KOKOLOJİ TESTLERİ

cansuyu

New member
12
HD RANK
Katılım
29 Nisan 2012
Mesajlar
1,224
Reaksiyon puanı
3
Puanları
0
KOKOLOJİ

Aklın gözleri iki yöne birden bakar. Biri dış dünyaya dönüktür, çevremiz ve insanlar hakkında bilgi toplar. Diğeri içe dönüktür ve içimizin gizli dünyasına bakar. Kendi iç dünyanızı araştırdığınız bu göz, başkalarının ne düşündüğünü anlamaya çalışır ve ileriye bakarak bir gün nasıl bir insan olacağınızı bulmaya çalışır
Kitaplar, gazeteler ve televizyon insanların dış dünyayı öğrenmeleri ve anlamaları için geliştirilmiştir. Son yıllardaki medya patlaması duygu ve bilgi fazlasına ve insanların günlük olarak hazmedebileceğinden daha çok bilgi yüklenmesine neden oldu. Medyanın çok az bir bölümü iç dünyamızı keşfetmeye ve anlamaya ayrılmış durumda. İç gözümüzü açmak ve bu gözün görüşünü keskinleştirmek için tasarlanmış psikolojik oyunlar bunun bir türüdür Psikoloji bilimi insanlara zihin anlamayı sağlar ama her bilim dalı gibi uzmanlaşmamış kişileri uzak tutacak özel kelime haznesini öğrenebilmek için çok zorlu çalışma ve azim öğrenciler ister. Kokoloji psikoloji bilimi temel alınarak ama eğlenceli ve kolay bir yaklaşımla herkesin anlayabileceği şekilde hazırlanmış bir oyundur.
size teste başlamadan önce dikkat etmeniz gereken birkaç nokta:

Aklınıza ilk geleni söyleyin
Doğru ya da yanlış cevap yoktur. Bu nedenle rahat olun ve aklınıza geleni çekinmeden söyleyin.

Eğer mümkünse başkalarıyla oynayın
Kokoloji diğer bütün kitaplar gibi tek başınıza da okuyabileceğiniz bir kitaptır. Ama bir başkası ya da bir grupla oynadığınız zaman çok daha eğlenceli ve heyecanlı olacaktır. Diğerleri ile sandığınızdan daha fazla ortak yönünüz olduğunu görebilirsiniz. Belki de farklı dünyalardan gelmiş kadar uyumsuz olduğunuzu göreceksiniz, kim bilir! Bunu keşfetmek içinse tek bir yol var.

Cevapları tahmin etmeye çalışmayın
Testlerde akıllı olduğunuzu ispatlamaya çalışmak ya da soruların altlarında ne anlam gizli olduğunu tahmin etmeye çalışmak çok doğaldır. Ama bundan ne öğrenebilirisiniz ki?

Kendinize karşı dürüst olun
Kokoloji sadece bir oyun olabilir ama her iyi oyun gibi eğer izin verirseniz size bir şeyler öğretecektir. Kendinizle ilgili bir hata ya da eksiklik ortaya çıkarsa bunu kabullenmekten korkmayın.

Hazırlıklı olun
Testlerden bazıları size bir şeyler yazmanızı yada resim çizmenizi söyleyecektir bu nedenle başlamadan önce bir kalem ve kağıt hazırlamanızda fazda var. Tecrübeli kokolojistler bir dahaki oyunu videoya çekmeyi düşünebilir. Gerçek karakterler açığa çıktığında oyuncuların yüzlerindeki beliren ifadeler çok eğlenceli olabilir.

Sırası gelmeyen yerleri okumayın
Bu tavsiyemiz, polisiye bir romanı okumaya başlamadan önce katilin kim olduğunu öğrenmek için son sayfaya bakanlara.

İnsanların tepkilerini izleyin
Bu kitaptaki senaryolar verilen açıklamalar kendiniz ve başkaları hakkında daha fazla şey öğrenmek için sadece bir başlangıç noktasıdır. Kimi zaman bir başkasının bir soruya verdiği beklenmeyen cevap, yazılan açıklamadan çok daha öğretici olabilir.

Açık fikirli olun
Tıpkı hayatta olduğu gibi Kokoloji oynarken de olayları bir perspektif dâhilinde tutmak önemlidir. Tek bir doğru cevap ve tek doğru yorum yoktur. Eğer arkadaşınızla oynuyorsanız, onları keşfetmek fırsatını değerlendirin. Eğer hepimiz aynı şeyi düşünüyor olsaydık dünya hiç eğlenceli bir yer olmazdı. Çeşitlilik hayatın tuzu biberidir.



Şimdi başlayalım mı oyunumuza arkadaşlar katılım bekliyorum okuyup kendinize saklamayın fikirlerinizi unutmayın biz bir aileyiz
 
ÇÖLDE YOLCULUK
Masamızın üstünde bitmemiş işler dolu. İş arkadaşlarınız çoktan evlerine gitmişler. Saate bakıyorsunuz, O da size bakıp gülüyor. İçinizde gittikçe ağırlaşan bir duyguyla, işleriniz acaba hiç bitmeyecek mi diye düşünüyorsunuz.
Profesör dünyanın en sıkıcı konusu hakkındaki üç saatlik derste anlatıyor da anlatıyor. Defterinizde karalama yapmak için hiç boş yer kalmadı ve dersin daha sadece yarım saati geçti. Zamanın içinde donduğunuzu hissediyorsunuz.
Beklemek kimi zaman herhangi bir anlık acıdan çok daha özel bir tür işkencedir. Can sıkıntısı ve bunalma bir araya geldiğinde en sağlam insanı bile paniğe uğratabilir. İlk yolculuğumuz bizi sonsuzluk ile yüz yüze getirecek. Kendinizi hazırlamak için bir dakika bekleyin ve uçsuz bucaksız bir çöle girin.
1. Hiç sonu yokmuş gibi görünen ıssız ve geniş bir çölde bir deveye binmiş gidiyorsunuz. Yorgunluktan bitap düşene kadar deveyi sürdünüz. Sizi taşıyan deveye hangi sözcükleri söylersiniz?
2.tam susuzluktan öleceğinizi düşünürken önünüzde çok güzel bir vaha göründü. Ama birisi sizden önce oraya varmış. Bu diğer yolcu kimdir? Tanıdığınız birinin adını verin.
3.Çölde zaman çok yavaş geçiyor ve uzaktan bir kasabanın ışıkları görünene kadar sanki asırlar geçti. Nihayet varacağınız yere geldiniz. Yolculuğunuzun sonuna geldiğinizde neler hissediyorsunuz?
4. Uzun zamandır üzerinde ilerlediğiniz deveyle ayrılma zamanı geldi. Deveden inerken yeni bir sürücü geliyor ve sizin kalktığınız eğere oturuyor. Yeni binici kimdir? Hayatınızdaki bir başka kişiyi seçiniz.









ÇÖLDE YOLCULUK İÇİN ANAHTAR


Buradaki çöl ve deve, kişisel bağımsızlık yolculuğunu sembolize eder. Tam olarak söylemek gerekirse bu senaryo sizin sevgilinizden ayrılmanız durumundaki duygularınızı açığa çıkarır. Cevaplarınız yollarınızı ayırma vakti geldiğinde nasıl tepki vereceğinizi gösterir.
1.Deveye söylediğiniz sözcükler aşkın bittiğini fark ettiğinizde kendi kendinize söyleyebileceğiniz şeylerdir. Şöyle cesaret verici sözler mi söylediniz: ‘Bir şekilde başaracağız!’ ya da ‘Merak etme, bu sonsuza kadar böyle gidemez.’ Yoksa karamsar bir havanız mı vardı? ‘Kaybolduk, hiç umut yok, sanırım burada öleceğiz?’
2.Psikoloji termonolojisinde vaha, kişinin sorunlarını çözmesini sembolize eder. Burada karşılaştığınız kişi sizi rahatlatmış, size yardım etmiş ya da ileride ihtiyacınız olduğunda yardımını isteyebileceğiniz birisi olabilir.
3.Yolculuğun sonunda vardığınız kasaba kırık kalbiniz iyileştiğinde duygularınızın yeniden yola girmesini sembolize eder. Kasabaya vardığında hissettikleriniz biten aşkınız hakkındaki gerçek hislerinizdir.
4.Yeni binici sizin gizlice rekabet, kıskançlık hisleri beslediğiniz ya da için için kızdığınız birisidir. İsmini verdiğiniz bu kişi aşkta bir rakibiniz mii yoksa bir zamanlar kalbinizi kırmış olan birisi mi?
 
kendi cevaplarım :))

deveye ha gayret diyorum...
hadi yüreğim ha gayrett :))

vahadakini.. tanımıyorum :((
ne fena.. zaten kendimden başka kimseye güvenmediğim düşünülünce ...

ohh çok şükür derim...
ben tüm bitişleri severim :))

iş partnerimi seçtim seçe seçe :) birlikte inanılmaz bir ekibiz..demek için için haset edermişim :))
 
Sen başarırsın dedim deveye.
Vahada kimseyi göremedim sanırım benim durumum daha vahim
Yaşasın medeniyet yaşasın özgürlük herşey çölden iyidir hiç özlemeyeceğim
Ve bu şaşırtıcı evladımı oturtabildim ancak deveye ama bu ne demek şimdi?
 
İlginçmiş yalnız ben çöldeki olaylardan hiç birisiyle aşkı bağdaştıramadım test benim için bambaşka anlamlar kazandı. Verdiğim cevapların sevgiliye duyulan aşk ile alakası yok. Sanki bilinçaltıma bilinçli bir şekilde dokundu. Bu çöl macerası benim için zorlu bir yolculuk anlamı taşıyordu. Örneğin belirlediğinin bir hedefe ulaşmada karşıma çıkmış bir egledi o çöl. Çöl özellikle seçilmiş bir imge ya da metafor mu demek daha doğru buna. Çöl çaresizlikleri, çıkmazları ama yola devam etme gerekliliğini simgeliyor. Ben tam olarak bir çöldeyim hayatımdaki bir konuda(çok şükür ki sevgilime duyduğum aşk değil bu). Bu konuda bir aşk var mı? Aşkla başladığım bir iş ile ilgili. Aşkla başladım hala severek yapıyorum ama bazı durumlar beni o işten soğuttu uzaklaştırdı şevkimi kırdı ve yol ayrımına getirdi. Cevaplarım:

1. Deveye: Seni ve kendimi bu zor duruma soktuğum için üzgünüm. Dinlenmemiz gereken vakitteyiz. Dinlenmeliyiz. Yeterli gücü topladığımızda devam etmeliyiz. Buradan kurtulmak ikimizin de hayrına olacak.(Ciddi ciddi derdim böyle ben bitkilerle konuşan biri olarak deveye neler neler derdim tek başıma kaldığım çölde:) )

Bir şeyleri zora soksam da yanlış yollara girsem de yalnızca kendimi düşünmekten uzağım. Hem kendimi hem de olayın içindeki diğer insanları düşünüyorum. Çok fazla sorumluluk sahibim asla bencil olamadım. Bundan durumdan mutluyum ama en önemli nokta başkalarını ve kendimi düşünme konusunda en ideal dengeyi kurabilmek.

2. Vaha da bana en güven veren kişiyi gördüm. O kişi benim her zor anımda yanımda olan, bana koşulsuz güven veren, sözüne inandığım, düşüncelerine değer verip saygı duyduğum, canım, herşeyim.

3. Şehre vardığımda mutluluk, başarı hissi, hedefe ulaşmanın hazzı, güvenlik ve beraberinde doğal olarak bir rahatlama hissine kapıldım. Bu işi çözdüğüm ve nihayetine erdirdiğim zaman bunları yaşayacağıma eminim. Aslında hep varmak istediğimiz yere vardığımızda hissettiğimiz ortak duygular sanki bunlar.

4. Bu işi öğrettiğim kişinin adı geldi aklıma normal bu da çok normaldi. Ben gidince o geçicek yerime. Evet ona zaman zaman kızıyorum çünkü kendi tutkumu ve çalışma hevesimi ve titizliğimi onda göremiyorum. Onu en iyi şekilde yetiştirmek için çabalıyorum. Bunu yapmam sorumluluk bilincim yüzünden. Onun da o çölü aşıp kendi hedef şehrine ulaşmasını dilerim. Kıskanmam gereken bir durum yok. Kıskançlık mı o da ne ola ki ben o duyguyu uzak tutayım kendimden mümkün olduğu kadar uzak. Gerek yok öyle negatif duygulara yaşasın pozitif ve sevgi dolu olmak. Gerçekten Karşımdaki zor bir insan yine de herşeye rağmen karşısında sakin kalabildiğim için mutluyum. :))

Çok harika bir paylaşım olmuş. İçimi döktüm resmen. Oh rahatladım. Güvendiğim birinin olması güzel, yetiştireceğim birinin olması da güzel. Pes etmeyişim olumsuzluklara karşı güçlü duruşum da güzel. Umarım herkes hedeflerine en güvenli yollardan sağ sağlim ulaşır.
 
ilginç yorumlarınız ve net liğiniz için teşekkür ederim..

elbette ben uzman değilim :) ancak sanırım yine de esas noktayı kaçırıyoruz. mantıklı açıklamalar anlamlandırmak düşünmek yasak :)) bilinç düzeyi ve bilinçaltı aynı metodla çalışmıyor nasıl olsa :))

ve elbette bilimsel değeri tartışılsa da eğlenceli ve düşündürücü testler..

Kadir.. sizin 4. soruda evladımdan başka kimseyi oturtamadım demenizden anladığım kadarıyla sanırım aslında önce aklınızdan başka isimler geçmiş ama hayır olmaz diye düşünmüşsünüz.. oysa sorunun cevabı tam da aklınızdan ilk geçen kişi :))

Sweet :)) foruma girdiğimden beri şaşıyorum herkesle ve her paylaşımla nasıl bu kadar ilgilenebildiğinize ve hep kendinizi kattığınıza zaten :))

evvettt.. ikincisi geliyor :)) iyi eğlenceler...
 
[FONT=&quot]Mavi Kuş Testi

BİR gün bir mavi kuş aniden camınızdan içeriye giriyor ve dışarıya çıkamıyor. Bu yolunu şaşırmış kuşta sizi çeken bir şey var. Onu beslemeye karar veriyorsunuz. Ama ertesi gün kuşun rengi sizi şaşkınlığa düşürerek maviden sarıya dönüşüyor! Bu özel kuş, ertesi gün gene renk değiştiriyor. Üçüncü günün sabahında parlak bir kırmızı ve dördüncü gün tamamen siyah oluyor. Beşinci gün uyandığınızda kuşun rengi nedir?

1. Renk değiştirmiyor, siyah kalıyor.

2. İlk rengi olan maviye dönüyor.

3. Beyaz oluyor.

4. Altın rengi oluyor.

[/FONT]
 
[FONT=&quot]ıÜü[/FONT][FONT=&quot]MAVİ KUŞ İÇİN ANAHTAR[/FONT]
[FONT=&quot]Uçup odanıza giren kuş, ‘iyi şans’[/FONT][FONT=&quot]ı[/FONT][FONT=&quot] sembolize ediyor. Ama o da ne! Aniden renk değiştirmesi, bu mutluluğun uzun sürmeyeceği konusunda sizi endişelendiriyor. Göstereceğiniz tepki, gerçek hayattaki zorluklar ve belirsizlikler karşısında nasıl davranacağınız konusunda bize ipucu veriyor.[/FONT]
[FONT=&quot]1.[/FONT][FONT=&quot] Kuşun renk değiştirmeyeceğini, siyah kalacağını söyleyenler karamsarlardır: Durum bir kez kötüye gidince, bir daha asla düzelmeyeceğini ve daima öyle kalacağını düşünüyorsunuz değil mi? Neden? Eğer bu en kötü durumsa, bundan daha kötüsü olamaz ki! Unutmayın, dinmeyen yağmur yoktur.[/FONT]

[FONT=&quot]2.[/FONT][FONT=&quot] Kuşun yeniden maviye döndüğünü söyleyenler iyimserlerdir: Hayat, ‘[/FONT][FONT=&quot]İ[/FONT][FONT=&quot]yi ve kötünün bileşimidir’ diyorsunuz ve şanssızlığı, soğukkanlılıkla kabulleniyorsunuz. Olayları kendi akışına bırakıyorsunuz. Şanssızlığın dalgalarında debelenmek yerine, onunla yolculuk edebiliyorsunuz [/FONT]
[FONT=&quot].
3. Kuşun beyaza döndüğünü söyleyenler, baskı altındayken dahi, sakin ve kararlı davranabilenlerdir: ‘Doğru ya da yanlış bu benim kararım’ diyebiliyorsunuz. En feci zamanlarda bile, karamsarlığa kapılmıyorsunuz. Durum çok kötüleşirse, gereksiz bir üzüntünün bataklığına gömülmeden, kayıplarınızı bir kenara atıyor, amacınız için kendinize yeni bir yol seçiyorsunuz.[/FONT]
[FONT=&quot]4.[/FONT][FONT=&quot] Kuşun altın rengine döndüğünü söyleyenler korkusuzlardır: Siz ‘baskı’ nedir bilmiyorsunuz. Size göre her kötü durum, bir fırsat. Ancak sonsuz güveninizin, sizi gafil avlamasına izin vermeyin. ‘Korkusuz’ ve ‘çok cesur’ arasındaki çizgi, çok incedir[/FONT]
 
ben beyaz dedim...e gerçekten de yaşadığım herşeyin altına imzamı atarım ve bedel ödemekten korkmam :))

bakalım sizlerde neler çıkacak bilinç düzeyine?
 
Altın rengi dedim. Cesur olmak istiyorum evet ve bir çok konuda oldukça cesur olduğumu düşünüyorum. Ama korkusuzluk bence insanın doğasına aykırı. Korku öğrenilmiş bir şey ve genlerle aktarılmış bugün atalarımızdan kalma birçok korkumuz var örneğin insanların güvenlik ihtiyacı nedeniyle barınak inşa etmesi, yüksek seslerden ve kaynağını bilmediği ışıklardan korkması gibi. Yine de korkuların kaynağını bulup onlarla başa çıkıp çıkamayacağını denemeli insan. Mantıksız nedenleri varsa korkunun, onu aşmak kolaydır. Yeter ki o nedenleri keşfedelim.

Sweet :)) foruma girdiğimden beri şaşıyorum herkesle ve her paylaşımla nasıl bu kadar ilgilenebildiğinize ve hep kendinizi kattığınıza zaten :))

Bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim. Ben buraya ilk geldiğimde insanlar bana karşı nasıllarsa ben de elimden geldiğince öyle davranmaya çalışıyorum. Her paylaşım değerli eğer o konuda bilgim varsa ya da bir düşüncem mutlaka paylaşmaya özen gösteriyorum. En kötü ihtimalle söyleyecek bir şey bulmıyorsam her ileti altındaki "teşekkür" butonunu kullanmayı ihmal etmiyorum. Hem okuduğum ve beğendiğim yazıları işaretlemiş oluyorum. ;) Bence insanların yaşantılarını paylaşmaları gelişim yoluna çıkanlar için çok fazla ilham verici oluyor. Eskiden bu kadar cesur değildim kendimi açma konusunda kendimde gizli sosyofobi(öyle birşey var mı bilmiyorum ama) keşfettim. :) Bir de bu meşgul halim daha sınav hazırlığında olduğum için(KPSS) yoksa çok daha fazla aktif olabilirim. ;) Sınav geçtikten sonra forum canlanabilir(canlansın canlandıralım) çünkü çok arkadaş var sınav hazırlığı yapan bu yıl.

Sevgiler.

Mutlu ve huzurlu kal.
 
Yeniden mavi
O kadar iyimser sayılmam ama pek mücadele etmeyip kabullendiğim doğrudur
 
kuş testine mavi dedim :)


çölde yolculukta deveye söylediğim üzgünüm dedim kusura bakma beni taşıyosun gibisinden y789

2.eşimdi

3. huzur ve sakinlik

4. sevmediğim çalışma arkadaşım
 
bugünün kokolojisi :))




SERGİDEKİ RESİMLER
Bazen işlerinizin yoğun akışından zaman bulup kültür sanat aktivitelerini takip etmek hoş bir deneyimdir. Bazılarımız konsere ya da tiyatroya gideriz, kimisi dans etmeyi ya da bir ensturman çalmayı öğrenir, diğerleri el sanatlarına yönelir. Ve elbette istediğimiz zaman müzeye gidebiliriz.
Bir sanat müzesinde bir resmin önünde elleriniz arkanızda kenetlenmiş, eseri anlamaya çalışarak duruyorsunuz. Yanınıza hiç tanımadığınız biri geliyor ve size bir şey söylüyor. Yabancı aşağıdakilerden hangisini söylüyor?

1. Çok güzel bir resim değil mi?

2. Bu resim hakkında ne düşünüyorsunuz?

3. Özür dilerim, saatiniz kaç?

4. Biliyor musunuz, ben de bir ressamım!
 
çok güzel bir resim değil mi??? dedi sanki

bakalım anlamı neymiş :)
 
Vereceğiniz cevap birisiyle ilk karşılaştığınızda bıraktığınız etkinin nasıl olduğunu ortaya koyacak.

CEVAPLAR..


Bir yabancı aniden sizinle konuştuğu zaman, korku ve beklenti karmaşası yaşanır. Bu hayali senaryoda yabancının konuştukları, aslında sizin yabancılarla karşılaştığınızda nasıl tepki verdiğinizi gösterir. Cevabınızsa, birisiyle ilk karşılaştığınızda bıraktığınız etkinin nasıl olduğunu açıklar.

1. Çok güzel bir resim değil mi: Arkadaş canlısı ve olumlu karakteriniz, karşılaştığınız hemen herkeste harika bir ilk izlenim bırakıyor. Tek düşünmeniz gereken insanların sizi ilk başta ciddiye almaması olabilir.

2. Bu resim hakkında ne düşünüyorsunuz: Herhangi bir taahhütte bulunmadan önce, karşınızdaki insanın huyunu suyunu iyice bilmek isteyenlerdensiniz. İnsanlar bunu seziyorlar. Bu da size olan davranışlarını etkiliyor. Bu kadar temkinli olmanın tek dezavantajı, başkalarının kurallarına göre yaşamak zorunda kalabilirsiniz.

3. Özür dilerim, saatiniz kaç: Dünyada yaşayanların yarısı için tamamen ‘normal’siniz ama diğer yarısı sizin biraz garip olduğunuzu düşünüyor! İlk yarattığınız izlenim, kendi dünyasında, kendi kurallarına göre yaşayan biri olduğunuz. Başkalarının ne düşündüğüne ya da ne hissettiğine fazla önem vermiyorsunuz.

4. Biliyor musunuz, ben de bir ressamım: Biriyle ilk kez karşılaştığınızda fazla hevesli davranıyorsunuz. Beğenilmek için gereksiz çaba sarf ediyorsunuz. Bu arada ne kadar çok uğraşırsanız, o kadar batıyorsunuz. Başkalarının hakkınızda neler düşündüğüne bu kadar takmayın. Eğer biraz rahatlar ve doğallaşırsanız sizi daha çok severler.




aaa ben arkadaş canlısı değilimdir ki hem de hiçç ..soğuk nevalenin tekiyim ben...mi acaba?
 
resim testinde benim 4. seçenek çıktı fazla hevesliymişim :)
 
1. Çok güzel bir resim değil mi?

Bence muhteşem bir sanat eseri derdim.

Zaten benim her duruma maksimum iyimserlikle bakabildiğim malum. En gerçekçi ve iyimser hal ile olaylara bakabiliyorum. Canımı sıkan bir şey olursa da yapabileceğim en iyi şeyi yapıyorum o da: durumu kabul edip çareler aramaya başlamak. Vee bir çaresi bulunur elbet, sakin kalmayı başardıktan sonra.

Huzurlu günler herkese. :D
 
bugünün testi geliyor :))

DAĞLARDA

doğanın bizi kendisine çeken bir gücü vardır.. hepimiz doğanın çocuklarıyız., onun kollarında doğduk ve bizlere cömertce sundukları ile yaşıyoruz. teknolojide ne harikalar yaratılırsa yaratılsın ancak doğaya döndüğümüzde gerçekten yaşamla dolarız. tıp bilimi istediği kadar ilerlesin en iyi ilaç doğanın kendi iyileştirme gücü olarak kalacaktır.
bu yolculuğumuz o yeşil dünyaya geri dönmek olacak. hangi dekor kendi doğal halinizi keşfetmek için daha uygundur..
1. çok nadir bir taşı bulmak için daha tırmanmak üzere yola çıkıyorsunuz, dağın eteklerinde durduğunuzda dağ hakkında neler düşünürsünüz.
2. zorlu bir arayıştan sonra taşı hala bulamadınız ve şimdi de güneş battı. ne yapacaksınız.
3. sonunda aradığınız taşı buldunuz. ne tür bir taş bu? bayutunu, ağırlığını ve sizin için değerini tanımlayın.
4. artık dağdan inme ve evinize dönme zamanı.. sağla vedalaşmak için ona neler söylersiniz ve dağın size cevabı ne olur..
 
1. çok güzel bir dağ tırmanması da kolay ve zevkli
2. dinlenir ertesi gün tekrar yola koyulurum
3.iki elimle taşıyabildiğim kristal gibi parlayan yeşim taşı.
4. çok eğlendim ayrılmak beni üzüyor ama napalım hoşçakal güzel dağ derim.O da bana ben de çok eğlendim yine gel der:)
 
hemen cevapları veriyorum yoksa asla fırsatım olmayacak...

[FONT=&quot][/FONT][FONT=&quot]Dağlarda İçin Anahtar;

Önünüzde yükselen dağ babanızı ya da hayatınızdaki bir baba figürünü temsil eder. Psikoloji terminolojisinde "bilge yaşlı adam" örneğinin tezahürüdür. Aramakta olduğunuz taş, yetişkin bağımsızlığını kazanmak için yaptığınız yolculukta kendinizde keşfetmeniz gereken yetenek ve güçleri temsil eder.

1- Dağ hakkındaki düşünceniz babanızın gözünüzde nasıl biri olduğunuzu gösterir. Zor ve bağışlamazmıydı? Yumuşak başlı ve kolayca fethedilirmiydi ? Yoksa vardığınızda sizi karşılayacak ve arayışınızda sizi cesaretlendirecek olağanüstü bir zirve mi hayal ettiniz ?

2- Aramakta olduğunuz taş henüz ortaya çıkmamış bir yeteğinizi ya da gücünüzü temsil eder. Bu soruya verdiğiniz cevap, bu ortaya çıkmamış potansiyelin farkına varıp varamayacağınızı gösteriri. Her ne pahasına olursa olsun taşı aramaya devam edeceğini söyleyenler aynı kararlılık [/FONT]
[FONT=&quot]ve inatçılığı, çabaları meyva vermediği zamanda sürdürürler.

O günlük araştırmaya son vereceklerini ama tekrar geleceklerini söyleyenler, hızlarını ayarlayıp çabalarını uzun bir zaman dilimine yayanlardır. Bu grupta geç açılacak birçok kişi vardır.

Taşı aramaktan tamamen vazgeçenler, hiçbir zaman potansiyelini sonuna kadar kullanamayacak olanlardır.

3- Taşı tanımlayan sözcükleriniz kendi değeriniz hakkında hissettiklerinizdir. Ne büyüklükte ve ne ağırlıktaydı ve değerinin ne kadar olduğunu düşünüyorsunuz ?

"Valla yirmi lira değerinde bir şeydi" bu pek de yeterli bir tahmin değil, değil mi?

"Milyonlarca lira değerinde,kocaman bir pırlantaymış meğerse " Bir dakika, bir dakika kendinizi bu kadarda övmeye gerek yok.

4- Dağ ile vedalaşırken söyledikleriniz babanıza daima söylemek isteyipte söyleyemediğiniz şeylerdir. Dağın verdiği cevap babanızın size karşı olan duygularıdır.

Siz: Herşey için teşekkürler

Dağ: Kendine iyi bak

Böyle bir konuşmamıy dı ?

Siz: Görünüşe bakılırsa nihayet seninle işim bitti

Dağ: Aynen öyle.

Belkide babanız ve sizin oturup konuşma zamanınız gelmiştir.

[/FONT]
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst