'SÖZ' den...'ÖZ'e...

Oldukça motive edici olan bu yazıyı günlüğüme almak istedim. Sheaksspeare'e saygılarımla...

40 Yaşından Sonra Dünyanın En İyi Yazarı Olmak İster misin?



- Ya bırak Allahaşkına bu yaştan sonra benden ne köy olur ne kasaba

- Haklısın!

- Gençken çalışsak, uğraşsak olurdu ama bu yaştan sonra olmaz

- Haklısın!

- O dediğin işler için hükümet yalakası olmak lazım, kimse dürüstlükle oraya gelemez

- Haklısın!

- Boş boş konuşuyorsun, bu dediklerin Polyanacılık

- Haklısın!


........



Yolda boş boş yürüyordu 40 yaşındaki adam. Birden bir adamın ‘Akşam bilmem neyin oyunu var. Tiyatroya gelin, tiyatroya gelin’ diye bağırışını duydu.


Cebindeki son parasını tiyatro biletine verdi ve başladı heyecanla oyunu bekledi. Oyun bitmişti. Bizim 40 yaşındaki adam şaşkınlık içindeydi. ‘Ne kadar muhteşem’ dedi. Kendi kendine. Herkes dağılmıştı ama o hala orda oturuyordu.


Görevliler artık gitmesini söyledi. Ama o görevlilere tiyatro müdürünün nerede olduğunu sordu. Görevliler tiyatro müdürünün odasını gösterdiler. İçeriye girip pat diye iş istediğini söyledi tiyatro müdürüne. Çok şanslıydı 40 yaşındaki adam. Çünkü tiyatro da bir temizlikçi arıyordu. Çalışırım, çok isterim dedi 40 yaşındaki adam. Tiyatro müdürü onu bir hafta denedi ve sonra işe aldı.

Her tiyatro oyunu izlediğinde büyüleniyordu 40 yaşındaki adam. Birden bir aşk sardı onu, Tiyatro aşkı.


Oyunlar yazmaya başladı. Sadece 3 saat uyuyor, sabah kalkıp oyun yazıyor hemen ardında da oynuyordu kendi yazdığı oyununu. Akşamleyin yine oyun yazıyordu. Deli gibi çalışıyordu 40 yaşındaki adam...


Sonra tarih 40 yaşında tiyatroya başlayan bu adamı kayıtlarına William Sheakspeare diye geçirdi.



Hakan Mengüç
http://www.hakanmenguc.com
 
evet arkadaşlar resim bize neyi ifade ediyorsa, ilintili olarak bi hikaye yazmaya ne dersiniz?

p7130003.jpg



Zamanlardan bir zaman, yerlerden bir yerde, bir insan krallığı varmış. Kral, çok geniş olan ülke halkını yönetmekte zorlanırmış. Çünkü insanoğlu, kimi ak kimi kara, kimi esnek kimi katı, kimi uysal kimi asi, kimi sesli kimi sessiz, kimi duru kimi bulanık, kendi var oluşunca çok sesli, çok renkli, çok çeşitli formlarda düşünmeye devam edermiş. Kralsa bunlarla baş edemez, kral olmaklığından gelen iktidarı için bu çeşitliliği tehdit olarak düşünürmüş.

Günlerden bir gün, kralın adamları bu düşünce formlarından en dayanıklı olanını doğasından koparmanın bir yolunu bulmuşlar. Çok çalışmışlar çok zorlanmışlar ama bir kısmını koparmayı başarmışlar. Yontmuşlar, parçalamışlar, kendilerince şekil vermişler. Sonra da tekdüzeleştirilmiş ve kalıplaştırılmış bu formları birbiriyle düzgün hatlarla birleşecek ve arasından sızıntı olmayacak şekilde yerleştirmişler. Doğayla uyumlu görünsün diye de yüzeyde belli belirsiz çağrışımlar bırakmışlar ve bir güzel de cilalamışlar ki, bakanın gözü kamaşmış.

Derken ünü ülkenin sınırlarını aşmış, başka diyarlara başka krallıklara da bu form yayılmış. Çocuklar bu forma doğmuş, bu formla büyümüş. Nesiller geçmiş… Doğal olanın bu olduğuna inanmış insanoğlu… Artık kitleler halinde bu formun benzerleri üretilmekteymiş…


Gel zaman git zaman, tam da insanoğlunun yüzeyde bıraktığı doğal çağrışımların izinden çatlama başlamış. Gerçi arada bir cilalamaya devam edermiş krallıklar. Ama formun içten çatlayıp kabuğun kırılmasına engel olunamamakta, çatlağın altından özün görüntüsü fark edilmekteymiş. Şaşırmış insanoğlu! Öfkelenmiş hatta!..Bu nasıl olabilirmiş? Olsa olsa bu bir deformasyon olmalı imiş!..

Oysa evrende başka yasalar da işlemekteymiş…
Ve her şey aslına rücu etmekteymiş …

Ve onca katılığın, sıkılığın ve tekdüzeliğin arasında taptaze, dipdiri formlar filizlenmekteymiş!..

“Hain!” demiş biri…

“Direnç” demiş öteki…

“Umut” demiş beriki…
 
Sevdiğim bu şiir geldi aklıma...



HİÇBİR AĞAÇ BÖYLE HARİKULADE BİR YEMİŞ VERMEMİŞTİR

Topraktan ateşten ve denizden
doğanların
en mükemmeli doğacak bizden...
.......................................
.......................................
....................................... ve insanlar ellerini
korkmadan
düşünmeden
birbirlerinin ellerine bırakarak
yıldızlara bakarak:
- "Yaşamak ne güzel şey!"
diyecekler;
bir insan gözü gibi derin
bir salkım üzüm gibi serin
bir ferah
bir rahat
bir işitilmemiş şarkı söyliyecekler...
Hiçbir ağaç
böyle harikulâde bir yemiş vermemiş
olacaktır

Ve en vadedici
bir yaz gecesi bile
böyle sesler
böyle inanılmaz renklerle
sabaha ermemiş olacaktır.
Topraktan
ateşten
ve denizden
doğanların
en mükemmeli doğacak bizden...

Nâzım HİKMET
 
Üç yıldır yadırgı semalarda, uçmayı unuttu neredeyse o.
Acaba?..
Onun kanatları daha mı ağırlaştı acaba?
Yoksa yoldu mu o da bencileyin?..
...
.
.


Bunları yazarken bir yandan da "Ama o bir aslan" diyordu içimden bir ses...

"Kartal ile aslanın uçuşu nasıl olurdu acaba?.." diye de bir soru...

Evrende hiç bir soru cevapsız kalmıyor, bir kez daha anladımy789
 
Kartal ve Aslan'ın yekvücut uçuşu...

Böyle bir şey mi mesela?... khkh56khkh56


3_Boyutlu_resim_hayvanlar.jpg
 
sdoppio.gif
ÖZ VE Ö
zs.gif
 
VE ÇİĞ TANELERİ
gifa021203.gif

damlaxv1.jpg
 
Uğurböceği ararken ne buldum bak İsmira'cım.senin günlüğüne konsun dedim bu güzel uğurböceği üzerindeki çiğ damlalarıyla.

24pics27555yu6.jpg
 
Ayyy!.. Çok şeker buu!

Çok teşekkür ederim ışıkk'cığım.kiss3
 
Kardelen2.jpg
 
Hoş buldum asiyah:)
 
Kendimi iyi hissetmiyorum. Okyanusun üstündeki bir kayık gibi, her an yana devrilecek gibi sallanmada ve dengede kalmaya çalşmada... Çocukluğumdaki bir şarkı kulaklarımda yankılanmakta... Kim söylerdi bilmiyorum...

"Koskocaman bir okyanus,
Ortasında küçücük bir gemi.
Sanki deniz kabuğu gibi,
Aynı bizlere benzeyen.

Fırtına patladı patlayacak,
Sanki dalgalarla savrulacak.
Belki de çoktan dibi boylayacak,
Belki de hiç görünmeden,
Sessizce kaybolacak..."

 
Hoop-arın yapmak istemiyorum.
 
Bende yapmak istemiyorum :( sebebini bilmiyorum
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst