- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Son yıllarda geliştirilmiş olan bu gibi
öğrenme durumlarının hepsi, programlanmış öğrenme baslığı altında toplanabilir,
örneğin; öğretme makinaları (teaching machine), belirli bir konuyu çalışmak için
düzenlenmiş birer programlanmış öğrenme aracıdır. Örneğin, bir makina çeşidi
aritmetik öğretiminde, diğeri fizik, bir diğeri de yabancı dil öğretiminde
kullanılır. Ancak, her konuda farklı bir makina gerekmesi, bu yöntem için önemli
bir sakınca yaratmış; bu sakıncayı gidermek için bilgısayar-yardımlt öğretim'e
{compuîer-aided instruction) geçme yönünde bir eğilim başlamıştır. Bu öğretim
biçiminde, dev belleğinde birçok farklı program bulunan genel amaçlı büyük bir
bilgisayardan yararlanılır,Programlanmış öğrenme malzemesi nasıl
hazırlanmış olursa olsun genellikle öğrenenin cevaplaması gereken bir dizi soru
ve problemden oluşur, öğrenici cevaplarını herhangi bir biçimde kaydeder ve
bunların doğru veya yanlış olduğu kendisine bildirilir. Problemler verimli
öğrenmeyi sağlamak üzere önceden hazırlanmış bir sırada sunulur. Her bir cevabı
bir önceki cevaba dayayarak, yani bir sorunun cevabında hemen bir önce öğrenilen
cevaptan yararlanılması sağlanarak, aktarma en üst düzeye
ulaştırılır.Öğrenciyi edilgen bir biçimde okuma yerine cevap vermeye
zorladıkları için, programlanmış öğrenmenin edegen anlatım'ı gerektirdiği
söylenebilir, insanlar edilgen kaldıkları durumlara kıyasla, kendilerinin de
katıldıkları durumlarda çok daha ilgili olurlar. Bu nedenle, edegen cevap verme
durumu, öğrenme için başlı başına bir güdü sağlar. Soru cevaplayan veya problem
çözen öğrenciler, sadece oturan, okuyan ve dinleyenlere göre, konuyla çok daha
fazla ilgilidirler. Ne yazık ki programlanmış makina ve kitapların hepsi ilginç
ve güdüleyici değildir; bazen öğrencileri, özellikle parlak öğrencileri
sıktıkları olur. Bununla birlikte iyi programlanmış öğrenme malzemeleri, sıkıcı
dersler ve ders kitaplarına kıyasla daha güdü-leyicidir.Programlı
öğrenmenin diğer bir özelliği, öğrencilerin kendilerine uygun hızda
ilerlemelerine olanak vermesidir. Bunun aksine, genel dersler herkese aynı
miktarda süre tanır. Bu tür dersler hızlı öğrenenler için çok yavaş, yavaş
öğrenenler için de çok hızlı gelir. Bu, sınıfta anlattırma tekniği için de söz
konusudur. Oysa, öğrenme programları öğrencilere bireysel olarak verilir ve her
öğrenci, kendi yetenek ve çalışma alışkanlıklarının izin verdiği ölçüde, hızlı
ya da yavaş olarak program üzerindeki çalışmasını sürdürebilir.Bunlara
ek olarak, programlanmış malzeme öğrenme sürecini küçük adım-lara ayırır. Söz
konusu malzeme öyle küçük birimlere ayrılmıştır ki, hemen hemen herkes bunları
öğrenebilir. Bu sistem, pek çok şeyi hemen kavrayabilen öğrenciler için biraz
sıkıcı gelebilir; fakat kolay anlayamayanlar için de çok yardımcı olur. Bu
yöntem, kişinin öğrendiği şeyi iyi öğrenmesini, böylece gelecek adıma hazır
olmasını sağlar. Küçük adımlar aynı zamanda kişinin yapabileceği hata sayısını
yanı, sonuncul (final) ürünün şekil almasında aksatıcı rol oynayacak
davranımların sayısını azaltır.Diğer taraftan sınıfta anlatılan
derslerde ve ders kitaplarında, genellikle, daha az hazırlıklı olan ve yavaş
öğrenen öğrencilere göre fazla büyük adımlar atılır. Programlanmış öğrenmenin en
son önemli özelliği, dönüt konusu işlenirken belirtildiği gibi, sonuçlar
hakkında bilgi'yi vurgulamasıdır. Bu programlarda öğrencinin cevabı doğru
cevapla hemen karşılaştırılabildiği için, öğrenci çalışmasına devam ederken
cevaplarının yanlış mı doğru mu olduğunu hemen öğrenebilir. Buna karşılık, gerek
sınıftaki derslerde gerekse ders kitaplarında bu olanaktan aynı ölçüde
yararlanılamaz.Öğrenciler, sınıfta anlatılan malzemeyi ders notlarıyla
kontrol ederek çalışabilirler. Ancak bu ders notlan yanlış ya da yetersiz
olabilir. Gene aynı şekilde, öğrenciler, bir ders kitabını kendilerini kitaptan
kontrol ederek çalışabilirler; ancak bunu yapacak kadar disiplinli olsalar bile,
neleri öğrenmeleri gerektiğini tam olarak bilemeyebilirler. Oysa programlanmış
öğrenme, hem neyin öğrenilmesi gerektiği hem de ne kadar iyi öğrenildiği
konusunda bilgi sağlar.
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
öğrenme durumlarının hepsi, programlanmış öğrenme baslığı altında toplanabilir,
örneğin; öğretme makinaları (teaching machine), belirli bir konuyu çalışmak için
düzenlenmiş birer programlanmış öğrenme aracıdır. Örneğin, bir makina çeşidi
aritmetik öğretiminde, diğeri fizik, bir diğeri de yabancı dil öğretiminde
kullanılır. Ancak, her konuda farklı bir makina gerekmesi, bu yöntem için önemli
bir sakınca yaratmış; bu sakıncayı gidermek için bilgısayar-yardımlt öğretim'e
{compuîer-aided instruction) geçme yönünde bir eğilim başlamıştır. Bu öğretim
biçiminde, dev belleğinde birçok farklı program bulunan genel amaçlı büyük bir
bilgisayardan yararlanılır,Programlanmış öğrenme malzemesi nasıl
hazırlanmış olursa olsun genellikle öğrenenin cevaplaması gereken bir dizi soru
ve problemden oluşur, öğrenici cevaplarını herhangi bir biçimde kaydeder ve
bunların doğru veya yanlış olduğu kendisine bildirilir. Problemler verimli
öğrenmeyi sağlamak üzere önceden hazırlanmış bir sırada sunulur. Her bir cevabı
bir önceki cevaba dayayarak, yani bir sorunun cevabında hemen bir önce öğrenilen
cevaptan yararlanılması sağlanarak, aktarma en üst düzeye
ulaştırılır.Öğrenciyi edilgen bir biçimde okuma yerine cevap vermeye
zorladıkları için, programlanmış öğrenmenin edegen anlatım'ı gerektirdiği
söylenebilir, insanlar edilgen kaldıkları durumlara kıyasla, kendilerinin de
katıldıkları durumlarda çok daha ilgili olurlar. Bu nedenle, edegen cevap verme
durumu, öğrenme için başlı başına bir güdü sağlar. Soru cevaplayan veya problem
çözen öğrenciler, sadece oturan, okuyan ve dinleyenlere göre, konuyla çok daha
fazla ilgilidirler. Ne yazık ki programlanmış makina ve kitapların hepsi ilginç
ve güdüleyici değildir; bazen öğrencileri, özellikle parlak öğrencileri
sıktıkları olur. Bununla birlikte iyi programlanmış öğrenme malzemeleri, sıkıcı
dersler ve ders kitaplarına kıyasla daha güdü-leyicidir.Programlı
öğrenmenin diğer bir özelliği, öğrencilerin kendilerine uygun hızda
ilerlemelerine olanak vermesidir. Bunun aksine, genel dersler herkese aynı
miktarda süre tanır. Bu tür dersler hızlı öğrenenler için çok yavaş, yavaş
öğrenenler için de çok hızlı gelir. Bu, sınıfta anlattırma tekniği için de söz
konusudur. Oysa, öğrenme programları öğrencilere bireysel olarak verilir ve her
öğrenci, kendi yetenek ve çalışma alışkanlıklarının izin verdiği ölçüde, hızlı
ya da yavaş olarak program üzerindeki çalışmasını sürdürebilir.Bunlara
ek olarak, programlanmış malzeme öğrenme sürecini küçük adım-lara ayırır. Söz
konusu malzeme öyle küçük birimlere ayrılmıştır ki, hemen hemen herkes bunları
öğrenebilir. Bu sistem, pek çok şeyi hemen kavrayabilen öğrenciler için biraz
sıkıcı gelebilir; fakat kolay anlayamayanlar için de çok yardımcı olur. Bu
yöntem, kişinin öğrendiği şeyi iyi öğrenmesini, böylece gelecek adıma hazır
olmasını sağlar. Küçük adımlar aynı zamanda kişinin yapabileceği hata sayısını
yanı, sonuncul (final) ürünün şekil almasında aksatıcı rol oynayacak
davranımların sayısını azaltır.Diğer taraftan sınıfta anlatılan
derslerde ve ders kitaplarında, genellikle, daha az hazırlıklı olan ve yavaş
öğrenen öğrencilere göre fazla büyük adımlar atılır. Programlanmış öğrenmenin en
son önemli özelliği, dönüt konusu işlenirken belirtildiği gibi, sonuçlar
hakkında bilgi'yi vurgulamasıdır. Bu programlarda öğrencinin cevabı doğru
cevapla hemen karşılaştırılabildiği için, öğrenci çalışmasına devam ederken
cevaplarının yanlış mı doğru mu olduğunu hemen öğrenebilir. Buna karşılık, gerek
sınıftaki derslerde gerekse ders kitaplarında bu olanaktan aynı ölçüde
yararlanılamaz.Öğrenciler, sınıfta anlatılan malzemeyi ders notlarıyla
kontrol ederek çalışabilirler. Ancak bu ders notlan yanlış ya da yetersiz
olabilir. Gene aynı şekilde, öğrenciler, bir ders kitabını kendilerini kitaptan
kontrol ederek çalışabilirler; ancak bunu yapacak kadar disiplinli olsalar bile,
neleri öğrenmeleri gerektiğini tam olarak bilemeyebilirler. Oysa programlanmış
öğrenme, hem neyin öğrenilmesi gerektiği hem de ne kadar iyi öğrenildiği
konusunda bilgi sağlar.
Dr.charles V.ford ..yalan, Yalan, Yalan, Yalancılığın PsikolojisiSosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
