NEREDE BİR İRADE VARSA ORADA BİR YOL VARDIR!

29. Kural:

Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir.

Bu sebepten "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir.

Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir.


Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir.


Öyleyse ne hayatına hakimsin, ne de hayat karşısında çaresizsin
.
art56art5625889
 
http://youtu.be/ahciOEtkcbs

hani fani bu hayat ümit bağlayamam
olmadı diye oturup ağlayamam
gönlü geniş olan sükutu öğrensin
sevgimi yok yere ele bağlayamam
gelir mi diye hayallere sığınamam...
kemale eren kendinden versin

sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor
ama umudum cennetten

ben dalkavuk olanı hizaya getiremem
sorma bana ben görünmezi göremem
merak eden kendine yönelsin
boş yere kimseyi oyalayıp üzemem
geçici şeylere heves edip üzülemem
fikrim, hevesimi alt etsin

sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor
aman umudum cennetten

ben gözü görmeyene resim gösteremem
değerimi bilmeze değeri öğretemem
o önce, e haddini öğrensin
biten sevgiye imrenip özenemem
boş sözü duyup düstur edinemem
eden, kendine ah etsin

bildim lakin söylemem
gördüm ama izah edemem
dünya, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçecek
hayat böyle de bitecek
e bitsin, umudum cennetten
sevdim, kaç kere bilemem
yaşadım, yok inkar edemem
bıktım, senle baş edemem ben
zaman öyle de geçiyor
hayat böyle de bitiyor
ama umudum cennetten
 
Hz. Mûsa bir gün giderken bir çobana rastladı. Çoban hafif yüksek sesle şu şekilde kendi kendine konuşuyordu:- Ey kerem sâhibi olan Tanrım, neredesin ki sana kul kurban olayım. Çarığını dikeyim, saçını tarayayım. Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım. Yüce Rabbim sana taze süt ikram edeyim. Bütün keçilerim sana kurban olsun, deyip duruyordu.

Hz. Mûsa sordu: - Kiminle konuşuyorsun? dedi. ...
Çoban: “Yeri göğü yaratan Allah”ımla konuşuyorum” dedi.
Hz. Mûsa çobanı azarladı: Yaptıkların yanlıştır! Allah haşa insan mıdır ki!. O’na bu şekilde hitap etmek doğru değildir! dedi. Çobanın dünyası yıkılmıştı.
Ne yapacağını bilemeden başını alıp gitti, çöllere doğru koşmaya başladı.

Biraz sonra Hz. Mûsa’ya Cenab-ı Hak”tan şöyle bir hitap geldi:- “Ey Mûsa senin görevin insanları benden uzaklaştırmak mı yoksa bana yaklaştırmak mı?
Neden o saf kulumuzu bizden ayırdın?
Biz söze, dile bakmayız; gönüle ve hâle bakarız!” diyordu.
Hz. Mûsa çölün yolunu tutarak çobanı buldu ve müjdeyi verdi.
Dilediği gibi Rabbine seslenebileceğini bildirdi.

Hz. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî (k.s) -Mesnevî C. II, beyit: 1720
 
Eğer bir işi yapabileceğine inanırsan, ne kadar güç olursa olsun, başarırsın. Ama kendini , dünyadaki en basit bir şeyi yapamayacak biri olarak görürsen , köstebek tepecikleri bile gözüne tırmanamayacağın kadar yüksek görünür.

Psk. Emile Coue

956kart56art56neseli56actionsmile
 
Sigarayı Bırakmak için Meditasyon - Osho

Adamın biri bana geldi. 30 yıldır zincirleme sigara içmenin sıkıntısını yaşıyordu; hastaydı ve doktorlar ona :

’'Sigarayı bırakmazsan,hiç bir zaman sağlıklı olamayacaksın'' demişlerdi.
...
Ama o bir sigara tiryakisiydi; elinden gelmedi bu.Çaba harcadı, harcamadı değil, çok, caba harcadı,caba harcarken de çok sıkıntı çekti; ama 1-2 gün dayanıyor, sonra dürtü çok güçlü bir sekilde gelip onu sürüklüyordu.Yine ayni yinelenen duruma düşüyordu...

Bu sigara içme yüzünden, özgüvenini yitirmişti; en ufak bir şeyi yapamadığını, sigarayı bırakamadığını biliyordu. Kendi gözünde değerini yitirmişti.kendini dünyanın en işe yaramaz adamı olarak görüyordu.

Kendine saygısı yoktu...Bana geldi.

''Ne yapabilirim? Sigarayı nasıl bırakabilirim?'' dedi…

''Sigarayı kimse bırakamaz''dedim ona.

''Bunu anlamalısın.

Sigara içmek,su anda yalnızca senin kararın değildir.

Senin alışkanlıklar alemine girmiş bu;kök salmış. 30 yıl uzun bir zamandır.

Bedeninde ,kimyanda kök salmış bu; her yana yayılmış.

Kafandan verilen karar sorunu değil sadece; kafan hiçbir şey yapamaz…

Kafa güçsüz kalır; bir şeyleri başlatır ama onları kolayca durduramaz.Buna bir kez başladın mı, bu kadar uzun süre uyguladın mı, büyük bir yogisin sen.
-30 yıl sigara içmeyi uygulamak!!

Sigara içme kendiliğindenleşti; onu otomatikten çıkartmak zorunda kalacaksın''

''Otomatiklikten çıkartmakla ne demek istiyorsun?'' diye sordu adam...

Meditasyon tamamen kendiliğinden oluştan çıkmakla ilgilidir…

''Bir şey yaparsın''dedim…''Bırakmayı kafandan çıkart. Buna gerek yok.

30 yıl sigara içtin ve yaşadın; kuskusuz bir sıkıntı çektin,ama buna da alıştın.Sigara içmeden ölmektense bir kaç saat önce ölmenin ne önemi var?

Burada ne yapacaksın? Ne yaptın?

Onun için, sorun ne-şu yıl, bu yıl, pazartesi, ya da salı, ya da pazar öldün-,ne önemi var bunun?''

''Evet bu doğru,önemi yok '' dedi.

O zaman dedim ki,''Sigarayı bırakmayı unut gitsin; onu hiç durduramayacağız.

Daha ziyade, onu anlayacağız.

Şu halde, gelecek defa bir meditasyon yap bunu.

''Sigara içmekten çıkan bir meditasyon mu?'' diye sordu.

''Evet'' dedim. ''Zen mensupları çay içerken meditasyon yapabiliyorsa ve bundan bir tören yaratabiliyorsa, neden olmasın?

Sigara içiş güzel bir meditasyon olabilir''

Dehşet içinde baktı ''Ne diyorsunuz?'' diye sordu.

Sonra birden canlandı ''Meditasyon mu? Hemen söyleyin bana-bekleyemem'' dedi.

Ona meditasyon unu verdim.

''Bir şey yap'' dedim.

''Cebinden sigara paketini çıkardığın zaman,yavaş yavaş hareket et. Keyfini çıkar, aceleye gerek yok.

Bilinçli, tetikte, farkında ol; tam farkındalık içinde onu yavaşça çıkar.

Sonra ,sigarayı paketten tam farkındalıkla, yavaşça çıkar; eski telaşlı biçimde, bilinçsiz, mekanik biçimde değil.

Sonra sigarayı paketine hafifçe vurmaya başla-ama, çok tetikte durarak.

Sesini dinle; aynen Zen mensuplarının semaverin mırıltısına, cayın kaynamaya başlamasına e...aromasına yaptıkları zaman gibi.

Sonra da, sigarayı ve ondaki güzelliği kokla...''

''NE diyorsunuz siz? Güzellik mi?'' dedi adam.

'Evet,güzeldir o. Tütün de her şey gibi tanrısaldır. Kokla onu;Tanrının rayihasıdır o.''

Biraz şaşırmış gibi baktı bana.''Ne? Şaka mi yapıyorsunuz?'' dedi..

''Hayır şaka yapmıyorum. Şaka yaptığım zaman bile,saka yapmam. Çok ciddiyimdir ben''

''Sonra da sigarayı tam farkındalıkla ağzına koy,onu tam farkındalıkla yak.

Her eylemin,her küçük eylemin keyfini çıkart ;mümkün olduğunca çok sayıda eyleme böl bunu. Böylece, gitgide daha çok farkında olabilirsin..''

''ilk nefeste elde ettiğin,duman biçimindeki Tanrı'dır. Hintliler 'Annam Brahm'der -'Yiyecek Tanrı'dır. Neden sigara içmek de olmasın?

Her şey Tanrı'dır. Ciğerlerini derinliğine doldur-bir pranayam'dir bu.

Yeni çağın yeni yogasını sunuyorum sana!

Sonra dumanı salıver,rahatla, bir başka nefes çek ve çok yavaşça sürdür bunu''

''Bunu yapabilirsen,hayret edeceksin; yakında bu yaptığının budalalığını göreceksin. Başkaları budalaca olduğunu söylediği için,kötülüğünü söylediği için değil.Kendin göreceksin bunu.

Bu görüş sadece aklın aydınlatılmasıyla olmayacak.Tüm varlığından kaynaklanacak; bütünlüğünün görüşü olacak.Günün birinde eğer sigarayı bırakırsan bırakırsın,sürdürürsen sürdürürsün.Bunun için kaygılanmana gerek yok''

-Adam 3 ay sonra geldi ve ''Sigarayı bıraktım''dedi..

''Şimdi de''dedim ona,''bunu diğerlerine de dene''

Gizem budur; gizem otomatiklikten çıkmaktır …

Yürürken yavaş,gözlemleyerek yürüyün.

Bakarken ,gözlemleyerek bakın, ağaçları olmadıkları kadar daha yeşil,gülleri hiç olmadıkları kadar daha pembe göreceksiniz.

Dinleyin! Birisi konuşuyor,dedikodu yapıyor: Dinleyin,dikkatli dinleyin…

Konuştuğunuz zaman,dikkatli konuşun. Bırakın tüm uyanıklık eylemleriniz otomatiklikten kurtulsun''


sapkal89

osho
 
Talihimizi kendimiz yaratır sonra ona kader deriz der Emerson...
bizi sınırlayan ne varsa biz ona kader der geçeriz..
savrulan bir kader mahkumu olmayı seçmeli miyiz?
 
Sevgılı ıstanbul.arada bı gelıyosun ama tam gelıyosun vallahı.cok onemlı konulara degınıyosun ve bu konu bıze cok lazım bır konu.emegıne saglık...
 
o sizin kendi güzelliğinizin yansıması krz56 teşekkür ederimsapkal89t678
 
Biz gerçekten bir kukla sahnesindeyiz:
Kuklacı Felek usta, kuklalar da biz.
Oyuna çıkıyoruz birer, ikişer ikişer;
Bitti mi oyun, sandıktayız hepimiz.
SANDIKDAYIZ HEPİMİZ

Ömer Hayyam


Vedat Sakman _ Kuklalar - YouTube
guitar96klart56art5625889
 
ey gönül
ne tuhaf deyilmi ömrüm şah damarımdan daha yakın bi sevgiliyi armakla geçiyor
bu nasıl bi sözdür ya
 
ey gönül
ne tuhaf deyilmi ömrüm şah damarımdan daha yakın bi sevgiliyi armakla geçiyor
bu nasıl bi sözdür ya



Yaşamanın sırlarını bileydin
Ölümün sırlarını da çözerdin;
Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok:
Yarın, akılsız, neyi bileceksin?
sapkal89 Ömer Hayyam
 
Eğer hayatımızda içinden çıkılamayacak gibi görünen zorluklar, dertler varsa ve düşüncelerimiz, hislerimiz, beklenti ve inançlarımız, “olmuyor-başaramıyorum-uygulayamıyorum” şeklinde ise, cevap zaten ortada.

Düşünce-his-beklenti-inançların neyse hayatında da onlar gerçekleşiyor.

Demek ki sen aslında çok başarılısın.

Olmuyor diyorsun olmuyor.

Başaramıyorum diyorsun başaramıyorsun.

Uygulayamıyorum diyorsun uygulayamıyorsun.

alıntısuperxy

http://youtu.be/oVDdTACXUsU
 
Ailen dışındaki insanlarla ilişkilerinde, asla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırma.

Her zaman ama her zaman önce sen gelmelisin.

Asla başka insanlar üzülmesin diye kendini üzmeyi tercih etme.

Sen kaldırabiliyorsan, onlarda kaldırabilir. Karşındaki insan senin mutluluğunu düşünmüyorsa ve senin üzülmene yol açıyorsa, o zaman o insan sana değer vermiyor demektir.

Bu kişileri değiştireceğini ya da sana zamanla önem vereceğini düşünme.

Sana karşılıksız sevgi veren ve senin için her şeyi göze alabilecek tek insanlar ailendir...


alıntı

http://youtu.be/XNMHeyCFNiM
 
Ailen dahil, insanlarla ilişkilerinde, asla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırmamak gerek diye düşünüyorum.
 
Ailen dahil, insanlarla ilişkilerinde, asla kendi ihtiyaçlarını ikinci plana atma ve kendini hayallerle kandırmamak gerek diye düşünüyorum.

Ailen için bazen istisnalar olabilir gibi he ne dersin, bu arada senin paylaşımlarını ve sweet' in paylaşımlarını takip etmek ten keyif aldığımıda söylemeden geçmiyeyimactionsmile guitar
Ya hayaller gerçek olursa,bir baş ka döner dünya
http://youtu.be/o9lPFtIeank
 
keyifle okumanın yanısıra, paylaşımlarınızdan yararlandığımı eklemeden geçemeyeceğim ben de :)
ancak elbette düşüncelerimiz örtüşmek zorunda değil ve ben bu konuda yapılan en büyük yanlışın, en büyük ilk cam kırığının, ailemiz için kendimizden vazgeçmek olduğunu düşünüyorum. Evet sevgi fedakarlıktır diye belki öğretilerimiz, belki içgüdülerimiz, belki yaptırımlarımız tarafından şekillenmiş bulunuyoruz hepimiz. karşılıksız sevgiyi ailemizden alıyorsak zaten kendi ihtiyaçlarımızı ötelememiz gerekmez ki.

uçaklarda ilk anonsu hatırlarsınız. oksijen maskelerini olası durumda önce kendinize, sonra çocuğunuza takın diyen.. nasıl da kabul edemezdi aklım, yüreğim.. sonraları gerçekten anladım.
kendi var olmayan başkasını var edebilir mi?
kendi BEN demeyen çocuğunun BEN demesini sağlayabilir mi?
kendi önceliklerini yok sayan, başkalarından bir değer bekleyebilir mi?
kendi mutlu olmayan, başkasını mutlu edebilir mi?
KENDİ NEFES ALAMAYAM BAŞKASINA NEFES OLABİLİR Mİ?

kızım için önceliklerimden vazgeçtiğim zaman sonucunda kızımın bunu olağan karşıladığını, ama BEN demek istediğimde şaşırdığını gördüm.
yeniden şekil vermem gerekti sevgi tanımıma.
tavizler her kim için olursa olsun taviz.. ve kendimizi yoksayış..

ve kızıma herşeyden ama herşeyden önce ( benden de) SEN sin i öğretmem gerektiğini ama bunu doğru rol model olmadan başaramayacağımı anladım.

bence koşulsuz sevebilen herkes, bireyin önceliğine zaten saygı duyacaktır.

ve duymalıdır.
 
ÖGRENİLMİŞ ÇARESİZLİK

Hindistan’da filleri yetiştirmek için, onları küçücükken kalın bir zincirle bir kazığa bağlarlarmış. Tabi bu yavru filin bu zinciri koparabilmesi, kırabilmesi ya da kazığı söküp atabilmesi mümkün değildir.

Küçük fil önceleri bundan kurtulmak için tüm gücüyle uğraşır, defalarca dener ama sonucu değiştiremez, özgürlüğüne kavuşamaz. Yıllar geçer, fil kocaman olur...

Bağlı olduğu kazığın ve zincirin onlarca katına gücü yetebilir artık. Ama fil asla böyle bir girişimde bulunmaz.

O özgür olamayacağına inanmıştır, artık kırılamayan şey, filin zinciri değil inancıdır. Buna psikolojide "Öğrenilmiş Çaresizlik" deniyor...


Ruhun özgür olduğu an - YouTube
 
Bencil olmadan ve BENin ihtiyaçlarını yok saymadan yaşamalı. Ve en önemlisi eleştiren değil örnek olmalı. Öyle kolay rol model alıyor ki minikler büyüklerini. Hem de hareketinizin en can alıcı noktası neresi bilemiyorsunuz bazen. Sen iyiyi gösterdiğini düşünürken o almış en olumsuz tarafını...

Olman gerektiği gibi olduğunda endişelenmeye de gerek kalmayacak ne için örnek olduğumuz konusunda.

Sevgiler koşulsuz olsun ve bol ışıklı...

 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst