Yeniden doğuş sürecimi izlediğim günlüğüm..

Haklısın, iyi geçmiş canlanınca dha iyi oluyormuş. Bugün yine düşünüyordum,( girlhaha ) o anki durumum hakkında biraz umutsuzluğa kapılmıştım, geçmişle kıyaslamaya başladım, hemen aklıma yaşadığım daha kötü olaylar geldi, aslında bakış açım biraz değiştiğinden daha kötüsünü yaşadığım için o anki halime şükrettim ama yine de kötü geçmişi hatırlamış oldum, yanlış yaptığımı düşünüp sonraki iyi hatıralarımı düşünmeye başladım ve şu anki halimle kıyaslamama gerek kalmadan daha iyi hissettimart56art56 O anları senin dediğin gibi zihinsel tahtıma oturtmadıkça, kötü bir olay aklıma geldikten sonra hatırlamak iyi geliyor, zihinsel olarak iptal demiş oluyoruz sanki.
Facebookta garip hisseden bir tek ben değilmişim çok sevindim. Gelişiminin devamını bekliyorums456

yani önce beterin beteri var olayına girmişsin ve biraz işe yaramış sanırım :)
ama daha sonra da iyi geçmişi düşünmüşsün ve bu daha da işine yaramış değil mi sevincli buna çok sevindim bunun farkında olduğun için seni tebrik ederim 956k


evet canım ben bugüne kadar hep lisedeki en güzel günlerimi düşünerek ve hep bugünle karşılaştırma hatasına düşerek yıllarca kahroldum..ha bu arada o bahsettiğim günlerin bugünden 12 sene önce olduğunu düşürsen durumun vahimliğini anlarsın ağla2 12 senedir bu hatayı yaptım...o günleri zihinsel tahtıma oturttum ve görüp göreceğim en güzel günler onlardı daha iyisini yaşamıyacağım düşüncesiyle yaşıyordum...bu resmen daha iyi günlelere kapı kapatmakmış...ha şimdi de öyle sevinçten uçmuyorum ancak o tahttaki noktanın daha ileri noktalarına da açığım ve daha azıyla zevk almaya da açığım...sevgi hep seninle olsun k8908
 
geçenlerde çeşitli konularda haberler aldığım haber kaynaklarımı değiştirdiğimi söylemiştim ya...hani yararsız olanları hayatımdan çıkarıp yenilerini bulmuştum...mesela müzik dünyasını takip etmek için aylık dergilerden birisini tercih etmiştim...orada tanıttıkları sanatçılar gerçekten de benim zevkime uygun çıktı ve bu verdiğim doğru karardan çok mutluluk duydum...tam benim zevkime göre bir dergiymiş sevincli size tavsiyem hangi konuda olsun haberleri yenilikleri takip ettiğiniz kaynaklara dikkat etmeniz ve gerçekten size uygunmu değilmi anlamanız...çünkü bazı kaynakları sadece belli zevklere hitap eden türden olabiliyor..yada her türe ortaya karışık olabiliyor..
 
merhaba günlük music45

bu soğuk kış gününde rahat rahat ve sıcacık oturduğum için Allah'ıma şükürler olsun...gerçekten pencereden dışarı bakıyorum da..bu şartlar altında bu kadar rahat bir gün geçirdiğim için şükran duyamadan edemedim...
ve tabi bu rahatlığın şükrünü bir şekilde yerine getirmeliydim....hemen aklıma haiti depreminden sonra evsiz kalan insanlar geldi ve onlara tekrar üzüldüm sadanim ben burada sıcacık evimde otururken ve belki de ufacık şeyleri kendime dert edinebilecek kadar rahat durumdayken onların yaşayabileceği zorluklar aklıma geldi...ve hemen cep telefonuma ve internetteki yardım sayfalarına sarıldım ve SMS ve tıklama yoluyla bağış kampanyalarına katıldım ve içim çok rahat etti blissy daha da güzeli eskiden kendi dertlerimle haddinden fazla meşgul olduğum için diğer insanlara yardım etmek pek aklıma gelmiyordu...yapsam da bir görev gibi bir zorunluluk gibi yapıyordum...ama itiraf ediyorum bugün ilk defa içimden gelerek ve onların durumunu anlayarak..yani gerçek sevgiyle yaptım bunu sevincli daha önce de yapmıştım ancak bugünkü duyduğum rahatlığı duyamamıştım... böyle oluşunu da artık zihnimin gereksiz fazlalıklardan arınmasına bağlıyorum ve bundan duyduğum mutluluğu bir şekilde diğerleriyle de paylaşmak istiyorum sanırım :)kendi dertlerim çözüldükçe etraftaki insanların sorunlarına karşı daha duyarlı olmaya başladım 12389
 
merhaba günlük k8908
gerçekten şu an dinlediğim telkinler bana çok iyi geliyor..
yani ego güçlendirici, kendine güven ve kilo verme güven telkini..

o kadar işime yaradılar ki başka bir telkin eklemeye bile ihtiyaç duymuyorum..sanki bütün ihtiyaçlarımın cevapları bu 3 ünde saklıymış gibi hissediyorum...ileride başka konulara da yönelmek istiyorum ancak şimdilik ihtiyaç duymuyorum...zaten kilo verme güven telkininin içeriğine baktım sadece kilo vermek odaklı değil...içinde başkalarının görüşlerinin sadece onlara ait olduğundan tutun....kararlarımızın sadece kendimize ait olduğuna ve kontrolun bizde olduğuna kadar her konu işlenmiş nerdeyse...bu da benim daha fazla telkin çeşidine ihtiyaç duymamı önlüyor..

benim normal yeme alışkanlıklarım arasında mutlaka kurabiye çikolata falan gibi şekerli şeyleri yemek vardı...ve de öyle 1 taneyle de kalmazdım doyduğumu anlayana kadar 3-4 çikolata yediğimi bile biliyorum..

ama son günlerde (hele de şu kış gününde tatlıya en çok ihtiyaç duyduğum bir dönemde) bunları yemeyi oldukça azalttığımı farkettim...tamamen hayatımdan daha çıkamadılar ama artık yemeklerime gereğinden fazla tuz ekmediğimi ve canım tatlı çektiğinde sütün içine bal karıştırıp içtiğimi ..o da yetmezse 1 tane ufak kurabiye yediğimi farkettim...hatta bazen ekşi elmayla bu isteği atlattığım da oldu...kaç gündür ekmek de yemiyorum..ekmeğin yerine bulgur yiyorum..yanına da yoğurt ve soğan alıyorum...

bunun sonucunda hafiflediğimi ve kan dolaşımımın rahatladığını hissettim...şeker ve tuz gerçekten dolaşımı sekteye uğratıyor...ve şekeri çok tükettiğimde bünyemde susuzluk alametleri kendini gösteriyordu artık göstermiyor..
tansiyonum da biraz düştü ve rahatlama oldu bünyemde...
şu anki durumumdan çok memnunum..inşallah dahası da olacak sevincli

ayrıca ego güçlendirici sayesinde de insan ilişkilerimde egomu tatmin etme amaçlı yaptığım hareketleri yapmadığımı farkettim...mesela birisi bana eksik bir yönümü söylediğinde o duruma geçerli mazaret bularak kendimi övmeye başlardım...durumun göründüğü gibi olmadığına karşımdakine övünerek ikna etmeye çalışırdım..artık karşımdakinin hakkımda ne düşündüğünü o kadar takmıyorum..ve aşırı övünmelere ihtiyaç duymuyorum..
 
2 gündür kendimi çok kötü hissediyorum..sanki bugüne kadarki çabalarım boşa gitmiş ve bi işe yaramamış gibi...kendimi yine başlangıç noktasında belki de öyle olmasa bile o noktaya çok yakın biryerde gördüm ve bunalıma girdim...nolcak bilmiyorum...günlerimi boş geçirmeye başladım...ve de verimsiz..sadece telkin dinlemek ve olumlama okumak var işte...bilmiyorum...
 
2 gündür kendimi çok kötü hissediyorum..sanki bugüne kadarki çabalarım boşa gitmiş ve bi işe yaramamış gibi...kendimi yine başlangıç noktasında belki de öyle olmasa bile o noktaya çok yakın biryerde gördüm ve bunalıma girdim...nolcak bilmiyorum...günlerimi boş geçirmeye başladım...ve de verimsiz..sadece telkin dinlemek ve olumlama okumak var işte...bilmiyorum...
2 gündür ben de öyleyim, havadan mıdır bilmiyorum, belki de ay takvimiyle ilgilidirrt67 uzmantvden izledim bu 2 gün depresif olabiliriz diyordu yurdahal. İnanır mısın bilmiyorum ama bu 2 gün kendim de dahil birçok kişiyi böyle görünce buna yordum ben de. Yarın değişeceğini düşünerek içini rahat tutabilirsin. Boşa gitmemiş ki üşenmeyip hala telkin dinleyebiliyorsun ve olumlama yapabiliyorsuns456
 
2 gündür kendimi çok kötü hissediyorum..sanki bugüne kadarki çabalarım boşa gitmiş ve bi işe yaramamış gibi...kendimi yine başlangıç noktasında belki de öyle olmasa bile o noktaya çok yakın biryerde gördüm ve bunalıma girdim...nolcak bilmiyorum...günlerimi boş geçirmeye başladım...ve de verimsiz..sadece telkin dinlemek ve olumlama okumak var işte...bilmiyorum...

demekki herkeste var sevincli oh bee, diycemm. . demiyim y789 biraz bende de bi gariplikk var ama hayırlısı tuh788
 
reikide bu duruma durgun zaman denir...yeni enerjinin yerleşmesi için geçen bi dönemdir sorgulamalar başlar yapılan hiçbirşeyin boşa gitmeyecegini düşünerek ve nötr kalarak ki çok önemlidir bu bu süreç atlatılabilir..nötr kalman dileğiyle..
 
destekleriniz için teşekkür ederim arkadaşlar neseli56
ay takviminden ötürü olduğundan haberim yoktu ama şimdi içim rahatladı sağolun hepiniz blissy

bugün affetme meditasyonunu ilk defa günde 2 kez yaptım...sanırım içimdeki yoğun sıkıntının ondan kaynaklandığını sanıyordum..başlı başına olmasa da katkısı vardı heralde bu iç sıkıntısına..

gündüz 1 kişiyi affettim...az önce de başka bir kişiyi daha affettim..şimdi bir parça daha iyiyim..bugün özellikle şu ay takvimi dönemindeki sıkıntıyı daha iyi atlatabilmek için affetmeye en çok ihtiyaç duyduğum iki kişiyi özellikle seçtim..yani en çok affetmek istediklerimi..

herşeye karşı isteksizlik vardı bugün..ama şimdi 2. meditasyondan sonra en azından canım bir film açıp izlemeyi çekti doğrusu y789
 
2 günlük dedikleri sıkıntıyı hala tam olarak üzerimden attığımı söyleyemem...
fakat öyle ilginç bir ruh halindeyim ki içinde mutluluk da var hüzün ve sıkıntı da var...hem iyi hem de kötü duyguların eşit oranda karışımı şeklinde şu anki ruh halim..iyiyim desem diyemiyorum...kötüyüm desem diyemiyorum...


içinde mutluluk var çünkü yine dün affetme meditasyonu yaptım ve yıllarca aklımdan çıkaramadığım ve bana karşı olan hatalarını içime sindiremediğim lisedeki erkek arkadaşımı affettim...bugüne kadar onca yılımı onla yaşadıklarım şöyle olsa nasıl olurdu o bana şunu deseydi şunu yapsaydı ben öyle yapsaydım nasıl olurdu diye düşünerek geçirdim hep...üzerimdeki en büyük yüklerden birisiydi bu kişi...sabah uyanıp gözlerimi açtığımda ilk aklıma gelen şeydi o günkü yaşadıklarımız ve o kişi....bi yandan bana yaptıklarına içerliyor..biryandan da şu an böyle bir sevilmenin içinde olmadığım için üzülüyor ve aklımda o günleri yeniden canlandırarak tekrar o sevilme hissini taze tutmaya yaşaamya çalışıyordum..

ha bu arada bu erkek arkadaşımdan bağımsız olarak sürekli gördüğüm bir rüya vardı..konusu hep aynıydı...şu an okula gidip gelmediğim halde kendimi bu rüyalarda okulda sınıfın içinde öğretmen ödevleri kontrol ederken ve ben ödevi yapmadığımı utanarak söylerken...veya zor bir yazılı olurken ve soruların cevaplarını bilemeyip ter dökeken ve benzeri durumlarda okul temalı rüyalar görürdüm...liseden mezun olalı yıllar olmasına rağmen kendimi hala olmam gereken sınıfın daha aşağısında görürdüm...yani gerçek hayatta çoktan mezun oldum ama kendimi hala lise 2 3 te görürdüm....hatta rüyamın içinde şöyle düşünürdüm...ben bu sınıfa tekrar nasıl düştüm nasıl geriledim ben bu okulu bitirmemişmiydim diye rüya içinde şaşkınlık yaşadığımı biliyorum gerçek hayatımla karşılaştırıp..

neyse...ben lisedeki erkek arkadaşımı affettim demiştim ya..
dün akşam affettim...gece de ilginç bir rüya gördüm...rüyamda okuldaydım yine..karne günüydü ve karneler dağıtılıyordu...diğerleri çoktan karnelerini almış ve ben geç kalmıştım..sonradan farkettim ve daha alınmamış olan karnelerin arasından kendi karnemi bulup aldım...yazıların çoğu silikti ve zor okunuyordu...hatta ismimin olduğu yerde silik bir şekilde başkalarının adının yazılarının mürekkep bulaşıkları baskı bulaşıkları da vardı..ama karnenin bana ait olduğu belliydi önceden tereddüt de etsem...neyse karneyi fazla inceleyemedim...içinde 2-3 zayıf notum da olsa sonuç kısmında GEÇTİ yazısını gördüm ve çok mutlu oldum..sevinçten ağladım...ve artık rüyama göre bir diploma sahibiydim...sevinç anını atlattıktan sonra diplomaların nerede ne zaman alınacağını falan düşünmeye başlamıştım...

rüyamdan şu anlamı çıkardım...belki de o erkek arkadaşımı affetmemin sonucunda acaba yaşamımda sınıf mı atlamıştım ?
çünkü geçtiğimi ve mezun olduğumu gördüm (oysa ben liseden mezun olalı 12 sene oluyor ve şu an açıköğretimde 4 yıllık lisans okuyorum)

belki de artık okulla ilgili rüyalarım büyük ölçüde azalıcak..tamamen yokolcağını sanmıyorum çünkü daha affetme sırası gelmeyen okul arkadaşlarım da var bitmedi..


 
resmen meditasyon bağımlısı oldum sevincli
shamanic abla ne iyi etmiş de bize affetme meditasyonunu seslendirip yeni yıl hediye yapmış..bu meditasyonu yapmaya doyamıyorum vallaha uy897

yine canım sıkılıyorken ve yapıcak birşey bulamamışken 1 saatimi yine bu meditasyonla geçirdim ve yine kızdığım 1 kişiyi daha afettim...zihnimin ne kadar hafiflediğini farkediyorum sevincli nisandaki sınavlarıma çalışmaya daha başlamamıştım...inanın onlara bile çalışasım geldi blissy evet derslere çalışmaya başlasam iyi olacak blissy oh sırtımdan bir kişinin yükü daha kalktı...affettikçe affedesim geliyor...yatmadan önce yine yapıp bir kişiyi daha affetmek istiyorum...Shamanic ablanın tekrar ağzına sağlık sevincli
 
Günaydın günlük 956k
artık hayatımda güzel şeyler olmaya başladı ve bunların farkına varıyorum daha da önemlisi sevincli

affetmem gereken çok kişi olduğu için (neredeyse hayatımda karşıma çıkan herkes diyebilirim) bu yüzden 1 gün içinde birden fazla uygulama yapıp birden çok kişiyi affettiğimi söylemiştim...

telkinlerin etkisi de yadsınamaz ancak affetmek de insana baya mutluluk ve güç kazandırıyor..affetme çalışmalarını arttırıp affettiğim kişilerin sayıları çoğaldıkça güzel şeyleri hayatıma çekmeye başladım..

artık günlük hayatımdaki dert ettiğim bazı sorunların çözümünün kendiliğinden geliştiğini farkettim..f678h
mesela bir süredir bilgisayarın cd rom u çalışmıyor diye onu dert ediyordum..
hem de aylardır dert ettiğim ve ciddi olduğunu düşündüğüm bir sorundu..

dün evde temizlik yaparken bilgisayarın kasasını elimle kavrayıp kaldırmıştım ki..kasanın kapağı gevşedi ve kendiliğinden açıldı..bir an için aksilik olduğunu düşündüm..ama sonra bunun bir fırsat olduğunu farkettim..kasanın içini hazır görebiliyorken belki cd romun derdini bakarak anlayabilecektim..
neyse bi baktımki aslında cd romda sorun yokmuş çalışır vaziyetteymiş..ancak onun arkasına giren ufak bir kablosu gevşemiş ve girmesi gereken yere tam oturmamış...elimle çıkarıp yeniden oturtarak takınca cd rom da çalışmaya başladı sevinclisevincli

ve sorunların çözümünün yanısıra beni mutlu edicek küçük sürprizlerle de karşılaştım
...mesela o kadar iş yapmama rağmen boş zamanların daha çok arttı...yapmam gereken zorunlu şeylerin hepsini yapıp bitirmeme rağmen boş oturup da şu an ne yapsam acaba diye düşünerek yapmak istediğim şeyin ne olduğunu düşünecek kadar boş ve rahat oldum...oysa 1 gün yine herzamanki gibi 24 saat...ama ne yapmak istediğimi seçme lüksüm olacak kadar arttı sanki zaman benim için k8908 bunlar hatırlayabildiklerimin sadece birkaçı...birkaç ufak ve beni sevindiren güzel şeyler de oldu ama şu an hatırlamamıyorum :) ama şunu söyleyim ki onları farkettim ve kıymetini bildim ve tadını çıkardım..önemli olan da buydu zaten...

aynaya baktığımda kendimi daha güzel ve bakımlı görmeye başladım..

afettiğim kişiler hala gün içinde zaman zaman aklıma gelebiliyorlar..ama aklıma geldikleri an birşey beni o kişi hakkında daha fazla düşünmemi hatta hayal kurmamı engelliyor...otomatikman düşündüğüm konu değişiyor..beynim o kişiler hakkında düşünmemi reddediyor..ve aklıma geliyor olsalar bile sinirlenip öfkelenmiyorum..sıradan bir konuymuş gibi aklıma geliyor ve en fazla 10 saniye sonra beynimdeki düşündüğüm konu değişiyor...aklıma gelseler de fazla yüz vermemeye çalışıyorum bu düşüncelere...çünkü yine gelişip büyüyeceklerinden korkum var..


 
Evet sevgili günlük 956k
gitgide farkındalığımın daha çok çoğaldığını hissediyorum...
beni en çok sevindiren nokta olaylara daha değişik açıdan bakabilmem ve sorun çözmek isterken farklı seçenekleri görebilmek..eskiden hissettiğim tıkanmışlık ve kapana kısılmışlık hissini..sınırlandırılmışlık hissini yaşamıyorum..

bir de affetme çalışmalarının meyvelerini toplamaya başladım..ilk başlarda insanları affetmek çok zoruma gidiyordu şimdi bunu çok daha rahat yapıyorum...çünkü üzerinde affetme çalışması yaptığım herhangi bir kişinin haklı olduğu bir yönünü sonradan, ilgisiz bir iş yaparken aklımdan geçen bir düşüncenin yardımıyla anlıyorum...empatiye eğilimim vardı eskiden de bazı haklı yönlerini görmüyor değildim ancak son günlerde farkettiğim haklı yönleri bugüne kadar hiç daha önce farketmediğim yönlerdi...ve bunu farkedince hakikaten de öyle yahu diyorum ve bugüne kadar yanlış bir düşüncede bulunup hem ona hem kendime haksızlık etmiş olduğumu anlıyorum..
onların da aciz yönlerini görebiliyorum...belki o durumun baskısı altında olabileceklerini düşünüyorum..her ne kadar insanda özgür irade denen şey de olsa insanın bazen basireti bağlanabiliyor farkında olmadan...belki o kişiler bana o davranışları kendi basiretleri bağlanmış olduğu bir şartların altında yapmışlardı nerden bilebilirdimki ? belki başka etkenlerin baskıları vardı üzerlerinde...belki o an öyle yapmak zorundalardı...belki ben o durumda olsam aynı şeyi yapabilirdim diyorum böylece o kişilere kızmayı da bırakıyorum...

kıskançlık huyumdada belirgin azalma farkediyorum..ne zaman kendimi bu duygular içinde yakalasam kendimi o kıskandığım kişinin yerine koyuyorum ve düşünüyorum...sen o kıskanılan durumda olsan ve bu duruma olumlu veya olumsuz hiçbir katkısı olmayan alakasız bir insan da bu durumdan rahatsız olup..o durumu sana yakıştıramayıp layık göremeyip seni kıskansa ne düşünürdün diye geçiriyorum içimden...böyle olmasını istermiydin diyorum ? bir başkası rahatsızlık duyuyor diye o hoş olan durumdan vazgeçmek istermiydin diyorum ? böyle düşünmenin çok etkisi oluyor ve bıçak gibi kesiyor kıskançlık hissini...tavsiye ederim...



 
affedilecekler listeme sadece beni üzen hareketlerde bulunan insanları değil..bunların yanısıra kıskançlık , yetersizlik vesaire gibi duyguları bana hissettiren insanları da dahil edeceğim..

mesela okuldayken aynı sınıfta olduğumuz ve sınıfın en güzeli olarak anılan sınıf arkadaşımı da bu listeye dahil edebilirim..bana karşı benim canımı sıkacak bir harekette bulunmadı ama herkes tarafından beğeniliyor olması bende kıskanma hissi yaratıyordu...kıskanmama neden olduğundan ötürü onu da affetmeliyim diye düşündüm..

yani affedilmesi gereken kişilerin illa ki bize karşı bir eylem yaparak bize herhangi bir şekilde zarar vermesi ve canımızı sıkması gerekmiyor diye düşünüyorum...bir insan doğal ve kendi halinde yaşarken de bir başkasının kendisini kötü hissetmesine neden olabiliyor...tıpkı yukarıda verdiğim kıskançlık örneği gibi...hatta bazen bir insanı suçlarken sadece birşeyi yaptığı için değil..yapması gerektiğini düşündüğümüz şeyi yapmadığı için de onları suçladığımızı farkettim..yani yapılanlar kadar yapılmayanlar da bu noktada önem taşıyor...mesela atıyorum bir arkadaşınız sizi doğumgününde arayıp sizi kutlamadıysa bu da affedilmesi gereken birşey sınıfına girebilir..çünkü size göre o sizin arkadaşınız olduğuna göre yaşgününüzde sizi kutlamalıydı öyle değil mi ? yani sadece şunu dedi şunu yaptı şeklinde değil sebepler...


bir de şu dikkatimi çekti...zaman zaman insan ilişkilerinde kendimi bazen çitin bir tarafında bulurken bazen öte yanında bulabiliyorum..bu durumu tekrar hatırladım ve doğruladım..
mesela arkadaşlık ilişkilerimi geliştirmek için daha yakın olmaı dilediğim kişilerin üzerinde çaba gösterip ilişki geliştirme çalışmalarında bulunduğumu ancak karşıdaki insanın bu konuda anı yoğunlukta çaba göstermediğini hatta mesafeli durup işi zamana bırakıp ağırdan aldığını hissediyordum...

ama bazen karşıma öyle insanlar çıktı ki onlar benimle arkadaşlık geliştirmek için böyle çabalara giriştiler..ama ben bu çabaların sonucunda mümkün olduğunda direnip mesafemi korumak istedim....sonra bakıyorumki karşıdaki gerçekten çok ilgileniyor tam ben de ona aynı veya yakın derecede karşılık vermeye başlamışken iş tersine dönüyor ve karşıdaki kişi daha mesafeli olmaya başlıyor..demekki 3. bir seçenek yada bunun bir ortası olmuyor..

demekki insan ilişkilerinde bir çaba gösteren taraf var bir de mesafeli durup işi zamana bırakan insan var...işin ilginç yanı ben değişik zamanlarda değişik kişilerle bu her 2 tarafta da yeralmışım..

o yüzden artık çabalar karşılığı mesafeli duranı da...veya mesafeli durana karşı çaba göstereni de kınayamıyorum...


 
merhaba sevgili günlük sevincli
insan ilişkilerinde gösterdiğim davranışları şöyle bir düşündüm de..

eskiden bir insanın hayatında ne şekilkde yer alıyorsam alıyım..ben hep daha fazlasını istemişim ve karşımdaki kişilerin beni herhangi bir nedenden dolayı "en" olarak görmesini ve beni zihinsel tahtlarına oturtmalarını istemişim..

şunu anladımki bir insan hayatımızda belli bir şekilde ve sıfatta yer alıyorsa daha fazlasını zorlamanın da bir anlamı yok...çünkü birden fazla sıfatla birisinin hayatında yer almanın aslında büyük bir yük olduğunu farkettim..çünkü insan 2 ayrı rolu oynamak zorunda kalıyor..mesela işyerindeki mesai arkadaşınız sizin aynı zamanda mesai arkadaşınız olup aynı zamandada hayatınızdaki en özel arkadaşınız olamaz
filmlerdede sıkça söylerler ya hani..iş başka dostluk başka diye..gerçekten de öyle..ve bunları ayırarak davranınca da ilişkideki rollerden birisi yıpranıyor ve araya soğukluk giriyor..iş hayatı için dostluk tehlikeye bile atılabiliyor.
bir insanın hem onu hem şunu hem bunu olmak aslında zor birşey..belki benim karşıdma bu yükün altına girmek istememekte ve beni hayatının tek bir alanında görmek istemekle haklılardı..

elbette ki...tek sorun bunu benim bugüne kadar anlayamamamdı...bir insan okulda benimle aynı sırayı paylaşıyor diye yada işyerinde aynı odayı paylaşıyor diye beni en samimi arkadaşı olarak görmeye mecbur değildi aslında..
yani arkadaşlıklar ve ilişkiler çeşit çeşit..
birbirleriyle en samimi olan kişilerin hep aynı ortam içinde olan kişiler olduklarını düşünürdüm hep..ama değilmiş..
çünkü bugüne kadar buna dayanan örnekler görmüştüm..

şimdi farkediyorumki hayatımda herhangi bir şekilde herhangi bir alanında yer alan insanlardan daha fazlasını beklemediğimi ve hayatında benim için ayırdığı alana razı olup bunun tadını çıkardığımı farkettim...kendimi kendime sevdirebilmem için insanların "en özel" kişisi olmak zorunda olmadığımı hissettim...çünkü bazen yeri geliyor ve o en özel dediğimiz sevgiliye bile söyleyemediklerimiz onunla bile paylaşamadıklarımız oluyor..ve bunları belki sevgiliden daha farklı bir kademede olan sıradan bir arkadaşımıza daha rahat anlatabiliyoruz..

şunu anladımki aslında aynı zamanda hem hepimiz özeliz...ve hem de hiçbirimiz özel değiliz...
çünkü hepimiz birbirimizden farklıyız...ve böyle olduğu için de hiçkimse herkesden farklı ve apayrı değil...yani hem özeliz hem değiliz...onun için kendimi zorlamıyorum artık...karşımdaki kişi beni hayatının neresinde koyduysa nereye layık gördüyse kabulumdur...
ancak benim razı olamayacağım gibiyse işte o zaman o kişinin hayatımda yer alıp almayacağının kararı da bana aittir..beni sadece sıradan bir arkdaş olarak görüyorsa onunla dost olmak için olmadık çabalara girmeyeceğim...yada dostu olarak gördüğü kişiyi geçip onun yerini almaya çalışmayacağım...
böyle davranışlara girerek aslında kendi değerimi küçülttüğümü anladım...





 
bugüne kadar toplam 14 kişiyi affetmişim...ama hala üzerimdeki yük tam anlamıyla kalkmadı...bu kaldırdığım taşlar büyük kaya parçaları değil de sanırım çakıltaşlarıydılar..yada ortaboy taşlar...hala büyük blok sırtımda duruyor sanırım..

aslında biliyorum ama kendime bile itiraf edemiyorum..affetme çalışmasına hala anne ve babamı dahil etmedim...bilmiyorum içimde sürekli bir konu ve erteleme var...affetme çalışmamda ailemden olmayan ama affetmesi en zor olan kişilerin üstünde bile çalışmaya cesaret ettim ancak annem ve babam için cesaret edemiyorum...offffff....

bugün kimi affettiğimi söylesem şaşarsın...kendisine toz kondurmayan ve hakkındaki olumsuz eleştirilere fırsat bile vermeyen hayran kitlesinden dolayı gıcık kaptığım bir dizi oyuncusunu (evet bir aktristi) affettim...işe yarayıp yaramadığını da onun oynadığı diziden bir bölümü izleyerek kendimi test edeceğim...
 
Yine geldim günlük 956k
evet dün affetme konusunda değişik bir deneme yapıp antipati duyduğum bir ünlüyü affetme çalışmasını denemiştim..
çünkü onu her gördüğümde sinirlerim farkedilir derecede hopluyordu..
(affetmeyi her türlü insana yapabileceğimizin onayını aldıktan sonra tabiki )

oysa o bana ne yapmıştı ki ? maddi veya manevi olarak canımı mı yakmıştı ? tabiki hayır..o benim gerçek hayatıma hiç girmedi bile...ama ona karşı neden sanki candüşmanımmış gibi kin ve nefret duyuyordum ki ?
hayatıma giren ve canımı yakan insanları bile affedebiliyorken hiç hayatımda yeralmadığı halde sinirimi bozan birini neden affedemeyim ki ?

meditasyondan sonra kendimi denemek için internette onun resimlerini bulup uzun uzun baktım...oynadığı diziden 1-2 bölüm izledim....ama inanırmısın...bir mucize gerçekleşti ve inanamadım...ona bakarken onu izlerken gıcık olmadığım gibi sempatik bile bulmaya başladım...sevimli olan ve daha önce farkedemediğim yönlerini farkettim....artık ona yumruk atma hissi değil ona gülümseme ve sarılma hissi taşıyordum...ne kadar ilginç....gerçekten herkesin üzerinde uygulanabiliyormuş bu çalışma...

ve ona neden bu kadar gıcık olduğumun sebeplerinden birisini de anladım...çünkü o oyuncu gerçek hayatımda canımı sıkan bir başka insana benziyordu fiziksel olarak...saçları gözleri hareketleri ve havası yani...ama önceden o gerçek kişiyi de affetmiş olmamın etkisimidir bilmiyorum...bu ünlü kişiyi affederken o kadar zorlanmadım..belki en büyük suçu o canımı yakan kişiye benziyor olmasıydı..
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst