TEK ŞİŞMAN BEYNİNİZ/Düşünce Gücüyle Zayıflama

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan duru79
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
sevgili didem, eğer bir sağlık problemin yoksa ve böyle bir şeye dayanarak söylememişse eğer diyetisyenin(ki sanmıyorum çünkü hiçbir kontrolden geçirmediğini söylüyorsun) 40 dk yürüyüş masalına inanma. Düşünsene, aktif bir işte çalışan bir insan bile günde 40 dakikadan daha fazla yürür! O diyetisyen sanırım sana verdiği açlık listesinin ancak 40 dk yürüyüşü tolore edebileceğini düşünüp söylemiş onu. canının çektiği kadar yürü,yorulunca otur dinlen,kalk gene yürü.Belki canın 40 değil 10 dk isteyecek o gün,öbür gün 2 saat isteyecek,zaten gerekli olan kadarını vücudun sana söyler,belli eder.
Hadi o diyetisyen yiyeceklerine sınır getirmiş de, atacağın adımlara da sınır mı koyacak yahu?Boşver gitsin. İlle de uzman yardımı diyorsan işinin ehli birini seç yol yakınken,paran da emeğin de boşa gitmesin arkadaşım..

Didem bende t.. marka su+yağ gösteren tartı var. Asla almazdım, hediye geldi.
Bence boşu boşuna 50 küsür milyon vermeye değmez, ne yapacaksın yağ oranını falan? şişmansan şişmansın işte, yağ oranı az çıksa "yağım azmış" deyip zayıflamayacak mısın?
Bunlar bir yana, ben inanmıyorum öyle çıplak ayakla basacakmışsın da yağ oranını ölçecekmiş, bu kadar basit mi bu iş?
Hepsi hepsi hepsi şişmanların bir şeylerden medet umma durumunu kullananların işi.
Bırak tartıyı, aynaya bak, o sana söyler yağ oranını..

elif yediklerine baktım da,sabah sadece şekersiz çay,peynir, zeytinle olur mu,bütün gece sen uyurken çalışıp durmuş o kadar saat besinsiz kalmış vücuduna yazık değil mi? sen onu düşünmezsen o sana yardım etmez ki. sen kestikçe o depolar,sen azalttıkça o azıtır. daha iyi kahvaltılar yap arkadaşım, en azından biraz ekmek, hergün olmasa da yumurta, hiç sınırsız domates salatalık, meyve vs.. kahvaltı vücudunu "bak senden hiçbir şey kısmıyorum,hadi sen de depolamaktan vazgeç" diye kandırmak için en uygun öğün..
(iyi ki izindeyim,alıştım valla ahkam kesmeye bu saatlerde kimsecikler yokken:)) )

Sevgili elifkeles,önce ağlamayı bırak sonra 52 kiloyken nasıl yediğini,nasıl yaşadığını hatırla çok şanslısın farketsene,sen zayıf olduğun günler yaşadın,en azından "asla zayıf olamam" saplantın yok
yoketmek çok kolaydır,yaratmak çok zor
sen içinde bir can yaratıp onu büyütebilmiş,dünyaya getirebilmiş,böyle bir mucize yaratabilmiş bir insansın
fazla yağlarını yoketmek ne ki bu yaratma mucizesinin yanında???
ağlama ve yapabileceğin en kolay şeyi yap, zayıfla!

elif aycelin söyledikleri çok doğru. ama tatlarını sevmiyorsan kendini kandır, ben blendıra canımın çektiği meyveleri ve sütü koyup karıştırırdım al işte meyveli süt, tadı da harika, yoğurtla da yapabilirsin bunu, yoğurdu muzu koy karıştır püre yap. yoğurdu ayrıca mesela bol nane sarmısak pulbiberle karıştırıp sos hazırla sebzelerin makarnanın hatta etlerin üstüne döküp ye, arada pirinçli yoğurt çorbası yap, yoğurt salatası yap:ıspanak, semizotu, brokoli, kereviz, ister hepsini ister sadece birini blendırda çek,dök yoğurdu içine, iki-üç ceviz de koy, çok az tuz, az zeytinyağı, bol sarmısak, bak bakalım yeniyor mu yenmiyor mu:)
su için durum başka. ya içeceksin ya içeceksin. ilaçmış gibi düşün hiç olmadı, onu içtikçe hiçbir şey yapmadan zayıflayacakmışsın gibi:) su içmek için susamayı bekleme. 1 litrelik bir şişeye doldur suyu, gidip geldikçe bir yudum bir yudum, bitecek o zaten hemen. doldur yeniden. suyu içmezsen kurur kalırsın, vücudun bir sürü zararlı toksinle dolar, bitkin de düşersin, sonra ne zayıflamak görür gözün ne birşey.. hadi kalk hemen bir bardak su iç gel:)

siboş söylediğin aletin başka markası var bende. bence de çok faydalı, sadece 10 dk bile kullanılsa günde işe yarıyor. ben hala günde 3-5 dk çıkarım üstüne. bacakların ağrıyorsa başlamadan önce kaslarını ısıt biraz, bir bacağını ileri uzat ötekinin üstünde esne, sonra diğeriyle aynı hareket; ayağını yerde sabit tutup bilekten çevir; dik dur kolların yanda yapışık olsun, o halde yanlamasına eğil, birkaç defa yap bunları sonra çık alete. bir de aletin üstündeyken kollarını da oynat mutlaka.
o naylonları da at:))

Arkadaşlar şu terlemek için naylonlar falan sarma olayını çok araştırdım zamanında, denedim de, deneyimlerime göre:
spor yapıyorsanız zaten zayıflıyorsunuz, naylonlara sararak yapıyorsanız +bol bol terliyorsunuz ama bu terlemenin yakılan yağla hiçbir ilgisi yok, sadece fazladan su kaybı oluyor ki bu da öyle susayarak falan farkedilebilen ve telafi edilebilen bir kayıp değil ve uzun süre devam ederseniz zararlı çıkabiliyorsunuz (su kaybına bağlı bitkinlik,halsizlik olabiliyor)
e ben suyumu da telafi edecek şekilde bol içerim naylonumu da sararım derseniz, arabaya 1 lt benzin koyup 5 km kullanmak yerine 10 lt benzin koyup 50 km kullanmakla aynı şey olur, sorun çıkmaz ama benzin de kalmaz, halbuki 10 lt benzin koyup 5 km kullansanız, size yetecek bol bol benzininiz kalsa geriye fena mı olur?
doğal olan su kaybı vücudun spor esnasında attığı terle olan kayıp
spor aynı spor, yanan yağ miktarı aynı miktar, niye fazladan sular seller götürsün ki ortalığı?
bırakın suyunuzun lazım olanı içerde kalsın, çıkması gerekeni dışarı çıksın, müdahale etmeyin o dengeye
 
Daadacım paylaşımın için teşekkürler.Şu diyeti-rejimi hayatımızdan çıkarmamız lazım.Gerçi ben rejimleri oldum olası sevmem Dr.Ozan Tunçeri'nin kitabını okuyunca hiç yapmaz oldum.Aslında beynimizdeki kayıtları değiştirmemiz gerekiyor.Doyduğumuzu anlamamızın en iyi yoluda bence lokmalarımızı yavaş yavaş çiğnemek.Ama herşeyden önemlisi (sevgili Shamanic'in bana herzaman anlattığı şey;Önce bedenimizi sevmemiz,bedenimizle konuşmamız ona teşekkür etmemiz gerektiği)kendimizi bu şekildede sevmemiz gerekiyor.Ben şimdi Zero limit kitabında ki yöntemi uyguluyorum.Sevgiler...
 
dada çok teşekkürler.okuyunca bu mesajlrı daha önce okuduğumu hatırladım.duru o iki yöntem nedir bahsedebilirmisin
 
dadaa alıntılarını yaptığın yeniden nickli arkadaşa buradan teşekkür ediyorum öyle güzel anlatmışki...
 
dadaa kitabı aldın herhalde benim alıntı yaptığım maddelerden başka ekstra birşeyler varmı.faydalandınmı kitaptan.ben burada bulamadım int. alacağım
 
Sibelcim önce Dkz uygulamaya çalışıyorum yani acıkınca herşeyden yemeğe,doyunca bırakmaya çalışıyorum.DkZ hakkında forumda bilgiler var bakabilirsin ben bulabilirsem linki buraya yazarım.
Diğeride bedenimle konuşuyorum ve zero limit kitabında yazan dörtlüyü yani"seni seviyorum,özür dilerim,lütfen beni affet,teşekkür ederim"tekrar ediyorum.Çok rahatlatıyor ve iştahımda bir azalma oldu sanki denemeni tavsiye ederim.
 
anladım teşekkür ederim dkz yi biliyorum bende diyet yapmıyorum.doğum kilolarımı vermeye çalışıyorum
 
Aslında Dkz yöntemiyle sağlıklı kilo vermek mümkün.Ama sabırlı olmak lazım maalesef ben o sabrı gösterememiştim ağla2 Şimdi uygulamaya çalışıyorum.Aslında diyetten daha kolay sayılır.Sadece acıkmanı,doymanı anlamak yeterli...
anladım teşekkür ederim dkz yi biliyorum bende diyet yapmıyorum.doğum kilolarımı vermeye çalışıyorum
 
duru bedeninden mi özür diliyorsun anlamadım.zero limit topiğinin hepsini okudum her durumda tanrıdan özür dileniyor gibi anladım ben.değişik sorunlarda ,durumlarda kimden özür diliyoruz.kilo anlamında bu yöntem nasıl uygulanıyor
 
Evet sibel bedenimden özür diliyorum.Bugüne kadar hep benimle birlikte olduğu için teşekkür ediyorum ve seviyorum.Daha iyi anlaman için sana kitaptan bir bölümü alıntı yapıcam.


Ona ne sormam gerektiği konusunda biraz düşündüm.hayatım gayet güzeldi.Kitaplarım vardı,başarıya,arabalara,evlere,hayat arkadaşıma,sağlığa ve pek çok insanın aradığı bir mutluluğa sahiptim.35 kilo vermiştim ve çok iyi hissediyordum,ama vermem gereken 15 kilo daha vardı.Hala kilo verme problemi ile mücadele ettiğime göre,Dr.hew Len'e bu konuda danışmaya karar verdim.Öyle de yaptım.24 saat içinde yanıt verdi ve bana şu e-postayı yazdı:

yanıtın için teşekkür ederim Joe.
Baktığımda duyduğum şey"O gayet iyi"idi.

Bedeninle konuş.Ona de ki:"Seni bu halinle seviyorum.benimle olduğun için teşekkür ederim.Eğer herhangi bir nedenle benim tarafımdan kötüye kullanılmış olduğunu hissetiysen,lütfen beni affet."Şimdi dur ve günün geri kalanında bedenini ziyeret et.Ziyaretinin sevgi ve şükran ziyareti olmasına izin ver."Beni taşıdığın için sana teşekkür ederim.Nefes alıp verdiğim için,kalbim attığı için teşekkür ederim." Zero Limit kitabından alıntıdır...


Sibel biraz önceki mesajımda da yazmıştım.Sevgili Shamanic daha bu kitap yokken bana "önce kendini sevmelisin,teşekkür etmelisin sen seni sevmezsen kimse seni sevmez.Bedenine seni bugüne kadar taşıdığı için,sağlıklı olduğun için seni koruduğu için teşekkür et,haksızlık yapma" demişti.Şimdi nedemek istediğini daha iyi anlıyorum.Kendisine burdan teşekkür ediyorum.

duru bedeninden mi özür diliyorsun anlamadım.zero limit topiğinin hepsini okudum her durumda tanrıdan özür dileniyor gibi anladım ben.değişik sorunlarda ,durumlarda kimden özür diliyoruz.kilo anlamında bu yöntem nasıl uygulanıyor
 
kitabı okudum sanki yazar benimle yaşıyor
çevremde zayıflamak için gitmedik doktor kamplar
diyetler yapan insanlar var
hepside bir şekilde verdiklerini aldılar
işin tuaf yanı ben ne zaman rejim yapsam kilo alırım
bir senedir eve tartı alcm herşeyi aldım onu alamadım
kitapta zayıflayacaksanız tartı almayın diyor ben zayıfladığımı anladığım anda sevinçten kilo alıyorum zaman bunun nedenini kitabı okuyunca çözdüm
 
dadaa kitabı aldın herhalde benim alıntı yaptığım maddelerden başka ekstra birşeyler varmı.faydalandınmı kitaptan.ben burada bulamadım int. alacağım

evet sibel80 kitabı aldım okudum senin anlattıklarından farklı değil DKZ ile birebir örtüşüyor ama faydalı tabiki okumanda fayda görüyorum.DKZ de hareketi zevk için öneriyordu Ozan bey burada hareket yapmak için beynini ikna etmen için yeterli bilgiyi bulabilirsin.Herşeyi doğallığına bırakman gerektiğini doğadaki hayvanlarla örnek veriyor hiçbir zaman kısıtlama yapmamamız gerektiğinden eğer yaptığın herşeyi zorla bedenine uygularsan sonuçlarının kilo almak olarak daha sonradan sana geri döneceğinden herşeyde beden ruh birlikteliğinden farkındalıktan bahsediyor.Bu beden bizim onu bizden daha iyi kimse anlayamaz.Aslında Yeniden in yazdıkları tam bu kitapta anlatılıyor.!!!
Sevgimle.
 
mrb daada anattıkların aynene beni anlatıyo evlenirken 72 kiloydum şimdi112 kiloyum kendimi bildim bileli kilo verme peşindeyim ben şu anda almanyadayım ve 2.5 ay sonra türkiyeye geleem nasipse ve kilolarımı biran önce vermek istiyorum bu konuda destegini bekliyorum acıkmadıgım halde yemek istiyorum bu alışkanlıgımı yenemiyorum aynaya bakmaya korkuyorum napcam bilmyorum daha dogrusu biliyorumda uygulayamıyorum
 
Konu ile tamamıyle aynı farkındalıkla ilgili olduğu için ve bu kitabı okuduktan sonra kendimin farkında olarak uyguladığımdan aşağıdaki alıntılayacağım yazı çok güzel bir ışık olduğu için yayınlayana bana uygulatana şükürler olsun..

Başta kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyor. Yani diyet yapmamak, istediğinizi yemek, yemeği bir takıntıya dönüştürmemek ve sonuçta kilo vererek zayıflamak. Bu yöntem için bir fiyat belirleyip satışa sunarsanız, paraya para demeyeceğiniz kesin. Oysa biz bir diyet hilesinden bahsetmiyoruz. Bunlar herkese açık ve bedava olan gerçekler...

Yöntemin adı 'akıllıca yemek'. Bunun anlamı, içinde bulunduğunuz anda tamamen bilinçli olmak. Uygulamaya koyduğunuzda, vücudunuzun küçük ve doğal sinyallerine dikkat etmeniz gerekecek. Özellikle de "beni besle" ve "tamam doydum" diyen sinyallere. Bu yöntemin çekici yanı, tamamen zihninize yönelik olması. Böylece bir diyet programı uygulamak zorunda kalmayacaksınız. Gene diyetlerin aksine, bu yöntemde protein, karbonhidrat ve gram hesabı yapmaya, yediklerinizi tartmaya gerek yok.

Bu yöntemi bir alışkanlığa dönüştürdüğünüzde, amacınıza ulaşmada başarılı olduğunuzu göreceksiniz. Hatırlamanız gereken noktaysa şu: Bir anda sonuç almayı beklemeyin. Adım adım ilerleyin.

Başlamaya hazır mısınız? İşte beslenme listesi içermeyen akıllıca yemenin beş günlük programı:

1. Gün: Yaklaşık Yüzde 80 doyana kadar yiyin.
Bugün normal bir şekilde beslenin. Ancak doyma duygusuna odaklanın. Doymak kelimesini düşünün, tüm tabağı silip süpürmek zorunluluğunu hissetmeden yediklerinizden zevk alın. Rahat olmayı düşünün, şişkin değil.

Amerikalı psikoterapist Rivka Simmons'ın yarattığı ve üniversitelerde ders olarak da okuttuğu yöntemi, benzin göstergesine benzeyen bir açlık göstergesi hayal etmenizi öneriyor. 0'ın en düşük, 10'un da en yüksek değer olduğu göstergede, 0 midenizin boş olma durumunu, 10 da yılbaşı yemeği yemişcesine dolu olma durumunu temsil ediyor. İlk sormanız gereken soru, yemeye başlarkan ne kadar aç olduğunuz. Yemek yerken açlığınızın durumunu düzenli olarak kontrol edin. Göstergenizin ibresi 6 ila 8 arasındayken durun.

Bilim adamları, beynin vücuda besin girdiğini anlaması için 20 dakikaya ihtiyaç duyduğunu belirtiyorlar. Bu nedenle, yüzde 100 doyana kadar yerseniz, ihtiyacınız olandan yüzde 20 daha fazla yemiş olacaksınız.

Kontrol soruları
1. Kendinizi tamamen doymuş hissetmeden önce yemeyi bıraktınız mı? EVET/HAYIR
2. Normalde yediğinizden daha az yediniz mi? EVET/HAYIR

Eğer her iki soruya da "evet" cevabı verdiyseniz, bravo! Bu, yediklerinize ve doyma seviyenize odaklanmaya başladığınız anlamına geliyor. Öğrendiklerinizi uygulamaya devam edip, ikinci günün programına geçin.
Eğer sorulardan birine ya da her ikisine birden "hayır" cevabı verdiyseniz, burada önerilenleri yarın da tekrarlayın. Soruları "evet" şeklinde yanıtlayana dek böyle devam edin. Daha sonra ikinci günün programına geçin.


2. Gün: 30 saniye kadar duraklayın.
Doyma seviyenize odaklanmanın yanı sıra, bugün kendinize sormanız gereken soru şu: "Açlığını çektiğim şey aslında ne?" Orta ölçüde bir açlığın iyi olduğunu ve bu açlığın, bir şeye ihtiyaç duyduğunuzu gösterdiğini anlayın. Ancak çekmecenizde duran gofrete veya mutfaktaki bir paket cipse, ya da bir dilim keke uzanmadan önce bir an durup, vücudunuzu ve duygularınızı dinleyin. Mideniz boş ve siz aç mı hissediyorsunuz, yoksa olan biten başka bir şeyler mi var?

Atıştırmaya başlamadan önce 30 saniye bekleyin. Eğer açlık gerçekten fiziksel bir açlıksa, bunu neyin geçireceğini kendinize sorun. Tuzlu mu, tatlı mı, galeta tarzı bir şey mi? Arzularınıza en iyi cevabı verecek yiyeceği (bu, vücudunuzun o anda en çok ihtiyaç duyduğu şey de olabilir) bulun ve sadece açlığınızı dindirecek kadar yiyin. Eğer canınız tatlı çekiyorsa, iki bisküvi yiyin, ya da sevdiğiniz bir bar çikolatadan iki ısırık alın. Daha sonra kendinize sorun: "Gerçekten daha fazlasını istiyor muyum?"

Eğer açlığınız fiziksel değilse, içinde bulunduğunuz duygusal durumu değerlendirin. Canınız mı sıkılıyor? Depresif mi hissediyorsunuz? Stresli misiniz? Bunlar, çoğunlukla aşırı yemeyi tetikleyen duygusal durumlardır. Beden imajı üzerine çalışan psikoterapist Alice Rosen, çoğu zaman yemenin her şeye cevap olduğuna inandığımızı söylüyor. Kendimize sormamız gerekense şu: "Neye ihtiyacım var?" Eğer açlığını hissettiğiniz şey, yanınızda birinin olması veya rahatlamaysa, bir şeyler yemeden bu ihtiyaçları gidermenin yollarını aramak gerekiyor.

Kontrol soruları
1. Yemek yeme dürtüsü kendini yoğun bir şekilde hissettirdiğinde, 30 saniye durup, kendinize "Neye ihtiyacım var?" diye sordunuz mu? EVET/HAYIR
2. Açlığınızın gerçekten fiziksel olup olmadığını tayin ettiniz mi? EVET/HAYIR

Eğer her iki soruya da "evet" cevabı verdiyseniz, gerçek açlığı tanımlayabilmek için doğru yoldasınız. Bu, hem fiziksel, hem de ruhsal sağlığınız için değerli bir alışkanlıktır.
Eğer sorulardan birine ya da her ikisine birden "hayır" cevabı verdiyseniz, kendinize bir şans daha tanıyın (Kendinize sert davranmayın, bu işler alıştırma yaparak gelişir.). Her iki soruya da "evet" şeklinde cevap verebildiğinizde, üçüncü günün programına geçin.


3. Gün: Not alın
Bu yeni yöntemle ne derece başarılı olduğunuzu anlamanın en iyi yollarından biri, bir beslenme günlüğü tutmaktır. Yediklerinizi not almanın dışında, yemeden önce ve sonra fiziksel ve duygusal olarak ne hissettiğinizi ve doydğunuzda yemeyi bırakıp bırakmadığınızı da yazın. Ayrıca hangi saatlerde yediğinizi ve dikkatinizi dağıtan şeyleri de not alın.

Yediklerinizi yazmak, sizi fazladan atıştırmaya, ya da öğünlerde aşırı yemeye yönelten duyguları keşfetmenize yardımcı olur. Eğer günlüğünüze aşırı yediğinizi yazmışsanız, yargılama yapmaksızın kendinize bunun sebeplerini sorun. İlk iki günün alıştırmaları olan yüzde 80 doygunluk ve 30 saniyelik bekleme prensiplerini uyguladınız mı? Sizi yemeye iten olaylar veya duygular nelerdi?

Günlüğünüz potansiyel tuzakları anlamanızı sağlayacaktır. Sizi tetikleyenin ne olduğunu anladığınızda ve akılcı olmayan yeme dürtüsü ne zaman kendini gösterse (belki de öğünler arasında çok fazla zaman bekliyorsunuzdur), bunları geri püskürtebilirsiniz.

Kontrol soruları
1. Akıllıca yemekte özellikle zorlandığınız bir zaman dilimi oldu mu? EVET/HAYIR
2. Yemek yemenizi etkikeyen yeni duygu ve durumlarla ilgili yeni bir şeyler keşfettiniz mi? EVET/HAYIR

Eğer her iki soruya da "evet" cevabı verdiyseniz, akılsızca yemekle savaşı kazanmada doğru yoldasınız. Kulağa fazla kolay geliyor belki ama, en iyi savunmanız dikkat etmek, en iyi silahınız da yediklerinizi not etmek olacak.
Eğer sorulardan birine ya da her ikisine birden "hayır" cevabı verdiyseniz, belki de bugğn fazla yoğun bir gün geçirdiniz. Yarın tekrar deneyin.


4. Gün: Dikkatinizi dağıtacak bir şey olmadan atıştırmalık bir şey yiyin.
Şimdiye kadar öğrendiklerinizle devam edin. Yüzde 80 doyduğunuzda yemeyi bırakın, açlık dürtülerinizi gözden geçirin ve hepsini not alın. Bugün de akıllı yeme tekniklerini kullanarak bir atıştırmalık yemeye, ya da (hırslıysanız) bir öğün yemeye odaklanın. Bunu yapmak her zaman çok pratik olmasa da, düzenli olarak alıştırma yapmak (alışkanlığa dönüştürmek için günde bir kezle başlayabilirsiniz) işe yarayacaktır.

Yalnız başınıza oturun ve dikkatinizi dağıtacak unsurları uzak tutarak (televizyonu kapatın, faturaları bir yere koyun, gazeteyi elinizden bırakın) sadece o ana odaklanın. Yemeyi seçtiğiniz şey ister bir elma, ister bir parça çikolata olsun, şekline, rengine ve tadına konsantre olun. Daha sonra tadını çıkararak yavaş yavaş yiyin.

Normal yemek yerken bu egzersizi anımsayın. Bu, size yavaşlamanız ve yediğinizden zevk almanız için yardımcı olacaktır. Yediğiniz her lokmaya dikkatinizi yüzde 100 veremeseniz bile, dikkatinizi dağıtan şeylerden kaçınmayı öğrenmek çok önemlidir.

Kontrol soruları
1. Dikkatinizi yediğiniz şeye vermeyi başarabildiniz mi? EVET/HAYIR
2. Dikkatinizi dağıtacak şeyleri ortadan kaldırdınız mı? EVET/HAYIR

Eğer her iki soruya da "evet" cevabı verdiyseniz, iyi bir iş çıkardınız. Artık yemek konusuna 'kalite' açısından bakıyorsunuz, 'miktar' açısından değil.
Eğer sorulardan birine ya da her ikisine birden "hayır" cevabı verdiyseniz, kendinize zaman verin ve bu odaklanma egzersizlerini yarın tekrarlayın.


5. Gün: Bu deneyimlerinizi alışverişe taşıyın
Doymanız için ne kadar yemeniz gerektiği, canınız bir şeyler çektiğinde, hangi besinlerin bunu giderdiği, gerçekten aç olup olmadığınız ve yediklerinizi ve nasıl hissettiğinizi yazmanın ne kadar önemli olduğu konularında artık daha bilinçlisiniz. Ancak akıllı yemenin sırlarından biri de çeşitli sağlıklı besinleri yanınızda bulundurmaktır. Bu da önceden düşünmeyi gerektirir.

Öncelikle alışverişe gitmeden önce atıştırın ki, aç olmayın. Aç olarak giderseniz, size çekici görünen her şeyi satın almak isteyebilirsiniz. Ayrıca sağlıklı beslenmek için gereken öğünleri ve atıştırmalıkları da önceden planlayıp bir liste hazırlarsanız, alışverişinizi daha kolay ve etkili bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

Dengeli öğünler yemez, öğün atlarsanız (bir sonraki öğünde çok aç olacağınız için daha da fazla yersiniz) veya kendinizi bir şeylerden mahrum bırakırsanız akıllı yeme metodunun bir işe yaramayacağını unutmayın. Bunun için sevdiğiniz sebzeleri, meyveleri ve sağlıklı atıştırmalıkları depolayın. Ama bu arada o canınızın çok çektiği bir kutu dondurmayı da alın, kendinize bir porsiyon koyun ve kendinizi en ufak bir şekilde suçlu hissetmeden tadını çıkara çıkara yiyin. Unutmayın, yiyecekler zevk almak içindir, yoksa gizli gizli mutfaktan aşırıp tadını hissedemeden yutmak için değil. Aç olmanızın hakkını verin, yemekten zevk alın ve midenizi doldurmadan doymanın keyfini yaşayın
 
Kontrol soruları
1. Sağlıklı öğün ve atıştırmalıklardan oluşan haftalık menünüzü planladınız mı? EVET/HAYIR
2. Sağlıklı atıştırmalıklardan yeterince depoladınız mı? EVET/HAYIR
3. Suçluluk hissine kapılmaksızın kendinize sevdiğiniz bir şeyden yeme hakkı tanıdınız mı? EVET/HAYIR

Eğer her iki soruya da "evet" cevabı verdiyseniz, tebrikler! Akıllı yemek seçimleri yapmayı öğreniyorsunuz. Bu beş öneriyi günlük olarak uygulamaya devam edin. Ne kadar çok pratik yaparsanız, alışkanlığa dönüşmeleri de o kadar hızlı ve kolay olur.
Eğer sorulardan birine ya da her ikisine birden "hayır" cevabı verdiyseniz, vazgeçmeyin! Bu yöntemde başarısızlık diye bir şey yok. Bunu, hayatınızdaki pozitif bir değişiklik olarak görün ve küçük adımlar atın. Önünüzdeki her gün sağlıklı bir yaşamı seçmek ve kendinizi harika hissetmek için umut vadediyor.

Sizleri seviyorum ..Herşey için teşekkürler...
Farkınlağınızın farkında olun!!!
 
Sevgili Daada yine çok güzel bir paylaşımda bulunmuşsun .ÇOk teşekkür ederim.

Not:(özel mesajımı aldın mı?)
 
alıntı yapılan bölümlerde açlık ve tokluğu öğretmeye çalışıyor yazar.ben açlık ve tokluğu öğreneli çok oldu.diyet yapmıyorum kendimi kısıtlamıyorum acıkınca yiyorum.doyduğumu ilk hissettiğimde bırakıyorum.spor yapıyorum.su içiyorum ama yinede bir şeyler eksik sanki.benim duyduklarımdan buyuk beden kıyafetleri yok etme fikri ilginç geldi.henüz alamadım kitabı en kısa zamanda alacam.
 
Gercekten dogru. Hamilelikten once 48 kiloydum. Su anda 85 kiloyum. Cunku o zaman benim fark etmedigim ama annemve kizkardesimin fark ettigi sey benim hamilelik sendromu yasadigimdi.
Eskiden moralim bozulsa yemek yiyemezdim, mutfagin onunden bile gecmezdim. Simdi gece uyanip buzdolabinda ne varsa bitirmeye calisiyorum, ustelik yediklerim yuzunden siddetli karin agrisi cekmeme ragmen.
 
Evlendiğimde 47 kiloydum.Üç evlat sahibiyim şimdi.70-60 kilolar arasında dolanıp duruyorum son 14 yıldır.Gençken herşeyi doyasıya yememe rağmen gram kilo alamazdım.Hatta kilo alabilmek için neler neler yapardım(balık yağı içmek filan).Kitabı henüz alamadım;ama vermek istediği mesajı anladım.Gerçekten de şişman olan beynimiz.Birgün anneannem:bizim ailenin kadınları doğum yapana kadar sıska olur;doğumdan sonra aldıkları kiloları veremez demişti.O sözü nasıl benimsediysem,yıllardır zayıflamak için pek çok şey denememe rağmen tam bir başarı yakalayamadım.Ama son bir-kaç gündür bu topikte okuduklarım çok yol gösterici oldu bana.Kendimi dinlemeyi,kendimi farketmeyi ve kendimle samimi olarak konuşmayı öğrendim.Bunun için öncelikle daada nickli arkadaşa çok teşekkür ediyorum paylaşımları için.Bu cümleleri yazarken hala karnımı içime çekiyorum-eski alışkanlıklar,malum...- Ama artık nasıl yol almam gerektiğini biliyorum.İnşallah güzel sonuçlara ulaşırım...Herkese sevgiler...
 
Evlendiğimde 47 kiloydum.Üç evlat sahibiyim şimdi.70-60 kilolar arasında dolanıp duruyorum son 14 yıldır.Gençken herşeyi doyasıya yememe rağmen gram kilo alamazdım.Hatta kilo alabilmek için neler neler yapardım(balık yağı içmek filan).Kitabı henüz alamadım;ama vermek istediği mesajı anladım.Gerçekten de şişman olan beynimiz.Birgün anneannem:bizim ailenin kadınları doğum yapana kadar sıska olur;doğumdan sonra aldıkları kiloları veremez demişti.O sözü nasıl benimsediysem,yıllardır zayıflamak için pek çok şey denememe rağmen tam bir başarı yakalayamadım.Ama son bir-kaç gündür bu topikte okuduklarım çok yol gösterici oldu bana.Kendimi dinlemeyi,kendimi farketmeyi ve kendimle samimi olarak konuşmayı öğrendim.Bunun için öncelikle daada nickli arkadaşa çok teşekkür ediyorum paylaşımları için.Bu cümleleri yazarken hala karnımı içime çekiyorum-eski alışkanlıklar,malum...- Ama artık nasıl yol almam gerektiğini biliyorum.İnşallah güzel sonuçlara ulaşırım...Herkese sevgiler...

Buradan öğrendiklerime istinaden bir olumlama yapmak istiyorum..:)

"Sonsuza kadar benden önce ,ben ve benden sonra gelecek olan tüm sevdiklerim hayatlarında sürekli İçimdeki özümün bana verdiği gerçek açlık -tokluk duygularıyla beslenerek sürekli ideal vucud ağırlığında olduğunu görüyor ve kabul ediyorum.."
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst