- Katılım
- 27 Kasım 2010
- Mesajlar
- 1,132
- Reaksiyon puanı
- 2
- Puanları
- 0
- Yaş
- 43
Kararsız olma. Yanlış yola sapman endişe yaratmasın. Sorunlardan biri bu: İnsanlara asla yanlış bir şey
yapmamaları öğretiliyor, onlar da yanlış yapmaktan o kadar korkmaya başlıyorlar ki, hiçbir şey
yapmıyorlar. Hareket edemiyorlar. Yanlış bir şey olabilir. O zaman bir kayaya dönüşüyorlar, hareket
kabiliyetlerini yitiriyorlar.
Mümkün olduğunca çok sayıda hata yap ama bir şeyi unutma: Aynı hatayı tekrarlama. O zaman gelişirsin.
Yoldan sapabilmek özgürlüğünün bir parçasıdır. Tanrıya karşı çıkmak dahi gururunun bir parçasıdır. Ve
bazen Tanrı'ya bile karşı çıkmak güzeldir. Bu şekilde, bir omurgaya sahip olmaya başlarsın; yoksa
omurgasız milyonlarca insan var.
Sana söylenmiş olan her şeyi unut: " B u doğru ve bu yanlış!" Hayat o kadar kesin değil. Bugün doğru olan
bir şey, yarın yanlış olabilir; şu an yanlış olan bir şey, bir sonraki an doğru olabilir. Hayat o kadar kolay
istiflenemez, onu bu kadar kolay etiketleyemezsin: "Bu doğru ve bu yanlış." Hayat her şişenin etiketli
olduğu ve neyin ne olduğunu bildiğin bir eczane dükkanı değil. Hayat bir gizemdir: B i r an, bir şey
uygundur ve o yüzden doğrudur; bir sonraki an, köprünün altından o kadar çok su akmıştır k i , artık uymaz
olur ve yanlıştır.
Benim doğruluk tanımım ne mi? Varoluşla ahenk içinde olan doğrudur ve varoluşla ahenk içinde olmayan
yanlıştır. Her an tetikte olman gerekir, çünkü kararın o an verilmesi gerekir. Neyin doğru, neyin yanlış
olduğu hakkında önceden hazırlanmış yanıtlara güvenemezsin. Sadece aptal insanlar önceden hazırlanmış
cevaplara güvenir, çünkü o zaman zeki olmalarına gerek yoktur. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu zaten
bilirsin. Listeyi ezberlersin; liste o kadar uzun değil.
On Emir: Bu çok basit! Neyin doğru neyin yanlış olduğunu biliyorsun ama hayat sürekli değişiyor. Eğer
Musa tekrar dünyaya gelse aynı On Emir'i vereceğini sanmıyorum; veremez. Aradan geçen üç bin yıldan
sonra, aynı şeyleri nasıl söyleyebilir? Yeni bir şeyler icat etmek zorunda.
Benim anlayışıma göre, ne zaman bu tip emirler verilse, insanlara zorluk çıkartıyor, çünkü verildikleri
zaman bile geçmişte kalmış oluyorlar. Hayat çok h ı z l ı ilerler; dinamiktir, durağan değil. O bir havuz değil;
Ganj gibi sürekli akan bir nehirdir. İ k i anı asla birbiri ile aynı değildir. O yüzden bu anda doğru olan bir
şey, bir sonraki anda doğru olmayabilir.
yapmamaları öğretiliyor, onlar da yanlış yapmaktan o kadar korkmaya başlıyorlar ki, hiçbir şey
yapmıyorlar. Hareket edemiyorlar. Yanlış bir şey olabilir. O zaman bir kayaya dönüşüyorlar, hareket
kabiliyetlerini yitiriyorlar.
Mümkün olduğunca çok sayıda hata yap ama bir şeyi unutma: Aynı hatayı tekrarlama. O zaman gelişirsin.
Yoldan sapabilmek özgürlüğünün bir parçasıdır. Tanrıya karşı çıkmak dahi gururunun bir parçasıdır. Ve
bazen Tanrı'ya bile karşı çıkmak güzeldir. Bu şekilde, bir omurgaya sahip olmaya başlarsın; yoksa
omurgasız milyonlarca insan var.
Sana söylenmiş olan her şeyi unut: " B u doğru ve bu yanlış!" Hayat o kadar kesin değil. Bugün doğru olan
bir şey, yarın yanlış olabilir; şu an yanlış olan bir şey, bir sonraki an doğru olabilir. Hayat o kadar kolay
istiflenemez, onu bu kadar kolay etiketleyemezsin: "Bu doğru ve bu yanlış." Hayat her şişenin etiketli
olduğu ve neyin ne olduğunu bildiğin bir eczane dükkanı değil. Hayat bir gizemdir: B i r an, bir şey
uygundur ve o yüzden doğrudur; bir sonraki an, köprünün altından o kadar çok su akmıştır k i , artık uymaz
olur ve yanlıştır.
Benim doğruluk tanımım ne mi? Varoluşla ahenk içinde olan doğrudur ve varoluşla ahenk içinde olmayan
yanlıştır. Her an tetikte olman gerekir, çünkü kararın o an verilmesi gerekir. Neyin doğru, neyin yanlış
olduğu hakkında önceden hazırlanmış yanıtlara güvenemezsin. Sadece aptal insanlar önceden hazırlanmış
cevaplara güvenir, çünkü o zaman zeki olmalarına gerek yoktur. Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu zaten
bilirsin. Listeyi ezberlersin; liste o kadar uzun değil.
On Emir: Bu çok basit! Neyin doğru neyin yanlış olduğunu biliyorsun ama hayat sürekli değişiyor. Eğer
Musa tekrar dünyaya gelse aynı On Emir'i vereceğini sanmıyorum; veremez. Aradan geçen üç bin yıldan
sonra, aynı şeyleri nasıl söyleyebilir? Yeni bir şeyler icat etmek zorunda.
Benim anlayışıma göre, ne zaman bu tip emirler verilse, insanlara zorluk çıkartıyor, çünkü verildikleri
zaman bile geçmişte kalmış oluyorlar. Hayat çok h ı z l ı ilerler; dinamiktir, durağan değil. O bir havuz değil;
Ganj gibi sürekli akan bir nehirdir. İ k i anı asla birbiri ile aynı değildir. O yüzden bu anda doğru olan bir
şey, bir sonraki anda doğru olmayabilir.
