- Katılım
- 10 Nisan 2007
- Mesajlar
- 205
- Reaksiyon puanı
- 4
- Puanları
- 0
- Yaş
- 59
Geneli bu "yoksulluk hatta kepazelikten" kurtarmak için bizim birey olarak yapabileceğimiz birşey yok,bunu ancak devletin kültür politikaları yapabilir o bizi aşıyor zaten.Ben sadece bir durum saptaması yapıyor ve birey olarak kendi dilimizle olan ilişkimize dikkatimizi yöneltmemizi önerebiliyorum...Bir insanın kendini kültürel olarak yetiştirmesi bir tercih meselesidir ama insan hayatının bir noktasında yaşı kaç olursa olsun durup bulunduğu yerden kendini ve dünyayı sessiz bir biçimde inceleyerek değerlendirme ihtiyacı duymalıdır diye düşünüyorum...Birey bunu yapmıyorsa veya yapamıyorsa etrafındaki insanların ona bunu işaret etmesi gerçekten büyük önem taşıyor,çünkü insan gerçekten de mevcut ideolojik üstyapı ve altyapı kurumlarının yarattığı bir varlığın çok ötesindedir...İşte o "sınırlı" insanın kendinde gizli olan ve göremediği güzelliklerin ve yapabilirliklerin ona gösterilebilmesi için geniş bir bilgi birikimine ve kelime haznesine ihtiyaç var.İletişim ancak dille mümkün oluyor çünkü..Bizim dünyamız çok sınırlı ise bize kim nasıl ulaşabilir ki? Aynı şey bizim bu dediğim durumdaki insanlara ulaşamamamız-iletişim kuramamamız için de geçerlidir.
