Neo-Keynes'çi Ekonomi

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.

bluemoon24

New member
20
HD RANK
Katılım
27 Aralık 2008
Mesajlar
432,578
Reaksiyon puanı
0
Puanları
0
Neo-Keynes'çi ekonomiye

katkıda bulunanlar Joan Robinson, Nicholas Kaldor, Luigi Pasinetti ve Piero

Sraffa gibi Cambridge Üniversitesi'yle ilgili olan kimselerdir. Neo-Keynes'çi

ekonomiye önemli katkıda bulunmuş diğer bir ekonomist Polonyalı Michel

Kalecki'dir. Kalecki, Keynes'ten bağımsız olarak, Keynes'inkine benzer bir genel

istihdam teorisi geliştirmiştir. Neo-Keynes'çilerin klasik ekonomist David

Ricardo ve sosyalist Karl Marx ile ortak yanları vardır. Nitekim

Neo-Keynes'çilerin çalışmalarına bazen Neo-Ricardo'cu ve/veya Neo-Marx'çı adı

verilmiştir.1977 yılında Cambridge Üniversitesi'nde kurulan Cambridge

Journal of Economics Neo-Keynes'çi yayınların merkezi olmuştur. ABD'de 1978'de

kurulan Journal of Post Keynesian Economics benzer fikirlerin yayılması için

kullanılmıştır. Neo-Keynes'çiler ve genellikle Keynes sonrası ekonomistler

Keynes hakkındaki kendi yorumlarını haklı saymakta, Samuelson, Tobin ve Hick

gibi Ortodoks Keynes'çilerin yorumunu gayrimeşru saymaktadır.Neo-

Keynes'çiler stagflasyon sorunlarına cevap bulmuş olduklarını iddia etmektedir.

İşsizliğin ve enflasyonun eş anlı artması stagflasyon, Ortodoks Keynes'çilik

bakımından ekonomistlerin, ekonomi politikasını yönetenlerin ve genel olarak

kamuoyunun gözünden düşmesine yol açan bir paradokstur. 1970'li yıllar zarfında

Ortodoks Keynes'çilerin etkisi azalma eğilimi gösterdikçe, Neo-Keynes'çi teori,

monetarist fikirleri ve anayol Neo- Klasik ekonomistlerin fikirlerini

beğenmeyenler için cazip gözükmekte idi. Neo-Keynes'çiliğin Marx'ın bazı

fikirlerine yakınlığı solu andırmaktadır. Neo-Keynes'çiler enflasyonu aşağıya

çekmek için maliye politikasına ilaveten gelirler politikasına taraftardırlar,

fakat sosyalist sayılmazlar.Yatırım, Beklentiler ve

BüyümeYatırım veya sermaye birikimi Keynes'in istihdam teorisinde

merkezi bir rol oynar. Ancak Keynes, analizini kısa dönem için yürütmüştür. Kısa

dönemde yatırım ekonomiye satın alma gücü zerk etmekte, efektif talebi ve

dolayısıyla istihdamı artırmaktadır. Neo-Keynes'çi büyüme teorisi sermaye

birikiminin gelecekteki dönemlerde prodüktif kapasite yaratma yönünü incelemekle

sermaye birikiminin uzun dönemli sonuçlarına ağırlık vermektedir.Roy

Harrod'un daha önce yapmış olduğu çalışmalardan yararlanarak, Joan Robinson ve

Nicholas Kaldor kendi kendini besleyen büyümenin şartlarını incelemişlerdir.

Belirli bir yatırım düzeyi tam istihdamı sağlamaya ve ekonominin sabit bir

oranda büyümesine yeterli olabilir. Ancak Joan Robinson'un teorisi merkeziyetçi

olmayan piyasa kapitalizminde, yüksek istihdam sağlayan istikrarlı büyüme için

gerekli şartların gerçekleşme ihtimallerinin çok düşük olduğunu göstermektedir.

Önemli bir konu, girişimcilerin başlangıç beklentileri ile ekonomik faaliyetin

gerçekleşmiş sonuçları arasındaki ilişkidir.İstikrarlı yüksek istihdam

sağlamak hususunda Keynes'in özel yatırım yeterliliğine ilişkin kötümser

görüşlerinde en önemli faktör, geleceğe ait belirsizliktir. Beklentilerin yanlış

çıkması halinde, girişimcilerin yöneticileri ya üretim düzeyini ya fiyatları ya

da her ikisini değiştirmek suretiyle uyum sağlamaktadırlar. Keynes'in

analizinde, ayarlamalar daha çok üretimde yapılmakta, Robinson ve Kaldor ise

üretim ayarlamalarına ilaveten fiyat ayarlamalarına da önem

vermektedir.Keynes'in rekabeti varsaymasına karşın, Neo-Keynes'çiler

ürün piyasalarında kuvvetli monopolcü unsurlar hesaba katmaktadır. Kelecki'nin

monopol derecesi kavramı, fiyat tespitinde piyasa kuvveti ölçüsüdür ve

Neo-Keynes'çi büyüme teorisinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Maliye politikası

istikrarlı büyümenin sağlanmasında kullanılabilir; fakat Neo-Keynes'çiler para

miktarının ekonomisinin gerçek ihtiyaçlarını karşıladığını ve paranı n ekonomik

politikada stratejik bir faktör olmadığını varsayarlar. Keynes'in kısa dönemli

teorisiyle Neo-klasik uzun dönemli teoriyi birleştiren Neo-klasik senteze

Neo-Keynes'çilik bir alternatif olarak belirmektedir.Gelir Dağılımı

TeorisiÇağdaş kapitalizmin en önemli iki aksaklığından birinin işsizlik,

diğerinin ise servet ve gelir dağılımının eşitsizliği olduğunu kabul etmekle

beraber, Keynes hiçbir zaman dağılım teorisine ağırlık vermiş değildir.

Neo-Keynes'çiler ise teorilerinin en devrimci kısmı olan bir gelir dağılımı

teorisi geliştirmişlerdir.Keynes'in tüketim fonksiyonunu iki kısma

ayırmışlardır: Ücretlerden tüketme eğilimi ve kârlardan tüketme eğilimi. En

basit Neo-Keynes'çi modellerde işçilerin bütün ücretlerini cari tüketime

harcadıkları varsayılmaktadır. Kapitalistlerin kârlarını tayin eden yatırım ve

tüketim kararlarıdır.Kapitalistler daha fazla yatırım yapmak veya daha

fazla tüketmek suretiyle milli gelir içindeki paylarını artırabilirler. Kalecki

bu durumu çarpıcı bir şekilde şu cümle ile ifade etmiştir: İşçiler

kazandıklarını harcarlar, kapitalistler ise harcadıklarını kazanırlar. Bu

suretle Neo-Keynes'çi ekonomide yatırım hem gelirin ücretlerle kârlar arasında

dağılımını, hem de dağıtılacak gelirin düzeyini belirlemede stratejik bir

faktördür.Neo-Keynes'çi dağılım teorisinde Kalecki'nin monopol derecesi

Neo-klasik ekonomideki tam rekabet varsayımının yerini almakta ve doğrudan

doğruya gelir dağılımını etkilemektedir. Monopol derecesindeki nispi bir artış

milli gelirin kâra giden payı ücretlerin aleyhinde olmak üzere artıracaktır.

Gelir dağılımına ilişkin bu Neo-Keynes'çi makro ekonomide teori, Neo-klasiklerin

mikro-ekonomik gelir dağılımı ile tezat halindedir.Neo-klasik teori,

üretim faktörlerinin (emek ve sermaye) marjinal prodüktivite prensiplerine göre

genel bir teori içinde fiyatlarının belirlenmesine dayanmaktadır. Sraffa'nın

görüşlerinden yararlanan Joan Robinson 1950'li yıllarda Neo-Klasik üretim

fonksiyonunun anlamlığına meydan okumuş, özellikle sermayenin ölçülebilir

homojen mahiyeti olmadığını iddia etmiştir.Neo-klasik teori sermayenin

değerini tespit etmek için gelecekteki gelirleri faiz oranı ile iskonto etmekte

ve bir kısır döngü şeklinde sermayenin değerini kullanarak faiz oranını

sermayenin marjinal prodüktivitesi olarak belirlemektedir. Özetle Neo-Keynes'çi

ekonomi, politik bakımdan ortanın solunda yer almaktadır. Reel kuvvetlere

ağırlık vermekte, paranın uyum sağlayacağını varsaymaktadır.Parasal

ücret fiyat düzeyinin dingil çivisini oluşturmaktadır. Gelir dağılımına ağırlık

verilmektedir. Sermaye teorisi bakımından ücretleri aşan bir fazlalık

gerekmektedir. Her istihdam düzeyinde büyüme mümkündür, fakat tam istihdam

düzeyinde büyümeye ağırlık verilmektedir. Enflasyon, ücret ve kâr marjlarındaki

değişmelerden kaynaklanmaktadır. Ekonomi politikada laissez faire esas

alınmakla beraber, gelirler üzerinde makro-ekonomik kontrollere ağırlık

verilmektedir.



Afyon Jeotermal Merkezi Isıtma Sistemi, Ekonomisi Ve Hava Kirliliğini Önlemedeki KatkKserofitlik Ve Su Ekonomisi ÖkofizyolojisiFloresanların EkonomikliğiVarlık Vergisi1987-1993 Türkiye Ekonomisi1983-1987 Türkiye Ekonomisi1980-1982 Türkiye Ekonomisi1923-1980 Türkiye Ekonomisi19 Şubat KriziSermaye Piyasası Kurulu (SPK)İMKB PazarlarıİMKB'de Kote İşlemiMilli Korunma KanunuAltın Kurallar5 Nisan KararlarıElliot Dalga KuramıDow KuramıDirectional MovementDikdörtgen FormasyonuDestek ve Direnç
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst