- Katılım
- 27 Aralık 2008
- Mesajlar
- 432,578
- Reaksiyon puanı
- 0
- Puanları
- 0
Sürecin
devamlılığı ve bilgi işlem stratejileri, algılayan ya da gözlemci kişinin
motivasyonlarına bağlıdır.1. etap, tanıma etabıdır. Burada gözlemci,
hedef kişiyi, cinsiyet, yaş, deri rengi gibi çeşitli boyutlarda otomatik olarak
yerleştirir. Gözlemci hedefi, kendi amaçları veya ihtiyaçları bakımından yararlı
bulursa, bir sonraki etaba geçer. Aksi halde, izlenim oluşumu süreci sona
erer.Sonraki etaba geçilirse, ne tür bir bilgi işlemi olacağı
belirlenir. Eğer hedef kişi, gözlemciyi ilgilendirirse (bağlılık, bağımlılık,
ilgililik durumu), bilgi işlemleri, hedefin kişisel özelliklerini konu alır,
böyle olmadığında ikinci bilgi işlem yoluna gidilir: Kategorisel nitelikler
üstünde odaklaşmak.Buradaki ilk işlem seçeneği kişiselleştirme,
ikincisi ise tipleme adını alır. Tiplemede gözlemci, hedefin birkaç anlamlı,
ayırdedici özelliğini soyutlar ve bir tür portre oluşturur. Dolayısıyla daha
önceden tanıdığı sosyal kategorilerden herhangi birinin prototipine ve hedefin
onun zihninde uyandırdığı özelliklere uyup uymadığını araştırır.Örneğin
bir kişi, kentin hastanesinde 40 yaşlarında, beyaz önlüklü ve gözlüklü bir kadın
görsün. Gözlemcimizin hastanede olması ve kadının beyaz Önlük takması, hastane
personeli kategorisini canlandırır. Bundan sonra, gözlemci, kadının, hemşire
mi, yoksa doktor prototipine mi uyduğunu belirlemeye çalışır.Diyelim ki,
kadının doktor olduğunu öğrenmekle birlikte, bazı davranışsal veya sözel
göstergeler, onun doktor prototipine uymamaktadır. Bu durumda gözlemci, ya
zihnindeki doktor prototipini değiştirecektir ya da bilişsel planda daha
ekonomik yoldan, doktor kategorisi içinde özellikleri hedef kişininkilere uygun
bir alt kategori yaratacaktır.Seçilen kategorinin üyelerinin özellikleri
ile hedef kişinin özellikleri arasındaki uyuşmazlık veya tutarsızlık,
'bireyleştirme'ye yol açar. Bu, hedef kişiyi, yeni bir kategorinin özel bir
örneği gibi görmeyi içerir.İkinci tip süreç 'kişiselleştirme'dir.
Burada, kategorisel aidiyetler, birer sınıf gibi değil, birer çizgi / nitelik
gibi görülür. Bir başka deyişle, hedefin tanımım, bir veya bir kaç sınıfa ait
olma özelliğine indirgemek yerine, tanım öğelerini çoğaltmak söz konusudur. Yeni
öğeler, şemalar ve ifade ağları halinde örgütlenirler. Tüm bu bilişsel işlemler,
dile dayanırlar (Vallerand ve ark., 1994).
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıBasın İşletmelerinde Örgütsel ModellerYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
devamlılığı ve bilgi işlem stratejileri, algılayan ya da gözlemci kişinin
motivasyonlarına bağlıdır.1. etap, tanıma etabıdır. Burada gözlemci,
hedef kişiyi, cinsiyet, yaş, deri rengi gibi çeşitli boyutlarda otomatik olarak
yerleştirir. Gözlemci hedefi, kendi amaçları veya ihtiyaçları bakımından yararlı
bulursa, bir sonraki etaba geçer. Aksi halde, izlenim oluşumu süreci sona
erer.Sonraki etaba geçilirse, ne tür bir bilgi işlemi olacağı
belirlenir. Eğer hedef kişi, gözlemciyi ilgilendirirse (bağlılık, bağımlılık,
ilgililik durumu), bilgi işlemleri, hedefin kişisel özelliklerini konu alır,
böyle olmadığında ikinci bilgi işlem yoluna gidilir: Kategorisel nitelikler
üstünde odaklaşmak.Buradaki ilk işlem seçeneği kişiselleştirme,
ikincisi ise tipleme adını alır. Tiplemede gözlemci, hedefin birkaç anlamlı,
ayırdedici özelliğini soyutlar ve bir tür portre oluşturur. Dolayısıyla daha
önceden tanıdığı sosyal kategorilerden herhangi birinin prototipine ve hedefin
onun zihninde uyandırdığı özelliklere uyup uymadığını araştırır.Örneğin
bir kişi, kentin hastanesinde 40 yaşlarında, beyaz önlüklü ve gözlüklü bir kadın
görsün. Gözlemcimizin hastanede olması ve kadının beyaz Önlük takması, hastane
personeli kategorisini canlandırır. Bundan sonra, gözlemci, kadının, hemşire
mi, yoksa doktor prototipine mi uyduğunu belirlemeye çalışır.Diyelim ki,
kadının doktor olduğunu öğrenmekle birlikte, bazı davranışsal veya sözel
göstergeler, onun doktor prototipine uymamaktadır. Bu durumda gözlemci, ya
zihnindeki doktor prototipini değiştirecektir ya da bilişsel planda daha
ekonomik yoldan, doktor kategorisi içinde özellikleri hedef kişininkilere uygun
bir alt kategori yaratacaktır.Seçilen kategorinin üyelerinin özellikleri
ile hedef kişinin özellikleri arasındaki uyuşmazlık veya tutarsızlık,
'bireyleştirme'ye yol açar. Bu, hedef kişiyi, yeni bir kategorinin özel bir
örneği gibi görmeyi içerir.İkinci tip süreç 'kişiselleştirme'dir.
Burada, kategorisel aidiyetler, birer sınıf gibi değil, birer çizgi / nitelik
gibi görülür. Bir başka deyişle, hedefin tanımım, bir veya bir kaç sınıfa ait
olma özelliğine indirgemek yerine, tanım öğelerini çoğaltmak söz konusudur. Yeni
öğeler, şemalar ve ifade ağları halinde örgütlenirler. Tüm bu bilişsel işlemler,
dile dayanırlar (Vallerand ve ark., 1994).
Sosyal Kuralların Psikolojisi (Muzaffer Şerif)Diyabetik Hastada Psikolojik SorunlarPsikolojik Cilk HastalıklarıBasın İşletmelerinde Örgütsel ModellerYaratıcılıkYapısalcılıkSürrealist YaklaşımPragmatik YaklaşımKişisel Modernlik Yaklaşımlarıİşlevselcilikİnşacı YaklaşımFenomenolojik YaklaşımDiferansiyel YaklaşımPsikodinamik YaklaşımDavranışçı YaklaşımBiyolojik YaklaşımBilişsel Öğrenme YaklaşımıVroom'un Beklenti TeorisiTutkulu Aşk TeorisiSosyal Karşılaştırma Teorisi
