- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Elimize, tekerleğin hangi tarihte icat edildiğini
gösterecek hiç bir belge geçmemiştir. Ancak bu aracın günümüze en eski çağlardan
geldiği de kesindir. Amerikalı arkeolog Speiser, Gawra'da, M.Ö. 3.000-2.500
yıllarının kalıntılarında tekerleğe rastlanmış; İngiliz meslektaşı Woolley de
Ur'da, M.Ö. 2.950 yıllarından kalma mezardan bir tekerlek çıkarmıştı. Ne gibi
bir ihtiyacın bu icada yol açtığı kesinlikle bilinmiyor. General Frugier'nin
ilginç ve inandırıcı varsayımına göre; Yontma Taş Çağı'ndan başlayarak insan,
avladığı hayvanı, kaya parçaları gibi bazı şeyleri taşıma ihtiyacını duymuştur.
Bu soruna çare ararken, kesilmiş bir ağacın yuvarlandığını, böylece taşımayı
kolaylaştırdığını fark eden insanlar yüklerini iki ağaç kütüğünün üzerine
koymayı akıl ettiler. İngiliz tarihçisi Maccurdy'ye göre; tekerleğin atası,
tomar denilen silindir biçiminde durulmuş kağıt ya da deridir. Bu gelişmeyi
kazılar da doğrulamaktadır. Yapılan kazılarda Sümer ülkelerinde, M.Ö. 3.000'den
kalma kızaklar ve arabalar çıkartılmıştır. Tekerleğin icadını hemen
arabanın izlediği kesindir. Bir çift tekerleği dingille birleştirmek ve buna
demirsiz bir saban oturtmak işten bile değildir. Gerçekten de, M.Ö. 3.000
yıllarının Sümer kalıntılarında rastlanan arabalar böyledir. Sürücüsü, iki
tekerleğin arasına konmuş bir eyere, ata biner gibi otururdu. Bu taslak çabuk
gelişerek dört tekerlekli bir araç oldu; fakat henüz ön tekerlekler sabitti.
Bu araca ilkin hangi hayvan koşulmuştu? Fransız arkeologu Georges
Contenau'ya göre, yaban eşeği. O dönemde, bu bölgede at bilinmiyordu ve henüz
sözünü etmediğimiz Türkler atı ehlileştirmişlerdir. Ortaçağda önemli bir
rol oynayacak olan bu ulus. Orta Asya, Doğu Sibirya ve Mançurya'da yaşamaktaydı.
Henüz Yontma Taş Çağı'nda yaşayan bu göçebe halkın hayatı, Babil ve Mısır
uygarlığının tam karşıtıydı. Ama onların buz gibi ve dümdüz steplerde uzanan
ülkeleri. Yakın Doğu'nun güneşli ve serin vahasının da karşıtı değil miydi?
Asyalı göçebe halkın hayatı, her çeşit yiyeceğe alışan bu yorulmaz hayvanın,
atın sırtında geçiyordu. Onu gem'e alıştıran Türklerin Güneybatı Asya'ya
akınları sonucunda, bu bölgede atı tanıdı, ilk uygarlıklar, insanlığın bu en
soylu buluşunu, paha biçilmez armağanını onlardan aldılar. Koşum
kayışlarıyla arabaya bağlanan atla birlikte ilk savaş aracı da doğmuş oldu.
Antik dünya, arabayı ve atları bu korkunç görünümüyle ilk defa tanıyordu. Sonra
M.Ö. 2.000 yılında Mezopotamya'da görülen araba, giderek Sami ırkından
Hiksosların akınıyla Mısır'a girince, Firavun'un ordusunda, 1917'de ilk müttefik
tanklarının Alman askerleri üzerinde yarattığı paniğe benzer bir korku yarattı.
Mısırlılar hayvan gücü olarak henüz öküz ve eşekten yararlanıyorlardı. Ancak
tecrübeden çabuk ders almayı bildiler. istilâcıları ülkeden atar atmaz bu yeni
savaş aracını kullanmaya başladılar. Öyle ki. Mısır tarihinin en parlak dönemi
olan Yeni İmparatorluk'tan kalan belgeler, Firavun'u gelecek kuşaklara savaş
arabasının üstünde, bir eliyle dizginleri tutar, ötekiyle de düşmanı yere serer
biçimde gösterebilmiştir. Bunu izleyen on yüzyıl boyunca, araba, savaş
alanlarında fetih aracı olarak hizmet etti. Asurlular, M.Ö. 1.000 yıllarında bir
sürücünün kullandığı, iki savaşçıyı çeken çift at koşulmuş arabaları sayesinde
dünyaya egemen oldular. Asur'un ünlü kralları Surgon ve Assurbanipal birçok
şehirleri, güçlü savaş makineleri halini alan arabalarıyla kuşattılar. Bu
arabaların, tekerlekleri üzerine oturtulmuş ağır koçbaşlarıyla şehir kapılarına
saldırdılar; savaşçılar kalkanlarının arkasına saklanarak kale duvarlarının
üstüne yürüdüler. Ancak bu ağır topçu gücünün yanı sıra yeni bir silahlı
birlik daha meydana getirmişlerdi: Atlılar. Bir halı parçasının üzerinde oturan
bu eyersiz ve üzengisiz Asur atlıları, İskender'in fetihlerine yol açan öncüler
oldular.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
gösterecek hiç bir belge geçmemiştir. Ancak bu aracın günümüze en eski çağlardan
geldiği de kesindir. Amerikalı arkeolog Speiser, Gawra'da, M.Ö. 3.000-2.500
yıllarının kalıntılarında tekerleğe rastlanmış; İngiliz meslektaşı Woolley de
Ur'da, M.Ö. 2.950 yıllarından kalma mezardan bir tekerlek çıkarmıştı. Ne gibi
bir ihtiyacın bu icada yol açtığı kesinlikle bilinmiyor. General Frugier'nin
ilginç ve inandırıcı varsayımına göre; Yontma Taş Çağı'ndan başlayarak insan,
avladığı hayvanı, kaya parçaları gibi bazı şeyleri taşıma ihtiyacını duymuştur.
Bu soruna çare ararken, kesilmiş bir ağacın yuvarlandığını, böylece taşımayı
kolaylaştırdığını fark eden insanlar yüklerini iki ağaç kütüğünün üzerine
koymayı akıl ettiler. İngiliz tarihçisi Maccurdy'ye göre; tekerleğin atası,
tomar denilen silindir biçiminde durulmuş kağıt ya da deridir. Bu gelişmeyi
kazılar da doğrulamaktadır. Yapılan kazılarda Sümer ülkelerinde, M.Ö. 3.000'den
kalma kızaklar ve arabalar çıkartılmıştır. Tekerleğin icadını hemen
arabanın izlediği kesindir. Bir çift tekerleği dingille birleştirmek ve buna
demirsiz bir saban oturtmak işten bile değildir. Gerçekten de, M.Ö. 3.000
yıllarının Sümer kalıntılarında rastlanan arabalar böyledir. Sürücüsü, iki
tekerleğin arasına konmuş bir eyere, ata biner gibi otururdu. Bu taslak çabuk
gelişerek dört tekerlekli bir araç oldu; fakat henüz ön tekerlekler sabitti.
Bu araca ilkin hangi hayvan koşulmuştu? Fransız arkeologu Georges
Contenau'ya göre, yaban eşeği. O dönemde, bu bölgede at bilinmiyordu ve henüz
sözünü etmediğimiz Türkler atı ehlileştirmişlerdir. Ortaçağda önemli bir
rol oynayacak olan bu ulus. Orta Asya, Doğu Sibirya ve Mançurya'da yaşamaktaydı.
Henüz Yontma Taş Çağı'nda yaşayan bu göçebe halkın hayatı, Babil ve Mısır
uygarlığının tam karşıtıydı. Ama onların buz gibi ve dümdüz steplerde uzanan
ülkeleri. Yakın Doğu'nun güneşli ve serin vahasının da karşıtı değil miydi?
Asyalı göçebe halkın hayatı, her çeşit yiyeceğe alışan bu yorulmaz hayvanın,
atın sırtında geçiyordu. Onu gem'e alıştıran Türklerin Güneybatı Asya'ya
akınları sonucunda, bu bölgede atı tanıdı, ilk uygarlıklar, insanlığın bu en
soylu buluşunu, paha biçilmez armağanını onlardan aldılar. Koşum
kayışlarıyla arabaya bağlanan atla birlikte ilk savaş aracı da doğmuş oldu.
Antik dünya, arabayı ve atları bu korkunç görünümüyle ilk defa tanıyordu. Sonra
M.Ö. 2.000 yılında Mezopotamya'da görülen araba, giderek Sami ırkından
Hiksosların akınıyla Mısır'a girince, Firavun'un ordusunda, 1917'de ilk müttefik
tanklarının Alman askerleri üzerinde yarattığı paniğe benzer bir korku yarattı.
Mısırlılar hayvan gücü olarak henüz öküz ve eşekten yararlanıyorlardı. Ancak
tecrübeden çabuk ders almayı bildiler. istilâcıları ülkeden atar atmaz bu yeni
savaş aracını kullanmaya başladılar. Öyle ki. Mısır tarihinin en parlak dönemi
olan Yeni İmparatorluk'tan kalan belgeler, Firavun'u gelecek kuşaklara savaş
arabasının üstünde, bir eliyle dizginleri tutar, ötekiyle de düşmanı yere serer
biçimde gösterebilmiştir. Bunu izleyen on yüzyıl boyunca, araba, savaş
alanlarında fetih aracı olarak hizmet etti. Asurlular, M.Ö. 1.000 yıllarında bir
sürücünün kullandığı, iki savaşçıyı çeken çift at koşulmuş arabaları sayesinde
dünyaya egemen oldular. Asur'un ünlü kralları Surgon ve Assurbanipal birçok
şehirleri, güçlü savaş makineleri halini alan arabalarıyla kuşattılar. Bu
arabaların, tekerlekleri üzerine oturtulmuş ağır koçbaşlarıyla şehir kapılarına
saldırdılar; savaşçılar kalkanlarının arkasına saklanarak kale duvarlarının
üstüne yürüdüler. Ancak bu ağır topçu gücünün yanı sıra yeni bir silahlı
birlik daha meydana getirmişlerdi: Atlılar. Bir halı parçasının üzerinde oturan
bu eyersiz ve üzengisiz Asur atlıları, İskender'in fetihlerine yol açan öncüler
oldular.
Siyaset, Bilim Ve Tarih Bilinci (Doğan Özlem )The Benefits Of TreesEnerji TasarrufuAlternatif Ucuz Enerji KaynaklarıErozyonun Tanımı Ve ÇeşitleriDünyamızın HareketleriDoğalgazDeve KuşlarıTeknolojik CellatlarımızKüresel IsınmaÇimento İşkolu Ve SorunlarıAtmosferin Başlıca Gaz KirleticileriNükleer EnerjiYapay KristallerHyrogen Fuel The Fuel Of FutureKentiçi Ulaşımı Ve Çevre SorunlarıPrcı HakkındaÇevre Kirliliği Ve SonuçlarıSivil SavunmaUluslararası Hukuk Ve Çevre
