İNSAN HAYATINDAKİ 7 EVRE

Işıklı yol

Super Moderator
20
HD RANK
Katılım
8 Ocak 2013
Mesajlar
2,480
Reaksiyon puanı
4
Puanları
0
1. devre, Ay tarafından yönetilen çocukluk evresidir. 0 ile 7 yaş arası sürer. Burada kişilik kendine ait geçmiş yaşamındaki otonom, sürekli tekrarlayan hareketler ile kendisini ifade eder. Çocuk üzerinde dişi gücün hakimiyeti belirgindir. Annenin...! Anne hem onun en büyük koruyucusu, hem de 7 yaşından sonra işlemeye başlayacak olan karmik kişiliğinin geliştiricisidir. Bu döneme, Chandra veya Selena dönemi deriz. Çocuk geçmiş yaşamlarından getirmiş olduğu kişiliğini hatırlayabilir. Bilinç tam anlamı ile kapanmamış, bu yaşamdaki karma henüz başlamamıştır. Bu dönemlerde sebepsiz korkular, otomatik davranışlar, daha önce görmediği farklı nesnelerden korkma, kendi lisanı dışında farklı bir lisan konuşmaya çalışarak nesne ve objelere farklı sembol ve isimler takmak hep bu zamana özgüdür. Çocuk bazen yatağından haykırarak kalkar. Kimsenin tanımlayamadığı varlıklar ile konuşmaya çalışır. Geçmiş yaşamındaki kişiliğini sanki bir masal kahramanı imiş gibi anlatmaya çalışır.
Bu aşamada çocuk üzerinde yapılacak analiz, horoskopu ile beraber bireyin nasıl bir samsara döngüsü içinde olduğunu bizlere gösterir. Önemli olan bu dönemdeki çevreden alınan bilgiler değil, çocuğun içinden gelen, bilinçaltı bilgiler ve etkilerdir. Bazı alerjiler, sebepsiz yüksek ateş, halüsinasyonlar ve bedendeki doğum izleri geçmiş yaşam travmaları hakkında çok açıklayıcı bilgiler verir.
 
not
(Ben geçmiş yaşam konusuna temknli yaklaşıyorum. Reddetmiyorum ama kabulde etmiyorum. Kuranın ışığında ispatlanmadıkça benim için hala gizemdir. Fakat kuran her çağda yeniden yorumlanır, yeniden bilgiler açıklanır. Çünkü bilim geliştikçe kuranın yeni mucizeleri su yüzüne çıkar. Zaman değiştikçe kuran gençleşir) IŞIK*
 
2. devre, Merkür tarafından yönetilir. 7. yaş ile 7. yaştan 14. yaşa kadar süren, aslında ergenlik dönemine girdiği ana kadar olan dönemdir. Bu dönem Merkür ve Vulcan dönemi olarak ifade edilir. Vulcan; ilkokul çağlarını kapsar. Geçmiş yaşamının üzerine çocuğun sevdiği, sevmediği, değer verdiği ve değer vermediği ayırımları göstermesi açısından çok önemlidir. Aslında 7 ile 10 yaş arasına Vulcan dönemi, 10 yaş ile ergenlik dönemi arasındaki döneme Merkür dönemi deriz. Burada Vulcan, Merkür’den küçük onun bir uydusu gibi kabul edilmek zorundadır. Merkür dönemi de çocuk ilkokul çağlarından ortaokul çağlarına doğru ilerler. Çocuğun bilgisi her alanda artış gösterir. Merak, keşfetme içgüdüsü, onun iletişim kurmasını ve kendisini ifade etmesine sebebiyet verir. Zaman içinde kavrayışı artar. Ve kişilik, dış dünya ile kendisi arasında ki farklılıkların önemini kavramaya başlar. Mantık gelişir. Anne ve baba ile ilişkiler daha ziyade arkadaşlık formuna bürünür.
 
3. devre, Venüs tarafından yönetilir. Beden, ergenlik döneminden veya 14. yaştan itibaren gelişmeye başlar. Cinsel farklılıklar belirlenir. Çocuk bakır rengi aurasını, erkeğin altın rengine ve kadının gümüş rengine dönüştürür. Venüs'ün tüm etkisi bu dönemde ortaya çıkar. Fiziksel görünümüne özen gösteren çocuk, karşı cinse ilgi duyarak ilkel libidonal motivasyonları, gelişmiş cinsel hazza çevirmeye çalışır. Beden kendi matematiksel oranı içinde en doğru oranı yakalamaya çalışır. İşte bu dönemde beğenilmeme korkuları, olumsuz grup deneyimleri ve ailesel travmalar sebebi ile çocuk ilk duygusal travmalarını deneyimlemeye başlar.
Venüsyen devrenin başlaması ile beraber karma başlamış, doğum horoskobundaki natal Satürn kendini ilk karşıtı yaparak, yaşamsal startı vermiştir. Bu dönem hayatın en zor dönemi olup birey çeşitli davranış modelleri yaratarak hayat tiyatrosundaki rolünü oynamaya başlar. Venüs, estetik değerlerin, güzelliğin her şeyden önemli olduğu fikrini bu dönemde arttırarak, bireysel iç güdülerini karmik olarak geliştirmemiş bireylerde, bağımlılıklara sebebiyet verir. Gelişmiş bireylerde ise, kişi mental güç kaybını hissederek denklemin karşıt tarafını tamamlamak için sanata ve estetiğe önem vererek, kendi ile temas kurmasını sağlar.
 
4. devre ; 21. yaştan itibaren 28 yaşa dek sürer. Bu dönemin başlangıcı Satürn’ün doğumdaki Satürn’e üst kare yaparak başladığı 21. yaştır. Bu dönem transit Satürn'ün natal Satürn ile 28.5 yaşındaki kavuşumuna dek sürer. Burada artık birey, egosunun farkına vararak, çocukluğundaki bilinçaltı sembollerin üzerine her geçen gün daha hızla gelişen ego ile heybetli bir bina kurar. Egonun gelişmeye başladığı bu dönemde birey kendine, sosyal çevre edinmeye çalışır. Bir kariyer edinmek yaşamını kurmak, kişiliğini geliştirmek ve eşini bulmak asıl amacı ve idealidir. Bilinçaltı semboller bu dönemlerde derinlerde yatan enerjiyi ortaya çıkararak kişiliği, toplum ile bütünleşme arzusunu gösterir. İşte en büyük tehlike karmamızdaki sorunlarımıza göre, Satürn'ün tecrübesiz olan genci, ağır zorunluluklar, toplumsal baskılar ve bedensel ihtiyaçların karşılanmaması ile zorlar, birey kendisini bir kurban gibi hissedebilir. Bu sıkıntılı zamandan çıkmanın en kesin ve basit yolu irademizi önümüzdeki görevlere doğru yöneltmek, istemek, içsel deneyimlerin dışsal deneyimlere dönmesi sonucunda “yapabilirim, yapacağım ve kendimi ifade ediyorum” önermeleri üzerinde çalışmaktan geçer.
 
5. devre , Mars tarafından yönetilir. İlk Satürn kavuşumundan sonraki ilk Satürn karesine kadar devam eden süreci kapsar. Ortalama 28- 36 yaş arası. Kadın olsun erkek olsun, kişi toplumda artık bir yer edinmiştir. Mars yaşamında ona mücadele gücü ve motivasyon sağlar. 4. devrede öğrendiği her şeyi bu dönemde uygulamaya koyar. İnsanlar ile ilişki kurmaktan zevk alır. Çoğunlukla bu dönemde eşini bulmuş olur. Artık yemek içmek nefes almak gibi, süreklilik gösteren bir cinsel hayata sahiptir. Ve çocukları olur. Artık burada duygusal enerjide büyük çıkarımlar görünür. Karmanın en belirgin olarak etkilemeye başladığı dönemdir. Eş ile ilgili problemler çocukların bakımı veya kaybı, anne ve babanın hastalıkları ve ölümleri, çocukluğundaki bütün bilinçaltı süreçleri yeniden ortaya çıkarabilir. İşte içsel bütünlüğünü sağlayamamış, karmada hedeflerini belirleyebilecek bilinçli planlara sahip olmayan bireyler, ağır depresyonlar, veya asosyalite, eşten ayrılık, hatta r dürtülerini ortaya çıkması ile r veya fiziksel şiddet görülür. Karmasında bilinçli olan insan bu dönemlerde kendi bilinç altının ona sağlamış olduğu yetenekleri kullanarak, yeni karmalar doğurmadan bu dönemi atlatır. Samsara çemberinin ne yazık ki devam etmesine sebebiyet veren, bu dönemde karşılayamadığımız arzularımızdan başka bir şey değildir.
 
6. devre , Jüpiter tarafından yönetilir. 35. yaş ile 43. yaş arasındaki süreye denir. Bir hedefe ulaşmak için, ruhun kendisine gerekli olmayan şeylerden arınarak, kendisini çeşitli hedeflere doğru uygun bir şekilde yönlendirdiği dönemdir. Bireyin öğrenmiş olduğu en büyük etki bu bedende neleri yapamayacağını iyi bilmesi ve seçiciliktir. Karmanın sınırlılık kanunları, Jüpiteryen tesirler ile egoda genişlemeye ve haz içgüdülerinin artmasına sebebiyet verir. Bilinç bu dönemde isteklerini kontrol altına almayı öğrenmek zorundadır. Bilinçlilik, bireyin egosal isteklerini sınırlaması ile doğar. Kişi, çok yüksek konsantrasyonla yapmak istediği işlere yönelir. Gücünü konsantre ederek, kendi içsel bilinçliliğini deneyimler. Bu dönemde şu ana kadar vermiş olduğu mücadelenin sonuçlarını elde etmeye başlar. Yaşamda yeni felsefelerin, farklılıkların ve yeni deneyimlerin ön plana çıktığı çağ, altıncı evredir. Kişilik, zamanını çok iyi değerlendirerek, dünyasal felsefeler ile ilgilenebilir. Jüpiter’in etkisi ile çeşitli yolculuklar yaparak, bireysel olgunluk sınırlarını genişletir. Yaşamının anlamı üzerine düşünmek, niçin yaşıyorum şeklinde yeni fikirler ile kendini değerlendirmek, rahatlık, eğlence, bedensel hazlar, hep bu döneme aittir. Kişi evrimleşmiş, süperegoların tesirlerini egosuna indirgemiş, bilinçaltı olarak da karmik tercihlerini genellikle bu dönemde yapmıştır. 5 duyu aracılığı ile algılanan evreni her yönü ile deneyimler. Bu dönemin en büyük tehlikesi, kişinin hayat hakkında edinmiş olduğu fikirleri, bilincinin gelişmesi için değil, bilinçaltı içsel güdülerin gelişmesi için kullanmasıdır. İd’in etkisi altında olan varlık, zevke ve sefaya dalarak samsara döngüsünün ve dünyasal tuzakların esiri olur. Karmada bu dönemde gelişmiş ego geliştirici düşünce yapılarının çözümü ancak bir sonraki hayat taslakları ve planları ile çözülebilir. Sadakatsizlik, seksüel aldatma ve libidonal enerjinin dengesiz kullanımı 6. siklusun en büyük tehlikesidir. Eşler arasında sadakat ve sevgi azalmış ise, 5. devrede yanlış bir eş seçimi yapmış ise, aldatmalar ve boşanmalar bu devrede görünür. Karmik bağlar ile başka bilinçlere şuurlu ve şuursuz bağlandığımız bu devre, yaşamımızın en olumlu veya en olumsuz dönemini temsil eder. Temelde genişletilmiş bir bilinçlilik hali yaratması gerekirken, 20. yy’ın kapitalist toplumlarında, egoizm ve bencillik yaratmaktadır.
 
7. devre, Satürn tarafından yönetilir. 42. yaştan, 56. yaşa kadar sürer. 42 – 49 yaş arası devreye Ketu döngüsü denir. Bu dönemde kişi, kendi içsel disiplininin ve bireysel olgunluk süreçlerinin farkına varır. Ketu devresinde en önemli özellik kadınlarda menopoz'un başlangıcı, üretkenliğin azalarak bedenin kendi yaşlanması ile yüzleşmesi, erkekte ise artık kendisinin etrafında dönen bir dünyanın olmadığı gerçeği bilinçliliğinin farkına varılması süreci olarak açıklanabilir. Satürn, ketu devresinde disiplinler ve olgunluklar verir. Beden yaşlanmaya başlamış, birey kendisine aynı olgunlukta ve dinamikte hissetmemektedir. Kişi bu devrede zamanını daha iyi bir şekilde dengelemeye çalışarak, iradesini güçlendirmeye çalışır. Bu döngü, aslında iradenin sınanması olarak da açıklanabilir. Toplum bilincinde orta yaş bunalımları olarak ifade edilen bu döngü, içsel disiplinlerin ortaya konulması, çocukların büyüyerek birer kişilik haline gelmeleri, yaşam sorumluluğunun artması ve yapılan hataların bedelinin ödendiği dönem olarak görebiliriz. Karmanın birinci yasası sebep sonuç yasasıdır. Kişi geçmişinde veya gençliğinde ekmiş olduğu iyi veya kötü meyveleri bu dönemde toplayacaktır. Çoğunlukla, 20. yy toplumunda gencin hedefini çok iyi tanımlamaması yüzünden ve ketu dönemine kadar lüzumsuz parazit, duygusal enerji formlarından kendisini arındırmaması sebebi ile ketu döngüsünde çok acı çekebilir. Gençliğin elden gittiğini düşünen varlık, çeşitli depresyonlar, endişe nöbetleri ve anksiyeteler olarak tanımlanabilir. Bireyin en çok depresyona girdiği bu dönem rların da çok arttığı bir yaşam döngüsünü temsil etmesi bakımından ilginçtir. Farkındalık enerjisinin, tezahür edebilmesi için kişi tüm gereksiz düşüncelerden arınmalıdır. Bu dönem meditasyon yapmak, bireysel gelişimimizin farkına varmak için çalışmak, bizim dışımızdakilerin bizimle yaşadığının gerçekliğini kabul etmek ve bedenin esirinden kurtulabilmesi için ruhun son dönemidir. İlahi devinimin farkına varmış varlık, içsel gerçeğinin ve sesinin rehberliği ile ilerler. Bedenin önemli olmadığının, bedenin, çeşitli sınırlılık kanunları ile sınırlandırıldığının farkına varır. Öyle ya, eskisi kadar güçlü değil, eskisi kadar da neşeli değildir. Bedenin önemli olmadığını fark eden varlık, düşünce kalitesini çeşitli soyut kavramlar ile uğraşarak geliştirir. Evrim, hayatın yasasıdır. Ve kişi ya evrimleşmek zorunda olduğunun farkına varır veya lüzumsuzca yaşamına devam eder. 49 ile 56 yaş arasına ise, Rahu dönemi deriz. Bu dönemde yaşlılık, hızlı bir şekilde devam etmekte, çeşitli unutkanlıklar ve bedensel hastalıklar başlamakta, çocuklukta edinilmiş takıntılar ve duygusal problemler, hastalıklar olarak bireyin karşısına çıkmaktadır. Çoğunlukla insan yaşamında faal iş yaşamının bittiği bu dönem, emekliliğin başladığı dönem olarak da nitelendirilebilir. Farkındalığı yüksek olan varlık, kendisini çeşitli felsefi düşünce biçimleri ile geliştirmeye çalışır. Bilinçliliğin, tüm periyotları ile ilgilenen kişilik, her alanda kendini genişletir ve bireysel olarak olgunlaşır. Bu döneme kadar hep almış olan varlık, 49 ile 56 yaş döngüsü arasında, vermenin önemini kavrar. Çocukları büyümüş, hepsi kendi karmik döngüleri içinde, bireysel kimliklerini ispatlamışlardır. Erkekte andropoz başlar. Bilinç yeterince olgun ise, eşe duyulan saygı ile beraber yeni hobiler geliştiren varlık, kendisi ile barışık bir şekilde yaşamına devam eder. Eğer bilinç farkındalığı düşük, öğrenilmiş bütün bilgiler, dünyasal, materyalist sınırlar içinde ise ve kişi kendi ile barışık değilse, bilhassa erkek, eşinin dışında genç dişilere kendisini ispat etmeye çalışır. Bilinç yüzeysel ve olumsuzdur. Kadında ise bu dönem, yaşlılığın, iyiden iyiye kendini belirttiği bir dönemdir. Bedendeki oran zaman içinde kaybolur, kişi gençliğindeki Venüs'ün etkisi ile çekiciliğini kaybederek bedeninin bir yok olma sürecine girdiğinin farkına varır. Artık üreme döngüsü bitmiş olan dişi, toplumda kendine verilen saygı ön ekleri ile tanınır. Satürn'ün belirgin etkileri kemiklerde bozulmalara, libidonal enerjinin düşmesine ve gençlikteki lüzumsuz edinilmiş bilgilerin çok ağır hastalıklar ile, kendisini göstermesine sebebiyet verir. Bu dönemin birinci ve tek geçerli kanunu sınırlılıktır. Bedensel gücün sınırsız olduğu fikri değişmiş, bedenin bilinci sınırlaması ve kişiliğin düşünce kapasitesinin belirgin bir biçimde zafiyet göstermesi, bireyin aşırı zorlanmasına sebebiyet verir. Bu dönemde Satürn kişiliğin gereksiz olan her şeyi, hayatından çıkarmasına ve yaşamında yeni bir varoluş deneyimlemesini temsil eder. Kozmik evrim süreci, acımasız bir şekilde ilerlemekte, tezahür eden her gerçeklik çeşitli hastalıklar olarak onu çevrelemektedir. Yaşamda aklın, bedenin ve ruhun temel birliğinin idraki, bu dönemde şarttır. Pozitif düşünmek, kendiyle barışmak, hümanizm, önemli bir dinamizm yaratacaktır. Karamsarlık, negatif itici güçler oluşturarak şiddetli hastalıklara sebebiyet verir. Bu dönemde öğrenilmesi gereken en büyük kural, insanın doğduğu gibi öleceği gerçeğini kabullenebilmesidir. Rahu dönemi, 56. yaştan sonra biter. 56. yaştan sonra, bilincin hızla tükendiğini düşünen kadimler, karmik esrimenin çok fazla etkili olamayacağını düşünmüşlerdir. Aslında bir bakıma da çok öneli bir gerçekliği temsil eden bu düşünce biçimine göre, algılar zayıfladıkça, kişiliğin bilincine olan bilgi akışı azalır. Artık yaşlılık başlamıştır. Beden son bir döngü ile yaşama karşı direnmeye çalışmaktadır.
 
56 yaşta Ezoterik Astrolojinin kozmik döngüleri bitmektedir.
56 yaştan 84 yaşına kadar olan döngüye, Tibet Karmik Astrolojisi’nde Vajra döngüsü denir. Bu bağlamda Vajra döngüsünde kişilik, bedenini terk edene kadar mükemmelliğe ulaşmak için (tabii ki olgun insan için diyoruz) teorik çalışmalardan daha ziyade, pratik çalışmalara yönelir. Çeşitli hastalıkların sağaltımları ile karmik olarak bilinçlenmiş varlık, şaşkınlıklarından kurtularak aklını, bedenin de ötesinde kullanmaya başlar ve hayatın en büyük öğretmen olduğu gerçeğine varan varlık, doğa ile uyumlu olması gerektiğini fark eder. Madde ile ruhun birleşerek insanı oluşturma süreci, 84 yaş civarında bitmektedir. Ezoterik Astroloji’ye göre insan yaşamında 7 ana döngü mevcutken, Tibetian karmik sisteminde karmayı yönlendiren 12 büyük güçten bahsedilir. Tabii ki, iki sistemin de birbirleri ile olan bağlamları gerçekte 7 ana sistemin olduğu, yoksa yedişer yıllık devrelerden oluşan, 12'li bir sistemin mi var olduğu konusu da pek çok spekülasyona sebebiyet verir. Aslında Batı sistemi ile Doğu düşüncesinin yorumlanma çabası olan Teozofik Astroloji, diğer isimleri ile Spritüel ve Ezoterik Astroloji, kabalistik geleneği takip ettiği için tıpkı kadim Çin Astrolojisi gibi karma döngülerini Satürn transiti ve Satürn gezegenin etkileri ile incelemiştir. Oysa, Tibetian karmik Astroloji, kendi geleneğinin oluşmasındaki iki ana unsur olan, güney Hint Astrolojisi, (Vedic ast.) kadim Çin'in 'Zi Wei Dou Shu' Astrolojisi’nden yaşamdaki 12 dönüşüm prensibi ile ayrılmaktadır. İlginçtir ki, Tibetli Lamalar bedenin her yedi yılda bir, tüm hücrelerine kadar yenilendiğini bilmekte idiler. Bildiğimiz tüm eski kayıtlarda, Uranüs gezegeninden bahsedilmediğini bilmekteyiz. Oysa Tibet karmik Astrolojisi, Uranüs döngüleri üzerine kurulmuş, hatta Dünya’nın ikinci uydusu olarak iddia edilen, spekülatif, Lillith uydusunu ve Lillith düğümlerini, kendi sistemlerinde sürekli kullanmıştır. Tibet sistemi kendi içinde bir ekinoks Astrolojisi olmayıp, ne kadar ekinoks döngülerini izler gibi görünse de Dünya’nın presesyon hareketini takip edilen bir nitelikte olması ile pek çok ilginç döngüye sahiptir. Ezoterik Astroloji ’de gördüğümüz yedili sistem bizlere 56 yıllık karmik döngüleri sağlarken, Tibet Astrolojisi bize 84 yıllık döngüler sağlayarak, 4000 yıllık bu geleneksel sistemin en gelişmiş tabana sahip olduğu gerçeğini bize açıklar. Batı ’da ve Doğu ’da Astroloji analiz edilerek kişinin karakterinin oluşturmuş olduğu gelecek varyasyonları ile ilgilenirken, Tibetian karmik Astrolojisi, ruhun evrimsel gerçekliği ile ilgilenerek tüm otonom hareketleri ve kişiliğin geçmiş yaşamların bir uzantısı olduğunu kabul etmektedir. Nicelik ve niteliksel olarak iki sistemin bir arada kullanılması ile kendi içindeki dinamikleri yaratan Teozofik Astroloji bizce modern çağın yaratmış olduğu 21. yy etkilerini gelecekte taşıyabilecek en derin Astrolojik sistemdir.


Astrolog Oğuzhan Ceyhan
 
astroloji belkide bizim anlayamayacağımız şekilde karışık. En iyisi çokta fazla irdelememek galiba. İnsan sonsuz bir varlıktır ve sonsuzluk yolcusudur. Bu dünya da yaşanacak olan bir kaç yıllık bir ömürden sonra sonsuz zamanlara uzanan yepyeni bir hayatın içine doğulur.
İnsan ruhlar aleminde ölür. Anne rahminde dirilir. Anne rahminde ölür dünyada dirilir. Dünyada ölür berzahta dirilir. Berzahta ölür mahşerde dirilir ve artık ölüm ondan sonrası için söz konusu değildir. Umarım son durak cennet ve rıza-ı ilahi olur ve sonsuz zamanlar boyunca harika bir hayatın içine doğarız.
 
Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Koçta
Aşağıda Koç dekanatının genel özelliklerini okuyacaksınız. Bu özelliklerin bir kısmı sizi size anlatacaktır. Bazı yazan etkilerin sizin dışınızda olduğunu düşünüyorsanız (ki olabilir), aşağıdaki tüm etkiler ancak kişiliğinizin Güneş'e ait olan yüzeysel yönleridir. Kişiliğinizi oluşturan ana üç etkiden biri Güneşiniz, biri Ay burcunuz, en önemlisi de yükselen burcunuzdur. Bu üç etki sizin hayatta dış dünyaya gösterdiğiniz yüzünüzü oluşturmaktadır. Özellikle söylemek gerekir ki, aşağıdaki negatif etkilerin ve kişilik tanımlarının 30 yaş itibariyle değişmesi söz konusu olabilir. Koçlar ilham veren, cesaretli, gayretli, orijinal, bağımsız, sabırsız, çoğu zaman kolayca agresiflik gösterebilen, inatçı ve tepkisel olabilirler. Koç burcunun enerjisi doğrudan yeni bir birey oluşturmaya yöneliktir. Bu yüzden bütün Koçların enerjileri kendilerine ve istedikleri şeylere odaklıdır. Bir Koç burcu insanı liderlik yeteneklerinin gösterildiği rolleri sever. Koç'ların idare ve organizasyon yetenekleri projeleri başlatma aşamasında kendini gösterir. "Torpidoları ateşleyin!" ve "tam gaz ileri" eğilimleri kontrol altına alınmalıdır. Koçlar aşırı miktardaki enerjilerini yapıcı şekilde kullanmayı öğrendiklerinde çok başarılı olabilirler. Koçlar doğuştan gayretli ve her daim harekete ve yarışmaya hazırdırlar. Bu eğilimleri çevrelerine ilham verir. İçinde yeni fikirler ve yaratıcı projelerin aktığı bir nehir gibilerdir. Enerji doludurlar ve asla cesaret eksikliği çekmezler. Ne var ki çoğu zaman başkalarının da iyi fikirler üretebileceklerini ve sorumluluk alıp liderlik yapabileceklerini hatırlayamazlar. Bir Koç burcu bireyinin doğal eğilimi yalnız başına herşeyi yapmaktır. Ama işbirliği yaparak işi tamamlamak, projeyi başlatıp sonunu görmeden bırakmaktan daha iyidir. Koçların bir işi başlatıp süreç yavaş işlerse ya da olay karmaşıklaşırsa, aniden ilgilerini kaybetmek gibi bir eğilimleri vardır. Koçlar oldukça doğrudandırlar, asla hilekar ya da dolambaçlı değillerdir. Akıllarından geçenleri söylerler ve çekinmezler. Kin tutmazlar ama kızdıklarında içlerine atmazlar ve rahatsız olduklarını gizlemezler. Patladıklarında fırtına gibidirler ve bu sürede vahşileşseler de bu durum çok uzun sürmez. Koçlarda gerginliğe bağlı baş ağrıları görülebilir. İlişkilerinde genellikle agresiftirler ve yönetmek isterler. İlgilerini çeken herşeyin peşinden giderler ve yakalamaktansa kovalamaktan daha çok hoşlanırlar. Bir Koç burcu insanının öğrenmesi gereken dört şey; "Sabır, sebat, enerjinin korunumu ve sinirlerine hakim olmak"tır.
 
Boğa Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Boğada
Boğalar genellikle güçlü, sakin, temkinli, pratik, sabırlı, kararlı, inatçı, azimli, müşfik ve sadıktırlar. Ellerini çalışmakta, bir şeyler inşa etmekte kullanmaktan hoşlanırlar ve çabalarının pratik ve elle tutulur sonuçlarını görmekten memnuniyet duyarlar. Sonuçları faydalı ve somut amaçlara hizmet ettiği müddetçe sıradan işler onları rahatsız etmez. Mal, mülk ve maddi şeyler, Boğalar için her zaman büyük bir önem arz eder. Bu yüzden sahip oldukları şeylere dokunmadıkça ve onları görmedikçe duygusal anlamda kendilerini güvencede hissetmezler. Bu istek sahiplenme ihtiyacı duyar. Bu bağlamda Boğa burçlarını aşırı üretken ve mal veya mülk meraklısı kılar. Daha az gelişme gösteren veya göstermiş Boğa burçları insanlara bir nesne ya da bir mal gibi muamele ederler ve sonuçta bu durum ilişkilerinde güçlüklere yol açar. Boğa burçları birçoklarına göre daha yavaş çalışırlar fakat her zaman ne planlarlarsa bitirirler. Bu yüzden, dikkatli, güvenilir ve sadıktırlar. Kendi başladıkları işlere nazaran başkalarının başladıkları işleri sürdürmekte daha iyidirler. Boğa burçları önderlik edebilir, fakat asla bir şeye zorlanamazlar. Bir Boğa burcunu kızdırmak zaman alır. Eğer sınıra kadar zorlanırlarsa sonuçları kötü olacaktır. En basiti kızgın bir boğayı hayal edin, bir Boğa burcunun çok fazla zorlandığında neler yapabileceğini anlarsınız. Boğalar için ne denir bilirsiniz değil mi? Kızdırılmış bir boğanın sakinleşmek için biraz zamana ihtiyacı vardır. Yapılabilecek en iyi şey onları kendi hallerine bıkmaktır. İşler yolunda gitmediği zaman anlayacaksınız. Bir işle uğraşırken zamana ihtiyaçları vardır. Onları aceleye getirmeyin ya da zorlamayın. Boğalar zor fikir değiştirirler fakat bir kez değiştirdiler mi fikirlerinden döndürmek zordur. Kriz zamanlarında genellikle sakin, kendilerine hakim, sabırlı ve sorunlara pratik çözümler getirmeye yeteneklidirler. Boğa burçları ağrılardan ve hasta olmaktan nefret ederler. Boğalar ahenge ve güzelliğe düşkündürler ve aşırı derecede şefkatli olabilirler. Fakat kaybetme korkusu yaşarlar. Bu kaybetme korkusu genellikle sahiplenme, kıskançlık, tembellik, inatçılık ve müsriflik gibi özellikleri de beraberinde getirir. Bir şeyi ya da birini sahiplenme arzusu yoksa, kaybetme korkusu da olmaz. Boğa burçları, sadece zihinsel ve ruhsal şeyleri öğrenme arzusu ve insanları duygusal ve fiziksel olarak sahiplenmek için arzularını serbest bırakma ihtiyacı duyarlar. Diğer bir ihtiyaçları da değerlerin gerçek anlamını bulmaktır. Ayrılmasını öğrenmelidirler. İnsanları ve olayları geride bırakmaya hazır olmalıdırlar.
 
İkizler Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş İkizlerde
İkizler burçlarına ait kişiler, arkadaş canlısı, zeki, konuşkan, çok yönlü, meraklı, çabuk kavrayan, mantıklı ve sezgi sahibidirler. Fakat bazen oldukça karşıt özellikler de taşıyabilirler; huzursuzluk, aşırı eleştiricilik ve sabırsızlık gibi. İkizler insanları, çeşitlilik taşıyan işlere ihtiyaç duyar ve onlardan zevk alırlar. Aynı anda bir çok şey yapmaktan zevk alırlar, ki bunlar bazen onların randevularına geç kalmalarına neden olur. Can sıkıntısından nefret ederler. İkizler, genellikle bir deneyimden diğerine atlar. Uğraştığı konuda bilgi sahibi olur fakat hiçbir zaman konunun derinliğine inmez. Kararlılık, pek fazla başarılı olduğu bir konu değildir. Asıl yeteneği, bilgi edinmek ve onları yaymaktır. Eğer ki konuların yarısını dinlemek yerine tüm bilgileri öğrenmek için sabrederse çok bir başarılı ticaret adamı ya da öğretmen olabilir. Tüm bilgilere sahip olmasa da, konuşmaya çok hakim olduğu için, tüm bilgilere sahipmişçesine konuya devam edebilir. İkizler için entellektüel tatmin çok önemlidir. Zihinsel durgunluğa tahammülü yoktur, bu zihinsel uyarımı tatmin etmek ihtiyacı yüzünden her konuda okur ve iletişimde bulunur. Bu durum onu çok hırslı bir kişi haline de getirebilir, hiçbir zaman bulamayacağı "en iyi"ye ulaşmak adına sürekli bir konudan diğerine atlamasına neden de olabilir. İkizler, hızlı düşünme, her durumda doğru konuşma yeteneğine, yüksek zeka ve espri yeteneğine sahiptir. Bazı kişiler onun birdenbire değiştirdiği konuları takip etmekte zorlanabilirler. İkizler çok hızlı düşündüğü için, genellikle diğer kişilerin cümlelerini onlardan önce tamamlayabilir. Bu durum, kendi fikirlerini anlatma isteğinde olan bir kişi için oldukça rahatsızlık verici olabilir. Kendini tutabilmeyi ve insanların kendi fikirlerini anlatmalarına imkan tanımayı öğrenmelidir. İkizler, her konunun iki yanını da görme yeteneğine sahip olduğu için, bocalama yaşaması ve iki fikir arasında karasız kalması muhtemeldir. Genellikle o an yanında kim varsa, onun düşüncesini benimseyecektir. Durumlar değiştikçe o da değişecektir. İkizler için kararsızlık çok büyük bir sorundur. İkizler genellikle duygularından bağımsızdır. Olayları aşmak için kalbinden çok aklını kullanmayı tercih eder. Mantık ve nedensellik onun yol göstericileridir. Diğer kişilerin eylemlerinin nedenini anlayabilir, fakat ilgili kişinin duygusal tepkilerini kendisine yansıtmakta zorlanır. İkizlerin sahip olduğu bazı negatif özellikler; konsantrasyon ve odaklanma eksikliği, kararsızlık, yüzeysellik ve hayalciliktir. Çok dırdırcı oldukları da söylenebilir. İkizler, aklını kontrol alma konusunda çaba harcamalıdır. Gergin bir sinir sistemi vardır. Eğer sinirlerini kontrol altına almazsa, hastalanma riski taşır. Bu zorluktan kurtulmanın yolu kendisine verdiği önemi azaltarak, bu önemi diğer kişilerin hizmetine sunmasıdır. Her şeyden önemlisi; İkizler, enerjisini ve aklını kontrol altına almayı öğrenmelidir.
 
Yengec Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Yengeçte
Yengeç burçları yaşamın yan yollarını kullanarak garip bir şekilde ilerlerler. Asla hayatı karşılarına almazlar fakat daima kenardan yürürler. Genellikle bir şeyin icabına doğrudan bakmazlar ama her zaman çevresini kuşatırlar. Duygusal açıdan bir dakikaları bir dakikalarına uymaz. Bu ruhsal dalgalanmalar bazen başkaları için anlaması ve uğraşması güç hale gelir. Yengeç burçları inatçı, cana yakın, çalışkan, dışa dönük, tutumlu ve korumacıdırlar. Tartışmacı, hassas, duygusal, önsezileri kuvvetli, geleceği görme yeteneği olan, vatansever ve şehitlik mertebesine ulaşmayı arzu eden kişiler de olabilirler. Yengeç burçları mantıklarından çok duygularıyla var olurlar. Nereden kaynaklanırsa kaynaklansın duygusal titreşimleri özümsemeye meyillidirler. Bundan ötürü her zaman olumlu ortamlarda bulunmaları önemlidir. Çünkü hisleriyle yaşarlar ve bilinçaltında başkalarından cana yakınlık, ilgi ve şefkat beklerler. Güvencede hissetmeye çok fazla ihtiyaç duyarlar. Ev ve aile ortamı bu güven hissini fazlasıyla karşılar. Bütün bunlardan ötürü öncelikle sevdikleriyle ve kendisine mutsuzluk yaşatmayanlarla birlikte olmak isterler. Yengeç burçları sevdikleri kişilere kendi hayatlarını da yaşayabilmeleri için onları rahat bırakmasını öğrenmeliler. Fikirleri olsun, tavırları olsun, her konuda değişken olarak bilinirler. Genelde yaşamı daha yavaş değiştirme gücüne sahip olmalarından ötürü başkalarından daha az aktiftirler. Aktif olmak içim öncelikle zihinlerini harekete geçirmelidirler. Genelde form tutmaktan hoşlanmazlar. Bunun sonucu olarak şekil bozukluğu ve sonraki yıllarda kilo alma söz konusu olabilir. Yengeç burçlarının çoğunlukla hafızaları kuvvetlidir. Bu eski günlerden ve her şeyin sonrasında nasıl geliştiğinden konuşmalarının nedenidir. Genellikle tutumludurlar; özellikle bir şeyin duygusal değeri varsa. Bu onlara güvenlik hissi verir. Yengeç burçları evlerine bağlı, aile yaşantısına düşkün ve evcildirler; seyahat etmeye ve maceraya bayılırlar, oldukça inatçıdırlar ve ailelerinin refahı için çok çalışırlar. Her ne kadar sağda solda gezinirlerse gezinsinler, eninde sonunda dönecek bir evleri olsun isterler. Buna çok fazla katılmasalar da hep güvende olacakları bir ev ortamını arzularlar. Yengeç burçları tutucudurlar ve ne yazık ki endişeleriyle dünyaya gelirler. Bütün sorunları kendilerine dert edinmeleri ülserden çekmelerine neden olur. Bir şeyin onların üzerine sinsice geleceğinden endişe duyarlar. Duyguları dengelemek, Yengeç burçları için önemli bir iştir.
 
Aslan Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Aslanda
Güneşiniz Aslan burcunda; aşağıda Aslan dekanatının genel özelliklerini okuyacaksınız. Bu özelliklerin bir kısmı sizi size anlatacaktır. Bazı yazan etkilerin sizin dışınızda olduğunu düşünüyorsanız, ki olabilir, bilin ki aşağıdaki tüm etkiler ancak kişiliğinizin Güneş'e ait olan yüzeysel yönleridir. Kişiliğinizi oluşturan ana üç etkiden biri Güneşiniz, biri Ay burcunuz, en önemlisi de Yükselen burcunuzdur. Bu üç etki sizin dış dünyaya gösterdiğiniz yüzlerinizi oluşturmaktadır. Bilhassa aşağıdaki negatif etkilerin ve kişilik tanımlarının 30 yaş itibariyle azalması ya da artması söz konusu olabilir. Aslanlar ağırbaşlı, yürekli, şefkatli, güçlü, cömert, şen, iyimser, hırslı ve sadıktır. Negatif tarafta, yine de oldukça ilgi isteyen, hoşgörüsüz, baskıcı, dar görüşlü ve ben merkezli olabilirler. Geniş yaratıcılık, örgütleyicilik ve liderlik görüşü veren şeyleri yapmayı seçerler. Dışarıdan güçlü görünmelerine rağmen, çoğu Aslanlar içlerinde duygusaldır ve duyguları kolayca incinir. Bu olduğunda, sevgilerinin amacına saldırabilirler. Aslanlar tiyatro ile ilgili belirleyici, özel bir yeteneğe sahiptir ve hikayeler anlatmaktan, dikkatin merkezi olmaktan, iyi zaman geçirmekten ve gösteri yapmaktan hoşlanırlar. Cimri ve zalim davranışları denetimi altında tutarlar ama ihtiyaç duyulduğunda güç kullanmaktan da çekinmezler. Davranışları ne olursa olsun daima yaptıkları herşeyin birilerinin yararı için olduğuna inanırlar. Rahatlıkla kraliçe veya kral rolüne bürünebilirler. Aslanlar kızgın olduklarında kükrerler. Ama onların paylamaları bir kez sona ererse bağışlar ve unutur, asla kin de tutmazlar. En iyi durumlarında Aslanlar, diğer insanların hayatlarına günışığı getirdiği kabul edilen şefkatli, neşeli, iyimser insanlardır. Olağanüstü cömerttirler. Para parmaklarının arasından kum taneleri gibiymiş gibi kayıp gidiyor görünür. Ve kum gibi, onun nereye gittiği konusunda fikirleri yoktur. Aslanlar genellikle güçlü iyileştirici güçlerle canlılık ve iyi bir sağlığa sahiptirler. Hasta olduklarında yüksek ateşe eğilimlidirler. Nadir olarak keyifleri kaçar ama olduğunda harap olurlar. Neyse ki sağlıklarına çabuk kavuşma güçleri mükemmeldir. Dolayısıyla kalpleri kırılmadıysa, kısa zamanda tekrar neşeli ve mutludurlar. Kırık kalp, bir Aslan’ın üstesinden gelmekte zorluk yaşadığı tek şeydir. Bu, hakikaten kalpleri ile ilgili fiziksel sıkıntılara yol açabilir. Evlilik ortaklarına hayranlık duymaya ihtiyaç duyarlar. Duymazlarsa, evlilik çok uzun sürmeyebilir. Son olarak, Aslanlar takdir edilmiş hissetmeye ihtiyaç duyarlar.
 
Başak Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Başakta
Başaklar yaptıkları ve oldukları her şeyde saflık ve mükemmellik arzularlar. Genellikle çekingen, utangaç, problem çözmeye yatkın, ayrıntıya dikkat eden, titiz, çalışkan, sistematik, saygılı, dakik ve güvenilir kimselerdir. Genel kabul gören kanıya göre ayıca pratik ve ayrıntı gerektiren işlere yatkındırlar. Buna rağmen olumsuz açıdan, ilgisiz, kuşkucu, alaycı, seçici, moralsiz, eleştiren, kötümser ve ben merkezli olabilirler. Başkalarına hizmet ederken genellikle teknik ve analitik doğaları gereği birçok detayla çalışmaktan mutludurlar. Hizmet etmek yönetmekten önemli olduğundan patron olmaya gerek duymazlar. Başakların keskin çözümleme yetenekleri ve mükemmel bellekleri onları meraklı ve öğrenmeye açık kılar. İnsanları, olayları ve sorunları analiz etmekten hoşlanırlar. Her zaman nerede, nasıl, neden ve ne zaman olduğunu bilmek isterler. Sıkılmaya tahammülleri olmadığından rahatlayıp gevşemek onlar için zordur. Yaparken ya da öğrenirken meşgul olmak isterler. Bir başak sözünü yerine getireceğine güvenilen kimsedir. Örgütlemek ve plan yapmak için özel bir becerisi vardır. Düzen ve ahenge karşı doğuştan sevgi besler. Kendini mükemmel olmak için zorlar ve başkalarında da mükemmelliği arama eğilimleri vardır. Bunun eksikliğini görürlerse eleştirmekten ve bir kulp takmaktan da geri kalmazlar. Başaklar endişe duymaya eğilimlidirler. Çünkü bu her zaman mükemmelliği arzu etmelerindendir ve her zaman bir şeyin nasıl daha iyi olabileceğini ya da yapılabileceğini düşünürler. Bu gerilim sağlıklarını etkileyebilir, barsak düzensizliklerine yol açabilir. Başaklar yaşama dair olumlu bir bakış açısı geliştirmeye ihtiyaç duyarlar ve bu onların sağlıkları üzerinde doğrudan etkilidir. Hayata dair fazlaca tedirgin olurlarsa hastalık hastası olabilirler. Genellikle sağlıklıdırlar ve her zaman kendilerine özen göstermek için diyet ya da şifalı bitkiler gibi yeni yöntemler ararlar. Genci ya da yaşlısı tüm Başaklar gün içinde zihinlerini dinlendirmek için bir molaya ihtiyaç duyarlar. Her durumda birçok Başak yaşından daha genç görünür. Aşk hayatında Başak burcu erkeği arzu ettiği gibi tutkularını ifade etmekte zorluk çekerler. Başak burçları kendi kendilerine yeterler fakat birini sevip ona bağlandıklarında çok mutlu olurlar.
 
Terazi Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Terazide
Güneşiniz Terazi burcunda; aşağıda Terazi dekanatının genel özelliklerini okuyacaksınız. Bu özelliklerin bir kısmı sizi size anlatacaktır. Bazı yazan etkilerin sizin dışınızda olduğunu düşünüyorsanız (ki olabilir), unutmayın ki aşağıdaki tüm etkiler ancak kişiliğinizin Güneş’e ait olan yüzeysel yönleridir. Kişiliğinizi oluşturan ana üç etkiden biri Güneşiniz, biri Ay burcunuz, en önemlisi de Yükselen burcunuzdur. Bu üç etki sizin hayatta dış dünyaya gösterdiğiniz yüzlerinizi oluşturmaktadır. Bilhassa aşağıdaki negatif etkilerin ve kişilik tanımlarının 30 yaş itibariyle azalması ya da artması söz konusu olabilir. Teraziler, sonuca varmadan önce bir durumun artı ve eksilerini tartmayı severler. Çok ileri gidilirse, hiçbir karar veremedikleri bir noktaya gelirler. Böylece çok kararsız olabilirler. Uygun dengeyi bulmayı umarak terazi kefelerini önce bir yöne sonra diğerine eğerler. Teraziler doğuştan dürüstlük duygusuna sahiptir. Yine de diplomatik, işbirlikçi, yardımsever, idealist, sosyal, bağımlı ve kendi kendini şımartan kişiler olabilirler. Ortaklıkta veya insan ilişkilerini ayarladıkları veya insan ilişkileri ile çalıştıkları durumlarda, Teraziler en mutlu anlarındadırlar. Hoş çevre onlar için önemlidir. Teraziler insan etkileşiminden çok hoşlandıkları için yalnız olduklarında zor zaman geçirirler. Bu nedenle hayatlarını birisiyle paylaşmaya ihtiyaç duyarlar. Maalesef, romantik ve duygusal mizaçları nedeniyle "aşka aşık olma" eğilimindedirler. Böylece ileriyi görmeden evlilik için acele edebilir ve zor bir ilişki ile bitirebilirler. Teraziler çevrelerinde bir uyuşmazlık varsa duygusal olarak durağan kalmayı hemen hemen imkansız bulurlar. Bu, ne olursa olsun, başkalarının onları kullanmasına izin vererek huzurlarının bozulmasına yol açar. Bazen kendi zararlarına olacak şekilde herkes tarafından sevilmek isterler. İfade edildiği gibi, kararsızlık, Teraziler için üstesinden gelinmesi en zor problemlerden biri olabilir. Bir karar vermek için çok uzun beklerlerse birçok mükemmel fırsatı kaçırabilirler. Bir tartışmanın her iki tarafını görme yeteneğine sahip oldukları için onlar genellikle birini seçmeyi sevmezler. Tüm problemi görebildikleri için, onlardan yardım istendiğinde pratik öğüt verebilirler. Fakat herkesin herşeyi olma girişimleri onları zorluklara götürebilir. "Hayır" demede zorluk yaşarlar. Terazilerin uğraşmayı zor buldukları bir diğer problem, çalışmayı yapabildikleri kadar uzun süre erteleme arzusudur. Bu onlara tembel olma ünü verir. Uygun motivasyon varsa tabii ki tembel değildirler. Çoğu zaman bir Terazi’nin fikrini etkilemek kolaydır. Güçlü bir kişilik, nazik bir Terazi’ye, Terazi uzmana danışmadan hareket edemez hale gelinceye kadar kolayca baskın olabilir. Teraziler kendileri için düşünmeyi ve kendi inanç ve prensiplerinin taraftarı olmayı öğrenmeye ihtiyaç duyarlar. Teraziler oldukça yaratıcı, sıradışı ve çok sosyaldirler. Bu zihni çeviklik, Terazi’nin uysallığı, arkadaşça görünüşü nedeniyle genellikle diğerleri tarafından fark edilmez. Bu çevikliği, istediklerini elde etmek için çok ince teknikler uygulamakta kullanırlar ama bu da onları yorar.
 
Akrep Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Akrepte
Aşağıda Akrep dekanatının genel özelliklerini okuyacaksınız. Bu özelliklerin bir kısmı sizi size anlatacaktır. Bazı yazan etkilerin sizin dışınızda olduğunu düşünüyorsanız (ki olabilir), unutmayın ki aşağıdaki tüm etkiler ancak kişiliğinizin Güneş’e ait olan yüzeysel yönleridir. Kişiliğinizi oluşturan ana üç etkiden biri Güneşiniz, biri Ay burcunuz, en önemlisi de Yükselen burcunuzdur. Bu üç etki sizin dış dünyaya gösterdiğiniz yüzlerinizi oluşturmaktadır. Bilhassa aşağıdaki negatif etkilerin ve kişilik tanımlarının 30 yaş itibariyle değişmesi söz konusu olabilir. Akrep burcunu sembolize etmek için iki hayvan kullanılır: Kartal ve Akrep. Kartal büyük yüksekliklere ulaşabilir. Çünkü aşağı yaradılışını yenip tutkularının ve duygusal küredeki zaaflarının üstesinden gelmiştir. Kartal kendini yenilediği için fiziksel dünyanın üstüne yükselmiştir. Buna karşılık Akrep, düşüncelerini ve hareketlerini yenilemeyip hala dejenere hayatlar sürenleri temsil eder. Ustalıklarını ve darbelerini en az beklenen zamanda kullanırlar. Bu kişiler tutkularını sonuçlarını düşünmeden tatmin eden kişilerdir. Tüm Akrep burçları üstlendikleri bir şeyi tamamlamak için güçlü bir irade ve kararlılık duyarlar. Analitik bir zihne, güçlü sezgilere, adil güçlere, anlama kabiliyetine, uzun vadede plan yapma kabiliyetine, cazibeye ve enerjiye sahiptirler. Akreplerin çok kesin kararları vardır. Bu fikirler o kadar katıdır ki hiçbir ikna çabası onların fikrini değiştiremez. Akrepler çabuk arkadaş edinirler ve onlara kendilerinden tereddütsüzce verirler. Bir ilişkide planlarınızın ne olduğunu bilmekten hoşlanırlar ancak kendileri, esrarengiz yaradılışlarından dolayı kendi planlarını bilmenizi istemezler. Sevdikleri kişi için aşırı derecede fedakarlık yapabilirler. Eğer sevdikleri kişi herhangi bir şekilde tehdit ediliyorsa kendilerinin de tehdit edildiğini hissederler. Bu içgüdüsel olarak onların sözlü ya da fiziksel olarak çarpışmaya girmesine sebep olur. Akrep’in bilinçsiz zihni bilinçli olandan daha fazla kontrol altında olduğu için, eleştiri altında tüm muhakame duygularını kaybederler. Saldırı altındayken sessizliği ve iğneleyiciliği/alaycılığı tercih ederler. Malesef alaycılıkları öç almaya dönüşebilir. Ödeşmek için uzun zaman bekleyebilirler ve bekleyecektirler. Akrepler affedici olmayı öğrenmelidir. Bir Akrep’i hayal kırıklığına uğratmak zordur. Çünkü sezgileri onların başkalarının asıl amacının ne olduğunu anlamasını sağlar. Başkalarıyla ilgili çok güçlü ilk izlenimlere sahiptirler, birini sevmek ya da ondan nefret etmek gibi. Akrepler hem düşüncelerinde hem de hareketlerinde esnek olmayı öğrenmelidirler. Bir kez hareket rotaları belirlendikten sonra onları değiştirmek çok zordur. Önemsiz şeyler Akrepleri sıkar, bir şeyin enine gitmektense derinine inmeyi tercih ederler. Ne kadar yoğunsa o kadar iyidir. Ne yaparlarsa yapsınlar tamamen onunla ilgilenmek onun içine gömülmek isterler. İsteksizce iş yapmak onlara göre değildir. Akreplerin her şeyi uçlarda yapma eğilimi vardır; ya hep ya da hiç. Onların ilgisini çeken şeyin dibine kadar inmek isterler. Her şeyi bilmek isterler ama kendileri esrarengiz ve sırlarla doludur. Böyle gözükmese bile yüzeyin altında güçlü duygular ve arzular vardır. Bu güç onların dayanıklı olmasının bir sebebidir. Verdikleri savaşlarda bazen başkalarını hiçe sayarlar. Bu nedenle de bazen büyük azizler ya da büyük günahkarlar olarak sınıflandırılırlar. Akrepler kendilerine kendi avukatları, hakimleri ya da cellatları gibi bakarlar ve bazı zamanlarda kendilerini gereksiz yere cezalandırırlar. Kendilerine yeterler, ancak gerektiği kadar kendilerine güvenli olmazlar. Nadiren alkışı ve odak noktası olmayı beklerler. Genelde sağlıklıdırlar ancak yiyecek, ilaçlar ve bazen uyuşturucu, cinsellik ve alkol konularında aşırıya kaçma eğilimleri olabilir. Aşk konularında Akrepler sadık, sıcakkanlı ve sevgilerini gösteren kişilerdir. Duygusal ve cinsel aşkı birlikte yaşadıkları kişiyle dünyanın en mutlu ve istekleri gerçekleşmiş kişisi olabilirler.
 
Yay Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Yayda
Aşağıda Yay dekanatının genel özelliklerini okuyacaksınız. Bu özelliklerin bir kısmı sizi size anlatacaktır. Bazı yazan etkilerin sizin dışınızda olduğunu düşünüyorsanız (ki olabilir), unutmayın ki aşağıdaki tüm etkiler ancak kişiliğinizin Güneş’e ait olan yüzeysel yönleridir. Kişiliğinizi oluşturan ana üç etkiden biri Güneşiniz, biri Ay burcunuz, en önemlisi de Yükselen burcunuzdur. Bu üç etki sizin dış dünyaya gösterdiğiniz yüzlerinizi oluşturmaktadır. Bilhassa aşağıdaki negatif etkilerin ve kişilik tanımlarının 30 yaş itibariyle azalması ya da artması söz konusu olabilir. Yaylar idealist, iyimser, güvenilir, açık görüşlü, içten, gururlu ve çok yönlü olmaya eğilimlidir. Ama onlar aynı zamanda patavatsız, havalı, kibirli, kavgacı, bağnaz, dogmatik, diktatör eğilimli de olabilirler. Yaylar öngörü ve istekliliğin bir şans almak için sunulduğu her çalışmayı severler. Aynı zamanda detaylı çalışmadan sakınmaya çalışırlar. Yaylar genellikle dobra dobra konuşurlar, hatta bazen kabalık noktasına kadar. Basitçe fikir ve düşüncelerini ağzından kaçırmaları, onların asla bitmeyen gerçek ve bilgelik arayışlarından kaynaklanır. Diğerleri Yayların oldukça patavatsız olduğunu düşünür ve "Dost acı söyler," deyimi onların yaklaşım biçimine uyar. Diplomatik olmayan açıklamalarından bağımsız olarak, diğerleri, içgüdüsel olarak Yaylar’ın onlara hiçbir gerçek zarar verme niyetinde olmadıklarını ve sadece kendi bilinçlerini yükseltme ile ilgilendiklerini hissederler. Yaylar açık havayı, büyük hayvanları, doğayı ve sporları severler. Bazıları pervasız kumar eğilimlerine sahiptir ve iyice düşünmeden oynarlar. Özgür hissetmeye ihtiyaç duyarlar. Gezi ve engebesiz uzun yürüyüşler hoşlarına gider çünkü bunlar kendilerini özgür hissettirir. Yaylar felsefidir ve daha derin konuları ve hayatın soyutlamalarını anlamak isterler. Zorluklar ne kadar dört bir yandan sarsa da, genel olarak daha yüksek şeylerde onları daima iyimser eğilimde tutan kesin bir inançları vardır.
 
Oğlak Burcu Özellikleri

Öz (Güneş) Burcunuz : Güneş Oğlakta
Oğlaklar zirveye tırmanmak için ne gerekiyorsa yapmak isterler ve tutkularını geliştirmek, rahatlığa ulaşmak için iki ayaklarının üzerinde durmak isterler. Sade, düzenli, sistemli, geleneksel, sorumluluk sahibi, dürüst, üretken, sabırlı, pratik, sözünü geçiren, disiplinli, ciddi ve sonuç odaklı kimselerdir. Olumsuz yönleri; endişeli, kötümser, şüpheci, kötülüğe kötülükle karşılık veren, hoşgörüsüz, inatçı kimselere dönüşmeleri halinde doğabilir. Organizasyon yeteneği, güvenilirlik ve azim gerektiren iş yaşantısından büyük haz alırlar. Hata yapmaktan çekinirler. Sakin görünüşleri onları zamanının çoğunu yalnız geçiren biri gibi gösterir. Çevrelerindeki dünyanın zararlı etkilerinden kendilerini sakınmak için etraflarına koruyucu bir duvar örerler. Hiçbir şey tasarladıkları ya da arzu ettikleri şekilde yürümez. Vazifelerini ve sorumluluklarını hızla yerine getirerek kendilerini sağlama alırlar. İş onlar için çok önemlidir ve asla onu hafife almazlar. Birçok Oğlak kendini gösterme azmine sahiptir ve bu onların başarısı önünde bir engel teşkil eder. Tüm dünyanın gözü önünde iyi görünmek isterler. Oğlaklar her hareketlerini ve ileride gerçekleşecek bir hadiseyle ilgili tüm aşamalarda karşılaşabilecekleri sorunlara verecekleri ağırlığı önceden planlamaktan hoşlanırlar. Özellikle kriz durumlarında güvenilirdirler. Sorulduğu zaman güvenilir, pratik tavsiyeler verirler. Kurallara uyarlar, Saldırgan değildirler ve sadece saldırıldığında savunma mekanizması olarak düşmanlık gösterirler. Zaman zaman Oğlaklar incinecek derecede hassas olabilirler ve kimse onları anlamadığında kendilerini yapayalnız hissederler. Hayata olumsuz bakan bir Oğlak her hata için bir ceza olduğunu düşünür. Oğlaklar insanlara ihtiyaç duyarlar fakat incinme, korku ve saklanma güdülerinden ötürü kendilerini insanlardan soyutlamaya meyillidirler. Yakın arkadaşlarına ve çevrelerine sadıktırlar ve özen gösterirler. Saygı ve onay görme onlar için çok önemlidir. Cesaretlendirmek ve övgü bir Oğlağı motive etmek için çok gereklidir. Maddiyattan uzak kalma korkusu zorunlu olarak bir Oğlak için düzeyli bir gelire sahip olmayı gerekli kılar. Yaşama dair hedeflerini hemen köşeyi dönmekten ya da ani bir çıkıştan ziyade durağan bir süreçte gerçekleştirirler. Kuvvetli bir özdisipline sahiptirler ve akla yatkın olsa bile hiçbir şey onları yollarından çeviremez. Hedeflerine ulaşmak birçok zevkten feragat ederler. Sıkı çalışmak onları dinç tutar. Oğlaklar tutumludurlar ve bir şeyleri toplamaktan hoşlanırlar. Boş konuşmakla zaman kaybetmezler. Sadece söyleyecek bir şeyleri olduğunda konuşurlar. Yaratıcı olabilirler fakat zaman zaman özgüven eksikliklerinin ve şüpheciliklerinin üstesinden gelmeyi öğrenmelidirler. Yeteneklerine dair kötümser bir yaklaşım onları köreltebilir. Kendilerine inanmayı ve iyimser olmayı öğrenmeliler. Gerçekten isterlerse tırmanamayacakları dağ yoktur. Çok sabırlıdırlar; bu iyi bir şeydir çünkü birçok planları gecikmeler, başarısızlıklar ve engellerle karşılaşır. Bu onlara maddi hedeflere nazaran manevi hedeflere ulaşmanın daha yararlı olduğunu öğretir. Onlar için iş, ruhsal bir tedavi gibidir ve muhtemelen aşırı çalışma dışındaki kendilerini dayanıksızlaştıran, güçlerini alan her faaliyete karşı bir ilaç görevi görür. Bir Oğlak için gevşemek gerçekten zordur. Boş zamanlarında bile meşgul olmaktan çok mutludurlar. Oğlaklar düşünceli ve bastırılmış kimselerdir. Bazı diğer burçlardaki gibi biraz kişisel çekicilik eksikliği yine de onları nazik, sevecen ve içten kılar. Kendi çektikleri acılar başkalarınınkini anlamada onlara yardımcı olur. Aşk hayatında, Oğlaklar herhangi biri kadar romantik ve duygusaldırlar ve çoğunlukla duygularını ifade etmekte kendilerini çekingen hissederler. Eşinin hayat tarzının ve karakterinin kendilerininkiyle örtüştüğünü gördükten sonra ona tam bir bağlılık gösterirler. Bir kez evlenince nadiren boşanırlar çünkü herhangi bir durumun üstesinden çok çabalayarak gelindiği inancındadırlar.
 

Hayatını Değiştiren Asıl Şey Ne?

Aynı döngüler, tekrar eden sorunlar, açıklayamadığın tıkanıklıklar… Çoğu zaman sebep çekirdek inançlarındadır.

Çocuklukta oluşan bu görünmez kalıplar; para, ilişki, özgüven ve başarı alanlarını fark ettirmeden yönetir.

Çekirdek İnanç Analizini Gör İlk adım fark etmekle başlar.
Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. 5651 sayılı yasaya göre bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. 5651 sayılı yasaya göre sitemiz mesajları kontrolle yükümlü olmayıp, yasaya aykırı yada telif hakkı içeren paylaşımlar BURADAN bize ulaşıldığı taktirde, ilgili konu en geç 48 saat içerisinde kaldırılacaktır. Sitemizde Bulunan Videolar YouTube, Facebook, Dailymotion, v.b. video paylaşım sitelerinden alınmaktadır. Telif hakları sorumluluğu bu sitelere aittir. Videoların hiç biri sunucularımızda bulunmamaktadır.
Geri
Üst