KUTAYHUN'UN GÜZELLEŞİM GÜNLÜĞÜ

Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

İnsanoğlu mutlu olabilir, kuşlardan daha mutlu,
ağaçlardan daha mutlu, yıldızlardan daha mutlu olabilir çünkü insanoğlu hiçbir ağacın, hiçbir kuşun,
hiçbir yıldızın sahip olmadığı bir şeye sahip. Onun bilinci var.
Fakat, bilincin olduğunda iki alternatif vardır: Ya mutlu olabilirsin ya da mutsuz olabilirsin. O zaman
bu senin seçimindir. Ağaçlar basitçe mutludur çünkü mutsuz olamazlar. Onların mutluluğu kendi
seçimleri değildir; onlar mutlu olmak zorundadır. Onlar nasıl mutsuz olunacağını bilmezler, onlar
için bir alternatif yoktur. Ağaçlarda cıvıldayan kuşlar mutlu olmayı seçtikleri için mutlu değildir;
onlar basitçe mutludur çünkü başka bir var olma yöntemi bilmiyorlar. Onların mutluluğu bilinçsiz;
sadece doğal.
İnsanoğlu muazzam bir şekilde mutlu olabilir ve muazzam bir şekilde mutsuz olabilir. Ve seçiminde
özgürdür. Bu özgürlük risklidir; bu özgürlük çok tehlikelidir çünkü sen sorumlu hale gelirsin. Ve bu
özgürlüğün başına bir şey gelmiştir, bir şey yanlış gitmiştir. İnsan bir şekilde baş aşağı duruyor.
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

Bir kimse çok güzel bir dansçı olabilirdi ve şimdi o yığılmış dosyaların ardında bir ofiste oturuyor.
Dans için bir olasılık yok. Bir kimse yıldızların altında dans etmenin tadını çıkartabilirdi ama o banka
hesabını çoğaltmaktan başka bir şey yapmıyor. Ve bu insanlar mutlu olmadıklarını söylüyorlar:
"Bana yapacağım bir meditasyon ver." Verebilirim ama bu meditasyon ne kazandıracak? Ne yapması
bekleniyor ki? Onlar aynı kişi olarak kalacak; para biriktiren, piyasada rekabet eden... Meditasyon
biraz daha rahatlamak için onlara yardımcı olabilir, hatta bu sayede tüm bu saçmalıkları daha da iyi
yapabilirler.
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

İnsanlar mutsuzluklarından tekrar tekrar bahsediyor. Hatta abartıyorlar, süslüyorlar, olduğundan
daha büyük gösteriyorlar. Onu gerçekte olduğundan daha büyük hale sokuyorlar. Niçin? Riske
ettiğin sadece sefaletin, başka bir şey değil ama insanlar bilinene, tanıdık olana yapışır. Bildikleri tek
şey mutsuzluk; hayatları bu. Kaybedecek bir şey yok ama onu kaybetmekten çok korkuyorlar.
Bana göre ilk olarak mutluluk gelir, coşku gelir. İlk olarak kutlayıcı bir tavır gelir. İlk önce hayatı
onaylayan bir felsefe gelir. Tadını çıkart! Şayet işinden tat almıyorsan değiştir. Bekleme! Çünkü
beklediğin tüm zamanlarda Godot'yu bekliyorsun ve Godot hiçbir zaman gelmeyecek. Kişi basitçe
bekler ve hayatını boşa harcar. Kim için, ne için bekliyorsun?
Şayet hayatındaki belirli bir kalıptan mutsuz olduğun gerçeğini görebilirsen; bu durumda tüm eski
gelenekler senin yanlış olduğunu söylerler. Ben ise kalıbın yanlış olduğunu söylemek isterim.
Vurgudaki farklılığı anlamaya çalış. Sen değil, sadece senin kalıbın; öğrendiğin yaşama tarzı yanlış.
Öğrendiğin ve kendinin olarak kabul ettiğin güdüler senin değil; onlar senin yazgını hayata
geçirmiyor. Onlar senin tohumuna karşı; onlar senin özüne karşı çalışıyor.
Unutma: Kimse senin için karar veremez. Onların tüm emirleri, onların tüm düzenleri, onların tüm
ahlakı seni sakatlamaya hizmet ediyor. Kendi kendine karar vermek zorundasın, hayatını kendi
ellerine almak zorundasın. Aksi taktirde hayat senin kapını çalmaya devam eder ve sen asla orada
olmazsın; her zaman başka bir yerdesindir.
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

Şayet bir dansçı olacak idiysen, hayat bu kapıdan gelir çünkü hayat şimdiye kadar bir dansçı olmuş
olman gerekir diye düşünür. Bu kapıyı çalar ama sen orada değilsin; sen bir bankacısın. Hayatın
senin bir bankacı olacağını bilmesi nasıl beklenir? Hayat sana doğanın senin olmanı istediği yoldan
gelir; o sadece bu adresi bilir ama sen asla orada bulunmadın, sen başka bir yerdesin, başka
birisinin maskesi altında, başka birisinin kıyafetlerine bürünmüş olarak, başka birisinin adı altında
gizleniyorsun. Varoluş seni aramaya devam edip duruyor. O senin adını biliyor ama sen bu ismi
unutmuş durumdasın. O senin adresini biliyor ama sen bu adreste hiç yaşamadın. Dünyanın aklını
çelmesine izin verdin.
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

Kutayhun Hocam OSHO'dan alıntılar mı bunlar? Bunları okuyarak güne güzel başladım.(Belki ayrı bir başlık da açabilirdiniz benim tavsiyem tercih sizindi tabi)

İlk baştakiler Zeka kitabından sanki. Onun kitaplarını seviyorum. Başka bir dünya anlatıyor sanki. Hele şu özgürleşme konusunda yazdıkları ne kadar derin anlamı var benim için hayatımızın mutluluğun ve mutsuzluğun sorumluluğunu bilinçle almak. İşte ben de bu satırları okuduğumdan beri mutlu olmayı seçiyorum. Mutlu olmak bir tercih meselesi ve ben bunun sorumluluğunu alabilirim. Çevremde her zaman mutluluğumu olumlu yönde etkileyecek durumlar da olabilir olumsuz yön de etkileyecekler de...

Mutsuz hissettiğimde bunu abartmak yerine küçültmeyi seçiyorum. "Herkesin özgür olduğunu kabul etmek" yaptıklarında en özgür olmadığını iddia eden insan bile özgür. Sadece suçu başkalarına atarak sorumluluktan kaçıyoruz.
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

kutayhun hocam bu dizeler gerçekten çok güzeller, anlamlılar. paylaşan yüreğinize sağlık.. şu sıralar o bahsedilen zekamızı altedici düzene karşı kılıç sallar durumda idim.. zaman zaman yanlış mı yapıyorum onlar mı haklı diye düşünmüyor değildim. ama içimde tek bildiğim her ne kadar çevremde bu savaşta tekte kalsam savunduğum içime huzur dolduruyordu. ve bu dizeleri okuduktan sonrada yanılmadığımı ve yılmamam gerektiğini birkez daha anladım.. sayenizde hocam.. çok teşekkürler. ben bu yazıyı her sabah okuyacağım:)
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

hepsi OSHO'dan paylaşmak istedim.... deniz olunmalı
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

Kutayhun Hocam OSHO'dan alıntılar mı bunlar? Bunları okuyarak güne güzel başladım.(Belki ayrı bir başlık da açabilirdiniz benim tavsiyem tercih sizindi tabi)

İlk baştakiler Zeka kitabından sanki. Onun kitaplarını seviyorum. Başka bir dünya anlatıyor sanki. Hele şu özgürleşme konusunda yazdıkları ne kadar derin anlamı var benim için hayatımızın mutluluğun ve mutsuzluğun sorumluluğunu bilinçle almak. İşte ben de bu satırları okuduğumdan beri mutlu olmayı seçiyorum. Mutlu olmak bir tercih meselesi ve ben bunun sorumluluğunu alabilirim. Çevremde her zaman mutluluğumu olumlu yönde etkileyecek durumlar da olabilir olumsuz yön de etkileyecekler de...

Mutsuz hissettiğimde bunu abartmak yerine küçültmeyi seçiyorum. "Herkesin özgür olduğunu kabul etmek" yaptıklarında en özgür olmadığını iddia eden insan bile özgür. Sadece suçu başkalarına atarak sorumluluktan kaçıyoruz.


sweet haklısın. güne başlamana hatta bunları okuyarak daha şevkli kalktığına sevindim.... hem sizin için hem kendim için ekliyorum devamı gelecek...
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

kutayhun hocam bu dizeler gerçekten çok güzeller, anlamlılar. paylaşan yüreğinize sağlık.. şu sıralar o bahsedilen zekamızı altedici düzene karşı kılıç sallar durumda idim.. zaman zaman yanlış mı yapıyorum onlar mı haklı diye düşünmüyor değildim. ama içimde tek bildiğim her ne kadar çevremde bu savaşta tekte kalsam savunduğum içime huzur dolduruyordu. ve bu dizeleri okuduktan sonrada yanılmadığımı ve yılmamam gerektiğini birkez daha anladım.. sayenizde hocam.. çok teşekkürler. ben bu yazıyı her sabah okuyacağım:)


eyvallah vittoria e nostra... devamı gelecek her gün paylaşmaya çalışacağım.. umarım hepimiz yararlanırız.. yolun açık olsun gönlün huzur bulsun... esenlikler diliyorum....
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

ben direk 19 tane olumlamayı ekledim 16 tanesi abdullah beyle yaptığımız çekirdek inanç görüşmesi ile gelen bana özel olumlamalar diğer 3 tanesi normal ego-suçluluk-kendine güven olarak ama herkez ilk hafta 2veya 3 tane diyor ben yanlışmı yapıyorum
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

eyvallah vittoria e nostra... devamı gelecek her gün paylaşmaya çalışacağım.. umarım hepimiz yararlanırız.. yolun açık olsun gönlün huzur bulsun... esenlikler diliyorum....


hepbirlikte hocamm inşAllah.. sabırsızlıkla bekliyorum paylaşımlarınızı..

her daim başarı ve huzur öğrencileriniz ve sizinle olsun.. bende sizlere canı gönülden esenlikler diliyorum hocam..
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

ben direk 19 tane olumlamayı ekledim 16 tanesi abdullah beyle yaptığımız çekirdek inanç görüşmesi ile gelen bana özel olumlamalar diğer 3 tanesi normal ego-suçluluk-kendine güven olarak ama herkez ilk hafta 2veya 3 tane diyor ben yanlışmı yapıyorum
Merhabalar;
Ben de bu konuyla ilgili çelişki de kalmıştım ve bu durumu Atakan bey ve Özlem hanımla paylaştım.Çekirdek inançla ilgili verilen telkin sayısının ne kadar olduğu çok önemli değil ki( benim 17 tane) ,zira hepside birbirini destekleyen telkinler.... Günlük dinleme süreni mümkün olduğunca fazla yapmaya çalışırsan daha da iyi olur....Umarım ,soruna doğru cevabı verebilmişimdir...
İyi günler...
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

ben direk 19 tane olumlamayı ekledim 16 tanesi abdullah beyle yaptığımız çekirdek inanç görüşmesi ile gelen bana özel olumlamalar diğer 3 tanesi normal ego-suçluluk-kendine güven olarak ama herkez ilk hafta 2veya 3 tane diyor ben yanlışmı yapıyorum

güzel kardeşim.... ben çekirdek inanç çalışması ile ilgili bir bilgiye sahip değilim ama yanıt veren arkadaş güzelce açıklamış naçizane satın aldığın telkinlerle ilgili site yönetimi ne yap diyorsa onu yap deriz.. biz... esenlikler mutlu kal...
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

İnsanoğlu muazzam bir şekilde mutlu olabilir
ve muazzam bir şekilde mutsuz olabilir.
Ve seçiminde özgürdür.
Bu özgürlük risklidir;
bu özgürlük çok tehlikelidir
çünkü sen sorumlu hale gelirsin.
Mutluluk Nedir
O Sana Bağlıdır
Yüzeyden Merkeze
Boş Eller
Peşine Düşmek
Temel Zıtlık
Karakter Değil Bilinç
Gökkuşağını Kovalamak
I s t ı r a b ın Kökleri
Acıdan Coşkunluğa
Anlamak Anahtardır
Sirk
Coşku Duymak A s i l i k t i r
Gerçek mi, Sembolik mi?
Olmak v e Bir Şey Haline Gelmek
Istırabın Kökenlerini Anlamak: Sorulara Verilen Yanıtlar
İnsanoğlu nasıl mutlu ve saadet içinde o l a b i l i r?
Niçin affetmek, unutmak bu kadar zor?
Niçin pireyi deve yaparız?
Bu ıstırabı kimse durduramaz mı?
Niçin herkes olmadığı bir şeymiş gibi davranıyor?
Bazen kendimi cehennemde gibi hissediyorum...
Esas mesele insanların kendini sevmemesi değil mi?
Niçin bana ıstırap veren şeyleri bırakmak çok acı veriyor?
Kişi bir i l i ş k i ye girmeden önce y a l n ı z l ı k döneminden mi geçmelidir?
H a y a t ım çok anlamsız ve boş geliyor...
Can s ı k ı n t ı s ı t am olarak nedir?
İnsanları uyuşturucu kullanmaya iten şey nedir?
İ n s a n l ı ğ ı n y ü z l e ş t i ğ i bunca problem varken nasıl olur da kendi mutluluğumuzla bu kadar u ğ r a ş a b i l i r i z ?
Niçin sürekli gelecek hakkında hayallere dalıyorum?
Coşku ile Yaşa
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

Niçin affetmek, çoktan geçip gitmiş acılara yapışıp kalmayı bırakmak bu kadar zor?
Ego mutsuzlukla geçinir; ne kadar çok mutsuzluk varsa onun için o kadar beslenme vardır. Coşku
dolu anlarda ego tamamen yok olur ve tam tersi: Şayet ego yok olursa coşku üzerine yağmaya
başlar. Eğer egoyu istersen affedemezsin, unutamazsın; özellikle de acıları, yaraları, hakaretleri,
aşağılanmaları, kâbusları. Unutamayacağından değil. Onları abartmaya devam edip duracaksın,
onları vurgulayacaksın. Hayatında güzel olan şeyleri unutmaya meyledeceksin, yaşamındaki neşeli
anları unutacaksın; onlar ego söz konusu olduğu sürece bir amaca hizmet etmezler. Neşe ego için
zehir gibidir ve mutsuzluksa vitamin gibidir.
Egonun tüm mekanizmasını anlamak zorunda kalacaksın. Şayet affetmeye çalışırsan bu gerçek
affediş değildir. Çaba ile sadece baskılayabilirsin. Sadece zihninin içinde sürüp giden aptalca oyunu
anladığında affedebilirsin. Yeniden ve yeniden onun tüm saçmalığı görülmek zorundadır; aksi
taktirde bir taraftan bastıracaksın ve o diğer taraftan gelmeye başlayacak. Bir şekliyle onu
bastıracaksın; o ise kendisini başka bir biçimde gösterecek: Bazen o kadar zor fark edilir bir biçimde
olur ki onun çok iyi yenilenmiş, yeniden dekore edilmiş ve dayanıp döşenmiş aynı eski yapı
olduğunu fark etmek nerdeyse imkânsızdır, neredeyse yeniymiş gibi görünür. Ego negatifte yaşar çünkü temelde ego negatif bir olgudur; o hayır deme üzerinde var olur. Hayır
egonun ruhudur. Ve nasıl olur da coşkuya hayır diyebilirsin? Mutsuzluğa hayır diyebilirsin, ıstıraba
hayır diyebilirsin. Nasıl olur da çiçeklere ve yıldızlara ve günbatımına ve güzel, ilahi olan her şeye
hayır diyebilirsin? Ve varoluşun tamamı onunla dolu - güllerle dolu - ancak sen hep dikenleri
topluyorsun; bu dikenlere çok büyük bir yatırımın var. Bir taraftan devamlı olarak, "Hayır, bu
perişanlığı istemiyorum" diyorsun ve diğer taraftan ise ona yapışıyorsun. Ve asırlardır sana affet
denildi.Ancak ego affetmek aracılığıyla da yaşayabilir, "Affettim. Düşmanlarımı bile affettim. Ben sıradan bir
insan değilim" fikriyle kendisini beslemeye başlayabilir. Ve şunu asla unutma, hayatın temel
ilkelerinden birisi şudur; sıradan bir insan var olmadığını düşünen kişidir, ortalama insan var
olmadığını düşünen kişidir. Sıradanlığını kabul ettiğin an sıra dışı hale gelirsin. Cehaletini kabul
ettiğin an, ilk ışık huzmesi varlığının içine girmiştir, ilk çiçek açmıştır.
İsa, düşmanlarını bağışla, düşmanlarını sev der. Ve o haklıdır çünkü eğer düşmanlarını
bağışlayabilirsen onlardan özgürleşirsin; aksi taktirde onların hayaleti seni takip etmeye devam
eder.
Bugün birisi sormuştu: "Osho niçin uyumlu bir aşk ilişkisi sıkıcı olur ve ölür?" Uyumlu olduğu basit
gerçeği nedeniyle! Ego için tüm çekiciliğini kaybeder; sanki yokmuş gibi gözükür. Şayet mutlak bir
uyum halindeyse onu tamamen unutacaksın. Biraz çatışmaya ihtiyaç vardır, biraz mücadeleye
ihtiyaç vardır, biraz nefrete ihtiyaç vardır. Sevgi - senin sözde sevgin - pek derine gitmez; o sadece
cildinin derinliğindedir ve hatta o kadar bile derin değildir. Ancak nefretin çok derine gider; senin
egon kadar derine iner.İsa, "Bağışla," derken haklıdır ama o asırlardır yanlış anlaşılmıştır. Buda da aynı şeyi söylemiştir;
tüm uyanmış kişiler kaçınılmaz olarak aynı şeyi söyler. Doğal olarak lisanları farklı olabilir - farklı
çağlar, farklı zamanlar, farklı insanlar - ancak vazgeçilmez olan özü farklı olamaz. Bağışlayamazsan
bu, düşmanınla, acılarınla, incinmişliklerinle yaşayacaksın demektir.
O nedenle bir taraftan unutmak ve bağışlamak istersin çünkü unutmanın en iyi yolu affetmektir -
eğer affetmezsen unutamazsın - ama diğer taraftan da daha derin bir bağ vardır. Bu bağı
anlamadığın sürece, ne İsa, ne de Buda yardım edemeyecek. Onların güzel sözleri senin tarafından
hatırlanacak ama onlar senin yaşam tarzının bir parçası olamayacak, kanında, kemiğinde, iliğinde
dolaşmayacak. Onlar senin manevi ikliminin bir parçası olmayacak; onlar bir yabancı, dışarıdan
dayatılan bir şey olarak kalacak; onlar güzel, entelektüel olarak cezp edici ama varoluşsal olarak
sen yine eski şekilde yaşamaya devam edeceksin.Anımsanması gereken ilk şey egonun varoluştaki en negatif şey olduğudur. O karanlık gibidir.
Karanlığın pozitif bir varoluşu yoktur; o sadece ışığın yokluğudur. Işığın pozitif bir varoluşu vardır;
bu nedenle karanlıkla doğrudan bir şey yapamazsın. Eğer odan karanlık içerisindeyse, karanlığı
odanın içinden dışarı çıkaramazsın, onu dışarı atamazsın, onu hiçbir biçimde doğrudan yok
edemezsin. Onunla savaşmaya çalışırsan, yenilgiye uğrayacaksın. Karanlık onunla savaşarak
yenilgiye uğratılamaz. İhtişamlı bir güreşçi olabilirsin ama karanlığı yenemeyeceğini bilmek seni
şaşırtacaktır. Karanlığın var olmaması basit nedeni yüzünden bu imkânsızdır. Karanlıkla ilgili bir şey
yapmak istersen ışık aracılığıyla gitmen gerekir. Karanlık istemezsen içeriye ışık getir. Karanlık
istersen, o zaman da ışıkları kapat. Ama ışıkla bir şey yap; karanlıkla doğrudan hiçbir şey yapılamaz.
Negatif var olmaz; ego da öyle.
Bu nedenle affetmeni önermiyorum. Sana sevmelisin ve nefret etmemelisin demiyorum. Sana bütün
günahlarını bırakmalısın ve erdemli olmalısın demiyorum. İnsan türü bunların hepsini denedi ve
tamamen başarısız oldu. Benim işim tamamen değişik. Ben diyorum ki: Varlığına ışık getir. Tüm bu
karanlık parçalarıyla uğraşma.
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

Ve karanlığın tam ortasında ego vardır. Ego karanlığın merkezidir. Sen ışık getir - yöntem
meditasyondur - daha çok farkında ol, daha çok tetikte ol. Aksi taktirde bastırmaya devam
edeceksin ve bastırılan şey ne olursa olsun tekrar ve tekrar ve tekrar bastırılmak zorundadır. Ve
faydası olmayan, hiçbir faydası olmayan bir egzersizdir. O başka bir yerden gelmeye başlayacaktır.
Sende daha zayıf başka bir nokta bulacaktır.
"Niçin affetmek, çoktan geçip gitmiş acılara yapışıp kalmayı bırakmak bu kadar zor?" diye
soruyorsun.
Onların sahip olduğun yegâne şey olması basit gerçeği yüzünden. Ve eski yaralarınla oynamaya
sürekli devam ediyorsun ki bu sayede onları hafızanda taze tutabilesin. Onların iyileşmesine asla
izin vermiyorsun.
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

İnsanlar nefret ettikleri şeyleri taşımaya devam ediyorlar. Nefretlerinin içinde yaşıyorlar. Yaralarına
sürekli parmak basıyorlar ki bu sayede iyileşmesin; iyileşmesine izin vermiyorlar, onların tüm hayatı
geçmişlerine bağlı.
Şimdide yaşamaya başlamadıkça, geçmişi unutmayı ve bağışlamayı başaramayacaksın. Geçmişte
olan her şeyi unutup bağışlamanı önermiyorum; benim yaklaşımım bu değil. Ben diyorum ki:
Şimdide yaşa. Varoluşa pozitif yaklaşım budur; şimdide yaşa. Daha çok meditasyon halinde ol, daha
farkında ol, daha tetikte ol çünkü sen tetikteyken ve farkındayken şimdidesindir, demek de onu
söylemenin başka bir yoludur.
Farkındalık geçmişte ve gelecekte olamaz. Farkındalık sadece şimdiyi bilir. Farkındalık geçmiş nedir
bilmez; onun sadece tek bir zamanı vardır o da şimdiki zamandır. Farkında ol ve sen şimdinin daha
çok tadını çıkartmaya başladıkça, şimdinin içinde olmanın saadetini hissetmeye başladıkça, herkesin
yapmaya devam edip durduğu şu aptalca şeyi bırakacaksın. Geçmişe gidip durmayı bırakacaksın.
Unutmak ve bağışlamak zorunda kalmayacaksın, o basitçe, kendiliğinden ortadan kayboluverecek.
Şaşıracaksın: nereye gitmiştir? Ve bir kez geçmiş artık mevcut değilse gelecek de yok olur çünkü
gelecek sadece geçmişin bir yansımasıdır. Geçmişten ve gelecekten özgür olmak özgürlüğü ilk defa
tatmak demektir. Ve bu deneyimde kişi bütün, sağlıklı hale gelirse tüm yaralar iyileşir. Ansızın artık
hiçbir yara yoktur; çok derin bir iyi olma hali içinden yükselir. Bu iyi olma hali dönüşümün
başlangıcıdır.
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

Karanlık istemezsen içeriye ışık getir. Karanlık istersen o zaman da ışıkları kapat.
Ne istersen o ne istediğimize iyi karar vermeliyiz.

Afetmeni önermiyorum
u okuyunca bir an afalladım ama sonra gelen cümleyi okuyunca anladım zaten seven ve nefreti barındırmayan insanın affetme ihtiyacı olmaz. Harika.


Her daim sevgiyle kalın .
 
Cevap: kutayhun'un büyük bir deney yapıyor değişim günlüğü.....

Niçin pireyi deve yaparız?
Çünkü ego pirelerle iyi hissetmez, rahat edemez; o develeri ister. Sefillik bile olsa bir köstebek yuvası olmamalıdır, bir Everest olmalıdır. Mutsuzluk bile olsa ego sıradan bir mutsuzluk istemez; o olağanüstü bir mutsuzluk ister! Şöyle ya da böyle kişi birinci gelmek ister. O yüzden de kişi pireyi deve yapmaya devam eder durur. İnsanlar hiçbir şey yokken problem yaratıp durur. Binlerce insanla problemleri hakkında konuşmuşumdur ve henüz gerçek bir sorunla karşılaşmadım! Tüm sorunlar uyduruk; onları sen yaratıyorsun çünkü sorunlar olmadan kendini boş hissediyorsun. Sorunlar olmadan yapılacak hiçbir şey yok, kavga edilecek bir şey yok, gidecek bir yer yok. İnsanlar bir gurudan diğerine, bir ustadan diğerine, bir psikanalizciden diğerine, bir yüzleşme grubundan diğerine gidip duruyor çünkü eğer gitmezlerse boşluk hissedecekler ve hayatın anlamsızlığını hissedecekler birden. Sorun yaratırsın ve bu sayede de hayatın çok büyük bir iş, bir gelişim
olduğunu hissedersin çok çetin mücadele etmek zorundasındır. Ego sadece mücadele ettiğinde, savaştığında var olabilir, unutma. Ve sorun ne kadar büyükse, meydan okuma ne kadar büyükse, egon da o kadar yükselir, yükseğe havalanır.Sorunlar yaratırsın. Sorunlar var olmaz. Şimdi eğer izin verirsen, pireler dahi yoktur. Bu da senin hilendir. Diyorsun ki, "Tamam, develer olmayabilir ama pireler vardır." Hayır pireler dahi yok; bunlar senin yaratımların. Önce hiçbir şey yokken pireleri yaratıyorsun, sonra da pirelerden develeri yaratıyorsun. Ve rahipler ve psikanalizciler ve gurular mutludur çünkü onların tüm ticareti senin sayende var olur. Şayet hiçbir şeyden pireler yaratmazsan ve pirelerden de develer yaratmazsan, guruların sana yardım etmelerinin ne yararı olur? Önce yardım edilecek bir durumda olman gerekir. Lütfen yaptığın şeye bir bak, ne saçmalıklar yapıyorsun. Önce bir sorun yaratıyorsun, sonra da çözüm arayışına giriyorsun. Sadece niçin sorunu yarattığını izle. Sorunu yaratıyorken, çözüm ta en başındadır; yaratma onu! Fakat bu seni cezp etmez çünkü o zaman birden kendi üstüne dümdüz fırlatılırsın. Yapılacak hiçbir şey yok? Aydınlanma yok, satori yok, samadhi yok? Ve sen derinden huzursuzsun, boşsun, kendini her ne ile olursa olsun doldurmaya çalışıyorsun. Hiçbir sorunun yok; sadece bu kadarı anlaşılmak zorundadır. Tam şu anda tüm sorunları bırakabilirsin çünkü onlar senin yaratımların. O halde sorunlarına bir kez daha bir bak. Derinlemesine baktıkça, daha küçük görüneceklerdir. Onlara bakmayı sürdür ve yavaş yavaş kaybolmaya başlayacaklar. Bakmaya devam et ve boşluk olduğunu; güzel bir boşluğun seni sarmaladığını bulacaksın. Yapılacak hiçbir şey yok, hiçbir şey olmaya gerek yok çünkü zaten osun. Aydınlanma edinilecek bir şey değildir, sadece yaşanılır. Ben aydınlanmaya eriştim dediğimde basitçe onu yaşamaya karar verdim demektir. Bu kadarı yeter! Ve o zamandan beridir onu yaşamaktayım. Artık sorun yaratmakla ilgilenmemen bir karardır; hepsi bu. Artık şu sorun yaratma
ve çözüm arama saçmalığıyla bir işinin kalmaması bir karardır.Tüm bu saçmalık kendi kendinle oynadığın bir oyundur. Kendi kendine saklanıyorsun ve kendi kendini yakalamaya çalışıyorsun; her iki taraf da sensin. Ve bunu biliyorsun! Bu yüzden ben bunu derken gülüyor, kahkaha atıyorsun. Komik bir şeyden bahsetmiyorum; bunu anlıyorsun. Sen kendi kendine gülüyorsun. Sadece gülmene bir bak, sadece kendi gülümsemene bir bak; bunu anlıyorsun. Böyle olmak zorunda çünkü bu senin kendi oyunun. Sen saklanıyorsun ve kendini yakalamak ve bulabilmek için bekliyorsun.
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst