milattan sonra ben

Bende hoponopono yapmaya başladım bir kaç gündün aklıma geldikçe.Geçmişten şu günüme beni kötü etkileyen tüm inançlarım için diyerek söylüyorum.Çok çabuk etkilendim,bir başkayım bugünlerde bende insanlarla iletişimim değişti neşem herşeyimi etkiledi.Sık sıkta şükrediyorum.Hemen hemen aynı sorunları paylaşıyoruz seninle bende ailemin bazı söz ve tavırlarına takıyorum sık sık.Geçmişten gelen izler olsa gerek.Aşıcaz bunlarıda inanıyorum.Sevgiyle kal...
 
Bende hoponopono yapmaya başladım bir kaç gündün aklıma geldikçe.Geçmişten şu günüme beni kötü etkileyen tüm inançlarım için diyerek söylüyorum.Çok çabuk etkilendim,bir başkayım bugünlerde bende insanlarla iletişimim değişti neşem herşeyimi etkiledi.Sık sıkta şükrediyorum.Hemen hemen aynı sorunları paylaşıyoruz seninle bende ailemin bazı söz ve tavırlarına takıyorum sık sık.Geçmişten gelen izler olsa gerek.Aşıcaz bunlarıda inanıyorum.Sevgiyle kal...

evet hooponopono sayesinde kindarlığgiımdan büyük ölçüde kurtuldum. Tanrı'dan af dileyip O'na sevgimi ileterek arındığımı hissediyorum. Ayrıca sorumluluğu %100 üstlenmek insanı kurban psikolojisinden kurtarıyor. en azından "neden ben?" gibi saçmasapan cümleler kurmuyorsun.
Bence de aşıcaz bunları ben eminim. yorumlarına, paylaşımlarına her zaman açığım...
 
Geçen gün bir yerlerde okudum ho'oponopono'da dikkat edilecek en önemli şeyler; sorumluluğu %100 almak, gerçekten pişmanlık duygusunu hissederek af dilemek ve o kalıpları (seni seviyorum, beni affet vs. ) ezbere değil anlamlarını gerçekten hissederek söylemekmiş. Bir de sıfır beklenti şartı var yani beklenti içinde olmayacaksınız, sonuca odaklanmayacaksınız. tek beklenti arınmak olmalı. eğer hayırlıysa Allah öyle istiyorsa sonuç zaten uygun zamanda kendiliğinden geliyor.
 
Artık oğlum tekme mi atıyor yoksa sadece pozisyon mu değiştiriyor ayırdedebiliyorum. karnım kocaman oldu eğilip kalkarken çok zorlanıyorum. o büyüdükçe ben de genişliyorum :) "ye tatlıyı doğur hakkı'yı derler" ya, gerçekten doğruymuş 44a hayatımda hiç bu kadar çok tatlı yediğimi hatırlamıyorum :)

Allah'ım sana şükürler olsun isteyen herkese bu duyguları hayırlısıyla yaşat
 
ilişkilere dair...
Her ilişki büyümemizi desteklemek için vardır. Hayatında bir ilişki hakkında "bu berbat bir şey" dediğin olmuştur. Fakat belki de Tanrı sana "Oh, bu çok iyidir." diyordur.
Bir ilişkide bize acı veren şey insanları tam oldukları haliyle kabullenemeyişimizdir. Unutma sevgiden başka her şey illüzyon ve hiçbir olay zihnin dışında cereyan etmez.
 
Bedene dair...
*Beden dünya rüyası içindeki ana figürdür. Bedenler dünyasında hepimiz ayrıyız. Ruh (öz) dünyasında hepimiz biriz.Bu dünyada biz kendimizi bedenler olarak görmeyi öğrendik. bir bireysel beden evrenin geri kalan kısmına kıyasla fiziksel bakımdan küçük ve incinmeye açıktır. Böylece biz kendimizi beden olarak düşündüğümüz için kendimizi küçük ve incinmeye açık hissederiz.
*Beden kötü değildir. Bedenlerimiz düşüncelerimizi yansıttığımız boş tuvallerdir. Bedeni onun gerçek kimliğimiz olmadığını hatırlamak suretiyle şifalandırabiliriz. Hastalanan beden değil, zihindir.
 
Bilgisizliğinin belirtisi adaletsizlik ve trajediye olan inancının derinliğidir. Tırtılın dünyanın sonu dediğine usta kelebek der. (haksızlığa olan inancın ne kadar güçlüyse merteben o kadar düşük demektir.)
 
Şu yazacağım sözü tam anlamıyla idrak edebilsek hiçbir sorunumuz kalmayacak:
"ALLAH KULU olmaktan daha üstün bir derece aslâ yoktur!."
 
Kendini beden sanan insan:
"Tıpkı, 65 model şevrole otomobilin direksiyonunda oturup da, kendini otomobil sanan sürücü gibidir!.. Sorarsınız, kimsin sen; der, 65 model şevroleyim!.. Bir türlü aklı almaz, kendisinin otomobilden ayrı bir varlık olduğunu ve bir süre sonra arabadan çıkıp gidebileceğini!..

İşte aynaya bakıp, ben bu bedenim diye düşünen kişiler de, şayet fark edemiyorsa bir süre sonra bu bedeni terk edip yaşamına değişik bir boyutta o boyuta özgü bir bedenle devam edeceğini. durum biraz vahîm demektir!.."
 
çok kilo almışım dr. öyle söyledi artık tatlılara paydos. neyse ki oğluşumun kilosu normalmiş sağlığı da gayet iyi. bugün yüzünü biraz seçebildim ultrasondan. canımm benimm babanla seni dört gözle bekliyoruz.
 
Gerçek Sen ne güzel ne çirkin, ne şişman ne zayıf, ne güzel ne de çirkindir... Gerçek Sen hiçbir şekilde beden değildir, ruhtur, enerjidir. Tanrı'nın zihnindeki fikirdir. Gerçek Sen ışık varlıktır, madde yoğunluğuna sahip değildir. Sen varlığının bu hakikatiyle giderek işbirliği yaptıkça bu yüksek gerçekklik hayatının tüm yönlerine nüfuz edecektir. Varlığının ışığıyla daha çok özdeşleştikçe daha hafif hissedeceksin.

Gerçek Ben = Ruh = Enerji = Tanrı'nın zihnindeki fikir = ışık varlık
 
Mesaj "yapmak, hissetme ya da yaşamamak... istediğin şeyi çok fazla düşünme" değil, mesaj " Tanrı'yı daha fazla düşün"dür. (Kutsal olanı hatırladığında kutsal olmayan seni incitmez.)
 
Korku kölesini özgür bırakmaya hiç niyeti olmayan ruhsal bir diktatördür. Hiçbir şey onun otoritesini geçersi kılma gücüne sahip değildir. TANRI DIŞINDA. Buna inancını güçlendir.
 
Hakikat davet edildiği yere gelir. Sen hakikate bir adım gittiğinde o sana on adım gelir. Bu dünyaya olan inançdan vazgeçmekle dönüşüm gerçekleşir...
 
dün sinemaya "Evim Sensin" i izlemeye gittik eşimle. muhteşemdi, hayatımda izlediğim en güzel Türk filmi. eşimle ben de dahil tüm salon hüngür hüngür ağladı. süperdi. şiddetle tavsiye ederim.
 
sezonun açılışını yaptım. yılın ilk gribi, hoş geldi sefa geldi :)
 
sağlık gibisi yokmuş. bunu bir kez daha anladım. karnın burnundayken grip olmak çok zor. ilaç alamıyorsun ve nefes almakta acaip zorlanıyorsun. çok şükür atlattım :) kesin bunda da faydalı olacak bir şey vardır.
sağlık en büyük hazine. bir grip bile böyle zorluyorsa, ağır hastalığı olanlara Allah sabır ve dayanma gücü versin.
 
Aykut Oğut "Bu Egoları Şişirsek de mi Saklasak?" gerçekten çok iyi bir kişisel gelişim kitabı. "Evrenden Torpilim Var" da çok iyiydi. Bu adam bu işi kesinlikle biliyor. İkisini de bir solukta okudum.
Vermeye çalıştığı mesaj egonuzu düşman olarak görmeyin, o sizin çocukluğunuzda aldığınız karaları size sürekli hatırlatıyor, başka bir şey yaptığı yok. ego sizin parçanız ama siz ego değilsiniz. egonuza saldırmayın onu ikna etmeye çalışın.
hatta bir egzersiz var birkaç gündür onu sürekli uyguluyorum:
kendinizi bir mahemede hayal edin (ama öyle çok ciddi, korkunç bir mahkeme değil)egoyu savcı olarak düşünün, kendinizi avukat. savcı (ego) suçladığında kesinlikle ona saldırmayın ya da yalvarmayın. ona delillerle kanıtlarla kendinizi savunun. ancak bu şekilde suçsuz olduğunuza kendinizi ikna edebilirsiniz.
 
"insanları affet. ama onlar affedilmeyi hakettiği için değil, sen huzuru hakettiğin için."
 
yaklaşık 41 gün kaldı oğluşuma kavuşmama. korku yok ama heyecan had safhada. geçen gün bir yerde bir şey okudum: çocuklarımızdan öğreneceğimiz çok şey varmış. beyinleri henüz kirlenmediği için her şeyi bilen aslında onlar, biz değiliz. onlar sadece bu dünyayı ve illüzyonları bilmiyorlar. nasıl bir köye öğretmen gelir köydeki çeşmenin, caminin, tarlaların vs.nin yerini köylüler bilir, öğretmen ilk geldiğinde bilmez. ama asıl kültürlü olan, bilen ve öğreten öğretmendir. biz de bu durumda köylüleriz, çocuklar da öğretmen...
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst