Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

hayatimdegisti

Administrators, Atakan Sönmez
20
HD RANK
Katılım
20 Mayıs 2006
Mesajlar
5,723
Reaksiyon puanı
87
Puanları
0
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hayatimdegisti.com
Daha önce olumlu içsel konuşmalar belkide gereksiz ve faydasız geliyordu.Olumlu düşüncenin etiklerini hissedebilmek için nöronların kendi aralarında kimyasal aktiviteler ile bir yol oluşturmaları gerekmektedir...


Telkinler sayesinde nöronlar bu aktivitileri kendi aralarında gerçekleştirir ve böyle hazır bir yol oluşur...
Sizin yapmanız gereken bu yolu mümkün olduğunca çok kullanmaktır...
Örneğin mutluluk telkinin içeriğini kendi içinizden tekrar ediniz..

"Mutluyum ve daha mutlu oluyorum iyiyim ve daha iyi hissediyorum " MUTLUYUM İYİYİM İYİYİM MUTLUYUM...

gibi...

Bu yolları ne kadar çok kullanırsanız o kadar gelişir.Hatta telkinleri dinledikten sonra yani bu yollar oluştuktan sonra telkin içeriklerini iyice bir inceleyip beğendiğiniz paragrafları kenid içinizden tekrar edebilirsiniz..

Unutmayalım ki telkinler bu yeni alışkanlıklarını davranış değişikliklerini sağlamak için yol oluştutururlar nöronlar arasında..Sizlerin yapması gereken içsel konuşmalar ile bu yollları mümkün olduğunca kullanmaktır.Ne kadar çok kullanırsanız o kadar iyi olur.
Lütfen buna üşenmeyiniz..
 
Ynt: Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

smil56 kesinlikle katılıyorum ben bugün yaşadım bu durumu.canım çok sıkkın hiçbirşey yapmak istemiyordu dedim ki sevinç neşe ve hareketle doluyum sonra bir irkildim ve gittim yemek yaptım salata yaptım,içsel konuşma çok önemli.bunları olumlu yapalım
 
Ynt: Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

Zaten bizim başarmaya çalıştıgımızda bu.Yani kişinin kendi içsel konuşmalarını kendisinin yapması...Bunu bir alışkanlık haline getirmesi...

Yaşam boyu bu alışkanlığı kazanırsanız daha önce zor gelen bir çok şeyi kolayca başarabileceğinizi göreceksiniz...

Burada kilit nokta şusur ki siz yeni bir şey yaratmıyorsunuz.Bir yolu baştan yapmak çok zahmetli ve zaman alıcıdır..

Yaptığınız mevcut yolu kullanarak daha belirgin hale getirmek...
Bu bağlamda önerim.Zaman zaman telkin dinlemelere ara vererek.Olumlu içsel konuşma egzersizlerine ağırlık vermektir.
 
başardım çünkü bu gün hiç olumsuz bişey düşünmedim
başardım çünkü karamsarlıktan kurtuldum
başardım çünkü burdayım
başardım çünkü atakan bey var
başardım çünkü artık ben beni buldum
 
olumlu düşünceyi başkalarıyla birlikteyken de sürdürebilmek çok önemli bence.

mesela bir aile veya arkadaş toplantısında birisiyle fazla ilgilenildi diyelim.

ya da ortamda birisi benimle ilgilenmiyor, konuşurken bana bakmıyor.

bu bende degersizlik duyguları uyandırıyor. aklıma takılıyor ondan sonrada niye böyle oldu diye.

bir ay olmasına ragmen dinleyeli, bu durum devam ediyor.

oysa yalnızken daha iyi hissediyordum kendimi. acaba telkinlerin pek etkisi olmuyor mu bende, çünkü bir arkadaşımız telkinlerden sonra kalabalık bir aile

toplantısında cok rahat oldugunu söylemisti, önerisi tavsiyesi olan var mı acaba 12389
 
Bu temel düşünce yapısı ve hayata bakış ile ilgili.İçsel yönelimli olmak övgü ve onayı içte aramak.
Bu özelliğinizi geliştirmek için "Hatalı Alanlarımız" kitabını öneririm size...

Ben bu kitabı seneler önce okumuştum ve özellikle neden onayı dışarıda ararız bölümünü okuduktan sonra bu alışkanlığımdan vazgeçmiştim....
 
kendime sesleniyorum artık hiçbirşeyden kormuyorsun sen bundan sonra kolay pes etmeyeceksin ufak bir sıkıntıda havlu atmayacaksın sonuna kadar maça devam dimdik ayakta duracaksın ve şu sözü söyleyeceksin ben her türlü olumsuzluğa rağmen süperim korkudan korkmayacaksın korktuğun başına gelse bile hergün ölmektense birkere dirileceksin ve dünyaya
mutluluk gözlüğünden bakacaksın artık sana taviz vermek yok senin amirin benim ve ben ne istersem onu yapacaksın zor durumda kaldığında kimseye sığınmayacaksın sen hürsün ve hertürlü emrimi yerine getirmeye hazırsın artık olayların olumlu yönlerine bakacaksın geçmişi unutacaksın geleceğe güvenla bakacaksın aldırmayacaksın hiçbirşeye dolu dolu yaşayacaksın aptal gibi davranmayacaksın içimden geldi yazdım smiliyface smiliyface
 
Acaba bu içsel konuşmaları telkinlerle birlikte yapsak nasıl olur artı gevşeme egzersizleri de içinde olsa
 
benım mutlulugum sadece benı degıl tum cevremı etkılıyor onemlı olanda bu sanırım hem kendımız hem cewremız mutlu bazen arada bu mutlulugu bozmak ısteyen ınsanlar cıksada onları gormemezlıkten gelıp mutluluguma dewam etmk en ıısı unutmayın sız mutluysanız onlarda mutlu vee herkes mutlu! dıkkat edın guldukce tum guzellıkler pesınızden gelıyorr smiliyface smil56
 
hayatımızdaki çogu sey düşüncenin gücü ve ürünü.düşünce ona yükledigimiz enerji sayesinde beslenip büyüyor hayatımızın bir parçası olarak çıkıveriyor karşımıza... bir dua gibi.durmadan zikrediyoruz aynı seyleri ve onlar '' ve öyledir denilip bize deneyim olarak gönderiliyor belkide...aslında belkide fazla bence öle! onayi bunu olumsuz düşünceden arındırmanın en önemli ayrıntısı bence önce kendimize verdigimiz yüceltmek... ne kadar degerli oldugumuzu farketmekte saklı sanırım. sung66
 
Olumsuzdan Olumluya Bilinçli Programlama (Alıntı)

Olumsuzdan Olumluya Bilinçli Programlama
Farkında olsak da olmasak da her gün, her saat, her dakika, hatta her an kendimize olumlu ya da olumsuz bir şeyler söyleriz! Sonra bu söylediklerimiz kendini kanıtlarcasına gerçeğe dönüşür! Kendimize her söylediğimiz, her hissettiğimiz hatta aklımızdan geçirdiğimiz her düşünce bilinçaltımıza kaydolur! Tabi ki başkalarının söyledikleri ve yaşadığımız çevrenin düğünceleri ve söyledikleri de bilinçaltımıza kaydolur! Yaşadığımız çevre, arkadaşlarımız, ailemiz, sevdiklerimiz bilerek ya da bilmeyerek bizlere bilerek negatif düşünce aşılarlar! Daha sonra doğal olarak negatif düşünüp, negatif konuşur, negatif olayları çekip negatif olaylar yaşar, etrafa negatiflik saçarız! Zihnimize bilerek olumlu mesajlar yüklemezsek olumsuz düşünceler kendiliğinden yüklenecektir! Bilinçli içsel konuşma ile zihnimize olumlu mesajlar yükleyebiliriz! Yüklediğimiz bu olumlu mesajlar ne kadar güçlü ve yoğun duygular içeriyorsa zihnimizde o kadar olumlu düşüncenin oluşmasına yol açar! Bir veya birkaç defalık yükleme hiç bir işe yaramayacaktır! Saman alevi gibi bir anlık ısı verip yok olacaktır! Nasıl ki bedenimizi günde iki ya da üç öğün besliyoruz (tabi ki atıştırmaları da unutmayalım), zihnimizi de aynı şekilde olumlu düşüncelerle, olumlu içsel konuşmalar ve olumlu faaliyetlerle ile düzenli olarak besleyelim! Zihnimiz bedenimizden daha mı kıymetsiz!
Bilinçli içsel konuşma , eski olumsuz programlamayı silerek ve yerine bilinçli, olumlu yeni yönergeler koyarak geçersiz kılmanın bir yoludur! Bilinçli içsel konuşma ile daha etkili, geliştirmek istediğimiz taraflarımıza daha yardımcı olan kelime ve ifadeler kullanarak, içsel kontrol merkezlerimizi bilinçli biçimde yeniden programlar, kendimizle güçlü bir şekilde konuşarak bilinçaltımıza yeni yönergeler yükleriz! Bilinçli içsel konuşmalar, olmaktan en çok hoşlanacağımız yeni ve içsel resmimizi çizer! Geçmişte başaramamışsak bile, değiştirmek istediklerimiz için bir yol gösterir! Eski kendimiz olmayı bırakıp yeni bir insan, şartlanmış tepkinin ürünü olmayan, kişisel tercihle yönetilen bir insan olmaya başlamamız için bir şans sunar!
Gelin hep beraber önce bireysel daha sonra kitlesel bir uyanış başlatalım! Kendimizden başlayıp diğerlerine doğru! Öz de olmayan, dışa tesir edemez! Her gün, her saat, her dakika, her saniye, her an kendimize ve çevremize daha olumlu şeyler söylemeye, daha olumlu düşünmeye ve daha olumlu hareket etmeye başlayalım!
Değişim farkındalıkla başlar! Negatif düşüncelerin ve kendimize söylediğimiz negatif sözlerin farkına varalım! Ve onları pozitife çevirelim! Bunun için her gün bilerek ya da bilmeden yaptığımız konuşmaları inceleyelim:
1. Olumsuz Kabullenme: En çok yapılan ve en zararlı içsel konuşma türüdür! Bu içsel konuşma, kendimiz hakkında kötü ya da olumsuz bir şey söyleyip bunu kabullendiğimiz içsel konuşmalardır! Tamamiyle zararımıza çalışır! En çok kullandığımız içsel konuşma türüdür! Bu içsel konuşmayı tanımak kolaydır! Onu en çok şu kelimelerle tanıyabiliriz: “Yapamam!”
“Keşke yapabilseydim!”,
“Yapabilmeyi dilerdim ama yapamam!”, “Eski enerjim kalmadı”
“Bugün günümde değilim!”, “Arkadaşım da (ya da sevdiğim) aramadı bugün!”, “Hiç tadım yok!”, “şu havalarda açılmadı gitti!”,“şu İstanbul trafiği de hiç çekilmiyor!” ……….…….
(Örnekler o kadar çok ki… gerisi size kalmış)
Bu tür içsel konuşmalar, kendimizle ilgili en basit kuruntumuzdan en büyük korkulara kadar her şeyi temsil eder! Kendimize, tereddüt etmemizi, yeteneklerimizi sorgulamamızı, kendimize yalnızca bir şans vermiş olsaydık yapabileceğimizden daha azını kabul ettiğimiz söyleme tarzımızı gösterir! Güneş ışığında cesurca gelişeceğimize, ürkekçe gölgelerde saklanma tarzımızı gösterir!
Bu tür içsel konuşmalar hayatımızda tahribatlar yapar, kargaşa yaratır, bizi yanıltır, engeller, kafamızı karıştırır! Kendimize güvenimizi, kendimizden şüpheye dönüştürür! En iyi niyetlerimizi bozar! Bizi sıradanlıkla tatmin olmaya iter! Elindekiyle yetinme tutumunun, ulaşmayı amaçladığımız hedeften çok daha düşüğünü kabul etme eğilimini kulağımıza devamlı fısıldayan kaynak budur!
Peki bu kadar zararına rağmen niye hep bu türde içsel konuşmalar yaparız? Her gün, her saat, her dakika… hatta her an seçimler yaparız! Bu tarz konuşmalar da bir seçimdir! Biz seçmezsek bizim adımıza geçmişimizden getirdiğimiz alışkanlıklarımız seçim yapar! Uygun olan değil; alışılmış, kolay olan seçilir!
Kelimelerin o anda ne kadar zararsız göründüğü hiç fark etmez! Onlar bizim zararımıza çalışan ve yolumuzda duran her şeyin belkemiğidirler! Bu tür içsel konuşmalar “Koynumuzda beslediğimiz yılan gibidir” ve er ya da geç bize zarar verecektir! Kendimizi bu içsel konuşmanın “yapamam” larından kurtaralım!Bunu başardığımızda kendimizi en büyük düşmanımızdan korumuş oluruz!
2. Kabullenme ve Değişmeye İhtiyaç Duyma: Bu tür içsel konuşma aldatır! Yüzeyde bizim yararımıza çalışıyormuş gibi görünür! Fakat içten içe bize karşı çalışır! Bu tür içsel konuşmayla, kendimize ve başkalarına değişme ihtiyacımızı kabullendiğimizi bildiririz!
Bu tür içsel konuşma şu sözlerle tanımlanır: … yapmaya ihtiyacım var!”,
… yapmam gerek!” veya
… yapmalıyım!”
Bu tür konuşmalar neden zararlıdır? Çünkü sorunu kabullenmiştir, ama çözüm getirmez! Kendimize (ya da başka birine) “daha düzenli olmaya gerçekten ihtiyacım var” dediğimizde, aslında ne söylüyoruz? “Daha düzenli olmaya gerçekten ihtiyacım var…ama değilim!” Tamamladığımızda bu cümle, bilinçsizce, söze dökülmemiş ama hala programlayan birinci tür içsel konuşma olan olumsuz kabullenme ifadesiyle biter!
“Gerçekten işe zamanında gitmeye çalışmalıyım!”
“Biraz kilo vermem gerek!” Sigarayı azaltmaya ihtiyacım var!” “Bununla ilgili bir şeyler yapmak zorundayım!”
“Çocuklarıma (aileme, sevdiklerime…) biraz daha zaman ayırmam gerek!”
“Daha sıkı çalışmam gerektiğini biliyorum!
Ne zaman kendimizle bu türde içsel konuşmalar yaptığımızı duyarsak, bir an duralım ve cümleyi tamamlayalım! Gerçekte bilinçaltımıza gönderdiğimiz programı seslice bitirelim!
O zaman içsel konuşmalarımız şöyle olur: “Daha fazla gelir elde etmeyi gerçekten isterdim… ama elde etmiyorum!”
“Keşke yapabilseydim… ama yapamam!”
“Bununla ilgilenmem gerektiğini biliyorum… ama ilgilenmiyorum!” Eve daha sık uğramam gerek…ama uğramıyorum!
” İşlerin daha iyi sonuçlanmasını isterdim… ama sonuçlanmayacak!”
Bunlar, kendimize bilmeden verdiğimiz direktiflerdir! Mükemmel olarak yaratılmış bir varlık olan insanın en güçlü kontrol merkezine verilen, görünüşte masum fakat olağanüstü gerçek programlardır! Bu tür içsel konuşmalar hayal ve başarılar doğurmak yerine; suçluluk, hayal kırıklığı ve kendi kafamızda yarattığımız yetersizliklerin kabulünü yaratır! Vücudumuzda farkında olmadan büyüyen tümör gibidir! Ne yapalım: Bu tümörü tespit edip büyümesine fırsat vermeden yok edelim!Bu iyi bir programlama mıdır? Başarmamıza yardımcı olur mu? Cevap, şüphesiz, kocaman bir HAYIR!
 
ben aslında buraya hiç yazmıyorm bu ilk olcak bu günlerde kendimi çok yalnız ve anlaşılmaz hissediyorm ve kötü
herkes garip ve duyarsız düzen böyle deyip geçiyo aman takma herkes benmiyim dünya başına yıkılmş gibi hisseden yalnız
 
Bir bilge, ülkenin önde gelenlerinin torunlarına eğitim veriyordu.

Onlara dedi ki:

İçimde bir savaş var. Korkunç bir savaş. İki kurt arasında. Bu kurtlardan birisi öfkeyi, kıskançlığı, açgözlülüğü, kibiri, hırsı, suçluluğu, aşağılama duygusunu, yalanları, yapmacık gururu, üstünlük taslamayı temsil ediyor.

Diğeri ise huzuru, ahlakı, umudu, toplumu, hürriyeti, sevgiyi, şahsiyeti, nezaketi, gelişmeyi, ilmi, inancı, ülküyü, yardımseverliği, milleti, anlayışı, köylüleri, cömertliği, dostluğu, merhameti ve alçakgönüllülüğü temsil ediyor.

Aynı savaş sizin içinizde de sürüyor ve diğer bazı insanların içinde.

Çocuklar anlatılanları anlamak için bir dakika düşündüler ve içlerinden biri bilgeye “hangi kurt kazanacak?” diye sordu. Yaşlı bilge hemen cevapladı:

- Beslediğiniz…

bilgexv1.jpg
 
bende biliyorum kötü olanı beslediğimi ama kendimi ne kadar olumlu yönlendirsemde kötü gittiğini düşünüyorum okulum uzuyo ve sınavların hepsinden kalıcakmışım gibi geliyo hep mızmızlanıyorm ve kimse beni sevmiyomuş ve başarısızmışım gibi geliyo sad456
 
Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

Bir de boşvermişliğin üst katmanlarına çıkmayı dene bakalım. Ders çalışma demiyorum ama. Sadece düşünme. Belki kendin olmazsın ama boşver. Sadece çalış. Yarın yine kendin olursun.

Sonunu düşünme. "Sonunu düşünen kahraman olamaz." sağol canpolat abi.

Biter. bir gün biter. Yalnız sana mahsus bir durum değil. Ama yalnız olmadığını da söyleyemem.

Zamanında okulunu uzatmış, girdiği sınavlardan kalmış, başarısızlığın krallığında önemli mevkilerde görev alan birisi olarak söylüyorum. Bir nevi gelecek gibi. Eğer kabulenirsen. Kabul etmezsen sen bilirsin. bir tek artın var. böyle bir site var yanında. Benim anlamamam bir şeyi değiştirmez ama belki sen anlarsın. yada sen de anlama bilinçaltın anlasın.

Boşver dumanlı olsun. Boşver kelimeleri anlama. Bir de şarkı ekleyeyim madem dumandan gidiyor bugün. TEk beğendiğim şarkısı. Sadece hey, hey, heeeeeey de. Bir de gitar solo. Bu kadar sade.

[youtube=425,350]V47nffPavWI[/youtube]


hayatimdegisti ' Alıntı:
"hangi kurt kazanacak?"

tabi ki korkunç olanı!? sadece izin verin yeter ki.
 
Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

Mavi donuk gözler, balon ya da bomba. Yazılabilecek üç hikaye ama sonuç melekler.

yakamoz ' Alıntı:
Herkese sonsuz teşekkürler...
Güneş doğduğunda gün başladığında hayat coşar yelken açar yeni ufuklara bilir ki görünen güvenilen aydınlık güneşin bağrında. Gece aya bırakır yerini ay kollarına alır yaşam yorgunlarını uyku mayalar enerji depolar ertesi güne açılacak ufuklara. Ay bile uykuya daldığında uyanık olan ufuk yolcularına ışık tutar yakamoz gecenin karanlığında...
Yorgunum dostlar...ama ışığım nefes aldıkça bitmeyecek sonsuz sevgiyle umutla...

Korkunc bombalar etkisini gösteriyor. Bir melek katılıyor sitenin üstünde üstada eşlik eden. yorgun da olsa..
 
Ynt: Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

Mesela ben sabah bi zorunluluk olmadığı takdirde asla erken uyanamıyorum.. Öyle kodlamışım sanki kendimi uyanamam ben diyorum ve uyanamıyorumda hiç bi zaman ...bi süre uyanabilirim diye telkinde bulunayım kendime belki işe yarar dusun
 
Ynt: Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

Ben yıllardır kendimle yüksek sesle konuşurum.Hani kendi kendi ile konuşana deli derlerya olsun .Benim kendimi duymak için seçtiğim yollardan birisidir ve çok etkili olur, kızgın anlarımda neye kızdığımı bilirim .Kimin ne dediğinden çok kendiniz ne diyorsunuz ona bakın. smiliyface
 
Ynt: Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

evet herşeyi anladım da yanlız şuna cevap bulamıyorum..içimizde olumsuzluk,negatiflik var ve biz içsel konuşmayla birden içimizdekileri yıkıp yerine olumlu düşünceler bindiriyoruz.e bu olumsuz olaylar duygular ve düşünceler bilinçaltında birikmiyor mu bunlar bir gün ummadığımız bir anda pat diye patlamıycak mı.... neutrali5
 
Ynt: Olumlu İçsel Konuşmaların Önemi

bunu şöyle düşünelim olumlu düşünceler olmsuzların üstüne binmiyor onları kovup yerine yerleşiyor bizim gayretimizde hep olumlu düşünmeye çalışarak bunu kalıcı hale getirmek şüpheye düşmeye gerek yok bir çocuk yürümesini öğrendikten sonra gereksiz yere emeklemeye tenezzül etmez hismiley
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst