'SÖZ' den...'ÖZ'e...

merhaba İsmira'cım

ben bu bölümü çok sevdim ttli3

Söz' den Öz'e demişsinya, başlığı her gördüğümde beni derinlere, düşünmeye
sevkediyor..

ve bende tertemiz, pırılpırıl hisler uyandırıyor.. bir çiçeğin huzur veren kokusu, bir bebeğin masumluğu gibi..

Yaradılış an'ının ifadesi ÖZ.. Çok başka... Bambaşka...

Hislerimi ifade etmeye çalıştım ama ne derece başarabildim bilmiyorum dusun2

sayfanı süslemek istiyorum



ve umutlarını aydınlatması için mum



böyle bir başlık açarak, bana bu hisleri yaşattığın için sana çok teşekkür ediyorum. Seni seviyorum kiss3




 
Sevgili Sanemce'ciğim,

Çok teşekkür ederim.

Öz'e yolculukta yalnız olmadığıma ve benzer frekanslarda yoldaşlarımla Öz'den temaslarla burada buluştuğumuza inanıyorum..

İyi ki varsın, iyi ki varsınız...

Gül kokuların ve ışığınla verdiğin destek için de çok teşekkür ederim canım.

Seni seviyorum...O0
 
25889İsmira'cım, işlerim birikmiş dışarı çıkıp, halletmem lazım.fakat,senin yazılarını okumadan, yerimden kalkamadım.içimde çok net bir his oluştu.şu senin düzelmesi gerekenler çoktan sıraya girmişler.hepsi olumlu yönde gidiyorlar.sen zaten kendini aşmış bir insansın.izin ver sonuçlansın hepsi.Beenim içimde bir yanardağ var bir onu çözme aşamasındayım.onu da Allahın izniyle lehime çözümlendirirsem.Beni kimse tutamaz.çünkü ne istersem diledğim şekilde oluyor.ama bir noktada takılıp kalıyorum ve sonuç bekliyorum.yani özümdekileri tam açığa çıkaramıyrum. hisleri sezgilerim çok olumlu ama sonuç ya hissettğim gibi olmazsa demekten kendimi alamıyorum.işte bu beni sanki gerçek ben olmaktan uzaklaştırıyor gibi geliyor.Endişeyi de çıkarttım hayatımdan biliyorsun çekimi çok olan bir kelime...yu89yaradana sığınıyoruz hepimiz,o haklıyı yüce adaleti ile korur.Benim ve bana kötülük yapan kişinin hayrına en iyisi neyse ona göre çözümlenir.sonucu beklemenin gerginliği içindeyim.aslında gözümde büyütmekte istemiyorum.Allah benim özümü biliyor.ilahi adalete ve yasalara güveniyorum.sorumluluğu kabul edip,üzerimden gitmesi için izin veriyorumy789
 
ne harika bir günlük olmuş! okudukça içim açılıyor...

devam...kahvesmiley
 
Aahh... sudem8 ve Siyahça,

İyi ki varsınız...

sudem8, benim için pratiğin, uygulamanın sembolü. Onun vasıtasıyla özümdeki pratisyen tarafımla temas kuruyorum...bisiklet blissybisiklet



Siyahçaa... Nüktedan, biraz hınzır, çokça zekii...O benim özümdeki mizahla aramdaki ajan provakatör...
khkh56 blissy khkh56
 
25889İsmira'cım, işlerim birikmiş dışarı çıkıp, halletmem lazım.fakat,senin yazılarını okumadan, yerimden kalkamadım.içimde çok net bir his oluştu.şu senin düzelmesi gerekenler çoktan sıraya girmişler.hepsi olumlu yönde gidiyorlar.sen zaten kendini aşmış bir insansın.izin ver sonuçlansın hepsi.

Sudem'ciğim, hakkımdaki yorumların için çook teşekkür ederim. Gidişatla ilgili hissin de güç kattı bana, sağolasın.


Beenim içimde bir yanardağ var bir onu çözme aşamasındayım.onu da Allahın izniyle lehime çözümlendirirsem.Beni kimse tutamaz.çünkü ne istersem diledğim şekilde oluyor.ama bir noktada takılıp kalıyorum ve sonuç bekliyorum.yani özümdekileri tam açığa çıkaramıyrum. hisleri sezgilerim çok olumlu ama sonuç ya hissettğim gibi olmazsa demekten kendimi alamıyorum.işte bu beni sanki gerçek ben olmaktan uzaklaştırıyor gibi geliyor.


Canım, bununla ilgili olarak, sevgili redflowers'ın bugün başka bir sayfada yazdığı hoşuma giden bir yazısından -belki de okumuşsundur ya- ilgili bölümü aktarmak istiyorum:

"Serbest bırakmak güvenle alakalı. Güveniyorsanız tamamen hiç bir düşünce beslemeden bırakırsınız da. Sabah kalktığımızda, ya da akşam yatarken Allah'ım ne olur bana 2 göz daha ver diye dua edenimiz var mıdır? Sanmıyorum. Çünkü zaten 2 tane gözümüz vardır, bundan eminizdir, güvenimiz tamdır. güven derken bu güveni kast ediyorum."


Şimdi, sen pek çok konuda, istediğin sonuçları elde etmeyi başarmışsın...güvenip serbest bırakmayı da...bunu yapabildiğini biliyorsun. Şimdi o durumlardan birini seçebilirsin...En son yaptığını mesela...veya bir öncekini...ya da daha öncekini...istediğini seçebilirsin...Şimdi...yavaş yavaş ya da hızlı bir şekilde...kendi hızında...o durumlardaki duygunu hissedebiliyor olsaydın... o güven duygusunu...bu nasıl bir şey olurdu?.. sonucu bilmenin duygusunu...emin omanın duygusunu hissetmek... nasıl bir şey olurdu?.. Şimdi, biliyorsun, o seninle...Ve ...ihtiyaç duyduğun her seferinde...alacağın üç...deriiin nefesin ardından...bu duyguyu hissetmeyi seçebileceğini biliyor olsaydın...nasıl bir şey olurdu?...Şimdi...üç...deriiin nefes alsan... nasıl bir şey... olurdu?...
 
Planlarıma devam edecektim, ama bu vakitte vazgeçtim, uykum geldi.

Bu telkinler pozitifte kalmamızı sağlıyor. Öyleyken daha çözüm odaklı oluyoruz.

-Ego güçlendirici(eski versiyon, yeni içerikle ilgili çekincem var)
-Suçluluk
-Kendine güven
-Erteleme
-Ho'oponopono med.(İngilizce, ama bilinçaltı anlarmış)

Sabahtan beri dinledim.

Bu arada "Depresyon dünde kaldı" telkinine gerek duymuyorum. Diğerleri yeterince pozitife taşımışlardı geçen sefer, bazı günler bir iki kez dinlerdim. İçerikte çok hoşuma giden bir şey var: "O DÜNDÜ"

Olumsuz hatıralar aklıma geldiğinde bunu söylerim kendi kendime:

"O DÜNDÜ"

"O DÜNDÜ"
 
Gecenin bu vakti, kızımın-9 yaşında- en sevdiği iki şiirin olduğu kağıt elime geldi. Kitaptan koparıp masaya koymuş o yaprağı... Canım benim, iki yaşındayken ezberlemişti bana okuta okuta...


ÇOCUKLUK

Affan Dede'ye para saydım.
Sattı bana çocukluğumu.
Artık ne yaşım var, ne adım;
Bilmiyorum kim olduğumu.
Hiçbir şey sorulmasın benden;
Haberim yok olan bitenden.

Bu bahar havası, bu bahçe;
Havuzda su şırıl şırıldır.
Uçurtmam bulutlardan yüce,
Zıpzıplarım pırıl pırıldır.
Ne güzel dönüyor çemberim;
Hiç bitmese horoz şekerim!

-Cahit Sıtkı Tarancı




MÜJDE

Kuşlar haber verdi bana kuşlar
Gelecekte bir şeyler olacak
Gün dilediğimiz gibi doğar
İnsan yüzümüz güler olacak

Neden sonra nehir yatağında
Kurt ininde kuzu otlağında
Dünya dirlik düzenlik çağında
Düşle gerçek beraber olacak

-Cahit Sıtkı Tarancı
 
ismiracım merhaba ,

yazıların yazacakların hayırlı olsun..bana da yol göstermen dileğimle...

benim yoldaşım olur musun?
elele.jpg



Hmmm... Hoşgeldin akınyıldız,

Hay hayy, başım üstüne!.. Hem de bak, hedefe ulaşmada 59-89-59 ölçülerinde bir yoldaşımın olması ne hoş olury789
 


Bildiğiniz ama bildiğinizi bilmediğiniz bir şey var...
Milton H. Erickson
merhaba ismira,
ben şimdi düşündüm durdum bildiğim ama bildiğimi bilmediğim ne var? diye ayol sende aynı casus gibiymişsin ....ne şifresi bu kuzum kime diyon bu lafları bana mı?
valla buralara geldiğimden beri kafa patlatır oldum imzalarınızadunk56


açıkça yaz kardeşim şifreleme neyi bilmiyormuşum ?dl674897




“Bildiğiniz, ama bildiğinizi bilmediğiniz bir şey var. Zaten bildiğiniz şeyin ne olduğunu bulduğunuz anda başlayabileceğinizi de bilirsiniz.”
- Milton H. Ericson
 
süper bir yazı olmuş çok beğendim.

Değer denilince, aklıma geldi:

Geçenlerde bir arkadaşım, “kendini çok kötü, değersiz hissettiğinde ne yaparsın?” diye sordu.

Düşündüm…

Bu soruyu başkasına soruyorsam, çözümü seçiyorum; yeniden iyi ruh halinde olmayı, değerli olduğumu hissetmeyi istiyorum, demektir...

Peki, bunu nasıl yaparım?...

Düşünüyorum…

Gerçekten, kendinin değerli olduğunu, Allah'ın “yeryüzünde halifem olarak yarattım” dediği, ruhundan üfleyerek dünyaya gönderdiği o eşsiz ve çok özel varlık olduğunu hissetmek... Nasıl bir şey olurdu?..

Bu muazzam evrenin olmazsa olmaz bir parçası olduğunu… O'nunla bir ve bütün olduğunu… ama aynı zamanda tek ve özel bir varlık olduğunu bilmek... Nasıl bir şey olurdu?..

Dünyada bir tek eşin olmayacak şekilde mükemmel bir kombinasyonla var olduğunu bilmek...bunu tüm hücrelerinde hissetmek... Nasıl bir şey olurdu?..

Sevgide ayrılığın olmadığını bilerek… evrenin sonsuz sevgisinin daima seninle olduğunu… hissetmek… Nasıl bir şey… olurdu?

Olumsuz deneyimlerinin sadece ve sadece öğrenme sürecinin bir parçası olduğunu... bu süreçte hissettiğin olumsuz duyguların, seni bir üst basamağa taşıyan kaldıraçlar olduğunu idrak etmenin… huzurunu… hissetmek... nasıl... bir şey...olurdu?

Bir teki bile Hiroşima'yı, Nagazaki'yi tahrip edecek güce sahip olan ve tersine o oranda yaratıcı gücü olan atomların trilyonlarcasını bedeninde taşıyan biri olmaktan dolayı ne kadar güçlü... ne kadar... özel bir varlık… olduğunu... hissetmek... nasıl bir şey olurdu?...

Ve... kendini değersiz, güvensiz, sevgisiz, yalnız ya da benzeri olumsuz ruh halinde hissettiğin her seferinde... ister yavaş, ister hızlı...kendi hızında...hızla… tüm bu özelliklerini hatırlamak… ve… aldığın her nefesle birlikte... en mükemmel ruh halini… huzuru… hissetmek...nasıl bir şey olurdu?..

............................
 
İki gündür Siyahça'nın günlüğünde, benim sudem8'e hitaben yazdıklarımın ardından, o bölümde olan gelişmeleri okudum ikinci kez ve içimi sıkıntılar bastı. Gereksiz demeyeceğim ama, yersiz olmuş. Çünkü her ne kadar genele açık bir günlük olsa ve herkes yorum yapabilirse de, adı üstünde bir 'günlük' o bölüm. Benim sudem8'e yorumumdan itibaren de 'günlük' olmaktan çıkmış. Siyahça hepimizin haddini bildirse gerektir...2600

Kişisel olarak bunda benim rolümün fazla olduğunu düşünüyorum. O anda, sudem8'in tepkisinin bu denli alınganlık ve kırılganlık şeklinde olacağını düşünemedim doğrusu. Çünkü Siyahça'nın ilaçları bırakmasından dolayı korkuları ve akabinde negatif senaryoların aklına gelmeye başlamış olmasından dolayı, onun adına duyduğum endişe ve korumacılıkla hareket ettim. Bu duygu içerisinde, sudem8 in kendi sayfası da olmadığı için, oraya yorum yazdım. Özelden yazmak, dahası hiç yazmamak çok daha uygun olurdu, ama o an düşünemedim.rt67

Biliyorum ki, iletişimin başarısı aldığımız sonuç kadardır. Bu anlamda sudem8 le iletişimimde başarısız bir sonuç söz konusu. Sudem8, defalarca benim onu yanlış anladığımı yazmış, onun fikirlerini beğenmediğimi de... Eğer böyle anlamışsa sorumlusu benim, demek ki düzgün ifade edememişim. Oysa aksine kuantum düşünce konusunda, sözcüklerin çekim etkisi konusunda söylediklerine ve bu düşünce modelini içselleştirmenin önemine yıllardır inanan biri olarak, bunu daha fazla kişiye iletme konusundaki coşkulu gayretini anlıyorum ve çok takdir ediyorum. Kendisinden feyz aldığımı da iletmişimdir ona...

Kıyaslama konusunda -ki ben o sözcüğü kullanmadım- söylemek istediğim şey, kendi referanslarımızın karşımızdaki için ölçü olamayacağı... Kişi depresyondaysa, uç senaryolar aklından anlık da olsa geçip, canının derdine düşmüşse, başkasının başına ne geldiği ve onun derdinin kendisininkinden daha mı büyük daha mı küçük olduğuyla ne derece ilgilenebilir ki? Herkesin derdi kendine büyük. Biz kendi derdimizin karşımızdakinden daha büyük, daha vahim olmasına rağmen yılmadığımızı, mücadele ettiğimizi vurgularken, amacımız hiç de öyle olmadığı halde, suçluluk duyguları yüklemiş olmaz mıyız? Bir yönüyle de onun derdini küçümsemiş, dolayısıyla hafife almış gibi görünmez miyiz? Niyetimiz bu olmamasına rağmen...

İşte, ben de bu kaygılardan hareketle, sudem8'e müdahalede bulunmuş durumdayım.

Ancak şu an bakarak kendimi çok hatalı buluyorum.

Bir kere sudem8 ve Siyahça arasındaki ilişki ve iletişimden ve sonuçlarından onlar sorumlu olup, benim buna müdahale edişim o ilişkiye saygısızlıktır.

İkincisi, araya girip aklım sıra Siyahça'yı tehlikeden korumaya çalışmak Siyahça'ya karşı saygısızlıktır. O kendi tepkilerini olumlu ya da olumsuz gösterebilecek kişilikte bir insan olduğu gibi, ona ait bir hakkı benim kullanmaya kalkmam en hafif deyimle haddini aşmaktır. Kendisinden ne kadar özür dilesem azdır.

Üçüncüsü, sudem8'in kendi deyimiyle 'Siyahça'yı silkeleme' tarzında yaklaşımını kişisel olarak eleştirirken, benim ona yaptığımın da nitelik itibarıyla bir farkı yoktur. 'tencere dibin kara, seninki benden kara' misali.
Bu nedenle de ayrıca üzgünüm.

Asıl önemlisi, herkesin kendinden sorumlu olduğu ve ancak kendini değiştirebileceği gerçeği...

Başta müthiş egom, güvensizliklerim, eleştirilme korkum olmak üzere, arınmam gereken ne çok şeyim var benim, sudem8 vasıtasıyla aynalanan... Bunu görmem ve arınmaya odaklanmam için sunulan bu fırsattan dolayı şükrediyorum ve içten sevgilerimi sunuyorum...98569

Siyahça'nın günlüğünü kesintiye uğrattığımız bölümüne kadarına da bir göz gezdirdim şöyle ve içim açıldı, sevgi ve umudu hisettim... Bir yerde "İsmira ben günlüğü sevmiyormuşum" demiş. İçim burkuldu önce. Ama ondan önce bana yazdıklarını tekrar okuyunca... Ohhh...Öyle kolay mı sevgilerimizden, sevdiklerimizden, yaradılış özelliklerimizden vazgeçmek?..Bu yaşananlar son kırıntılar, son gel gitler...Günlüğümüze de sahip çıkarız, hayatımıza da...

"Ben; bu bedenimle, bu dünyada, sağlıkla, mutlulukla, neşeyle, zenginlikle ve refahla cenneti yaşarım. Ve evren, bunun böyle olması için, her ne gerekiyorsa yapar.

Haa, bu arada, imzalardaki bana atıfları da sevginin ifadesi olarak algılıyorum ve sevgiyle kabul ediyorum.smiliyface
 
Güzel bakan güzel görür. Çok teşekkür ederim akınyıldız'cığım,

O0O muhteşem hediyeyi sevgi ve sevinçle kabul ediyorum.
 
-






O0O0O0O0O0O0O0O0O0O0O0O0




-
 
sudem'ciğim, bu güzel resimle konukluğun için çoook teşekkür ederim...

 
smiliyfaceGünün ilk ışıklarıyla beraber, tenimde zihnimde hissettiğim çiğ taneleri için, dönüşerek tüm varlığımı sarmalayan yıldız tozları için şükürler olsun...smiliyface
 
Bir de şu ho'oponopono yerine Türkçe bir şey bulsak...Şöyle kolay söylenen...dusun2

"arın-arın" .....? rt67 Peki düşünmeye devam...

"SEV...Arın... ŞÜKRET...Arın"
(Başlık olarak iyi olurdu ha... Ne o öyle 'ho'oponopono ile arınma hattı' değil mi ama?y789)
Eee, n'apalım? Aceleden düşünemedik işte...Aslında düşündük de... Neyse...

Haydi şimdi, tekrar ho'oponopono'ya karşılık arayalım...

...

.
.
.
?
 
Dokuz yaşındaki kızıma ho'oponoponoyu anlatıyordum geçenlerde. Bunu her zaman her durumda kolaylıkla yapabileceğini ve olumsuz durumların hemen değişmeye başlayacağını...Öğretmeni, arkadaşları, dersleri, kardeşi...ile ilişkilerinde, zorlandığını hissettiği durumlarda...

Örneğin diyelim ki bir konuda kendisine kızdığımda, hemen içinden söylemeye başlarsa, bunun ikimizi de olumlu etkileyeceğini...

"İyi de anne, sen bana kızdıktan, bana da olan olduktan sonra ne işe yarayacak?!.."

?..

"Bak şimdi... Elektrik süpürgesini düşün...Fişini takıp, tuşuna basıyoruz ve başlıyoruz her tarafı süpürmeye. Gözümüze ilişen ilişmeyen ne varsa çekip almıyor mu? Hem sonra, süpürge ortamı hortumlarken, "aa, bu toz eskiden kalmış, bu çöp daha yeni..." gibi ayrımlar yapar mı?...Yapmaz. Ne varsa, eski yeni, büyük küçük demeden çeker götürür. Ortam da tertemiz oluuurr.." neseli56

"Yaşasınn!..Haydi süpürgeyi çalıştıralım şimdi!"sevincli

SSEENNİİ SSEEVVİİYYOORRUUMM...

ÖÖZZÜÜRR DDİİLLEERRİİMM...

LLÜÜTTFFEENN BBEENNİİ AAFFEETT...
TTEEŞŞEEKKÜÜRR EEDDEERRİİMM... smiliyface



 
sudem'ciğim, bu güzel resimle konukluğun için çoook teşekkür ederim...
teşekkür benden sana ışık enerjisi gönderdim..canım kızınla paylaşımların harika...imrendim..maşalah...y789
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst