Işık'ca

Hani her sevgide; masallardaki kırk katıra vurulmuşlar gibi benliğimizin bir parçasını bıraka bıraka hiç oluruz ya...

Değişim bile değildir bize gereken..

Kendi BEN imizi sevmek ve korumak sadece...
 
Eğer susarsan konuşman daha aydınlık olur..Çünkü sükutta hem sessizliğin ışığı,hem de konuşmanın faydası gizlidir.
Şems
 
Bir yaşananlar vardır, birde onun perde arkası hikmet boyutu yani. Olaylara takılı yaşarsa insan anlamı yitirir. Her yaşadığınız olumsuz olay arkasına yani perde arkasına odaklanın. Bu olay bana ne demek istiyor olabilir? Neden bunu yaşıyorum? anlamını çözdüğünüzde bir adım daha atmışsınız demektir.
 
cok güzel söylemişsin arkadaşım kesinlikle her hayırda bir şer ve buşerde bir hayır vardır mevlamız muhakkak bizm için bircok sebepler yaratmıştır yaşamın manasına ermek insanın kendi hakikatını bulmaya calışmasıyla olur insan kendine bir ayna tutup bakmalı hesap etmeli herseyeni kimim ne yapıyorum ne kadar iyiyim ne kadar kötüyüm ne kadar yanlıştayım önce iç muhasebe yapapı sonra rabbine yönelmeli birşey kötü gidiyorsa muhakkak Allahütala ondan birşey istiyodur ya düşüncelerini değştirmesini ya olgunlaşmasın ya dua etmesini bizler burdaysak bilelimki önce buna yaradan izin verdi
 
yaşanmış ilginç bir hikaye, insanların ön yargılarının onların düşüncelerini nasıl etkilediğini biraz komik bir şekilde ortaya koyuyor, ön yargılarımızın esiri olmamamız dileğiyle...

Dr.Paul Ruskin, öğrencilerine yaşlanmanın psikolojik belirtilerini öğretirken onlara şu olayı okur :

" Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer ya da kişi kavramı yok. Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir caba sarf ediyor ne de bakim yapılırken yardımcı oluyor. Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde. Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor."


Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar.

Öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylerler.
Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler şaşırırlar.

Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya baslar. Fotoğraftaki doktorun altı aylık kızıdır.

Dr.Ruskin, Amerikan Tıp Birliği Dergisindeki makalesinde, (günümüzde çok yaşandığı gibi ) gülünç bir yanlış anlamanın insana nasıl tamamen farklı bir perspektif kazandıracağını anlatmaktadır. Belki de hayatta yasadığımız birçok şey bize önyargılarımız ve bakış acılarımız tarafından dayanılmaz ve zor gözükebilir...

Allen Klein'den
 
* Nazik olmak için bir gülümseme beklemeyin...
* Sevmek için sevilmeyi beklemeyin...
* Bir arkadaşın değerini anlamak için, yalnız kalmayı beklemeyin...
* Çalışmaya başlamak için en iyi işi beklemeyin...
* Biraz paylaşmak için çok olmasını beklemeyin...
* Öğütleri hatırlamak için, düşmeyi beklemeyin...
* Dua ’ya inanmak için acıları beklemeyin...
* Yardım edebilmek için zamanınız olmasını beklemeyin...
* Özür dilemek için diğerinin acı çekmesini beklemeyin...
* … ne de barışmak için ayrılığı
Beklemeyin...
-alıntı-
 
Eski Yunanda , Sokrat bilgiyi saklaması sebebiyle saygıdeğer bir ün yapmıştı..

Bir gün bir tanıdık, büyük filozofa rastladı ve dedi ki,

"Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun ? ''

"Bir dakika bekle" diye cevap verdi. Sokrat. “Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna Üçlü Filtre Testi deniyor.”

“Üçlü Filtre?” dedi adam…

''Doğru, '' diye devam etti Sokrat. “Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Bu ona 3 filtre testi dememin sebebi. Birinci filtre, Gerçek Filtresi Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?"

'' Hayır,'' dedi adam ''Aslında bunu sadece duydum ve ....

'' Tamam,'' dedi Sokrat, “Öyleyse , sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim, İyilik Filtresini. Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi ?”

“Hayır, tam tersi...” dedi adam…

'' Öyleyse, ''diye devam etti Sokrat. “Onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yinede testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı : İşe Yararlılık Filtresi. Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı ?”

“Hayır , gerçekten değil.” dedi adam…

''İyi, '' diye tamamladı Sokrat, “Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru değilse,iyi değilse ve işe yarar , faydalı” değilse bana niye söyleyesin ki ?”


bu hikayeyi gerçekten çok severim.
Işık*
 
Farkında mısınız? Dinlediğimiz telkinler hayata bakışımızı değiştirecek, ona verdiğimiz anlamı değiştirecek ve belki de etrafa farklı bir titreşim yayacağız. Hatta, enerji alanımız tamamen değişecek. Evet, kendimizi daha değerli, daha farklı göreceğiz. Fakat tekamülümüz için hayattan alacağımız dersler değişecek. Çünkü kendimizi değersiz gördüğümüz için bizi bu alanda zorlayan bizi baskılayan ve bizi değersiz gören insanlarla beraberiz belkide. Oysa kendi değerimi fark ettiğimde artık benim o kişiye hayatımda gereksinimim kalmayacak. Kısa yoldan öğrenmiş olacağım yani. Peki hayatınızdan bir takım insanları çıkarmaya hazır mısınız? Tamamen farklı bir dünyaya uyanmaya hazır mıyız? Belkide yıllardır aşkıyla yanıp tutuştuğun insan artık senin için bir şey ifade etmeyecek. Onu kaybetmeye hazır mısın? Ben değiştiğimi fark ediyorum. Bunu hissediyorum. Ve şimdi bu sorular aklıma hücum etti. Daha fazla sorumluluk alacağın bir dünyanın temelini atıyorsun, daha çok ciddiye alınacağın, daha çok çalışıp, daha çok kazanacağın belkide. Bambaşka bir insan girecek hayatımıza çünkü ben eski ben değilim. Kendim hakkında, dünya hakkında, hayat hakkında hislerim düşüncelerim değişti. Artık bir kurban olmayacağım. Oysa kurbanı oynamak güvenlidir. Sorumluluklarını başkasına yükleyip, suçu hep başkalarına atıp yaşamak kolaydır. Hatalarımızı kabul etmeye hazır mıyız? Ben korktum biraz ama yine de değişmek için çıktığım bir yolda benim için geri dönüş yok. Ben Tarık Bin Ziyad gibi gemileri yaktım arkadaşlar. benim yönümü ufka döndüm. Yapayalnız, sıkıntılı bir çocukluktan geliyorum. Acılarla hemhal olmuşum. Ben Yaradana sığınıp düştüm bu yola. Daha da geriye dönmem.
Bunlar benim düşüncelerim, yanılıyor olabilirim!..
 
aslında insan karşısındaki kişiye aşık olduğunu zannediyor ama kendisine aşık oluyor .karşısındaki kişi ayna. karşısındaki kişide kendine benzer özellikleri algılıyor ve kendini seviyor. egosunu yani. gerçek aşk Allah 'a ulaştırır. Züleyha'nın Yusuf a.s .e olan aşkı gibi.kişi kendini değiştirdikçe karşısındaki kişi değişmeyince sevecek kişi kalmıyor. bazen de erkek annesi gibi bir bayanla, kadında babası gibi bir erkeğe aşık oluyor ,çoğu zaman bu aşk evlilikle bitiyor. eğer anne ya da baba çocukluğunda ilgi göstermemişse çocuk orada annesinden ya da babasından nefret eden bir acı beden oluşturuyor. daha sonra karşılaştığı tüm kadınlar veya erkekler acı bedenini tetikleyeccek kişiler oluyor.ilişki yakınlaştığında ya da karşısındakinden beklenmedik bir hareket gördüğünde acı bedeninin anne ya da baba figürüne karşı öfke tetiklenir ve ilişkiyi bititir.bu durumda ortaya çıkan acı bedenin farkına varıp, serbest bırakmak en doğrusu. ispanyocadaydı sanırım.aşk kelimesi için iki kelime var. biri sana sahip olmak istiyorum manasına geliyor. gerçekten aşk manasına gelen kelimeyi ise fazla kullanmıyorlar.
 
aslında insan karşısındaki kişiye aşık olduğunu zannediyor ama kendisine aşık oluyor .karşısındaki kişi ayna. karşısındaki kişide kendine benzer özellikleri algılıyor ve kendini seviyor. egosunu yani. gerçek aşk Allah 'a ulaştırır. Züleyha'nın Yusuf a.s .e olan aşkı gibi.kişi kendini değiştirdikçe karşısındaki kişi değişmeyince sevecek kişi kalmıyor. bazen de erkek annesi gibi bir bayanla, kadında babası gibi bir erkeğe aşık oluyor ,çoğu zaman bu aşk evlilikle bitiyor. eğer anne ya da baba çocukluğunda ilgi göstermemişse çocuk orada annesinden ya da babasından nefret eden bir acı beden oluşturuyor. daha sonra karşılaştığı tüm kadınlar veya erkekler acı bedenini tetikleyeccek kişiler oluyor.ilişki yakınlaştığında ya da karşısındakinden beklenmedik bir hareket gördüğünde acı bedeninin anne ya da baba figürüne karşı öfke tetiklenir ve ilişkiyi bititir.bu durumda ortaya çıkan acı bedenin farkına varıp, serbest bırakmak en doğrusu. ispanyocadaydı sanırım.aşk kelimesi için iki kelime var. biri sana sahip olmak istiyorum manasına geliyor. gerçekten aşk manasına gelen kelimeyi ise fazla kullanmıyorlar.

harika bir yorum teşekkürler. Çok haklısınsuperxy
 
Farkında mısınız? Dinlediğimiz telkinler hayata bakışımızı değiştirecek, ona verdiğimiz anlamı değiştirecek ve belki de etrafa farklı bir titreşim yayacağız. Hatta, enerji alanımız tamamen değişecek. Evet, kendimizi daha değerli, daha farklı göreceğiz. Fakat tekamülümüz için hayattan alacağımız dersler değişecek. Çünkü kendimizi değersiz gördüğümüz için bizi bu alanda zorlayan bizi baskılayan ve bizi değersiz gören insanlarla beraberiz belkide. Oysa kendi değerimi fark ettiğimde artık benim o kişiye hayatımda gereksinimim kalmayacak. Kısa yoldan öğrenmiş olacağım yani. Peki hayatınızdan bir takım insanları çıkarmaya hazır mısınız? Tamamen farklı bir dünyaya uyanmaya hazır mıyız? Belkide yıllardır aşkıyla yanıp tutuştuğun insan artık senin için bir şey ifade etmeyecek. Onu kaybetmeye hazır mısın? Ben değiştiğimi fark ediyorum. Bunu hissediyorum. Ve şimdi bu sorular aklıma hücum etti. Daha fazla sorumluluk alacağın bir dünyanın temelini atıyorsun, daha çok ciddiye alınacağın, daha çok çalışıp, daha çok kazanacağın belkide. Bambaşka bir insan girecek hayatımıza çünkü ben eski ben değilim. Kendim hakkında, dünya hakkında, hayat hakkında hislerim düşüncelerim değişti. Artık bir kurban olmayacağım. Oysa kurbanı oynamak güvenlidir. Sorumluluklarını başkasına yükleyip, suçu hep başkalarına atıp yaşamak kolaydır. Hatalarımızı kabul etmeye hazır mıyız? Ben korktum biraz ama yine de değişmek için çıktığım bir yolda benim için geri dönüş yok. Ben Tarık Bin Ziyad gibi gemileri yaktım arkadaşlar. benim yönümü ufka döndüm. Yapayalnız, sıkıntılı bir çocukluktan geliyorum. Acılarla hemhal olmuşum. Ben Yaradana sığınıp düştüm bu yola. Daha da geriye dönmem.
Bunlar benim düşüncelerim, yanılıyor olabilirim!..

Alışkanlık edindiğimiz kurban rolünü oynamak her zaman daha güvenli ve kolay, doğru. Ama bu halimizle de mutlu değiliz ki. Bizi kurban konumuna düşüren, bizi aşağılayan ve değersiz hissetmemize sebep olan insanlar varsın çıksın hayatımızdan. Kendi halimden memnun, içimin huzurlu olduğu bi hayata sahip olacaksam ben sevdiğim o insanları kaybetmeye hazırım. Nasıl olsa dolar yerleri. Nasıl olsa başka sevenlerim ve sevdiklerim olur.
 
Alışkanlık edindiğimiz kurban rolünü oynamak her zaman daha güvenli ve kolay, doğru. Ama bu halimizle de mutlu değiliz ki. Bizi kurban konumuna düşüren, bizi aşağılayan ve değersiz hissetmemize sebep olan insanlar varsın çıksın hayatımızdan. Kendi halimden memnun, içimin huzurlu olduğu bi hayata sahip olacaksam ben sevdiğim o insanları kaybetmeye hazırım. Nasıl olsa dolar yerleri. Nasıl olsa başka sevenlerim ve sevdiklerim olur.

Aynen öyle. İşte tam bu noktada olacaklara hazırlıklı olmak lazım. İzleyelim görelim. Bakalım mevla görelim neyleractionsmile
 
Hayret, hayret ki ne hayret! Nasıl oluyor da beni çok sevdiğini, çok saygı duyduğunu söyleyen birileri, giderken ne varsa alıp gidiyorlar benden. Giderken hiç bir şey bırakmıyorlar bana. Ne adres, ne telefon, ne de bir haber. Öylece çıkıp gidiyorlar. Yaptığım şeylere bakıyorum, hani şöyle esaslı bir cürüm işlersin de hak edersin. O da değil. Seni çok seviyorum diyen, sabahlara kadar resmimi seyrederek yatan biri birden bire sessizliğe gömüldü. Bunu kaç kere yaşadım ben. Bu lanet midir nedir? Nasıl oluyor da bu kadar seven biri, bu kadar uzağıma düşüyor? Asla ulaşamayacağım şekilde çıkıp gidiyor hayatımdan. Bir daha beni arama asla diyen gidiyor yada her şeyi kapatarak gidiyor. Tüm kapıları yüzüme kapatıp gidiyor.
Huuuu, ne var bende ya, ne var böylesine yakıp yıkan her şeyi. Bu nasıl bir kader? Bu nasıl enerji? Nasıl onları bu kadar uzağıma atıyorum nasılllllll?
 
kardeşin yeri de dolar mı kardeşten de vazgeçilir mi :) bazıları naparsa yapsın ne küs kalabilirsin ne de vazgeçebilirsin anca üzülüp kırılırsın.. sonra özür bile beklemez sen gidersin benim hayatımda genelde böyle oluyor değersizlik hissi hat safhada sonra toparlıyorum ama.. bazısının huyu değişik anlatsan da anlamıyor. ben kimseyle küs kalamam hem.. benim çözümüm hayatımdan çıkarmak değil önceliğimi, yönümü değiştirmek.. başka şeylere ilgimi artırmak
sorununuz büyük bişey mi bilmiyorum ama insanı hayatından çıkarmak kolay değil kim olursa olsun bilmiyorum umarım doğru kararlar alırsınız Allah kolaylık versin
 
Hayır hayır, öyle değil.Şimdi diyelim ki biri var hayatımda bana harika sözler söylüyor. Beni önemsiyor, hatta çok seviyor. Biliyorum farkındayım. Sonra bir şey oluyor ve o kişi bana bazen hakkını helal et deyip bazen sövüp sayıp çıkıp gidiyor. Öyle ki, msnden engelliyor. Bir daha asla arama diyor. Bir daha benimle konuşmuyor. Bakıyorum olan ne? "HİÇ" olan bir şey yok. Öylesine!

Bir daha benimle asla konuşmuyor. Tüm kapıları kapatıyor. Küslük değil.. Beni hayatından tamamen çıkarıyor ve beni terkediyor. Acaba terk edilme korkum bu sonu hazırlıyor olabilir mi? Ben böyle bir enerji yaydığım için bunu en vurucu şekilde yaşıyor olabilir miyim?
 
Gerçekten seven bi insan küçücük bi zorlukla karşılaştığında arkasını dönüp kaçıp gitmez. İllaki gözden kaçırdığın bişey olmuştur Işık ablacım, bi düşün bakalım. Belki de seni çok sevdiğini söylerlerken seni elde etmek için yalan söylüyolardır? Milletin ağzı çuval değilki büzesin. Ağızlarına geleni kalbinden ve beyninden geçirmeden söyleyiveriyolar. Sen de seni sevdiklerini düşünürken pat diye çekip gidince şaşırıp kalıyo olabilirsin. Sözlere kanmamak lazım o kadar. Bi düşün bakalım, belki başka bi sebep vardır.
 
Hayır hayır, öyle değil.Şimdi diyelim ki biri var hayatımda bana harika sözler söylüyor. Beni önemsiyor, hatta çok seviyor. Biliyorum farkındayım. Sonra bir şey oluyor ve o kişi bana bazen hakkını helal et deyip bazen sövüp sayıp çıkıp gidiyor. Öyle ki, msnden engelliyor. Bir daha asla arama diyor. Bir daha benimle konuşmuyor. Bakıyorum olan ne? "HİÇ" olan bir şey yok. Öylesine!

Bir daha benimle asla konuşmuyor. Tüm kapıları kapatıyor. Küslük değil.. Beni hayatından tamamen çıkarıyor ve beni terkediyor. Acaba terk edilme korkum bu sonu hazırlıyor olabilir mi? Ben böyle bir enerji yaydığım için bunu en vurucu şekilde yaşıyor olabilir miyim?
ya o kişi dengesiz ya da anlamanızı istediği bişey var bazen sövüp gidiyor bazen helallik isteyip gidiyor demişsiniz demek ki geri dönüyor sevincli kızgınlıkları anlık oluyor.. ben derdimi anlatamadığımda ya da artık anlatmaya utandığımda benzer şeyler yapıyorum sövmek olmuyor ama bi daha konuşmam diyorum sonra ilk konuşan yine ben rt67 çünkü seviyorum vazgeçmem sevdiklerimden.. acaba öyle bi ruh halinde mi?
 
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst