KOKOLOJİ TESTLERİ

[FONT=&quot]SADE[/FONT]
[FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot]
[/FONT]
[FONT=&quot] Bazı günler her şey iyi gider. İşe giderken önünüzde trafik açılıp size yol verir, patronunuz işe gelmez, ofisteki piyangoyu kazanırsınız. Ve an geçtikçe daha da umutlanırsınız çünkü küçük şans size bir süprizdir. Elbette umulmayanın bir de diğer yanı vardır. Gerçeklere dönmek için çorabınız kaçması ya da en sevdiğiniz kravatınızı lekelemeniz yeter de artar bile. İyi ya da kötü, küçük süprizler hayatı ilginç kılar.

Fırından reçelli bir çörek aldınız. Ama eve gelip de bir ısırık alınca en önemli malzemenin eksik olduğunu gördünüz: Reçel. Bu kötü şansa nasıl tepki verirsiniz?


1. Hatalı çöreği dükkana geri götürür yenisini alırsınız.
2. Kendi kendinize "Olur böyle şeyler" der ve o çöreği yersiniz.
3. Başka bir şey yersiniz
4. Sade çöreği balla ya da reçelle doldurup daha lezzetli hale getirmeye çalışırsınız. [/FONT]
 
ben reçelli çöreği bile reçele bandırır duble reçelli yerim :))


[FONT=&quot] [/FONT]
[FONT=&quot][/FONT][FONT=&quot]SADE İÇİN ANAHTAR

Soru: İçinde reçel olmayan çöreğe ne denir?
Cevap: Kötü Süpriz!

ve hazır konu beklenmeyelerden açılmışken bu seneryoda seçtiğiniz cevabın sizi arkadaşlarınız arasındaki rolünüzü yansıttığını duymaktan da şaşkınlık duyabilirsiniz.

1.Hatalı çöreği dükkana geri götürür yenisini alırsınız;
Kalıplanmış düşünceleri olan, acayip olaylar karşısında kendisini asla kaybetmeyen biri olarak beklenmeyen bir şey olduğundan paniğe kapılmayacak kişi olarak güvenilir birisiniz. Ama kumandayı ele alıp yol gösterecek birisi değilsiniz. Siz daha ziyade lider tipleri sağlıklı yargınız ve çöreğinizi tavsiyelerinizle destekleyecek birisiniz.

2. Kendi kendinize "Olur böyle şeyler" der ve o çöreği yersiniz;

Süprizlerin sizi dağıtmasına izin vermiyorsunuz ve kaderin dağıttığı kağıtları kabulleniyorsunuz. Sabrınız ve esnekliğiniz sizi birlikte olunması çok kolay birisi yapıyor ve sizin için arkadaş grubunu bir arada tutan güç denebilir. Çünkü siz asla mızmızlık yapmıyorsunuz ve zaman zaman arka planda kalıyorsunuz.Tıpkı hava gibi, ancak yokluğunuzda fark ediliyorsunuz.

3. Başka bir şey yersiniz:
Karar vermekte ve uygulamadaki hızınızla siz her grupta doğal bir lidersiniz. Olaylar çığrından çıkınca ve bir kişinin dizginleri ele alıp kararları vermesi gerekince hemen kendinizi gösteriyorsunuz. Siz nereye yemeğe gidileceği ya da hangi filmin seyredileceği konusunda hık mık edecek birisi değilsiniz. Kararsızlık sözcüğü sizin lügatınızda yok. Bu kendine güven ve otorite havası sizi konuştuğunuz zaman dinlenen birisi yapıyor.

4. Boş çöreği balla ve reçelle doldurup daha lezzetli hale getirmeye çalışırım;

Yaratıcı çözümleriniz sizi grubunuzun parlak fikirler üreticisi yapıyor. Herkesin sağduyusu vardır sizde biraz solduyu da var, böylece diğerlerinin sadece sorun gördüğü noktada siz çözümler de görüyorsunuz. Yaratıcı güdüleriniz sizi zaman zaman başkalarının eksantirik dediği biri haline getirse de çevrenizdekiler her ne olursa olsun asla sıkılmayacaklarını bilerek kendilerini güvende hissediyorlar..

[/FONT]
 
Reçele batırıp yerdim ama bir sonraki sefer fırına gittiğimde reçelli çörekten reçel çıkmadığını
bir sonraki sefer dikkat etmelerini böyle giderse müşteri kaybı yaşarsınız diye de uyarırdım .
Herkes hata yapabilir sonuçta ders alınması önemli , ve hataları yüzünden başka müşterileri de kaybetmelerini istemezdim .

Eline sağlık cansuyu , baya bi testini yaptım ilk günden bugüne olan . İyi ki varsın :)
 
DAİRE, ÜÇGEN, KARE"


Her şekil ve desen en temel yapı bloklarına indirgenebilir: Noktalar ve çizgiler. Bazıları için bu sözcükler gömdükleri acı lise geometri anılarını canlandırır. Ama bu sözcükler bizi aynı zamanda hayatın daha basit olduğu zamanlara da geri götürür, evleri dört kare ve bir üçgenle ya da yüzleri bir yuvarlak, iki nokta ve bir dalgalı çizgiyle çizdiğimiz ilkokul günlerine. Şimdiki testimiz sizden o masum bakış açısına ve yaratıcılığa geri dönmenizi istiyor.

Bu oyun için kalem kağıda gereksinimiz olacak. Tek bir daire ve istediğiniz sayıda üçgen ve kare kullanarak kağıda bir desen çiziniz. ;)
 
kare ve üçgenlerle bir küp yaptım..ve daire içine aldım.. ne ola ki ??




DAİRE, ÜÇGEN, KARE için ANAHTAR


Sanat çalışmalarınız nasıl gitti? Buzdolabı kapağına asmaya uygun bir resim mi? Resimlerinizin gerçek anlamı üç temel şekli nasıl kullandığınızda saklıdır. Bu çalışmada üçgenler iş ve çalışmayı, kareler toplumu ve kurallarını ve tek daire de kendinizi temsil eder.

Eğer kocaman bir daire çizdiyseniz kendiniz hakkında da tıpkı öyle düşünüyorsunuz demektir. Olumlu kendine bakış açısı olarak ele alındığında bu iyi bir şeydir ama bazıları için kendini dünyanın merkezi olarak görmek anlamına gelebilir. Eğer çok küçük bir daire çizdiyseniz kendinizi önemsiz ya da çevreniz tarafından küçültülen birisi olarakk görüyorsunuz demektir. Tüm o üçgenlerin ve karelerin sizi bunaltmasına izin vermeyin sonuçta onlar da sizin yapıldığınız noktalardan ve çizgilerden yaratıldı.

Çizdiğiniz üçgenlerin boyları ve sayıları sizin iş ya da okul sorumluluklarınızı temsil eder. Büyük üçgenler sizin işinize verdiğiniz önemi ve bundan duyduğunuz tatmin hissini, çok sayıda üçgen birkaç projede birden aynı anda çalıştığınızı gösterir. Eğer çok fazla sayıda üçgen çizdiyseniz iş yoğunluğu sizi mahvetmeden önce biraz ağırdan almanız gerektiğine dikkat ediniz.

Desenlerinizdeki kareler toplum ve diğer insanlar hakkında neler hissettiğinizi gösterir. Eğer çok büyük kareler çizdiyseniz, bu itaat etmeniz ya da uyum sağlamınız için baskı altında olduğunuzu gösterir. Eğer çok fazla kare çizdiyseniz kalabalıkta kaybolmuş ya da çok fazla kurala maruz kalmış olduğunuzu anlatır.

Eğer çizdiğiniz desendeki şekiller bağlanıyor, üst üste biniyor, aynı çizgileri paylaşıyorsa bu yanlarını birbirine bağdaştırmış ve bundan mutluluk duyuyorsunuz demektir. Eğer tüm şekiller tek başlarına duruyorsa o zaman hayatınızda da izalasyon ve bağlantı kopukluğu görebilirsiniz.
 
ALBÜM KAPAĞI

Dünyada en fazla satan pop şarkıcısı, medyanın sevgilisi ve milyonların idolü olmak nasıl bir şey olurdu bir düşünün.Bu aslında araba radyosuna eşlik ederken ya da duşta birbiri ardına şarkılar söylerken düşünmediğiniz bir fantezi değildir. Toplulukları tek bir şarkının gücüyle yerlerinde zıplatmanın düşüncesi bile insana büyük heyecan verir.
Yeni bir şarkıcısınız ve çıkış yapacağınız albümün CD’si henüz basıldı. Şimdi geriye sadece albümün kapağına ne koyacağınıza karar vermek kaldı. Nasıl bir şey seçersiniz?

1- İmgeler kullanılarak yapılmış huzur verici bir resim ya da egzotik bir yerde çekilmiş fotoğraflar.
2- Komik bir çizgi karakter ya da bir başka eğlenceli desen
3- Özel bir anlamı olmayan ama insanları düşündürmeye sevk eden soyut bir desen
4- Kendi resminiz.
 
3- Özel bir anlamı olmayan ama insanları düşündürmeye sevk eden soyut bir desen :) .
 
:)
özel bir anlamı olan insanları düşündüren ama işin içinden çıkamayacakları soyut bir desen koyardım sanırım ben de :))

sonuçlar azzz sonra :))
 
Albüm Kapağı İçin Anahtar;

Kendi CD’nizi çıkarıyor olmak fikri psikolojik olarak kendinizi ifade etmek isteği ile ilintilidir. CD’nizin kapağı için seçtiğiniz desen diğerlerinin karakterinizde görmesini istediğiniz özellikleri yansıtır. Seçiminiz kendinizde gördüğünüz en güzel öz niteliklerdir diye yorumlanabilir. Şimdi dünyanın geri kalanı sizi nasıl görüyor bir bakalım:

1- İmgeler kullanılarak yapılmış huzur verici bir resim ya da egzotik bir yerde çekilmiş fotoğraflar:
Kendinizi nazik ve şefkatli, yüzünde başkaları için daima bir gülümseme, dilinde tatlı bir söz olan biri olarak görüyorsunuz.Aslına bakarsanız sizden daha hassas birini hayal etmek mümkün değildir. Ama başkalarına göre çevrenizde kimi zaman öyle bir duvar çevrili ki kimsenin yanınıza yaklaşmasına izin vermiyorsunuz, o zaman da bütün bu hassasiyet biraz sahte geliyor. Eğer korunma kalkanınızı hiç indirmezseniz ve gerçek hislerinizi göstermezseniz insanlar hep ne düşündüğünüzü merak edecekler.


2- Komik bir çizgi karakter ya da bir başka eğlenceli desen:
Sosyal, konuşkan ve birlikte olunması zevkli bir kişisiniz ve bunu biliyorsunuz. Ama başkaları işin bir başka yüzünü görüyor: güvenilmez, uçarı ve yaşadığı ana kapılıp gidiveren. Başkalarını güldürmek harika bir şeydir ama eğer sizinle değil size gülüyorlarsa anlamı çok farklıdır.


3- Özel bir anlamı olmayan ama insanları düşündürmeye sevk eden soyut bir desen:
Doğal yaratıcılığınızı ve yeteneğinizi dünyaya göstermek için çok çaba sarf ediyorsunuz. Yetenekli olabilirsiniz ama unutmayın ki insanlarında yetenekleri var. Parlayabilmeniz için yapmanız gereken başkalarını kabullenmek ve onlarla birlikte çalışmaktır. Bunu yapana kadar diğerlerine garip gelme riskiniz var. Özgünlüğünüz elbette önemlidir ama bunun sizi kaçık ve eksantrik yapmasına izin vermeyin.


4- Kendi Resminiz:
“işte bu benim. Beni olduğum gibi Kabul edin” deme açık sözlülüğünde birisiniz ve bu dürüstlüğün sizin en güçlü özelliğiniz olduğunu düşünüyorsunuz. Ama sizin dürüstlük olarak adlandırdığınız huy inatçılık olarak da yorumlanabilir. “bu benim ve asla değişmeyeceğim” kimse daha iyi olamayacak kadar mükemmel değildir. Eğer aynı imajı sonsuza kadar korumak istiyorsanız bari en azından iyi yanınızı dönün.
 
BALİNA İZLEMEK

Küçük bir balina izleme gemisinin güvertesindesiniz. Dört bir yanınız mavi okyanusla çevrili. Derinliklerin gizemli yaratıklarını izlemek için küpeşteden eğildiğinizde tuzlu sular yüzünüzü ıslattı. Ve işte ordalar: Bir balina ailesi yakın bir yerde su yüzüne çıktı!

Aşağıdakilerden hangisi bu aileyi en iyi tanımlar?

1. Devasa annesinin arkasından yüzen küçük bir bebek balina

2. Annesinin karnına sokulan bir bebek balina

3. Bebekleri ile yüzen anne ve baba balinalar

4. Su püskürterek kendi başına yüzen bir bebek balina
 
yazmayacağım kendi cevabımı işte :)) işime gelmedi..


[FONT=&quot]Balina İzlemek İçin Anahtar;

Balina, Jung’un ‘Büyük Anne’ sembolüdür. Bu senaryoda balinaların arasındaki ilişki tanımınız sizin kendi annenizle olan ilişkinizin duygusal tanımıdır.

1. Devasa annesinin arkasından yüzen küçük bir bebek balina: Sizin için anne rolü inanılmaz derecede önemli. Yetişkin olmanıza karşın, davranışlarınız ve düşünceleriniz annenizden etkileniyor. Birazcık ana kuzusu olmaktan kurtulmanız ve yeni bir bağımsızlık seviyesi için çalışmanız yerinde olur. Anneniz sizi sonsuza kadar çocuk kalın diye büyütmedi.

2. Annesinin karnına sokulan bir bebek balina: Fiziksel şefkat görmeye ve okşanmaya gereğinden fazla muhtaçsınız. İnsan sıcaklığını özlemek doğal. Ama siz buna başkalarından daha fazla ihtiyaç duyuyorsunuz. Erkekseniz ve şıkkı seçtiyseniz, partnerinizin sizi evlat edinmediğini bilmeniz gerekir.

3. Bebekleri ile yüzen anne ve baba balinalar: Anne ve babanızın rollerini eşit olarak takdir ediyorsunuz. Oysa baba, bu tür hayali resimlerde genellikle unutulan bir figürdür. Çocukken ev hayatınız büyük bir olasılıkla mutlu ve güvenliydi ve bunun neticesinde hayata bakışınız dengeli oldu.

4. Su püskürterek kendi başına yüzen bir bebek balina: Kişisel özgürlüğünüzü elde etmişsiniz. Ama bu kadar yalnız takılıyor olmanız, sizin hırslı, inatçı ve bencil olarak algılanmanıza sebep oluyor. Bu kadar bir başınıza olmamaya özen gösterin, yoksa çevrenizdeki herkese yabancılaşacaksınız.

[/FONT]
 
DERİNLİKLERDE
Her macerada mutlaka bir miktar tehlike vardır. Maceraları, heyecanlı ve çekici klan tehlikedir. İnsanlar ayni heyecanı fiziksel tehlike riski olmadan yasamak için yüklü paralar ödemeye hazırdır. Hortlaklı ev gezileri ve paraşütsüz dalış okullarının is yapıyor olmasının nedeni insan doğasındaki bu özelliktir. Riskle yüzleşme arzusu hepimizin içinde vardır. Hatta tehlike ile yüzleşmenin dayanılmaz cazibesi bazı insanlarda öyle büyük bir tutku haline gelir ki yeni bir dünya arayışı ya da bir gizemi çözmek uğruna hayatları ile kumar oynayan insanlar vardır. Hepimiz korku filmindeki kahraman karanlık kapının eşiğinden geçecekken, Dur girme oraya! Sen deli misin? diye bağırmak istemişizdir. O kişi siz olsaydınız ne yapardınız? Şimdiki senaryomuz bizi basit korkularla gerçek korkunun arasındaki ince çizginin bulanıklaştığı karanlık bir duyguya götürecek.

1- Yıllardır kimsenin ayak basmadığı eski bir binadasınız ve yerin altına doğru inen bir merdiven keşfettiniz. Bir... iki... üç... Kaç basamak indiniz?

2- Derken karanlığın içinden birinin sesini duydunuz. Bu kişi yavaşça ağlıyor mu? İnliyor mu? Yoksa sizinle konuşuyor mu?

3- Bu kişinin sesini duyunca nasıl tepki veriyorsunuz? Sesin kaynağını bulmaya mı çalışıyorsunuz? İlk düşünceniz arkanıza bile bakmadan yukarıya koşup kaçmak mı? Yoksa korkudan olduğunuz yerde donup kaldınız mı?

4- Aşağıdaki kişi size adınızla sesleniyor ve yukarıdaki kapıdan gelen ışıkta, birisinin aşağıya doğru indiğini görüyorsunuz. Aşağıya gelen kimdir? Tanıdığınız birini seçin.
 
1. 6 basamak indim.
2. Gelen ses çok ürkütücü değil.Hatta benimle muhabbet ediyor halimi hatrımı soruyor ses.
3.Sesten biraz korkuyorum ama ben çok meraklıyımdır.Kesin sesin geldiği yere gider bakarım:))
4. Eee gelen kişinin de adı bende kalsın:))

cansuyu çok merak ettim ben bu testin sonucunu.Cevaplar ne acep:)
 
3 basamak indim
Benimle konuşuyor
Sesin kaynağını bulmaya çalışırım
Eşim
 
1:en fazla 3 basamak inerim
2:aşağdan inleme sesi geliyor
3:arkama bakmadan kaçarım:)
4:eşim


sonucu çok merak ettim şimdi:)
 
nasıl durgun sıradan bir yaşamım var gözükürken bu kadar koşturmacada olup yazmaya bile zaman bulamıyorum şaşıyorum.. daha günlüğümü yazacağım.. bu testin sonucunu öne çektim ama :))


bu arada ben beş basamak indim..

5-6 yaşlarında bir kız çocuğu sessizce gözyaşı döküyordu. sanırım bendim..
ona doğru yaklaştım

merdivenden inen tüm endamıyla kızımdı :))



[FONT=&quot]Derinliklerde İçin Anahtar;
Terk edilmiş binalar ve yer altı odaları gömülmüş anıları ve eski psikolojik yaraları sembolize ederler. Hemen hepimizin hatırlamak bile istemediği bir anısı ya da unuttuğumuzu sandığımız bir kalp kırıklığımız vardır. Ama hafıza kolaylıkla silinmez. Bu olaydaki tepkileriniz eskinin acı dolu anıları ile nasıl basa çıktığınızın göstergesidir.
1- Merdivenin altına kadarki basamak sayısı yaşadığınız psikolojik yaraların üzerinizde bıraktığı etkinin derecesini gösterir.

Az sayıda basamak belirtenler geçmişten çok az etkilenirler. Ama toprağın derinliklerine doğru inen uzun bir basamak belirtenler içlerinde derin yaralar taşırlar.

2- Karanlıkta duyduğunuz sesler geçmişteki acı anılarınızı nasıl yaşadığınız anlatır.

Ağlama sesi duyduğunu söyleyenler dertli zamanlarında başkaları tarafından avutulmuş ve aldıkları bu yardımla bu sureyi atlatmış kişilerdir. Bu zaman zarfında size yardım eden iyi insanlar bugünkü sizi yaratan kişilerdir. İnleme duyduğunu söyleyenler zor zamanlarını yalnız geçirmiş kişilerdir. Karanlıkta duyduğunuz inleme kendi gömülmüş acınızdır. Belki de artık kapıyı açıp gunesi iceri alma zamani gelmistir. Kendisiyle konusan bir ses duydugunuz soyleyenler eski acilarini bir madalya gibi tasirlar ve onlarin yara oldugunu dusunmeyi reddederler. Nietzche, "Bizi oldurmyen bizi guclu kilar demis ve siz bu felsefeyi iliklerinize kadar benimsemissiniz. Bunun baskalarina karsi duygularinizi katilastirmasina izin vermeyin.

3- Karanliktaki seslere verdiginiz tepki gecmisinizdeki acilarla nasil basa ciktiginiza isaret eder.

Eger sesin kaynagini bulmaya gittiyseniz buyuk olasilikla kendi hayatinizda da insiyatifi ele alan bir davranis sekli benimsediniz. Sorunlarinizla yuz yuze gelmek, eninde sonunda bir cozum bulmak demektir. Arkasina bakmadan yukari kosup kacanlarin sorunlari gormezden geldiklerinde sanki yok olacaklarina inandiklari bir gecmisleri vardir. Bu yaklasim bazen ise yarayabilir ama dertler sandiginizdan daha uzun sure yok olmamakta direnirse sakin sasirmayin. Korkularinizla yuzlesmelisiniz. Eger korkudan donakalip oldugunuz yere cakildiginizi soylediyseniz gecmisinizde cezemediginiz bazi olaylar sizi huzursuz etmekte ve hayatinizi yasamanizi engellemektedir.

4- Merdivenin basinda beliren kisi zor zamanlarda sirtinizi dayayabileceginizi dusundugunuz kisidir: Verdiginiz isim sizi rahatlatacak ve icinizdeki burukluklari iyilestirmenize yardimci olacaktir.


[/FONT]
 
YAĞMURA YAKALANMAK
Hayatta her şeyi öngörmek mümkün değildir. Dama kendimizi ruhen hazırlama şansı bulamadıgımız süprizler, acil durumlar ve beklenmedik felaketlerle karşılaşırız. Her türlü süpriz stres yaratabilir ( beklenmedik bir evlenme teklifide , ani bir ayrılıkta ). Kontrol edemediğimiz ya da öngöremediğimiz çok fazla şey vardır. Bir takım huylar geliştirmemizin ve hayatımızı bazı kalıplara göre düzenlememizin nedenlerinden biride budur.

Fırtına çıktı. Aniden bastıran sağnakta yürüyorsunuz. Son sürat koşsanız bile gideceğiniz yere beş dakka uzaktasınız. Aşağıdakilerden hangisi sizin yapacağınızı en güzel tanımlayandır ?

1- Büyük bir ağaç bulup yağmur dinene kadar altında beklerim.

2- Yağmurun ne kadar süreceğini bilmiyorum , Bu yüzden gideceğim yere kadar koşarım.

3- Şemsiyesini paylaşabileceğim biri ya da şemsiye alabileceğim bir dükkan olup olmadıgına bakarım.
4- Çantamda daima katlanabilir bir şemsiye taşırım. Onu kullanırım.
 
:)) ben de genelde şemsiye ya da gerekebilecek her şeyitaşır tam teçhizatlı kameraman arkadaş cevat kelle gibi gezerim :)) yağmuru severim ama.. aslında zaten şemsiye açmam hiç.. ama fırtına durumlarında zaten şemsiye de anlamsız.. durmasını bekleyemem.. sanki sonsuza dek sürecekmiş gibi illa da koşarım gideceğim yere...

nee??? ben kavgacı değilimmmmmm.... :((




anahtar...


Fırtına hayattaki beklenmedik ve kontrol edilmeyen güçleri temsil eder. Cevabınız sizinle sevdiğiniz ya da bir arkadaşınız arasında kavga bir çıktığında nasıl davranacağınızı betimler.
1- Büyük bir ağaç bulup yağmur dinene kadar altında beklerim:
Siz aranızdaki sorunları halletmeye geçmeden önce karşı tarafın öfkesinin dinmesini bekleyenlerdensiniz. Onların istedikleri kadar bağırıp çağırarak içlerini boşaltmasını seyredersiniz ve sonra kendi bakış açınızı soğukkanlılıkla ve tarafsız olarak sunarsız. Bazıları buna akıllıca bir yaklaşım derken diğerleri sinsice olduğunu söyler.
2- Yağmurun ne kadar süreceğini bilmiyorum, Gideceğim yere kadar koşarım:
İçlerindekilerin hepsini döktüğünüz sürece tartışmanın sonunun ne olacağı umurunuzda değil. Sizce siz haklısınız ve tartışacak hiçbir şey yok. Eğer karşınızdaki size öfkeyle davranıyorsa sizde öfkeyle karşılık veriyorsunuz. Bağırıyorsa sizde bağırıyorsunuz. Bu sizi tartışmak için pek eğlenceli biri yapmasa da en azından nerede durduğunuzu anlamanız çok kolay.
3- Şemsiyesini paylaşabileceğim ya da alabileceğim bir dükkân olup olmadığına bakarım:
Karşıtlıklar ve tartışmalar size göre değil. Bu nedenle kavga çattığında bile siz daima karşı tarafı sakinleştirmeye çalışıyorsunuz. Ama ne yazık ki bu davranış bazen işleri daha da kötüleştirir. Zaman zaman durup fırtınayı göğüslemelisiniz.
4- Çantamda daima katlanabilir bir şemsiye taşırım, Onu kullanırım.
Her suçlamaya verecek bir cevabınız, Her yanlışınıza bir özrünüz olduğunu düşünüyorsunuz. Size göre bir tartışma atışma yeteneğinizi bilediğiniz bir gösteri, bu tavrınız başkalarına bunaltıcı gelebilir. Ama büyük olasılıkla bunun için de bir açıklamanız vardır.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst