KOKOLOJİ TESTLERİ

işte geliyorrr :)))

METRODA YOLCULUK


Metroyla yolculuk hem cazip hem de berbat bir şeydir. Kalabalık ve gürültülüdür. Ayrıca pek güvenli ve temiz sayılmaz. Ama onui kent yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak görürüz. Belki elektrikli rayların uğultusu, belki her duraktaki ani duruş ve kalkışların sarsıntısı ya da en deneyimli kentliyi bile şaşırtan sayısız şoklar ve beklenmedik rastlaşmalar... Ne olursa olsun metro bize süprizler vaat eder. "Her şeyi gördüğünü mü sanıyorsun? Yanılıyorsun ? " der.

Metroda kalabalık bir vagondasınız. Yanınızdaki tek kişilik bir yer boşaldığını gördünüz. Oturmak için hamle yaparken, bir başkasının da oraya yöneldiğini fark ettiniz.Ne yaparsınız?

1. Tabii ki otururum
2. Kararsız kalır, harekete geçmeden önce çevreme bakarım
3. Onun oturmasına izin veririm
4. Başka vagona geçerim
 
METRO ANAHTAR

Pek cazip bir yolculuk değildir. Üstelik seyredecek manzara da yoktur. Ama bazen gideceğimiz yere ulaşmamızı sağlayan tek araçtır. Bu açıdan bakıldığında metro, görücü usulü tanışmalara benzer. Her ikisinde de yanlış yola girildiğinde artık yön değiştirmek mümkün değildir. Bu seneryodaki tutumunuz, yakın arkadaşınızın "tam sana göre biri" düşüncesiyle tanıştırdığı kişiyle ikinci kez buluşmaktan kaçınmak için seçeciğiniz yönetimi anlatır.

1.Tabii ki otururum

Ne istediğinizi ve daha önemlisi ne istemediğinizi biliyorsunuz. Deneyimleriniz, eğer sonuçlarına siz katlanacaksanız, başkalarının duyacağı üzüntüye aldırış etmemeyi öğretmiş. Yaşamınız sürecinde pek çok kişinin kalbini kıracaksınız ama en azından sizinkinin kırılmayacağı kesin.

2.Kararsız kalır, harekete geçmeden önce çevreme bakarım.

Olaylara daima geniş bir açıdan bakıyorsunuz ve karara varmadan önce konuyla ilgili olan herkesin duygularını dikkate alıyorsunuz. Ne de olsa dünya sizin çevrenizde dönmüyor. Ama unutmayın; şu an yapacağınız seçim sonucunda ya rahat koltukta yolculuk edeceksiniz ya da uzun yol boyunca kayışa asılı kalacaksınız. Bir de tabii "neden böyle oldu?" diye düşünmek var.

3.Onun oturmasına İzin veririm

Diğer insanların ne düşündüğü sizin için önemli. İyi görünmek adına hep başkalarının arzularına göre davranıyorsunuz. Herkes sizin çok uyumlu olduğunuzu düşünüyor. Ama arada bir hakkınızı savunmazsanız, ayakta kalmanızdan mutluluk duyan biriyle karanlık bir tünelde uzun bir yolculuğa çıkabilirsiniz.

4.Başka vagona geçerim.

Görücü usulü tanışma size yabancı bir kavram. Hiç tanımadığınız biriyle ilişkiye atılmak düşüncesi bile yangın çıkışına koşmanızı sağlayabilir. Ama sizi tanıyan kişiler bunun farkında. Pekçok olumlu niteliğinize rağmen çöpçatanların listesinde hiçbir zaman üst sırada değilsiniz.
 
Metro testinde aşağı yukarı hepsini yapabilirim en çok da benimle birlikte o boşalan yere yönelen kişiye bağlı, benim yorgunluk dereceme de. Eğer yorgun değilsem, ağır yüklerim yoksa pek de oturmayı tercih etmem malum bizim metro yolculukları kısa oluyor diyelim ki tren olsun ki o yolculuklar hem uzun hem de daha sasıntılı. :D Kesinlikle yanımda benden daha çok ihtiyacı olan birisi varsa ona öncelik tanırım. Kararsız kalmam tereddüt etmem ama bir teşekkür de beklerim o ayrı. :D

Sanırım bu metro testi bana hiiiç uymadı. İlişkilerde tanışma biçimlerine esnek bakarım. Bir çok konuda ilk etapta karasızlıklar yaşamama rağmen o konularda genelde çok kararlıyım. Önemli olan tanışma biçimi değil anlaşma biçimi bence insanların. :D
 
fırsat bulmuşken ben de biraz baksam testlere fena olmayacak :)

hadi benimki de metro değil otobüs olsun..
gözüme kestirdiğim yeri gözüme kestirdiğim andan itibaren benim sayarım ve mutlaka otururum
e malum ben yaşlıcayım :))

hatta başka oturmak isteyen olursa öyle sinirlenirim ki :)

cevaba baktım da.. gerçekten ne istemediğimi bilmekte üstüme yok :))
ve evet.. ben zarar görmeyeceğim ..en azından bundan sonra...

Hayatınız boyunca bir kurban olmak zorunda değilsiniz. Tam şu anda ne olduğunuz, geçmişteki seçimlerinizin bir sonucudur. Ne olacağınız ise bundan sonra yapacağınız seçimlere bağılıdır.

Ivan Burnell
 
makas testinde kağıdı illa katlayıp kıvırıp keserdim..

sonucu okuyunca irkildim
 
..ve bugünkü...


KOMEDİ DÜNYASI

İnsanlara gülmek kolaydır. Ama onları güldürmek çok zordur. Bazı insanlar karşısındakini güldürmek için her şeyi yapar. Ama bir kahkaha duymak için kendini gülünç duruma düşürmeyi kabullenecek pek az kişi vardır. Gerçek komedyenler, gülünç olmakla, özsaygıyı koruma arasındaki dengeyi başarıyla kurarlar. İyi bir espri anlayışı az bulunur ve çoğumuzun dostlarında ya da eşinde aradığı bir özelliktir. Paylaşılan kahkahalar insanları biraraya getirir ve şakayı sizden başkalarının da anladığını bilmek ortak bir bağ yaratır.

1.Stand-up gösteriniz için ilkez sahneye çıkıyorsunuz ve başarılı olmayı arzuluyorsunuz. Ama gösterilerinizi izlemesini asla istemediğiniz biri var. Kim bu kişi?

2.Komedi dünyasında başarılı olmak için gerekli gördüğünüz en önemli koşul nedir?

3. Program sırasında bir hata yaptınız.Ne tür bir hataydı ve bu durumu nasıl düzelttiniz.

4. İzleyicilerden biri herkesten çok güldü. Kimdi bu hayranınız?
 
Komedi Dünyası İçin Anahtar

Kahkaha, psikolojik çağrışım açısından zengin bir eylemdir. Endişe, kaçış, denetim ve parçalanma kavramlarıyla ilişkilidir. Sahne gösterisi ise izleyicileri de içerdiği için başkaları tarafından gözlenmeyi ve değerlendirilmeyi anlatır. Dolayısıyla, bu senaryoda komedyen rolüne girmekle, korku ve zaaflarınızla yüzleştiniz.

1.Gösteriyi izlemesini istemediğiniz kişi kimdi? Sevgiliniz mi? Ailenizden biri mi? Patronunuz mu? Belki şakalarınızda onun adı geçtiği için izlemesini istemiyordunuz. Ama aslında bu kişi asla düş kırıklığına uğratmak istemediğiniz biridir. Hayatımızda bazı insanlar vardır ki onların bize gülmesini hiç arzu etmeyiz.

2.Bir komedyen için başarının sırrı olarak neyi söylediniz? Bu soruya verdiğiniz yanıt, kendi sosyal ilişkilerinizde en çok ihtiyaç duyduğunuz şeyi anlatır. Uygun zamanlama mı? Yüksek performans mı? İyi bir menajer mi? Bunlar önemli etkenlerdir. Ama en önemlisi, insanların istedikleri şeyi sunmayı başarmaktır.


3.Sahnedeki hatanız, geçmişte yaptığınız ve aklınıza geldikçe pişmanlık duyduğunuz önemli bir yanlışı anlatır. Gösterinin ortasında mikrofonu düşürmüşseniz, geçmişte çok fazla sakarlık yapmışsınız demektir. Size laf atan seyirciye cevap veremediyseniz, zor zamanlarda ya da eleştirildiğinizde bocalıyorsunuz demektir. Eğer seyirciye hakaret ettiyseniz, çevrede kimin bulunduğuna dikkat etmeksizin aklınıza her geleni söylediğiniz anlamına gelir. Hatayı düzeltme çabanız, ileride yapacağınız benzer yanlışların etkisini en aza indirgemek için seçeceğiniz yöntemi gösterir. Olayı fark etmemiş gibi gösteriye devam edebilirsiniz. Ama bazen en uygun yol hatayı itiraf edip kendi halinize gülmektir.

4.Şaka, psikolojik açıdan karmaşık bir olgudur. Kontrolü, karşınızdakileri güldürerek elde tutmaya çalışırsınız. Bunu sağlamak için, diğer insanların espri anlayışına hitap etmeyi bilmeniz gerekir. Ayrıca onları memnun etme girişiminizin başarısızlığa uğrama ihtimali de vardır. Büyük hayranınız olarak belirttiğiniz kişi, sizin üzerinizde denetim gücü olmasını istemediğiniz biridir. Bunun nedeni aranızdaki dostça ya da daha yoğun bir rekabet olabilir. Ancak bu kişi gösterinizi renklendirecek uyarımı sağlayarak, bireysel gelişiminizin anahtarını elinde tutan kişidir.
 
cumartesi testi :)

GELECEĞİN HABERCİLERİ

Bir cumartesi günü evde tembellik ederken zil sesiyle yerinizden sıçradınız. Kapıyı açtığınızda çok şaşırıyorsunuz. Eşikte iki hayvan duruyor. Size iki mektup getirmişler. İçlerinde de geleceğe ait öngörüler var. Zarfları açınca iki mektubun içeriğinin çok farklı olduğunu görüyorsunuz. Bir mektupta sizi mutlu bir geleceğin beklediği yazıyor. Diğeri ise felaketleri ve mutsuzluğu haber veriyor.

Aşağıdaki hayvanlardan hangisi size iyi haber getirdi, hangisi kötü haberi getirdi?

1. Kaplan
2. Köpek
3. Kuzu
4. Papağan
5. Kaplumbağa
 
kendi cevaplarım..

papağan kötü haber kaplumbağa iyi haber getirdi..

acaba kötü şeylerin sürekli tekrarlanacağını iyi şeylerinse gelmek bilmediğini mi düşünüyorum dedim kendi kendime ama test bununla ilgili değilmiş :))




GELECEĞİN HABERCİLERİ İÇİN ANAHTAR

Seçtiği eş, çoğu kişinin geleceğini etkiler. Hayvanlarla ilgili olumlu ve olumsuz çağrışımlarınız, psikolojik açıdan zengin ve karmaşık anlamlar taşır. Bu senaryoda size mutluluk mesajı gerektiren hayvan, ideal eş olarak düşündüğümüz kişiyi temsil eder.Felaket habercisi ise, sizi derin karanlıklara çekmesinden korktuğunuz kişiyi tanımlar.

1.Kaplan
a-) İyi Haber: Coşkulu, güçlü ve irade sahibi, hükmedici bir eşle mutlu olacağınıza inanıyorsunuz.
b-) Kötü Haber: Kibirli, ormanın sahibiymiş gibi etrafınızda dolaşan, ev işlerine yardımcı olmaktan söz ettiğinizde homurdanan, hükmedici bir eşe rast gelmekten ürküyorsunuz.

2.Köpek
a-) İyi Haber : Bir eşte aradığınız en temel özellik kesin sadakat ve koşulsuz adanmışlıktır.
b-) Kötü Haber: Herkesi memnun etmeye çalışan ve başkalarının ne düşündüğüne fazla önem veren kişilerle asla anlaşamazsınız.

3.Kuzu
a-)İyi Haber: Sizin için mutluluğun anahtarı sıcak kalpli ve ilgili bir eştir.
b-)Kötü Haber: Evden pinekleyen, her gün aynı şeyleri yapan, sıkıcı bir eşle yaşamak zorunda kalmak sizi ürkütüyor.

4.Papağan
a-)İyi Haber : Size uygun olan eğlenmeyi seven, konuşkan ve güldürmeyi bilen bir eş.
b-)Kötü Haber: Çalışmaktan hoşlanmayan, sürekli gevezelik eden biriyle asla anlaşamazsınız.

5.Kaplumbağa
a-)İyi Haber : Ciddi, güvenilir, ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda bulunan bir eşle mutlu olursunuz.
b-)Kötü Haber : En büyük kabusunuz hayatınızı ağır hakaret eden, pek zeki olmayan biriyle geçirmektedir.
 
pazar pazar :))
SÜZÜLEREK GİDİYORUZ

İnsanın pek çok konuda üstünlükleri vardır. Ama suyun üzerinde kaymak bunlardan biri değildir. Havuza girdiğimizde hepimiz biraz çaba harcayarak başımızı suyun üzerinde tutup bir kaç kulaç atmayı başarırız. Ancak okyanusun ortasına düşersek can yeleği olmaksızın sağ kalmamız çok zordur. Ama her zaman olduğu gibi insan zekası, bedensel yetersizliğine çare bulmuş ve deniz araçlarını icat etmiştir. Onlar sayesinde bugün ulaşamadığımız hiç bir deniz, akarsu ve göl kalmamıştır.

Suyun üzerinde süzülen bir deniz aracı olduğunuzu hayal edin. Aşağıdakilerden hangisi sizi tanımlar?

1. Kütüklerden yapılmış bir sal
2. Dayanıklı bir sandal
3. Yarış Teknesi
4. Yolcu Gemisi
 
bana sal olup süzülmek cazip geldi...

anlamı ne şimdi öğreneceğim..



SÜZÜLEREK GİDİYORUZ” için ANAHTAR

Su Havzaları, gemilerin ve teknelerin doğal varlık alanıdır. Su üzerindeki aracın hiçbir yanında sınır ve engel yoktur. Kendinizi açık denizdeki bir tekne olarak hayal etmek, kısıtlayıcı bağlardan uzak bir hayatı düşlemektir. Sizi tanımlayan deniz aracı ise, sadece kendinize ait olan zamanları nasıl değerlendirdiğinizi anlatır.

1.Kütüklerden yapılmış bir sal,
Boş zamanızı bir yerden diğerine amaçsızca gezerek geçiriyor, açık hava faaliyetlerinden zevk alıyorsunuz. Balıkçı kayığıyla gezebilir, dağa tırmanabilir, kamp kurabilir, balık tutabilir ya da sadece açık havada dolaşabilirsiniz. Sizin için önemli olan doğa ortamında bulunmanız. Çünkü siz, bütün bir günü çimlerin üzerinde sırt üstü yatıp sadece bulutları izleyerek geçirdiğinizde de mutlu oluyorsunuz.

2.Dayanıklı Bir sandal,
Bedensel faaliyetler ve ter dökmek sizi dinlendiriyor. Hafif ya da ağır bedensel çalışmalar, takım oyunları ya da bireysel sporlar… Vücudunuzun sınırlarını zorlayan her türlü faaliyet hoşunuza gidiyor.

3.Yarış Teknesi
Sakin bir yaz gününü, son sürat yol alan bir yarış teknesinde geçirmekten daha güzel ne olabilir ? Yüksek tempolu eğlence türlerini tercih ediyorsunuz. Sürat sporları, talih oyunları ve zamana karşı oynanan, reflekslerinizi sınayan oyunlar…

4.Yolcu Gemisi
Sizce gündelik hayatta yetirince heyacan var. Doktorunuz boş zamanlarınız için size zihinsel faaliyetler önermiş olmalı. Boş zamanlarınızda satranç oynamayı ve yap-bozla ilgilenmeyi, yürüyüş yapmayı, güzel bir roman okumayı ya da salon oyunlarını tercih ediyorsunuz.
 
Köpek
Kötü Haber: Herkesi memnun etmeye çalışan ve başkalarının ne düşündüğüne fazla önem veren kişilerle asla anlaşamazsınız.

Papağan
İyi Haber : Size uygun olan eğlenmeyi seven, konuşkan ve güldürmeyi bilen bir eş.

Süper bir testmiş:))Eş tercihi tam da istediğim gibi :))
 
1. Babam :S espriye bakış açılarımız çoğu zaman farklı olduğu için öyle demek geldi içimden.
2. Doğal olmak.
3. Ufak bir dil sürçmesi hatırlayamamak o gösteriye hazırlandıysam küçük hatalarım olur zamanla da bu hataları aşarım öyle eminim kendimden :D. İyi mizah çoğu zaman spontanedir hataları bile şakaya çevirebilmeli insan o durumda.
4. En yakınlarım dedim. Ruhum asi yapacak bir şey yok. Kendi iplerim benim elimde olsun. Özgürlüğüm çok değerli denetim altında olmak istemem ki denetimci tarafımı da törpüleme çabasındayım. Bayan mükemmeliyetçi olmaktan yoruldum herkesi olduğu gibi kabul etmeye çalışıyorum ki onlar da beni koşulsuz kabul etsinler.
 
teşekkürler sweet :)

özgürlüğüme düşkün.. sınırlarımın bekçisi.. bayan mükemmel.. demir leydi.. ve herkesin dinlendiği ada olmak :)) hiç yabancı değil bana..

ve ben kendimi olduğum gibi kabul ediyorum.. başkaları beni ister kabul etsin ister etmesin..
önceleri sandım ki.. ben başkalarının sınırlarına saygı gösterirsem onlar da benim sınırlarıma saygı gösterir.. yanıldım.. ben kendi sınırlarıma saygı gösteriyorum hepsi bu...

nice nin dediği gibi..

aç aslanlarla dolu bir ormanda.. sırf vejateryenim diye onların sizi yemeyeceğini sanmak büyük yanılgı :)
 
Şu deniz aracı testinde de "Kütüklerden yapılmış bir sal" olmak dışında hepsi bana yakın geliyor eğlence anlayışım zaman zaman değişkenlik gösteriyor. Yolcu vapuru gibi iki yaka arasında hala mekik dokuyorum zaten.
 
bugün bilgisayarı açmaya bile zamanım olmadı.. umarım çok bekletmedim :)

HAYALİNİZDEKİ EV

Bazı insanlar evini sadece barınak ya da dışarda geçirilen uzun ve zorlu bir günden sonra uyuyabilecekleri bir yer olarak görür. Ama çoğu kişi için evi daha derin anlamlar taşır: Güvenlik duygusu, konfor, şefkat ve aşk... Hissettirdikleri ne olursa olsun, kişinin ev imajı, anılarına ve deneyimlerine göre belirlenir ve içinde bulunmak istediği en mükemmel mekanı temsil eder. Hepimiz bir dostumuzun evini ilk ziyaret ettiğimizde "aynen tahmin ettiğim gibi" diye düşünürüz. Evler insanın sadece bedeninin değil kalbinin de bulunduğu yerdir ve zaman içinde sahibinin özelliklerini kazanır.



İçindeyken kendinizi en rahat hissedeceğiniz ideal evinizi nasıl tanımlarsınız? Kapıyı açalım ve içeriye göz atalım?



1. Yıllarca çalışıp para biriktirdiniz ve şimdi bu evi satın almayı düşünüyorsunuz. Gezmek için içeriye girdiğinizde ilk anda önünüze bir merdiven çıkıyor.Merdiven loş mu yoksa parlak bir ışıkla mı aydınlanmış?

2. Ev bir süredir kullanılmıyor.Hol, tuvalet, banyo küveti, yemek odası... Hangisinin ciddi olarak temizlenmeye ihtiyacı var ? En temiz görünen bölüm neresi?

3. Odaları gezerken sokak kapısını tam olarak kapatmadığınızı farkettiniz. Birinin kapıdan baktığını gördünüz. Bu kişi kim?
 
kendi cevaplarım.. merdiven loş da değildi aydınlatılmamıştı da.. çünkü güneş ışığı süzülüyordu terasın ucundan.. merdiven terasa varıyordu


küvetin acilen temizlenmesi gerek.. yemek odası kullanılmamışcasına yeni...

hay allah açık mı kalmış.. meraklı bir komşu baktı ama biraz ters yaptım :))



çııÖÖçşHAYALİNİZDEKİ EV" İÇİN ANAHTAR

İdeal eve sahip olmak, dünyevi arzularınızı ve umutlarınızı gerçekleştirmek anlamına gelir. Hayalinizdeki evi gezerken edindiğiniz izlenim, geleceğin size neler getireceğine dair düşüncelerinizdir.

1. Merdiven, önünüzde uzanan hayatın simgesidir. İyi aydınlanmış merdiven görenlerin, gelecekle ilgili hedef ve beklentileri nettir. Merdivenin loş olduğunu görenler ise önlerine uzanan hayatın belirsiz olduğunu düşünüyorlardır.

2. En kirli olduğunu düşündüğünüz bölüm, gelecekte size sorun çıkartacağına inandığınız hayat alanıdır. Temiz olarak düşündüğünüz alan ise mutluluk ve başarının anahtarıdır.

Hol: Kirli hol, diğer insanlarla ilişkilerinizle ilgili sorunlara dair endişe göstergesidir. Temiz bir hol ise kişinin, insan ilişkilerinde sorun yaşamayı beklemediğini gösterir.

Tuvalet: Tuvaletin temiz olduğunu düşündüyseniz, maddi güvenlik ve başarıya önem veriyorsunuz demektir. Tuvaletin kirli olması ise gelecekte parasal sorunlar, borç ve iflastan korktuğunuzu gösterir.

Banyo küveti : Sağlığın simgesidir. Temiz olup olmadığı kişinin hastalık ve sağlık konusundaki umut ya da endişelerini anlatır. Kirli kuvet kişinin ileride başına gelecek hastalıklardan ve güçten düşmekten korktuğunu gösterir. Temiz küvet ise kişinin sağlıklı bir hayat sürdüreceğine inandığını gösterir.

Yemek odası; Tümüyle aileye adanmış bir mekandır. Bu bölüm kirli ise ileriki yıllarda aile içinde sürtüşmeler yaşanılacağına dair inancı gösterir. Temiz ise ailenin o kişi için öncelik taşıdığını ifade eder.

3. Kapılar, evi dış dünyadan korur. Siz hayalinizdeki evi gezerken kapıdan içeri bakan kişi, önemli bir sınırınızı çiğnemiş, savunma hattınızı geçmiştir. Geleceğiniz mutluluğunuz açıdan tehdit oluşturduğunuza inandığınız biridir. Aynı zamanda bu kişi, size kasten kötülük yapacağını asla düşünyeceğiniz biri de olabilir. Onun yanında nedensiz huzursuzluk duyarsınız. Çünkü sevdiğiniz insanlar bize acı verme gücüne sahiptir ve bilinçaltımız, bilincimizin görmezden geldiği tehlikeleri sezebilir.
 
evvettt... bugün alışverişe gidiyoruzz :))



AYNALAR YALAN SÖYLEMEZ


Giysi alışverişi çoğumuza boy aynasında katı gerçeklerle yüz yüze gelme fırsatı sağlar. Bunu hepimiz yaşamışızdır. Askıda muhteşem görünen giysi, soyunma kabininde sanki bir değişime uğrar ve sizin üzerinizde emanet gibi duran bir giysiyle kalakalırsınız. Tam bu sırada satış elamanı perdeyi aralar, acınacak halinize bakıp size " ne kadar da yakıştı!" der. Bu durumda nasıl tepki verirsiniz?

1. Doğrudan fikrinizi söylersiniz. "Herhalde şaka yapıyorsunuz, üzerimde çok kötü durdu."
2. Giysi beğenmeme sebeblerinizi açıklarsınız. "Yakası çok geniş.Kollarının duruşunu sevmedim."
3. Bu sözlere aldırmadan " sağ olun ama bir kaç yere daha bakmak istiyorum" dersiniz.
4. İltifatı kabullenirsiniz."Gerçekten mi? Peki, o zaman alıyorum" dersiniz.
 
CEVAP ANAHTARI

Giysi alışverişi yapmak ruhsal arayışla benzeşir. Gerçek kimliğinizi ifade eden mükemmel bir araçtır. Gardırobunuz kişiliğinizin uzantısıdır. Çünkü en güzel yanlarınızı - fiziksel ya da ruhsal - öne çıkaran giysilerden oluşur. Satış elemanının sahte iltifatına vermiş olduğunuz cevap ise en değerli varlığınız olan kendinizi nasıl gördüğünüzü açıklıyor.

1." Herhalde şaka yapıyorsunuz.Üzerimde çok kötü durdu."

Aynalar yalan söylemez.Defalarca size çok güzel olduğunuzu söylediler ve bu yüzden boş iltifata ihtiyacınız yok. Kendinizle gurur duyuyorsunuz. Bu hal,dış görünüşünüze de yansıyor. Prim almaya çalışan bir satış elamanının, onca çabayla yarattığınız görünümünüzü bozmasına izin veremezsiniz değil mi?
2."Yakası çok geniş, Kollarının duruşunu da sevmedim"

Her an mükemmel görünmeyebilirsiniz ama aptal yerine de konmayı da kabullenemiyorsunuz. Siz, algılarınızın gerçekçi olduğuna eminsiniz, bununla gurur duyuyorsunuz. Bu nedenle yalana katlanamazsınız. Ayrıntıdaki seçiciliğiniz ve incelikli duyarlılığınızın yansıması kişisel tarzınızı yaratmıştır ve bunu asla tehlikeye atmazsınız.

3."Sağolun ama birkaç yere daha bakmak istiyorum."
Felsefeniz; "Ben, benim. Başkaları ise başkaları." İkisini asla karıştırmıyorsunuz. Belirli bir nedenden dolayı değil, özgün bir varlık oluşunuzla gurur duyuyorsunuz. Sonuçta da kendi bildiğinizi yapıyorsunuz ve başkalarının ne düşündüğü sizi hiç ilgilendirmiyor.

4."Gerçekten mi? Peki, o zaman alıyorum."

Kendi içinizde gururlanacak bir yan henüz bulamamışsınız. Bulsaydınız insanların sizi yönlendirmesine ve yanıltmasına izin vermezdiniz. Aynaya dürüstçe bakmanızın zamanı gelmiş de geçiyor. Bu kez görüntünüzü yine beğenebilir ve şaşırabilirsiniz. Ama bu size istemediğiniz giysilere para ödemek gibi pahalı bir alışkanlık kazandırabilir.
Su_Perisi:
2."Yakası çok geniş, Kollarının duruşunu da sevmedim"

Her an mükemmel görünmeyebilirsiniz ama aptal yerine de konmayı da kabullenemiyorsunuz. Siz, algılarınızın gerçekçi olduğuna eminsiniz, bununla gurur duyuyorsunuz. Bu nedenle yalana katlanamazsınız. Ayrıntıdaki seçiciliğiniz ve incelikli duyarlılığınızın yansıması kişisel tarzınızı yaratmıştır ve bunu asla tehlikeye atmazsınız.
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst