Mırıltılar
Sabahın öğlen vakti ile buluşmasına az bir vakit kala deniz kenarına indim,güzel bir çay eşliğinde keyif yapıyordumki,4-5 masa ilerde oturduğunu gördüm,öyle gözümü dikip incelemek huyum yoktu fakat beni ona çeken bişi vardı sanki,usul usul inceliyordum.Oda benim gibi yanlız oturuyordu gözlerine giren güneş onu rahatsız etsede denizi izliyordu,pek bir hüzünlü hali vardı,sanki ben farklıydımda.Siyah saçları yeşil gözleri ile o kadar güzel bir uyum yakalamıştıki,acaba yanına gitsemmi dedim içimden kendime,yok yok rahatsız etmemeliyim.Ama dayanılmaz bir istek beni ona gitmem için şantaj yapıyordu.Garson çoçuktan bir çay daha istedim o sırada yanımdaki masaya gelmişti,heycanlandım ama çaktırmadım
Ben çayım ile poğaçamı yerken bir kez daha baktımçok zayıftı kim bilir belkde açtı,yanında yiyecek birşeyde göremedim,kendime dert arıyorum bende belkide çoktan birşeyler yemişti,uff ne yapsam bilmiyorum.Usulca masamdan kalktım yan masaya geçtim ,merhaba dedim umarım burda oturmam seni rahatsız etmez,sesini çıkarmadı bu kabul anlamına gelmeliydi,bende onunla birlikte sesizce denizi,gökyüzünü incelemeye devam ettim,bir den ayağa kalktı gidiyordu sanırsambana doğru döndü sanki belli belirsiz bit tebessüm yakaladım o minik gözlerin içinde.Miyaaavv miyavvv dedi ve kucağıma atladı,ona sakladığım poğaçayı avcumda yemeye başladı,keyfi yerine geldi mırıltılar eşliğinde oturuyorduk beraber pür neşe,beni sevdi bende onu,konuştum onunla senin bir ismin olmalı o sırada garson boş bardağı almak için gelmişti abla onun ismi 'misket' dedi misket hanım 5 ay önce 3 yavru dünyaya getirmiş çay bahçesinin sahipleri ona ve yavrularına bakıyormuş .Epey uzun bir süre kucağımda oturdu oynadık ,biraz uyudu kucağımda sonra miyavvv dedi bana ve gitti.O çay bahçesine her gittiğimde hala orada oturur 'misket' beni görünce hemen gelir ,çok iyi arkadaş olduk hatta yavrular ile tanıştırdı beni isimler koydum onlara.
Sabahın öğlen vakti ile buluşmasına az bir vakit kala deniz kenarına indim,güzel bir çay eşliğinde keyif yapıyordumki,4-5 masa ilerde oturduğunu gördüm,öyle gözümü dikip incelemek huyum yoktu fakat beni ona çeken bişi vardı sanki,usul usul inceliyordum.Oda benim gibi yanlız oturuyordu gözlerine giren güneş onu rahatsız etsede denizi izliyordu,pek bir hüzünlü hali vardı,sanki ben farklıydımda.Siyah saçları yeşil gözleri ile o kadar güzel bir uyum yakalamıştıki,acaba yanına gitsemmi dedim içimden kendime,yok yok rahatsız etmemeliyim.Ama dayanılmaz bir istek beni ona gitmem için şantaj yapıyordu.Garson çoçuktan bir çay daha istedim o sırada yanımdaki masaya gelmişti,heycanlandım ama çaktırmadım
