Ödüllü Bilge Hikayeleri Yaratıcılık Aktivitesi

hayatimdegisti

Administrators, Atakan Sönmez
20
HD RANK
Katılım
20 Mayıs 2006
Mesajlar
5,723
Reaksiyon puanı
87
Puanları
0
Konum
istanbul
Web sitesi
www.hayatimdegisti.com
y789
bilgekn6.jpg


Kişisel gelişim sitemizde hem eğlendirici hem farklı hemde bilgilendirici bir oyun daha.

Oyunun kuralı şu:
Bir bilgeye sormuşlar ile başlayan bir paragraf yazılacak.

Burada amaç internette dolaşan bilgeye sormuşlar hikayelerini paylaşmak değil kendimiz yaratmak.
Herhangi bir özlü sözü alıp onu bilgeye sormuşlar hikayesine çevirebilirsiniz.
Ya da bir kitap okumuşsunuzdur.O kitapta bir cümle sizi çok etkilemiştir.O cümleyi alıp bilgeye sormuşlar hikayesine çevirebilirsiniz.


Bu şekilde bilgeye sormuşlar konumuza en güzel konuları ekleyen 2 üyemiz sürpriz hediyeler kazanir.
Oynunun bitiş tarihi Temmuz 30..

Oyunu kazanana çok özel bir kişisel gelişim kitabı hediyemiz olacak.İsmi sürpriz olsun.


Hem eğlenelim hem öğrenelim keyifli forumlar.



İlk örnek benden gelsin sizlerin çok daha güzellerini oluşturacağınızı biliyorum.y789

Bir gün bir adam yola çıkmış amacı bilgeye zamanı şikayet etmekmiş.
Zaman o kadar hızlı geçiyor ki ne yapmalıyım zamanı nasıl durdururum mutlaka bunun sırrı bilgede vardır demiş.
Bilgenin yanına gittiğinde hayal kırıklığına uğramış.Bilgenin ak sakalları varmış ve oldukça yaşlıymış.
Bilge sorun nedir diyince..
Zamanı nasıl durdurabilirim onu soracaktım ancak görüyorum ki siz de pek durduramamışsınız bana müsade demiş.
Bilge demiş ki konu zamanı durdurmak değil meseley789 zamanın içinden bir şeyler kurtarmak.Ben zamanın içinden çok şey kurtardım bu yüzden onca yolu aşıp bana geldin sende zamanın içinden bir şeyleri kurtar..


İşte böyle Andre Gide 'nin bir kitabından Zamanın içinden bir şeyler kurtarmak gerek sözünü bir bilge hikayesine çevirdim.Sizde özlü sözleri tercihen kitaplardan dikkatinizi çeken cümleleri hikayelere çevirebilirsiniz.
İçinde espriler de olabilir ancak her ne kadar oyun bölümü de olsa bu daha çok öğretici bir konu olacak.
Keyifli paylaşımlarınızı bekliyoruz.
Bakalım en güzel hikayeleri kim yazacak.
Unutmadan hikayenin sonunda eğer varsa ana fikri sağlayan özlü sözün kime ait olduğunu yada kimin kitabında ki bir sözün sizi bu hikayeyi yazmaya ittiğini belirtiniz.
Keyifli forumlar iyi paylaşımlar.y789
hpm2
 
İlk mesaj benden olsun y789

Sürekli mutsuzluktan yakınan Arthur’u mutlu etmek için ne yapsalar bir türlü işe yaramazmış. Mutsuzluğunu haklı çıkartmak adına bir sürü mazeretleri olurmuş. Mutsuzluk neredeyse yaşam kaynağı haline gelmiş.


Bu böyle olmaz deyip, en sonunda Arthur’u Bilge’ye götürmeye karar vermişler.. Arthur mutsuzluk sebeplerini son hızla vede büyük bir inançla Bilge’ye sıralarken Bilge: “Dur “ demiş. “Orada dur”


Sen yaşamdan bu denli şikayetçiyken mutlu olmayı başaramazsın.. Hayattan şikayet etmeden önce, hayatı sevmeyi denemelisin..


"Öğrendim ki sen hayatı sevdiğinde o da seni seviyor."Arthur Rubinstein

 
Bir varmış bir yokmuş develer tellal iken, pireler berber iken, ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken Berkin isminde çok yakışıklı, çok centilmen, her anlamıyla mükemmel bir prens varmış.

Bu prens ismi gibi , çok kuvvetli, çok cesaretli ve çok güçlü imiş. Ama ne yaparsa yapsın hep ona köstek olanlar, her işine engel koyanlar, ayağını kaydırmaya çalışanlar etrafını sarmaktaymış. Halkının hep iyiliğini düşünür , elinden geleni ardına koymazmış. Her işinde adil, her işinde insanların mutluluğu için çalışıp didinirmiş. Kimin ihtiyacı olsa hızır gibi yetişirmiş. Buna rağmen kime iyilik etse prensin kuyusunu kazan o olurmuş, kime yardım elini uzatsa karşılığında kötülüğü ondan bulurmuş . Bu durumdan yılmaya başladığı anda , cesareti yok olmaya başladığı anda, kendini güçsüz hissetiği anda sarayın bilgesi yanına yaklaşıp :

'' Ey oğul demiş , iyiliğin en iyi yanıtıdır kötülük bulmak , sen iyilik yapmana devam et, halk bilmezse Halık bilecektir''

Bunu kendine düstur edinerek yoluna devam etmeye koyulmuş bizim küçük prens. Gel zaman git zaman bakmış hep sorunlu, hep kötü, hep çirkef insanlar etrafında. Güzel bir işe başlamaya kalktığında prensle kavga edenler, sorun çıkaranlar , ardından dedikodu yapanlar, ona haksızlık edenler ve daha neler neler... Yine de yolundan şaşmamaya, kafasına taktığını yapmaya karar verse de böyle insanların varlığı canını sıkmaya başlamış. Atına atladığı gibi yolunda ilerlerken Lokman Hekime rastlamış , bakmış ki Lokman Hekim onca yaşadığına rağmen hala mutlu, hala umutlu ve olgun, gayet mantıklı düşünüp her şeyi hayra yoruyor. Demiş ki '' Bu kadar edepli olmayı kimden öğrendiniz? ''
Lokman Hekim gülümsemiş ve kısaca demiş ki ''EDEPSİZLERDEN''

Uzun lafın kısası; kötülük bulduğumuzda içimiz rahat olsun iyilik yaptığımızı anlıyoruz ve edepli olmayı edepsizlerden öğreniyoruz.

Ve masal burda bitmiş, biterken de gökten 3 elma düşmüş, biri iyilik yapana , biri edepli olana biri de bu masalı okuyana . Ne mutlu ki 3 elmaya birden sahip olana sapkal89
 
Yok mu başka yaratici katilimci üyemiz :)
 
Bir bilgeye sormuşlar; insanlar neden bu kadar sinirli, diye. Bilge cevap vermiş: Her insanın içinde doğumundan ölümüne kadar yanacak olan bir ateş vardır ve her insan kendisine emanet olarak verilmiş olan ağzı, dili ve gözleriyle bu ateşin körükleyiciliğini yapar. Ne mutlu o insana ki o; ateşe körükle gidilmeyeceğini bilendir. Ne mutlu o insana ki o; emaneti nefsine alet etmeyendir.
 
bir bilgeye sormuşlar..güllerin neden dikenleri vardır diye ..güllerin dikenleri insanların diline benzer ,yani onu koruyamaz sadece korkutur demiş..gülün rengi insanın yürüğine benzer yani hamdır, pişer olgunlaşır....gülün yönü ışığın yandığı yönedir..inancının masumiyetine benzer demiş..
 
bilge ,küçük bir kıza sormuş..bu resimdeki şatonun neden merdivenleri yok diye..küçük kız çok şaşırmışş.. şatolar resimlerde ve rüyalarda olur..siz rüyalarınızda bile yükseğe çıkmak için basamak mı kullanmak zorunda kalıyorsunuz..
 
Bilgeye sormuşlar, olmasını istediğiniz yada istemediğiniz olay karşısında ne yaparsınız?

Bilge '' bir şeyi istersem eğer Dikenleri Gül, eğer istemezzem Gülleri Diken yaparım'' demiş.
 
bir bilge küçük bir kıza sormuş..penceeredeki buğuya neden elinin izini çıkarıyorsun diye..kız yine şaşırmış..siz bulutlardaki nemi nasıl hissediyorsunuz onları hissetmek için bildiğiniz başka bir yolmu var demiş..
 
ve sonra bilgeye sormuşlar...insan ne zaman en üst seviyeye ulaşır diye...yükseğe çıkmak için basamağa ihtiyaç duymayacağı zaman demiş..

ve sormuşlar..ne zaman doyuma erer diye..ulaşmak istediği şey çok yüksektede olsa penceresinin camından istediğine dokuna bildiği zaman demiş..
 
Pek yaratıcı olamadım uyarlama ile alıntı arası bir şey oldu ama ben de katılayım bakalım. girlhaha

stelline20rosalj2.gif
stelline20rosalj2.gif
stelline20rosalj2.gif
stelline20rosalj2.gif
stelline20rosalj2.gif
stelline20rosalj2.gif
stelline20rosalj2.gif
stelline20rosalj2.gif

Uzak diyarlardan birinde mutluluk bankası varmış. Bu mutluluk bankasının hiçbir yerde şubesi yokmuş. Bankanın tek bir yöneticisi varmış. Yöneticisi aynı zamanda sahibiymiş. Bu banka oldukça zengin bir bankaymış. Ancak onu diğer bankalardan ayıran şey içinde maddiyat olmamasıymış. Bankadan ne isterseniz banka size onu veriyormuş. Hiçbir müşteri eli boş çıkmıyormuş. Ancak her banka gibi o da karşılığını alıyormuş. Herkes çok istediği bir şeye sahip olmak için onca yol gelir ve mutlaka alabileceği en iyi şeyi almış olarak çıkarmış. Ama genellikle aldıkları şey istedikleri şeyden çok farklı olurmuş.

Günlerden bir gün yine bir müşteri gelmiş bankaya. Önce oturmuş ikram edilen kahvesini yudumlamış. Daha sonra konuşmaya başlamış.

-Ününüzü duyunca çok uzaklardan kalkıp geldim buraya. İstediğim şeyi yalnızca bu bankadan alabileceğimi söylediler. Karşılığında ne isterseniz vermeye hazırım.

-İstediğiniz şeyin ne olduğunu öğrenebilir miyim?

-Bakın, ben 55 yaşındayım. Yani yolun yarısını geçeli çok oldu. Söylemeye dilim varmıyor ama yolun sonuna yaklaştım sanırım. Bu gerçeğe tahammül edemiyorum. Ben bugüne kadar ki hayatımı geri istiyorum. Mümkün mü?

-Elbette mümkün. Biliyorsunuz, bankamda her şey mevcut. Ancak tam olarak ne istediğinizi anlayabilmem için bana geri istediğiniz hayatınızı biraz anlatabilir misiniz?

Dükkan sahibinin sorduğu soru, müşteriyi iç dünyasına götürmüştü. Gözünün önünden geçen sahnelerin kendi hayatına ait olduğunu kabul etmek için kendini zorluyordu. Bütün görüntüler, bir kargaşa ve telaş içinde birbirlerine karışarak geçip gitti ve geride yalnızca ıssız bir hüzün bıraktı. Müşteri, bankacının sorusuna karşılık olarak şunları söyleyebildi:

-Geçmiş yaşamımda birçok hata yaptım. Bunlar için pişmanlık duyuyorum. yanlış kararlar verdim, kayıplara uğradım. Zamanı hovardaca harcadım. Bir gün bir de baktım ki, hayat yanımdan geçip gidiyor. Paniğe kapıldım ve bir çare aramaya başladım. Ancak hiçbir şey fayda etmedi. Daha sonra biri bana buradan bahsetti. O zaman içimde büyük bir ışık yandı ve hemen buraya geldim. Çok çaresizim. Lütfen 55 yılımı bana geri verin.

-Yani, siz pişmanlık duyduğunuz hayatınızı yeniden mi yaşamak istiyorsunuz?

-Tabii ki hayır. Ben yalnızca kaybettiğim yıllarımı geri istiyorum. O zaman aynı hataları tekrarlamayacağım.

-Herhalde bunu çok istiyorsunuz.

-Evet, hem de her şeyimi verecek kadar.

-Peki, benim size vereceğim 55 yılın karşılığında siz bana ne verebilirsiniz?

-Ne isterseniz.

-Bey efendi, her ne kadar siz 55 yıl karşılığında bana her şeyinizi vermeye hazır olsanız da, ben sizden yalnızca tek şey isteyeceğim. BELLEĞİNİZİ... 55 yılın yaşanmışlığını içinde barındıran belleğinizi istiyorum.

-Kabul ediyorum. Tamam alın belleğimi.

-Belleğinizi, içindeki her şeyle birlikte bu dükkanda bırakıp gideceksiniz. 55 yılın tek bir anını hatırlamayacaksınız. Buraya neden geldiğinizi bile...

-Daha iyi ya! Her şeye yeniden başlayacağım. Zaten geçmişi hatırlamak istemiyorum ki!

-O halde, korkarım 55 yıl sonra buraya tekrar gelirsiniz. Tabii o zaman benim yerime, bir başkası size yardımcı olur.

-Hayır, hayır... Emin olun ki, şu dakika belleğimi size bırakıp 55 yılımı geri alacağım ve bankanızı bir daha dönmemek üzere terk edeceğim. Yine söz veriyorum, şu ana kadar yaptığım hataların hiçbirini tekrar etmeyeceğim.

-İsterseniz başka sözler vermeyin. Çünkü, az sonra hepsini burada bırakıp gideceksiniz.

-Nasıl yani? Buradan çıktığımda hiçbir şey hatırlamayacak mıyım? Sizinle konuştuklarımızı bile öyle mi? Buraya neden geldiğimi, sizin kim olduğunuzu ve hatta...!

-Ne yazık ki!

Müşteri bir an duraksadı ve düşünmeye başladı. Bankacı pazarlığın sonuna geldiklerini anlamıştı. Müşterinin sessizliği sesli bir coşkuyu haber verir gibiydi. Öyle de oldu.

-Sanırım ne demek istediğinizi şimdi anlıyorum. Eğer 55 yılın bedeli bu ise pes ediyorum. Belleğimden vazgeçemem. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Bir kadının çok istediği tokayı, saçları karşılığında satın almasına... Bana, bu bankadan almak istediğimden çok farklı bir şeyle çıkacağımı söylemişlerdi de inanmamıştım. Ben, bugüne kadarki yaşamımı almak için gelmiştim, ancak bugünden sonraki yaşamımı alıp gidiyorum. Size teşekkür ederim.

-Bir şey değil. Güzel bir pazarlıktı. Hoşça kalın.

"Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir daha yaşamak zorunda kalırlar."

Sevgiyle kalın, sağlıkla nefes alın.


4d345cd7a5e8f834790d79c.gif
 
Bir hikayede benden gelsin bakalımm y789



Bir köylünün eşeği büyük ve derin kuyuya düşmüş. Sahibi ne yapacağını düşünedursun zavallı eşek korku ile anırmaktaymış kuyunun içinden.

Sonunda sahibi karar vermiş; düşünmüş ki eşek çok yaşlı ve bu büyük derin kuyunun kapatılması gerektiğini. Sonuçta yaşlı eşeği çıkarmak için uğraşmaya

değmez diye karar vermiş.

Diğer köylüleri çağırmış ve hep birlikte kuyuyu toprak ile doldldurmaya başlamışlar.

Eşek işin nereye varacağını anlamış ve daha yüksek ses ile anırmaya başlamış. Sonra sesi birden kesilivermiş. Birkaç kürek toprak attıktan sonra köylü merak

edip kuyuya bakmak istemiş.

Gördüklerine şaşırmış; eşek sırtına düşen toprağı silkeleyip üstüne basıyormuş. Köylüler toprak attıkça hayvan aynı şeyi yapmaya
devam etmiş.

Bir müddet sonra eşeğin kulakları görünmüş ve köylüler şaşkınlıkla geriye çekilmişler. Eşek bütün gücüyle atlamış ve hızla uzaklaşmış oradan.


Hayatta her türlü çirkinlikler ile karşılaşabilir insan ve bu sonu olmayan bir tekerrürdür.
,
Üstüne düşen her çamur parçasını silkeleyip devam et, ancak böyle kurtulursun kuyulardan.
Sorun diye adlandırdığımız her neyse kaya gibidir, dereyi onun üstüne basıp geçebiliriz.



İnsan çıkmaza girdiği zaman umudunu kaybetmemeli, mutlaka feraha çıkacaktır!..
sapkal89
 
Bir hikayede benden gelsin bakalımm y789



Bir köylünün eşeği büyük ve derin kuyuya düşmüş. Sahibi ne yapacağını düşünedursun zavallı eşek korku ile anırmaktaymış kuyunun içinden.

Sonunda sahibi karar vermiş; düşünmüş ki eşek çok yaşlı ve bu büyük derin kuyunun kapatılması gerektiğini. Sonuçta yaşlı eşeği çıkarmak için uğraşmaya
değmez diye karar vermiş.

Diğer köylüleri çağırmış ve hep birlikte kuyuyu toprak ile doldldurmaya başlamışlar.

Eşek işin nereye varacağını anlamış ve daha yüksek ses ile anırmaya başlamış. Sonra sesi birden kesilivermiş. Birkaç kürek toprak attıktan sonra köylü merak
edip kuyuya bakmak istemiş.

Gördüklerine şaşırmış; eşek sırtına düşen toprağı silkeleyip üstüne basıyormuş. Köylüler toprak attıkça hayvan aynı şeyi yapmaya
devam etmiş.

Bir müddet sonra eşeğin kulakları görünmüş ve köylüler şaşkınlıkla geriye çekilmişler. Eşek bütün gücüyle atlamış ve hızla uzaklaşmış oradan.


Hayatta her türlü çirkinlikler ile karşılaşabilir insan ve bu sonu olmayan bir tekerrürdür.
,
Üstüne düşen her çamur parçasını silkeleyip devam et, ancak böyle kurtulursun kuyulardan.
Sorun diye adlandırdığımız her neyse kaya gibidir, dereyi onun üstüne basıp geçebiliriz.


İnsan çıkmaza girdiği zaman umudunu kaybetmemeli, mutlaka feraha çıkacaktır!..
sapkal89


işte bunu çok beğendim..y789çukurdan çıkmak için atılan toprağı kullanmak bir eşşeğin bile aklına geliyor değilmi..12389derty
 
Bir bilgeye sormuşlar:
"Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?
"Terzimi severim," diye cevap vermiş.
Soruyu soranlar şaşırmışlar:
"Aman üstad, dünyada sevecek o kadar çok kimse varken terzi de kim oluyor?
O da nereden çıktı? Neden terzi?"
Bilge, bu soruya da şöyle cevap vermiş:
"Dostlarım, evet ben terzimi severim. Çünkü ona her gittiğimde, benim ölçümü yeniden alır. Ama ötekiler öyle değildir. Bir kez benim hakkımda karar verirler, ölünceye kadar da, beni hep aynı gözle görürler...hy789
 
bilge bu ya.. öğrenmeye aç..kuşlara soruyor ağaçlara ve küçük kızlara soruyor anlatacak birşeyler öğreniyor..bunu farkedip sormuşlar..madem sen sorupta öğreniyorsun bu bildiğin şeyleri neden sen bilgesin sordukların sıradan insan..neden öğrenmek için sana soruyoruz biz..onuda size sormak lazım demiş..:)
 
bilge bu ya.. öğrenmeye aç..kuşlara soruyor ağaçlara ve küçük kızlara soruyor anlatacak birşeyler öğreniyor..bunu farkedip sormuşlar..madem sen sorupta öğreniyorsun bu bildiğin şeyleri neden sen bilgesin sordukların sıradan insan..neden öğrenmek için sana soruyoruz biz..onuda size sormak lazım demiş..:)

Güzel cevap girlhaha
 
herkesin hikayeleri çok güzeldi..hepiniz birer bilgesiniz veya bilgeleri çok iyi dinlemişsiniz...sevgiler..
 
yarışma bitti mi? kim kazandı? smil56
 
Evet arkadaşlar bu ay için yarışma bitti...Konuları değerlendirip açıklayacağız.
Hepinize teşekkürler.
 
Bu aktivitemizin birincisi yapılan değerlendirme ile konuda en çok aktif olan ve değişik bilge hikayeleri yazan bluegirlx oldu.
Kendisini tebrik ediyoruz.En kısa zamanda hediyelerini yollayacağız.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst