- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Müzik aslında ses dalgalarının, belirli
kurallar içinde bir düzene sokulmasıdır. Bilindiği gibi, ses dalgalar halinde
yayılır. Bir saniye içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder.
Saniyede 260 dalga yapan, yani titreşen ses 'Do' notasıdır. Bu şekilde 7
temel nota oluşur. Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si. Son notadan sonra, Do'nun titreşim
sayısının bir katı kadar titreşimde daha ince bir Do gelir ki, bu iki Do arasına
bir oktav denir. İşte bu oktav, gam, akort denilen matematiksel diziler, bir
çeşit dizilerek müzik oluşturulur. Ancak tüm bunlar bize, bu matematiksel
diziden bihaber, Afrika yerlilerinin, dağ başındaki çobanın enfes müziğini
açıklayamaz. Aslında kültürün müzik ve bundan alınan zevk üzerinde
doğrudan ilgisi vardır. Doğu müziğinde yukarıda belirtilen matematik dizilerdeki
perdelerin arasında karışık gezinilme, Afrika'da baş döndürücü ritimler,
Avrupa'da ise notaların ideal düzeni öne çıkar. Ancak bunlar da, değişik müzik
türlerine ilgi duyan bizlerin ve müziğin hoşlanılma nedenini açıklamaya yetmez.
Müzik ve dil yetenekleri birçok yönden birbirine benzemektedir.
Bilimciler insanların müzik yeteneği kazanmalarının, konuşmaya başlamaları ile
aynı zamanlara denk düştüğünü ileri sürüyorlar. Konuşma yeteneği şüphesiz daha
iyi bir iletişim ve yaşama şansı avantajını getirmiştir ama müziğin hangi
ihtiyacı karşıladığı hala meçhul. Bebekler anlamlı kelimelere benzer
sesler çıkarmaya başlarken aynı zamanda şarkı söyler gibi mırıldanmaya da
başlarlar. Uzun ve karışık cümleler kurmayı becerdikçe, daha uzun ve karışık
şarkıları söyleme yetenekleri de artar. Ancak beynin konuşmaya kumanda eden
kısmında hasar olan hastaların konuşamamalarına rağmen müzik yeteneklerinin
devam ettiği de görülmüştür. Son zamanlarda, beynimizde müziği algılayan
bir alıcı bulunabileceği tezi ileri sürülmektedir. Eğer bir gün bu alıcı bulunsa
bile, bunun niçin beynimize konulduğunun sebebi yine anlaşılamayacaktır.
Öğretilme yoluyla bir çeşit dans yapabilen veya dans olarak
algılanamayacak hareketleri olan canlıları saymazsak, doğada müzik ve ritim
duygusu sadece insanda vardır. Bu özelliğin nedeni ise hala tam olarak
açıklanamıyor.
Doğan Cüceloğlu ..yeniden İnsan İnsanaPeyami Safa- Biz İnsanlarJohn Steinback "fareler Ve İnsanlar"İnsan İnsülinlerinin Etki SüreleriKitabin Adi Biz İnsanlarİnsan SarrafıFareler Ve İnsanlar ÖzetFareler Ve İnsanlarKitabın Adı : Onlar Da İnsandı Ozetİnsanda Solunum SistemiMineraller Ve İnsan Üzerindeki EtkileriHayvanlarda Ve İnsanlarda Üremeİnsanlarda BoşaltımBakterilerin İnsan Yaşamindaki Yeri Ve Önemiİnsan Genom ProjesiAlkol Ve İnsanİnsanların Ve Diğer Canlıların Uzaydaki TepkileriÜ-V-Y-ZŞ-T-US
kurallar içinde bir düzene sokulmasıdır. Bilindiği gibi, ses dalgalar halinde
yayılır. Bir saniye içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder.
Saniyede 260 dalga yapan, yani titreşen ses 'Do' notasıdır. Bu şekilde 7
temel nota oluşur. Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si. Son notadan sonra, Do'nun titreşim
sayısının bir katı kadar titreşimde daha ince bir Do gelir ki, bu iki Do arasına
bir oktav denir. İşte bu oktav, gam, akort denilen matematiksel diziler, bir
çeşit dizilerek müzik oluşturulur. Ancak tüm bunlar bize, bu matematiksel
diziden bihaber, Afrika yerlilerinin, dağ başındaki çobanın enfes müziğini
açıklayamaz. Aslında kültürün müzik ve bundan alınan zevk üzerinde
doğrudan ilgisi vardır. Doğu müziğinde yukarıda belirtilen matematik dizilerdeki
perdelerin arasında karışık gezinilme, Afrika'da baş döndürücü ritimler,
Avrupa'da ise notaların ideal düzeni öne çıkar. Ancak bunlar da, değişik müzik
türlerine ilgi duyan bizlerin ve müziğin hoşlanılma nedenini açıklamaya yetmez.
Müzik ve dil yetenekleri birçok yönden birbirine benzemektedir.
Bilimciler insanların müzik yeteneği kazanmalarının, konuşmaya başlamaları ile
aynı zamanlara denk düştüğünü ileri sürüyorlar. Konuşma yeteneği şüphesiz daha
iyi bir iletişim ve yaşama şansı avantajını getirmiştir ama müziğin hangi
ihtiyacı karşıladığı hala meçhul. Bebekler anlamlı kelimelere benzer
sesler çıkarmaya başlarken aynı zamanda şarkı söyler gibi mırıldanmaya da
başlarlar. Uzun ve karışık cümleler kurmayı becerdikçe, daha uzun ve karışık
şarkıları söyleme yetenekleri de artar. Ancak beynin konuşmaya kumanda eden
kısmında hasar olan hastaların konuşamamalarına rağmen müzik yeteneklerinin
devam ettiği de görülmüştür. Son zamanlarda, beynimizde müziği algılayan
bir alıcı bulunabileceği tezi ileri sürülmektedir. Eğer bir gün bu alıcı bulunsa
bile, bunun niçin beynimize konulduğunun sebebi yine anlaşılamayacaktır.
Öğretilme yoluyla bir çeşit dans yapabilen veya dans olarak
algılanamayacak hareketleri olan canlıları saymazsak, doğada müzik ve ritim
duygusu sadece insanda vardır. Bu özelliğin nedeni ise hala tam olarak
açıklanamıyor.
Doğan Cüceloğlu ..yeniden İnsan İnsanaPeyami Safa- Biz İnsanlarJohn Steinback "fareler Ve İnsanlar"İnsan İnsülinlerinin Etki SüreleriKitabin Adi Biz İnsanlarİnsan SarrafıFareler Ve İnsanlar ÖzetFareler Ve İnsanlarKitabın Adı : Onlar Da İnsandı Ozetİnsanda Solunum SistemiMineraller Ve İnsan Üzerindeki EtkileriHayvanlarda Ve İnsanlarda Üremeİnsanlarda BoşaltımBakterilerin İnsan Yaşamindaki Yeri Ve Önemiİnsan Genom ProjesiAlkol Ve İnsanİnsanların Ve Diğer Canlıların Uzaydaki TepkileriÜ-V-Y-ZŞ-T-US
