Bu güne kadar, bizden daha önce yaşamış insanlardan inançlar ve davranışlar kopyaladık durduk. Kopyaladığımız inanç ve davranışların bize uygun olup olmadığına bakmaksızın, hayatımızı bu temeller üzerine kurduk. Çevremize uygun şekilde hareket etmeye çalıştık veya buna zorlandık. En büyük hatamız ise gelen bilgiyi sorgulamadan, araştırmadan kabul etmemizdi. Günümüz artık bilgi çağı ve bilgiye hızlı bir şekilde, anında ulaşabiliyoruz. Dünyanın neresinde olursanız olun yada hangi dili konuşuyor olursanız olun, istediğiniz bilgiye anında erişebilmek olağan üstü bir şey.
Yakın çevrenizdeki insanlar diğer insanlardan bilgi kopyalayarak kolay yolu seçmişlerse, dikkat edin tehlikedesiniz. Çünkü; araştırmayan, eski davranış ve tutumu devam ettiren bu insanlar, yaptıklarını ve öğrendiklerini (kopyaladıkları bilgiyi) size karşı savunacaklar. Sizin de onlar gibi düşünmenizi ve onlarla hareket etmenizi isteyecekler. Hatta sizin araştırmacı ve sorgulayıcı duruşunuz, onları rahatsız edecektir. Rahatsız edecek çünkü; süre gelmiş tutum ve davranışları onların cesaret edemediği farklı bir açıdan ele alıyor olacaksınız ve toplumla birlikte değil, kendi iradenizle hareket ediyor olacaksınız. Yani herkesin su çıkardığı kuyudan değil, kendi kuyunuzdan çıkardığınız suyu kullanıyor olacaksınız. Bu özgürlük adına atılan ilk adımlardan birisidir. Toplumun bağlanmak ve boyun eğmek zorunda kaldığı yargılar karşısında, olayları farklı biçimde ele alarak, siz dik bir şekilde duracaksınız.
Örneğin; başarı ve başarısızlık konusunda, başarısızlığı deneyimlemiş bir insan, toplumca mağdur olarak görülür ve tekrardan farklı konularda atılım yapması istenmez. Çünkü, başarısız olmuştur ve tekrar başarısız olacağından korkulur. Ayrıca toplumun zamana karşı yarışı da göz önüne alınarak başarısız mağdur kişi, bir an önce kendisini garantiye alacak şeylerle uğraşması gerekir. Oysa toplum yargılarından araştırma ve sorgulama yaparak kurtulmuş ve kendi kuyusunun başında olan kişi için, başarısızlık diye bir şey yoktur. Çünkü içindeki ses bilir ki, kaç defa başarısız olursa olsun, yolun sonu hep başarıya çıkacaktır. Bu kişi başarısızlığından ve başarısından mutlu olacağı yolu seçmiştir. İçindeki ses o kişinin daima rehberidir.
Maalesef zor bir toplumda yaşıyoruz. Hayatı iyi yaşıyorsanız şanslı, hayatı kötü yaşıyorsanız beceriksiz olarak etiketlenen bir toplumdayız. Tüm bunlar bilgisizlikten ve yeniliğe, gelişmeye kapalı olmaktan gelmekte. En önemlisi sorgulamamaktan gelmektedir. Söyleyeceğiniz şey doğruda olsa, çoğu insan kalabalığın hareketine aldanarak, onlarla hareket eder.
Her insanın yaşam serüveni farklıdır. Sizler bu farklılığı korumak adına, kendi iç sesinizi dinleyip, kendi yolunuzdan gitme cesareti göstermelisiniz. Kim ne söylerse söylesin, kim nasıl eleştirirse eleştirsin, bu sizin serüveniniz ve tamamen size ait. Bunun kıymetini bilin.
Yakın çevrenizdeki insanlar diğer insanlardan bilgi kopyalayarak kolay yolu seçmişlerse, dikkat edin tehlikedesiniz. Çünkü; araştırmayan, eski davranış ve tutumu devam ettiren bu insanlar, yaptıklarını ve öğrendiklerini (kopyaladıkları bilgiyi) size karşı savunacaklar. Sizin de onlar gibi düşünmenizi ve onlarla hareket etmenizi isteyecekler. Hatta sizin araştırmacı ve sorgulayıcı duruşunuz, onları rahatsız edecektir. Rahatsız edecek çünkü; süre gelmiş tutum ve davranışları onların cesaret edemediği farklı bir açıdan ele alıyor olacaksınız ve toplumla birlikte değil, kendi iradenizle hareket ediyor olacaksınız. Yani herkesin su çıkardığı kuyudan değil, kendi kuyunuzdan çıkardığınız suyu kullanıyor olacaksınız. Bu özgürlük adına atılan ilk adımlardan birisidir. Toplumun bağlanmak ve boyun eğmek zorunda kaldığı yargılar karşısında, olayları farklı biçimde ele alarak, siz dik bir şekilde duracaksınız.
Örneğin; başarı ve başarısızlık konusunda, başarısızlığı deneyimlemiş bir insan, toplumca mağdur olarak görülür ve tekrardan farklı konularda atılım yapması istenmez. Çünkü, başarısız olmuştur ve tekrar başarısız olacağından korkulur. Ayrıca toplumun zamana karşı yarışı da göz önüne alınarak başarısız mağdur kişi, bir an önce kendisini garantiye alacak şeylerle uğraşması gerekir. Oysa toplum yargılarından araştırma ve sorgulama yaparak kurtulmuş ve kendi kuyusunun başında olan kişi için, başarısızlık diye bir şey yoktur. Çünkü içindeki ses bilir ki, kaç defa başarısız olursa olsun, yolun sonu hep başarıya çıkacaktır. Bu kişi başarısızlığından ve başarısından mutlu olacağı yolu seçmiştir. İçindeki ses o kişinin daima rehberidir.
Maalesef zor bir toplumda yaşıyoruz. Hayatı iyi yaşıyorsanız şanslı, hayatı kötü yaşıyorsanız beceriksiz olarak etiketlenen bir toplumdayız. Tüm bunlar bilgisizlikten ve yeniliğe, gelişmeye kapalı olmaktan gelmekte. En önemlisi sorgulamamaktan gelmektedir. Söyleyeceğiniz şey doğruda olsa, çoğu insan kalabalığın hareketine aldanarak, onlarla hareket eder.
Her insanın yaşam serüveni farklıdır. Sizler bu farklılığı korumak adına, kendi iç sesinizi dinleyip, kendi yolunuzdan gitme cesareti göstermelisiniz. Kim ne söylerse söylesin, kim nasıl eleştirirse eleştirsin, bu sizin serüveniniz ve tamamen size ait. Bunun kıymetini bilin.
