OSHO ile hayatı ve kendini tanımak..Sevgiyle...

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan awayy
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
hızımı alamadım y789

osho-cesaret

Gerçek insanları sevmek zordur çünkü gerçek bir insan, senin beklentilerini ger-― çekleştirmeyecektir.

Böyle bir amacı yok. O, bir başkasının beklentilerini gerçekleştirmek için yaşamıyor, kendi hayatını yaşamak zorunda. Ve ne zaman sana karşı olan yada senin duygu, düşünce ve varlığınla uyum içinde olmayan bir alana kayarsa, bu sevgi zorlanıyor.

Sevgiyi düşünmek çok kolaydır. Sevmek çok zordur. Bütün dünyayı sevmek çok kolaydır. Asıl zor olan tek bir insanı sevmektir. Tanrı’yı yada insanoğlunu sevmek çok kolaydır. Asıl sorun gerçek bir insanla karşılaştığın zaman yaşanır. Onunla birlikte yürümek için büyük değişimler geçirmek, büyük mücadeleler vermek zorundasın.

O senin kölen olmayacak ve sen de ona köle olmayacaksın. Asıl sorun da buradan kaynak- lanıyor. Eğer sen bir köle olacaksan, yada o köle olacaksa ortada bir sorun yok. Asıl sorun kimsenin bu dünyaya kölelik yapmak için gelmemiş olması. Kimse köle olamaz. Herkes özgür bir bireydir ... bütün varlık özgürlükten oluşur. İnsan özgürlüktür.

Unutma ... bu gerçek bir sorun, senin şahsınla ilgili bir şey değil. Sorun, sevgi olgusuyla ilgilidir. Bunu şahsi bir soruna dönüştürme, yoksa çok zorlanırsın. Herkes az yada çok aynı sorunla karşılaşmak zorunda. Sevgide zorluk yaşamamış tek bir insanla bile karşılaşmadım. Bunun sevgiyle bir ilgisi var, sevgi dünyasıyla.

İlişkinin kendisi seni sorun çıkartacak durumlara getiriyor; ve onları yaşamak iyidir. Doğu’ da, insanlar bu zorlukları görüp kaçmayı tercih etti. Sevgilerini inkâr etmeye, reddetmeye başladılar. Sevgisiz oldular ve buna ‘kimseye bağlanmamak’ dediler. Zamanla cesetlere dönüştüler. Sevgi Doğu’da neredeyse tamamen kayboldu ve sadece meditasyon kaldı.

Meditasyon, kendi yalnızlığında kendini iyi hissetmen anlamına gelir. Meditasyon sadece kendinle ilgilendiğin anlamına gelir. Tek başına bütün çemberini tamamladığın için, onun dışına çıkmadığın anlamına gelir. Tabii sorunlarının yüzde doksan dokuzu çözülür ... ama çok büyük bir bedel karşılığında. Artık daha az sorunlu olacaksın. Doğu insanı daha az endişeli, daha az gergindir; neredeyse kendi iç mağarasında, gözleri kapalı, korunmuş bir şekilde yaşar. Enerjisinin hareket etmesine izin vermez. Kısa devre yapar; küçük bir enerji kendi varlığı içinde dolaşır ve o mutlu olur. Ama bu mutluluk biraz ölü. Mutluluğu bir kutlama, bir coşku değil.

Buna en fazla ‘mutsuzluk değil’ diyebilirsin. Ancak olumsuz bir şeyle kıyaslayarak konuşa- bilirsin. Bir hastalığın yok diye kendini sağlıklı ilan etmek gibi. Ama bu, gerçek sağlık sayılmaz. Sağlığın olumlu bir tarafı olmalı, varlığıyla ışıldamalı; o sadece hastalıksız olmak değil. Bu açıdan bakınca ölü bir beden bile sağlıklı sayılır, çünkü hasta değil.
 
ben de yazacağım beni de bekleyiin anacıım y789

aldığımız mesajlarla dünyaya baktığımız zaman tarif edilemez bir büyüye dönüşüyor hayat.Yani kelimelerle ifade edemiyorum ,bu kutsallığı ve yaratıcının yolda yürürken bile karşılaştığımız herşeydeki tezahürünü görmek,o kutsallıkla şükrederek bakmak hayata..Ben hepimizin bir olduğunu düşününce çok daha fazla seviyorum insanları..Hayatın stresiyle kızgın olsalar,kırıcı olsalar dahi..Çok daha yukarıdan bakıyoruz bu farkındalıklarla hayata..Biliyoruz ki onların kırgınlıkları kızgınlıkları bize değil,kendilerinin bizdeki yansımasıyla mücadeleleri..Anlatmak isteyip kelimelerin yetersiz kaldığı çok şey var ,anlatamıyorum :) Bu aralar böyle hissediyorum şükürler olsun b456
 
images


Bir kadını seversin, bir erkeği seversin;
erkeğe ya da kadına sırf belki yarın o başka birisiyle gidebilir diye korktuğun için sahip olmak istersin.
Yarının korkusu bugünü mahveder ve bu bir kısır döngüdür.
Şayet hergün yarının korkusuyla mahvedilirse, er ya da geç adam başka bir kadın aramaya başlayacaktır;
çünkü sen tam bir baş ağrısısın. terli345
Ve o başka kadınları aramaya başlarsa ya da başka kadınlarla vakit geçirmeye başlarsa, kıskançlığında haklı olduğunu düşünmeye başlarsın.
ASLINDA SENİN KISKANÇLIĞIN HERŞEYİ YARATMIŞTIR.

Yarını umursama; bugün yeterlidir.
Kıskançlığın onu senden uzaklaştıracak; yalnızca sevgin onu senin yanında tutabilir.
Yarını düşündüğün an, bugünkü yaşamın yarım yamalak kalır.

Şayet bir gün sevdiğin adam, sevdiğin kadın başka birisini bulursa;
onun seninle ya da başka birisiyle mutlu olması farketmez, o mutludur.
Ve sen hala sevdiğin kadına, erkeğe şükran duyuyorsan ve yine de ona,
"Senin tam özgürlüğün var; sadece bütünüyle mutlu ol, benim mutluluğum budur.
Kiminle olduğunun önemi yok, önemli olan şey senin mutlu olman" diyebiliyorsan,
hissettiğim odur ki senden uzun süre uzak kalamaz, geri dönecektir.
Böyle bir adamı ya da kadını kim terkedebilir?
 
Bir şeyi mükemmel yapmaya çalışırsan mükemmel olmadan kalır.
Doğal olarak yap, her zaman mükemmel olur.
Doğa mükemmeldir.
Çaba ise mükemmel değildir.
Oyüzden ne zaman bir şeyi aşırı yapıyorsan, onu yok ediyorsun.


Sahte benlik sürekli korkar.
Sürekli titrer.
Her zaman başkalarından destek alma ihtiyacı hissedersin.
Seni takdir edecek seni alkışlayacak;
ne kadar güzel ya da ne kadar zeki olduğunu söyleyecek birileri..
 
Varoluşun acele içinde oldugunu gördün mü hiç? Mevsimler zamanında gelir, çiçekler zamanı gelince açar, ağaçlar hayat kısa diye hızla büyümek için koşuşturmazlar. Tüm varoluş yaşamın sonsuzluğunun farkında gibi görünür.

Unutma; yaratıcı bir insan, her zaman yanlış yolları deneyecektir. Eğer her zaman bir şeyi yapmanın doğru yolunu takip edersen, asla yaratıcı olamazsın.


Istırapta bir tohum gibisindir. Coşkudaysa bir çiçek, ve elbette güzel kokular rüzgâra bırakılmalıdır.


osho'dan seçmeceler 44
 
Canım awaycim,eklemek istediğim yazıyı buraya mı ekleyeyim bilemedim ,senin yazı dizinin akış formatını bozmak istemedim y789

o yuzden genel "Osho kitaplarından secmeler " kısmına yazıyorum canım


Bu kadar hassas ve düşünceli olduğun için sana teşekkür ediyorum pamukkcumtender45
İstediğin yere yazabilirsin tabii ki de canım kiss3 ama senin açtığın konu da boş kalmasın tabi bilemedim şimdi y789
 
images


3 şeyi hatırlamak gerekiyor:

1. Ne olman gerektiğini sana söyleyenleri asla dinleme.
HEP KENDİ İÇ SESİNİ DİNLE. Sen nasıl olmak istiyorsun?
Yoksa hayatın harcanır gider..

2. Eğer ilk adımı attıysan ancak 2.si mümkün olur.
ASLA MASKE TAKMA. Öfkeliysen öfkeli ol.
Bu risklidir; ama gülümseme, çünkü bu dürüst olmaz.

Tüm mekanizman ters yüz olmuş.
Çünkü kızmak istediğinde kızmadın, nefret etmek istediğinde etmedin.
Şimdi sevmek istiyorsun; aniden mekanizmanın çalışmadığını farkediyorsun.
Öfkesini bastıran insanlar hep çok yerler, öfkeli insanlar daha fazla sigara içerler.
Çünkü öfke tırnak ve dişlerden boşaltılır.

3. SAHİCİ OL.
Şimdiki zamana sadık kal.
Çünkü tüm yalanlar geçmişten ya da gelecekten içeri sızar.
Geçmişi bir yük gibi üzerinde taşıma, gereksiz yere de gelecekle uğraşma.
 
Sevgili awayy canim sana cok tesekkur ederim..yazilarinin bagimlisi oldum..cok severek takip ediyorum..Osho senin sayende duydum, bi arkadasim bir haftaligina istanbula tatile gitti, arkadasima Oshonun kitabini siparis verdim,, yarin donuyor insallah getirir..



Sevgiler
 
bende yarın kitaplarından birini almaya gidicem meditasyonu almayı düsünüyorum senin önerebilecegin var mı awayyyy??? sapkal89
 
Sevgili awayy canim sana cok tesekkur ederim..yazilarinin bagimlisi oldum..cok severek takip ediyorum..Osho senin sayende duydum, bi arkadasim bir haftaligina istanbula tatile gitti, arkadasima Oshonun kitabini siparis verdim,, yarin donuyor insallah getirir..



Sevgiler

Ayy ne mutlu faydam olabiliyorsa kiss3
Kitapta detayları okuyunca daha iyi içine sinecek..
Ben kendime notlar almıştım..Bütünü bildiğim için bana anlamak kolay geliyor..
O zaman yazmaya devam sevincli
 
bende yarın kitaplarından birini almaya gidicem meditasyonu almayı düsünüyorum senin önerebilecegin var mı awayyyy???

"Meditasyon" herkeste olması gereken bi kitap.. onayi
Bayanlar için "KADIN" diye bir kitabı var onu çooook tavsiye derim. sevincli
"Beden ile Zihni Dengelemek" kitabında da çok faydalı bilgiler var hayatınıza uygulayabileceğiniz pratikler ve ufak meditasyonlar var.. s456
Bunlarla başlayın sonra hepsini alcaksınız muhtemelen.y789
 
sevgili awayy (mektup gibi oldu ama:)) paylaşımların için teşekkürler ne güzel yazılarmış, okurken bi çok cümlede gülümsedim, tekrar tekrar okudum, paylaşımlarınla beni ve muhtemelen diğer arkadaşları da gülümsettiğin için teşekkürler...
 
images


(ÖFKE ÜZERİNE..)

İfade etmek hayattır, bastırma intihardır.
Toplum sana dönüştürmeyi değil kontrol etmeyi öğretir..

Hiç öfkelenmeyen ve öfkesini sürekli olarak kontrol eden bir kişi çok tehlikelidir;
ona dikkat et, seni öldürebilir.

Olumsuz duygularını ifade et, ama herkesin ortasında değil.
Şayet öfkeliysen odana git, kapıları kapat minderleri döv;
aynanın önünde dur kendi görüntüne bağır. kizgin1

Öfkeni birisinin üzerine kusarsan bir zincir oluşur, o senin üzerine daha çok öfke akıtacaktır;
o da senin kadar bastırılmıştır.
Bir dahaki sefere öfke hisettiğinde git ve evin etrafında yedi kez koş ve bir ağacın altına otur, öfkenin nereye gittiğini izle.

Hissettiğin tüm duyguları yaşa, bu sensin..
Nefret dolu, çirkin, değersiz; her ne ise gerçekten onun içinde ol.
Bırak ortaya çıksınlar - onları yaşa, acısını hisset.

Öfke güzeldir, seks güzeldir.
Şayet onları kötülersen çirkinleşirler;
şayet onları dönüştürürsen ilahi hale gelirler.
Dönüştürülen öfke "şefkat" haline gelir.
Sekse akan enerji "sevgi" halini alır.

Doğru ya da yanlış diye birşey yoktur, sadece farkında ol..
Kişi farkındalıkla öfkelenemez, kişi farkındalıkla hırslanamaz, kişi farkındalıkla kıskanç olamaz..

Hiçbir peşin hüküm olmadan, hiçbir varsayım olmadan
kendi içine gir ve öfkenin ne olduğunu gör.
 
images


Bedeni izle.
Asla onu hiçbir şekilde baskı altına almaya çalışma.
Beden senin temelin.
Bir kez bedenini anlamaya başlarsan mutsuzluğunun %99'u yok olup gider.

Ama sen dinlemedin-şimdiye kadar.
Beden diyor ki; "Dur! Yeme!" Sen yemeye devam ediyorsun; beynini dinliyorsun.
Beyin diyor ki; "Bu çok lezzetli hadi birazcık daha."
Sen bedenini dinlemiyorsun. Beden kendini kötü hissediyor. Sen beynini dinlemeye devam ediyorsun.

Ama ta çocukluğumuzdan beri beden ile ilgilenmemiz engellendi, bedenden koparıldık.
Çocuk aç olduğu için ağlar ve annesi saate bakar, çünkü doktor ancak 3 saat geçtikten sonra çocuğa süt verilmesini söylemiştir.
Aslında gerçek saat çocuktur ama anne saate bakmaya devam eder.
Ona istediği zaman yemek verilmezse bedeninden uzaklaşmış olur.
Sen de ona yemek yerine emzik veriyorsun. Ona sahte, plastik birşey veriyorsun ve çocuğun kendi bedenine karşı duyarlılığını başka yöne çekip yok ediyorsun.
Beden kendi bildiğini ifade etmekten alıkonuluyor, işin içine beyin giriyor.
Emzik çocuğu sakinleştirir ve çocuk uykuya dalar.
Sonra saat zamanın dolduğunu söyler ve çocuğa süt vermek zorundasındır.
Ama şimdi çocuk mışıl mışıl uyumaktadır, bedeni de uykudadır; onu uyandırırsın, çünkü doktor sütün şimdi verilmesi gerektiğini söylemiştir.
Yeniden çocuğun doğal ritmini bozarsın. Yavaş yavaş tüm varlığını altüst edersin. Bir an gelir ki bedeniyle ilişkisi kalmamıştır.
Bedeninin ne istediğini bilmez - bedeninin yemek yeyip yememeyi istediğini bilmez; bedeninin sevişmek isteyip istemediğini bilmez.
Herşey dışardan gelen birşeylerle yönetilir. Gerçek aşk yaşanamaz.
Sonra başka birisini arasın. Mantık çerçevesinde düşünürsün.
"Belki de bu benim için doğru insan değil. Belki de o benim ruh ikizim değil.
Ben onun için yaratılmadım, çünkü beni hiç çekmiyor."
Sorun karşındakinde değil: ne sen ne de o bedeninizde değilsiniz.
Bedenini dinle, bedenini izle. Beyin aptaldır; beden akıllıdır.
 
Üstteki mesajı tüm anneler okumalı,özellikle bebekleri olanlar..Osho çok doğru tespitlerde bulunmuş..
Teşekkürler awayy..
 
awayyyy artık bizimle çok paylaşmıyosun osho yazılarını ağla2
 
Hayat senin için önceden hazırlanmış değildir. Sen yarattığın hayatı yaşarsın; ona ne koyarsan onu alırsın. Önce ona anlam katmak zorundasın. Ona renk, müzik ve şiir katmalısın. Ancak o zaman yaşıyor olursun.

Cesaret, bilinmeyen için bilineni riske etmektir; tanıdık olmayan için tanıdık olanı, konforsuzluk için konforlu olanı, bilinmeyen bir varış noktası için herkesin bildiği göç yollarını terk etmek demektir.


Hayattaki her şey gereklidir. Hiçbir şey gereksiz değildir, hiçbir şey gereksiz olamaz. Olmuş olan her şeyin olması gerekiyordu. Olan her ne ise, belli derin nedenler yüzünden olur.

Sorumluğu topluma atmak hiçbir işe yaramaz. Hayatını kendi ellerine almak zorundasın. Yanlış koşullanmalardan arınmalısın. Yanlışı ve çocuklukta sana zikredilmiş olan hipnotik telkinleri bırakmalısın. Hepsini bırak.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst