Yeni bir dünya, yeni bir hayat..

İlk yavrum 7 aylıkken diğerine hamile kaldım. Bana sütün korur dediler ay yalanmış ya korumadı. Her neyse, Rızacığıma çok üzüldüm, Allahım keşke biraz daha emebilseydi yavrum dedim. Ve Tarığım için inşallah erkek olur diyede dualar ettim. Çünkü birlikte büyüyeceklerdi nihayetinde. Aynı cins olmaları onlar için iyi olurdu diye düşündüm. Hep beraber yapardık her şeyi. Ben onlara okumayı öğrenene dek kitap okudum her akşam. Heidi polyanna pinokyo ne varsa. En sevdiğimiz hikaye KATRİN VE BEYAZ TAVUK. Ninnilerle, masallarla büyüttüm onları. Eğer kardeşler birbirini kıskanmasın derseniz birbinin arkasından kardeşine bazı ufak yalanlar söyleyebilirsiniz. Mesela derdim ben "Rızacım kardeşin sen olmadığında nasıl sıkılıyor bilemezsin, hep seni soruyor. Hep pencerede bekliyor gelişini. Seni ne kadar çok seviyor kardeşin annecim. Hep sen yokken ban senden bahsediyor." Rıza bu durumdan çok keyif alır ve "Tabi anne ben ona her şeyi öğretiyorum. Onunla konuşuyorum. Ben iyi bir abiyim " Bende "Evet" diyordum. "kardeşin senin gibi bir abiye sahip olduğu için gerçekten çok şanslı. Aynı şeyi tarığıma da yapardım. O da evet anne abim çok iyi benide çok sever ben olmazsam o yalnız kalır der. Ben de onlar olmasa neyi bu kadar sever de neyle bu kadar mutlu olurdum acaba:)
 
ÇOK GÜZEL BİR YÖNTEM. BU ŞEKİLDE BÜYÜK İNSANLARIN BİLE BİRBİRİNE KANI KAYNATILIR VALLA:)
 
Daha ne çok yöntemim var paylaşacağım. Şimdi benim yavrularım etle tırnak gibiler. Fakat tek dileğim Allahım eşleride sevsinlerde birbirlerini yavrularımın arasına soğukluk girmesin.
 
yöntemlerin bize ışık olacak yine her zamanki gibi..ne harika bi yer burası...rabbim iyiki iyiki rast getirmiş ve sizinle tanışma imkanım olmuş...sükürler olsun rabbime..burdaki herkesi gönülden çok seviyorum..hepiniz iyiki varsınız
 
Biz üç silahşörleriz atos portos aramis babamızsa dartanyan. Hafta sonu konyaya gittik eşim başka bir şehirde yaşıyor. Yavrularım yine benimle şakalaşıyor öpüyor sarılıyorlar o kıskandı bunu ve dedi onlara "ya birazda bana ilgi gösterin ben yoktum kaç aydır. Birazda benimle ilgilenin." Bende ona dedim ki sende kendi annene git senin annende seni sevsin" :) Kıskananlar çatlasın. :)))
 
Birlikte alışverişe giderken, öncelikle anlaşma yaparız. Herkes sadece bir tek şey alacaktır, eğer aç gözlülük ederse ve olay çıkarırsa daha fazla şey almak adına o zaman o bir tek şeyden de mahrum olur. İlk Olarak onları oyuncak reyonuna götürürüm. Ellerindeki meblağ belli en fazla şu fiyatta olmalı çok pahalıysa alamayız. Bütçemizi aşmamak durumundayız. Bir kaç şey beğenirler tamam derim "şimdi bunları aklınızda tutun mağazayı gezelim belki daha güzel bir şey bulursunuz o zaman onu alır bundan vazgeçersiniz. Eğer gerçekten istiyorsanız da geri gelir alırsınız olur mu?" Kabul derler ve gezintimiz devam eder. En son ise onları kitap reyonuna götürürüm. Bilir misiniz insanoğlu peşin olanı ister mesela Allah bize sabredin cennetimi kazanın der ama bizler dünyayı cennete tercih ederiz. Neden? Çünkü sabredemeyiz peşin olana daha çok meylederiz. İşte onun gibi, en son kitap reyonuna gideriz çok az defa geriye dönüp o oyuncağı aldılar. Genelde kitabı tercih ettiler. Tabi onları oyundan mahrum etmemek adına bazen dönüp o oyuncağı da aldım onlara, iki kat mutlu oldular. Şimdi benim sevgili oğullarım azıcık şeyle mutlu olabilen ve elindekinin kıymetini bilen kişiler. Diyelim ki her istediklerini aldık, işte sonuç ortada doyumsuz ve saygısız bir nesil. Birbirini harcayan ve özür diliyorum 'satan' bir nesil. Hep daha güzelini bulduğunda elinde olanı çarçabuk geriye bırakan ve kolaylıkla kendi zevki için arkadaşını harcamaktan çekinmeyen bir nesil. Oysa vefayı öğretmeli yavrulara, kanaatkar olmayı, sevmeyi, sevilmeyi ve mutlu olmayı öğretmeli. Bir çiçekle bir kelebekle bir gülüşle bir öpücükle mutlu olabilmeli.Tabi ki istesin ve çalışsın aciz olmasın afedersiniz sünepe olmasın ama yine de kanaatkar olsun elinden gelenin en iyisi neyse onuda elde etsin elbette.
 
Birlikte alışverişe giderken, öncelikle anlaşma yaparız. Herkes sadece bir tek şey alacaktır, eğer aç gözlülük ederse ve olay çıkarırsa daha fazla şey almak adına o zaman o bir tek şeyden de mahrum olur. İlk Olarak onları oyuncak reyonuna götürürüm. Ellerindeki meblağ belli en fazla şu fiyatta olmalı çok pahalıysa alamayız. Bütçemizi aşmamak durumundayız. Bir kaç şey beğenirler tamam derim "şimdi bunları aklınızda tutun mağazayı gezelim belki daha güzel bir şey bulursunuz o zaman onu alır bundan vazgeçersiniz. Eğer gerçekten istiyorsanız da geri gelir alırsınız olur mu?" Kabul derler ve gezintimiz devam eder. En son ise onları kitap reyonuna götürürüm. Bilir misiniz insanoğlu peşin olanı ister mesela Allah bize sabredin cennetimi kazanın der ama bizler dünyayı cennete tercih ederiz. Neden? Çünkü sabredemeyiz peşin olana daha çok meylederiz. İşte onun gibi, en son kitap reyonuna gideriz çok az defa geriye dönüp o oyuncağı aldılar. Genelde kitabı tercih ettiler. Tabi onları oyundan mahrum etmemek adına bazen dönüp o oyuncağı da aldım onlara, iki kat mutlu oldular. Şimdi benim sevgili oğullarım azıcık şeyle mutlu olabilen ve elindekinin kıymetini bilen kişiler. Diyelim ki her istediklerini aldık, işte sonuç ortada doyumsuz ve saygısız bir nesil. Birbirini harcayan ve özür diliyorum 'satan' bir nesil. Hep daha güzelini bulduğunda elinde olanı çarçabuk geriye bırakan ve kolaylıkla kendi zevki için arkadaşını harcamaktan çekinmeyen bir nesil. Oysa vefayı öğretmeli yavrulara, kanaatkar olmayı, sevmeyi, sevilmeyi ve mutlu olmayı öğretmeli. Bir çiçekle bir kelebekle bir gülüşle bir öpücükle mutlu olabilmeli.Tabi ki istesin ve çalışsın aciz olmasın afedersiniz sünepe olmasın ama yine de kanaatkar olsun elinden gelenin en iyisi neyse onuda elde etsin elbette.
keşke her anne de senin gibi düşünse ve eğitebilse yavrularını dünya cennetten bi bahçeye dönüşürdü o zaman
 
keşke her anne de senin gibi düşünse ve eğitebilse yavrularını dünya cennetten bi bahçeye dönüşürdü o zaman

Anneliği bir meslek olarak görmeli, her mesleğin eğitimi var ama anneliğin eğitimi yok. Kesinlikle kayınvalde, anne, komşuların dediğiyle çocuğunuzu eğitmeyiniz. Ben bu hatayı yaptım ve 1,5 yıl boyunca yavrumda bende acı çektik sonuçları çok kötü oldu. Ondan sonra ben şöyle bir karar aldım her şeyi uzmanına soracağım asla kulaktan dolma sözlerle yavrularıma muamele etmeyeceğim. Onlarca kitap okudum belki, o kadar video izledim. Yıllarca nasıl daha iyi anne olabilirimin cevabını aradım. Teşekkür ederim. Allah hepimizi layık etsin her nerede ne işle meşgulsek. :)
 
evde yeni lakabım "şimbilli" bugüne dek şirin kızdı. Şimbilliye terfi ettim çok şükür. Az önce sevgili oğlum yanağıma bir öpücük kondurdu ve dedi bana " sana kaç kere söylemedim mi bu kadar şirin olma diye"y789
 
Küçük oğlum tam bir tarih meraklısıdır. Osmanlı tarihinin altını üstüne getirir. Bir dönem baya bi sarmıştı hatta. Asker olmak istiyormuş. Dedim "yavrum olur mu ya şehit felan olursan ben naparım o zaman?" cevabı müthiş " ne diyosun anne sen, kadınlar gibi yatakta mı öleceğiz." Bunu söylediğinde daha ortaokuldaydı. Canım yavrum Alllah gönlüne göre versin
 
Onlara ilk okuttuğum kitaplar Yavuz Bahadıroğlunun tarih serisi. Orada kendilerini bulurlar, heyecan, entrika ve askerlik. Bütün seriyi neredeyse okudular. Kitaplıklarında herşey değişir ama o kitaplara ellenmez. Onlar özeldir. Sonrasında ise okuma alışkanlığı kazandılar ve şimdilerde yılda en az on kitap okurlar. Küçüğüm hele tam bir kitap kurdudur. Hatta ben bitmesin diye br kitabı yavaş yavaş okumaya çalıştığına şahit oldum. Elinde kitaplarla gelir. Hangisini okusam telaşıyla. Ona kitap alın yeter ki daha büyük armağan olmaz galiba. Büyük oğlum çok okuyamıyor malesef saolsun eşim ders çalış diye bir dönem okumayı yasakladı ona ve soğuttu okumaktan ama yine de okuyor çok şükür.
 
Sevgisiz, ilgisiz bir anneyle büyüdüm. Annesi olmayan yada annesini küçük yaşta kaybeden nsanlar anne yokluğunu derin bir acı şeklinde yaşarlar. İnanın bana ölmesi gerekmyor hatta öyle ki keşke onu hiç tanımamış olsaydım keşke ölmüş olsaydı bile dedirtebilecek anneler var. İşte anne yokluğunu ben yavrularıma iyi bir anne olma gayretine dönüştürdüm. Ben çocuğumu sadece annelik duygumun tatmini için dünyaya getirmedim. Onu oyuncak olarak görmedim. Onu bir birey olarak gördüm. Minnacık bir bebekken bile ona büyük insanmışçasına saygı ve hürmet gösterdim. Ben yavrularıma asla aptal, salak, geri zekalı gibi cümlelerle hitap etmem. Etmedim, bazen kavga ederiz. Özellikle, büyük oğlumla karşılıklı bağrışırız. Bazen ben çekilirim, o çekilmez o haklı olmalıdır. Yenilmeye tahammülü yoktur bu huyunu biraz benden almış :) Bakarım işler kötüye gidiyor çekilirim az sonra çıkar gelir "afedersin anne özür dilerim." Sokulur hemen sarılır. Kıyamam zaten. Bazen ben gider özür dilerim seni zorladım özür dilerim derim. Bazen bunu bilinçli olarak yaparım onu özellikle kışkırtırım. İnsan öfkeliyken içindekileri gizleyemez. Bakarım içine attığı ne var, bile bile deşelerim yani. Sırf içinde tutmasın söylesin rahatlasın diye. Hani bazı anne babalar vardır haddini bil sen kimsin der çocuğuna. Kim olacak iyi bak o bir insan sadece boyutları küçük ama O BİR İNSAN
 
Şort dikmiştim yavrularıma özene bezene, giydirdim üzerlerine ve gezmeye götüreceğim. Küçük oğlum Tarık " üstüne bişey giymeyecek miyiz?" diye sordu. Ben ona "böyle çıkacaksınız oğlum bunun üstüne bir şey giyilmez ki " dedim. Bir kendine bir bana baktı ve şaşkınlıkla şöyle söyledi " Böyle bacaklı bacaklı mı gideceğiz?" Asla şort giymedi. Öyle bacaklı bacaklı hiç çıkmadı dışarıya. Yavrum, çiçeğim.
 
Yarın sevgili oğlum, tarığım sınava girecek. üzerinde biraz mahzunluk var. Dalıp gidiyor. Allahımm yavruma ve diğer yavrulara yardım et. Sen yavruma kolaylık ver ve onun yüreğine inşirah ver.
 
Amin......
 
Bu kadar zor sorup da çocukların psikolojisini alt üst eden ..............., hürmetler...
 
Tarığım, yerleşti istediği yere. Çok heyecanlı ve çok mutlu. Allah ona hayır kapılarını aralasın. Güzel Allahım hep iyi insanları hayatına yollasın. Yaz boyunca gittiğim her yerde, yavrularım için övgüler aldım. Çok ama çok mutlu oldum. Hepinize dünyalar güzeli evlatlar versin Rabbi Rahimim. Hayırlı sağlıklı ve güzel ahlaklı evlatlar.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst