Zero Limit

Sevgili DefneA, paylaşımın için teşekkür ederim. Bildiğim yöntemler içinde bana en uygun geleni bu oldu. Bence de çok kolay ve her an uygulanabiliyor. Yaşamla birlikte, anda çalışılıyor olması farkındalığı geliştiriyor bence. Örneğin ben, rahatsız olsam da olmasam da, sürekli dört cümleyi tekrarlıyorum. Böyleyken aklımdan geçenleri ve duygularımı daha çok farkediyorum, bu sefer farkettiğim duygu, düşünce, yargı neyse onunla ilgili uygulama yapıyorum. Açıkçası o kadar çok veriyle karşı karşıyayız ki biriyle işim bitmeden öteki devreye giriyor.Sanırım bu hal bir süre devam edecek.Sende böyle bir şey oldu mu?

Ben başlayalı iki-üç gün oldu. İçimdeki etkilerini hissedebiliyorum, ama henüz dış dünyadakilerde test etmiş değilim. Sen çok güzel sonuçlar almaktasın anladığım kadarıyla. Merak ediyorum, sen bu metoda başlayalı ne kadar oldu? Etkisi açısından ilk başlara göre bir değişim gözlüyor musun?

"bilinçaltımızın çok zor ikna olduğunu düşünürsek birkaç tekrarla bilinçaltının böyle bir mesajı hem de uyanıkken nasıl içselleştirdiğini pek anlayabilmiş değilim.Bu konuda fikri olanlar paylaşırsa çok sevinirim."

demişsin ya;

Kitabın bir yerinde,

"Tanrı'ya "Seni Seviyorum" dediğim ve arındığım sürece sıfır sınırın olduğu yere geri dönüyorum. Sıfırdan gelen sinyal, eğer kelimelere dökmek gerekirse "sevgi"dir. Dolayısıyla durmadan "seni seviyorum" demek onunla aynı titreşimde olmamıza yardımcı olur. Onu tekrarlamak kendi uyanışımızın önündeki hatıraları, programları, inançları ve sınırlamaları nötralize etmemize yardımcı olur."

Deniliyor.

Buradan hareketle, 'sevgi' nin frekansının çok yüksek olması nedeniyle bilinçaltında çok büyük etki gücüne sahip olduğunu düşünüyorum. Bilinçaltını ikna etmek için kullanılan teknikler, bilinçten hareketle bilinçaltına yönelen teknikler. Bildiğim kadarıyla, bilinç beynimizin korteks denilen %28 lik bölümü ise, bilinçaltı %72'lik bir bölümü. Yani kontrolü elinde tutan bilinçaltı. Ve yine kitapta sıklıkla belirtildiği gibi saniyede bilinçli zihinde 15-20 byte'lık bilgi bulunurken, bilinçaltında 15 milyon byte'lık bilgi işlemekte. Böyle olunca bizim bilinçaltında işleyen bilgiyi bilincimizle anlayıp, müdahale etme ve senin deyiminle ikna etmemiz pek olası görünmüyor, öyle değil mi? Biz bilincimizle belirlediğimiz olumlama veya telkin gibi yöntemle bilinçaltındaki doğru hedefi bulabildiğimizden ve de tüm bileşenlerini temizleyebileceğimizden emin olabilir miyiz?

İşte burada bizim farkedemeyeceğimiz, anlayamayacağımız, dolayısıyla değiştiremeyeceğimiz şeyler üzerinde de etkili olan güçlü bir anahtar demek ki 'sevgi'. Adeta tılsımlı bir anahtar. O kendi yüksek frekansıyla aklımızın erdiği ermediği her şeyi temizliyor demek ki, diye düşünüyorum.

Bir de şu yönü var: Diğer bazı yöntemlerde değiştirmek istediğimiz şeyin yerini başka bir şeyi koymaya çalışmıyor muyuz? Oysa burada temizleyip boşluk oluşturmamız öneriliyor, başka bir şeyi onun yerine koymamız değil. Oluşan boşluğun Tanrısal olanla dolacağı, aslolanın da bu olduğu vurgulanıyor.Teslimiyet değil mi bu?

Senin yazdıklarınla birlikte bu kitabın bana düşündürdükleri bunlar.
Ama bilincin oyalamalarına mı kapıldık yoksa?
Ne dersin bunlardan da arınmamız mı gerekiyor?
Öyleyse,
Seni seviyorum. Özür dilerim. Lütfen beni affet. Teşekkür ederim:)
 
Arkadaşlar bu yöntem süpeerr:)

Dün arabamla giderken ara yoldan ansızın önüme çıkan bir arabaya çarptım. Allahtan yavaş gidiyordum ve ikimizin aracında da hasar oldu. Daha önce de bir kaç kez kaza yaptım, çok büyük tehlikeler atlattım. Benim değil, tamamıla karşı taraf kusurlarından kaynaklıydılar, ama üst üste tekrarlıyordu ve her seferinde ağırlaşarak. Çekim yasasına inanırım. Bunun neden gerçekleşiği ve nasıl değiştirebileceğim üzere içsel çalışmalar yapmıştım ve durmuştu. Bu ara ufak ufak yine başladı.

Demek ki temizleyememişim...

Bu sabah ho'oponopono yöntemiyle kazayal ilgii hatıraları temizledim.Şöyle ki;
Dünkü olayı düşünüp, tüm sorumluluğumu kabul ettim önce, bunu iyileştirme sorumluluğunu...
Sonra karşı kaza olayının tüm unsurlarını(ben, karşı taraf, arabalar, ortam, daha da aklıma ne geldiyse) tek tek düşünüp dört cümleyi tekrarladım. Bunu yaparken kaza çağrışımı yapan bir şekilde benim algı ortamıma girmiş hatıralar aklıma gelmeye başladı.
Son olaydan başlayarak, sinema şeridini tersine çevirircesine bana kaza anımsatan her olayın her unsurunu düşünüp cümleleri tekrarladım, sevgimi, özrümü, teşekkürümü ilettim. Gazete veya televizyon haberleri dahil aklıma ne geldiyse...
Bunu yaptıkça ferahlama ve hafifleme hissettim. Aynı zamanda beyaz bir ışıkla yıkanıp görüntüler siliniyordu sanki.
Dünün hatırasına döndüğümdeyse görüntü silinmişti neredeyse...

Sanıyorum kitaptaki temizleme, silme işleyişini anladım. Bu çok güzel...

Kalan hatıra varsa diye tekrar uygulama yapmayı planlıyorum.
Bakalım bundan sonra ne olacak?

Bu arada bir şekilde kaza olaylarıyla hayatıma yer tutan ve sorunu bana yansıtan kişilerdeki değişimi de merak ediyorum...
 
bu yöntem gerçekten inanılmaz.
bende hayatımda uyguluyorum bir süredir.
etkisini görebildiğim en önemli şey bana olumsuz şeyler hatırlatan insanlar için yaptığım uygulamalar oldu.
eskiden görmek bile istemediğim kişilere sevgiyle bakmaya başladığımı hissediyorum.
hem sihirli sözleri söylerken başka olumsuz inançlarımdanda arınmış olduğumu düşünüyorum.
 
seni seviyoruumm:D:D
 
Ho'oponopono

Ho'oponopono

Dr. Len’e kendisini iyileştirmekle ilgili ne yaptığını sordum. O hastaların dosyalarına baktığı zamani tam olarak yaptığı neydi?

“Üzgünüm, ve tekrar tekrar “seni seviyorum” diyorum”, dedi

**

Senin gibi biri bana geldiği zaman, İlahi Olan’a, “Lütfen, ……….’da bu acıya neden olan benim içimdeki devam etmekte olan şey neyse, onu nasıl çıkarıp atacağımı bana anlat”. Ve acınız gidene kadar veya siz durmamı isteyene kadar bana verilen bilgiyi uyguluyorum.

**

Herhangi bir problemi çözmek istiyorsanız, kendiniz üzerinde çalışın. Eğer başka biriyle probleminiz varsa, kendinize şöyle sorun, “Bu kişinin canımı sıkmasına neden olan içimdeki şey nedir?”. İnsanlar yaşamınıza sadece sizin canınızı sıkmak için çıkagelirler! Eğer bunu biliyorsanız, herhangi bir durumu kaldırabilirsiniz ve orada salıverebilirsiniz. Basittir: “Olan şeyler için üzgünüm. Lütfen beni bağışla.”

-- Benim ve o kişi için probleme neden olan içimdeki hatalı düşünceler için üzgünüm; lütfen beni bağışla”

**

Herkesin düşüncelerinden toksik enerjileri iptal etmek için uygulayabileceği bir düşünce temizleme aleti; Zihinsel olarak düşünün;

“Işığın Düğmesini benim ve ailemin, akrabalarımın, yakınlarımın ve atalarımın düşüncelerine açıyorum”…

Bu aletin kullanılabileceği zamanların sayısının sınırı yoktur. Alet, Zihninizi bölen, kendinizin, ailenizin, akrabalarınızın ve atalarınızın toksik düşüncelerini temizlemek içim Sevgiye bir ricadır.

“Üzgünüm. Problem olarak tezahür eden içimde süregiden her ne ise lütfen beni bunun için bağışla.” Sevgi bunu siler ve düzeltir.

İşte size kendinizi fark ettiğiniz herhangi bir şeyden iyileştirmede kanıtlanmış iki ho’oponopono uygulaması. Başkasında gördüğünüz her şeyin içinizde de olduğunu unutmayın, dolayısıyla bütün iyileştirme olayı kendinizi iyileştirmektir. Bu yöntemi sizden başka kimse uygulayamaz.

“İlahi Yaratıcı, tek olan baba, anne, oğul … Eğer yaradılışımızın başlangıcından şu ana kadar, ben, ailem, yakınlarım ve atalarım sana, ailene, yakınlarına karşı düşüncelerde, sözlerde, eylemlerde ve hareketlerde suç işlediysek/kırdıysak, bağışlamanı diliyoruz … Bunun temizlenmesine, arınmasına, salıverilmesine, tüm negatif anıların, blokların, enerjilerin ve titreşimlerin kesilmesine, silinmesine izin ver ve bu istenmeyen enerjileri saf ışığa dönüştür …. Ve oldu”

Bu rica (dua) ho'oponopono olarak adlandırılır ve her dinde rastlanabilir, çünkü “her inançta, suç işlediklerimiz için bağışlama istediğimiz bir bölüm vardır… Ancak bunun ötesine gideriz … aile, yakınlar ve atalar… bazı problemler, muhtemelen başka bir yüzyılda birisinin başını baltayla kesen bir büyükbabadan kaynaklanır. Atmayı istediğimiz şey “saf ışığa” dönüştürülür, çünkü aksi taktirde attığımız çöple “atmosferi kirletirdik”. Ancak saf ışık olarak, kirliliğe neden olmaz.”

“Ve oldu” dendiğinde, dönüşüm gerçekleşir, ve “bilgisayar depolanan çöpü otomatik olarak siler…

***

İkinci olarak, Dr. Hew Len’in iyileştirme şekli öncelikle “Özür dilerim” ve “Lütfen beni affet” demektir. Bunu bir şeyin – ne olduğunu bilmediğiniz bir şey – beden/zihin sisteminize girmiş olduğunu kabul etmek için söylersiniz. Oraya nasıl girdiği hakkında hiçbir fikriniz yoktur. Bilmek zorunda değilsiniz. Eğer fazla kilolu iseniz, sizi bu hale getiren progama yakalanmışsınızdır sadece. “Özür dilerim” derken, Tanrı’ya içinizden size getirmiş olduğu şey için af dilediğinizi söylüyorsunuz. Tanrı’dan sizi affetmesini istemiyorsunuz; Tanrı’dan sizin kendinizi affetmeniz için size yardım etmesini istiyorsunuz.

Bundan sonra, “Teşekkür ederim” ve “seni seviyorum” dersiniz. “Teşekkür ederim dediğiniz zaman, minnettarlığınızı ifade etmiş oluyorsunuz. Sorunun onunla ilgili olan her şeyin mutlak iyiliği için çözüleceği inancınızı gösteriyorsunuz. “Seni seviyorum” tıkanık enerjinin akmasını sağlar. Sizi Tanrı’ya bağlar. Sıfır konumu saf sevgi ve sıfır limiti olduğu için, sevginizi ifade ederek o konuma gelmeye başlıyorsunuz.

Bundan sonra olacaklar Tanrı’ya kalmıştır. Bir şekilde harekete geçmeniz konusunda içinize bir esinlenme doğabilir. Bu her neyse, onu yapın. Yapacağınız hareketten emin değilseniz, aynı iyileştirme metodunu kafa karışıklığınız için uygulayın. Net olduğunuzda, ne yapmanız gerektiğini bileceksiniz.

Bu, güncelleştirilmiş ho'oponopono iyileştirme yöntemlerinin basitleştirilmiş bir versiyonudur.

Zero Limit; Joe Vitale – Dr. Ihaleakala Hew Len

www.hooponopono.org

Zero Limits

Alıntıdır: KOSULSUZ - SEVGİ - Ho'oponopono
 
bu yöntem ile başkalarına şifa verebiliyormuyuz. ?
 
bu yöntem gerçekten inanılmaz.
bende hayatımda uyguluyorum bir süredir.
etkisini görebildiğim en önemli şey bana olumsuz şeyler hatırlatan insanlar için yaptığım uygulamalar oldu.
eskiden görmek bile istemediğim kişilere sevgiyle bakmaya başladığımı hissediyorum.
hem sihirli sözleri söylerken başka olumsuz inançlarımdanda arınmış olduğumu düşünüyorum.


Sevgili alestason
bu yontemi pratikte nasil uyguladigini yazabilirmisin, misal sana olumsuz seyler hatirlatan insanlar aklina geldiginde "seni seviyorum" "özür dilerim" mi diyorsun, yoksa "seni seviyorum, ozur dilerim, lutfen beni bagisla, tesekkur ederim" mi diyorsun..
ben kitabi okumadim fakat sitede ogrendiklerimle uygulamaya calisiyorum.yardimci olursan tesekkur ederim

sevgiler kiss3
 
evet biraz daha açarsanız çook sevinirim ben de :) alınıcak kitaplar listesi baya varda:)kiss3
 
her an her durumda uygulanabilir hayal gücü ile sınırlı.
ama bir teknik olarak görülürse eğer sizi kızdıran birini gözünüzün önüne getirim ve 4 cümleyi söyleyin.

kaldı ki her an her durumda yapılabildiğinden aklınıza ne zaman gelirse tekrarlayın. bu durum karşısında zamanla çözünmeler olacaktır.
 
Kendime Yapabileceğim En Büyük Yatırımı Bu Metodu Öğrenerek Yaptım.. Bence Bu Metoda Önem Vermelisiniz.. Çünkü Dediğimiz Gibi Hayatımızda O Kadar Çok Veri Var Ki.. Kaderimizi Sevgiyle Mi Yoksa Negatiflikle Mi Çizeceğiz ? İşte Sevgiyle Çizmenin Yolu Ho'oponoponodur..


Sevgiyle Kalın..
 
aslında kitapta tam olarak böyle değil ama ben şu şekilde uyguluyorum.
böyle uygulamayı daha çok seviyorum
o kişiyi aklıma getiriyorum sonra (sanırım bunu yine burada,sitede okumuştum)
onu pembeler içinde düşünüyorum pembe ışık yolladığımı imgeliyorum ve bir yandanda
''seni seviyorum'' diyorum.
bazende hepsini söylüyorum.yani o an içimden nasıl geliyorsa.
ama en çokta seni seviyorum demeyi seviyorumy789
kitabı okumanızı mutlaka tavsiye ederim.
 
bu yöntem ile başkalarına şifa verebiliyormuyuz. ?

Sevgili güneşim, anladığım kadarıyla cevap vereyim:

Bu yöntem ile başkalarını, canlıları, nesneleri, hayvanları, bitkileri, olayları...aklınıza ne gelirse her şeyi iyileştirebiliriz. Ancak bu yöntemdeki püf noktası şu: Dışarısı diye bir şey yok, başkaları diye bir şey yok. Her şey kendi içimizde. Önce bunu kabul ettiğimizde kitaptaki deyimle %100 sorumluluğu üzerimize alıyoruz. Şifayı başkalarına değil kendi içimizdeki ilgili parçaya gönderiyoruz.

Bunun için sorun olarak gördüğümüz şeye bakıp "bunun benim içimdeki karşılığı nedir, içimde bunu oluşturan neler oluyor?" gibi sorular sorabiliriz.
Bu karşılığı sıfırladığımızda iyileşme gerçekleşir.Bunun için yapabileceğimiz şey sevgi göndermek, özür dilemek, teşekkür etmek. Yaratıcı'ya yönelik "seni seviyorum, özür dilerim, lütfen beni affet, teşekkür ederim" dedikçe bilinçli ve bilinçaltı hafızada ve ötesinde bulunan negatif enerjileri temizliyoruz. Biz arınıyoruz, bağlantılı olduğumuz herkes ya da her şey arınıyor.
 
Süpersin İsmira teşekkürler sevgiler kiss3
 
Herhangi bir problemi çözmek istiyorsanız, kendiniz üzerinde çalışın. Eğer başka biriyle probleminiz varsa, kendinize şöyle sorun, “Bu kişinin canımı sıkmasına neden olan içimdeki şey nedir?”. İnsanlar yaşamınıza sadece sizin canınızı sıkmak için çıkagelirler! Eğer bunu biliyorsanız, herhangi bir durumu kaldırabilirsiniz ve orada salıverebilirsiniz. Basittir: “Olan şeyler için üzgünüm. Lütfen beni bağışla.”

-- Benim ve o kişi için probleme neden olan içimdeki hatalı düşünceler için üzgünüm; lütfen beni bağışla”

***

Herkesin düşüncelerinden toksik enerjileri iptal etmek için uygulayabileceği bir düşünce temizleme aleti; Zihinsel olarak düşünün;

“Işığın Düğmesini benim ve ailemin, akrabalarımın, yakınlarımın ve atalarımın düşüncelerine açıyorum”…

Bu aletin kullanılabileceği zamanların sayısının sınırı yoktur. Alet, Zihninizi bölen, kendinizin, ailenizin, akrabalarınızın ve atalarınızın toksik düşüncelerini temizlemek içim Sevgiye bir ricadır.

“Üzgünüm. Problem olarak tezahür eden içimde süregiden her ne ise lütfen beni bunun için bağışla.” Sevgi bunu siler ve düzeltir.

İşte size kendinizi fark ettiğiniz herhangi bir şeyden iyileştirmede kanıtlanmış iki ho’oponopono uygulaması. Başkasında gördüğünüz her şeyin içinizde de olduğunu unutmayın, dolayısıyla bütün iyileştirme olayı kendinizi iyileştirmektir. Bu yöntemi sizden başka kimse uygulayamaz.

“İlahi Yaratıcı, tek olan baba, anne, oğul … Eğer yaradılışımızın başlangıcından şu ana kadar, ben, ailem, yakınlarım ve atalarım sana, ailene, yakınlarına karşı düşüncelerde, sözlerde, eylemlerde ve hareketlerde suç işlediysek/kırdıysak, bağışlamanı diliyoruz … Bunun temizlenmesine, arınmasına, salıverilmesine, tüm negatif anıların, blokların, enerjilerin ve titreşimlerin kesilmesine, silinmesine izin ver ve bu istenmeyen enerjileri saf ışığa dönüştür …. Ve oldu”

Bu rica (dua) ho'oponopono olarak adlandırılır ve her dinde rastlanabilir, çünkü “her inançta, suç işlediklerimiz için bağışlama istediğimiz bir bölüm vardır… Ancak bunun ötesine gideriz … aile, yakınlar ve atalar… bazı problemler, muhtemelen başka bir yüzyılda birisinin başını baltayla kesen bir büyükbabadan kaynaklanır. Atmayı istediğimiz şey “saf ışığa” dönüştürülür, çünkü aksi taktirde attığımız çöple “atmosferi kirletirdik”. Ancak saf ışık olarak, kirliliğe neden olmaz.”


“Ve oldu” dendiğinde, dönüşüm gerçekleşir, ve “bilgisayar depolanan çöpü otomatik olarak siler…

***

İkinci olarak, Dr. Hew Len’in iyileştirme şekli öncelikle “Özür dilerim” ve “Lütfen beni affet” demektir. Bunu bir şeyin – ne olduğunu bilmediğiniz bir şey – beden/zihin sisteminize girmiş olduğunu kabul etmek için söylersiniz. Oraya nasıl girdiği hakkında hiçbir fikriniz yoktur. Bilmek zorunda değilsiniz. Eğer fazla kilolu iseniz, sizi bu hale getiren progama yakalanmışsınızdır sadece. “Özür dilerim” derken, Tanrı’ya içinizden size getirmiş olduğu şey için af dilediğinizi söylüyorsunuz. Tanrı’dan sizi affetmesini istemiyorsunuz; Tanrı’dan sizin kendinizi affetmeniz için size yardım etmesini istiyorsunuz.

Bundan sonra, “Teşekkür ederim” ve “seni seviyorum” dersiniz. “Teşekkür ederim dediğiniz zaman, minnettarlığınızı ifade etmiş oluyorsunuz. Sorunun onunla ilgili olan her şeyin mutlak iyiliği için çözüleceği inancınızı gösteriyorsunuz. “Seni seviyorum” tıkanık enerjinin akmasını sağlar. Sizi Tanrı’ya bağlar. Sıfır konumu saf sevgi ve sıfır limiti olduğu için, sevginizi ifade ederek o konuma gelmeye başlıyorsunuz.

Bundan sonra olacaklar Tanrı’ya kalmıştır. Bir şekilde harekete geçmeniz konusunda içinize bir esinlenme doğabilir. Bu her neyse, onu yapın. Yapacağınız hareketten emin değilseniz, aynı iyileştirme metodunu kafa karışıklığınız için uygulayın. Net olduğunuzda, ne yapmanız gerektiğini bileceksiniz.

Bu, güncelleştirilmiş ho'oponopono iyileştirme yöntemlerinin basitleştirilmiş bir versiyonudur.

Zero Limit; Joe Vitale – Dr. Ihaleakala Hew Len

www.hooponopono.org

Zero Limits
 
bu kitap, The Secret ve benzeri bir sürü kitap var bende..hepsini ayrı hevesle, 'işte mutluluğun sırrını buldum!' coşkusuyla almıştım...Sır kitabı hoşuma gitmişti ama üzerinde duramadan unuttum gitti..
yalnız bu kitap beni ikna etmedi yöntemi konusunda..yani başkalarını affetmenin, özür dilemenin beni nasıl iyileştireceğini, hayatımı nasıl düzene sokacağını anlamadım...ben gibi sürekli 'ayaklı vicdan azabı' olarak dolaşan biri, sürekli özür dilese ne olur ki?
yine de faydasını görenleri okumak çok güzel..
 
Siyahça,aslında ben olaya yöntem olarak bakmıyorum.ister yöntem olarak bakalım ister bakmayalım,olay yine bizde bitmekte.neden mi?çünkü zaten bunların hepsi bizim özümüzde mevcut olan şeyler.mesela ben bu yönteme benzer birşey uyguluyormuşum zaten hayatımda.biri benim istemediğim birşey yaptığında, oturup sorular sorarım sakince.neden?buna sebeb verecek ne yaptım ya da bende mevcut olan ne varda bu oldu?gibi..asla o kişiyi veya başıma gelen olayı suçlayarak sonuca varmam.kısa bir süre sonrada inanılmaz sonuçlar alırım.şimdi bu yöntemle tanışınca,buna benzer bişey uyguladığımı gördüm.ilk önce farkındalık önemli.bu yöntem çok güzel bir yöntem.işte bu içimizde mevcut olanı ortaya çıkaran bir yol.sevgiyle açılan her yol güzeldir.bu da öyle.
sevgiler.
 
bu kitap, The Secret ve benzeri bir sürü kitap var bende..hepsini ayrı hevesle, 'işte mutluluğun sırrını buldum!' coşkusuyla almıştım...Sır kitabı hoşuma gitmişti ama üzerinde duramadan unuttum gitti..
yalnız bu kitap beni ikna etmedi yöntemi konusunda..yani başkalarını affetmenin, özür dilemenin beni nasıl iyileştireceğini, hayatımı nasıl düzene sokacağını anlamadım...ben gibi sürekli 'ayaklı vicdan azabı' olarak dolaşan biri, sürekli özür dilese ne olur ki?
yine de faydasını görenleri okumak çok güzel..

İlk önce aslında kendini affediceksin ve seviceksin.sonra gerisi gelicek zaten Siyahça.'ayaklı vicdan azabı' demişsin.kendinde bu yollarla yöntemlerle bulduğun bazı noktaları iyileştirerek devam edersen gerisi emin ol geliyor.hayata karşı yanlışların azalıyor,kendine 'yanlış yaptım' demelerin azalıyor.böylece vicdan azabında azalıyor.kendini kabulleniyorsun önce.bundan vicdan azabı duyarak değilde ders alarak ve bir daha başıma gelse nasıl yaparımları düşünerek yola devam ediyorsun.işe kendinden başlamasın canım.gerisi geliyor.

sevgilerimle.
 
yıllar evvel ben daha 15li yaşlarımdayken Richard Bach'ın "mavi tüy" adlı kitabını okumuştum. uzun yıllar bu kitap beni etkisi altına aldı. kitabın içinde bir dizi hayatla ilgili cümleler var. bunlardan bir cümle vardı ( ki ben bu cümleyi okuduğumda sanırım pek farkında değildim ne anlama geldiğinin) şimdi tüm paylaşımlarınızdan sonra ne olduğunu anladım.

kitapta aynen şöyle diyor: hayatınızdaki herşey siz oraya çizdiğiniz için ordadır.

yani hayatının sorumluluğunu al ve çizdiklerini sil ya da değiştir diye ekleyebilirim ben bunun sonuna.idea3
 
Merhaba arkadaşlar,

Kitabı bende okudum ve beğendim. Hatta bu yöntemi hayatımda uyguluyorum. Kitapta sesli söylemenize gerek yok diyor. Ama ben diyorum ki ara ara seslide yapsak ne güzel olur. Kiii ben öyle yapıyorum... :)
Geçenlerde tv de birşey seyrettim ve çok etkilendim. Nekadarı doğru bilemem çokda doğruluğunu önemsemiyorum zaten... Seyrettiğim şey Rus Bilim adamlarının deprem araştırması sırasında yalnış hatırlamıyorsam yerin 14 km altından duydukları seslerdi. Sesleri kaydedip daha sonra analiz ettiklerinde ortaya çıkanlar çok ürkütücüydü. Çığlık atan kadın sesi, ambulans, itfaye sireni gibi sesler... Beni duyuduğumda hem çok korkuttu, hem içimi acıttı hemde ne yapabilirim sorularımı dahada gün yüzüne çıkardı.

Bir süredir sadece tüketen birisi olduğum için çok sıkıntılıydım. Üreten olmak , hayata , insanlığa birşeyler vermek istiyordum. Tabii bunu yaparkende hep maddi şeylerle yapılacağını düşünüyordum. Yanii çok para kazanıp insanlara dağıtmalıyım, çok para kazanıp sokakta kalanlara yer yurt edindirmeliyim v.s. gibi hep ucu maddi şeylere dayanan iyilikler... Onuda yapacağım günler gelecek inşaallah peki ben ozamana kadar tüketenliğe devammı edecektim.

İşte bu sesleri duyduğum zaman aklımda hemen o anda yapacağım şey belirdi. Bundan böyle hep güzel cümleler kuracak, dünyanın güzel şeyler dinleyerek ruhunun rahatlamasına yardımcı olacaktım. Bu kadar savaşların, katliamların , trafik kazalarının , kötü konuşmaların v.s. artık dünyaya ağır geldiğini ve taşıyamadığını düşünüyorum. ( Her ses uzayda asılı kalır , silinmez. İslam inancıda bu kanıtlanmış bilgiyi destekler zaten... )

Işığım çaktıktan sonra ben nelermi yapmaya başladım.

Mümkün olduğunca güzel söz söylemeye başladım. Olumlu, güzel cümleler... Ve bunları ortam müsaitse kısık sesle söylüyorum.

Namazlarımı, tesbihatımı kısık sesle yapıyorum.

Mümkün olduğunca çok Allah, Lailahe illallah, Elhamdülillah ve Estağfilullah diyor ve salavat getiriyorum. Tabii bunlarıda hep kısık sesle ve hem kendim için hem diğer insanlar için güzel birşey yaptığım mutluluğuyla, bilinciyle yapıyorum.

Ve en sevdiğim dil olan TÜRKÇE ilede Seni seviyorum, teşekkür ederim, özür dilerim, lütfen beni affet cümlelerini tekrarlıyorum.

Dualarımı hep olulumlu cümlelerle ve sesli olarak ediyorum.

Sonraaa ara ara kii hergün aslında o müsait ortamı yaratmaya çalışıyorum genelde :)) netten indirdiğim bazı kuran ayetlerini kulaklıktan değilde hoparlörden dinleyerek dünyada dinletiyorumm :))

Ben bunları yapmaya başlamadan evvel amacım sadece dünyanın ruhunu rahatlatmaya yönelikti ama sonra gördüm kii hayatımda rahatlamaya başladı. Sadece hayatım değil ruhummmmda...

İşte böyle arkadaşlar... Belki benim yaptığımın sessiz, içten söylenmeside aynı yola götürüyordur. Ama ben işte böylesine daha çok inandım.

Birde yaptıklarımla ilgili çok detay verdim. Bu verdiğim detayların kafa karıştırmasını istemem. Bunlar benim yaptıklarım. Sizde yapın gibisinden anlaşılıp, baskı yaptığımı düşünmeyin lütfen... Normalde forumda çok yazan birisi değilim. Genelde okuyorum. Biraz detaycıyım sanırım. Birşeyi anlattımmı diğerinide es geçemediğimden bukadar detaya girdim. Bilginize, selamlar... :))
 
Süpersin İsmira teşekkürler sevgiler kiss3

Sen de öylesin sevgili ışıkkcığım, hani derler ya eskiler "ismiyle müsemma".
Tam da öylesin, ne güzeeell...y789

Tam da aktarmayı düşündüğüm bölümü yazmışsın buraya, ellerine sağlık.

Ben de dört cümlenin karşılığını şöyle özetlemiştim kafamda:

Seni seviyorum...........İlahi olanla bağlantı
Özür dilerim...............İçinde olanı kabul et(%100 sorumluluk)
Lütfen beni affet........Negatif enerjileri serbest bırakma, arınma talebi,
Teşekkür ederim.........Varlık, deneyim, arınma için şükür.

Her biri başlı başına etkili cümleler olmakla birlikte dörtlünün aynı anda kullanılması çok daha fazla etkili bence. Sihirli formül adeta...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst