VİTAMİNLER VE EKSİKLİK BELİRTİLERİ

KALSİYUM


  • Güçlü iskelet sistemi ve kemikler için gereklidir.
  • Kan basıncını normal seviyelerde tutar.

DEMİR


  • Bütün vücuda oksijen taşıyan hemoglobin oluşumuna yardımcı olur.Demir seviyesi düşük olduğunda kırmızı kan hücreleri yeterince oksijen taşıyamayacağı için hücrelerimiz düzgün bir şekilde çalışamazlar.
 
ÇİNKO


  • Bağışıklık sistemini destekler.
  • Yaraların iyileşmesine yardımcı olur.
  • Tat alma ve koklama duyularımızın iyi bir durumda bulunmasını sağlar.
  • Hamilelikte, çocukluk döneminde ve ergenlikte sağlıklı büyüme ve gelişmeye yardımcı olur.
 
P Vitamini

Doğada saf halde sarı renkte yaygın olarak bulunmaktadır. Suda çözünür ve C Vitaminine oldukça benzer özellikleri vardır. Genellikle ayni besinlerde bulunurlar. Hepsinin ortak özelliği flavan kökü üzerinde kurulu değişik kimyasal maddeler olmalarıdır. Sitrin, hesperidin, rutin, kateşin gibi bir çok çeşidi vardır. Meyvelerin suyundan ziyade posası olarak bilinen kısmında yer alır. Kılcal damar geçirgenliği üzerine olan etkisinden dolayı geçirgenliğin İngilizce karşılığı olan Permeability kelimesinin ilk harfini alarak P Vitamini olarak isimlendirilmiştir. Kılcal damarlar vücudumuzdaki dolaşım sisteminde atar damar (temiz kan) ve toplar damar (kirli kan) arasındaki bağlantıyı sağlamaktadır. Hücrelere atar damar ile getirilen oksijen, besin dokularda kullanıldıktan sonra ortaya çıkan karbondioksit ve diğer atık maddeler toplar damarlar ile uzaklaştırılır. Bu alışveriş ancak kılcal damarlar aracılığı ile yapılabilir. Bu da bu damarların dayanıklılığı ve geçirgenliği ile mümkün olmaktadır. İşte P Vitaminin etkisi de burada ortaya çıkar.
Emilimi de C Vitaminine benzer yöntemle ince barsaklardan olmakta, çok azı depolanabilmektedir. Fazlası idrar ve solunum ile atılmaktadır.

P Vitaminin Etkileri
Genellikle C Vitamini ile ortak çalışırlar. Benzer etkiler gösterirler.

* C Vitamininin emilimini arttırır ve onu okside olmaktan korur. Dolayısı ile C Vitamininin etkili olduğu tüm konulara dolaylı yoldan katkı sağlar.
* Kollajen doku denen destek yapının (vücuttaki hücrelerin hem bir arada tutunmasını hem de hücrelerin kendi zarlarının sağlamlığını sağlayan) sağlığı ve dayanıklılığına etkilidir.
* En önemli etkisi kılcal damarların geçirgenliği ve yapısının korunması üzerine olan yararıdır. Kılcal damarların yırtılmasını ve kanamasını önler. Ayrıca bunların dayanıklılığı enfeksiyonlara karşı anlamlı bir koruyuculuk sağlar.
* Alerjik olaylarda etkili histamin maddesinin salınışını azaltır.

P Vitamini Eksikliği
Belirtileri C Vitamini eksikliğine benzer. Ayrıca

* Kılcal damar yırtılmaları ve kanamaları,
* İnflamasyon denilen dokuların şişme ve kızararak ağrılı bir hal alması oluşur.

P Vitamini Fazlalığı
Vücutta anlamlı miktarda depolanmayıp fazlası atıldığı için herhangi bir zararlı etkisi gözlenmemiştir.
P Vitaminin Tedavide Kullanımı
Yıldızı son yıllarda parlamaktadır. Gerçi ilk varlığı anlaşılmasından bu yana yaklaşık 65 sene geçmiştir ama günümüzde etkileri daha anlaşılır ve incelenebilir olmuştur. Aşağıdaki kullanım konularında etkinliğini bilimsel olarak ortaya koyacak yeterli çalışma olmamasına karşın yine de;

* Soğuk algınlığı gibi C Vitamini etkisinin arzu edildiği durumlarda,
* Diş eti kanamaları, ciltte kolaylıkla oluşan morluklar, kanamalı sindirim sistemi ülserleri gibi kılcal damar sorunlarında,
* Rutin denilen cinsi özellikle hemoroid, varis kanaması, ani düşükler, fazla adet kanaması (menoraji), doğum sonrası kanamaları, burun kanamaları, şeker hastalarının kolay oluşan kanamaları ve gebelik durumlarında,
* Alerji, astım, eklem şişme ve iltihapları, şeker hastalığına bağlı göz sorunları ile radyasyonun zararlı etkilerini azaltmak için kullanılmaktadır.

P Vitaminin Gereksinimi
Günlük alınması gereken miktarlar için günümüzde kesin bir rakam yoktur. Ayrıca tek bir çeşit olmadıklarından hangisinin ne kadar gerekli olduğu da ayrı bir konudur. Rutin, hesperidin, quersetin gibi türleri daha faydalı görülmektedir. Her bir çeşidinden 50 şer mg veya hepsi bir arada olduğunda 125-250 mg. kadarı olumlu etkiler için yeterli görülmektedir.
 
Manganez

Manganezin Görevleri ve Faydaları: Antioksidandır. Vücutta protein sentezlenmesinde, sindirimde ve besinlerden enerji üretilmesinde görev alır. Kemiklerin büyümesi ve gelişmesi ile bağ dokuları için gerekli bir mineraldir. Sinir fonksiyonlarında ve gelişiminde etkilidir. Cinsel gücü arttırır ve kısırlıkta faydalıdır. Kanın normal pıhtılaşması için gereklidir.



Manganez Eksikliği: Yetersizliği, sürekli yorgunluk, hafıza problemleri, kısırlık, kilo kaybı, özellikle çocuklarda ve bebeklerde büyüme geriliği ve gelişim bozuklukları, kemik ve kıkırdaklarda anormal oluşumlar, bulantı, kusma, saçlarda beyazlaşma ve saç uzamasında yavaşlamaya neden olabilir. Ayrıca, diyabet ve pankreas bozuklukları görülebilir. Diyabet hastalarında vücutta olması gerekenin yarısı kadar manganez bulunmaktadır.

Manganez Fazlalığı ve Manganezin Zararları: Beslenme yoluyla manganez fazlalığı oluşmaz. Bilinen bir yan etkisi olmamakla birlikte manganez işletmelerinde çalışanlarda Parkinson gibi sinir sistemi rahatsızlıkları görülebilmektedir.


Manganez içeren besinler nelerdir: Yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, kepekli tahıllar, fındık, ceviz, badem, avokado, kuşkonmaz ve çay manganez içeren besinler arasındadır.

Günlük Manganez İhtiyacı: Yetişkinlerde günlük manganez ihtiyacı ortalama 4 mg kadardır.
 
Günlerdir Vitaminler ve minerallerin tek tek ne işe yaradıklarından bahsetmekteyim ama genel olarak bilgi vermek gerekirse size konuyla ilgili Dr. Turan Buzgan'dan bir alıntı yapacağım... Genel olarak bir fikir vermesi açısından faydalı olacağını düşündüm.

Sevgiler

Vitaminler ve mineraller vücudumuzda gerçekleşen tüm
işlemlerde anahtar rol oynayan ortak fonksiyon gösterdikleri
diğer besin öğelerinin yerine de çalışarak organizmada
birçok işin aksamadan yerine getirilmesini sağlayan besin
öğeleridir. Vitaminler düzenleyici olarak çalışan, koenzim
veya bir enzimin ortağı olarak görev yapan kompleks
kimyasal maddelerdir. Mineraller, kemik, diş ve tırnak gibi
dokularda hücrelerin önemli bir kısmını oluşturan, enzimlerle
birlikte çalışan ve organizmada gerçekleşen enzimatik
reaksiyonları hızlandıran besin öğeleridir.

Karbonhidratlar, proteinler ve yağlarla karşılaştırıldığında
organizmanın vitamin ve mineral gereksinimi çok az
miktarlardadır. Bu nedenle mikro besin öğeleri olarak
adlandırılan vitamin ve mineraller doğrudan birer enerji
kaynağı olmamakla birlikte enerji sağlayan birçok mekanizmada
düzenleyici olarak görev yapan öğelerdir.


Uzm. Dr. Turan BUZGAN
 
VİTAMİNLER
Vitaminler vücutta bir oranda sentezlenmeyen, yaşam
için gerekli, çok küçük miktarlarıyla hücre metabolizmasında
önemli tepkimeleri uyaran organik bileşiklerdir. Vitaminlerin
çoğu vücut tarafından yapılamadığı için besinlerimizle
alınması gerekmektedir. Bu besinlerin bir kısmı çiğ olarak,
bir kısmı da belirli pişirme süreçlerinden geçerek soframıza
gelir. Bu hazırlama ve pişirme süreçleri esnasında oluşabilecek
vitamin kayıpları insan sağlığını yakından ilgilendirmektedir.
Vitamin gruplarını etkileyen ısı, ışık, asit ve alkali
ortamlar vardır. O nedenle her besin grubunun vitamin
kayıplarına neden olmadan tüketilmesi yaşamın sağlıklı
sürdürülmesi açısından gereklidir.
Vitaminler insan sağlığının korunması için elzemdir. Genel
özellikleri açısından yağda ve suda eriyen vitaminler
olarak iki grup altında toplanır.
1.Yağda eriyen vitaminler: A,D,E,K
2.Suda eriyen vitaminler: C ve B grubu
 
Dr. Turan Buzgan yaptığı bir kitapçıkta şimdiye kadar tüm anlattıklarımı çok güzel anlatmış...Bir doktorun yaptığı bu çalışmayı sizinle paylaşmanın daha faydalı olacağına inanıyorum...

Sevgiler

A VİTAMİNİ

A vitamini; görme, büyüme, üreme, embriyo gelişmesi, kan
yapımı, bağışıklık sistemi ve doku hücresi farklılaşmasında gerekli bir
vitamindir.A vitamini yağda erir, ısıya dayanıklıdır, emilimi için safra asitlerine ihtiyaç vardır.


Vücut Çalışmasındaki Görevleri
• Vücudun hastalıklara karşı bağışıklık sisteminin oluşumunda yardımcıdır.
• Kemik dokusunun ve üreme sisteminin gelişiminde yardımcıdır.
• Gözlerinizin karanlıkta normal olarak görmesine ve alacakaranlığa alışmasına yardım eder.
• Epitel (barsak,deri vb) doku yapımı, gelişimi ve korunmasında
görev alır. A vitamini yetersizliğinde böbreklerde, sindirim organlarında bozukluklar görülebilir. Ağız, mide, ince barsaklar, solunum ve üreme sistemi ile idrar yollarındaki deri ve dokuların sağlıklı bir şekilde devamlılığını
sağlayarak, enfeksiyonlara karşı korur.
• Karotenoid formları bir antioksidan olarak çalışırlar ve çeşitli kanser türleri ile yaşlanmaya bağlı hastalıklara karşı koruyucu etki gösterebilirler

A Vitamini Yetersizliği ve Fazla Miktarda Tüketimi
A vitamini vücutta depo edilen bir vitamindir. Bu nedenle yetersizlik belirtileri, uzun süre A vitamini alınmadığında görülür. Yetersiz ve dengesiz beslenenlerde ve büyümenin hızlı olduğu çocukluk, gebe ve emziklilik dönemlerinde sorun ortaya çıkar.

A vitamini yetersizliğinin en önemli belirtileri;
..Epitel dokuların (derinin kuru ve pütürlü bir durumda olması, gözdeki epitel dokunun bozulması, kuruması ve koruyucu tabakanın kaybı) bozulması.
..Bağışıklık sisteminin bozulması nedeniyle enfeksiyon hastalıklarına yakalanma sıklığının artması.
..Vitamin A yetersizliği sindirim organlarında da kendini göstermekte mide yaraları oluşabilmektedir.
..A vitamini yetersizliğinde çocuklarda normal büyüme ve gelişme sağlanamamaktadır.Özellikle çocuklarda sık görülen
enfeksiyon hastalıkları, vücut direncinin düşük olması büyümede gerilik konunun önemini ortaya çıkarmaktadır.

A vitamininden yeterli beslenen bir birey günlük ihtiyacın 10 katı kadar A vitamini alırsa vücutta zehirlenme etkisi görülür. Zehirlenmenin ilk belirtileri baş ağrısı, baş dönmesi, kusma şeklindedir. Fazla alınmasında karaciğerde
büyüme, eklemlerde ağrı, baş ağrısı, kuru ve pul pul dökülen deri, kusma ve iştah kaybı, uzun kemiklerde kalınlaşma, saç dökülmesi, deride sararma ve kafa içi basıncın artması, sinir sisteminde hasar ve doğumsal bozukluklar da gözlenebilir.


Günlük A Vitamini Gereksinmesi
Besinlerde A vitamini retinol ve A vitamini ön maddesi karoten olarak bulunur.

Günlük ihtiyaçlar Retinol eşdeğeri (RE) olarak şöyledir:
0-12 aylık bebeklerde 375mcg , 1-3 yaş grubu çocukta 400mcg, 7-10 yaş grubu çocukta 700mcg, 11-14 yaş grubu çocukta 800mcg, 15-18 yaş grubu çocukta 1000 mcg retinoldür. İhtiyaç yetişkin erkek için 1000 mcg, kadın için 800 mcg ‘dır.

A vitamininin En Çok Bulunduğu Besinler
Organizmanız A vitaminini iki yolla sağlar. Retinol formundaki A vitaminini hayvansal kaynaklı karaciğer, balık yağı, süt, tereyağı, yumurta gibi besinlerden alırsınız.
Bitkisel kaynaklardan ise beta karoten gibi karotenoidleri alır ve bunları organizmanızda A vitaminine dönüştürebilirsiniz.
Karotenoidlerin ( A vitamini ön maddesi) kaynakları kırmızı ve sarı portakal ile birçok koyu yeşil yapraklı sebzelerdir.
En çok sarı turuncu (havuç , kış kabağı vb.) koyu yeşil yapraklı sebzeler ile sarı ve turuncu meyvelerde (kayısı, şeftali vb.) bulunur.
 
D VİTAMİNİ

D vitamini; yağda eriyen bir vitamindir.Emilimi için yağ ve safraya ihtiyaç vardır.Balık yağı ve güneş ışığında bulunan D vitamini eksikliğinde raşitizm görülür. Raşitizmde kemik ve dişlerde bozukluk ve eğrilik görülür. Dişler
geç çıkar. Kafa kemikleri yumuşar ve eğrilir. Eklemlerde şişkinlik görülür.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri
En önemli işlevi kalsiyum metabolizmasını denetlemek ve düzenlemektir. Kemikler kalsiyum deposudur. Kalsiyumun kemiklere taşınmasına ve yerleşmesine yardımcı olur. Aynı zamanda fosfor metabolizmasına da yardımcı olmaktadır.

D Vitamini Yetersizliğinde;
Güneş ışığını doğrudan alamayan bireylerde, az güneş alan ülkelerde, hızlı büyüyen çocuklarda D vitamini eksikliği görülür. D vitamini yetersizliğinin yaygın olarak görülme nedeni doğal yiyeceklerde yeterince bulunmamasına
bağlıdır. Eksikliğinde çocukluk çağı raşitizmi (rikets) görülür.
Bu hastalıktan korunma için güneş ışınlarından yararlanmak gerekir. Pencere camları ve kapalı giysiler güneş ışınlarını engeller. Güneş
ışınları dik gelmeli, hergün15-30 dakika süre ile güneşlenme düzenli olarak yapılmalıdır.
Derinin ince ya da kalın olması, rengi önemlidir. Açık tenliler güneş
ışığından daha zor D vitamini oluştururlar. Osteomalasia erişkin dönemde görülen bir kemik hastalığıdır. Kemikler yumuşak, kalsiyum ve fosfor oranı
düşüktür. Sık doğum yapan, yetersiz ve dengesiz beslenen, güneşten yararlanamayan kadınlarda görülen bir hastalıktır.

Vitamin D suda erimediği için fazlası idrarla atılamaz ve bu nedenle ihtiyaçtan fazlası ve gelişigüzel alınması sakıncalıdır.

D Vitamininin Fazla alınması;
Fazla alınması eklemlerde ve yumuşak dokularda anormal kireçlenmeye
neden olur. Yine çocuklarda fazla ve gelişigüzel kullanıldığında
büyümede duraksama, kusma, böbreklerde taş oluşumu gözlenir.

Günlük D Vitamini Gereksinmesi
Gebe ve emziklilerin, güneşten doğrudan yararlanamayan kişilerin D vitamini almaları veya güneş ışınlarından düzenli yararlanmaları gerekmektedir.
Çocuklara doğumdan 15-20 gün sonra ek D vitamini 400 IU ( 10 mcg) verilmelidir. 400 IU vitamin D 1 çay kaşığı balık yağı ile de sağlanabilir. Çocuk, genç ve yetişkin bireylerin günlük ihtiyacı 10 mcg’dır.

D Vitaminin En Çok Bulunduğu Besinler
Balık yağı, balık, karaciğer, yumurta sarısı, tereyağı, zenginleştirilmiş besinler (örneğin margarin) ve güneş ışınlarıdır.
 
E VİTAMİNİ

Günlük yiyeceklerde yeterli miktarlarda bulunduğundan insanlarda yetersizlik belirtilerine sıklıkla rastlanmamaktadır. Çok önemli bir vitamin olan vitamin E yağda erir, güneş ışınlarına ve alkali ortama duyarlıdır. Oksijen ve demir ile hemen okside olur, emilimi için safra asitlerine ihtiyaç vardır. Diyette bitkisel sıvı yağ miktarı arttığında vitamin E’ye ihtiyaç artar.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri
Yağların emiliminde bir bozukluk oluştuğunda E vitamini emilimi de azalır.
..Hücre zarının koruyucusudur (antioksidan) .
..Damar içerisinde akışkanlığı sağlar, damar tıkanıklığını önler. (ateroskleroz)
..Erken doğmuş bebeklerde demirin kullanılmasına yardımcı olarak anemi (kansızlık) oluşumunu engeller.

Yetersizlik ve Fazlalıkları

Günlük besinler içinde yeterli miktarda bulunduğundan yetersizlik belirtilerine insanlarda sıklıkla rastlanmamaktadır. Deney hayvanlarında E vitamini eksikliği kısırlığa, kalp ve diğer kaslarda yorgunluğa, karaciğer hastalıklarına , kırmızı kan hücrelerinin kolayca parçalanmasına neden
olmaktadır. Aşırı alındığında zararlı etkisi görülmemiştir.

Günlük E Vitamini Gereksinmesi
Günlük ihtiyaç yetişkin erkeklerde 10 mg, kadınlarda 8 mg ve çocuklarda 3-10 mg arasında değişmektedir.

E Vitamininin En Çok Bulunduğu Besinler
Bitkisel yağlar, tahıl taneleri , yağlı tohumlar, soya, yeşil yapraklı sebzeler , baklagillerdir.
 
VİTAMİN K
Kanın pıhtılaşma etmeni olarak tanımlanan vitamin K günlük yiyeceklerimizde yeteri kadar bulunduğu ve kalın bağırsakta bakterilerce yapıldığı için yetersizliğinde oluşan bir hastalık tanımlanmamıştır. Yağda eriyen
bir vitamin olup emilimi için safra asitlerine ve yağa ihtiyaç vardır.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri

Vitamin K karaciğerde kanın pıhtılaşmasını sağlayan maddenin sentezi için gereklidir. Eksikliğinde kanın pıhtılaşması engellendiği için kanama durmayabilir. Kemik gelişimi için de önemlidir.

Yetersizlik ve Fazlalıkları

Karaciğer ve sindirim sistemi bozukluklarında özellikle safra akımının engellendiği durumlarda K vitamini kullanılması yetersizleşir. Uzun süren antibiyotik tedavileri de bağırsakta harabiyet yapacağından vitamin K etkinliğini azaltarak yetersizlik yapabilir. Fazlalık belirtisi olarak suda
çözünen türevleri yenidoğan sarılığı (hiperbiluribinemi)
yapar.

Günlük K Vitamini Gereksinmesi
Günlük ihtiyaç yetişkin erkekler için 80 mcg, kadınlar için 65 mcg, bebekler için 5-10 mcg, çocuklar için 15-20 mcg’ dir.

K Vitamininin En Çok Bulunduğu Besinler

En zengin kaynakları, ıspanak ve benzeri yeşil yapraklı sebzeler, karaciğer, kuru baklagiller ve balıklardır.
 
Arkadaşım güzel bir paylaşım.bir de A vitamini ve diğer vitaminler nelerde bulunur diye yazarsan ,daha iyi olacak.. teşekkürler..956k956k956k
 
TİAMİN (B1 VİTAMİNİ)

Vücut Çalışmasındaki Görevleri

En önemli görevi enerji metabolizmasındadır.
Değişik besinlerle vücuda alınan besin öğelerinin vücutta enerjiye çevrilmesi, yine en önemli enerji kaynaklarından olan karbonhidratlardan
enerji yapımında B1 vitamininin önemli bir işlevi vardır.

Yetersizlik ve Fazlalıkları

..Yorgunluk ve isteksizlik, iştah azalması, kusma ve sindirim sisteminde bozukluklar, kalp yetmezliği , huzursuzluk sıklıkla görülen yetersizlik belirtileridir.
..Beriberi denilen ve sinir sistemi bozukluğu şeklinde tanımlanan, eklemlerde şişlik ve ağrı, denge bozukluklarına neden olan hastalıklar en önemli yetersizlik belirtisidir.

Fazlalık belirtileri hakkında bir bilgi yoktur.

Günlük B1 Vitamini Gereksinmesi

B1 vitamini enerji metabolizması için gerekli olduğundan fazla karbonhidrat tüketen kişilerde ihtiyaç daha fazladır. B1 vitamini vücutta depo edilen bir vitamin değildir.
O nedenle günlük beslenme içinde alınması gereklidir.
Pratik olarak her 1000 kalori için kişinin 0.4 mg B1 vitamini alması uygundur.

B1 Vitamininin En Çok Bulunduğu Besinler

Karaciğer ve diğer organ etleri, et, süt, kuru baklagiller, tahıllar (buğday, mısır, pirinç), ceviz, fındık, yumurtadır.
 
Arkadaşım güzel bir paylaşım.bir de A vitamini ve diğer vitaminler nelerde bulunur diye yazarsan ,daha iyi olacak.. teşekkürler..956k956k956k


Sevgili arkadaşım, A vitamini ile ilgili bilgilere bu konu başlığı altında 3. sayfaya tıklayarak ulaşabilirsin.

Sevgileractionsmile
 
RİBOFLAVİN (B2 VİTAMİNİ)

Işığa duyarlı olması nedeniyle riboflavin bulunan yiyecekler ışıkta bekletilmemeli, suda eriyen bir vitamin olduğu içinde sebzelerin pişirilme suyu ve yoğurdun suyu dökülmemelidir.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri

Karbonhidrat, protein ve yağların metabolizmasında görev alır.

Yetersizlik ve Fazlalıkları

Besinlerle alınması gerekli bir vitamindir. Yetersizliğinde
• Deride yaralar (dermatit), dudaklarda (keylozis, angular
lezyon) ve göz çevresinde kesik şeklinde yaralar oluşur.
• Sinir sisteminde bozukluk, anemi (kansızlık) görülebilir.
• Gözde yanma ve kızarıklık, ishal oluşabilir.
leyicidir.

Günlük Riboflavin Gereksinmesi
Büyümenin hızlı olduğu çocukluk döneminde ihtiyaç fazladır.
Vücutta depo edilmediği için günlük olarak alınması gerekmektedir. İhtiyacın üzerinde alındığı zamanda idrarla atımı fazladır. Riboflavin ihtiyacı her 1000 kalori için 0.6 mg’ dır.

Riboflavinin En Çok Bulunduğu Besinler
Karaciğer, et, süt ve ürünleri, yumurta , peynir, balık,
yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllardır.
 
NİASİN (NİKOTİNİK ASİT, VİTAMİN PP)
Niasin ;su ve alkolde çözünen asit, alkali, ışık ve ısıya dayanıklı bir vitamindir.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri

B grubu vitaminlerinden biri olarak karbonhidrat, protein ve yağ metabolizmasında görevlidir.

Yetersizlik ve Fazlalıkları

Diyette yeterince niasin alınmaması sonucu sinir sistemi , sindirim sistemi ve güneş gören deride simetrik yaralarla kendini gösteren pellegra hastalığı oluşur. Pellegra hastalığı daha çok tek yönlü beslenen;özellikle de sadece mısır tüketen toplumlarda görülür. Hastada iştahsızlık, halsizlik belirtileri yaygın olup, kol ve bacakların güneş gören yerlerinde yaralar oluşur. Depresyon yani ruhsal bozukluk hastalarda yaygındır.

Günlük Niasin Gereksinmesi

Besinlerle alınan iyi kalite protein vücut için gerekli niasin gereksinimini karşılar. Özellikle de bir amino asit olan triptofan vücutta niasine dönüştüğü için alınan miktar niasin eş değeri olarak saptanmalıdır. Günlük niasin ihtiyacı her 1000 kalori için 6.6 mg’dır.

Niasinin En Çok Bulunduğu Besinler

Et, balık, kümes hayvanları, karaciğer, maya, tahıllar, kuru baklagiller ve yeşil yapraklı sebzelerdir.
 
FOLİK ASİT

Vücut Çalışmasındaki Görevleri

Amino asit ve kan hücrelerinin yapımı için gereklidir. Folik asitin vücutta deposu yoktur ve bağırsaktaki mikroorganizmalar tarafından da sentez edilir. Vücutta görev yapabilmesi için C vitaminine ihtiyaç vardır.

Yetersizlik ve Fazlalıkları

Yetersizliğinde kan yapımında azalma olmaktadır. Özellikle gebe kadınlarda ve çocuklarda yetersizlik belirtileri yaygındır. Yetersizlik nedeni; yetersiz beslenme (özellikle yetersiz sebze ve meyve tüketimi), emilim bozukluğu ve
vücuttan aşırı kayıp olmasıdır. Alkoliklerde de ve gebelikte folik asit yetersizliği görülebilir.

Günlük Folik Asit Gereksinmesi
Günlük ihtiyaç yetişkin erkek ve kadında 400 mcg ‘dır. Gebe kadınlara günlük 600 emziklilere 500 mcg önerilmektedir.

Folik Asitin En Çok Bulunduğu Besinler
Karaciğer, diğer organ etleri, yeşil yapraklı sebzeler, maya, kuru baklagiller ve tahıllardır. Besinlerin hazırlanması, işlenmesi ve depolanması aşamaları folik asit kaybına neden olur. Bu nedenle sebzelerin pişirilmesi ve saklanması ilkelerine dikkat edilmelidir.
 
VİTAMİN B6 (PİRİDOKSİN)
Vitamin B6 suda kolayca çözünür, ışığa ve alkali ortama duyarlıdır.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri
Protein, yağ ve karbonhidrat metabolizmasında yardımcıdır. B6 vitamini aynı zamanda bağışıklık sistemi için gereklidir.

Yetersizlik ve Fazlalıkları
B6 vitamini yetersizliğinde en önemli bulgu sinir sisteminde, kan hücrelerinde görülür. Deride yaralar oluşur. Sinir sistemi bozukluğuna bağlı olarak bayılma nöbetleri (konvulsiyon) görülür. Dudak kenarları ve dilde yaralar, huzursuzluk ve hipokromik anemi denilen kansızlık, çocukluk çağında sık görülen B6 vitamini eksikliklerinden biridir. Büyüme geriliği, sindirim sistemi bozukluğu ve böbrekte taş oluşumu da B6 eksikliğinde görülen hastalıklardan bazılarıdır. Fazlalık belirtileri bilinmemektedir.

Günlük B6 Vitamini Gereksinmesi
Çocukluk çağında anne sütü ile beslenmeyip hazır mamalarla beslenen çocuklarda ihtiyaç fazladır. Aynı şekilde iyi kalite proteinli besinlerle beslenenlerde ihtiyaç azalabilir.

Günlük ihtiyaç 1.5-2 mg ‘dır.

B6 Vitamininin En Çok Bulunduğu Besinler
Et ,karaciğer, böbrek, tahıllar ve kuru baklagillerdir.
 
VİTAMİN B12

Suda ve alkolde çözünen bir vitamindir. Yüksek ısıda ısıtıldığında kayba uğrar. Karaciğer, kalp ve böbrek dokularında B12 önemli oranda bulunmaktadır.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri
Bağışıklık sisteminde, protein metabolizmasında, sinir sisteminde
ve kemik iliğinde kan hücrelerinin yapımında görevlidir.

Yetersizlik ve Fazlalıkları

B12 yetersizliğinde sinir sisteminde bozukluklarla pernisiyöz anemi oluşur. Kol ve bacaklarda uyuşma , duyu azalması, ruhsal bunalım ve kasılmalar en belirgin eksiklik belirtisidir.
Özellikle sadece bitkisel kaynaklı besin tüketenlerde, besinlerin saklanması ve pişirilmesindeki aksaklıklarda vitamin kaybı çok olmaktadır. Bu vitamin sadece hayvansal kaynaklı besinlerde bulunmaktadır.

Günlük B12 Vitamini Gereksinmesi

İnsanlar vitamin B12 ihtiyacını hayvan dokularından sağlarlar.
Günlük ihtiyaç 2 mcg ‘dır. Gebelik ve emziklilikte ihtiyaç 2.6 mcg’dır.

B12 Vitamininin En Çok Bulunduğu Besinler
Et ,süt, peynir, yumurta ve balıktır. B12 vitamini bitkisel besinlerde bulunmaz.
 
PANTOTENİK ASİT

Vücut Çalışmasındaki Görevleri
Karbonhidrat, protein ve yağ metabolizması için gerekli B grubu vitaminlerden biridir. Sinir sisteminin, bazı hormonların çalışmasında ve yağların sentezinde etkindir. Pantotenik asit suda erir, besinlerin pişme
suyuna geçer, asit ve alkalilere karşı duyarlıdır.

Yetersizlik ve Fazlalıkları

Pantotenik asit yetersizliğinde insanlarda kusma, karın ağrıları ,kasılma nöbetleri, yorgunluk gibi belirtiler saptanmıştır. Laboratuvar hayvanlarında yapılan deneylerde büyüme geriliği ,kısırlık, sinir sistemi bozukluğu, saç
renginde değişme, deride yaralar, ince barsak ülserleri, saç dökülmesi şeklinde bulgular vardır. Fazlalık belirtileri bilinmemektedir.

Günlük Pantotenik Asit Gereksinmesi
Bu vitamin tüm besinlerde bulunduğu için yetersizlik belirtileri sık görülmemektedir. Günlük ihtiyaç 4-7 mg kadardır.

Pantotenik Asitin En Çok Bulunduğu Besinler
Tüm hayvansal ve bitkisel besinleri tüketmekle yeteri kadar pantotenik asit alımı sağlanır.
 
BİOTİN
Biotin bazı hayvanlar için büyüme etmeni olarak yumurta akında bulunmuştur. Kayıplara dayanıklı bir vitamindir; ancak suda çözünür.

Vücut Çalışmasındaki Görevleri
Biotin, vücudumuzda ince barsak bakterileri tarafından sentezlenir. Karbonhidrat metabolizmasında görev alır ve enerji oluşumuna katkı verir.

Yetersizlik ve Fazlalıkları
Günlük tükettiğimiz besinlerde biotin yeterli miktarda bulunduğundan eksiklik belirtileri görülmemektedir. Halk arasında besleyici olur düşüncesi ile yumurta çiğ olarak tüketilmektedir. Çiğ yumurta akında avidin adlı bir protein vardır ve bu protein biotinin vücutta kullanılmasını engeller.
Çiğ yumurta yiyenlerde saç dökülmesi, deri yaraları oldukça sık görülen durumlardır. O nedenle yumurtanın pişirilerek tüketilmesi vücut için daha yararlıdır.

Yetersiz tüketiminde deri yaraları, iştahsızlık, kas ağrıları, solukluk
gibi belirtiler ortaya çıkar. Fazlalık belirtileri bilinmemektedir.

Günlük Biotin Gereksinmesi
Biotin, vücutta barsak bakterileri tarafından üretilmekte ve günlük besinlerle vücuda yeteri kadar alınmaktadır.
Yetişkinler için önerilen tüketim miktarı günlük 20-30 mcg ‘dır.
Biotinin En Çok Bulunduğu Besinler Tüm yiyeceklerde yeteri kadar bulunur.

En çok bulunduğu besinler
karaciğer yumurta sarısı, soya unu, etler ve mayadır.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst