Yeniden doğuş sürecimi izlediğim günlüğüm..

Günaydın sevgili günlük..y789
bugün eski ben ile şu anki ben arasında bir karşılaştırma yapmak istiyorum...bu sayede hem kendim ne kadar yol aldığımı göreceğim..hem de günlüğümü takip eden sevgili arkadaşlarımın kendi çalışmalarına devam etmeleri için şevklerinin artmasını sağlayacağım inşallah sevincli

eski ben 2 sene öncesine kadar evin içinde giydiğim kıyafetlere özen göstermezdim ve "nasıl olsa kimse görmüyor" mantığıyla yırtık olan pijamamın bile yenisini almaz onu hala kullanırdım...ayrıca kilolu olduğum için düzgün ve iyi şeyler giymeyi haketmediğimi ve ne giyersem giyeyim hiçbirşeyin yakışmayacağını düşünüyordum...bu yüzden de eskiyen kıyafetlerimin yenisini almıyordum..

yeni ben ise bu düşüncemin kendime en büyük saygısızlık olduğunu ve böyle devam edersem hayalimdeki ben den giderek daha fazla uzaklaşacağımı anladım...gitgide işin daha kötüye saracağını farkettim...nitekim günlük kişisel bakımlarımı bile aksatır hale gelmiştim anlayacağınız kötü enerji kötü enerjileri kendine çekiyor...ve bunun sadece 2 gerekçesi vardı....kilolu olmak ve genelde evde oturuyor olmak (dolayısıyla dışarıda olmadığım için kimseye düzgün görünme zorunluluğumun olmaması) ancak aynaya baktığımda gülümseyemiyordum..çünkü istediğim profil bu değildi...ben de karar vermiştim ve o anki kilom ne olursa olsun bana yakışan renklerde ve daha kaliteli ev kıyafetleri aldım kendime...her ay harçlığımın yeteceği ölçüde evde giymek üzere eksiklerimi aldım...şu an kilom nedeniyle çoğunu giyemiyor veya içinde rahat edemiyor olsamda elimin altında bulundukları için içim rahat...biraz daha incelince rahatlıkla giyebileceğim onları ve gardrobumu açıp onlara baktıkça yaptığım doğru seçimlerden mutlu oluyorum..iyi bir yatırım yaptığıma inanıyorum...tabi ki şu an açıkta değilim..şu anki kilomla rahatça giyebileceğim ev giysileri de aldım kendime ayrıca...aynaya baktığımda artık yüzüm gülüyor çünkü karşımda kendine saygısı olan ve kendine özen gösteren birini görüyorum...

eski ben başkalarının iltifatlarından beslenmeye çalışıyor ve onlardan güzel söz duyabilmek için kendini yırtarcasına zorluyordu

yeni ben ise artık olmadığım gibi görünmeye çalışmanın yorucu olduğunu anladım ve bu davranışımı bıraktım...ve kendimi gerçekten seviyorum...geçmişte ve bugünlerdeki başarılarımı aklımda tutmaya devam ettikçe ve kendime onları hatırlattıkça kendime güvenim arttı...ayrıca insan kendini sevmezse başkaları da onu sevmior..dış dünyanın içimizin aynası olduğunu anladım...o yüzden kendimi seviyorum..ve artık doğru seçimlerim ve başarılarım takdir ediliyor..hem de bu sözleri duyabilmek için hiçbir çaba harcamıyorum....kararsızlık veya kararlarımdan çabuk pişman olma ve diğer seçeneklerde gözümün kalması huylarım da büyük oranda azaldı..kararlarıma güveniyorum artık...

eski ben insanlar tarafından beğenilmek ve kabul görmek için fiziksel görünümümdeki herşeyin kusursuz olması gerektiğini sanır ve ona göre hareket ederdim...hayalimdeki "güzel" profilime erişmeye çalışırdım ancak o da gökyüzündeki ay misali ben ona doğru yürüdükçe o ise uzaklaşıyordu..çünkü o profile sahip bir insan zaten dünya üzerinde yoktu...

yeni ben kendi fiziksel özelliklerimi ve beni diğerlerinden ayıran özelliklerimi kabullenmiş bulunuyorum...onları öyle değilmiş gibi göstermeye çalışmak veya başka kalıplara girmeye çalışmak yerine ben de kendi özelliklerimi değiştirmeden ancak cilalayarak ve ortaya çıkarıyorum...artık kısaboylu olduğum için apartman topuk ayakkabı giymek zorunda hissetmiyorum kendimi...spor ayakkabılarla da dışarı çıktığımda kendimi iyi hissediyorum...ve minyonlara yakışan türde giysiler giyiyorum ve bunları uzunboyluların giyemediği ve yakıştıramadığı şeyler olduğunu düşünürerek mutlu oluyorum...veya kendim esmerken sarışınlar beğeniliyor diye saatlerimi sarı saç için kuaförlerde harcamıyorum artık...doğal saç rengime yakın tonlarda saçlarımı boyuyorum ve saçlarıma gereken özeni ve bakımı gösteriyorum...biraz dökülüyor olsalarda eskisine göre çok daha parlak görünüyorlar...kendi özelliklerimi kabullenmemde bana ilham veren kişi...hayranı olduğum yabancı bir oyuncu...oldukça doğal ancak düzenli spor yaptığı ve kendine iyi baktığı ve sadece kendine yakışanı giydiği ve olmadığı gibi görünmeye çalışmaya kendini zorlamadığı belliydi..burada ismini yazmayacağım ancak kendisine teşekkür etmek istiyorum..her ne kadar beni duyamasa da anlamasa da sevincliişin daha da ilginç yani bu oyuncu bir kadın değil bir erkek...ama olsun yinede ondan birşeyler örnek alabilmişim...bakımlı olmanın formda olmanın spor yapmanın kendine yakışanı giymenin kadını erkeği mi varki hem y789

eski ben herkesi kendimden üstün görürdüm...yeni ben ise artık eskiden gözüme çok önemli görünen insanları bile kendime eşit görmeye başladım...herkesin eksikleri kusurları olabileceğini kabullendim...


dahası da vardır ama şimdilik aklıma gelenler bunlar günlükcüğüm..zaten elimin altındasın yine aklıma birşeyler gelirse ilk sana yazacağım....

dün ne oldu biliyomusun ? tam internetimin hızından sıkılmışken bir kampanyadan haberimiz oldu ve tarifemizi değiştirdik..bu da müşteri hizmetlerinin bizi aramasıyla gerçekleşti..ve şimdi daha hızlı internet kullanıyorum...bu arama bize yapılmadan önce aklımdan da böyle birşey geçirmiştim..acaba çekim yasası mı işledi günlük sevincli yoksa kendim gidip dilekçe verip form doldurup vesaire vesaire yapıp da tarife değiştirmeye asla zahmet etmezdim..fırsat evimin içinde ayağıma geldi sevinclisevincli

bugün yeni bir sorunumu tesbit ettim...hani herşeye yetişemiyorum diyordum ya...işte o sebeplerden birisinin de internet bağımlılığı olduğunu anladım...daha doğrusu birşeyler indirme bağımlılığı...kendimi sürekli onları takip etmek zorundaymışım gibi hissediyorum ve saatlerimi yiyor...bunu anlamamda "hayallerimgerçekleşiyor" arkadaşımın sims oyunu için yazdığı yorum etkili oldu sevincli
bunu birşekilde yenmek istiyorum..çünkü ders başına bile oturamıyorum....evin diğer işlerini öyle veya böyle yapıyorum..spordan da geri kalmıyorum ancak malum derse ve diğer herşeye pek böyle vakit yetmiyor..

Bu kadar güzel analiz yapılır. Sen bence kendine analiz yapmayla alakalı bir iş bulmalısın ilerde. Çünkü bunu keyifle yapabilceğini biliyorumy789 Kesin çok başarılı olursun. Finans uzmanı olabilirsin. Endüstri mühendisliği olabilir.
Bankacılığın içinde analizle ilgili birimlerde çalışabilirsin. Aklıma gelmeyen pek çok meslek var tabiy789 valla tekrar tebrik ediyorum çok güzel ilerlemeler kaydetmişsin darısı başımıza artık956kkahvesmiley
 
Değişimin farkındalığına vardığına çok sevindim..Bunlar çok büyük gelişmeler.Ayrıca saçın az dökülsede cildiye bölümüne serum vitaminler yazdırabilirsin faydası oluyor .İsmini özelden yazarım belki yasak olabilir.
Çekim yasası kısmına çok sevindim..İyi ki varsın.

Selam bana da atar mısın özelden ismini rica etsemy789
 
Ewet saçı topladığında dökülme oluyor birde saç sağlıklı uzayamıyor.. Saçı toplamamak gerekiyormuş haberlerde duymuştum o günden beri saçımı hiç toplamıyorum..Hiç uzamayan saçım şimdi ise belime kadar uzadı şaşırdım uzamasına :D:D:D

Benim de saçlarım baya uzamıştı ama 6 ayda bir azıcık kestiriyorum uçları sivri sivri çok berbat görünüyordu acayip kırıktı. Sarıya boyattıktan sonra pişman olup tekrar kumrala döndüm ve kırıkları alın dedim zor uzattığım saçımı omuzlarımın azıcık altına kadar kesti. Üstelik azcık kat yap dedim tepeme çıktı katlar:( saçım çok az uzuyor anneminki gibi 2santim uzasa ya 1 cm zor uzuyor. Üf nese ben en iyisi bunada bir olumlama yapım dimiy789
 
imported_Angel benim yazım 06.01.10 tarihindeki üstüne gitmekle alakalı olan yazına cevaptı.mesajımı son sayfada görünce şaşırdım.baktım ki konular bayağı ilerlemiş.ben daha yeni üye oldum da konuları biraz geriden takip ediyorum.. tekrar teşekkürler.

Mesaja cevap yazarken alıntı yap kısmına tıkla ordan cevap yazarsan senin mesajının üstüne Imported Angel ın yazdığı mesajda çıkar böylece neye cevap yazdığın konusunda karışıklık olmaz. Bende senin gibi yeniydim sitede ve en çok Angel'ın yazılarının faydası oldu bu günlüğü en başından sonuna aksatmadan oku. Çok süper bilgiler elde edersinmusic45
 
Bu kadar güzel analiz yapılır. Sen bence kendine analiz yapmayla alakalı bir iş bulmalısın ilerde. Çünkü bunu keyifle yapabilceğini biliyorumy789 Kesin çok başarılı olursun. Finans uzmanı olabilirsin. Endüstri mühendisliği olabilir.
Bankacılığın içinde analizle ilgili birimlerde çalışabilirsin. Aklıma gelmeyen pek çok meslek var tabiy789 valla tekrar tebrik ediyorum çok güzel ilerlemeler kaydetmişsin darısı başımıza artık956kkahvesmiley
teşekkür ederim canım y789 bakalım gelecek bize neler göstericek...belki bütün sorunlarım çözüldükten sonra işe girmeyi kendim isteyecek duruma gelebilirim..her ne kadar şu an evde oturmak daha cazip gelse de y789 güzel sözlerin için çok teşekkür ederim..çok mutlu ettin benisevincli iyiki varsın arkadaşım blissy
 
teşekkür ederim canım y789 bakalım gelecek bize neler göstericek...belki bütün sorunlarım çözüldükten sonra işe girmeyi kendim isteyecek duruma gelebilirim..her ne kadar şu an evde oturmak daha cazip gelse de y789 güzel sözlerin için çok teşekkür ederim..çok mutlu ettin benisevincli iyiki varsın arkadaşım blissy

actionsmile Sen de iyiki varsıny789s456
 
Günaydın sevgili günlük..y789
bugün eski ben ile şu anki ben arasında bir karşılaştırma yapmak istiyorum...bu sayede hem kendim ne kadar yol aldığımı göreceğim..hem de günlüğümü takip eden sevgili arkadaşlarımın kendi çalışmalarına devam etmeleri için şevklerinin artmasını sağlayacağım inşallah sevincli

eski ben 2 sene öncesine kadar evin içinde giydiğim kıyafetlere özen göstermezdim ve "nasıl olsa kimse görmüyor" mantığıyla yırtık olan pijamamın bile yenisini almaz onu hala kullanırdım...ayrıca kilolu olduğum için düzgün ve iyi şeyler giymeyi haketmediğimi ve ne giyersem giyeyim hiçbirşeyin yakışmayacağını düşünüyordum...bu yüzden de eskiyen kıyafetlerimin yenisini almıyordum..

yeni ben ise bu düşüncemin kendime en büyük saygısızlık olduğunu ve böyle devam edersem hayalimdeki ben den giderek daha fazla uzaklaşacağımı anladım...gitgide işin daha kötüye saracağını farkettim...nitekim günlük kişisel bakımlarımı bile aksatır hale gelmiştim anlayacağınız kötü enerji kötü enerjileri kendine çekiyor...ve bunun sadece 2 gerekçesi vardı....kilolu olmak ve genelde evde oturuyor olmak (dolayısıyla dışarıda olmadığım için kimseye düzgün görünme zorunluluğumun olmaması) ancak aynaya baktığımda gülümseyemiyordum..çünkü istediğim profil bu değildi...ben de karar vermiştim ve o anki kilom ne olursa olsun bana yakışan renklerde ve daha kaliteli ev kıyafetleri aldım kendime...her ay harçlığımın yeteceği ölçüde evde giymek üzere eksiklerimi aldım...şu an kilom nedeniyle çoğunu giyemiyor veya içinde rahat edemiyor olsamda elimin altında bulundukları için içim rahat...biraz daha incelince rahatlıkla giyebileceğim onları ve gardrobumu açıp onlara baktıkça yaptığım doğru seçimlerden mutlu oluyorum..iyi bir yatırım yaptığıma inanıyorum...tabi ki şu an açıkta değilim..şu anki kilomla rahatça giyebileceğim ev giysileri de aldım kendime ayrıca...aynaya baktığımda artık yüzüm gülüyor çünkü karşımda kendine saygısı olan ve kendine özen gösteren birini görüyorum...

eski ben başkalarının iltifatlarından beslenmeye çalışıyor ve onlardan güzel söz duyabilmek için kendini yırtarcasına zorluyordu

yeni ben ise artık olmadığım gibi görünmeye çalışmanın yorucu olduğunu anladım ve bu davranışımı bıraktım...ve kendimi gerçekten seviyorum...geçmişte ve bugünlerdeki başarılarımı aklımda tutmaya devam ettikçe ve kendime onları hatırlattıkça kendime güvenim arttı...ayrıca insan kendini sevmezse başkaları da onu sevmior..dış dünyanın içimizin aynası olduğunu anladım...o yüzden kendimi seviyorum..ve artık doğru seçimlerim ve başarılarım takdir ediliyor..hem de bu sözleri duyabilmek için hiçbir çaba harcamıyorum....kararsızlık veya kararlarımdan çabuk pişman olma ve diğer seçeneklerde gözümün kalması huylarım da büyük oranda azaldı..kararlarıma güveniyorum artık...

eski ben insanlar tarafından beğenilmek ve kabul görmek için fiziksel görünümümdeki herşeyin kusursuz olması gerektiğini sanır ve ona göre hareket ederdim...hayalimdeki "güzel" profilime erişmeye çalışırdım ancak o da gökyüzündeki ay misali ben ona doğru yürüdükçe o ise uzaklaşıyordu..çünkü o profile sahip bir insan zaten dünya üzerinde yoktu...

yeni ben kendi fiziksel özelliklerimi ve beni diğerlerinden ayıran özelliklerimi kabullenmiş bulunuyorum...onları öyle değilmiş gibi göstermeye çalışmak veya başka kalıplara girmeye çalışmak yerine ben de kendi özelliklerimi değiştirmeden ancak cilalayarak ve ortaya çıkarıyorum...artık kısaboylu olduğum için apartman topuk ayakkabı giymek zorunda hissetmiyorum kendimi...spor ayakkabılarla da dışarı çıktığımda kendimi iyi hissediyorum...ve minyonlara yakışan türde giysiler giyiyorum ve bunları uzunboyluların giyemediği ve yakıştıramadığı şeyler olduğunu düşünürerek mutlu oluyorum...veya kendim esmerken sarışınlar beğeniliyor diye saatlerimi sarı saç için kuaförlerde harcamıyorum artık...doğal saç rengime yakın tonlarda saçlarımı boyuyorum ve saçlarıma gereken özeni ve bakımı gösteriyorum...biraz dökülüyor olsalarda eskisine göre çok daha parlak görünüyorlar...kendi özelliklerimi kabullenmemde bana ilham veren kişi...hayranı olduğum yabancı bir oyuncu...oldukça doğal ancak düzenli spor yaptığı ve kendine iyi baktığı ve sadece kendine yakışanı giydiği ve olmadığı gibi görünmeye çalışmaya kendini zorlamadığı belliydi..burada ismini yazmayacağım ancak kendisine teşekkür etmek istiyorum..her ne kadar beni duyamasa da anlamasa da sevincliişin daha da ilginç yani bu oyuncu bir kadın değil bir erkek...ama olsun yinede ondan birşeyler örnek alabilmişim...bakımlı olmanın formda olmanın spor yapmanın kendine yakışanı giymenin kadını erkeği mi varki hem y789

eski ben herkesi kendimden üstün görürdüm...yeni ben ise artık eskiden gözüme çok önemli görünen insanları bile kendime eşit görmeye başladım...herkesin eksikleri kusurları olabileceğini kabullendim...


dahası da vardır ama şimdilik aklıma gelenler bunlar günlükcüğüm..zaten elimin altındasın yine aklıma birşeyler gelirse ilk sana yazacağım....

dün ne oldu biliyomusun ? tam internetimin hızından sıkılmışken bir kampanyadan haberimiz oldu ve tarifemizi değiştirdik..bu da müşteri hizmetlerinin bizi aramasıyla gerçekleşti..ve şimdi daha hızlı internet kullanıyorum...bu arama bize yapılmadan önce aklımdan da böyle birşey geçirmiştim..acaba çekim yasası mı işledi günlük sevincli yoksa kendim gidip dilekçe verip form doldurup vesaire vesaire yapıp da tarife değiştirmeye asla zahmet etmezdim..fırsat evimin içinde ayağıma geldi sevinclisevincli

bugün yeni bir sorunumu tesbit ettim...hani herşeye yetişemiyorum diyordum ya...işte o sebeplerden birisinin de internet bağımlılığı olduğunu anladım...daha doğrusu birşeyler indirme bağımlılığı...kendimi sürekli onları takip etmek zorundaymışım gibi hissediyorum ve saatlerimi yiyor...bunu anlamamda "hayallerimgerçekleşiyor" arkadaşımın sims oyunu için yazdığı yorum etkili oldu sevincli
bunu birşekilde yenmek istiyorum..çünkü ders başına bile oturamıyorum....evin diğer işlerini öyle veya böyle yapıyorum..spordan da geri kalmıyorum ancak malum derse ve diğer herşeye pek böyle vakit yetmiyor..

Tebrikler yaw ne güzel tespitler bunlar böyle ;) İçim aydınlandı ellerine sağlık , motive oldum.Hep böyle kal devamını bekliyorum ;))) Bana da ışık olsun ....
 
bugün iyi değilim günlük ağla2ağla2ağla2
beslediğim kuşlardan birisinin halini hiç beğenmedim..hasta görünüyor..ve buralarda hiç veteriner yok..elimden geldiği kadar bakmaya çalışıyorum..üşüyor ve tüylerini kabartıyo..avucumun içine alıp beklettim kaloriferi yaktım üstüne koydum yine de ısınamadı...

lütfen dua edermisiniz..kuşum hasta..ölmesini istemiyorum ağla2
 
Tebrikler yaw ne güzel tespitler bunlar böyle ;) İçim aydınlandı ellerine sağlık , motive oldum.Hep böyle kal devamını bekliyorum ;))) Bana da ışık olsun ....


teşekkür ederim..darısı başına inşallah...senin de güzel gelişmelerini bekliyorum sevincli
 
merhaba günlük..
içime karabulut gibi bir sıkıntı çöktü bugün...oysa burada hava da limonata kadar nefis...ışıl ışıl güneş var...anacaddede genç insanlar dolaşmakta...kuşlar ötüyor...ama tam tersine bugün benim ruhumda yağmur yapıyor ve şimşekler çakıyor...ve de hava kurşun grisi renginde..


benzer benzeri çeker dedikleri olay bugün de doğrulandı benim için...kuşumun hastalığına üzüldüğüm için ne yapacağımı bilemedim ve bugün diyeti bozdum..ama öyle tatlı çikolata veya pasta olarak değil...1 kutu dolusu meyveli müsli yedim..yine de yapmamam gerekirdi...her içime sıkıntı çöktüğünde ve başedicek bir neden bulamadığımda bunu mu yapmalıydım ? bir tesellim varki kurutahıl ve kurumeyve karşımıdı sadece...yani hazır tatlı değildi.. (benden ilham alan bütün arkadaşlarımdan özür diliyorum onlara iyi bir örnek olamadığım için) sadanim

daha kuşum ölmeden şimdiden yas havasına girdiğimi hissediyorum....çünkü daha öncesinde 1-2 kuşum daha aynı durumlara girip sonradan ölmüştü...tüö çbalara rağmen kurtaramamıştık..aynı şeyin bu kuşta da tekrar etme olasılığı çok yüksek..belki onun da öleceğine kesin gözüyle baktığım için şimdiden yas havasına girmiş olabilirim..sad456

bugün can sıkıntısından yapıcak birşey bulamayıp ardarda en sevdiğim dizilerden biri olan prison break in bölümlerini ardarda izledim..o da sanki yarama daha çok tuz bastı..ne de olsa bir drama dizisi...bazen insan çok sevdiği şeylerin de kötü tarafını göremeyebiliyor..ama dikkatimi çekti...bu diziyi çok sevmeme rağmen ne zaman izlesem üzerime bir gerilim ve kasvet çöküyor ama izlemeden de edemiyorum..bağımlılık yapan bir işlenişi var...bilmiyorum...aslında herkese uygun bir dizi değil gibime geliyor..psikolojik sorunları olanlar depresyonda olanlar kesinlikle izlememeli...beni bile bu kadar etkiliyorsa o durumda olan insanları nasıl etkiler bilemiyorum...ama sabunköpüğü kıvamındaki laylaylom dizileri de ben sevmiyorum...neyse bu konuyu uzatmayım...

değiştirdiğim yeni internet tarifesinin iyi yanlarını görmeye çalışıyorum...bu tarifenin özelliği ayda ilk 15 GB kadar veri indirmeyi saniyede 8 MB hız ile sağlaması ve 15 GB kulanıldıktan sonra ise net hızının ay sonuna kadar512 KB olarak devam etmesi...
işime gelen yanı....bir süredir indirmek isteyip de indiremediğim ve yapılacaklar listemde birikip bekleyen ve bir türlü sıra gelemeyen şeylerin azalmasını sağladı bu hız...bundan sonra olacak olanlar da zaten ayda 15 GB yi bulmayacaktır....hem 15 GB den sonra hızın düşeceğini bildiğim için ve yavaş neti sevmediğim için beni belki biraz netten uzak tutacaktır...yani net hızlıyken işlerimi bitirip diğer yavaş döneminde de netin bana o kadar cazip gelmemesini sağlayacaktır...yani dosya indirmek için iyi...net başında sürekli kalmak için ise böyle kötü tarafı var bu tarifenin...eski tarife yüzünden birikmiş işlerim bir türlü azalmadığı gibi yenisi ekleniyordu....şimdi geçmişten birikenler bitince birikmiş iş de kalmayacak blissy bu durumun lehime olduğunu düşünüyorum belki beni net bağımlılığından kurtarır...interneti sadece dosya indirmek ve sadece kişisel gelişim için kullanmamı sağlar..zaten aslında çok da fazla site yok öyle sürekli girdiğim..





 
Üzülmen çok normal ben bile üzüldüm.sad456Dua ettim.Şimdi durumu nasıl ?

dua için teşekkür ederim canım 12389
bilmiyorum valla birkaç güne belli olur sad456
biyerde okumuştum kuşlar doğal yapıları gereği hasta olsalar da dıştan çok belli etmezlermiş..bunun da nedeni doğadaki düşmanlarına av olmamak içinmiş..
gerçekten de bi anları bi anlarını tutmuyor...bakalım hayırlısı..
 
Günaydın günlüğüm...
bugün karışık düşünceler içindeyim...o yüzden aklımdan geçenleri burada ifade etmekte biraz zorlanabilirim...
ama elimden geldiği kadar açıkca buraya dökmeye çalışacağım...

her ne kadar bazı konularda ilerlediğimi farketsem de dönem dönem sanki aslında hiç ilerlemediğim ve kendimi kandırdığım hissine kapılabiliyorum...bugün de ona benzer hisler yaşıyorum..belki bunda dün diyetime sadık kalmayıp bozmuş olmamın da etkisi vardır....evet dün bozdum ancak ertesi günden itibaren tekrar sadık kalıcağıma kendi kendime söz vermiştim....ve bunu yapabilirim...ya aslında zaten yapılan işin her adımı da kusursuz işlenecek diye bir kaide de yok öyle değil mi ? 1 kere kaçamak yaptım diye 3 haftalık emeğim birden heba mı oldu ? hayır bence olmadı...sadece o günkü yaptığım sporu yapmamış gibi oldum ve bir de üstüne 1 dilim ekmeği fazla yemiş gibi oldum bence...sonuçta öyle dünyanın kalorisini içeren şeylere saldırmadım...alt tarafı meyveli müsliydi...kutuyu bitirdim ancak o da 350 gram mıydı neydi küçüktü...ama beni rahatsız eden şey hala cazip yiyeceklerin beni tahrik ediyor olması ve üzüntüm sıkıntım biraz yoğun olduğunda diğer yöntemler işe yaramadığında acil yardım kolu olarak mutfağa koşup onu yemem...fakat sevindirici olan tek şey artık kaçamaklarımın türünün değişmiş olması...çikolata veya kurabiye gibi bol şekerli yağlı kaçamaklar yerine işin meyveli müsliye dönmesi olumlu gelişme ama bunu sorun ettim biraz...bunun için eft yapsam iyi olacak y789 düzenli spor yapmak insanda şeker isteğini de azaltıyor...bol şekerli şeyleri istesen de yiyemiyorsun çok tatlı geliyor insana...evet artık çikolata ve kurabiye bana cazip gelmiyor...sporun yararlarından birisi de bu...
diyet ve sporda 4. haftamı yani şu içinde bulunduğum haftayı bitirdikten sonra diyetimin kalorisini düşürmeyi planlıyorum..duruma bakıcam bünyem zorlanmazsa 1500 kaloriyle devam edicem...böylece gözle görülür fiziksel değişimi daha bariz şekilde görebileceğim...şu an metabolizmamdan 100 kalori fazl a alıyorum ancak buna rağmen değişimler var...ve bu hazırlık aşamasıydı...diyetlerde doğru olan da yüksek kaloriyle başlayıp zamanla giderek kaloriyi azaltmakmış..


dün gece saatlerinde internet ve indirme bağımlılığım üzerine düşündüm ve sanırım sebebini buldum...sürekli birşeylere sahip olmak için onları indirip topluyormuşum.. bunun en büyük nedeni sanırım "kayıp zamanlarımı" yani boşa harcadığımı düşündüğüm zamanları ve geçmişte yapmam gerektiğini düşünüp şu an onları yapmadığım için pişmanlık duyduğum şeyleri telafi etmek istercesine internetten ışık hızında sürekli bilgiler topluyor birşeyler indiriyorum..geçmişte kaçırdıklarımı yakalamaya çalışıyorum kendimce..aynı zamandada bugünkü yenilikleri takip etmeye çalışıyorum ancak çok yoruluyorum...
eskiden film izlemeye hiç ilgim olmazdı kendi kişisel sorunlarıma ah vah demekten dolayı gözümü açıp çevreme bakamamıştım...o yüzden çıkanları o zamanlar takip edemiyordum...ancak şimdi topladığım eski filmleri izlerken çok fazla tat alamadığımı itiraf ediyorum...çünkü o zamanın şartlarına hitap ediyor ve o günün espirilerini içeriyor...
ve daha önce izlememiş görmemiş olmama rağmen bana bile eski geliyor...
(aslında bakarsan eski enerji yani bu) yani demek istediğim şu ki....birşey yapılacaksa zamanında yapılmalıymış...yani o an şimdiki an iken yapılmalıymış...herşeyde bu geçerli tabi...
yoksa gazı kaçmış bir kolayı içmekten yada bayatlamış bir ekmeği yemekten farkı kalmıyor...belki de kayıp zamanlarımı telafi etmeye çalışmamalıyım...bugüne mi bakıyım sadece ? ama kendime bir kültür birikimi...bir havuz oluşturmaya çalışıyorum...yani benim yaşıma gelmiş bir insanın bugüne kadar çoktan biliyor olması gereken birtakım şeyler vardır..işte ben bunun eksik kalmasından endişe ediyorum...çünkü farkındalığımın yerinde oluşu sadece son 5 sene içinde falan oldu diyebilirim...yani sanki 5 sene öncesine kadar dünyaya bile gelmemiş gibiydim herşeye ilgisiz ve kapalıydım...hatta bazı insanlar beni otistik falan sanıyorlardı... aynı zamanda 2 farklı zamanla uğraşmak yoruyor...kafam karışık günlük...geçmişte olması gereken birikimlerin şu an bende olmadığını düşünerek bunlar yapıyorum...yapmadığım zaman da sanki bugüne kadar hiçbirşey bilmeyen ve oldukça az birikimi olan birisi gibi kendimi hissetmekten alamıyorum...bilmiyorum...





 
dün gece saatlerinde internet ve indirme bağımlılığım üzerine düşündüm ve sanırım sebebini buldum...sürekli birşeylere sahip olmak için onları indirip topluyormuşum.. bunun en büyük nedeni sanırım "kayıp zamanlarımı" yani boşa harcadığımı düşündüğüm zamanları ve geçmişte yapmam gerektiğini düşünüp şu an onları yapmadığım için pişmanlık duyduğum şeyleri telafi etmek istercesine internetten ışık hızında sürekli bilgiler topluyor birşeyler indiriyorum..geçmişte kaçırdıklarımı yakalamaya çalışıyorum kendimce..aynı zamandada bugünkü yenilikleri takip etmeye çalışıyorum ancak çok yoruluyorum...
eskiden film izlemeye hiç ilgim olmazdı kendi kişisel sorunlarıma ah vah demekten dolayı gözümü açıp çevreme bakamamıştım...o yüzden çıkanları o zamanlar takip edemiyordum...ancak şimdi topladığım eski filmleri izlerken çok fazla tat alamadığımı itiraf ediyorum...çünkü o zamanın şartlarına hitap ediyor ve o günün espirilerini içeriyor...
ve daha önce izlememiş görmemiş olmama rağmen bana bile eski geliyor...
(aslında bakarsan eski enerji yani bu) yani demek istediğim şu ki....birşey yapılacaksa zamanında yapılmalıymış...yani o an şimdiki an iken yapılmalıymış...herşeyde bu geçerli tabi...
yoksa gazı kaçmış bir kolayı içmekten yada bayatlamış bir ekmeği yemekten farkı kalmıyor...belki de kayıp zamanlarımı telafi etmeye çalışmamalıyım...bugüne mi bakıyım sadece ? ama kendime bir kültür birikimi...bir havuz oluşturmaya çalışıyorum...yani benim yaşıma gelmiş bir insanın bugüne kadar çoktan biliyor olması gereken birtakım şeyler vardır..işte ben bunun eksik kalmasından endişe ediyorum...çünkü farkındalığımın yerinde oluşu sadece son 5 sene içinde falan oldu diyebilirim...yani sanki 5 sene öncesine kadar dünyaya bile gelmemiş gibiydim herşeye ilgisiz ve kapalıydım...hatta bazı insanlar beni otistik falan sanıyorlardı... aynı zamanda 2 farklı zamanla uğraşmak yoruyor...kafam karışık günlük...geçmişte olması gereken birikimlerin şu an bende olmadığını düşünerek bunlar yapıyorum...yapmadığım zaman da sanki bugüne kadar hiçbirşey bilmeyen ve oldukça az birikimi olan birisi gibi kendimi hissetmekten alamıyorum...bilmiyorum...

Bu duyguyu tanıyorum. Ama henüz nasıl başetmem gerektiğini
bulamadım. Zamanında yaşamamış olduğum şeyleri şimdi hızlıca yaşayıp arayı kapatma telaşı.
 
Bu duyguyu tanıyorum. Ama henüz nasıl başetmem gerektiğini
bulamadım. Zamanında yaşamamış olduğum şeyleri şimdi hızlıca yaşayıp arayı kapatma telaşı.

aslında bu konu üzerine sitede bi konu açıp tartışma mı başlatsak..belki farklı öneriler falan çıkabilir..yada yaşayıp atlatmış birisi falan vardır dusun2

peki geçmişe ait şeylerin sana da fazla birşey ifade etmediği oluyor mu ?
mesela 70 lere 80 lere hatta 90 lara ait filmlerin bayağı ve basit geldiği falan oluyormu ?
 
aslında bu konu üzerine sitede bi konu açıp tartışma mı başlatsak..belki farklı öneriler falan çıkabilir..yada yaşayıp atlatmış birisi falan vardır dusun2

peki geçmişe ait şeylerin sana da fazla birşey ifade etmediği oluyor mu ?
mesela 70 lere 80 lere hatta 90 lara ait filmlerin bayağı ve basit geldiği falan oluyormu ?

Ben filmleri değil de şarkıları takip ediyordum. Sanki o zamanlar eksik dinlemişim gibi. Ama o zamanlar etkilediği gibi etkilemiyor şimdi ve çok şaşırıyorumsmil56 Dinleyip dinleyip çağı yakalama amacım var sankismil56 Bu geç kalmışlık hissi işte nasıl baş etmeli?? Bunu çözen birileri vardır mutlaka di mi yaaaaaa
 
Ben filmleri değil de şarkıları takip ediyordum. Sanki o zamanlar eksik dinlemişim gibi. Ama o zamanlar etkilediği gibi etkilemiyor şimdi ve çok şaşırıyorumsmil56 Dinleyip dinleyip çağı yakalama amacım var sankismil56 Bu geç kalmışlık hissi işte nasıl baş etmeli?? Bunu çözen birileri vardır mutlaka di mi yaaaaaa


ben de tıpkı senin gibi şarkıları takip ediyordum..sonra onu da bıraktım..film takip etmeye de yeni yeni başladım 6 ay falan oluyor sanırım smil56
evet ya hani derler ya "kaçan balık büyük olur" diye...işte bu düşünceyle hareket ediyoruz sanırım...."gözümüzden kaçan güzel birşey varmıydı acaba" diye düşünerek arkamıza bakıyoruz....belki o zamanki kararlarımıza ve vazgeçişlerimize seçimlerimize güvenmiyoruz ve seçmediğimiz seçenekleri gözden geçirmek istiyoruz...

hakikaten de dediğin gibi zamanında çok güzel gelen şarkıları ben de bugün dinlediğimde aynı zevki almıyorum...o günün olağanüstüsü bugünün sıradanı oluyor....en sevdiğim grupların bile eski albumlerine elim gitmiyor artık...dünyadaki gelişmeler de öyle değilmi aslında ? eskiden cep telefonları sadece zenginlerin ve işadamlarının elindeydi..şimdi küçücük çocukların elinde ve evde oturan arkadaşını aşağıya top oynamaya çağırmak için telefon kullanıyor düşünebiliyormusun khkh56
 
ben de tıpkı senin gibi şarkıları takip ediyordum..sonra onu da bıraktım..film takip etmeye de yeni yeni başladım 6 ay falan oluyor sanırım smil56
evet ya hani derler ya "kaçan balık büyük olur" diye...işte bu düşünceyle hareket ediyoruz sanırım...."gözümüzden kaçan güzel birşey varmıydı acaba" diye düşünerek arkamıza bakıyoruz....belki o zamanki kararlarımıza ve vazgeçişlerimize seçimlerimize güvenmiyoruz ve seçmediğimiz seçenekleri gözden geçirmek istiyoruz...

hakikaten de dediğin gibi zamanında çok güzel gelen şarkıları ben de bugün dinlediğimde aynı zevki almıyorum...o günün olağanüstüsü bugünün sıradanı oluyor....en sevdiğim grupların bile eski albumlerine elim gitmiyor artık...dünyadaki gelişmeler de öyle değilmi aslında ? eskiden cep telefonları sadece zenginlerin ve işadamlarının elindeydi..şimdi küçücük çocukların elinde ve evde oturan arkadaşını aşağıya top oynamaya çağırmak için telefon kullanıyor düşünebiliyormusun khkh56
O halde açalım mı bu konuyu tartışmaya ne dersin ? Belki çözüm yolu çok yakındadır ;)))
 
O halde açalım mı bu konuyu tartışmaya ne dersin ? Belki çözüm yolu çok yakındadır ;)))

iyi olur valla...sadece 2 kişi olduğumuzu sanmıyorum y789
canım ben biraz yokum spor saatim geldi..dönünce yazarım olur mu ? utananadam
 
Ben filmleri değil de şarkıları takip ediyordum. Sanki o zamanlar eksik dinlemişim gibi. Ama o zamanlar etkilediği gibi etkilemiyor şimdi ve çok şaşırıyorumsmil56 Dinleyip dinleyip çağı yakalama amacım var sankismil56 Bu geç kalmışlık hissi işte nasıl baş etmeli?? Bunu çözen birileri vardır mutlaka di mi yaaaaaa


açtım konuyu bakalım..hayırlı olsun hepimize y789
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst