- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Bir süre sonra beyaz sinyal problem yaratmaya başladı.
Beyaz renkli 'geç' sinyali diğer sokak lambaları ile karıştırılabiliyordu. Ama
daha da kötüsü 'dur' işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce
ışık beyazlaşıyor, 'geç' sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol
açabiliyordu. Sonunda demiryolcular kırmızıyı 'dur', yeşili 'geç' sarı
rengi de 'ikaz' sinyali olarak kullanmaya başladılar. Bilindiği gibi sarı, renk
spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması
gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyor ve
tedbirini alıyordu.Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at
arabalarının bulunduğu tarihlerde bile dünyanın büyük şehirlerinde trafik
sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868'de
Londra'da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen
kırmızı ve yeşil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de
yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı. Ama öte yandan otomobillerin
ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice
kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki
uygulama örnek alındı ama demiryollarında birbirine paralel iki hat vardı. Bu
sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu. Sonunda
günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul
mezunu ve ABD'deki Cleveland'da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan
geliştirdi. 1914'de ilk denemelerine başlayan Morgan 1923'de de patentini aldı.
Morgan 1963'de ölümünden az önce patentini 40 bin dolara General Electric
firmasına sattı. Morgan'ın lambaları demiryollarına benzer şekilde bir
T üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında
sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.
Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hala 'ikaz' anlamındadır ama
günümüz sürücüleri onu 'geç' sinyali olarak algılıyorlar.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
Beyaz renkli 'geç' sinyali diğer sokak lambaları ile karıştırılabiliyordu. Ama
daha da kötüsü 'dur' işaretlerine konulan kırmızı mercekler yerlerinden düşünce
ışık beyazlaşıyor, 'geç' sinyali olarak algılanıyor ve kazalara yol
açabiliyordu. Sonunda demiryolcular kırmızıyı 'dur', yeşili 'geç' sarı
rengi de 'ikaz' sinyali olarak kullanmaya başladılar. Bilindiği gibi sarı, renk
spektrumu içinde en göz alıcı renktir. Böylece makinist bir sinyalin bulunması
gereken yerde beyaz ışığı görürse, bir şeylerin yanlış olduğunu anlıyor ve
tedbirini alıyordu.Karayollarına gelince, yollarda sadece atların ve at
arabalarının bulunduğu tarihlerde bile dünyanın büyük şehirlerinde trafik
sorundu. İlk trafik lambası otomobillerin ortaya çıkmasından çok önce 1868'de
Londra'da kullanıldı. Gazla yakılan ve bir eksen etrafında döndürülebilen
kırmızı ve yeşil lambalar bir yıl sonra patlayıp, kendilerini çeviren polisi de
yaralayınca bu uygulama ortadan kalktı. Ama öte yandan otomobillerin
ortaya çıkması ve şehirlerde dolaşmaya başlamalarıyla birlikte durum iyice
kötüleşti. Çeşitli şehirlerde değişik uygulamalar yapıldı. Demiryollarındaki
uygulama örnek alındı ama demiryollarında birbirine paralel iki hat vardı. Bu
sistem iki yolun kesiştiği kavşaklarda işe yaramıyordu. Sonunda
günümüzdekilere benzeyen ilk elektrikli otomatik trafik lambasını, ilkokul
mezunu ve ABD'deki Cleveland'da otomobil sahibi ilk siyah olan Garrett Morgan
geliştirdi. 1914'de ilk denemelerine başlayan Morgan 1923'de de patentini aldı.
Morgan 1963'de ölümünden az önce patentini 40 bin dolara General Electric
firmasına sattı. Morgan'ın lambaları demiryollarına benzer şekilde bir
T üzerinde kırmızı ve yeşil iki lambadan ibaretti. Çok geçmeden ikaz anlamında
sarı lamba da ilave edildi ve uygulama bütün dünyaya süratle yayıldı.
Aradan geçen yıllara rağmen sarı renk hala 'ikaz' anlamındadır ama
günümüz sürücüleri onu 'geç' sinyali olarak algılıyorlar.
Ü-V-Y-ZŞ-T-USP-RN-O-ÖMJ-K-LH-I-İGE-FC-Ç-DBAY-ZU-Ü-VŞ-TSP-RO-ÖN
