- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
necip fazıl kısakürek'in kusursuz şiiri. bilmeyenler öğrensinler ayıp etmesinler diye işte tamamı ilk kez bu sözlükte ** *. halk rasında sakarya diye de geçer.
sakarya türküsü
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya
bir yanda akan benim, öbür yanda sakarya.
su iner yokuşlardan, hep basamak basamak
benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
her şey akar, su tarih, yıldız, insan ve fikir
oluklar çift birinden nur akar birinden kir.
akışta demetlenmiş, büyük küçük kainat
şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine
çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
hey sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
rabbim isterse sular büklüm büklüm burulur,
sırtına sakarya'nın, türk tarihi vurulur.
eyvah, eyvah, sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..
ne ağır imtihandır, başındaki sakarya!
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
hamallık ki, sonunda ne rütbe var, ne de mal,
yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan
ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
şimdi dövün sakarya, dövünmek vakti bu an
kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
hani yunus emre ki, kıyında geziyordu
hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
nerede kardeşlerin, cömert nil, yeşil tuna
giden şanlı akıncı ne gün döner yurduna?
mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?
bulur mu deli rüzgar o sedayı: allah bir!
bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler
sakarya, kandillere katran döktü geceler.
vicdan azabına eş, kayna kayna sakarya,
öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su
bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
geldi ölümlü yalan, gitti ölümlü gerçek
siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
sakarya, saf çocuğu masum anadolu'nun,
divanesi ikimiz kaldık allah yolunun!
sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız
rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader
aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz
sen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz!
yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya
yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, sakarya!..
çok gerekli kopyala yapıştır.
Kaynak: İtüSözlük
sakarya türküsü
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya
bir yanda akan benim, öbür yanda sakarya.
su iner yokuşlardan, hep basamak basamak
benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
her şey akar, su tarih, yıldız, insan ve fikir
oluklar çift birinden nur akar birinden kir.
akışta demetlenmiş, büyük küçük kainat
şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine
çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
hey sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
rabbim isterse sular büklüm büklüm burulur,
sırtına sakarya'nın, türk tarihi vurulur.
eyvah, eyvah, sakarya'm, sana mı düştü bu yük?
bu dava hor, bu dava öksüz, bu dava büyük!..
ne ağır imtihandır, başındaki sakarya!
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
hamallık ki, sonunda ne rütbe var, ne de mal,
yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan
ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
şimdi dövün sakarya, dövünmek vakti bu an
kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
hani yunus emre ki, kıyında geziyordu
hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
nerede kardeşlerin, cömert nil, yeşil tuna
giden şanlı akıncı ne gün döner yurduna?
mermerlerin nabzında hala çarpar mı tekbir?
bulur mu deli rüzgar o sedayı: allah bir!
bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler
sakarya, kandillere katran döktü geceler.
vicdan azabına eş, kayna kayna sakarya,
öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su
bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
geldi ölümlü yalan, gitti ölümlü gerçek
siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
sakarya, saf çocuğu masum anadolu'nun,
divanesi ikimiz kaldık allah yolunun!
sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız
rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader
aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz
sen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz!
yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya
yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, sakarya!..
çok gerekli kopyala yapıştır.
Kaynak: İtüSözlük
