi daha kaliteli daha huzurlu.. daha başarılı hale getirmek için farklı yol ve yöntemler pek çok kitapta.. eğitimde bizlere sunuluyor...

hemen hemen tüm öğretilerin temeli aynı mantığa dayaamaktadır..
yaşamımızın sorumluluğunu almak..

yaşamın sorumluluğunu almak demek; değiştirebilecek güce sahip olduğunu bilmek demektir..

örneğin;
matemetik dersinden zayıf aldım..
sorumluluğu almaz ve kardeşlerim çok gürültü yapıyor evde bana ait bir odam yok bunun için gerektiği kadar çalışamıyorum.. üstelikte öğretmenimle anlaşamıyoruz .. işte bunun için zayıf aldım dersem sorumluluğumu başkalarının ellerine bıraktım demektir..

sorumluluk kimde ise güçlü olan odur..


bu örmekte benim matematikten başarılı olmam öylesine zor ki..
kardeşlerim susacakta.. öğretmenim durduk yere beni sevecekte.. ailem çok zengin olup bana ayrı oda vereceği bir ev alacakta.. v.b..


peki yukarıdaki şartlara sahip olduğı halde başarılı olan insanlar var mıdır?

nasıl başarılı olmuşlardır.. ?


metematikten zayıf aldım.. çünkü derslerde dersi dinlemek yerine arkadaşlarımla şakalaşıyordum.. bunu gözlemleyen öğretmenim dersin huzurunu bozduğum için bana bakış açısını değiştirdi.. sınava hazırlanmak yerine tv de ki dizilere dalmasaydım daha başarılı sonuç alırdım.. acaba ipod uma rock yerine sesli dersleri kaydedip dinleseydim sınavlarıma daha da rahat ve kolay mı hazırlanırım.. dusun2


ikinci paragraftaki cümleyi kurarken olaya hakim oluşum çözümleride beraberinde getirdi.. nedeni sorumluluğun bende olulu.. sorumluluk ben de ise güç de bendedir.. güç ben de ise ben kurban değilimdir..

kurban değil isem kesilmeyi beklemek yerine hayatımı en iyi şekilde yaşayabilirim.. an ın için olabilirim..

başıma gelenlere ego sal yorum getirmek yerine gözlemci olabilirim..

pek çok şeyi aklımız almayabilir ancak bilinen bir gerçek: evrenin enerji denizinden oluştuğudur..

boş uzayın (boşluk) sıfır nokta enerjisi (zpe) olarak bilinen çok geniş , güçlü ve artan bir enerjiye sahip olduğunu kuantum teorisi açıklamış ve de deneyler ile kanıtlamıştır.. ( nasa lewis research center / 1997 )

fizikçi ve düşünür david bohm tüm bilimadamlarının bu sonsuz enerji okyanusuna odaklanmaları gerektiğini vurgulamıştır...

0 noktası maddenin ve ruhsallığın kesişme noktasıdır...

kitabın ismide zero limittir.. zero limite bedenimizi ve ruhumuzu taşımanın prensipleri kitapta çok güzel bir özet şeklinde verilmiştir..

söylenen cümlelerin alt mesajları çok değerlidir..
bu cümleleri söylerken farkı farkettiğinizde değişimde kendiliğinden gerçekleşecektir..

kitaptan bir alıntı;
benim bu dünyadaki görevim iki tanedir..
ilk işim öncelikle düzeltmektir..
ikinci işim ise uyumakta olanları uyandırmaktır..
hemen herkes uyuyor!?
onları uyandırabilmemin tek yolu; kendi üzerimde çalışmaktır..

dr. ihaleakala hew len


bu cümlede ki ve kitapta anlatılan en önemli şey yaşamın sorumluluğunu almaktır.. olanı değiştirmenin tek yolu kendimizi değiştirmektir..

gördüğümüzü farklı kılmanın yolu olaydaki sorumluluğumuzu kabul edip sıfır noktasında yeniden şekillenmesi için ilahi iradeye teslim etmek ve teslim ettiğine güvenmektir..

th_p-a-a54.gif
sevgiler..
 
acaba merak ediyorum korkudada ise yararmi bu yontemin
 
acaba merak ediyorum korkudada ise yararmi bu yontemin


dragon 41, kastettiğin korku mu endişe mi ya da fobi mi bilemiyorum. Ama hangisi olursa olsun;

Evet, her şeyde işe yarar. ^-^

Verdiğimiz tepkiler, hafızalarımızdaki anılarımız nedeniyledir. Fakat biz anılarımızın tümünü hatırlamayız. Oysa bilinçaltımız hiç bir şeyi unutmaz, orada her şey bir şekilde kodlanmıştır ve biz diyelim ki korkumuzu harekete geçiren bir uyaran aldığımızda anılar nedeniyle korku tepkisini veririz. Bu noktada bilinçli aklımızla kendi kendimize ne söylersek söyleyelim ikna edemeyiz kendimizi. Hele de fobiyse...Hatırlayalım ki bilincin bir saniyede işlediği 15 bitlik veriye karşılık bilinçaltı 15 milyon veri işlemektedir.

Bu noktada sorumluluğu kabul etmeliyiz. Soruna yol açan bir şeyler olup bitmektedir içimizde ve ne hoş bir şeydir ki, onlardan tümüyle arınmak mümkündür.

Bundan tümüyle arınmak için iyi bir yöntemdir ho'oponopono. Tek yapmamız gereken sorunu aklımızda tutarak dört cümleyi tekrar etmek: Seni seviyorum. Özür dilerim. Lütfen beni affet. Teşekkür ederim. Ta ki sıfırlayana kadar, arın, arın, arın.

Ne yapıyoruz? Sorunu kendimizden çok yüce olana, Yaradan'a teslim ediyoruz ve güveniyoruz.

Kitapta da belirtildiği gibi, Larry Dossey bunu çok güzel söylemiş: "Tüm bu zaman içinde Mutlak olan ile bir köprü kurmaya yarayan duanın -dört cümlenin- asla başarısız olmadığını hatırlamalıyız. Her zaman - bu idrak içinde kaldığımız sürece- %100 işe yarar."

Özde hepimiz biriz. Seni seviyorum. Sendeki korkulara benim içimde yol açan bir şeylerin varlığını kabul ediyorum. Özür dilerim. Aramızda kurulan negatif enerjetik bağlardan dolayı beni affet. Soru olarak burada konuyu dile getirmekle bendeki korkulara dikkatimi yönelttiğin ve arınmama katkıda bulunduğun için teşekkür ederim.

 
art56art56cok saol emegine saglık her sey gonlune gore olsun sana sevgilerimi gonderiyorum
 
Sen de sağol dragon41, yararım olduysa ne mutlu bana!
Paylaşmak, burada hep birlikte gelişmek harikulade!..
Ben de bu site sayesinde keşfettim Zero Limit'i. Bu siteyi ve buradaki insanları seviyorum:))
 
fobilerde nasıl işe yarayacak? insan sorunun kendisinde olduğunu kabul etmiyor mu,fobiler zaten mantık çerçevesinde de değerlendirilemiyor.kendimizi affetsek te,sorunu olduğu gibi kabul etsek te çözümü bulmuş olmuyoruz sadece bununla yaşayabilirime gidiyor.bence..
 
fobilerde nasıl işe yarayacak? insan sorunun kendisinde olduğunu kabul etmiyor mu,fobiler zaten mantık çerçevesinde de değerlendirilemiyor.kendimizi affetsek te,sorunu olduğu gibi kabul etsek te çözümü bulmuş olmuyoruz sadece bununla yaşayabilirime gidiyor.bence..


merhabalar.
bütün sağlık sorunlarının bilinçaltı kodları olduğunu, bununda zamanla -ilk gözlerimizi açtığımızdan itibaren verilen dolaylı telkinler vs vs - sevgi eksikliğinden kaynaklandığını hepimiz biliyoruzdur herhalde. bu bağlamda sevginin büyülü gücü yaşanılan olumsuzlukların hepsini iptal edecektir. şöyle ki olayların sorumluluğunu almamız, sevgi ile kabul etmemiz gerekmekte... bunlar bilinçaltının işleyişini ve hayatı değiştirecektir. bu paralelde ego da şaşıracak ve sana direnç gösterecektir ki bu karşı konulmayacak bişey değil. mesela basit bir karşı koyma alternatifi/tekniği; egoyu şaşırtmak için sabah 5 te kalkın ve evin içinde bir tur atın yada kendinize kahvaltı hazırlayın vs vs. yani normalde yaptığınızdan değişik birşey yapın. önce ego "saat kaç bu saatte ne işin var? uyku çok güzel." diyip seni kandıracak... ama kalkıp bir tur atarsanız ego şaşıracak...

sağlıcakla ve ışıkla...
sapkal89
 
Sincered slm arkadaşım actionsmile,bende bu dört cümleyi gün boyunca aklıma geldiğinde tekrarladımrt67,anlayamadığım, sana nacizane sorum şu,Ben bu cümleleri söylediğimde kendimi çok iyi hissettim neseli56,yani kendimizi arındırıyoruzda sorunlu kişi nasıl arıncak onu anlayamadım4897,karşılaştığımda affedemediğim iki tane insan var,yani yaptığını düşünsem o bir kişinin şuan gözyaşlarına boğulurumagl34, ama bunu yapmak istemiyorumsevincli,ne yani4897bu cümleleri söylediğimde o kişi benden özür mü dileyecek?
Ben bu kişiyi her sene bir kerede olsa görüyorum ve aynı odada bile olmak ,yalancıktan, azda birşeyler konuşmak zorunda olmaktuh788neyse çok büyütmeyeyim...Ben insanların gözünün içine bakarak konuşmayı sevmişimdir hep,ama o kişinin son 8 yıldır gözüne bile bakmıyorum,tek bakmadığım kişi...Ben artık bu sorundan kendimi arındırmak istiyorumrt67(hele o kişinin tiriplere girdiğini görmek iyyy)

sevgili arkadaşım,
bende her soruya cevap bulamasam da kitaptan anladıklarımdan yola çıkarak kendime uyguladığımı sana aktarayım...
öncelikle kendimizi değiştirmedikçe kimseyi değiştiremiyeceğimizi anlatıyor kitap. etrafımızda dönen herşey aslında bizim içimizde...
içimizdeki tüm kötü düşünceler, anılar, olumsuzluklar, yarattığımız enerjiler şekillendiriyor herşeyi. yani herşeyin sorumlusu bizleriz. hatta şu an sen benimle bu konuyu paylaştığın için senin sorunun aynı zamanda benim sorunum ve sorumluluğum oldu. ben kendimi bundan arındırmalıyım.
geçmişten beri var olan anılarımız ve düşüncelerimiz bizi bugünkü halimize getirdi. eğer diğer teknikleri de incelerseniz temelde "arınmak" olduğunu farkedeceksiniz. bizi zincirleyen bu anılardan( ki bazen bizi zincirleyenin ne olduğunu bile bilmiyoruz) arınmalıyız.
sen o gözlerine bakmadığın kişi için sadece kendini arındırmalısın her hangi bir amaç ya da beklenti içine girmeden. her şey senin en yüksek iyiliğine olacak şekilde yoluna girecektir.
geçmişten arınmak için şu şekilde söylemeni tavsiye ederim:
" anılarım sizleri seviyorum. şimdi sizleri ve kendimi özgür bırakma fırsatına sahip olduğum için minnettarım. seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni bağışla ve teşekkür ederim"
hatta ben bunu söylerken EFT bile uyguluyorum kendime...kimseyi düşünmüyorum geçmişimden gelen tüm anıları temizlemek niyetiyle bunları söylüyorum kendime.
unutma etrafındaki gördüğün herşeyin sebebi sen değilsin ama sorumlusu kesinlikle sensin diyor kitap...kendini arındır dünya değişsin.

umarım biraz olsun faydalı olabilmişimdir.

özür dilerim.
lütfen beni bağışla.
seni seviyorum ve
teşekkür ederim.

sevgiler...
 
dragon 41, kastettiğin korku mu endişe mi ya da fobi mi bilemiyorum. Ama hangisi olursa olsun;

Evet, her şeyde işe yarar. ^-^

Verdiğimiz tepkiler, hafızalarımızdaki anılarımız nedeniyledir. Fakat biz anılarımızın tümünü hatırlamayız. Oysa bilinçaltımız hiç bir şeyi unutmaz, orada her şey bir şekilde kodlanmıştır ve biz diyelim ki korkumuzu harekete geçiren bir uyaran aldığımızda anılar nedeniyle korku tepkisini veririz. Bu noktada bilinçli aklımızla kendi kendimize ne söylersek söyleyelim ikna edemeyiz kendimizi. Hele de fobiyse...Hatırlayalım ki bilincin bir saniyede işlediği 15 bitlik veriye karşılık bilinçaltı 15 milyon veri işlemektedir.

Bu noktada sorumluluğu kabul etmeliyiz. Soruna yol açan bir şeyler olup bitmektedir içimizde ve ne hoş bir şeydir ki, onlardan tümüyle arınmak mümkündür.

Bundan tümüyle arınmak için iyi bir yöntemdir ho'oponopono. Tek yapmamız gereken sorunu aklımızda tutarak dört cümleyi tekrar etmek: Seni seviyorum. Özür dilerim. Lütfen beni affet. Teşekkür ederim. Ta ki sıfırlayana kadar, arın, arın, arın.

Ne yapıyoruz? Sorunu kendimizden çok yüce olana, Yaradan'a teslim ediyoruz ve güveniyoruz.

Kitapta da belirtildiği gibi, Larry Dossey bunu çok güzel söylemiş: "Tüm bu zaman içinde Mutlak olan ile bir köprü kurmaya yarayan duanın -dört cümlenin- asla başarısız olmadığını hatırlamalıyız. Her zaman - bu idrak içinde kaldığımız sürece- %100 işe yarar."

Özde hepimiz biriz. Seni seviyorum. Sendeki korkulara benim içimde yol açan bir şeylerin varlığını kabul ediyorum. Özür dilerim. Aramızda kurulan negatif enerjetik bağlardan dolayı beni affet. Soru olarak burada konuyu dile getirmekle bendeki korkulara dikkatimi yönelttiğin ve arınmama katkıda bulunduğun için teşekkür ederim.

sevgili ismira, çok teşekkürler çok faydalı olduğu kesin, denicem mutlaka...araba kullanma korkum var.birde bir olay için uygulayacağım sonuçları mutlaka paylaşırım.harikasınızy789
 
fobilerde nasıl işe yarayacak? insan sorunun kendisinde olduğunu kabul etmiyor mu,fobiler zaten mantık çerçevesinde de değerlendirilemiyor.kendimizi affetsek te,sorunu olduğu gibi kabul etsek te çözümü bulmuş olmuyoruz sadece bununla yaşayabilirime gidiyor.bence..

Eğer bu başlık altında kitabın tanıtımı ve alıntıları okumuşsanız, hatırlarsınız. Bu yöntemle terapist akıl hastası suçluların olduğu hastanede, sadece yöntemi kullanıp kendi üzerinde çalışarak, akıl hastalarının iyileşmesini sağlamıştır. Akıl hastalarının dört ay gibi sürede iyileşip, hastanenin o biriminin kapatılmasını sağlayacak denli güçlü bir etki söz konusu.

Bu yüzden güvenebiliriz. Neydi, nasıldı gibi sorulara takılmadan, sadece uygulayalım. Önemli olan arınmadır, süreçlerini kavramasak da. Fakat süreçlerle ilgili de önceki bölümlerde açıklamalar mevcut.

Şunu aklımızda tutalım: Biz soruna yol açan parçamızı sıfırladığımızda arınma gerçekleşir.
 
"Tor Norrentranders'in kitabı The User Illusion'da, kalkışmakta olduğunuz ani ve inanılmaz zihinsel değişim sürecinin esasını özetleyen bir cümle var: "Hiçlik aynada kendini gördüğü zaman kainat başladı"

Sıfır Sınır hiçbir şeyin var olmadığı, ama her şeyin mümkün olduğu sıfır konumuna geri dönmek üzeredir. Sıfır konumunda düşünceler, kelimeler, eylemler, hatıralar, programlar, inançlar ya da herhangi başka bir şey yoktur. Sadece hiçlik vardır.

Ama bir gün hiçlik aynada sizi gördü ve siz doğdunuz. Oradan, siz yarattınız ve bilinçsizce inançlar, programlar, anılar, düşünceler, kelimeler, eylemler ve daha pek çok şeyi içinize çekip kabul ettiniz. Bu programların pek çoğu varoluşun başlangıcına geri dönmektedir."

Joe Vitale- Kitaptan alıntı
 
"Basitçe ifade etmek gerekirse, Ho'oponopono "doğrusunu yap" ya da "bir hatayı düzelt" demektir. Eski Hawaililere göre, hatalar geçmişin acı veren anıları nedeniyle zehirlenen düşünceler yüzünden ortaya çıkar. Ho'oponopono dengesizliğe ve hastalığa neden olan bu acı veren düşüncelerin ya da hataların enerjisini ortadan kaldırmanın bir yoludur."
...

"Sorun çözmede güncelleşmiş Ho'oponopono yöntemini kullanırken, terapist önce kendi I-Dentity'sini (Türkçesi: Kimlik), kendi aklını alır ve başkalarının SEVGİ ya da TANRI diye adlandırdıkları Asıl Kaynak ile bağlantıya sokar. Bağlantıyı sağladıktan sonra, terapist önce kendisinin sonra da hastasının içinde sorun olarak kendini gösteren hatalı düşünceleri düzeltmesi için SEVGİ'ye çağrı yapar. Çağrı terapist açısından bir pişmanlık ve affetme sürecidir- "Kendim ve hastamda soruna yol açan içimdeki yanlış düşünceler için özür dilerim; lütfen beni affet."

Terapistin pişmanlık ve affetme çağğrısına karşılık olarak, SEVGİ zararlı düşüncelerin değişim sürecini başlatır. Bu ruhani düzeltmesürecinde, SEVGİ öncelikle soruna neden olan zararlı duyguları, ister içerleme, ister korku, öfke, suçlama ya da şaşkınlık olsun, nötralize eder. Bir sonraki adımda, SEVGİ nötralize olmuş enerjileri bir ıssızlık, boşluk, gerçek özgürlük konumuna bırakarak düşüncelerden temizler.

SEVGİ boşalan, özgür kalan düşünceleri bu sefer Kendisi ile doldurur. Sonuç? Terapist sevgi ile iyileştirilir, yeniden yapılanır. Terapist iyileştirilince hasta ve onunla ilgili tüm sorunlar da iyileşir. Hastada var olan umutsuzluğun yerinde artık SEVGİ vardır. Ruhundaki karanlığın yerinde artık SEVGİ'nin iyileştirici Işığı yer almıştır."

Zero Limit-Kitaptan alıntı
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst