Şimdi’nin Gücü, Eckhart Tolle’yi günümüzün en önemli spiritüel öğretmenlerinden biri haline getirdi. Şimdi, Şimdi’nin Gücü’nün devamı niteliğinde olan ve uzun zamandır beklenen bu kitap – yaklaşık sekiz yıldır yazdığı ilk kitap – Tolle’nin güçlü mesajını ve ruhsallığını tamamen yeni bir kuşağa taşıyor.
Şimdi’nin Gücü’nün sıradışı başarısından yola çıkan Tolle, şimdi çok daha sevgi dolu yeni bir dünyanın doğumunu göstermek için bizleri kendi yaşamlarımızın ötesine taşıyor. Bu, egomuzla yaptığımız mevcut kimlik tanımlamamızı aşarak, kim olduğumuz hakkında tamamen yeni bir düşünce tarzını benimsemeyi gerektiriyor. Bunun olması için, insan zihninin yapısının evrimsel bir değişim geçirmesi gerekiyor.
Var Olmanın Gücü’nde, Tolle ego temelli bilincimizin dinamiklerini detaylıca açıklıyor. Sonra nazik ve son derece pratik terimlerle bizi bu yeni bilinç düzeyine geçiriyor. Kendimizi tanımladığımız her şeyin çok daha ötesine geçerek, gerçekten kim olduğumuzu ve kimliğimizin sonsuz yüceliğini deneyimleyeceğiz.
*****
Kitaptan Alıntı:
Kimlik duygunuz,ihtiyaçlarınızı ve sizin için hayatta önemli olan
şeyleri belirlemenizi sağlar;
sizin için önemi olan şeyler ise aynı zamanda sizi üzme ve rahatsız etme potansiyeline sahiptir.
Bunu ,kendinizi ne kadar derinden tanıdığınızı anlamak için
bir kriter olarak kullanabilirsiniz.
Sizin için önemli olan şey,söyledikleriniz ya da
inançlarınızla ilgili olmak zorunda değildir;
sizin için asıl önemli şeyleri ele verecek olan,
yaptıklarınız ve verdiğiniz tepkilerdir.
Dolayısıyla kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:
Beni rahatsız eden,öfkelendiren ve üzen şeyler neler?
Eğer küçük şeyler sizi üzüyor ve sinirlendiriyorsa ,
o zaman, kendinizinde öğle olduğunu düşünüyorsunuzdur.
Yani küçük.Biliçaltınızdakii inanç budur.
Peki küçük şeyler neler olbilir?
Aslında her şey küçük ve önemsizdir,
çünkü her şey gelip geçicidir.
***
Kim olduğunuzu düşünüyorsunuz?
''Ölümsüz bir ruh olduğumu biliyorum'' ya da
''Bu çılgın dünyadan bıkıp usandım, tek istediğim biraz huzur''diyebilirsiniz;
ama ancak telefon çalana kadar.
Kötü haber:borsa çöktü;
anlaşma bozuldu;
arabanız çalındı;
kayınvalideniz geldi;
yolculuğunuz iptal edildi;
sözleşme bozuldu;
eşiniz sizi terk etti;
daha fazla para istiyorlar;
bunun sizin hatanız olduğunu söylüyorlar.
Aniden endişelenir ve öfkelenirsiniz.
Sesiniz sertleşir:
Buna daha fazla dayanamıyorum''.
Başkalarını suçlar, onlara saldırır,
kendinizi savunup haklı çıkarmaya çalışırsınız;
üstelik hepsi otomatik pilota bağlanmış şekilde olur.
Açıkça görüldüğü gibi şimdi kendiniz için
az önce başka bir şey istemediğinizi
söylediğiniz halde,hayatınızda huzurdan daha önemli başka
bir şey vardır ve ölümsüz bir ruh olduğunuzu
düşünmezsiniz bile.
Anlaşma,para,sözleşme ,kayıp ya da
kayıp tehlikesi sizin için daha önemlidir.
KİM İÇİN;AZ ÖNCE SÖZÜNÜ ETTİĞİNİZ ÖLÜMSÜZ RUH İÇİN Mİ?
Hayır !Egonuz için.Küçük benliğiniz,geçici olan şeylerde
güvenlik veya tatmin aramakta,
bulamadığı içinde öfkelenmektedir.
Eh! en azından ŞİMDİLİK gerçekte kim olduğunuzu
düşündüğünüzü biliyorsunuz.
***
Eğer istediğiniz şey gerçekten huzursa,
huzuru seçersiniz.
Gerçekten ölümsüz bir ruh olduğunuza inanıyorsanız,
zorlayıcı insanlarla ya da durumlarla karşılaştığınızda tepki vermezsiniz ve
tamamen uyanık kalırsınız.
Durumu hemen kabullenirsiniz ve kendinizi ondan ayırmak yerine
onunla birleşirsiniz.
Sonra uyanıklığınız sayesinde bir cevap gelir.
Cevap veren gerçek sizsinizdir.
BİLİNÇ!
Bu, olduğunuzu sandığınız kişi değildir.
Son derece güçlü ve etkili olduğundan,
hiç bir durumu ya da insanı
düşman olarak görmesine gerek yoktur.
Özellikle bir sorunla karşılaştığınızda insanlara
ve durumlara tepki verme şekliniz,
kendinizi ne kadar iyi tanıdığınızın en gerçekçi göstergesidir.
KİMSE SİZE KİM OLDUĞUNUZU SÖYLEYEMEZ.
Eğer söylerse, bu başka bir kavram olur ve
yine değişemezsiniz.
Kimlik inançsizlığı gerktirir.
Aslında her inanç bir engeldir.
Zaten her kimseniz o olduğunuzdan,
kim olduğunuzun farkında olmanıza bile gerek yoktur.
Ama farkındalık olmadan,
gerçek kimliğinizi bu dünyaya gösteremezsiniz.
Gerçek kimliğiniz,ifade edilmememiş bir şekilde
olduğu yerde kalır.
O zamanda bankada 100 milyon doları varken,
sokakta dilenen yoksul bir adam gibi olursunuz,
çünkü onunda sahip olduğu zenginlik
ifadesini bulmamıştır.
(Var Olmanın Gücü -E.Tolle)
