- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bu
sırada içinizden bir dilek tutup, bu dileğin gerçekleşmesi için de gördüğünüzden
kimseye bahsetmemişsinizdir herhalde. Çünkü insanlar arasında, bir yıldız
kaydığında, o yıldızın öleceği ve ölmeden önce dilek dileyenin arzusunu yerine
getireceği inanışı yaygındır. Halk arasında yıldız kayması diye
tanımlanan bu olayın aslında yıldızlarla hiç bir ilgisi yoktur. Yıldızlar
dünyadan milyarlarca kilometre ötedeki uzak güneşlerdir. Güneş sistemimizin
içinde Güneş ve gezegenlerin çekim kuvvetleri arasında bir oraya bir buraya
gezinen sayısız göktaşı vardır. Bunlardan Dünya'nın yakınından geçerken
çekim alanına girenler, hızla atmosfere dalarlar. Sürtünmeden dolayı ısınırlar,
yanarlar ve arkalarında parlak, çizgi gibi bir iz bırakırlar. Sonunda tamamına
yakını, düşüşün son anında görülen parlamayı takiben yok olurlar. Yer
atmosferine her yıl toplamı 15 bin ton olan 200 bin kadar göktaşı düştüğü kabul
ediliyor. Bu hesaba göre yerin kütlesi 4,5 milyar yıllık ömrü içinde gelen
göktaşları sayesinde epeyce artmış olması gerekiyor. Dünya'ya düşen
göktaşlarının incelenmeleri sonucu içlerinde dünyada var olmayan yeni bir
elemente rastlanmamıştır. Atmosfere girdiklerinde yanan ve çoğunlukla
yok olan göktaşlarına meteor denilirken bunlardan yere ulaşmayı başaranlara da
meteorit deniliyor. Dünyamızın büyük bir kısmı okyanuslarla kaplı olduğundan
yere ulaşabilen göktaşlarının çoğu da buralara düşerler. Ancak Dünya'nın bir çok
yerinde de karalar üzerinde meteoritlerin yol açtığı izler ve çukurlar vardır.
Ülkemizde rastlanan en büyük göktaşı 25 kilogram olup Domaniç yaylasında
bulunmuştur. Dünyada bilinen göktaşlarının en büyüğü ise güneybatı Afrika'da
Grootfentein'de bulunan göktaşıdır ve kütlesi 80 ton kadardır. Bugüne
kadar dünyada 20 civarında insanın göktaşı isabeti nedeniyle yaralandığı tespit
edilmiştir. Yani uzayda, binlerce yıl oyunca, milyarlarca kilometre yol alan bir
taş, atmosfere çok uygun bir açıdan girsin, yanmadan yere kadar ulaşarak gelsin,
kafanıza düşsün. İşte kısmet diye buna denilir!
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
sırada içinizden bir dilek tutup, bu dileğin gerçekleşmesi için de gördüğünüzden
kimseye bahsetmemişsinizdir herhalde. Çünkü insanlar arasında, bir yıldız
kaydığında, o yıldızın öleceği ve ölmeden önce dilek dileyenin arzusunu yerine
getireceği inanışı yaygındır. Halk arasında yıldız kayması diye
tanımlanan bu olayın aslında yıldızlarla hiç bir ilgisi yoktur. Yıldızlar
dünyadan milyarlarca kilometre ötedeki uzak güneşlerdir. Güneş sistemimizin
içinde Güneş ve gezegenlerin çekim kuvvetleri arasında bir oraya bir buraya
gezinen sayısız göktaşı vardır. Bunlardan Dünya'nın yakınından geçerken
çekim alanına girenler, hızla atmosfere dalarlar. Sürtünmeden dolayı ısınırlar,
yanarlar ve arkalarında parlak, çizgi gibi bir iz bırakırlar. Sonunda tamamına
yakını, düşüşün son anında görülen parlamayı takiben yok olurlar. Yer
atmosferine her yıl toplamı 15 bin ton olan 200 bin kadar göktaşı düştüğü kabul
ediliyor. Bu hesaba göre yerin kütlesi 4,5 milyar yıllık ömrü içinde gelen
göktaşları sayesinde epeyce artmış olması gerekiyor. Dünya'ya düşen
göktaşlarının incelenmeleri sonucu içlerinde dünyada var olmayan yeni bir
elemente rastlanmamıştır. Atmosfere girdiklerinde yanan ve çoğunlukla
yok olan göktaşlarına meteor denilirken bunlardan yere ulaşmayı başaranlara da
meteorit deniliyor. Dünyamızın büyük bir kısmı okyanuslarla kaplı olduğundan
yere ulaşabilen göktaşlarının çoğu da buralara düşerler. Ancak Dünya'nın bir çok
yerinde de karalar üzerinde meteoritlerin yol açtığı izler ve çukurlar vardır.
Ülkemizde rastlanan en büyük göktaşı 25 kilogram olup Domaniç yaylasında
bulunmuştur. Dünyada bilinen göktaşlarının en büyüğü ise güneybatı Afrika'da
Grootfentein'de bulunan göktaşıdır ve kütlesi 80 ton kadardır. Bugüne
kadar dünyada 20 civarında insanın göktaşı isabeti nedeniyle yaralandığı tespit
edilmiştir. Yani uzayda, binlerce yıl oyunca, milyarlarca kilometre yol alan bir
taş, atmosfere çok uygun bir açıdan girsin, yanmadan yere kadar ulaşarak gelsin,
kafanıza düşsün. İşte kısmet diye buna denilir!
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
